Her şey sütliman sanırken ABD’de Türkiye’ye dönük yeni bir şeyler oluyor… Haberdar mıyız?

28

Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bugün Soçi’de Rusya Federasyonu başkanı Vladimir Putin’le buluşuyor. Buluşmanın amacı Suriye’deki gelişmeler…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kısa süre sonra (13 Kasım günü) Washington’da ABD başkanı Donald Trump’la da görüşmesi bekleniyor; o görüşmenin ana konusu da Suriye’deki gelişmeler olacak…

Gazeteciler önüne çıktığında Trump’a mutlaka yöneltilen sorulardan biri o ziyaretin yapılıp yapılmayacağı oluyor… Amerikalı gazeteciler “Hayır, yapılmayacak” cevabını alırlarsa rahatlayacaklar.

Verdikleri izlenim bu.

Türkiye’ye ‘askeri müdahale’?

Dün çok garip bir olay yaşandı. ‘Silahların susması’ konusunda mutabakat sağlamak amacıyla üç gün önce Ankara’ya gelen Amerikan heyetinden dışişleri bakanı Mike Pompeo dün CNBC televizyonuna çıktı ve Wilfred Frost’un sorularına cevap verdi. Fazla uzun olmayan (11 dakika 49 saniye sürüyor) mülakatın ardından, CNBC kanalı, internet sitesinden “Pompeo Türkiye ile kriz konusundaki soruya cevap verirken, Trump’ın gerekirse askeri harekata girişmeye ‘tam anlamıyla hazır’ olduğunu söyledi” başlıklı bir haber yayınladı.

Türkiye ile ABD NATO’da müttefik iki ülke. NATO ana sözleşmesinin 5. maddesi üye ülkelerden birinin saldırıya uğraması durumunda diğer üye ülkelerin onun yardımına gitmesini öngörüyor.

Trump kızdı ve “Hadi, Türkiye’ye saldıralım” dedi, NATO’nun diğer üye ülkeleri Türkiye’nin yardımına gidecek mi? 

Reklam

Laf olsun diye sordum bu soruyu; çünkü Pompeo CNBC kanalında konuşurken, CNBC internet sitesinde manşet yapılan o cümleyi Türkiye için söylemedi. İngilizce bilenleriniz kendileri de izlesinler diye mülakatın bütününü buraya iliştiriyorum.

Pompeo’nun CNBC mülakatı

Pompeo garip bir soruyu anlamıyor ve tekrarlattırıyor. Gazeteci Türkiye’ye uygulanan ekonomik yaptırımların ancak birkaç gün sürdüğünü, bunların zaten etkili olamayacağını söyledikten sonra araya İran’ın Suudi Arabistan’a saldırısını da ekleyip ‘askeri harekatla mukabele edilmesi gerekmez mi?’ gibi bir soru yöneltiyor.

Sunucunun kastı “Türkiye’ye askeri müdahale”, bu kesin…

Ancak Pompeo işte bu anlamsız soruyu anlamıyor ve tekrarlanmasını istiyor. Sunucu “Bölgedeki olumsuz gelişmelere ABD’nin askeri harekata girişmesi için ne gerekiyor?” diye özetliyor sorusunu; onun kastı hala Türkiye’ye askeri müdahale… Ancak, Pompeo’nun cevabı Türkiye ile ilgili değil; o ülkesinin Ortadoğu’daki askeri varlığının devam ettiği mesajını vermek için mülakatı kabul etmiş besbelli; o sebeple hemen önceden hazırladığı cümleleri sıralıyor:

“Amerikan çıkarlarının tehlikede olduğunu gördüğümüzde veya dünya çapında temel ölçülerin geçerliliğini sağlamak için elimizdeki bütün güçleri kullanacağız. Ekonomik güçlerimizi kullanmamızdan söz etmiştiniz, kesinlikle onu kullanacağız. Diplomatik güçlerimizi de. Bizim tercihimiz bunları kullanmak. Biz barışı savaşa tercih ederiz. Ancak kinetik eylem veya askeri eylem gerektiren durumlarda da, şunu bilesiniz ki, Başkan Trump o tür eylemi de kullanmaya tamamiyle hazırdır.”  

Bana göre bu sözler Türkiye’ye yönelik değil.

Uzun uzun bu konuyu neden ele aldım öyleyse?

New York Times’ta da manşet Türkiye

Reklam

Şundan: ABD’de bir çevre, medya desteğiyle, Türkiye’yi gözden çıkarmış görünüyor. Ekonomik yaptırımları küçümsemeleri bundan. Daha ağır yaptırımlar uygulanmasını istiyorlar. Bu yolda ilk adımı da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 13 Kasım Beyaz Saray randevusunu iptal ettirerek atma niyetindeler.

CNBC mülakatı bu yolda bir girişim bana göre,

Aynı gün (dün) New York Times gazetesinin ilk sayfası manşetlerinin ikisi de Türkiye’ye ayrılmıştı.

New York Times.. dün..

En görünür yerdeki manşette, Türkiye’nin müdahalesi sonrasında ABD’nin müttefiki SDF’nin tehlike altına düştüğü -alt manşette ‘ethnic cleansing’ ifadesi de kullanılarak- veriliyor; onun yanına iliştirilen ikinci manşette ise Suriye müdahalesi sonrası cesaretinin arttığı belirtilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi nükleer güç yapma niyetinde olduğu iddiası yer alıyor.

Gazetenin içerideki iki sayfası Türkiye’ye ayrılmış durumda.

Ona bakamadım, ama muhtemelen Washington Post’ta da böyle sürpriz Türkiye haberleri mutlaka vardır.

Ne oluyor dersiniz?

Endişem, bu soruyu devletin ilgili birimleriyle yöneticilerin sorma ihtiyacı duymamaları ihtimali…

Medyanın -bizimkiyle birlikte yabancıların da- fazlaca gazına geliniyor ve yaşanan ânın önümüze getirdiği sorunları ciddiye almak yerine, içeriye dönük propaganda saldırısından o saldırıyı yürütenler de etkileniyor…

Hiç değilse benim hissettiğim bu.

Hiçbir şey olmuyorsa da…

CNBC’nin Pompeo mülakatının kanalın internet sitesinde içeriğinin farklı değerlendirilmesine ilk itiraz etmesi gereken, mülakatı veren ABD dışişleri bakanı olmalıydı. Üzerinden saatler geçmesine, mülakat Jerusalem Post gazetesi dahil pek çok yayın organında CNBC’nin yansıttığı biçimiyle yayınlanmasına rağmen, “Gerekirse Türkiye’ye karşı askeri operasyon da yaparız” anlamı verilen cümlelere, Pompeo’dan veya bakanlığından herhangi bir düzeltme gelmedi.

Amerikan dışişleri bakanlığı mülakatın tam metnini sitesine taşımakla yetinmiş…

Her ne kadar ben “O sözler Türkiye’ye yönelik değil” desem de olan şu: Mülakatı yapan TV kanalı “Türkiye kast ediliyor” diyor ve Pompeo’nun başında bulunduğu bakanlık da mülakat metnini aynen alıntılayıp başka bir açıklama getirmiyor.

Bir AK Parti büyüğünün izinden giderek ben de bu yazıyı “Hiçbir şey olmasa da kesin bir şeyler oluyor” diyerek bitireceğim.

ΩΩΩΩ

28 YORUMLAR

  1. Güzel kız Miss Turkeyi Mr Pati ve Mr Tramp almak için kapışıyor. Tramp garip anlaşılmaz danslar yaparak etkilemeye çalışıyor ama bu kızın kafasını fena karıştırıyor. Bu arada Pati Matruşkayı bir bir açarak içinden süpriz hediyeler çıkarıyor ve kızın dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu duruma kızan Tramp twitterın başına geçiyor ve saydırmaya başlıyor. Bu işten canı sıkıldığını gören Pati kızı alıyor ve dondurma yemeye götürüyor. Kızın tekrar Trampa dönmesinden korkan ergen yakınları alalacele kızın parmağına S400 yüzüğü taktırıyor. Tam onlar ermiş muradına derken Tramp Rızayı çağırıyor. Bakalım Rıza bu düğüne engel olabilecekmi?

  2. Profesyonel yönetici mantığı: “İşlerin iyi gittiğinden emin değil isen, kötü gittiğinden emin olabilirsin”
    Kabile yöneticisi mantığının tam tersi.

  3. Merak etmeyin hiçkimse Türkiye’ye askeri müdahaleyi göze alamaz. Türkiye gözden çıkarılamayacak kadar büyüktür. Gözden çıkaranın gözüne batar

    • türkiyedeki insanlarda mı bende mi gariplik var.
      – Sağolasın Ozan! rahatladım valla.
      – gazetenin “abd, türkiyeye karşı askeri müdahaleye hazır” demesi ve abd yönetiminin bunu yalanlamaması türkiyenin uluslararası arenada düştüğü felaket durumu yeterince anlatmıyor anlaşılan.
      – Ya da, yorumuna iyi yönden bakacağım:
      – “Bu arkadaş, kötünün kötüsü var diye teselli buluyor” diyeceğim.

  4. Ne Oluyor?
    Derin Sermaye (İsrail sermayesi) dünyayı yönetirken Harun Reşid’in siyasetini kullanıyor. Önce yok sayıyor. Sonra saldırıyor, sonra ajanları ile destekliyor, büyütüyor. Sonra hayale kapılanların ipini bir bir çekiyor, birden yıkıyor. Tanzimat’tan beri hep bu oyunu Türkiye’ye oynuyor. İmparatorluğu Cumhuriyet ile yıktı. CHP’yi Demokrat Parti ile yıktı. Demokrat Parti’yi ordunun darbesiyle yıktı. Orduyu 71’de yıkacaktı, olmadı. 80’de yıkacaktı olmadı. 28 Şubat’ta yıkacaktı, olmadı. Danıştay olayları ile yıkacaktı, olmadı.15 Temmuz’da yıkacaktı, olmadı.
    Türkiye’de Milli Görüş ve Adil Düzen gelişti. Sermaye bunu Gülen Cemaati ve AK Parti ile yıkacaktı, başardı. Sonra da AK Parti ile Gülen Cemaati’ni çatıştırarak yıkacaktı, başaramadı.
    Türkiye’de Adil Düzen harekâtı ile önce İran devrim yaptı. Sonra Sovyetler devrim yaptı. Sonra dünya solu Sermaye’nin emri dışına çıktı. Sonra ABD’de askerleri öne geçirdi. Şimdi dünya orduları iş birliği içinde Sermaye ile savaşta. Türkiye ve İran da onların yanında. Pompeo’nun söylediklerini çarpıtan Sermaye, belirsiz ifadelerle söyleyen bakan. Tekzip etmeyen bakan. Çünkü henüz Sermaye yenilmiş değildir. Dolar hala onun elinde ve dünyada herkesi Dolar ile istediği istikamete yönlendiriyor.
    Türkiye Dolar’ın hükümranlığına son verecek güçte. Akevler’in geliştirdiği altın bonosunu bir gecede kurar ve dünyanın süper gücü olduğunu ilan eder. İstanbul kuyumcularının çıkaracağı altın bonosu bir anda yıldırım hızıyla dünyaya yayılır ve üçüncü cihan savaşına imkan kalmadan Sermaye teslim olur.
    Sermaye ile İsrail oğullarını birbirinden ayırmamız gerekmektedir. İsrail oğulları Allah’ın uygarlaşmada öncülük yapsınlar diye görevlendirdiği bir kavimdir. Kıyamete kadar varlıkları devam edecek ve insanlığa hizmet edeceklerdir. Bunu Hristiyanlar ve Müslümanlar iyi bilmelidirler. Zafer devletlerin olacaktır ama İsrail oğulları bundan zarar görmeyecek bilakis yeniden büyük ekonomik imkanlara kavuşacaktır. Uluslararası savaşacak orduları ve silahları olmayacak. Onlar ilim ve ticarette hizmet verme ile görevlidirler. Hristiyanlar sanayide görev görürler. Türkler de yönetimde ve askerlikte öndedirler. Allah böyle görev taksimatı yapmış. Çin ve Hint’e ise batıyı denetleme görevi yüklenmiştir. Eğer biz, Hristiyanlar ile Müslümanlar savaşmaya başlarsak o zaman Çin ve Hint dünyaya hükmetmeye başlar. Yoldan çıkan insanlar (Hristiyan ve Müslümanlar) gerekli dersleri alırlar.
    Soçi ve akabinde Washington görüşmelerinde Kur’an’ın verdiği haberleri değerlendirirse insanlık ortaklık düzenine savaşsız geçebilir.
    Yazılarımı okumuyorlar. Başlarını kuma gömerek avcıdan gelen kurşunların onlara çarpmayacağını zannediyorlar. Bizim yazılarımızı okumamaları bize zarar vermemektedir.

  5. milliyetçilerle islamcıların ülke gibi dertlerinin olmadığı son 17 senede çok net olarak ortaya çıktı. onların dertleri, rahat, lüks beleş yaşam ve cepleri. Bütün yaptıkları da bunları sağlamaya yönelik. Bu durum, son zamanlarda öylesine net ortaya çıktı ki, ülke zararına olduğu çok net olan konularda bile, cepleri için herşeyi yapmaktan vazgeçmediler.
    – ancak artık kara göründü. ceplerini doldurmak ve iktidarlarını sürdürmek için yaptıkları ve daha önce işlerine yarayan kararlar, tavırlar ve söylemler artık ters tepmeye başladı.
    – Şu an, bataklığa düşmüş ve kurtulmak için çırpındıkça daha da batan konumundalar.
    – ülkeyi bitirdiler, buna rağmen, iktidarlarını sürdürmek için dış düşman peşine düştüler. şimdi ise, dışarda yaptıkları da kendilerine ayakbağı olmaya başladı. Her hareketleri, her yaptıkları, her söyledikleri, doğru bile olsa (ki doğru davranmaları mümkün değil), artık kendi sonlarını hızlandırıyor.
    – akp ve mhp yöneticileri durumun ne kadar farkında bilemiyorum. Ancak, özellikle akplilerin bu gerçeği artık kavraması lazım. Özellikle akpliler diyorum çünkü mhpliler suçları akplilerin üzerine atacaktır.
    – Türkiyeyi getirdikleri nokta, artık akpnin ülkeyi yönetmesini zorlaştırırken, uyguladıkları dış politika ile de, uluslararası alanda da hem türkiyeyi, hem de kendilerini köşeye sıkıştırdılar.
    – Çanlar, bir dönem sadece türkiye için çalıyordu, akp-mhp kliğinin işleri yolundaydı. Ancak, artık çanlar, onlar için de çalmaya başladı.
    – Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yazdığım bir yorumda, akpnin artık emekliliğe hazırlık yapması gerektiğini ve erdoğanın davranışlarından da sanki bu yönde emareler var imiş gibi geldiğini yazmıştım. Böylece, daha önce iktidarın bulaştığı suçların epey bir kısmı unutulacaktı.
    – son yerel seçimler döneminde de benzer bir yorum yapıp yine benzer emarelerden bahsetmiştim. akp için, nispeten huzurlu bir emeklilik için son çıkış idi. Ancak o tavsiyem ve yorumum da havada kaldı.
    – Şimdi ise, erdoğanın mal varlığının araştırılması ve halkbank soruşturması artık şişeden çıktı. Ayrıca, artık bakanların bazılarının mal varlıklarının dondurulması vb. gibi kararlar da alınmaya başlandı. bunu diğerlerinin takip edeceğinden hiç kuşkum yok. trump devam ettirmese, başkaları bu yarayı kaşıyacaktır ki, başka yaraları da zaten kaşıyorlar.
    – Fehmi beyin bugünkü yazısı da bu durumun bir kanıtı. Artık türkiye, (özellikle de akp iktidarı), bütün dünyada “kötü” konumunda. Her yapılan da, ya bu konumun devamını ya da daha da kötüleşmesini getiriyor. Doğal olarak, hem ülkenin hem de akpnin zararı da hergeçen gün artıyor.

    • Hamza bey, merhaba! Öncelikle geçmiş olsun, derdi verip dermanide veren yüce Rabimiz hastaliğiniza tez gunlerde şifa versin Inşallah.Amin.

      Hamza bey çok haklısınızda, yalniz bunlari başimizda tutanlar da AT gözlüklü HALK! bizleriz.
      Bunun örneklerini burada yazanlardanda görüyoruz.
      Biz öğle bir milletızki satamasi mümkün olmayan Din (inancimiz) hatta imanimizi bile para karşıligi satiyoruz.
      Sebebine gelince, Tembel, gururlu, ve kendini beğenmiş başkalarını küçük gören bir millet, 3 kıtayı kayıp etmekle yetinmemiş şimdide hepsini kayip etmişiz.
      Sakin birisi çıkıpta! Tersini söylemesin.
      4 mevsim yaşanan Dünyanin en iyi bölgesinde bulunan bir millet Tarim ürunler’inden tutunda herşeyini ithal ediyorsa. Bunlaride gene aldiği ulkekerden faiz karşiliği börc para ile alan bir hükümeti Halen daha millet alkişliyorsa o millet milletlikten çıkar köleleliği benimsemiş olur.
      Kendi paramizla bir yüzükle geleni sadece ülkede değil dünyada zengin ve refah hayat yaşanilan ülkelerde de miliyar dolarlik serveti ile karun gibi zengin olanlari halen daha savunuyorlarsa bu millet köle değilde nediŕ?
      Benim, Türkiyede! aklim erdi ereli hep ruhum sıkilirdı, bu sikintiya bir türlu anlam veremiyordum.
      Buralara geldikten sonra hayat daha zor olmasina rağmen içimin sıkıntısı tamame kayip oldu.
      Buralara geldiğimde bir kelime dahi dillerini bilmiyordum!ve öğle zenginde değildim iki çocuğuda yur dişinda okutmak ve buna benzer Zorluklara rağmen.
      Vijdanim ve imanim rahtlamişti
      Türkiyedeki ortam insanin vijdani ve imanini sıktığını o zaman anladim.
      Tekrar geçmiş olsun.
      Sağlicakla kalın.

      • Dervişin fikri neyse zikri de oymuş .sabah akşam türkiye ve millet hakkında hakaret edip verip veriştiriyorsunuz. evet ülke sıkıntılı ciddi hatalar yapılmış ancak bu , ülkeye ve onun yöneticilerine sövme hakkını size vermez.
        son 10 yılı düşünün islam coğrafyasında kaç devlet yerle yeksan oldu. libya mı kaldı ırak mı yoksa yemen mi kaldı .Böylesine gözü dönmüş tek tanrıları para olan batının bu saldırılar karşısında ayakta kalma mücadelesi veren cumhuriyete bu kadar saldırmak cehalet değilse vatan hainliği ile eşdeğerdir. 40 yıldır süren güneydoğuda ki savaşın ülkeye maliyeti nedir biliyormusunuz.3.5 milyon Suriyeli ye bakmanın ekonomik maliyetini hiç hesapladınız mı.Tüm bu saldırılara maruz kalmasaydık bu harcamalarla neler yapılırdı hiç hesapladınız mı. Sonuçta ekonomi düzen tutmayınca her kademe de aksaklıklar baş gösterir.Sanki tüm bunlar yapılırken Ülkenin başkanı yalnızca cebini ve kasasını doldurmuş .Bu emperyalist batının bu cani bu materyalist batının şuan oluşturduğu savaş suçu algısına paralel olarak Erdoğanın serveti algısı oluşturuluyor.Siz İrak ın kaç milyar dolarının çalındığını biliyormusunuz. ABD nin Suriye petrol kuyularına sahip olduk açıklamasına rağmen halen Erdoğan ın yurt dışındaki mal varlığı gibi bir algıyı neden oluşturduğunu anlayamadınız herhalde . Ülke kötü yönetildi kabul ciddi sıkıntılar var kabul ancak AKP yi iktidara getirdi diye veya destekliyor diye bu millete saldırmak affedilmez bir ihanettir.

  6. Bölgede adeta bir kaç bilinmeyenli matematiksel bir denklem var.

    Eğer Esad ordusu ile Türkiye karşı karşıya gelirse ve Rusya da onların yanında yer alırsa ne olacak. NATO Türkiye’nin yanında mı yer alacak?

    Ortadoğu coğrafyası bir III. Dünya Savaşı’na sürüklenirse bu bölgedeki halklar için bir felaket olabilir.

    II. Dünya Savaşı’nda Pearl Harbor’a yapılacak saldırı hakkında Roosevelt önceden haberdar edilmesine rağmen tam tersine Pearl Harbor’un hava savunmasını azaltarak karşılık vermişti.

    Kongrenin Almanya, Japonya ve eksen güçlerine karşı Aralık 1941’de savaş ilan etmesine rağmen Rockefeller ve etrafında toplanan güç odakları Almanya ile gizli savaş endüstrileri anlaşmaları yapmaya devam etmişlerdi.

    Amerika’nın planı Rusya ve Almanya’nın birbirlerini tüketene kadar savaşmalarını bekledikten sonra Anglo-Amerikan cephesinin açılmasıydı.

    Irak Savaşı’nda Ebu Gureyb Cezaevi’nde işlenen suçları insanlık unutmadı. Sonradan aslında Irak’ın elinde kitle imha silahları da olmadığını itiraf ettiler.

    Savaş bahaneleri oluşturmak için delilleri çarpıtma, var olmayan tehlikeleri halka varmış gibi büyüterek kamuoyu yaratma gibi her türlü pis işleri yıllardır yaptıklarını biliyoruz.

  7. Ya Allah aşkına Fehmi bey, ABD deki her sözü gale alıp cevap vereceksek biz vay halimize.
    Sizin bu mülakata karşılık yazmanız gereken bir cümle vardı. ; Bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adamı mı diye”.
    Ama maalesef dar düşünceler dar görüşler içindesiniz.

    • senin gibi geniş düşünceli arkadaşları okuyunca insanı hafakanlar basıyor.
      – O adam diye görmediğin kişiler amerikan başkan yardımcısı ve gazeteciler. onlar üflediği zaman senin reis “eyt!” demeyi bile unutuyor. Sen burda istediğin kadar gazel oku.
      – Senin reisin, o adam olmayanlarla “görüşmeyeceğim” dedikten bir saat sonra aynı masada, eşit statüte yanyana koltuklarda oturuyor.

      • Tc ekonomi bakani da abd ye gidip baskanla ayni masada, yanyana, ayni statude(ne demekse artik) oturmustu hatirlarsaniz hamza bey; ne o agirina mi gitti..? Otoriteye saygi bizden bu kadar..! Begenmeyen ecevitin suklum puklum turkiyesine..!

        • hakikaten öyle. resmi hatırlıyorum da, başkanın karşısında (yanlış hatırlamıyorsam 3 kişi) sıralanmışlardı. Ordaki resim ile beştepedeki resmi nasıl eşit gördünüz hakikaten H.Gayretsiniz.

        • O tarihlerde Ecevit yaşlı ve hastaydı. Senin süklüm-püklüm dediğin Ecevit Kıbrıs fatihiydi. Yerli ve milli olmayan nankör bir söylemin var.

  8. S400lerin tadina bakmak isteyen varsa onden buyursun; isteyen tek basina, isteyen arkasina hangi orgutu alip gelsin; geldikleri gibi giderler..! Kelek teror orgutleriyle beceremediklerini NATO ile mi deniiceklermis? Iyi de onu 15temmuzda puskurtmustuk zaten..?

    • Dogu perincek öyle demiyor ama “Erdoğan ABD ile anlaşma yoluna girerse onu deviriz diyor”, Mehmet Bekaroğlu da:” açıkça darbe ile tehdit ediyor, bu adamın dokunulmazlığı mı var, neden kimse dokunamıyorum? diye soruyor. cevap ne buyurursunuz gayret bey..?

        • H Gayret! zengin dürüst 50 sayfalik yaziyi iki kelime ile sıfarlayacak kadar, engin bilgi ve kültüre sahip birisi, sizin ve sizin gibi ünüversite mezunlarını kaval çalmaya dahi gerek görmeden suya götürür susuz getirir. Bunu yaparkende AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESINDE sahteliği araştirilmasina karar alinanlarin devleti nasil batirldiklarinı dünya gördüğu halde sizin gibi ünuversite mezunları çeneleri ile yok edeceklerini söyledikleri devletlerden sosyal yardim alip + tartişmalı diploma’li reisin Trol sürusundede yüksek maaşla sap ile samani kariştiranlar’ide sadece parmaği ile işaret ederek suya götürüp susuz getirecek kadar,zeki birisini burada ortokul diplomasi ile ķüçük düşüreceğinizi düşunmeniz dahi sizin ve sizin gibi TROLLER ordus meslektaşlarınizin CAHALETINI zaten biliyoruz burada sık sik milleti küçuk düşurmeye gayret ettikce ağa babalarinizi ve kendinizi yok ediyorsunuz.
          O kadar çaresiz hallerdesinizki Kadin rumuzundan tutunde 1001 türlü kiliklarla yazi yazmaniza rağmen 23 Temmuzdan sonra tarimar oldunuz.
          Siz en iyisi Firansayi dolandirmayi birakin Ak sarayda başkan yardimcisi olun.
          Baran bey gibileri sizi ciddiye almadıklarindan dolayi trolliğinizi burada yapmakla sadece DİPLOMALI reisinize zarar veriyorsunuz.

    • Yazım ve anlatım bozukluklarını günden güne milim milim gideriyorsun;tebrik ederim.Bu gidişle Tahtalıköy muhtarlığı seçim zamanı gelinceye dek,kullandığın hiyeroglif alfabesiyle Çince,Fransızca ve Kuş dili karışımı lisanınla,kendini bir ölçüde anlatabilecek seviyeye erişebilecek gibi görünüyorsun. Sana tavsiyem;mercimek ye!Onun,kırmızı mercimek tanesinin kırığı kadar olan beyninin atıl vaziyetteki binde dokuzyüzdoksandokuzbuçukluk kısmının buçuğunu kazanmanda ve haliyle ifade kabiliyetini ilerletmende sana faydası olabilir;kimbilir,muhtar olamasan bile en azından zortlak olmaktan kurtulursun da ,hiç olmazsa orada kulağımız rahat eder.Dünyada hortlak,ahirette zortlak; çekilecek bir yanın da olsun artık!Ha gayret dostum;yapabilirsin!

      • Ugur bey, ocakmedyada yorumcularini interaktif olarak cevaplayan bayan yazarlari teskin etme islerini bitirdin, simdi de sira fk okurlarinin imlasini duzeltmeye mi geldi..? Nurdan abla imla, noktalama falan dedigini duymasin; sen kaybedersin…

  9. Irak’a 1. (1991) ve 2. (2003) ABD ve “Çok Uluslu Güç” müdahalesi, Irak’ın nükleer silaha sahip olduğu iddiasıyla başladı. İran üzerine kurgulu müdahale ve ambargoların da temelinde, İran’ın nükleer silah elde etmeye çalışmasıyla ilgili iddialar var ve şimdilik buna “ambargo” ile müdahalede etmekle yetiniliyor.

    Irak’a, olmadığı halde “nükleer silah” var diye müdahale edildi; İran, neredeyse nükleer silah başlığına sahip olacakken ambargo ve uluslar arası anlaşmalar ile önü kesilmeye çalışılıyor! Bu, ne yani “İran’a da müdahale edilsin mi” demek istiyorsunuz gibi anlaşılmamalı ve böyle bir soru zinhar akla gelmemeli.

    Bölgede Rusya, İsrail, Pakistan nükleer güce sahip ülkeler; İran’ın, neredeyse bu güce sahip olmasına ramak kaldı, bir de ülkemiz bazı küçük çaplı nükleer başlıklı silahlara sahip…

    ABD ve Batılı bir çok ülkeyle beraber K. Kore de devasa bir nükleer güce sahip olan ülkeler.

    Türkiye’nin nükleer güce sahip olmamasını istemenin gerekçesi ne olabilir?

    Kendilerine göre ve dünya dengeleri açısından bunu istememeleri normal, fakat bir yalın gerçekte orta yerde duruyor: Türkiye henüz ne böyle bir güce sahiptir ve ne de bugünden yarına buna sahip olacağı vardır. Kaldı ki, İran ile Türkiye’nin sahip olduğu/olacağı nükleer silah kapasitesi ve teknolojisiyle, gelişmiş ülkelerin gelişmiş nükleer silah kapasitesiyle baş etmek veya onlarla rekabet etmek neredeyse imkansızdır. Ve yine o gücün yanında, ekonomik ve sosyal bir güce de sahip olma gereklidir. Bu iki güçten yoksun olan nükleer güç sahibi ülkeler, o gücü ne elde edebilirler ve ne de yerinde kullanabilirler.

    Öyleyse Irak ile İran’dan sonra ABD Medyasında Türkiye (Erdoğan) için “Suriye müdahalesi sonrası cesaretinin arttığı belirtilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi nükleer güç yapma niyetinde olduğu iddiası.” servis edilmeye başlandı?

    Bu, aklımıza, hemen Irak veya Suriye benzeri bir ABD müdahalesine maruz kalacağız ya da; İran’a uygulanan ambargo şiddetinde büyük yaptırımlara uğrayacağız anlamına gelmemeli. Bu, uzun vadede belki temeli atılan yaklaşımlardır; yani eni sonu Arap Baharı ile yıkılan ülkeler silsilesine Suriye’den sonra İran veya Türkiye’de dahil edilecektir..ama uzun vadede diye de düşünülebilir.

    Erdoğan ile Trump arasında açık hat telefon diplomasisi devam ederken ve Türkiye hala Batı bloku ve siyasal-ekonomik sistemi içerisinde yer alıyorken, bir de NATO üyesi iken bir ABD müdahalesi beklentisi içine girmek yersiz olur.

    Bildiğimiz; bilmediğimiz perde arkası diplomasi ve kişisel ilişkilerin bizi içinden çıkılmaz mecralara sürükleyeceğidir.

  10. Çok Yakinda Süriye Kürtlerine kimse sahip çikmaz.
    Onlarmi ışıdi yenmiş? Batililar yapiyor ad onlarin oluyor.
    Kürtlerin marifetleri,Esadin askerleri girdi diğer kadinlar davul zurna eşliğinde halay çektiler.
    ABD askerleri Süriyeden çıkarlarken patates ile uğurladilar. Pazar günude Seattlle (Seatoc) havaalaninda Turk hava yollari ile anlaşmali hava yollarinin bürosunu protesto ettiler Yüzleri maskeli.
    Yuzleri maskeli olanlarin haraketleri aynen İran gizli servis adamlarina benziyordular.
    Bunlar çok yalan söylüyorlar bir iki çocuğun vücutlari yanmiş Türkler kimyasal silah kullandi diye idda ediyorlar.

    MikeP Pazar günü ABC kanalind George Stephanopaulos sorularinin çoğuna cevap veremem dedi ve vermedi,ona rağmen bayaği acik verdi.
    G.Snin ilk sorusu! “Erdoğan Istediğini aldimi?” Mike P nin cevabi “evet aldı” olmuştu.
    Bunlardan Kanadanın,TV kanalini kendileri bulup
    Televizyoncuya soracak sorular da gene onlar hazırlayıp vermiştirler.
    Trump iyice köşeye sıkıstı.

    • Not: Irak Kürtleri burada sayica bayaği fazla, ve Süriyeli kürtlereden pek hosşanmiyorlar.
      Türkleri ve Türkiyeyide çok seviyorlar.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız