Bir kaybımızın ardından hayat ve ölüm düşünceleri…

58

Bu haftayı ailemiz için önemli bir kayıpla kapadık: İzmir’de yaşayan amcam vefat etti.

Adı Ali Haydar Koru’ydu.

Onun vefatıyla birlikte ‘Koru’ soyadını taşıyan ailenin bir nesli bütünüyle aramızdan ayrılmış oldu. Amcalarım, halam, babam… Hepsini teker teker kaybettik. Onlardan sonraki ilk nesil artık onların çocukları…

Geçenlerde arayan bir dost meslektaş kendisinin Rumeli kökenini hatırlatarak, “Bu toprakların değerini galiba ailelerinin asırlar boyu yaşadıkları toprakları vaktiyle kaybettiğinin ve şimdi yaşadıkları Türkiye’nin üzerine titrenmesi gereken son vatan olduğunun fena halde bilincinde bulunan bizler daha iyi idrak ediyoruz” deme ihtiyacı duydu.

Evlad-ı fatihan

Doğrudur. Literatürde ‘evlad-ı fatihan’ diye anılan, kimi Osmanlı tarafından göz koyulan Rumeli’ye sefere çıkılmadan önce o toprakları manen fethetsinler diye Anadolu’dan gönderilmiş, kimi o ilk gönderilenler eliyle Müslüman olmuş ve bu özellikleriyle çevredeki diğerleri tarafından ‘Türk’ diye anılmaya başlanmış kalabalık bir kitle yerlerinden yurtlarından koparılmak zorunda bırakıldı.

Balkan Savaşı ve sonrasında yaşanan felaketler ile büyük bölümü kaybedilen Rumeli topraklarından…

Ortada dedem, yanında eşi ve çocukları.. 1930’lar.. İzmir..

Koru Ailesi bugünkü Kosova sınırları içerisinde kalan Prizren’den, her şeylerini geride bırakarak, 1922 dolaylarında Türkiye’ye geldi. Ailenin bir bölümü ilk geldikleri yer olan İstanbul’da kaldı, diğerleri yangın yerine dönmüş İzmir’e doğru yola çıktı.

İki yıl önce, bir bayram ziyareti sırasında, o büyük göçün hikayesinin ayrıntılarını amcamdan dinlemiştik. Çok ileri yaşlardaydı, gözünün feri büyük çapta azalmıştı; ancak zihni ve hafızası bir delikanlıdan farksızdı.

Bu arada İkinci Dünya Savaşı sırasında çağrıldığı Asker Ocağı’nda tam dört yıl geçirdiğini, bunun büyük bölümünde her an işgal için askeriyle gelmesi uğursuz beklentisiyle Rusya (o zamanki adıyla Sovyetler Birliği) sınırında tüfek elde nöbet tuttuğunu anlattı.

Radyodan Hitler’in Almanlara Stalingrad’a saldırı emri verdiğini duyduklarında, sınırda nöbet tutan bütün askerlerin “Artık bize saldıramazlar” sevinci yaşadığını o günkü heyecanıyla naklettiğini hatırlıyorum.

Anlattığı şu olay da üzücüdür: O günlerin şartlarında memleketten haber alamıyorlarmış. Babasının aylar önce vefat ettiğini terhis olup İzmir’e doğru giderken, seyahat ettiği vapurda karşılaştığı daha önce tanımadığı bir hemşehrisinden tesadüfen öğrenmiş…

İkinci Dünya Savaşı amcamın özel ilgi alanıydı. Hemen her cephesinde neler yaşandığını, değişik ülkelerden önemli komutanların isimleriyle birlikte, sanki kendisi de orada bulunmuşcasına, ayrıntılarıyla hep anlatmıştır.

Dalya diyenlerdendi

1919 doğumlu olduğuna göre, vefat ettiğinde tam 100 yaşındaydı. Bu durumda ‘dalya’ demiş oldu.

Hiç unutmadığım ve fırsat düştükçe hep anlattığım bir olayı sizlerle de paylaşabilirim.

Epey zaman oluyor: Haber kanallarının birinde sağlık programı yapan bir profesör dostum, programın bir haftasında benim de yer almamı istemişti. Program için bir hastaneye gidiliyor, orada kemiklerin durumu da dahil hemen her konuda sağlık kontrolünden geçiliyordu.

Bu arada, yürüyüş bandı üzerinde efor durumu da ölçülüyor, bunun kalbi nasıl etkilediği de rapora bağlanıyordu.

Programın sahibi profesör konuğuyla sağlıklı yaşam konusunda uzun uzadıya sohbet ediyor, sonunda hastanedeki kapsamlı kontrolden çıkan ve elinin altında tuttuğu raporlardan hareketle konuğunun hangi uzunlukta yaşayabileceğiyle ilgili bir kestirimde bulunuyordu.

Kilom aşırı fazlaydı, efor testinde çakmıştım.

Baktım, profesör dostum raporda gördüklerinden hayli olumsuz etkilenmiş ve bana kısa bir ömür biçmeye hazırlanıyor, kendisini uyarma ihtiyacı duydum.

O sıralar hepsi de sağ olan ve sağlıklı biçimde hayatlarını sürdüren aile büyüklerimin 80’li, 90’lı yaşlarını tek tek sıralayarak…

Doktorum, “Sağlam bir genetiğiniz var, bir de kilolarınıza dikkat ederseniz yok mu?” diye başlayan avutucu bir söylemi benimseyiverdi.

Şimdi o zamanki övünç kaynaklarım olan babam, halam, amcam yok, hepsini zaman içerisinde kaybettik.

Her nefis…

İnsanlar ölümlü, hepimiz sonunda bu dünyayı terk edeceğiz.

Hayatları boyu ticaretle meşgul olmuş bizim ailemizin büyüklerinin hepsi nasıl öldülerse, tamamı gecelerini ve gündüzlerini ülkeye bir şeyler katmak için feda etmiş çoğunu tanıdığım ve sevdiğim devlet büyükleri de hayata veda edip gittiler.

Günü geldiğinde bizleri de aynı akıbet bekliyor.

Önemli olan, henüz can bedenden ayrılmamışken, günlerimizi nasıl değerlendirdiğimizdir. Yanlış işler yapmadan, başkalarına zarar vermeden, kul hakkına tecavüz etmeden, emanete hıyanete kalkışmadan yaşanan bir hayattır değerli olan.

Amcam Ali Haydar Koru’yu kaybettik. Allah rahmetini üzerinden eksik etmesin.

Dualarınızı beklediğini unutmayın.

ΩΩΩΩ

58 YORUMLAR

  1. Allah c.c rahmetiyle muamele etsin. size ve sevenlerine aabri cemil niyaz ederim.Bu arada yazini gerelsiz bulan kardesimize hatirlatmak isterim. bizler once ailemize hizmetle mukellefiz. sayin Koru ilmiyle ailesine vazifesini yerine getirmizs. henuz 45 gun once babami laynettim.ve onun ardindan bpyle bir yazi yazacak platfprmum olsaysi inanin.45 gundur baskaca bir konu islemezdim.

  2. Fehmi bey ,ben Prizren dogumluyum ve 1991deki Yugoslavyadaki içsavaş başladığında eşimle birlikte Istanbula geldik,tıpkı sizin amca ve babanızın ve birçok rumelinin Balkan Savaşı veya 1950lilerde Turkiyeye geldikleri gibi.Sizin Prizren kokenli olduğunuzu birkaç yıl once bir prizrenli arkadaşımdan ogernmiştim ve sizi daha sıkı takip etmeye başladım.Bu vesileyle birşey ifade etmek isterim,sizin SOZCU gazetesi sahibin yargılanmasındaki negatif rolunuzden dolayı ,en yumuşak bir şekilde soylersem, kabul etmediğimi iletmek isterim.Bir takım kirli oyunların maşası olmanız bence ilerki zamanlar gossterecekki,bir hatanın içinde olmuştunuz.Vefat eden Amcanıza Allahtan rahmet dilerim

  3. Hacam başınız sağ olsun Allah size ve yakınlarınıza sabırlıklar versin. Merhuma Allah rahmet eylesin. Rabbim merhumu tüm sevdikleri ile cennetinde buluştursun. Selamlar.

  4. Allah hassaten amcaniza ve dieğer geçmişlerinize, bizimde ve tüm okuyucularınında geçmişlerine rahmet eylesin.
    Her gün yazan biir yazarın yakınının vefatını yazması normaldir.
    Ne güzel fatihalara ve dualara vesile oldu.

  5. Evet, Hepimizi aynı akıbet bekliyor. Ne yazık ki, pek de endişelendiğimiz yok. Halbuki, bunun için pek çok sebep ve kusurumuz var, gafletimiz ve cehlimiz var.
    KORU’nun yazdığı, hatırlatmıya çaliştığı en güzel ve en önemli cümlesi, bence,
    Mü’minler olarak bu gerçeği “…akletmeliyiz” :
    ” …. Önemli olan, henüz can bedenden ayrılmamışken, günlerimizi nasıl değerlendirdiğimizdir. Yanlış işler yapmadan, başkalarına zarar vermeden, kul hakkına tecavüz etmeden, emanete hıyanete kalkışmadan yaşanan bir hayattır değerli olan”. Baki kalan bu KUBBEDE …… HESAP VEREBİLİR olmak… dostlar mezarı terk ettiğinde, korkmadn durabilmek. İman ediyoruz da …….

    İdrak edeceğimiz, şeytanların zincire vurulduğu rahmet ayı Ramazan -ı Şerifi Memleketimize, mazlum ve sahibsiz İslam alemine ve bütün dünyaya huzur ve güzellikler getirecek bir iklim değişikliğine vesile kılmasını niyaz ederken; NEFİS ŞEYTANIMIZA hakim olmak için kerem ve ihsanına layık amellere gark etmesi niyazı ile RAB’BÜL ALEMİNE iltica ederiz. Merhuma ve cümle geçmişimize rahmet dileriz.
    Ramazanımız mübarek ola. Ancak, Amiin diyecek dua etmeli, derler. Bu vesile ile RAB’BÜL ALEMİNİN emirlerine mugayır hal ve hareket ve ahlaktan vazgeçmenin gayretine girmeliyiz, hep birlikte. inşallah. Zira, kusurumuz, günahımız, gafletimiz çok.

  6. Çok şükür ki ölüm Allah ın biz kullarına bedava verdiği kıymetli nimetlerinden biri. Hele ölünce gittiğimiz yerde hesaba çekilmek yokmu. Kurban olduğumun en büyük nimetlerinden. Evet iyi ki yaratmış ölümü yüce Allah ve iyi ki bedava. Allah amcanızı cennetine koysun geride kalanlara sabır versin inşallah.

    • …….
      Dünya’dan bıkmış gibi konuşma, ey Anadolu!
      Hayat büyük bir nimet, hakkıyla yaşamın yolu…

      Bir dünya ki torunlarınızdan ödünç aldığınız,
      Onlara pek iyi bir gelecek bırakmadığınız!….
      …..

    • “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.”

      Sayın Anadolu,

      Ne güzel bir yaklaşım. Haddimiz değil ama tebrikler. Hazreti Yusuf Aleyhisselamın ölümü tercih etmesi gibi.

      Sayın Koru’nun da başı sağ olsun. Cenab-ı Hak Teala rahmet etsin amcasına ve tüm vefat eden yakınlarımıza.

      • “İyi ki yaratmış ölümü yüce Allah, ve iyi ki bedava” deneceği yerde “iyi ki yaratmış hayatı, can vermiş bedava” denmesi yaşamdan yana olmak ve daha güzel bir şey. Öyle olmasa, hayatta bir takım zorluklarla karşılaşıldığında “intihar” seçeneği dinen hoş görülürdü. İhtiyarlıkta, artık bedenen pek işe yaramaz hale geldiğinde dahi “intihar” Allah rızasına uygun bir şey değil. Hz. Yusuf’un kıssasının ayrıntılarını bilmiyorum. Ancak, onda bile diğer bir çok konuda olduğu gibi, hayatı Allah rızasına göre yaşamın önemi vurgulanıyor olmalı. Kötümser olmağa gerek yok. Sadece kendin için değil gelecek nesiller için de daha güzel bir hayatı/dünyayı düşünerek bu yönde üzerine düşeni yapacak ve Allah rızasına göre yaşayacaksın… Yani, “kazan-kazan” amacı ve usülüyle: “sazan sazan”, “yıkan yakan”, “çalan satan”, “yalan dolan” değil….

  7. Dualar
    1960’ta beni Demokrat Partilisin diye resmi görevden uzaklaştırdılar. Bir sene sonra İzmir Hava Eğitim Komutanlığında kontrol mühendisi olarak görevlendirildim. Sivaslı bir lise öğrencisi olan İhsan Emci’nin ısrarı üzerine İzmir Türk Ocağı yönetim kurulunda yer aldım. Türk Ocağı’nın merkezini İzmir Yeşilay binasına taşıdılar. Oranın sorumlu yöneticisi Fehmi Koru’nun babası Muzaffer Koru ile yakın arkadaşı Nureddin Terzioğlu idi. Bu vesile ile tanıştığım Koru ailesi ile yakın dost olduk. Muzaffer Koru Akevler’in kurucularındandır ve bizim kurucu murakıbımızdır.
    Akevler’in bir ödemesi olursa Muzaffer Koru’ya başvururduk. Yakınlım Muzaffer Arslan ona “baba banker” derdi. Bu vesile ile ağabeyi Ali Haydar ile de tanışmış ve sohbetlerimiz olmuştur. Allah’tan rahmet diler, Koru ailesine sabırlar dilerim.

  8. Allah rahmet eylesin ğufran ayı hürmetine cennetiyle serfiraz kılsın.Yakınlarina sabır ihsa eylesin.Hayat bu ‘İnna lillahi ve inna ileyhi raciun’… gerisi boş Fehmi Bey…….

  9. Allah amcanıza rahmetiyle muamele etsin.Mekanını cennet eylesin.Her ölüm insana kendi ölümünü hatırlatı-yor.Hepimiz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz.

    Dünyaya kendi irademizle gelmediğimiz gibi buradan gidişimiz de kendi irademizle olmuyor.Bir damlacık su halinde başladığımız dünya yolculuğunda ne milyarlarca insandan farklı olan kendi simamızı/bedenimizi,ne de kimliğimizi oluşturan başkaca herhangi bir özelliğimizi kendimiz belirlemiyoruz.Kaplumbağanın sırtında taşıdığı evi gibi,içinde dünya hayatımızı yaşadığımız beden kabuğumuzu bize takdir edilmiş son nefesimizi verdikten sonra toprağa bırakıp,yeniden dirileceğimiz bir güne doğru gidiyoruz.Milyarlarca yıldızın aksaksız,muhteşem bir düzen etkisinde döndürüldüğü kainatın içinde bir nokta kadar bile olmayan küçücük dünyamızın,bizimle birlikte aynı zaman dilimini paylaşan -çoklukla farklarına bile varmadığımız-yüzbinlerce tür yaratığı arasında ,(bize büyük)kendi hadiselerimizin şekillendiriciliğinde,bitmeyeceğini vehmettiğimiz bir hayatın akışını yaşıyoruz. Ve bitip tükenmek bilmeyen hırslarımızın kılavuzluğunda herşey bize muhtaç zannıyla kendimize biçtiğimiz büyük kıymet etiketi altında dünyadan göçüp gidiyoruz…Allah hepimize güzel akıbet nasip etsin.

    Bu vesileyle;atmosferine gireceğimiz şeytanların zincirlere vurulduğu rahmet ayı Ramazan’ı ,öncelikle memleketimize,sonrada bütün dünyaya huzur getirecek bir havaya büründürmesini ve sevgiyi,saygıyı,insanlığımızı çoğaltarak hepimiz için güzelliklere vasıta kılmasını yüceler yücesi Yaratıcımızdan niyaz ederek,herkesin Ramazan’ını tebrik ediyorum.

  10. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin mekanı cennet olsun.Geride kalanlara sabır ihsan eylesin.Bizlerede hesabını verebileceğimiz amel ile amil olmayı nasip eylesin.
    Yüce ALLAH Yaşadığımız bu fani dünyada ”kalubelada”verdiğimiz söz üzere son nefesimize kadar “Sıratı mustakım”dan ayırmasın.

  11. Aydınlıktan begümşen ergenekon aktarmış: “…Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu. Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi. Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu; ‘Aleksi’ dedi, ‘Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum, Tanrı’yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama.” (Zorba, Nikos Kazancakis, Can yayınları, 15. baskı, sayfa 257).

  12. Allah’ım ölen merhuma rahmet sizlere de sabrı cemillerini eylesin. Başınız sağ olsun, Allah geride kalanlara uzun ömürler nasip eylesin.

  13. *******
    ….
    Bir gün o ilahi davet gelmişse zamandan,
    Ayrılık vakti gelmiş demektir bu mekandan…

    Geride bıraktığın kubbede her hoş seda,
    Son bir kucaklayacak, sana derken elveda!
    ….
    Bir kuş kanatlanacak kafesten Yunus gibi,
    Ve “gel, ey can!” diyecek kainatın Sahibi!..
    ….
    Kıymetini bilmediğimiz ruh; o emanet!
    O’na kavuşacak, yalnız O’na teslimiyet!
    ….
    *******
    (Allah geçinden versin, devamı bir başka vefat vesilesiyle …)

    Ey Ali Haydar amca, kimbilir nerelerdesin?!
    Selam! ölmüşlerimize, Allah rahmet eylesin!…

  14. Allahü teala rahmet eylesin ,sizin de başınız sağolsun.Belli ki çok üzülmüş ve bu yazıyı yazmışsınız .Ancak affınıza sığınarak ben şahsen özel konuların bu köşelerde dile getirilmesini doğru bulmuyorum; bilmem siz ne dersiniz .Saygılarımla

    • Ali bey! “ÖLÜM” haberi’ni özel konu olarak algılamaniz kendi görüşünüz! Orasi bizi ilgilendirmez….fakat buraya yazmaniz yalnış.
      Birkerece Ölen birisinin bu dünyadan beklediği tek bir şey var helalik ve dua… onun için ölüdüğünü ne kadar fazla insan duyarsa onlarin edecekleri dua ölene faydalidir bundan dolayi insanlari haberdar etmekte başta ölenin yakinlari olmak üzere herksin görevidir….

  15. ALLAH RAHMET ETSİN.
    Başınız sağ olsun.
    Herkese yaratanın razı olduğu uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
    Hepimiz hayat kısa hiçbir sebeple kötülük yapmaya değmez deriz.
    Gel gör ki en küçük geçici menfaatler için neler yapmaktayız.
    Sonra yaş kemale erip geriye bakma fırsatımız olursa sadece elimizde eyvahlar kalacaktır.
    Herkesin; keşke yapmasaydım dememesini dilerim.
    Herkesin; geçmişine baktığında iyi ki öyle yapmışım demesi dileğiyle.
    Herkesin geçmişlerine(hayatta olmayanlarına) rahmet dilerim.

  16. İnna lillah ve inna ileyhi raciun .Rabbim rahmetiyle yargılasın.Mekanı cennet olsun.Geride kalan Koru Ailesinin fertlerine hayırlı,bereketli ömürler versin.

  17. İnne Lillahi ve inne ileyhi recul’un.

    Fehmi bey! Başınız sağolsn.
    Ali Haydar koru amcayada Allah Rahmet Eylesin, mekani cennet olsun.

    Rahmetili Amcaniz babla ayni yıllarda ve ayni mekanlarda askrrlik yapmişlar.
    Mekanlari Cannet olsun, Babamda 21 yıl önce 80 yaşında vefat etmişti.

  18. Kıymetli Üstadım;
    Ailenizin son büyüğü muhterem amcanızın kaybından kaynaklı derin teessürünüze ortak olurken sizlere sabr-ı cemil, merhum amcanıza ve diğer geçmişlerinize gani gani rahmetler niyaz ederim.Mekanları cennet, makamları ali olsun. Rahmetullahi aleyhim ecmeıyn.

  19. Allah amcanıza ve göçmüş bütün aile fertleriniz ile ahirete intikal etmiş bütün İslam ecdadını rahmetiyle muamele eylesin.

    Dün şehid verdiğimiz askerlerimize de Allah rahmet eylesin ve diğerlerimize onları şefaatci kılsın.

    Ulaşmamıza ramak kalan Ramazan ayını hepimize bereketli kılsın Allah Teâlâ ve bu rahmet iklimi dünyamız ve diğer insanları da kuşatsın.

    Ailelere sabr-ı cemil diliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız