İşe bakın: Birbirine benzemeyen partiler ittifak kurup uzun sürmüş iktidarları sona erdirmeye kalkışıyor…

19
Resim: Elif Hayvacı..
Reklam

Bir siyasi figüre olan nefret onu yerinden etmek için yeterli bir sebebe dönüşür ve birbirine hiç benzemeyen partiler aralarındaki ihtilafları bir tarafa bırakarak yeni hükümet için ortaklık kurabilirler mi?

Soru dün gece geç saatlerde İsrail’de olumlu cevap buldu.

İsrail’de son seçimde Knesset’te (İsrail Meclisi) temsil edilmeye hak kazanmış 13 parti bulunuyor. 120 üyeli Knesset’ten 61 milletvekilini bir ittifak blokunda buluşturmayı başaran hükümeti kurma hakkı kazanıyor. En çok üyeye sahip Likud Partisi lideri ve halen başbakan Benjamin Netanyahu denedi, ama koalisyon kurmakta başarılı olamadı. 

Kendisine daha önce destek olmuş önemli siyasiler bu kez onunla işbirliğine yanaşmadı.

İttifakı oluşturan üçlü: Mansour Abbas (sağdaki), Yair Lapid (soldaki) ve başbakanlığı iki yıllığına üstlenecek Naftali Bennet.. Koalisyon mutabakatını imzalıyorlar.

Daha önce Netanyahu’nun kurduğu hükümetlerde bakanlık yapmış iki yeni partinin lideri, 61 milletvekillik bir çoğunluk arayışına girdiler ve sekiz partili bir ittifak oluşturmayı sonunda başardılar.  

İttifak içerisinde Filistin devleti kurulması fikrine şiddetle karşı çıkan da var, üç milletvekiline sahip İslami eğilimli ve varlık sebebini ayrı bir Filistin devleti yanında İsrail vatandaşı olan Arapların daha özgür hale gelmesi olarak tanımlamış bir Arap partisi de…

Yeni ittifakı desteklemeye söz verenler arasında solcular da aşırı milliyetçiler de bulunuyor.

Hepsini bir araya getiren, Netanyahu’nun yönetimden uzaklaştırılması zamanının geldiği düşüncesi…

Reklam

Netanyahu bir kez daha hükümet kurabilmek için olağanüstü gayret gösterdi, fakat başaramadı. Karşısında oluşmakta olduğunu fark ettiği sekiz benzemez partinin ittifakını bozmak, sonuca ulaşmalarını imkansız kılmak için elinden geleni yaptı, onda da başarılı olamadı. 

Gece yarısına doğru koalisyon mutabakatının imzalanabilmesini Netanyahu da inanılmaz gözlerle karşılamış olmalı.

‘Tarihi yanılgı’

Orada şimdilerde meydana gelmekte olan, 1973 yılında, Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi’ni iktidardan uzaklaştırmayla sonuçlanan CHP-MSP koalisyonunun kurulması sırasında Türkiye’de yaşanmıştı. 

CHP ile MSP’nin aynı hükümette buluşması pek çokları için akıl almaz bir şeydi çünkü.

“Tarihi yanılgı” deyimi o günlerde CHP genel başkanı olan Bülent Ecevit tarafından kullanılmıştı; CHP-MSP koalisyonunun yapı taşlarını döşeyen de Ecevit’in kadrosuna kabul ettirdiği o yaklaşım olmuştu.

MSP’nin ve lideri Prof. Necmettin Erbakan’ın temsil ettiği siyasi çizgi ile tek parti dönemiyle hatırlanan CHP’nin ‘6 Ok’ ile ifade edilen temel ilkelerinin bağdaşmayacağı görüşüydü Ecevit’in ‘tarihi yanılgı’ diye tanımladığı…

İki parti bir koalisyon protokolü ile üzerinde birleştikleri esasları kayda almışlardı, ama onları esas birleştiren AP ve Demirel’i iktidardan uzaklaştırma kararlılığıydı.

Reklam

[Koalisyonu oluşturan iki parti imzaladıkları protokolde kendi tabanlarını ikna etmeye yarayacak ifadeler bulmakta zorlanmamışlardı. Tavizse, iki parti de taviz vermişti. Türkçe Wikipedia’nın ilgili maddesi koalisyon protokolünü şöyle özetliyor: “Protokolde, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesine yürekten inanan; hukukun üstünlüğüne, demokratik hak ve hürriyetlere saygılı olan iki partinin ortak amaçlarının, kanunları herkese eşit olarak uygulayan, Atatürk ilkelerine bağlı bir devlet idaresiyle anlayış, kardeşlik ve sosyal adalete dayanan bir toplum düzeninin kurulması olduğu belirtilmiştir.”]

Araya Kıbrıs harekatı girmese ve koalisyonu oluşturan partiler o harekatın başarısını oya tahvil ederek tek başlarına iktidar olma sevdasına düşmeseler CHP-MSP koalisyonu uzun yıllar sürebilirdi de.

[CHP-MSP koalisyon hükümeti 26 Ocak 1974’de göreve geldi, Kıbrıs harekatı 24 Temmuz 1974’te başladı, hükümetin sonu 17 Kasım 1974’de geldi.]

Tarih bizde hep tekerrür ettiği için benzer bir durum ilkinden yıllar sonra Refah Partisi ile DYP arasında kurulan ‘Refahyol hükümeti’ ile bir kez daha yaşandı. O da ancak bir yıl sürebildi (28 Haziran 1996 – 30 Haziran 1997). 

Bir soru ve iki cevap

İsrail’de işe başlayabilmesi için Knesset’ten güvenoyu alması gereken yeni hükümet, eğer bu şansı bulabilirse, uzun süreli olabilir mi?

‘Süre’ ile ilgili soruya cevap vermeden önce sorunun ‘şartı’ olan ‘güvenoyu alabilme’ konusuna biraz yakından bakmak gerekiyor.

Netanyahu İsrail siyasetine 30 yıl boyunca damga vurmuş biri. Her iktidar gibi Netanyahu’lu hükümetler de iş başında oldukları dönemde kadrolaşmaya önem verdiler. Netanyahu bu süre içerisinde kendi medyasını da oluşturdu. Hükümetlerine aldığı ‘dinci’ sıfatıyla anılan partilerin Likud’tan çok daha fanatik taraftarları var ve Netanyahu ile birlikte onların da iktidar ortağı olarak varlıkları sona ereceği için o partiler ve tabanları endişeli.  

Yeni ittifak içerisinde yer alacak küçük partilerin liderlerinin evleri önünde ‘dinci’ partilerin taraftarlarınca günlerdir protesto gösterileri yapılmakta. İttifak içerisinde yer alacak partilerden bazılarını caydırmak için perde gerisi pazarlıkları halen sürdürüyor Netanyahu.

Hakkında birden fazla yargı soruşturması sürdürülen Netanyahu için başbakan olarak kalmak varlık-yokluk sebebi. 

Kendisini dışarıda bırakan bir hükümet kurulursa, yalnız Netanyahu değil, haklarında yolsuzluk, rüşvet gibi iddialar sebebiyle soruşturmalar açılmış olan eşi ve oğlu da zor durumda kalabilecek.

Cezaevine girmeleri ihtimali var.

[İsrail’de yedi yıl (2000-2007) cumhurbaşkanlığı yapmış Likud Partili Moshe Katsav, döneminin sonuna doğru cinsel saldırı ve iğfal iddialarına muhatap olmuş ve istifa etmek zorunda kalmıştı. Yargılandığı mahkeme kendisini yedi yıl hapis cezasına mahkum etti; temyiz mahkemesi de cezasını onayladı. 2016 yılına kadar beş yıl cezaevinde kaldı Katsav.]

Şimdi “Kurulmakta olan sekiz benzemez partiden oluşacak hükümet uzun ömürlü olabilir mi?” sorusuna cevap verebilirim.

Çok zor.

Ancak partiler her türlü engeli aşmayı başarıp hükümeti kurabilir ve bunun arkasından sökün edebilecek siyasi gelişmeler Netanyahu’yu siyaset hayattan tamamen uzaklaştıracak bir hal alabilirse, ondan sonra gidilecek ilk seçimden daha tutarlı bir hükümet çıkabilir.

İsrail önemli bir dönemeçte.

ΩΩΩΩ

Reklam

19 YORUMLAR

  1. Sayın Koru !
    Ve sitemizin müdavimleri !
    Size hayatınızın sorusunu sorayım:
    Cumhuriyet Tarihinin en şaibeli siyasi operasyonunun ortağı durumundasınız.
    Olayı en temiz şekilde kapatmak en acil ihtiyacınız.
    Bunu en temizinden nasıl kapatırsınız?

    • Y.K. bey! Kim kapatacak?
      Müslüman ve dindarım diyerek ihtidara geldiler, Baş õrtüyu bitirdiler! Eskiden inaçları gereğı teserürü seçerdiler şimdi moda için kullaniyorlar..
      Dindarız dediler Yalan,İftira,hırsızlık, ve güçten yana oldular.
      En önemlisi dini alet ettiler.
      Şu anTûrk devleti ve Erdoğan hükümeti dünyada Mafya ülkesi ve mafya babası olarak anılır ettiler.

  2. Aslında Fehmi beyin derdi bizdeki benzemezler in endişelerini gidermek,hele bir toplanıp mevcut yapıyı yıkalım,gerisi kolay, İsrail koalisyonları işin yeşilliği..

  3. Faik Öztrak ümitsiz vaka değil.
    Ha gayret.
    Olacak bu iş.
    CHP mv. Genel Başkan yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak Twitter hesabından:
    Yarım hekim candan
    Yarım imam dinden
    Yarım ekonomist cüzdandan eder demiş.
    Hayır yarım ekonomist, hem candan hem de dinden eder.

  4. “Tanrıverdi’nin, “Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor” şeklindeki açıklamasına gelen yoğun tepkilerle tanınıyor.”
    demiş turgut bey sadata dikkat çeken yorumunda.
    sadat vatan millet için mi çalışmaktadır, yoksa sadakat duyduğu bir gruba mı hizmet etmektedir noktası oldukça önemlidir. biri fayda iken diğeri büyük zarar anlamına gelir.
    mehdinin gelişine hazırlıktan ne anlıyorlar bu da önemli.
    bugün gelse,
    rakamlara baksa;
    bir gavur!!! gelip bir dolarını veriyor, 8,63 katını alıyor,
    diğeri 1 euro veriyor 10,53 katını alıyor,
    bir diğeri 1 pound veriyor 12,23 katını alıyor.
    bunlar ülkelerinde bankaya 100 tl veriyor daha azını geri alıyor,
    bize geliyor 100 tl veriyor 117 tl alıyor,
    heyyy maşallah, ne de güzel hazırlanmışsınız der zannedersem.
    yolsuzluk, arsızlık, aymazlık rakamlarını görünce ne der, onu bilemiyorum tabi.
    asgari ücret rakamlarına bakıp, milletvekili rakamlarıyla kıyaslayıp bazılarının üstüne cebine indirdiklerini görünce, bunları bilip susanları, birileri çıkıp açıklayıncaya kadar saklayanları da duyunca artık diyecek bir şeyi olur mu ona da okuyucu karar versin.
    şimdi birileri de çıkıp diyecek ki eh işler kötü olacak ki mehdi hazretleri gelsin değil mi? öyleyse tam zamanıdır diyebiliriz, daha ne kadar kötü olabilir ki???
    ortam hazırlamak böyle bir şeyse, her şey hazır gibi…
    komplo işleri gırla zaten,
    birileri tanrıyı kıyamete zorlar,
    birileri mehdiyi gelmeye.
    olan çimenlere oluyor hesabı.
    dış dünyada kuşkusuz bir mehdi olabilir, vakti saati gelince su yolunu bulur, akar. öte yandan dış dünyada mehdi varsa bunun insanda karşılığı da olsa gerek. bu da insandaki hak, hukuk, adalet duygusudur. kendinde mehdiyi bulamayan dışarda nerede bulacak, ara ki bulasın, bekle ki gelsin.

    • “Tanrıverdi’nin, “Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor”

      Mehdi ortalık bozulunca gelecekmiş. Mantıklarına göre Bunlarda gelme işini hızlandırıyorlar yani Her pis işleri yaparak ortalığı daha bozuyorlar.

  5. Benzemezleri Benzeten Kırılmazı Esnetebilir Mi?

    Biden desteğinden sonra muhalefet iyice hareketlendi. Dubai den gelen suflelere pensilvanyadan gelen sosyal medya desteği ile pazar günleri klasiği olarak memleketin üstünü kapladı. Baksanıza; her seçimde sağdan ortadan üst aday arayan KK bu seçimde koltuğun ucunu görmüş olacak ki kırk yılda bir doğan bu fırsatı kaçırmayıp, Ben! ben! diye atladı ortaya. Buna diğer ortaklar hoş bakmazlar sanırım ama herkesin üzerinden mutabık olduğu bir aday daha var ortada. Sedat peker. Bakıyorum bildiğin solcu, pkk lı hesaplar bile hakkında olumlu şeyler yazma peşinde. Muhalefetin tamamı neredeyse peker in büyük kurtarıcı olduğu hususunda mutabık. Bence onu c.başkanı adayı seçsinler olsun bitsin bu iş.

    • “herkesin üzerinden mutabık olduğu bir aday daha var ortada. Sedat peker ”
      hd, bey!
      Yaniliyorsunuz tam tersi Peker Erdoğanın kurtarıcısı. Son aylarda hem içerde hem dışarda kara para aklamasından tutunda miliyon değil miliyarlaca $ verilmiş rüşvetlerin duyulmasını önledi.
      İsterseniz pekerin ilk videosundan sonra video’yu izlemeden benim yaptığm ve halen’de ayni fikirde olduğum,o yorumularıma bir gõz atın.
      Ben, Nurdan genelede bu rumuzla, yaziyorum.”$15+20=35 miliyon.”

      Bizde zaten muhalefet yok. Eğer muhalefet adam olsaydı Ömer Faruk Gergerlioğlu, Alparslan Kuytul, ve Huda Kaya gibilerine terörust diyenler ile birlikte hareket etmrzdiler.
      Bakın İsraile! Adamlar ilk günden Filistini Netenyahu koltuğunda kalmak için bombalatti dediler ve onu indirdiler.
      Bizimkiler gibi 25 senedir Ikili oyunlar ile 0 mal varliğıyla gelip, karun kadar zengin oldu ve hem içerde hem dışarda Türkiyeyi bitirdi.
      Şimdide Mafya babaları ile işini hallediyor.
      Îçerisi beni hiç ilgilendırmiyor! Yalnız dünyada ülkeyi Mafyalar ile yõnetilen ülke konumuna düşürdüğu beni ilgilendırıyor.

      2011 seçimlerinden bu tarafa Erdoğanın çevresin’de ve ihaleleri verdiklerinin nereli olduklarına bir bakım bakalım.

  6. Türkiye’de Likud olmadığına için bizimle ilgili güncel bir çıkarım anlamsız.
    Ancak bazıları hemen üzerlerine alındığına göre süphelenmelimiyiz?

  7. CHP genel merkezinin otoparkından asansöre binip
    Kemal Bey’in yanına çıkmışlardı doğruca.
    Maskelerini hiç çıkarmamışlardı!
    Kemal Bey ‘siz kimsiniz kardeşim’ diyememişti.
    ‘Baykal’ın görüntülerini izliyor’ deyip gitmişlerdi hani.
    Maskenizi çıkarın bakalım’ diyememişti
    Korumaları paniklememişti!
    ‘İn misiniz cin misiniz’ diyen olmamıştı!
    O zamanlar öngörmüştü, ileri görüşlüydü
    “ilerde pandemi olacak, salgın olacak maskenizi çıkarmayın
    demişti.
    Anlayamamıştık

    Bu engin adamı nasıl es geçmişim diye hayıflandım.
    İşsizlik sorununa getirdiği çözümü görünce,
    İleri görüş,
    Pratik çözüm,
    Kimsenin aklına gelmediği.
    Türkiye nin işsizlik problemini  bir çırpıda çözümünü anlatmış
    Daha yeni izledim.
    Sizde mahrum kalmayın.

    https://youtu.be/r9jUVEs276A

  8. Sedat Peker in iddiaları ile tekrar güdeme gelen Sadat hakkında:

    Suriye’deki El Nusra örgütüne silah taşıdığı iddia edilen SADAT kendisini “savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren şirket” olarak tanımlıyor. Ancak SADAT hakkında kurulduğu günden bu yana farklı iddialar dile getirildi.
    ‘SADAT’ın Arapçada “seyitler” anlamına geldiği için bu ismi seçtiklerini ifade ediyor.
    Tuğgeneralliğe yükselen Tanrıverdi, 28 Şubat döneminde resmi olarak “kadrosuzluk” gerekçesiyle emekli edildi. Fakat o dönemde birçok askeri personel gibi “islamcı” olarak kategorize edildiği için askeri kariyerine son verildi.
    Danışmanlığa atanmadan önce Tanrıverdi’nin SADAT örgütü ile 15 Temmuz Darbe Teşşebüsü’nü püskürtmede önemli rol oynadığını iddia ediliyor.Ama tanrıverdi bu iddiayı ret etti.
    1994’te Recep Tayyip Erdoğan İstanbul belediye başkanı seçildiğinde,Tanrıverdi İstanbul Maltepe’de Tugay Komutanı olarak görev yapıyordu.Bu sırada, ortak bir tanıdıkları vasıtasıyla tanışan Erdoğan ve Tanrıverdi’nin ilişkisinin zamanla dostluğa dönüştüğü iddia ediliyor.

    Tanrıverdi’nin, “Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor” şeklindeki açıklamasına gelen yoğun tepkilerle tanınıyor.

    Fransız İstihbarat Araştırma Merkezi adlı düşünce kuruluşuna göre SADAT halihazırda en az 22 Müslüman ülkede askeri danışmanlık faaliyeti yürütüyor.

    Özellikle SADAT’ın Libya’daki aktif rolü sayesinde, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı Libya ordusu, Halife Hafter güçlerine karşı sahada ciddi kazanımlar elde etti.
    Sedat Peker 30 Mayis’ta yayınladığı videoda, “Mit tırları yakalandığında içindekilerin (silahların) Türkmenlere ihtiyaç için gittiğini düşünüyordum. Fakat bu silahların yollanması meselesini TSK’nın ve MİT’in değil, SADAT’ın içindeki bir ekibin organize etti. Kendi üzerinden gönderilen bu malzemelerin Türkmenlere değil, El-Nusra’ya gönderildiğini…” iddia etti.
    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 2018 yılında bir açıklama yapmış, Sadat’ın silahlı eğitim kamplarından söz etmişti.

    Bugüne kadar söz konusu iddialara yönelik herhangi bir hukuki soruşturma açılmadı. Şirket hakkında son dokuz yılda meclise verilen soru önergelerine ise hükümet tarafından yanıt verilmedi.euronews.com.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sedat Peker’in ‘El Nusra’ya silah gönderilmesi’ iddiasıyla gündeme gelen SADAT’ın araştırılması ve faaliyetlerine ilişkin incelemelerin yapılması için Meclis araştırması istedi.
    İki gün önce,HDP Grup Başkanvekilleri Beştaş ve Oluç’un Meclis’e sunduğu SADAT hakkındaki araştırma önergesi, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.
    SADAT’ın, resmi sitesinden “suikast tekniği” ve “gayri nizami harp” hizmetleri verdiğini duyurduğuna yer verilen gerekçede şu ifadelere yer verildi:
    “SADAT, kuruluş gerekçesinde, ‘Müslüman ülkelerin hassasiyetine uygun kontrgerilla eğitimi vermek’ ifadelerine yer vermektedir. gazeteduvar.com.tr.
    Saygılar.

  9. siyasi davranislar ve sonuclar genelde hep ayni oluyor. bizim siyasetin farkli oldugu nokta, koalisyonlarin butunlestirici ve uzlasmaci olmasi gerekirken catismaci olmasidir.

    • bizdeki koalisyonlar, Menfaat-Hesap-Çıkar üzerine kurulur genelde. ve hüsranla sonuçlanır. oysaki içinden bir lider çıkarıp sürüklese arkasından insanları. (çıksada sana değil, çalışıyor kendini o koltuğa oturtana yada kendine 🙂 )

  10. Tarihini bilmeyen Geleceğinide bilmez.

    Okul yıllarımında kalan bilgiler:

    Yeniçeriler kazan kaldırıyor(darbe yapıyorlar)

    https://www.youtube.com/watch?v=w1QHqcTTJ2s

    Daha sonra ki yıllarda yeniçeri ocağı lav edilir.

    Daha sonraki padişahlardan 2. Abdulhamit, 31 Mart Vakasında darbeyle tahtan indiriliyor.

    1912 yılında gelen Ittihat ve Terakki partisi, Koca imparatorluğun sonunu getiyor. balkanlar, suriye, kuzey afrika doğudanda bir kısım toprakları ruslar alır.

    • LAĞVETMEK: Lağvetmek, Arapça dilinden Türkçe’mize geçmiştir.
      – Bir kuruluşu kaldırmak, işleyişine son vermek
      – Hükümsüz kılmak, feshetmek, dağıtmak

  11. Ecevit’in politikasını, politikalarını, bakış açısını oldu bitti benimseyemedi bu yurdum insanı. hiç, hem de hiç.
    80 öncesinin sağ sol politikasını nerdeyse aile yasası gibi uyguladı, yıllar geçti, yine vazgeçmedi huylu huysuz huyundan vesselam.
    eskilere biz dinazor, bazanda kaşar lakabı takardık. nedenini bir türlü anlamazdım evet, ama bilirdim o mel’un zihniyetin ne meret bişey olduğunu..
    gördüğüm şu oldu ki, ılımlı yaklaşan, çözüm üreten hep sol akıl, sol bilgi, sol kültür oldu. oysaki sol hep kötü!ydü, ortada buluşturan neden hep soldan soldan?..
    bizi kıskanıyorlar lafı hiç te boş değilmiş meğer. 🙂
    Geleceğim nokta şurası: Ecevit sıfırdan başlayıp BB oldu, hemde en küçük parti iken.
    şimdi yine ittifaklar kuruluyor. ama, en önde büyükler.
    fillerin tepişmesinden, arasında ezilmesin aman küçükler.

  12. AP yi iktidardan CHP-MSP koalisyonu değil 12 Mart muhtırası ile asker uzaklaştırdı.Darbeci asker ler merkez sağı bölmek için muhtıra sonrası İsviçre’ye giden Erbakan ı yurda davet ederek parti kurarsa kapatılmayacağı garantisini verdiler.Kıbrıs zaferi CHP ye mal edildi ve yaradı.ilk seçimde oylarını % 5-6 arttırdı.msp ise tam tersine ilk seçimde %4 oy kaybetti ve vekil sayısı 48 den 24 e düştü.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız