CB Erdoğan ‘müdahale’ talimatı verdi, ama… Ben de ittifak tartışmaları konusunu daha cazip buldum…

13

En yüksek makamdan “Gerekli talimatları verdim, belki bu gece, belki yarın, belki yarından da yakın” açıklaması geldi Fırat’ın doğusuyla ilgili; müdahale başlayınca hedefler yalnız karadan değil havadan da vurulacakmış…

Zaten bir süredir ülkenin çeşitli yerlerindeki birliklerden sınıra asker yığınağı yapıldığı haberleri geliyordu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, birkaç zamandır, Washington’dan birlikte müdahale iradesi çıkmazsa Türkiye’nin bölgedeki tehdit unsurlarına karşı kendi başına sınır ötesi harekat başlatacağını duyurmaktaydı.

Şimdi zaman biçmiş oluyor: Bugün… Yarın.. Belki yarından da yakın…

Heyecan yok

Görüş almak için başvurduğum kişiler neden böyle bir şeyin olabileceğine inanmıyorlar peki?

Kimi, ABD’ye rağmen yapılmayacağı görüşünde… Kimi, bütün açıklamaların ABD’yi birlikte müdahaleye zorlama amaçlı olduğuna inanıyor; en sonuncunun da… Kimi de, herhangi bir gerekçe göstermeden “Olmaz öyle şey” diyor…

Hepsi de, biraz sıkıştırınca, Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) son toplantısı ardından yapılan açıklamanın yumuşak dilini hatırlattı.

Reklam

İtiraf edeyim: Ben bu işten bir şey anlamadım.

Devletin MGK’ya da başkanlık eden en yüksek temsilcisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Müdahale çok yakın” açıklamasının hareketlendirmesi gereken medyada da her şey konuşuluyor, ama konuşma konuları arasında Fırat’ın doğusuna müdahale yok. Gazetelerin internet sayfalarında da şu saatte (sabah 05.00) konu gerektirdiği heyecanla ele alınmamış görünüyor; sadece saatler önce yapılmış “Bugün olmazsa yarın, belki yarından da yakın” açıklamasını vermekle yetinmişler.

Medya da mı inanmamış? Hayret.

*****

Tartışmaya değer bulunan konu: İttifaklar…

Ben de diğerlerine ayak uydurmaya karar verdim; başka bir konuyu ele alacağım.  

Siyasetle ilgili herkesin dilinde değil ama dilinin altında ‘seçim’ konusu var. MHP’nin lideri ve başkanlık divanı HDP ile ittifak halinde olduğu için CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu suçluyor; yargılanmasını ve bunun için de dokunulmazlığının kaldırılmasını istiyor…

CHP ile HDP ittifak halinde mi?

Reklam

İttifaklar iki kez yapıldı: Biri, 24 Haziran 2017 genel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde; diğeri de, 31 Mart 2019 yerel seçimi öncesinde… 

AK Parti iktidarda kalmasını sağlayacak bir yol olarak gördü ittifakı ve kendisine en yakın bildiği MHP ile bunu ‘Cumhur İttifakı’ adı verilen çatı altında gerçekleştirdi. MHP de AK Parti ile birlikteliğin kendisine yeni seçmenler getireceği beklentisi içerisinde ‘Cumhur İttifakı’na girdi; hem beklentisi yerine geldi, hem de iktidarın politikaları üzerinde de söz sahibi olmaya başladı.

CHP ile İYİ Parti de benzer gerekçelerle ‘Millet İttifakı’ çatısı altında buluştu. O ittifak içerisine Saadet Partisi girmedi, HDP de alınmadı. İYİ Parti ittifak sayesinde genel seçime girebildi ve aldığı oylarla Meclis’te temsil edilme hakkını fazlasıyla kazandı. CHP de yerel seçimde Ankara ve İstanbul başta olmak üzere çok sayıda büyükşehirin belediye başkanlıklarını ittifak sayesinde elde etti.

Seçimler bitti, ittifaklar da sona erdi.

Elbette, seçim ittifakı sırasında meydana gelen yakınlaşmalar aynı çatı altında hareket etmiş partilerin sonrasında da birbirleriyle yakın temasını getirdi. Hatta ‘Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ile MHP’nin, yakınlıklarını, ‘birlikte iktidar’ gibi değerlendirmeye başladığı da söylenebilir. 

AK Parti ile MHP birlikte ‘iktidar cephesi’ni oluşturuyorlar.

Onlar öyle yapıyorlar diye, CHP ile İYİ Parti ittifakının şimdilerde de devam ediyor olması mı gerekir?

Bana göre gerekmez.

Tabii dört yıl sonra yapılması kararlaştırılmış seçimin tarihi erkene alınmayacaksa…

Yoksa böyle bir niyet mi var?

Daha önce ancak iktidar cephesinin arzusuyla mümkün olabilecek böyle bir ihtimalin neden imkansıza yakın zorlukta olduğunu yazdığım için konunun bu yönü üzerinde durmayacağım.

Fakat ‘iktidar cephesi’ sanki böyle bir ihtimal varmış gibi davranıyor.

Bunun en açık örneği de, HDP kullanılarak, CHP ile İYİ Parti arasına karakedi sokma çabası…

Sanki ‘Millet İttifakı’ seçimle birlikte sona ermemiş gibi davranıyor iktidar cephesi.

Akla gelen sorular

İki partinin -CHP ile İYİ Parti’nin- birbirlerine ters bakar hale gelmesinin bugün için AK Parti ile MHP’ye herhangi bir yararı olabilir mi?

Hani MHP çoğu milletvekili olan bazı üyelerini kendisi ihraç etmemiş, onları böylece farklı bir parti kurmaya kendisi zorlamamış olsa, İYİ Parti’yi de ‘Cumhur İttifakı’ içerisine çekmenin ön çalışmalarının yapıldığı tespitinde bulunabilirdim.

Elbette İYİ Parti’de daha önce MHP saflarında bulunmamış, dolayısıyla MHP liderliği tarafından ters bakılmayacağı düşünülebilecek milletvekilleri de var; gözlerini onlara dikmiş olabilirler.

Olabilirler, ama acaba onlar MHP’yi kendileri için cazip bir yer görebilirler mi?

Görüyorsunuz, bu da en az Fırat’ın doğusuna “Bugün, yarın veya da yarından da yakın” müdahale gibi karmaşık bir konu.

Yine de şu soruyu sorabilirim sanıyorum: Yoksa esas sorun, partileşme yolunda oldukları bilinen yeni oluşumların, artık kamuoyu yoklamalarına da yansımaya başlayan biçimde, siyasetin yeni cazibe merkezi haline dönüşmelerinin doğurduğu endişe olabilir mi?

ΩΩΩΩ

[Bu yazının Bernar Kutluğ tarafından yapılan İngilizce tercümesi için]

13 YORUMLAR

  1. Olur mu saptan seker..? Sonucta memlekete aklibasinda bir muhalefet de lazimdir. Nihayet yeni diye buldugumuz can simitleri meger daha once akpartinin deneyip de hurdaya cikardigi kabak lastiklermis iyi mi..? Yani kullanildiktan sonra disi tirnagi iyice korelip silinmis agir vasita lastiklerinin sanayide yeniden kaplanarak bi sure daha karayollarinda kullanilmasi gibi bi durum var ortada. Yalniz bu “kaplama” lastiklere pek guven olmaz; butceden tasarruf edeyim derken maazallah bazen cok daha agir ve masrafli durumlara da yol acarlar..! Simdi bu siyasetci eskilerine istediginiz kadar kaplama yaptirip cila cektirin, pek dikis tutmazlar gibi geliyor bana ama neyse… Bize disli siyasetciler lazim; eski turkiyenin el etek opmekten dudaklari kagsamis zubukzadelerine karnimiz tok… Bir donem akpartide yer almis/gorev yapmis malum sahsiyetlere o zamanlar yapmadigini birakmayan muhalefetimizin bugun ayni kisilerin arkasinda hizaya gecerek hukumetimize karsi onlara umut baglamis olmasi ne kadar da ibretlik bir durum…

  2. Tayyip Edoğanın artık Türkiye katacağı bir değeri kalmamıştır.
    Ne sosyal, nede Ekonomi konusunda.
    Ekonomi konuşulmasın diye gündemi değiştir suriyeye gir.
    F-16 Savaş Uçağının Bir Saatlik Uçuş Maliyeti 250 Bin Lira, diğer masrafları düşünün.
    Amaç ekonomi gündemde olmasın.

    Bu masraflarda yakında vergi olarak dönecektir.

    Barışcıl, masrafsız yollar dururken. (Bir sürü garip insanlarında ölmeside var. )

    ABD’nin 10 yıl önce Irak’ı işgal etmesinin faturası resmi rakamlara göre yaklaşık 800 milyar dolar, ancak dolaylı maliyetlerle bu rakam 4 trilyon doları buluyor.

    • Bu yolları git PKK ya anlat bakalım anlayacak mı ?
      Bir Rusya ya anlat ?
      ABD ye ne işin var Suriyede diye sor .
      Ondan sonra gel Türkiye Cumhuriyeti Devletine sor birader.

  3. Ben yorumumu yazının son paragrafı
    üzerinden yapacağım.

    Fehmi Bey,kankası Abdullah Gül’ün,Ali Babacan’a kurdurduğu partinin cazibe merkezi olmaya başlamasından dem vuruyor ama nedense anketlerde oyunun yüzde kaç göründüğüne hiç değinmiyor.
    Anlaşılıyor ki kayda değer bir oyları yok.Buradan şu sonuç çıkar:Demek
    ki Abdullah Gül ve onunla birlikte hareket
    edenler daha önce geldikleri makamları
    Erdoğan’a borçluymuşlar.Biz bunu zaten biliyor ve söylüyorduk.Şimdi kendileri kurdukları parti ile boylarının ölçülerini almış,bu gerçeği tescil ettirmiş olacaklar.

    Ama şurası var ki,Ak Parti’den yüzde bir,yüzde iki oy tırtıklasalar bile kendilerini
    en yüksek makamlara getiren partilerine ve seçmenlerine kötülük yapmış olacaklar.
    Bu da onların bir ayıbı olarak tarihe geçecektir.

  4. AKP=Erdoğan dinci-dinbazları, MHP=Bahçeli ile HDP ise ırkçıları temsil ediyor. Yakın dönemde bunların toplam oyları %70’e kadar çıkmıştı, şimdi %50 kadar. Akılcı ve sağduyulu bir sosyal-siyasi hayat için bu oranlar zehirleyici düzeydedir. Nitekim Türk milleti zehirlendi ve şimdi panzehir arıyor.

  5. soruyu şöyle sorarsak cevaplar belki kendiliğinden bulunur:
    fırat doğusu bizim toprağımız mı? oradaki birilerini! oradan kovmak mı istiyoruz? kovmalımıyz? kovmak bizim işimiz mi? kovmak mümkün mü?
    buraya yüzlerce konteyner yığan güç yarın gitmek için mi gelmiş?
    giderse ne olur? gitmez se ne olur?
    bu topraklar esedin kontrolundeydide ne oldu?
    buradaki tankın topun yönü bize mi dönük, doğuya mı?
    birtek askerimin burnu dahi kanamadan burada ben istediğimi alabilirmiyim? sınırımı güvenceye alabilirmiyim? yarın esedle yada başka avaneleriyle karşı karşıya gelirmiyim?
    bu konu iç siyaset konusumudur? ne gerek var? kapattım..
    İÇERDE: tüm olumsuzluklar akp ye eksi olarak yazılıyor!
    olumlu! (ne varsa?) olursa yanındakilere!..
    demekki sisitemde düzeltilmesi gerekn birşeyler var:örneğin ititfaklar neden süresiz olur? seçimden bir ay önce niçin bitmez?
    seçinden önce x şehrinde A+h, ile C+i ile niçin ittifak yapmasın?
    seçimden sonra en yüksek oyu alan parmağını ağzına götürür ve karamela sepeti ooo diyerek ya şundadır ya bunda diyerek hükümetini, proğramını, süresini belirler halka açıklar. gerekirse güven oyu ile teyit eder!
    K.Kılıçdaroğu yıllarca türbanlılar üzerinden siyasetin yanlışlığını söldi.
    aynı şeyi H.. partisin kullanarak ittifak oyunuyla yapıyor olamazlarmı?
    bu partiye oy verenler bilimiyorlarmı sanıyorsunuz bu ülkeyi bölemeyeceklerini? başka güçlerin kendilerini kullanmaya çalıştığını!
    artık bu ülke cumhuriyetin, yeni bir devletin ilk kurulduğu günlerdeki gibi birtakım zorlukarı aşamayacak kadar zayıf değil!zannettiğinizden de daha güçlü bir ülkeyiz! masada diğer koltuklarda kim oturuyor bakın görürsünüz!
    h partisinde..
    bebek katilinde..
    tarkat cemat sorununda..
    oyuna gelmiyor muyuz sizce?
    örneğin amrkanyadaki suçlu gelse:
    hangi suçlardan yargılanır sizce dersiniz?
    kaunlarımızı zamana, geleceğimize göre tedbir alarak oluşturup yerine oturtamazsak, günübirlik kişilere göre ayarlama yaparak, üç beş itten korkarak, yada suçu birine atıp sütten çıkmış ak kaşık gibi ikiyüzlü davranarak sadece kendimizi kandırırz..
    daha dün babasının canı anasının ciğeri diye kucağımızda hop hop hoplattığımız, başka ülkenin vatandaşını nerdeyse yanına kanka olarak montajladığınız ses çıkarmadığınız bebelerden korkar, onu nerdeyse meydanlarda ip atarak boğacak hale getirilmişiz!!! ne oluyor bize? biz neye dönüşüyoruz?
    linç kültürüyle, ayağına çelme takmayla nereye kadar?
    bu ülkenin gelenek görenek adap edep tevazu değerleri nerede?
    sadece ok atmayla hedefe ulaşılır mı ki!..

  6. İTTİFAKLAR : Olması muhtemel ve toplum tarafından da normal görülecek ittifaklar , CHP-HDP , AKP-MHP , İYİ PARTİ- SP-BABACAN -DAVUTOGLU Ahmet şeklinde olmalıdır . Bunun dışındaki ittifak tercihleri seçmen nezdinde ters teper . Örneğin İyi Parti , CHP HDP ittifakında yer alırsa oy falan alamaz . Babacan da Davutoğluna daebe sonrası tavırları sebebiyle olda gerek Davutoğlu Ahmet Paşa’ya pek sıcak bakmaz ama saydığım ittifak senaryolarının hepsi içinde birbirlerine muhtaç durumdalar . Fırat’ın Doğusuna operasyon olacağına inanmayanlara ise gülüp geçiyorum . Bu operasyon ABD yola gelmeyeceğinden er ya da geç olacak .

  7. Nihayet duymak istediğim bir yorum okudum. Gerçekten ne ittifakı? İttifak seçimde olur o da yapıldı bitti. SP, CHP, İP, HDP’nin ortak yanı muhalefet partileri olması bu da doğal bir ittifaktır mecliste. Garip olan MHP’dir. Muhalefet partisidir, yürütmede hiçbir yetki ve görev almadığı halde aşırı bağlı bir koalisyon ortağı gibi davranmaktadır. Diğer yandan İyi parti ile CHP’nin arasını bozmaya çalışmak stratejik bir hatadır. Çünkü CHP alacağını alır, adayları ile daha çok veya daha az alabilir. Ama İyi parti, yeni gelecek partiler ve SP ile biraraya gelirse AKP’den çok oy koparırlar.

  8. Bu tip söylemlere, milletin karni tok bundan sonra atilan palavralar, için midelerinde yer kalmadığından dolayı, artik yutmiyorlar.

    Yaptikları zamlar, çökertikleri ekonomi, + dünyda türkiye dostu birakmamiş, Devletin arazilerini ve fabrikalarini yandaşlara peşgeş çekmişlerin sallanan koltuklarini tamir edebilmek için en iyi malzeme savaş çığlıklari atarak dikkatları başka tarafa cekip milleti uyutmak.

    Atalarımiz keyf için dememişler söyle dostunu söyliyeyim kim olduğunu

    Dünya liderınin Şu anki ikili oyun kurmada ve oynamada her biri bire profösyonel olan dostları Trump,Putin,Çin lideri ve Iran, devleti. Bunlar, Araplari zaten birbirine kirdiriyorlar,Türkleride on parçaya bölmüşler oda yetmezmiş gibi üzerımizide ölu topraği ilde kapatmişlar.
    Etrafımiz cayir cayir yaniyor.
    Irana baktığımiz zaman nedense ıçi pek karişmiyor. Yalniz, İran her zaman ABD ile kavgali gözüküp, Türkiyeyi çökertmesinide iyi beceriyor.
    Cünkü iranin yüzunden ABD avukatlarina ve mahkemelerine miliyonlarca dolar akıtiyoruz

    Bana öğle geliyorki yakında Bahceliye
    dua edeceklerin sayisi epeyce artacak.
    Adamcağız seçmenlerine karşi bayağı mahcup oldu.6 ayda bitire bileceğini düşündü, fakat işin içine girdikten sonra umduğundan daha çetin bir ceviz ile karşlaşti ve 21 ayda dahi bitiremeyince üzüntüden hasta oldu.
    Alhahtan tünelin ucu görünmeye başladı.
    Yoksa, yeni bir yalan fabrikasi açmak zorunda kalırdı.

  9. Sp genel seçimlerde millet ittiafakının bir üyesi idi.hatta ittifaka dahil olmak dışında CHP listelerinden 9 aday gösterdi ikisi kazandı.hiç ittifaka girmemiş gibi yazmışsınız.
    Gönlünüzden geçeni gerçek gibi yazıyorsunuz.yeni partilerin cazibe merkezi olduğu yok.adil gürün yeni anketine göre Babacan %1.5 Serok Ahmet %05 seviyesinde.
    Devlet bey iyipartiyi hem yaptığı çağrı hemde uyguladığı politikalarla zayıflatıyor.mhpden ayrılıp ANAP Dyp ye yada BBP ye gidenler dönünce vekilde oldu bakanda oldu gnl bşk yardımcısıda oldu.o nedenle iyipartiden dönecek olanlar siyasi ikballeri nedeniyle çekinmez.

  10. Yeni oluşumların siyasetin yeni cazibe merkezi haline dönüşmeleri elbette büyük bir etki oluşturuyor, öyle ki; mevcut bütün partiler; AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve HDP bile ona karşı Ittifak içerisine girebilirler.

    Tabi ki mübalağa yaptım ama bir düşünsenize; böyle bir şeye -yeni oluşumlara- siyasete renk ve heyecan getirecek, bozulanı tamir edecek -mevcutların beceremediği- bir harekete ihtiyaç yok mu ülkemizde?

    Elbette ki var; işte beklenen bu ve bu hareket içinde olanlar bunu iyi bellemesi gerekiyor.

    Yani, ülkeye nefes aldıracak, girdiği girdaptan çıkartacak bir “el birliği”ne ihtiyaç vardır. Yeni oluşumcular bunu görmezden gelemezler.

    Gül’ün himayesinde Babacan’ın başkanlığında kurulmasını beklediğimiz parti bana umut veriyor.

    Açıklanmasına az bir zaman kaldı belki ama, çalışmanın kuruluş sonrasına da sarkacak bir kapsamlı hareket içinde olduklarını görebiliyoruz.

    Bundan, iktidar partileri -AK Parti, MHP- kadar muhalefet partileri de olumsuz etkileneceklerini biliyorlar.

    Öyle olmalı ki, bu yeni oluşum/lar yaşadığımız ‘cebri ittifaklar’ dönemine de bir son vermeliler.

    Bir arada olmasını asla düşünemeyeceğimiz partileri bir araya getiren ve hatta”ülkü birliği” içine sokan neden, uzun iktidar döneminde ülkeyi ve siyasi sistemini buna mecbur bırakan AK Parti ve yanlış yönetimidir.

    Iktidarda kalmaya devam etmek için her yolu mubah gördü AK Parti ve her yolu da denedi.

    Bugün MHP ile bozulmaya yüz tutan ittifak ilişkisinin yerine İYİ Partiyi ikame etmeye çalışan kalemler var ama HDP’nin de sırada beklediğini unutmamak gerekir.

    Bu kadar”oynaklık” içersinde bulunan bir siyasi tablodan neş’et eden iktidar/lar elbette ki dış politikada da tutarlı bir yol izleyemez, doğru ve inandırıcı olamazlar.

    Dolayısıyla bütün “dış politika çıkışları” geri teper..yaşayarak öğreniyoruz.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız