ABD askerleri gidince IŞİD ve YPG ile savaş Türkiye’ye kalacak.. İyi bir şey mi bu?

19

AK Parti’nin itibar ettiği gazetelerin, o gazetelerde yazan ve TV’lerde yorum yapanların ABD başkanı Donald Trump’ın en yakınlarını bile şaşırtan Suriye’den asker çekme kararını sevinçle karşıladıklarını biliyoruz.
Yazısına ‘‘Trump Türkiye ile savaşı göze alamadı’’ başlığını uygun gören biri bile çıktı.
Kararın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Trump arasında yapılan telefon görüşmesi sonrasında duyurulması dikkat çekiciydi; o durum da Trump’ı ikna edenin Erdoğan olduğu yolunda yorumlara yol açtı.
’Güçlü Türkiye, güçlü iktidar’ görüntüsü biraz daha pekişti.
Zihnimde yine de taşıdığım ‘‘Gerçekten sevinilecek bir şey midir bu karar?’’ sorusuna cevap Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’dan geldi.
Kalın’ın dediği şu:

“14 Aralık’taki telefon görüşmesi tarihi bir görüşmeydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın birçok kere söylediği hususun artık burada bir siyasi direktif ya da talimat haline gelmiş olması son derece önemli. Cumhurbaşkanımız, şunu açık ve net şekilde iletti; DEAŞ’ı yenmek bu bölgeden temizlemek için Türkiye ve ABD olarak bizim PYD/YPG terör örgütüne ihtiyacımız yok. Biz bunu Türkiye ve ABD olarak yapabiliriz, bölgeyi istikrara kavuşturabiliriz. Böylece hem Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında önemli bir adım atarız hem de ikili ilişkilerimizde bir sorun haline gelen PYD/YPG/PKK meselesini de çözmüş oluruz. Bu teklif, yeni değil daha önce de yapıldı. Ama ilk defa bu görüşmede bunun karşılık bulduğunu ve bir talimata dönüştürüldüğünü gördük.”

IŞİD ve YPG ile eş-zamanlı savaş

Bu açıklamadan sonra bütün tereddütlerimizi geride bırakıp cumhurbaşkanları düzeyinde ikili görüşmenin Trump’ın kararını etkilediğine ve ABD’nin bölgeden askerleriyle çekilmesine Ankara’nın sevindiğine inanmamız gerekiyor.
IŞİD’in yenildiğini ve ancak pek az unsurunun varlığını sürdürdüğünü askerlerini çekme kararına gerekçe yapan Trump, henüz varlıklarını sürdüren IŞİD militanlarıyla başa çıkmayı Türkiye başta olmak üzere yerel güçlere bıraktıklarını açıklamasaydı ve tabii ABD bölgeden çekilmeden önce şu ana kadar kendisine doğal müttefik olarak seçtiği YPG örgütüne binlerce TIR ile ulaştırdığı ağır silahları da toplamış olsaydı hiç tereddütsüz sevinmemiz gerekirdi.
Kendi hesabıma ben bu âni kararı endişeyle karşılayanlardanım.
ABD’nin IŞİD’e karşı verdiği cephe savaşını Türkiye’nin desteklemesiyle IŞİD’e karşı savaşın bütün sorumluluğunu Türkiye’nin üstlenmesi arasında fark gördüğüm için…
Türkiye, Irak ve Suriye’de varlığını sürdüren sapkın inançlı bir örgüt olan IŞİD (DAİŞ veya DAEŞ de deniliyor) ile savaşın sorumluluğunu tek başına veya Fransa’nın bölgedeki sınırlı sayıdaki askeri gücü ile yerel muhalif milislerle birlikte üstlendiğinde ne olur?
Irak ve Suriye bizim komuşumuz olan ülkeler; oralardan ülkemizin içerisine terörü ithal eder miyiz?
Üzerinde düşünülmesi gereken sorular bunlar…
Daha da önemlisi, ellerinde ABD’nin kendilerine sağladığı ağır silahlara sahip PYD/YPG unsurlarının ne olacağıdır.

ABD’nin eski strajeisinin yeni boyutu?

Amerika bölgeden çekilirken silahlandırdığı unsurların Türkiye’ye düşmanlık etmelerini engellemek üzere çabalar gösterebilir. Silahlı güçleri sınırlarımızdan uzaklaştırabilir, en hasım olanları bölge dışına çıkarır veya kendi ülkesine taşıyabilir.

[Geçmişte, Irak’ın kuzeyinden Guam adasına, oradan da ABD’ye böyle insan sevkiyatı yapmıştı ABD. İsterse yine yapabilir.]

Şimdi ise, hasmane tavır devam edecek ve Türkiye ile bu unsurlar karşı karşıya gelecek gibi görünüyor. Bugünkü gazetelerde Türkiye’nin ABD askerlerinin 60 gün içerisinde bölgeden çekileceği senaryosunu öngören tedbirler almaya başladığı ve bu amaçla Suriye sınırına takviye kuvvetler gönderdiği haberleri var.
Bir yandan IŞİD ile diğer yandan YPG güçleri ile savaşan bir Türkiye haline dönüşebiliriz.
Elbette Türkiye büyük bir ülke, TSK da güçlü bir ordu. Ancak organize bir ordu ile terörü yöntem seçen güçlerin savaşı farklı bir durum. Bunu en iyi bilecek ülke Türkiye, ordu da TSK…
YPG ile hasmane karşı karşıya geliş, onun uzantısı olduğu ve son zamanlarda zayıfladığı görüntüsü alınan PKK tarafından Türkiye içerisinde terörü azdırma yönünde fırsat olarak değerlendirilirse ne olacak?
Daha ötesini düşünmek bile istemiyorum.
Trump’ın Amerikan askerlerini bölgeden çekme kararı, her ne kadar çevresindeki ‘savaşkan’ kadrodan istifalara yol açmış olsa da, bir yönüyle bugüne kadar sürdürdüğü stratejinin yeni bir boyutu da pekala olabilir.
Ülkemizi zayıflatma stratejisinin yeni bir boyutu…
Bu da sevincimizin bir süre sonra kursağımızda kalmasına sebep olabilir.
Umarım, Ankara da, stratejisini, bu yeni gelişmeye göre yenilemiştir.
ΩΩΩΩ

19 YORUMLAR

  1. Bende gecenin yarisindA cok degerli gøruslerinizi okudum buyuk ølcude haklisiniz elbette vatanini seven herkes supe ve tedirginliklerini beyan etmeli banimde gørusum ne gerek vardi suriyeye asker gøndermeye ?bekle sinirlarini koru zaten erinde gecinde girsen bile gere cikacan cumki suriyenin toprak butunlugu var tek asker kaybina razi degilim bizim olmayan savas icin bir askeri cikarmanin maliyeti ?ekenominin durumu ortadayken savas arti para demek

  2. Gidişleri olsun da dönüşleri olmasın! Deaş ve pkk ya karşı mücadele etmek şöyle dursun bir de onları eğitip donatıyorlardı. Türkiye bu terör örgütlerine karşı zaten savaşıyordu, yine savaşırız. Atalarımızın dediği gibi: itin sahibi varsa kurtun da allahı var!

  3. Çok kötü bir oyun oynuyor ABD. Geçmiş tecrübeler bu oyununun kazananının Türkiye olmayacağını söylüyor. Muhtemelen Türkiye ‘ye karşı İran ve Esad ‘ı savaştıracak. Yıkım daha kötü olacak Allah korusun. Sonra dönüp diyecek ki “Bakın ben ABD olarak Suriye’de iken böyle yıkım olmuyordu, ben tekrar Suriye’ye giriyorum “diyecek. Ama çok daha güçlü olarak girecek. Suriye’yi Rusya ile paylaşacak

  4. İnternett bir yazarın Metin Akpinarin.
    Yalnizliğıni ve CHP yide elestiren bir yazisıni okuyunca, paylaşaciğim kisim dikkatimi çekti.
    Vatan sevenlerin gayelerini bunda 5 yıl 8 ay once AKP li Istanbul il başkanin konuşmalarını okuyunca! Partisinin Yanar döner başarilarindan dolayi Kendisini gerçekten hayretler içinde taktir ettim
    ve kendimde ailemdeki akp liler ile birlikte birzamanlar akp yi desteklediğim için tam bir apatl olduğumuzuda kabul ettim.
    Bana aptalliğımi hatirlatan o bölümü de sizlerle paylasmak istedim.
    Tarih 1 Nisan 2013..
    Bırakınız 15 Temmuz’u, daha ortada 17/25 Aralık bile yok.
    AKP İstanbul İl Başkanı Babuşcu, İstanbul Suriçi Grubu Derneği’nin Topkapı’da bir otelde düzenlediği etkinliğe onur konuğu olarak katılıyor ve şunları söylüyordu: “10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde bizimle paydaş olanlar, gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Onlar da şu ya da bu şekilde her ne kadar bizi hazmedemeseler de; diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte bir şekilde paydaş oldular ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak”
    Gelecek on yılda bizimle paydaş olamayacaklar…
    Aslında fişleme listelerinin, soykırımın temellerinin o günden atıldığının bir itirafından başka bir şey değildi bu cümleler.
    Esas can alıcı cümleler ise konuşmanın şu bölümüydü:
    “Devletin kurumsal hafızasına düşülecek notlar açısından AK Parti daha çok daha uzun süre iktidarda olmak durumundadır” dedi.
    Teker teker yaptılar ve 10 yıla yayacaklarını 2013’te söylediler…
    Metin Akpınar’ı ismen zikretmemiş olabilirler ama ağzını açan muhalif sanatçıya hayatı zindan edeceklerini daha o günden kararlaştırdıkları kesin.
    Kendilerinden haz etmeyen herkesi devlet düşmanı olarak gösterip yok etmeye başlayacaklarını 5 yıl önceden haber vermişlerdi…
    Ve devam edecekler kesinlikle.
    Çünkü gitmeyi hiç ama hiç düşünmüyorlar.
    Bedeli ne olursa olsun kalmayı düşünüyorlar çünkü.
    Bunun için gerekirse suç işliyorlar,
    Yalan, entrika, hırsızlık gibi konular için dini fetva bile aldılar o dönem.
    Küçük küçük parçalara böldüler toplumu ve teker teker şeytanlaştırıp çiğnediler…
    Ve bu yalnızlaştırıp yok etme patikasının yolcularından biri oldu Metin Akpınar.

  5. dünya bülteninde
    Irak’ta ölen Amerikalı asker sayısıyla ilgili verilen rakamlar uzun süredir büyük bir gürültüye ve tartışmaya neden olmaktadır. Irak’ta ölen Amerikalı asker sayısını konu aldığımız bu yazıda, ABD ordusunun, direniş gruplarının, bağımsız kaynakların ve Arap sitelerinin yayımladıkları çeşitli rakamları inceleyerek ve yorumlayarak Irak’ta ölen Amerikalı asker sayısının gerçekte ne kadar olduğunu tespit etmeye çalışacağız
    konulu güzel bir makale var. makale farklı rakamları veriyor ve farklı rakamların nedenlerini paylaşıyor.
    (2790 ölü): Amerikan resmi makamlarının açıkladığı rakam.
    (15.000’i aşkın ölü): Bağımsız yabancı kaynakların tahminleri.
    (25.000’i aşkın ölü): Irak’taki direniş gruplarının (Irak İslam Ordusu) açıkladığı rakam.
    (33.693 ölü): Arapça haber sitelerinin (El-Muhtasar) açıkladığı rakam.
    ABD Savunma Bakanlığı, Taliban rejiminin devrildiği 2001 yılından bu yana Afganistan’daki operasyonlarda 2 bin 111 Amerikalı askerin hayatını kaybettiğini bildirdi. gerçek rakamların çok farklı olduğu söyleniyor…
    suriyede ölen abd askerleri için net sayı henüz yok.
    ülkelerinden binlerce km uzakta vatanları için ölen amerikalı askerler ucuz kimselerin ucuz siyaset malzemesi oluyorlar mıdır dersiniz…

  6. 16 yil Turkiyeyi aldıği noktadan daha vahim bir ortama sürükleyip daha sonra suçu baskalarina atarak AF DILEYENLERI’in trolleri tarafindan tapdiklarinin lafina güvenmemizi istemek kadar cahil olmadiğimizi onlara anlata bilmek için bugü 2. yorumumu onun için yaziyorum.
    AKP Barış dönemini gündeme getirdiği zaman pkk nın beli kırilmişi ve darmadağın olmustu! O zaman MHP liler hop oturuo hop kalkiyirdular, ve şunu söyliyordular “terörun beli kirilmis yok olmak üzere ikien AKP onların tekrar toparlanması için ara veriyor, bunlarin derdi bariş falan değil….. saltanatlarıni sürdürmek için terörden nemalanmak. O günlerde konuşulanlari bu gün konuşulmuş gibi hatırladim ve internetten AKP döneminde sadce TSK de verilen şehit sayisini ve bazi sorulari buraya kopiledim…bakalım vatan sever reisciler bunlara nasil bir kılıf uyduracak.
    Not: aslinda kopilemeyi hic sevmem cünķü olaylari ve rakamları pek unutmam, fakat! Bu gibi konularda yazinca yalanlamak icin AKP li troller atağa geçitiğiden dolyi. KOPILEMEYI TERCIH EDIYORUM
    akp döneminde verilen şehit sayısı
    ××××××
    şükela: tümü | bugün soru sor
    2000 akp ortalıkta yok şehit sayısı – 29
    2001 akp ortalıkta yok şehit sayısı – 20
    2002- akp dönemine giriyoruz – 7
    2003 akp dönemi -31
    2004 akp dönemi – 75
    2005 akp dönemi – 105
    2006 akp dönemi – 111
    2007 akp dönemi – 146
    2008 akp dönemi – 171
    2009 akp dönemi – 62
    2010 akp dönemi – 106
    2011 akp dönemi- 51
    2012 akp dönemi -225
    2013 akp dönemi – 61
    2014 akp dönemi- 114
    2015 akp dönemi-219
    2016 akp dönemi- 723
    2017 akp dönemi – 270
    bu rakamlar içinde sivil ölümler yok ayrıca 2016 yılı istatistik verilerine bakınca sivil ölümlerinde ortalama günde 1122 kişi ülke genelinde hayatını kaybediyor bu rakamda bir önceki yıldan toplamda yüzde dört fazla .
    sorulması gereken asıl soru bu ölümler vatanı korumak için verilmekte peki neden bu bedel gittikçe artıyor .
    neden hep iş işten geçip düşman güçler yerleşip yayılıp hazırlık yaptıktan sonra adımlar atılmaya başlıyor.
    önleyici hamleler yapılamıyor ve tespit dahi gündem olamıyor.
    ülke savunmak kutsaldır , rakamlar ise bu konuda siyasi liderlerin başarısızlığını ortaya koymakta.
    kandırılanlar hep aynı ölenler ise her gün farklı
    11.02.2018 00:13 buraklare
    asıl soru kaç akpli milletvekili, milletvekili çocuğu can vermiştir bu çatışmalarda, darbe günü de dahil.
    11.02.2018 00:16 tyyr
    powered by Rubicon Project
    akp bir şeyi yok etmiyorsa ya ona zararı yoktur ya da ona faydası vardır, terör de bunlarda biri.
    

  7. Biz dört kişi bir evde kalıyoruz. Ben konuşuyorum konuşuyorum kimse beni dinlemiyor, hatta üç kişi bir olup bana karşı tavır alıyorlar. Ben de üç gün beş gün sabrediyorum. Bir gün diyorum ki, ben oynamıyorum. İlişkilerimi kesiyorum. Odama çekiliyorum. Ama salondaki sesleri dinliyorum. Maksadım benle didişenler yanlız kalınca birkaç gün cicim günü, sonrası kavga. Kavga hızlanınca odanın kapısını açıyorum, kendime yakın gördüğüm kişiye sen haklısın deyip gazı veriyorum. Sıkıştığında yardımına gelirim diye kulağına söylüyorum. Olay bu.
    Abd dört, beş sene sonrasına oynuyor. Bizi Suriye havasına sokmayan Rusya, bir, iki bilemedin üç sene sonra tekrar sokmayacak. Çünkü bir lider lazım. Rusya o işi bize bırakmaz. Yani dört, beş sene sonra Rusya, İran ve biz kavgalı duruma düşeceğiz. Abd onu bekleyecek. Sonra bize diyecek ki ‘ya canım benim. Biz nato’ da ortaktık. Beni postaladın. Al sana dost.
    Bence öyle. Ha abd çekilmekte samimiyse tabi.

  8. ABD çekilmezse idi ve Ülkeni alalen tehdir eden YGP ile birlikte kalsaydı daha mı iyi olacaktı.
    Zannımca bunu istiyordunuz .Türkiye nin birde harekete yapması ve ABD ile karşı karşıya gelmesini.
    Zannımca sizin de planınınz bozuldu.

  9. Bazı yorumcuların , Türkiye’ye karşı oynanan oyunda başta ABD ve Batı ülkelerine , hatta Rusya ve İran’a karşı oyunu başta kaybedeceği ! , TSK’nın bu işte başarılı olamayabileceği zanları üzüntü verici. Bu yorumcular olaya hiç hazzetmedikleri siyasetçiler nazarıyla bakıyorlar ve onların başarısızlığı için TSK nın bile başarısız olması temennisindeler. Ancak Şanlı Türk ordusu , başlarına hem bizim siyasiler , hem batılılar , hem her ne kadar düşman devlet varsa , bunarın oyun ve desiselerini yenecek güçtedir. Olay Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan , Trump vs çevresinde dönemektedir. Bu yorumcuların yanıldıkları nokta bu . Sanıyorlar ki Türkiye bu oyunda başarılı olursa bu siyasilerin başarısı olacak ? Bu tüm Türk milettini ve şanlı ordusunun başarısı olacak . Şehitler vereceğiz . 1000 yıldır da zaten veriyoruz. Ancak bazı yorumcuların sığ görüşleri gibi olmayacak tarihin akışı . Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ey , AKP ve siyasilerine düşmanlık ettiğini sananlar , AKP ve başındaki zat bir fanidir. Elbet bir gün bu dünyadan göçecektir. Ama Türk Devleti kıymete kadar yaşayacaktır. Biz bu kararlılıktayız .

  10. Patriot hava savunma sistemlerinin Türkiye’ye satışına onay veren ve kongrede nihai kararın verileceği ABD Dışişleri Bakanlığının bu eyleminden sonra Tramp’ın Suriye’den çekilme kararını olası İran operasyonu ile değerlendirmemek eksik olur sanırım.
    Ortadoğu ülkelerinin bir domino etkisiyle birer birer düştüğü ve geriye kalanların öncesindeki ülkenin Suriye oluşu ”sıra kimde?” sorusunu akla getirmiyor değil; nitekim bu konuda Sn. Koru’nun yazdığı birkaç yazı da malumdur.
    İran’ın, ABD’nin Suriye’den çekilme kararının dışında tutularak değerlendirme yapılması Türkiye’nin de uzun vadeli Ortadoğu planlarının eksik kalması anlamına gelir ki; binlerce tır dolusu silahın akıbeti de bu minvalde sorulması gereken en hayati sorudur.

  11. İnsanlık Anayasası
    İnsanlık, işçilik aşamasından ortaklık aşmasına geçmektedir. Faizli karşılıksız para yerine, kredileşmeli altın bonosuna geçmektedir. Veresiye yerine selem sistemine geçmektedir. Merkezi ekseriyet sistemi yerine yerinden nisbi sisteme geçmektedir. Bu büyük değişim tarihin akışı içinde olmaktadır. Bu akışı durduracak bir güç yoktur.
    Suriye ve Irak ömrü tükenmekte olan işçilik düzeninin iç hesaplaşma merkezi idi. Devletler ve Sermaye bunun sonuç vermeyeceğini anlayınca Suriye ve Irak’taki savaşı sona erdirdiler. Tasfiye işini Türkiye ve Rusya, Soçi Anlaşması ile başlayan ve İstanbul’da son toplantısı yapılan tasfiye kararı ile uygulamaktadırlar.
    Trump’un çekilme kararı da o kararların sonucudur. Şimdi mütareke dönemindeyiz. Asıl sorun ortaklık dönemine nasıl geçileceğidir. Akevler’in 50 senelik çalışmalarına göre hazırlanmış Adil Düzen’e göre İnsanlık Anayasası ile geçilebilir. Ancak Akdemir İnsanlık Anayasası Kavramı kitabı ile bu anayasanın gerekçesini açıklamıştır. Kitap onların yayın evlerinde yayınlanmıştır.
    DEAŞ’ın veya PKK’nın tasfiyesi durumunda çıbanın başı koparılıyor. Vücuda yayılıp ölüme sebep olmaz mı? Tasfiye nasıl yapılacaktır?
    Bunun için insanlık anayasasında çözüm bulunmuştur. Yüz lojmanlı apartmalar yapılacak, bunlar o apartmanlarda yerleştirilecek. Kendi bucaklarında özgür olacaklar. Bucak dışına çıkamayacak, eşleri ile çocukları ile orada yaşayacaklar. Sanık olanların dışında herkes bu bucağa girip çıkacak. Sadece onlar dışarı çıkamayacak.
    Sonunda muhakemeleri biter cezalarını doldururlarsa serbest kalacaklardır. Mağdur olanların varisleri de diyetlerini alarak teselli bulacaklardır. Kur’an bütün sorunları çözmüştür. Bütün yazarlara tavsiye ederim önce Süleyman Akdemir’in İnsanlık Anayasası Kavramı adlı kitabını okusunlar. Sonra Akevler’den Adil Düzen’e göre İnsanlık Anayasası’nı istesinler. Email yolu ile gönderilebilir. Onu anlayarak okumaya çalışsınlar.

  12. Hiç şüphesiz savaş istenecek,heves edilecek bir şey değil.Savaş baş vurulacak son çaredir.Türkiye de işte bu son çareye
    baş vurmaya başladı.Zeytin Dalı ve Afrin
    harekatları ile.Ve bundan sonra atılacak adımlarla.
    Teröristler yıllardan beri sınırımızdan girip,
    vurup kaçıyorlardı.Tabi içeride yuvalananlar da vardı.Türkiye son yıllarda
    teröristleri geldikleri yerde imha etmeye,
    inlerinde vurmaya başladı.Bunun faydası da görüldü.
    Yüzlerce kilometrelik sınırımızda teröristlerin yerleşmesine,yapılanmasına, yuvalanmasına,güçlenmesine Türkiye’nin
    seyirci kalması beklenmemelidir. Askerimizin sınırımızın dışına çıkıp
    bu terörist yapılanmayı dağıtması,
    orada emniyet ve asayişi sağlaması
    terör ithali değil,emniyet ve huzur ihracı sayılmalıdır.Bu sayede ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyelilerin ülkelerine dönmesi de sağlanmış olacaktır.Bu noktada askerimizin Suriye’de ABD askerleri ile karşı karşıya gelmeyecek olması,bizim
    açımızdan ABD’nin çekilmesinin iyi tarafıdır.
    Bu IŞİD denilen garabet örgütün askerimiz karşısında tutunabileceğini,bir varlık gösterebileceğini hiç zannetmiyorum.
    Derme çatma,uyduruk bir örgüt gibi geliyor bana.Zaten bu örgütü ABD’nin de ciddiye aldığını zannetmiyorum.Bunu sadece oraya girmek için bir bahane olarak kullandı.Tıpkı Irak’a girmek için Saddam’ın kimyasal silahlara sahip olduğunu dünya kamuoyuna pompalaması gibi.
    Yeni durum inşallah hem ülkemiz,hem komşularımız açısından iyi olur.

  13. amerikanın suriye den asker çekmesini sevinçle karşılayan bir kaç kişi vardır belki lakin daha çok sorularla karşılandı denebilir, sevinç fazla zorlama olmuş.
    ‘‘Trump Türkiye ile savaşı göze alamadı’’ belki iddialı gibi görünüyor ancak suriyeye yapılacak operasyonda gayet ciddi olan türkiyeye karşın abd, ya kalıp bize karşı savaşacaktı ve iki nato üyesi karşı karşıya gelecekti ki bunu dünyaya anlatamazdı ya da çekilecekti. trump Erdoğan telefon görüşmesinden sonra bu kararın alındığını iki taraf ta açıkladığına göre ve trumpın Erdoğan söylediğini yapacak biri şeklinde bir açıklaması olduğuna göre ‘‘Trump Türkiye ile savaşı göze alamadı’’ şaşılacak bir ifade değil gibi. buradaki göze almak korkmak anlamında olmasa gerek. bir terör örgütünün yanında bir nato müttefikine karşı savaşmayı göze almamaktır olsa olsa ki bu da göze alınacak bir şey değil sonuçta…
    güçlü türkiye, güçlü iktidar zaten bazı çevrelerin bütün sorunu bu değil mi?
    abd yi ikna edenin türkiyenin kararlı tutumu olabileceği fikri, iktidarın bunda nemalanacağı, bunun sandıklara yansıyacağı ihtimali bazı çevreler için katlanılabilir değil. yüreklerine sorsan başarısızlığı bile tercih ederler , yeter ki iktidara zarar versin. neyse ki temiz yürekli yurdum insanlarımızın temiz ağızları askerlerimiz ve devletimiz için durmadan dua ediyor.
    kuşkusuz şu anda suriye de kurulabilecek pek çok denklem var, kimi bizim için kabul edilebilir, uygun görülebilir çözüm sunarken kimi de büyük sorun teşkil edecek potansiyele sahip denklemler. abd gitse bile suriye de hala pek çok aktör var ve hemen herkesin burada bir hesabı var. lakin bütün aktörler anladı ki türkiyenin olmadığı bir denklem sahada da masada da kurulamaz. onun için abd başta herkes türkiyeyi yanına almaya çalışıyor. masada olmayanın menüde olacağı söylenen bu kurtlar sofrasında terörle savaştan her zaman galip çıkmış ve çıkacak olan ordumuza devletimize güvenimiz, gelecek ilahi yardıma olan inancımız tamdır.

    • Didem hanım, Amerikanın bu belirttiğiniz gerekçelerle gidebileceğine gerçekten inanıyormusunuz. Trump benim gördüğüm; nerdeyse her olaya ekonomik açıdan yaklaşan ve ekonomik getiri ya da götürüden korunma adına nerdeyse her yolu mubah gören, insani yönü gelişmemiş, bugün dediğini yarın tekzip eden, prensibsiz ve güvenilmez bir kişilik iken bir NATO üyesi ülkeyle karşı karşıya gelmemek için Suriyeden çekiliyor olmasına hiç ihtimal vermiyorum. En iyi niyetli yaklaşımda bile ülkesinin ekonomik olarak getiri ve götürülerini değerlendirmiş ve hesabın negatif çıktığını görünce geriye dönme kararı almıştır diye düşünüyorum. Diğer taraftan Ülkemize ve ordumuza güvenimiz tam tabii ama ABD nin boşalttığı alana talip olan ülkelerle de bir mucadele içerisine gireceğimizi göz önüne alırsak, giderken de sayın Korunun dediği gibi geride ağır silahlarla donatılmış bir PYD, hatırı sayılır bir İşid, bölgeden çekilmeyecek bir İngiltere, Fransa, nufuzunu artırmaya çalışan bir İran, ne düşündüğü konusunda ipucu vermeyen bir Rusya, Türkiyeye dostane yaklaşımları olmıyan bir İsrail ve İsraille son dönemde yakınlaşmış lakin bize karşı güçlü muhalif bir duruş sergileyen Suudlar ve ekonomik olarak darboğaza girmiş, yerel dinamikleri kapsam dışında tutsak bile küresel ekonomik durumu göz önüne aldığımızda daha ciddi bir darboğazın eşiğinde görünen Türkiye.Bütün bunların hepsini bir askeri harekatla bertaraf edeceğimizi düşünmek aşırı saflık olur kanaatindeyim. Mevcut durumun bana çağrıştırdığı tablo mazoşist bir Pollyanna. Trumpın PYD yi silahlandırmasındaki ana neden işid olmadığı gibi bu manevralarının nedeni de bahsettikleri değildir. Bizim çok zeki ve iyi işlenmiş siyasi yol haritalarına ihtiyacımız var. ABD bir taşla çok kuş vururken biz üzerimize gelen taştan sakınmayı başarı kabul ediyoruz. İnşallah bu süreçleri yönetimimiz başarılı bir şekilde atlatır.

      • selamlar alper bey,
        daha önceki yorumlarımda bu çekilme ile ilgili görüşlerimi paylaşmıştım, bunu hain bir plan olarak tanımlamış ve bir hain plan biter bir hain plan başlar demiştim. kabul edersiniz ki her görüşümüzü bir defada yazmak mümkün olmuyor. sadece bir açıyı ele alabiliyoruz bazen bu iki üç paragraf bile eleştiri konusu olabiliyor. bu yorumumda belirttiğim gerekçelerin de toplam içinde payı olduğunu düşünüyorum.
        trump prensipsiz ve güvenilmezdir de prensipli ve güvenilir bir abd başkanı geldi de biz fark etmedik mi dersiniz? hepsi öyledir. abd nin suriye de bir taşla bir kaç kuş vurduğunu düşünmüyorum kazançları kadar kayıpları da vardır. nitekim kendi kamuoylarında suriye politikaları son derece ağır eleştirilere neden oluyor…
        yorumumda pek çok aktör var derken sizin yorumunuzda saydığınız İngiltere fransa iran rusya İsrail başta araplar sırada pek çok ülkeyi kastettim, her biri ile farklı denklemler kurulabileceğini ve farklı sonuçlar çıkabileceğini ima ettim, bunların ne olabileceği fehmi koru makalelerinde yer verdikçe tartışırız diye düşünüyorum. karşılaşabileceğimiz seçenekleri tek tek ele alarak tartışmanın ise daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
        sonuçta suriye dünya farklı bir döneme evrilirken neredeyse her ülkenin kozlarının paylaştığı yer, dinamiklerin çok kısa zaman ölçeklerinde değiştiği bir yer. şartların sabit olmadığı şudur budur demenin çok kolay olmadığı bir yer.

        • Aleykümselam Didem hanım, yorumlarınıza muhalif olmadığımda, sukutum ikrar olarak değerlendirilebilir. Okuyucu yorumları arasında pas geçmediğim tek yorumcu siz kaldınız maalesef. İnşallah sizide kaybetmeyiz. Bence Trump yeni oyun kurdu ya da planının 2. safhasına geçti. Çok eskileri bilmem ama Trump Amerika başkanları içerisinde en atipik olanı, kurnaz, ilkesiz ve pişkin.Bizim Reis dobra, harbi, mert ve son zamanlarında bu özelliklerine kibri de ekleyebiliriz. “Savaş hiledir” (Buhârî, Cihâd, 157; Müslim, Cihâd, 17) buyurmuş peygamberimiz. Yani demem o ki cesaret tek başına yeterli değildir. Öngörüleriniz ve kurguladığınız hareket tarzınızda gerçekci ve ulaşılabilir olmalıdır. Suriyedeki bugünkü durum önceden hesap edilmeli değilmiydi? Bu da liyakatli ve işinin ehli bir ekiple olur. Lider vasıflı kişi bu ekip üyeleri arasındaki sinerjiyi ve ahengi sağlar, bir bakanlık görevini iyi yapamıyor diye onun yerine kendisi göreve atılmasa gerektir. Bizim reis’in yaptığı tam da budur. İngilterede ekonomi yönetiminde şahsım daha etkin olacak demek; bunlar beceremiyor o işe de el atacağım, demektir. Bu tarz bir konunun yani sınır ötesinde yapılacak bir askeri operasyonun iç siyasete alet edilmeye çalışılması, ya da belli siyasi partinin prim yapacağı bir olay haline dönüştürülme çabaları tasvip edilebilirmi?

          • yorumlarıma muhalif olmaktan daha doğal ne olabilir?
            ben de herkes kadar gerek sayın erdoğanın gerek akp nin yanlış tutum ve uygulamalarından rahatsız oluyorum lakin burada öyle çok haksız eleştiriler oluyor doğru yanlış karışıyor ki tam kastım her zaman bu olmasa bile çoğu durumda bazı yönlerden savunmak zorunda kalıyorum.
            bizler burada klavye üzerinde tartışırken genç insanlarımız orada sıcakta soğukta bizler için vatan için savaşıyor, canlarını veriyorlar, vücut bütünlüklerinden oluyorlar.
            bu ne iç malzeme ne dış söylem meselesi olabilir. hayır, tasvip etmiyorum.

  14. Trump gaz vermeyi Erdğanda gaz almayi iyi beceriyorlar….. buna birde danışıkli dövüşlerini eklersek.ABD için hiç bir sorun olmaz fakat vay Türkiyenin halıne.
    Trump’ın Twit inin Turkçeye çevrilmiş hali.
    Cumhurbaşkanı @RT_Erdogan, Suriye’de IŞİD’den geriye ne kaldıysa yok edeceği bilgisini verdi …. o bunu yapabilecek biri, üstelik Türkiye Suriye’nin ‘kapı komşusu’ olmalı. Askerlerimiz evlerine dönüyor!”
    Ben bunlarin (trump ve erdoğan) çesitli tarihlerde danişıkli dövüşlerin yazmiştim ve amerkada ara ve millet vekili bizdede belediye seçimlerini kazanmalari için kavga ediyorla süsü veridiklerini vede olan Turkiye ekonomisine olduğunu da vurgulamiştim.
    Trump ile Erdoğan birbirlerine meydan okuduklari dönemde Fehmi beyin, o günlerde yazdiklari yazilara yaptiğim yorumlarda, Trump ve Erdoğanin kavgaları hakkındakı yazdığım görüşlerimden bazıları şunlardı.
    (Türkiye zam dolusuna tutulmuş Papaz 2 senedir hapisede ABD nin pek sesi çıkmazken,Ne olduda aniden iki tarafda birden karşılıklı atağa kalktilar? “NATO toplantisindan sonra???”
    Trump ABD de cebeleniyor bizdede mualefetin eline tarihi bir fırsat geçmiş 17/25 Araliğin uluslararasi Türkiyeye bir bomba gibi düşecek büyük faturasi ve diğer yolsuzluklarin gün yüzüne çıkmamasi için oynanan oyunun fügüranliklarını de Maalesef Muhalefete yaptıriyorlar çünkü en iyi becerdikleri işlerden biride muhalefeti uyutmak…
    Bu olay Trump ve Erdoğani kurtarma operesyonundan başka birşey değil.
    ABD de seçim var Türkiyedede yakinda yerel seçimler var!!!!!
    Bir düşünelim, ABD Putinin ilişkileri açiklanma arifesi.
    Bizim kıymetli Rızamızda aba altindan sopayi
    yavaş yavaş göstereceği korkularini etrafa salarken.)
    (“Fehmi bey! Öğle işin içinde takas makas olayı yok zaten olmasıda mümkün değil”)
    Nurdan27 Temmuz 2018 at 08:43
    (“Aslında şu andaTrump ve ekibinin başi derte onun için
    Bu tehditler bana biraz danışıklı dövüş gibi geliyor.”)
    (Trumpu ülkesinde kahraman ilan ettirmek için veya kamuoyunun dikkatini başka yöne çekmek için Papazı biraz daha orada tutarlar.)
    (“Bence bu bir Trump’u kurtarm oporasyonu çünku şu an Rusyanin,”)
    Yorumu Cevapla
    Nurdan hanım notunuzu kaydettim ve takip edeceğim bakalım gerçekleşecek mi!..
    Yorumu Cevapla
    Nurdan31 Temmuz 2018 at 17:35
    🤙☺
    Yorumu Cevapla
    Nurdan31 Temmuz 2018 at 17:52
    Necip bey! büyük bir ihtimalle esas seçim tarihinden önce salinir.oda Kasım ayında yapılacak.
    7 Ağustos ön seçim, bunu Trump fanatikleri kazanırsa büyük bir ihtimal Kasımda tahliye gelir, çünkü şimdi hemen gelirdse o zamana kadar millet unutur.
    Tekrar ısıtıp mayalamak için Ekimdeki oy verme sürecini beklerler.
    Ağustos 2018 at 17:29
    Şımdi de sirf seçim kazanmak için! Turkiyeyi Trump, Putin, ve İranin kurduğu tuzağa düşurecekler kimsenin umurunda değil.
    Öğle bir felkete doğru gidiyorzki hemde seve seve….
    Nasil bir millet olmuşuz?
    TC Her kademesinde görev yapmiş! Görev süresincede ne içerde nede dişarda birilerine meydan okuyup kavga etmek şöyle dursun, kimseye kirici laf bile söylememiş
    11.C Baskanina Terörist diyen havuzculara, TC savicilarının kıli dahı kipirdamazken……. diğer taraftan tehdit yok, şahsi hedef almak yok, adamla fikirlerini söyleyince SAVICI bey siz TC başkanını tehdit ettiniz diye 24 saat içinde polisleri evlerine baskina gönderiyor ve haklarinda dava açiyor.
    Peki bu tip yonetim şekline ne derler?
    Orduda pilot, subay, genaral, emniyette polis, kalmadi hepsi teröristlikten hapise tıkıldı….. şimdi sıra fakir fukaranın evlatlarına geldi Süriye batakliğina gönderecekler.
    HAYIRLI UYKULAR TÜRKIYE…
    80 MILIYONUN 30 MILIYONU DEVLET TARAFINDAN HARACA BAGLANMIŞ….DEVLET
    IHALELERI IKI KATINA HEMŞERILERE VERILIYOR…..

  15. Suriye toprakları köstebek yuvalarına dönüşmüştür. Keşke Turkiye’nin dediği gibi olsaydı; bir avuç ypg bir avuç İSİD olsaydı. Satrançta piyonlar vardır. Öncelikle onlar kullanılır. Atlar filler ve şah sonradan oynatilir. ABD kararını hiç de samimi bulmuyorum. Daha önce Afganistan için de çekiliriz demişti. Suriye’de gizli güçler var: İngiltere ve Fransa en büyük güçlerdir. Türkiye bilinmeyen bir labirente sokuluyor. Aslında ABD’nin tek isteği Turkiye’nin suriyenin içine iyice sokulmasidir. Sonra malum. Türkiye tam kazanmışım derken karşısına Fransa ve İngiltere çıkacaktır.
    Her şeyin hayırlısı diliyorum.
    SAYGILAR SEVGİLER

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız