Bir yılı daha kafa karışıklığıyla geride bıraktık…

24

Yeni yıla nasıl girdiniz?

Bir çoğumuz bu defa da yeni yıla PTT tarzında girdi. Pijamamız ve terliğimizle televizyon karşısına kurulduk ve sayısız TV kanallarının yılbaşı gecesi için önceden hazırladığı değişik programları izledik.

Kanal kanal dolaşarak.

Tek kanala mahkum olunan dönemde, devletin kanalında devletin koyduğu bazı kısıtlamaların o geceye mahsus kaldırıldığı geceydi yılbaşı gecesi. 364 gün hemen her gece TRT’de eğlence programı bulunduğu ve her zevke hitap eden sanatçıların o programlarda arz-ı endam ettiği halde ekran almasına izin verilmeyen bir ismi yalnızca yılbaşı gecesi görerek dinleyebilirdi Türk izleyicisi…

Orhan Gencebay’ı…

Müslüm Gürses’i o gece bile dinleyemezdik.

Söyledikleri şarkılar ’arabesk’ sayıldığı ve ‘arabesk’ de devletin kabul ettiği şarkı formları arasında bulunmadığı için TRT’ye çıkmaları yasaktı bu sanatçıların…

Tabii bir de yeni yıla girilen dakikalarda, âdettendi; TRT, ekranlarına, bir dansözü konuk ederdi. Herhalde devletimiz yeni yıla hepimizin göbek ata ata girmemizi uygun gördüğü için…

Yasaklı sanatçılar, yasaklı müzik türleri olan bir ülkeydik tek kanallı televizyon bulunan dönemlerde.

Eğlenmek yerine film ve siyasi tartışma

Dün gece kanallar arasında dolaşırken yeni yıla eğlenerek girilmesini hoş görmeyen anlayışın bazılarına hakim olduğunu fark etmemek mümkün değildi. Eğlenmek yerine film veya dizi izlenmesini, hatta siyasi konuların tartışılmasını daha uygun gören kanallar vardı.

Ülkemizde bazı yerlerde, yılbaşında eğlenenlere inat, ‘Mekke’nin fethi’ konulu programlar da düzenlendi.

Yılın bitişi ve yenisinin başlaması ile Hz. İsa’nın doğduğu varsayılan günün birbirine yakın olmasının getirdiği kafa karışıklığı hala devam ediyor. Hz. İsa yıl sonuna doğru (25 Aralık) değil de yılın herhangi bir başka günü doğmuş olsaydı -veya öyle olduğu kabul edilseydi- herhalde yaşanmayacak bu kafa karışıklığına bizler daha uzun yıllar mahkum olacağa benziyoruz.

Hıristiyanlar dünyanın her tarafında olduğu gibi ülkemizde de, kendileri için önemli o günün (25 Aralık) gecesini, kiliselere akın ederek geçirmeyi yeğlemekteler.

[Ortodoks mezhebine mensup Hıristiyanlar Hz. İsa’nın 25 Aralık’ta değil ondan 10 gün sonra -6 Ocak günü- doğduğuna inanır ve dünyanın her tarafındaki Ortodoks Hıristiyanlar gibi bizim ülkemizdekiler de o geceyi ibadetle geçirirler.]

 Bu kafa karışıklığı yalnız bizde yok, bir başka ülkede de benzer bir çekingenlik yaşanıyor.

İsrail’de…

Avrupa’dan, ABD’den ve özellikle de son 20 yıl içerisinde Rusya’dan İsrail’e göç etmiş Museviler, daha önce yaşadıkları ülkelerde benimsedikleri yeni yıla giriş eğlenceleri ile birlikte diğer uygulamalarını (onlar buna ‘Novy God’ diyorlar) yeni ülkelerinde de sürdürme eğilimindeler.

Onların topluca yaşadıkları mahallelerde sözgelimi çam ağacı süslemelerine rastlanabiliyor.

Buna karşılık, özellikle İsrail’de en ciddi grubu teşkil eden Orta Avrupa kökenli Museviler ise, yine daha önce yaşadıkları ülkelerde, yılbaşını aşırı alkol alarak kutlayan çoğunluğun kendilerine reva gördüğü kanlı toplu kıyımların (pogromlar) acılarını hatırlattığı için buna karşılar.

Her yılın sonuna doğru bu konu müthiş tartışmalara sebep oluyor İsrail’de…

Dün ve bugün bir çok ülkede futbola ara verildi, takımların yılbaşı dinlemeden sahaya çıktığı nadir ülkeler arasında İsrail dikkat çekiyor.

Kafa karışıklığı yüzünden olan

Aslında hemen herkes yılın son günü olan dün ile yeni yılın ilk günü olan bugün arasında hiçbir fark bulunmadığını biliyor. Sonuçta, takvimler insanlar önlerini görebilsinler, işlerini daha iyi planlayabilsinler diye yaşadığımız günleri haftalara, aylara ve yıllara bölüyor; 365 günde bir, takvimin bir yılı bu yüzden yerini yenisine bırakıyor.

İnsanlar da ömürlerinden bir yılın daha geride kalmasının kendileri için ne anlama geldiğinin bu sayede muhasebesini yapabiliyor.

Hepsi bu.

Bir de tabii, bizde de olduğu gibi, yılın ilk günü pek çok ülkede tatil; bu da, meşgaleler yüzünden kolayca bir araya gelemeyen aile fertlerinin yılbaşı gecesi buluşması için bir fırsat sağlıyor.

Ah o kafa karışıklığı yok mu, o kafa karışıklığı, onun yüzünden bazı insanlarımız yılda bir kez ele geçen o fırsatta ne yapacağını bilemiyor.

ΩΩΩΩ

24 YORUMLAR

  1. Din ile ilgili (FIKIH, ICMA ve HADIS) konularında yorum yapanlardan ehliyetli (Din eğitimi almamiş kişiler) olmayanlar, Yorum yaparlarken birazdaha dikkatlı olsalar iyi olur.
    Özelikle Hadisler ve icma konusunda yalniş bilgiler paylaşiyorlar.
    Bizim millet araştirmayi ve okumayı sevmediği için o yalnişlari uyglayanlar olbilir.
    Burada sayin Korunun yazilarini dahi anlayamayan sayilari pekde az olmayan yorumcular olduğunuda hatirlatnada fayda var!

    Şu an bir kitap okuyorum! IslamIc Law, Islam Kânun’u (Şeriat Kanunu)
    Bu kitap 1400 yillik Peygaber, SA Halifeler çesitli devletler ve şu an uygunanan Fikihi Tanımi, Kaynaklari, ve Kuralari ile birlikte
    yaşanmiş olaylarıda ekliyerek ayrintılı ve geniş bir çerçevede açıkliyor.

    Icma ile ilgili bir örnek! Hz.Ömerın Halifelik zamaninda geçen bir olayın özeti.
    Yemenden gelen bir gurup çete bir adami ölduriyorlar!
    Bunlari yargiliyirlar fakat o olaya benzer şuçun cezasına Fikih da bulamiyorlar (1 kişiyi 15 veya 20 kişilik bir gurubun öldurmesi) Fakat o guruba Ijma uyguliyorlar ve hepisine ölüm cezasi veriyorlar.
    Konu toplumsal barişi ve huzuru sağlamak olduğu için sadece öldüreni değil hepsini cezalandiriyorlar, çünku onlarin hepsi milletin canina namusuna kast etmek amaci ile gelmisler.
    Tabii bu konu o kitapta ayrintilari ile anlatiliyor.
    Kitabiokumaya baslayali iki ay oldu daha üçde birini dahi okuyamadım.
    Iyice anlayabilmek için okurken süzlük kullaniyorum.

  2. Sayın koru ve tüm okurlarının yeni yılını kutlar; herkeslere sevdikleriyle birlikte, sağlık ve huzur dolu nice mutlu yıllar dilerim:)

  3. Mehmet Gündoğdu hocamız, yılbaşı kutlamalarının mahiyeti ile ilgili bir yazı kaleme almıştı geçtiğimiz günlerde. Konuyu açık ve anlaşılır bir biçimde izah etmiş. Buna göre dinen yılbaşı kutlamasında benim anladığım tabii, haram ve mekruh şeyleri yapmamak kaydıyla herhangi bir beis yoktur. Sayın Korunun önceki bir yazısında da belirttiği gibi, geçmiş yılın bir muhasebesi yapılıp gelicek yılın bir planlaması yapılabilir, bir özeleştiri, hataların tekrarlanmamasına yönelik motivasyonun devamına yönelik fikir birliği sağlanmasına çalışılabilir. İmam Gazali en tehlikeli ilim dalının Fıkıh olduğunu belirtmiştir. İslami ilimlerin içinde gelir getirebilecek, görevi kötüye kullanma potansiyeli en yüksek ilim dalı fıkıh. Günümüzdeki boy gösteren islam alimi olarak geçinen nerdeyse her kişi İslama fıkhi açıdan yaklaşıyor. Şu günah bu sevap. Her müslüman geçinen kişinin hassasiyetleri ölçüsünde fıkhi bilgisi vardır, ötesi herkes hayatının idamesi için kendisi o konulara hakim olmaya çalışmalıdır. Biri diğerini fasıklıkla suçlayan alim görünümlü insanlar her vakit midemi bulandırmıştır. Birde nadir kullanılan kelimelerle bezediği paragraflarla muhatabını eleştirmeye, ezmeye çalışan, ne söylediği değilde , bak ben bunlarıda biliyorum, ne kadar yüksek bir edebi seviyem var bak bana, bana bak, bak:)))Bunlara acıyın, merhamet edin..:)

  4. Yazarımızın daimi okurları bugünkü yazıdan memnun olmamislar, memnun olan tek benmiyim yalnızlığında hissettim kendimi. Sen 8 senelik ilk öğretim mezunusun memnun olman gayet doğal diyebilirsiniz, haklısınız.
    Yazarımızı gazetelerde yazdığı dönemlerden biliyorum Zaman gazetesinden beri… Çift yazı yazdığı günlerde Fehmi Koru yazıları bana ağır gelirdi (çocukluklduğumdan olabilir) yazıyı yarısına kadar okur anlamayinca bırakır Taha Kıvanç yazısına devam ederdim. Bir de zaten devamlı okuyan biri değildim. Ben okumaya 15 temmuzdan sonra başladım.
    Yorumları okuyunca geriye dönüp baktığımda o zamanlar anlamayan tek ben değilmişim gibi geliyor bana. Öyle ya memleketin ahvalini düşününce 50 senedir yazılan yazılar iyi anlaşılsaydi memleket bu hale gelirmiydi diye düşünüyor insan.
    Şunu demeye çalışıyorum ki, yazar neyi nasıl yazacağını çok iyi bilen olgunlukta bir ustadır, müdahale etmesek diyorum.

    • Baran bey! Yazarımızın yazılarını anlayan ve anlamayanlar sizin yorumunuzu ne kadar anlar bilemem AMA galiba ben çok iyi anladım….elinize ve zekaniza sağlik.
      Tebrikler.🤗⭐⭐⭐⭐⭐.

      • Baran beye zeka sağlığı dilemeniz çok yerinde olmuş nurdan hanım:) daha önceleri de sayın yazara akıl sağlığı dileyeni bile görmüştük..!

  5. Yeni bir yıla girdik ancak birçoğumuzun bu yıl ile ilgili umutları bir önceki yıldan daha az .
    Peki ne yapabiliriz.Güzel ülkemizde umutları artırmak için kaçımız bu konuda kafa yoruyoruz.
    ülkemin insanlarına sesleniyorum.
    Ey bizi yöneten AKP li yöneticiler : Biraz etrafı dinleyin hergün daha kötüye gidiyoruz yapmanız gereken ilk şey ülkede adalete güveni tesis etmekdir..Bırakın yargıçlara savcılara emir vermeyi , sizi eleştirenleri bir zenginlik olarak görün . Hatadan dönüş olarak uyarı fişeği olarak değerlendirin.
    Ey AKP li yöneticiler bırakın artık rant peşinde koşmayı bırakın artık bir değer oluşturmayan konut yapmayı parayı taşa toprağa değil de üretime aktarın .Bırakın bir faydası olmayacak KANAl yapmayı.
    Ey üniversite hocaları televizyonlara çıkıp sabahtan akşama nutuk atmayı bırakın nasıl üretimi artırabiliriz,nasıl eğitim kalitesini yükseltebiliriz , nasıl adaleti tesis edebiliriz.Korkmayın konuşun işten atılırız çekinceleri bırakın ( Rızkı veren Allahtır.)
    Ey ülkedeki savcılar hakimler vicdanınızla karar verin. Aldığınız eğitimin ettiğiniz yeminin hakkını verin korkmayın işsiz kalırız diye önce vicdanınıza danışın.
    Ey FETOCULER düşünün nasıl kandırıldığınızı birileri çıkıp da bizi kandırdılar pişmanız deyiverin.
    Ey FETÖ adamsan çık deki ben bu insanları kandırdım onlar masum du ben amerikanın satılmış uşağıyım de .
    Ey CUMHURBAŞKANIMIZ nasıl ki sizler de kandırıldınız ortaklığınızı bozdunuz . Bırakın artık bu kini
    Masum suçsuz diğer kandırılmışları affedin ve ulusal barış MANİFESTOSUNU yayınlayın.
    Bakın sonra bu güzel memleketim nasıl şahlanıyor.
    Geçmişte yaptık biz bunları Bir Mustafa kemal çıkardık bitmiş harap olmuş batmış bir ülkeden
    neden yeni mustafa kemaller olmayalım.
    Yeni yıl hepimize ümit vaad eden bir yıl olur.

  6. Sayın Koru ,
    Kolayca bir araya gelemeyen ve fırsatı kaçıranlara bu kadar latif olmanız gerekmez.
    Rahmetli babam, İlk zamanlar torunlar bebe iken torunlarımı getirin seveceğim derdi.sonraki dönemlerde
    açardı ağzını yumardı gözünü. Aranıp sorulmamak hoş değil. Sıla-i Rahim Vaciptir.

  7. Tabii hukuk var, pozitif hukuk var. Bugün hemen bütün dünya pozitif hukuku benimsemiştir. Arzu edilen, pozitif hukukun tabii hukuka da uygun olmasıdır.
    Allah, Meryem ve oğlu İsa’yı (ikisi beraber zikredildiği için, kastedilen, Hz İsa’nın mucize olan doğumudur) ayet kılmıştır. Allah’ın âyetleri kıyamete kadar kalıcıdır. Nitekim tüm insanlar takvimlerini miladı yaparak, İsa peygamberin miladını/doğumunu takvim başlangıcı yapmışlardır. Normalde takvimler doğal olaylara göredir. Gece gündüz eşitliği, en kısa veya en uzun gün gibi.
    Bugünkü bir ocak Katolikler ile Ortadoksların kabul ettiği doğum günlerinin tam ortasıdır. Pozitif hukuka göre İsa’nın doğum günü 1 ocaktadır. Bana göre diğer iki tarih tahrifattır. İki Mezhebin diğerinden farklı olma adına tarihle oynamaları yani manipulasyonlarıdır. Bunda Yahudilerin de dahli olabilir.
    Tekrar söylüyorum; Hristiyan, Müslüman, Budist, Ateist vb. Tüm insanlık miladi takvimi kabul ederek, Allah ‘ın bu ayetini tasdik ve tescil etmişlerdir.
    Hem Hz. İsa hem de hz. Yahya “doğum günümde, ölüm günümde ve tekrar dirileceğim günde bana selam olsun/selam vardır” diyorlar Kuranda. Mucize olan bu doğum gününü kutlayınız, peygamberi selamlayınız, dua edip eğleniniz ama günah olan şeyleri ise yapmayınız.
    Saygılarımla.

  8. Yılbaşı
    Uygarlıklar bin yılda bir yenilenir. Bu bin yılın başlangıç tarihi 1 ocak günüdür. Kur’an da buna işaret etmekte ve İsa’nın doğumunun tüm insanlar için yılbaşı olacağı bildirilmektedir. Meryem’i ve oğlunu insanlığı bir ayet yaptık denmektedir. Bu gecenin başka bir özelliği de Yeryüzünün güneşe en yaklaştığı gün olmasıdır. 2 Ocak, yani 1 Ocak akşamı.
    Kur’an’da biz ayet yaptık dendiği gibi bugün tüm dünya yılbaşını 1 Ocak’ta kutlamaktadır. Müslümanlar da Hıristiyanlar da miladı takvimi kullanmaktadırlar. Yani Kur’an’da verilen haber gerçekleşmektedir ve yılbaşı günü gerçek İsa’nın doğduğu gündür.

    Değişik gezegenlerde göre farklı olmasının sebebi, yılın küsuratlarını saymamalarından ileri gelmektedir. Bugün saniyeler farkı ile tespit edildiğine göre diğerleri yanlıştır.
    İsa’dan başka doğumu kutlanacak hiçbir peygamber yoktur. Muhammed’in de doğumu kutlanmaz. Bunu sebebi, İsa’nın doğumunun uygarlıkların başlangıcı olması ve bu doğumun mucizevi bir şekilde gerçekleşmesidir. İnsanlığın bunu takdis etmesi ancak ilahi irade ile olabilir. Babasız doğan İsa ile hayatta iken tüm dünyanın ilgilenmesi, sonunda bugün insanlığın üçte ikisinin onun doğumunu ilahi mucize olarak görmesi ancak takdiri ilahi ile mümkündür.
    Hristiyanlar içki içerek kutluyorlar. Biz ise fetih anısı ile kutluyoruz. Evet Mekke de İbrahim’i dinin merkezidir. Mekke’nin fetih gününün milada yakın olmasını şimdi öğrendim. Bu da ayrı mucizedir.
    Allah’a hamd olsun.

  9. Merakıma mucip bir konudur. Sadece başyazarın cevabı beklenmekte maaşlı trol, penguen çetesi mensupları ve bordrolu oportunistler bu mesaja müdahil olmasınlar. Kaç yılı geçti bu mecrada meslek icrasına çalışan ve yazdırılmadığı deni dirilerin alanından kendi alanını açıp medeni ölü kalmaya zorlanan sayın Yazar bu kadar zamanın sonunda başka medeni ölülere bir blog yazarlığını önerip teşvik etmez mi? Bu tarz icraatların görünen en kıymetli, büyük sermayesi kendi fehmi ve kitapları olan bu faaliyetin iaşe, ibade ve idame olarak bilançosu nedir? Evde evlad-u iyal bekliyor kaygısı ile halen istemeyerek ve gönülsüz havuz çamurunda debelenen deni dirilerden de nedamet edip tövbeyi nasuh ile yolunu bulaşık medyadan çekmek isteyenler için bir yol haritası kabilinden 2019 yılı için bir yazı yazmak gerekmez mi? Yoksa sayın Yazar bu yolun düşen tbm ve bozulan ekonomi ile yerli ve milli reklam düzeninin ayak oyunları sayesinde devam ettirilmesi güç ve zor bir yol olduğunu derk edip kimselere salık vermeyecek mi? Yada aynı faaliyetini eskiden matbuatta yazdığı şekilde bir de ingilizce, belki biraz yardımla almanca aynı içeriği orijinalinden okumak isteyen yabancı takipçilerine sunmanın yerli ve milli reklamcı tröstlerini kırmak için bir çıkış olabileceğini değerlendirmek istemez mi?
    Bir işi bitirince diğerine koyul. İnşirah-7
    Sağlık ve selametle

  10. Televizyona aylarca hiç bakmadığım olur.
    Memleketimizde ve dünyada neler olup bittiğini internetten takip ediyorum.Bir
    tane gazete de evime gelir.

    Dün akşam aile fertlerimizden birinin bir yarışma proğramına bakıyor olmasından dolayı bir süre ben de izledim.Bir çok
    yıl başında o gecenin yılbaşı gecesi olduğunun farkına bile varmadığım çok olmuştur.Dolayısı ile yılbaşı gecesinin diğer gecelerden pek farkı olmaz benim için.Yıbaşının gelip çattığından cami hocalarının hutbe ya da vaazlarında konuya değinmeleri sayesinde haberim olur genellikle.

    Hocaların dansöz oynatma gibi gayri
    meşru proramlar konusunda uyarılarda bulunmaları haksız sayılmaz.Bu ister yıl başı gecesinde olsun,ister sair zamanlarda.Peygamberimizin,başka hiç bir sakıncası olmasa bile adetlerimiz diğer
    din mensuplarına,örneğin Yahudilere benzemesin diye onlardan farklı hareket ettiğine dair uygulama örnekleri vardır.
    Muharrem ayının 10.gününde Yahudilerin
    de oruç tuttuğunu görünce, Peygamberimiz onlardan farklı olmak için
    9-10 veya 10-11.günler oruç tutmuştur.
    Bu ve buna benzer başka uygulama ve tavsiyeler konuyla ilgilenenler tarafından
    bilinmektedir.Mesela Fehmi Bey bunları bilir.

    Sırf yeni bir yılın girmesinden dolayı sevinç duyanların bu sevinçlerini bir takım etkinliklerle kutlamalarını anlayışla karşılamak uygun olsa gerektir. Dansöz,içki gibi menhiyattat uzak durmak şartıyla.Ancak hayat tarzı ve adetlerde
    diğer din mensuplarına benzemek
    istemeyenlerin tuttuğu yolun ihtiyata
    daha uygun olduğu da bir gerçektir.

    Bu konuda iki abartılı davranış biçimi var gibi geliyor bana:

    1.Kutlamaları aşırı abartmak,kutlama etkinliklerinin içinde adeta kendini kaybetmek.Kutlamalar sırasında bir takım haramlara bulaşmak.

    2.Sırf yeni bir yıla giriyoruz diye sevinç duyan hane halkının o gece bir takım
    şeyler yiyip içmelerine abartılı tepki vermek.Fetva verir gibi olmasın da bu konuya müsamahalı yaklaşan bir din kültürü öğretmeni arkadaşın bir soruya verdiği cevabı buraya latife niyetine yazıyorum: Öğretmenler odasında bir arkadaş din kültürü öğretmenine “-Hocam
    yılbaşı gecesi hindi yiyebilir miyiz?” dedi.
    Onun cevabı şöyle oldu:”-Beni de çağırırsanız hiç bir sakıncası yok.”

    Mütedeyyin insanlarımızın sadece yılların
    bitmesini değil,günlerin bitmesini bile bir tefekkür mevzuu yaptıkları da bilinen bir husustur.Acaba bu günü değerlendirebildim mi?Yapmam gerekenleri yaptım mı?Hatalarım oldu mu?
    şeklinde.Bir yılın sonunda bu muhasebenin daha büyüğünü yapmak
    akıllıca bir davranış şekli olsa gerektir.

    ***
    Bazı yorumcuların Fehmi Bey’den keskin muhalif yazılar beklediği anlaşılıyor.
    Böyle mevzular onları kesmiyor.Bu tür konular onlar için pek hafif kalıyor.
    Yazarımızın işi zor görünüyor.

  11. “Newell kutlamak çok GÜNAH…Bir müslüman nasıl olurda nowell kutlar, hiç oğle birşey olurmu…. Müslümana yakişirmi? 31 Aralık akşamı Hindi yenmez haramdir ve günahtır.”Bunu yapanlar Cennet yüzü gormezler.

    Türkiyede tıpki buradada bazi çakma isimlerle İslamiyet hakkında ahkam kesen yorumcular gibi çok bılmişlerden hep bu lafları duyardık.

    Bizde bu tip günlerde bir kısım kendilerini dindar zannedenler, gerçekten bu konuda çok hassaslar, yilbaşinda hindi pişirenlerın de Müslanlıklarıni sıfırlarlar.”Fakat!” Yalan söyliyenlere, iftira atanlara, yetim hakkı yiyenlere, hirsizlik edenlere, milleti birbirine düşurenlere, güçlülünün gücüne tapanlara, devleti soyanlara, milletin mallarini gasp edenlere, ülkelerı hapishaneye çevirenlere, firavunlara gönüllü askerlek yapanlara, çocukları bombalarla parcalayip sağ kalanlarinide zindanlarda çürütenlere ve zalım hükümdarlarin zalimliklerini alkişlayanlarıde kutsyip CENNETLIK ilan ederler.
    Allaha kimseyi DİN cahıleri ile komşu ve muhattap etmesi.

  12. Hayırlı günler Fehmi abi ben Adana*dan Bahri Boran sizin 20 yıla aşkındır okuyucunuz ve köşe takipçiniz olarak 20 yıldır elimden geldiği kadar okumaya çalışırım . Sizin o güzel yazılarınızdan çok şey öğrendiğime inanan biriyim .Bir dedektif gibi araştırıp yazdığınız yazılar gerçekten çok harika bu günkü yazınızda harika ama bu günkü yazınızın başlığı varya yazıyada uymamış sizede uymamış bu başlığınızı telafi için bir yazı kaleme almanızı rica ederim

    ,SAYGILARIMLA
    FEHMİ ABİ

  13. aslında yeni yıla girmeden önce; neler yaşaya bileğimizin ipuçları önceden veriliyor. Mesela Nelere zam geleceğini, asgari ücret ne kadar olacağını ve önümüzdeki senede hangi zorlukları yaşayacağımızın özetini görebilmekteyiz. Siyasi açısından Yerel seçim hazırlıkları ve Orta doğu sorunları bu kış mevsiminde havayı ısıtacağını düşünüyorum. Trump ve Rusya’nın Orta Doğu oyunları da gözününde bulundurmak lazım. Asgari ücrete zam geldi ama beraberinde zamlar da geldi gelecek… poşetler paralı oldu, ekmeğe zam yolda ulaşımda ve kiralara da zam yolda bizleri bekliyor. Yani Asgari Ücret zamlandı diye seviniyoruz ama reelde değişen bir şey yok. Faturalar mevzusuna girmiyorum bile…..
    Adaletli bir hayat yaşamamız dileğiyle nice mutlu senelere…..
    SAYGILAR SEVGİLER

  14. İslam dininin hükümleri belli, ayın ondördü gibi parlak ve berrak.
    Allah’a ve Rasülüne, getirdikleri dine Hulusü kalble mutmain bir şekilde inananların kafaları hiçte karışık değil.
    Kalplerine hastalık bulaşmış, kendi yaşantısını inandığını zannettiği dinin hükmü olmasını arzu eden, kendini dine değil, dini kendine benzetmek isteyenlerin kafalarının son derece karışık olduğu belli.
    Elbette karışacak. Hakikaten inananların kafaları asla karışmaz. Çünkü onlar “benim dinim bana göre, bu çağa göre … vs. vs.” gibi hezeyanlara ve vesveselere asla kapılmazlar. Onlar “ Allah ve Rasülü ne emrediyorsa, -semi’na ve eta’na- işittik ve iman ettik” derler.
    Kendilerine Allah ve Rasülünün münasip gördüğü Ahkamı İlahiyye ve Şeriatı Garrai Ahmediyyeyi muhabbetle, Hüsnü kabbulle iman edip, teslim olurlar. zira akıllı mü’min böyle davranır.
    Kendini akıllı sanan, kendine inen dini küçücük aklıyla kendine uydurmaya çalışanların aklı hep karışık olacaktır.
    Varacakları nihai nokta deisizim, ateizim vs. olacaktır.
    Maazallah.

  15. fehmi bey yıllardir zevkle takip ederim sizi taa kanal 7 de aksam günun özetini yapardıniz sevkle o saatin gelmesini beklerdim bugun üstad ne diyecek diye, iki yılı askin suredirde her sabah ilk iş olarak bu sitede ne yazdıniz diye merakla yazınızı okuyorum çokta istifade ettiğimi ifade edeyim, ama ne yazikki özellekle bir kaç aydir kaleme aldığıniz konular cok boş ve gereksiz geliyor bana benmi değistim sizemi bir baskıvar bunu anlamıs deyilim memlekette bukadar olumsuz iş ve eylemler, işsizlik, hayat bahalılığı zamlar vs hukuksuzluk dip yapmısken sizin butür boş işlerle istikal olmanizi bu kıt aklimla anlayamadim aydınlatirsaniz eskibir okurunuzu mutlu edeceksiniz.

  16. 2019 yılının pek beğenmediğiniz 2018 yılından daha mutlu daha huzurlu daha sağlıklı geçirdiğiniz bir yıl olmasını temenni ederim Fehmi Bey.

    • Fehmi beyin kafası, durulmadığı için takip ediyorum.
      Durulan kafanın yazısıda durgun olur.
      Gelişme, yeni şeyler öğrenme, yanlışları görme ve vaz geçme, doğruya yönelme durulmanın neticesidir
      Ya Rabbi Hakkı hak olarak görüp sarılmayı, batılı, yanlışı yanlış olarak görüp kaçınmayı nasip eyle Peygamber duasının tecellisi Durgun olmamaktan ve araştırmaktan geçer.
      Yoksa nasıl ortaya çıkacak.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here