Japonya’da yüzler gülüyordu.. S-400 ve F-35’te Trump anlayışlı çıktı.. Her şey süt liman olacak mı?

14

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Japonya’nın Osaka kentinde yapılan G-20 Devlet Başkanları Zirvesi‘ne katıldı ve bu vesileyle katılımcı diğer devlet başkanlarıyla da ikili ve çoklu görüşmeler yapma fırsatı buldu.

ABD başkanı Donald Trump‘la görüşmesi özellikle önem taşıyordu. Karşılıklı şakalar eşliğinde geçtiği fotoğraflara da yansıyan görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın birkaç kez yaptığı “Çok olumlu geçti; S-400 ve F-35’ler konusunda Trump bize destek veriyor” açıklamaları yürekleri ferahlatmış olmalı.

Ferahlatmalı mı?

Ben biraz kuşkuluyum ve sergilenen iyimser hal yüzünden de bayağı kaygılıyım.

Konunun ABD sistemiyle ilgili bir boyutu var elbette. Türkiye’den farklı olarak, oradaki ‘başkanlık sistemi’ güçlü biçimde kendini belli eden ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesiyle takviye edilmiştir ve Kongre‘nin de başkanın tasarruflarını boşa çıkarma yetkisi vardır.

Üstelik Trump‘ın partisi 100 üyeli Senato’da çoğunluğa sahip olsa bile 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk rakip partide; Demokratlar’da…

Ülkeler arası ilişkiler ticaret kurallarına uymaz

ABD Kongresi Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemini almasına karşı çıkıyor ve parası büyük çapta ödenmiş olduğu halde F-35 uçaklarının Türkiye’ye teslimini de engelliyor.

Reklam

Dahası, Kongre’de etkili üyeler, S-400’de ısrar edildiği takdirde Türkiye’ye başka yaptırımlar uygulanacağını da gizlemiyor.

Trump‘ın S-400 konusunda Barack Obama‘yı Türkiye’ye Patriot satmadığı için suçlaması, S-400 alımını bu engelle irtibatlaması, üstelik parası ödenmiş uçakların teslimine karşı çıkılmasını ticaret kurallarına aykırı bulması da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirildi.

Sarf edilen sözleri başka türlü yorumlamak da zor doğrusu.

Ben yine de tedbirli olmayı uygun görüyorum.

Her iki konuya Trump‘ın yaklaşımı tüccarca.

Bir mal almaya kalkmışsınız, satmaya yanaşmamışlar, onu bir başkasından alıyorsunuz; S-400 konusu ona göre böyle…

F-35‘e de benzer şekilde yaklaşıyor Trump: Müşteri parasını ödemiş, malın teslim zamanı geldiğinde başka bir konuyu bahane edip teslim etmeye yanaşmıyorsunuz, üstelik bununla da yetinmeyip müşteriye başka cezalar vermeye kalkıyorsunuz…

Ancak uluslararası ilişkiler Trump‘ın vermeye çalıştığı izlenimde olduğu gibi tüccarlar arasında olup bitmiyor. Bunu en iyi bilebilecek kişi de Trump‘ın kendisi. Başkanlığa geldikten sonra yaşadığı mahkemelerden dönen akamete uğramış seçim vaatlerine ek olarak, kesin karar olarak açıkladığı Suriye’den asker çekme niyeti de bölgeye çok sayıda yeni asker gönderme manevrasıyla boşa çıkmış oldu.

Reklam

Osaka’daki sevdiğini ve takdir ettiğini söylediği Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ı haklı bulan tavrını ülkesine döndüğünde hayata geçirmesi elbette kendisinden beklenecektir.

Trump’ın gücü sınırlı

Sorun, onun bunu gerçekleştirebilecek güce sahip olup olmadığında.

Evet, böyle bir sorun da bulunuyor.

ABD’de gelecek yıl başkanlık seçimi var ve partisinin kendisini bir dönem için daha aday göstermesini bekliyor Trump. Bunun için Cumhuriyetçi Parti’nin dengelerini de göz ardı etmemesi gerekiyor. Türkiye’nin S-400 alımına ve F-35 uçakları teslimine Kongre’de karşı çıkanlar arasında partisinden politikacılar da var.

Neyse. Osaka’daki ikili ve çoklu buluşmaların iyi geçmesi, Trump‘ın karşısında oturan Türk heyetin üyelerini ‘Hollywood’ta bile kolay rastlanmayacak yakışıklılıkta’ bulması bu geziye damga vurmuş görünüyor. [Girişte görmüş olacağınız fotoğraftaki iki taraflı neşeli haller bile avunmak için yeterli.]

Belki arkası da gelir.

Zor olduğunu bilin de, sonrasında hayal kırıklığı yaşamayın…

ΩΩΩΩ

14 YORUMLAR

  1. 15 Temmuz 2016 : Başarısız darbe girişimi. (Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ “Baştan başarısız olacak şekilde planlanmış bir darbe girişimi” demişti.)

    10 Ekim 2016 : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin arasında İstanbul’da yapılan görüşmede Rus S-400 füze savunma sistemi gündeme getirildi.

    Temmuz veya Eylül 2017 : Türkiye, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alımının önünü açan tarihi bir anlaşmaya imza attı. NATO üyesi Türkiye hava savunma sistemi ihtiyacını ABD’den temin edemediği için Rusya ile anlaştığını söylerken, Batılı ülkeler ise anlaşmayı “Türkiye’nin NATO’dan kopuşu” olarak değerlendiriyor. Türkiye, S-400 kullanan ilk NATO üyesi olacak.

    Aklımı kemiren soru şu : 15 Temmuz ile S-400 arasında bir ilişki var mı ? Zira 15 Temmuz hakkında birçok şüpheli durum olsa da sonuç çok açık. Türk Devletinin askeri ve sivil yöneticilerinden Batı yanlısı olanlar tasfiye edildi, devlet Batı’dan kopmak isteyen Avrasyacı güçlere teslim edildi (siyasi temsilcileri D. Bahçeli). Erdoğan ise Cemaatin hesapsız politikaları nedeniyle bu güce teslim olmak zorunda kaldı ve ne yaptığını bilemez bir halde, sadece kendisine dikte edilenleri söylüyor ve yapıyor.

    Bence S-400 meselesinin göründüğünden çok daha fazla anlamı var. Küresel gücün bir kanadı Türkiye’yi NATO’dan çıkartmak istiyor. ABD’nin Suriye politikası da Türkiye’de NATO’dan çıkalım diyenlerin elini güçlendiriyor. Aslında ABD’nin Suriye politikası İsrail’in güvenliğini sağlamaya yönelik, özünde Türkiye karşıtı değil fakat bu sonucu doğuruyor. Diğer yandan küresel gücün diğer kanadı Türkiye’nin NATO’da (Batı kampında) kalmasını istiyor … Yani çok karmaşık bir denklem var ve Siyasal İslam+İttihat Terakki (Cumhur) İttifakı’nın bu karmaşık problemi çözebilmesi mümkün değil. Zira onların gerek zihniyeti gerekse entelektüel birikimleri bu problemi çözmede yetersiz kalıyor. Türkiye’de iktidar değişikliği şart.

  2. Türkiyede klasık bir arsa modeli vardır. deniz kenarında diye arada enaz 100 tarla bulunan, yolu olmayan yere ev, hatta site yapılır. öndeki arsa sahibi yolu tel ile kapatır! sonunu herkes bilir hikayenin. trzırlamp ta yolu olmayan suriyenin çorak ama petrollü bir alanına çiflik kurmuş. tatilini orada geçirecekmiş! (incirli bahçemizden geçmeden havadan israillilerin füzesinin üstüne binerek herhalde. belki afrinde kazılmış tüneller bunun içindi!).
    ben bu tarladan tel örgüde çeksen, sulayıp çamurda yapsan, korkuluk ve kazık da diksen geçerim mi diyor? yoksa, sen bana komşu isen madem, bana yol(duble olsun!) su elkertik temin et,
    kendi güvenli yolunu kur ben sağsalim evime gidem, yol kenarındaki çalılara benim koyunların yünleri takılsın sen topla onları yün ip-kumaş yap falan mı diyor.
    anlayamadım bir türlü.

  3. Anlaşılan kurulacak olan Özgürlük ve Hukuk Partisi İstanbul seçimlerinden sonra S400 meselesinin çözümsüzlüğünü bekliyormuş….
    İkdidar, Seçim ve S400 meselesinde iyice zor duruma düşecek dolar fırlayacak,ekonomi daha da bozulacak,insanların tepkileri iyice yükselecek ve zemin iyice hazır olacaktı… Amerikanın oyunları bitmez
    Bence Fehmi Bey ve ekibi biraz daha beklemesin….Fırsatçılığı bırakıp bir an önce kursunlar partiletini….Gördügüm kadarıyla Kimse engel değilmiş…..Biraz sanki cesaret eksikliğini var…..
    Amerika bile S400 meselesinin bittiğini anladı…Şimdi onlar başka bir puştluk düşünmüşlerdir…..Amerikanın kukla başkanına Osaka dönüşünde yeni bir sunum vermişler şöyle demiş bu sefer; Türkiye ilginç bir vaka…Türkiye’nin Kürtler’le büyük bir sorunu var…65 bin kişilik ordusu sınırda beklemekteydi…İşid i yok etmek için bize yardım eden Kürtleri yok edecekti…Ben engelledim…Kürtler sanırım ya Tayyip Erdoğanın ya da Turkiye nin doğal düşmanı…İşid ile mücadelede bize yardım eden Kürtleri yok edemezsin bunu yapamazsın dedim…ve yapmadı…yani bizim iyi bir ilişkimiz var…
    Amerika bu sefer de Pkk-Ypg yi Kürt kardeşlerimizle bir tutmaya çalışacak herhalde….Pkk- Ypg ye onca yatırım yaptı… 30 bin tır dolusu silah yardımı boşa yapılmadı….
    Son zamanlarda sınırda şehid sayısında bir tırmanış var…Bu dönem de Kışkırtmalar başlayabilir…Türkiye nin Güvenli bölge oluşturma çabasını ve sınırda bekleyen Askeri unsurlarını bildiklerinden Türkiye ye (Suriye içerisine ) Gel gel hareketi çekebilirler….Abd puştluğu burdan çekecek gibi görünüyor….

  4. Bugünkü yazısına yazacak/söyleyecek bir şey bulamadım kafamda..sonrasında Koru’nun, önceki yazıları arasında gezinirken bir yazısına aşağıdaki yaptığım yorumu okudum. Son paragrafı hariç geri kalanı bu günkü yazısına yorumum olsun.

    15 Ocak 2019 at 10:55
    Trump bir gün önceki twitinde “Kürtleri vurursa Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedeceğiz” ve ikincisinde ise ‘ ”…Ayrıca ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişme hakkında da konuştuk, ki burada gerçekten genişleme için büyük bir potansiyel var” demiş oldu.

    Birinci twitten anlıyoruz ki, Türkiye’nin ekonomisi zayıf ve kırılgan olduğu kadar tehdit unsuru oluşturacak kadar da dışa bağımlı ve Trump bunun üzerinden ülkemizi tehdit ediyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptığından sonra durum biraz yumuşamış görünüyor (ekonomik tehdit etkili mi olmuş ne?) ve ikinci twitte ise Kuzey Suriye konusunda iki ülke, Türkiye ve ABD, ABD’nin istekleri doğrultusunda anlaşmış oldukları görünüyor ki, karşılığında Trump, ekonomik potansiyelimizden bahsederek ticari ilişkilerin geliştirileceğinden dem vuruyor.

    Bir adım ileri iki adım geri…

    Trump’ın, ilk söylediğini ikincisi tekzip ediyor ve bu yüzden onun adı ”yalancıya” çıkmış durumda.

    Türkiye ise dış politikasında sürekli yalpalıyor. Bazen bir adım ileri bazen iki adım…iki ileri bir geri veya tam tersi. Bazen bir sola, iki sağa…

    İlave olarak; asıl perde gerisinde neler konuşuldu; kamuoylarına verilen resim ve mesajlar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor.

    Trump ülkesine döndüğünde ne söylediğini ve Hoolywood’un gerçek artistlerini gördüğünde bizim aktörleri çoktan unutmuş olacak.

    İyisi mi biz, ”ABD’de ki ‘başkanlık sistemi’ güçlü biçimde kendini belli eden ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesiyle takviye edilmiştir” olmasının yanında; ABD çıkarları söz konusu olduğunda da hukuk-mukuk tanımadan nasıl ‘kuvvetler birliği’ sergilediklerini ve ”Kongre‘nin de başkanın tasarruflarını boşa çıkarma yetkisi” olduğunu unutmadan yakışıklı ve güler yüzlü pozlarımızı vermeye devam edelim..

  5. Trump ve putin gibi dostun varsa düşman aramana gerek yok.trumpun verdiği hiç bir sözün kıymet harbiyesi yoktur.adam topaç gibi tam bir fırıldak.filler tepişirken çimen olmamak lazım.ayı ile dansa kalkarsan dansın bitimine ayı karar verir.bu sözler çok bilinen sözler.
    iktidar medyasında manşetlere yansıyan japonya zaferi var.tıpkı istanbul seçimleri iptal edildiğindeki gibi.
    sonucu biliyorsunuz.

  6. Yorumuma, bir soru ile başlamak istiyorum.
    Erdoğan neden! G 20 Aile fotoğrafinda kendine ayrilmiş yerde değilde Çin başkanina ayrilmiş yer olan Trumpın yaninda fotoğraf çektirme ihtiyaci hisseti? Eğer bunu erdoğan değilde muhalefet lideri yapmiş olsaidi. Şimdi havuzcular ne vatan hainligini ne Türk bayrağina ihanetliğini birakmaz adami çoktan tefe koymuştular.
    Önceden herkesin yeri kendi ülkesini bayraklari ile belirlenmiş, bizimki bayrağı dahi görmezden gelerek, kankasinin yaninda mutluluk pozu vermiş.

    Putin, Erdoğan ve Jong, Trumpın en samimi arkadaşları gibi gözüküyor fakat öğle değil.
    Trump ve Putin Erdoğanı kullaniyorlar.
    Putin erdoğana S 400 leri alması için faizle borç para verdi, S 400 gelmeden o borcun faizi çatır çatır işliyor……Putin,Trump ve Erdoğan birlikteTürkiyeyi iflas ettirmek için çalişiyorlar.
    Benim ve herkesin bildiği Trumptan dost olmaz,

  7. Seçimler bitti kavga da bitti.
    Şimdi sıra Putin’in kötü polisi oynamasında.
    ABD Rusya ve İsrail; Suriye konusunda Kudüs’te anlaştılar.
    Rusya Türkiye’yi ve cihatçıları İdlib’den çıkarır. Kürtler (ABD/İsrail) Suriye’de özerklik alırlar. Esad devam eder.
    Milyonlarca Suriyeli mültecinin başımıza kalması ve ekonomik krizin ortasında, Hem S400, hem Patriot, 116 F-35, 100 Boeing aldığımıza seviniriz.

  8. Hep söylüyorum: ABD ve Rusya’ya güvenilmez. Rusya, parayı seven bir ülkedir. ABD ise; Dünyanın en güçlü Devleti olma derdinde… Her iki Devlet de Turkiye’nin gelişmesini istemez. Hep kendilerine muhtaç olmalarını isterler. Bu yüzden tedbiri elden bırakmamak lazım. Zira ABD Trump’tan ibaret değildir.
    Selam ve dua ile…

  9. İşin göründüğü gibi olmadığını anlamamız için S 400lerin teslimatının başlaması yeterli.
    Putin cephesi ayrı bir konu. Malını peşin satmış, parasını da peşin almış tüccar sevinci ve sessizliği içinde. Öyle ya, keşke vazgecseler diyordur. Hem parayı aldım hem sistemi vermiyorum. İki türlü kazanç.
    Ah sevgili ülkem..

  10. Sayın Koru haklı. Amerika’da oyun bitmez.
    İki ay içinde Suriye’den çekileceklerdi, daha fazla yerleştiler.

    Değerli yorumculardan bir ricam var: Lütfen yorumlarınız çok uzun olmasın. Ayrıca noktalama işaretleri ile imla kurallarına dikkat edilirse iyi olur.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız