2019’a giriyoruz.. 2018’i sonunda geride bıraktığımız için mutlu olabiliriz…

13

Her yeni yıla girerken bir önceki yılın muhasebesini yapmak adettendir. İnsanlar bir yıl boyunca yaşadıklarından hareketle önlerindeki yılda daha mutlu olacaklarını düşünürler. Geride bıraktıkları yıl iyi geçmemişse de umutlanırlar, iyi geçmişse umutlanmak için daha da fazla sebepleri vardır.
Bu gece saat 24.00’ı vurduğunda yeni bir yıla -2019’a- girmiş olacağız.
Ne dersiniz, umutlanalım mı?
Muhasebe insandan insana değişirse bile herkesi ilgilendiren genel ölçütler bulmak o kadar da zor değildir. Yalnız yaşamıyoruz, bu sebeple ailemizin fertlerinin, muhitimiz, ilimiz, ülkemiz ve kendimizi bağlı hissettiğimiz coğrafyanın insanlarının durumu mutluluk açısından önemlidir.
İnsan ararsa en mutsuz ortamlarda bile moralini yüksek tutacak yönler bulabilir.
Hiç kuşkusuz ülkemiz insanları arasında ‘‘Ben bu yıl mutlu oldum, gelecek yıldan da umutluyum’’ diyeceklerin sayısı herhalde az değildir.
Ancak, hislerim beni yanıltmıyorsa, o duygudan uzak insanlarımızın sayısı mutlu ve umutlu olanlardan daha fazla şu sırada.
Pek çok insan geride bırakılan yıldan daha kötüsü olamayacağı düşüncesiyle yeni yıla girecek.
Bunlar benim kişisel tespitlerim. El yordamıyla vardığım sonuçlar.

Araştırmalar ne diyor?

Güvenilir araştırma kurumlarının yaptıkları anketlerle de desteklendiğini görüyorum el yordamıyla vardığım bu sonuçların.
Araştırmalara göre, yaşı 65 üzerinde olanlara göre gençlerimiz, az eğitim almışlara göre okumuş yazmışlarımız, kadınlara göre erkeklerimiz daha az mutlu görünüyor. Mutluluk ortalaması neredeyse yarı yarıya.
TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) mutluluk araştırmasının bulguları bunlar.
Devletin güvenilir bir kurumu TÜİK. Onun en son yaptığı (Aralık 2018 tarihli) ‘Tüketici güven indeksi araştırması’ 2018 için hiç de iyi bir tablo çizmiyor. Geçen yılın (2017) sonunda tespit edilen ‘güvenlik oranı’ ile bu yılın sonundaki arasında yüzde 10.6 gerileme var.
Ekonomik durum indeksinde görülen iki yıl arasındaki gerileme daha da ağır; ekonomik güven kaybı yüzde 18.9 oranında. Çok vahim olan ise şu: Tüketiciler, 2019’da ekonominin daha da bozulacağına inanıyorlar.
Devletin kurumu olan TÜİK’in verileri bunlar.

Mutluyum, mutlusun, mutsuz

Bir de Birleşmiş Milletler’in (BM) dünya ülkelerinde yürüttüğü ve sonucunu bir raporla açıkladığı mutluluk araştırması var.
Mutlu insanlar, rapora göre, yoğun olarak İskandinav ülkelerinde yaşıyanlar… Bir önceki yıl en mutlu insanlara sahip ülke Norveç imiş, bu yıl onu ikinci sıraya iten Finlandiya birinci olmuş.
Geçen hafta New York Times’ta çıkan Patrick Kingsley imzalı bir haberde, en mutlu insanların yaşadığı Finlandiya’da o ülkenin de en mutlu insanlarının yaşadığı sonucuna varılmış Kauniainen kasabasından izlenimlere yer veriliyordu. 9 bin 600 kişinin yaşadığı soğuk mu soğuk kasabanın insanlarının mutluluk iddiasını sorgulayan bir haberdi bu.
Güneşin ancak sabah 9.00’da doğduğu, akşamın karanlığının 15.30’da çöktüğü Kauniainen kasabasında yaşayan insanların en büyük derdi otopark sorunuymuş. Kasabada 100’den fazla spor ve kültür kulübü bulunuyormuş.
’’Eğer sokakta birinin size tebessüm ettiğini görürseniz, o kişi ya sarhoştur, ya yabancıdır, ya da deli’’ diye bir özdeyişleri bile varmış ‘mutlu’ Finlilerin…
Finlandiya dünyada eğitim alanında da örnek gösterilen ülke.
Peki ülkemizin insanlarının mutluluğu BM raporuna göre ne durumda?
Raporda inceleme altına alınan 156 ülke var ve Türkiye 74. sırada yer alabiliyor. Bir önceki yıl sıralamadaki yerimiz 69 imiş, gerilemişiz.
Yakında açıklanacak yeni raporda biraz daha gerilere düşersek hiç şaşırmayalım.
İyi yetişmiş, geleceği parlak, ülke kalkınmasına katkıda bulunabilecek kapasitedeki gençlerimizin bir bölümünün ekmeğini yurtdışında arama yolunu tuttuğu en üst düzey açıklamalardan biliniyor.
Bazıları o insanları hareketlendirenin para kaygısı olduğunu sanıyor, ama gerçek BM’nin araştırmasında, TÜİK’in bulgularında, anketlere de yansıyan verilerde…
Yurtdışı tercihinde mutsuzluk ilk sırada yer alıyor.
Siyaset henüz bu durumu önemsemiyor, öncelik sıralamasında dikkat çeken bir yerde değil insanların mutluluğu. Çekişmelerle günler, haftalar, aylar ve yıllar ziyan ediliyor.
Mutlu olmayan insanlardan üretkenlik de beklenemez.
Şahsım adına 2019’a bu hislerle giriyorum.
Tabii yeni yılın 2018’den daha iyi olmasını, herkese mutluluklar getirmesini de umut ederek…
Bilinen bir Bektaşi fıkrasıdır: Erenler, önüne konulan iki şişeden birini tattıktan sonra tatmadığı şişedekine talip olmuş. ‘‘Neden?’’ sorusuna da şu cevabı vermiş: ‘‘Tattığımdan daha kötüsü olamaz da ondan…’’
O şişelerden ilki 2018 benim için, ikincisi de 2019…
Yeni yıl hepimize mutluluklar getirsin.
ΩΩΩΩ

13 YORUMLAR

  1. Hepimize, başta sağlık olmak üzere iyi bir yıl diliyorum.19 iyi bir sayıdır, asaldır. 2019 un da iyi olacağını umut ediyor ve Allahtan iyi olmasını niyaz ediyorum.
    Herkese selamlar.

  2. Persembenin gelisi carsambadan bellidir.2019 tahmin ettigimiz gibi coj zor gececek.Maalesef bu cografyanin kaderi bizler zorluklarla yasamimizi surdurecegiz.umarim 2019 da yeni bir hikaye yazar ve gelecege umutla bakabilecek bur atmosfer yakalariz.
    Bunun icinde hepimize gorev dusuyor.Basta bizi yonetenler olmak uzere acaba nerede yanlis yaptik deyip oz elestiri yapma vaktimiz geldi de geciyor.Idareciler , Fetoculer , Pkk sempatizanlari
    Yapalim muhasebeyi bir daha bu millete bu acilari bu sikintilari yasatmamak icin.
    Herkese iyi muhasebeler.
    Biz nerde yanlis yaptik.

  3. Deliye her gün bayram! Mutluluğun resmini istatistiklerle çizmeye kalkarsak bu işin kolayına kaçmak olur:) asıl önemli olan mutluluk kaynaklarımızdır: mesela kuzey ülkelerindeki en büyük mutluluk kaynaklarından bi tanesi uyuşturucu bağımlılığıdır:) sokakta birkaç esmer insan gördüğü için yabancı düşmanlığına sarılan bi toplum zaten başkaca nasıl mutlu olabilir ki? Asil türk milleti 4 milyona yakın gariban mülteciye evsahipliği yaptığı gibi dünya çapında da en büyük insani yardım organizasyonlarını yürütmektedir: ben de bu sepeple çok mutluyum, geçen yıllarda, bu yılda ve gelecek yıllarda da… Nihayet yazıda geçen kasaba ve fin atasözüne bakılırsa mutluluk kaynakları konusunda onların da epeyce muhafazakar oldukları anlaşılıyor:) otopark meselesine gelince; sadece kuzeyde değil bütün avrupa aynı durumda… Demek ki trafik ve otopark sorunsalı bitek istanbul gibi bir megapolde değil minik bir fin kasabasında da varmış! Ayrıca sayın yazarın iyi yetişmiş düzenli genç beyingöçü ihracatımızdaki artıştan neden rahatsız olduğunu da anlamak mümkün değil? Gidenden fazla gelen var, yerli yabancı binlerce insan da türkiyeye gelip ev alıyor, yerleşiyor, iş kuruyor, okuyor, çalışıyor. Kimileri de kalkıp başka memleketlere gidip oralarda çalışıyor, yerleşiyor… Ne var ki bunda şaşıracak ya da anlamiicak??? Herkese mutlu yıllar:)

  4. Mutlu kelimesinin Kur’an’daki karşılığı saadet olabilir. Mutlu musun sorusuna verilen ‘evet’ veya ‘hayır’ cevabı ile mutluluğu değerlendirmek, ilmi bir ölçü değildir. Bana “mutlu musun?” diye sorsanız “Allah’ımla mutluyum.” derim ama duygularım bana mutlu olduğumu söylemiyor.
    Önce saadeti tanımlamamız gerekir. Kur’an’da saadet iki yerde geçer ve ikisinde de yalnız ahirette saadet vardır. Saadeti şöyle tanımlayabiliriz. Bulunduğunuz yerde kalmak mı istiyorsunuz yoksa yenilik mi istiyorsunuz? “Ben durumumdan memnunum, yerimde kalmak istiyorum.” diyen yeryüzünde kaç kişi bulursunuz? Erdoğan Cumhurbaşkanı olmuştur, Trump öyle, Putin öyle. Hangisi yerinde duruyor?
    Hele bugün mesut olmak için akılsız olmak yeterli mi bilemem. İşçilik döneminden ortaklık dönemine geçiyoruz ama şunu diyebiliriz; saadet hedefe doğru atılan adımdır. Yani ortaklık sistemine yaklaşıyor muyuz? 2018 yılımız saadet yılımız olmuştur. Suriye’de ordumuz başarılı oldu. Hem de çok başarılı oldu. Türkiye Rusya ile, ABD ile hatta AB ile barış adımlarını attı. Önce İran, Rusya ve Türkiye, sonra Fransa ve Almanya da katıldı. Trump Suriye’den askerlerini çekti. Mesut olmamız gerekir.
    Ekonomi bakımından ise en kötü yılımızı yaşadık. Ümidimiz, 2019’da AK Parti’nin akıllanacak ve Adil Düzen’e karşı durma tavrından vaz geçeceğidir. İstanbul’u kaybederek akıllanacaktır.
    Akevler olarak ise karınca kararınca yolumuza devam ediyoruz. Ben çok ümitliyim. Ben dedim çünkü daha arkadaşlarımda bu ümit belirmedi.
    Acaba saadeti ölçen bir ölçümüz var mıdır, insanlar borçlu mudur? Borçları artıyor mu azalıyor mu saadeti bununla ölçebilirsiniz.

  5. Ümitvarız.100o yıldır bu topraklarda çok savaş, acı,ihanet ve gözyaşı gördük.
    Çok şükür buradan sökülüp atılmadık.
    Gerilediğimiz zamanlar oldu ama yeninden yay gibi hedefe hızla atılmamıza yaradı.Bu gerilmeler.
    Bugünler gibi yeninden gerilmiş ve Emparyellerin ve onların yerli işbirlikçilerinin üzerine atılacak bir yay gibi hiddediyorum bugünkü durumu.
    Bu vatana ecnebileşenler zaten çoktan tuttu anayurtlarının yolunu.
    Kimi papaz oldu kimi kolpacı.
    Biz şükür buradayız ve burada olmaya devaö edeceğiz.

    • Sayın serdar turhan; “ümitsiz şeytan” demişler… Elbette ümitvarız! Türk milletinin parlak geleceğine olan inanç ve ümidinizi paylaşır, şahsınızda tüm sevdiklerinize sağlık ve huzur dolu nice mutlu yıllar dileriz:)

  6. Benim için her geçen yıl bir önceki yıldan daha kötü geçtiği kesindir. Her geçen sene yeni zamlar yeni diktalar ve yeni salgın hastalıklar yeni katliamlar…
    Yemen’de yuzbinlerce insan ölümle pencelesirken mutlu olmamı beklemek biraz abes olur. Mutlu olan insan varsa onlar da iktidar yanlısı holding şirketlerin sahipleridir. Biz garibanlara mutluluk yasak….
    SAYGILAR SEVGİLER

    • Geçmiş olsun nusret bey, yeni yılda size de acil şifalar diliyorum! “Biz garibanlara mutluluk yasak….” demişsin ama şimdi bi gariban sevici gelse; gariban diye bizi gösterirsin ona:)))

  7. insanlık tarihine baktığımızda çok fazla mutlu dönem yok gibi. daha çok savaşlar ve yıkımlar tarihi. bizler de maddi olsun manevi olsun en büyük sıkıntıların yaşandığı dönemlerin insanlarıyız. özellikle milenyum sonrası. İskandinav ülkeleri gibi uzak ve mutlu bir coğrafyada değiliz. bilakis büyük acıların yaşandığı, ve maalesef daha büyük acıların yaşanacağı bir coğrafyadayız. 2019 çok zor bir yıl olacak ama 2020 kadar değil. lakin her zorlukla beraber bir kolaylık vardır, rahmet, hikmet ve hayır da…
    Yüce Allah devletimize milletimize zeval vermesin,
    gelecek yılların fehmi koruya, yorumcu arkadaşlarıma, okuyuculara başta, herkese rahmet, hikmet ve hayır getirmesini dilerim.

  8. Bizde garanti 30 miliyon mutlu insan vardır!
    Otorite tarafindan haraca bağlananlardan bahs ediyorum.
    Birde onlara kendilerini çok bilmiş zannedenleri eklersek sayıları biraz daha artar.
    İkinci bahs ettiğim mutlularda! Görevleri Fehmi Korunun yazılarına yorum yazan bazi (özeliklede benim yazılarımi) yorumcularin yazılarını tersinden anlayanlarin TÜRKÇE harflerınden her hangi birisi yalniş olunca, hazine bulmuş gibi sevinip mutluluktan ücanlar.
    Gerçi bahsini ettiğim mutlular her nekadada beş altı isim kullaniyor olslada! Olsun bir kişide olsa mutlularin hanesine + olarak yazılıyor.
    Onu bunu bilmem AMA GÜNAHSIZ ÇOCUKLARDAN DOLAYI ŞAHSEN BEN MUTLU DEĞILIM..
    Düşmanımın çocuğuda olsa Dünyanin her yerinde çocukların! Öldurulmesini, işgence cektirilmesini hapishanelerde havasiz kalmasına ve aç birikilmalarına gönlüm razi olmiyor onlara yapılanları düydğüm, gorduğum müdetçede mutlu olmam mümkün değil…
    Çocklarin perişanliklarini gördüğüm zaman hep Melih Gokçeğin öksuzler yurduna yaptığ baskıni hatirliyorum.
    Gökçek Öksüzler yurdunun müdürü iken televiziyoncularla birlikte yurda baskın yapmıştı ve içi pasli pis bir çaydanliğı ordaki çalişanlara göstererek “siz bu çaydanlikda yapılan çayı kendi çocuklarinıza içirirmisiniz”? demişti o olayi hiç unutmam ve o davranışından dolayi M Gökceği hep taktir ederim. Başkanliğa aday olduğunda hic teredüt etmeden ona oy veriyordum ve bu nedenden dolayide hiç pişman değilim.
    Benim bir komşum Ankaradaki öksuzler yurdunda 3 ay çalışmiş çocuklara yapılanlara dayanamamış ve aklıni oynatmişti onun için 2 yıl Istanbulda akil hastahanesinde yatmistı. Ne zaman çocuklara yapıla zülümleri hatirlasa ağlayarak anlatirdi.
    Ben de Annesiz büyüdüm, fakat övey annemiz çok iyi idi oda 2 sene yaşadi, biz tekra annden öksüz kaldik.
    Babam çocuklarını ezdirtmezdi, AMA Annenin yerini kimseler dolduramaz.
    Özelikle bizim Türkiyede öksüzlere karşı çok gadarlar.
    2019 InşAllah çocuklar için barişin ve mutluluğun temelerinin atilmasi, Trump gibi idarecilerininde devletlerin başindan def olup gitmeleri yili olur.
    2019 bariş ve huzur yıli olmasi dileklerimle!
    Yeni yiliniz kutlu ve mutlu olsun.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız