Bugün pazar ve bu bir Arda’lı futbol yazısı. Biraz da kendimizi yazdım.

9
Milli futbolcumuz, Arda Turan

 

Fatih Terim takımın kadrosuna daha önce omurgasını teşkil eden belli başlı oyuncuları almadı.

Arda yok, Gökhan Gönül yok, Burak da yok kadroda…

Hayırlı olsun.

Kurulan kadro herhangi bir kulübün kadrosu olsaydı kim ses çıkarabilirdi? Belki kulübün başkanı…

Söz konusu olan milli takımımız ve kadroyu belirleyen de ‘tek seçici’ konumundaki teknik direktör olduğu için, yeni açıklanan kadroya itiraz edecek kimse de yok.

Kim itiraz edebilir ki Fatih Terim’e?

Milli takım Rusya ve Hırvatistan’la yapacağı hazırlık maçlarına Arda ve Gökhan olmaksızın çıkacak.

Yetkisi var, ama hakkı var mı?

Dikkatinizden kaçmamıştır: Kadroya alınmayan çok sayıda kıdemli isim bulunduğu halde, isim geçirdiğim paragrafta, Arda ve Gökhan’la birlikte bir de Burak’ı saymıştım; daha sonra isimleri ikiye indirdim: Arda ile Gökhan’a…

Aslında üzerinde duracağım bir tek isim var: Arda

Öteki oyuncular da takdire şayan işler çıkardılar yıllar boyunca; bundan böyle de hepsinin Türk futboluna katkılarda bulunacaklarına eminim. Terim’in yaptığı, erken bir eleme. Takımı gençleştirme işlemini zamana yayarak gerçekleştirebilir, gençleri tecrübeli ağabeyleri arasında değerlendirebilirdi.

Terim öyle yapmadı.

Yetkisindedir. Konumu, kendisine istediğini yapma imtiyazını sağlıyor.

Bir de buna hakkı olsa ve söz verdiği başarıları sağlayabilseydi, ‘dediğim dedik’ tavrı daha da yerinde olurdu.

Futbolumuzun düzeyi şöyle-böyle, Arda farklı

Milli takım, son Avrupa 2016’ya giden süreçte ve Avrupa 2016’da gördük, karşısında yarıştığımız takımlar ayarında bir futbol oynayamıyor.

Rakip takımların teknik adamları Fatih Terim’in oynattığı tarzı ezbere biliyor ve o tarzı bozacak bir planlamayla istedikleri sonuca ulaşmada sahada zorluk çekmiyorlar.

Arda Turan Türk milli takımının kaptanı olduğu için üstü çizilen takım arkadaşlarından farklı bir yere sahip. İçlerinde dünya çapında bir yabancı kulüpte oynayan tek futbolcumuz da o. Dahası, bu sezona da hırslı ve hazırlıklı başladı. Barcelona ile La Liga’da çıktığı ilk iki maçta 3 gol attı, 2 de asist yaptı.

Üstü çizilen Arda bu.

Ona sempatiyle bakmayan tek kişi Fatih Terim değil.

Spor medyası da Arda’ya sevecen yaklaşmıyor. Özellikle de Hürriyet gazetesi, başarısını başarısızlık göstermekte hiç tereddüt etmiyor. Hele bir ayağı tökezlesin, Arda’yı çarmıha germeye hazır bekliyor Hürriyet.

İspanyol medyasında yüzlerce olumlu yazı çıkıyor milli futbolcumuzla ilgili, onlar karşısında kör bir davranış sergiliyorlar; kıyıda köşede kalmış bir gazetede ufak bir eleştiri çıksın, hemen “Arda İspanya’da sevilmiyor” diye onu kendi sayfalarına taşıyorlar…

Herkesin sevilmeye ihtiyacı var, Arda’nın da…

Halkımız ise –kendine çok yakın bulduğu için olacak– onu seviyor ve bağrına basıyor; Barcelona gibi bir futbol devinde top koşturduğu için de Arda ile gurur duyuyor.

Kendi hesabıma, ben, Arda’nın zaten güzel futbol oynayan Barcelona’nın futbolunu daha da güzelleştirdiğine inanıyorum; Arda’lı Barcelona daha zevkli maçlar çıkarıyor.

Bir de özgüveni artsa ve birlikte top koşturduğu Messi, İniesta, Luis Suarez ve Neymar ayarında bir futbolcu olduğunu oyunun her ânında hatırlasa; yine pas vererek gol attırmayı birincil görevi bilsin, ama gol peşinde de koşsa…

Tıpkı bu sezonun ilk iki 2 maçında yaptığı gibi…

Eminim, adı dillerden düşmeyen uluslararası bir futbol dehası sayılacaktır Arda

Belki de, Barcelona teknik direktörü Luis Enrique onu ‘pasör’ olarak oynatmayı yeğliyor.

Arsenal’in İngiltere’de geçen yılın‘asist rekortmeni’ olmuş ‘Türk’ pasörü Mesut Özil varsa, Barcelona’nın da ‘Türk’ pasörü Arda olsun…

Herhalde böyle düşünüyor Luis Enrique.

Ama göreceğiz, ilk 2 maçta gösterdiği performans sonrası, Camp Nou tribünleri, Luis Enrique’yi de Arda’ya daha geniş bir alan açmaya zorlayacaktır.

Seviye bizde tehlikelidir

Fatih Terim neden sevmiyor olabilir Arda’yı? Futbol medyamız, özellikle Hürriyet’in spor sayfalarını hazırlayanlar, neden Arda’dan hoşlanmaz?

Herhalde bir sebebi olmalı.

Milli takımın başarısızlığı Terim’in de başarısızlığı demek; Arda’sız sahaya çıkan takımımız başarısızlıkla karşılaştıkça, takımdan tasfiye edilmiş diğer tecrübeli futbolcular da hatırlansa bile, taraftar en çok ‘Arda’ konusuna takılacaktır.

Arda ile bile başarı yakalanamazken Arda’sız başarısızlık garanti gibi bir şey.

Terim’in ondan hoşlanmamasının sebebini, ben daha çok, yukarıda Arda için söylediğim olumlu özelliklerde arıyorum.

Hürriyet’in soğukluğunu da…

Bizde başarı, başarılı insanlara, hep olumsuzluk getirir.

‘Kifayetsiz muhterisler’ ülkesidir Türkiye; çapsız insanlar el üstünde tutulur. Belli bir seviyenin üstündeki insanlardan –hele bir de alanlarında başarılı olmuşlarsa– çekinilir.

Şaşırtıcı mı bu? Hayır değil. Seviyeli bir insan, uğraş verdiği alanda kendi seviyesini norm haline getirebilir; seviyesizlerin en büyük korkusu ise normları bulunan bir alanda uğraş vermektir.

Eğer içinde yer aldığımız uğraş alanımız, mesleğimiz, seviye normuna sahipse, o seviyenin altındaki kişilerin kendilerini ‘başarılı’ göstermesi imkânsızlaşır.

İçimizden bir ‘Arda’ çıkabiliyorsa, ortalıkta ‘futbolcu’ diye dolaşanların “Bizden bir Messi, bir Neymar asla çıkmaz mirim” gerekçesini yutturması mümkün olabilir mi?

Her yenilgiden sonra, teknik kadro, “Daha iyisi Şam’da kayısı” demiyorlarsa ben ne olayım.

Oysa görüyoruz, bizden de Messi, Neymar, İniesta ayarında futbolcu çıkabiliyor.

Arda Turan'lı Barcelona
Arda Turan’lı Barcelona
Arda’yı ne yapmalı?

Futbolda mazeret üretmeyi başarı kazanmaktan daha iyi bilenlerin karşı karşıya kaldıkları açmaz şu soruda yatıyor: Arda’yı ne yapmalı?

Yok etmeli, ama nasıl?

Zaten sahalarımızdan uzak bir yerde, İspanya’da… Bir de milli takımdan çıkardık mı onu… Yok etmiş oluruz…

Böyle mi düşünüyorlar acaba?

Messi Barcelona’da her zaman ‘yılın sporcusu’ unvanını kazanıyor ve takımının şampiyonluğunda en büyük payın sahibi; ancak aynı Messi Arjantin milli takımını şampiyon yapamıyor…

Son Copa Americana’da Arjantin adına aynı başarısızlık yaşanınca, Messi, “Bundan böyle milli takımda yokum” açıklamasını yaptı.

Yaptı ve Arjantin’de halk ayağa kalktı. Messi’yi sözünden döndürmeye sevk edecek kadar büyük bir gürültüyle…

Şimdi Arda milli takımımızdan siliniyor…

Bu yazıyı bizde de patlaması gereken gürültü öncesi bir çığlık olarak kabul ediniz.

“Arda’yı milli takımda görmek istiyorum” çığlığı…

[Diğerlerini bilmem ama Gökhan Gönül’ü de milli takımda görsem çok sevineceğim.]

ΩΩΩΩ

9 YORUMLAR

  1. Fatih Terim herzaman duygusal ve bencil davraniyor. Maalesef performansa bakmiyor. Profesyonel calismiyor. Arda Turan gibi dünya yildizi bir oyuncuyu almamak tam bir intihar girisimidir. Dünyanin hicbir yerinde böyle bir amatör Milli Takim Teknik Direktörü görmedim. Artik Fatih Terim istifa etmeli ve bir daha geri dönmemeli. Bu vakitten sonra Türk Futboluna zarar veriyor.

  2. İlk bakışta,ülkenin onca çok ciddi meseleleri varken bu futbol muhabbeti de ne oluyor.diyenler olabilir.
    Satır araları dikkatli okunursa,görülecektir ki Arda meselesinin ardında toplum bazlı,ülke yönetim anlayışına kadar uzanan örtülü göndermeler yapıldığı fark edilir.”Muhtersler ülkesinde başarı,başarılı insanlara olumsuzluk getirir,çapsız insanlar el üstünde tutulur.”Bu çarpıcı tespit,sosyo kültürel alana dabirebir uyar vebu itibarla herzaman geçerlidir.Tek seçicilik de TEK ADAMLIK”a dönüşünce artıkolması gerekene takılmağı bırakıp,olanları seyirci kalmak güncelleşen ülke gerçeği..Arka planı bilemeyiz,zahire(görünen) itibar etmek durumundayız.Formsuz zamanlarında bile vaz geçilmez olan
    Milli futbol takımı kaptanı Arda”nın istim üzerindeyken çizik atılması izaha muhtaç bir çelişkidir.
    “Dediğim dedik,çaldığım düdük” diyenlere karşı biz de deriz ki,iyi de ya düdük ötmezse?!..

  3. Dünya nın en iyi takımında oynayan ,başarılı olan bir yıldız,
    Yerlerde sürünen ,süründürülen bir takıma giremiyor
    Hatırladıkmı;dünya ya parmak ısırtan ve ve Türk milli takımını dünya üçüncüsü yapan bir hoca vardı niçin hiç akla gelmiyor ?!!!!!!!!!

  4. Zaman her seyin ilaci, sayin Fatih Terim onumuzdeki donemde de basarili olamiycak! Cunku onun kapasitesi bu. Ama buna ragmen yuksek maasni almaya devam etigi gibi elestirenleri de suclayip recon kescek.

  5. Fehmi bey Hırvatistan maçı hazırlık maçı değil 2018 Dünya Kupası Elemeleri ilk resmi maçı , Arda La liganın ilk iki maçında 3 gol değil 2 golü İspanya Süper Kupasında 1 golü La Liga da attı ve son olarak da Fatih Terim Arda nın başarısını ıstemese o takımında oynamasa da burda oynucak demezdi bu işin içinde bişe yolduğu belli prim dedikoduları turnuva boyunca çalkalandı durdu takip etmişsinizdir sizde .

  6. Fatih Terimin Ardaya gösterdiği sabrı sebatı herhalde hiç bir teknik direktör göstermezdi. Öyle ki tribündeki taraftarların ıslaklamalarına rağmen maçtan çıkarmamış, diğer maç tekrar ilk 11de başlatmıştı. Ayrıca Ardanın ve Burak’ın başrol olduğu kavgadan hiç bahsetmemişsiniz. Tribünlerin biraz tepki göstermesiyle hemen Fatih Terime beni değiş işareti yapan Arda Turan hareketinden de bahsetmemişsiniz.
    Kadro olması gerektiği gibi diye düşünüyorum. Bu arada, Fatih Terime sempati dahi duymayan bir futbol severim.

  7. Fatih Terim’in egosu tavan yapmış birisi olduğu malum. Kendi başarısızlığını takımdan kestiği oyunculara yıktı. Eğer milli takım bundan sonra başarılı olursa Terim Ultra İmparator olur. Başarısız olursa da bir şey kaybetmez. Örnek; son Avrupa şampiyonasından sonra görevine devam etmekte beis görmedi.

  8. Yazınızda belirttiğiniz konuları yaşamış biri olarak düşüncelerinize katılıyorum. Bizde pozitifdeğil negatif seleksiyon var. Başarmanız değil başarmamanız bekleniyor. Cambaz ipten geçerken bizde çoğunluk ha düştü ha düştü diye bağırır ama normalde ha geçti ha geçti diye bağrılmaz.
    Biz işi iyi yöneteni değil ilişkileri iyi yönetenleri severiz koruruz ve yüceltiriz. Hayırlısı

  9. Bence Milli takımdaki FETÖ cüleri temizledi önce demiriz gitti dahada gidecklet var milli takımdaki prim krizide HİMMET toplamak için yapılmış bir harekettir

YORUM YAP