Kıbrıs’a Türkiye’den bayram müjdesi: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi…

25
Reklam

‘‘Allah herkesin gönlüne göre versin’’ duası bayramlara çok yakışıyor.

Kıbrıs’ta yaşayanlar ‘‘Anavatanın cumhurbaşkanı bayram öncesi büyük bir müjdeyle gelecek’’ haberini işittiklerinde gönüllerinden ne geçmiş olabilir?

Hangi büyük müjde?

O ‘büyük müjde’nin ne olduğunu dün öğrendik…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın günler öncesinden sözünü ettiği ‘büyük müjde’ meğer Kıbrıs’a da bir cumhurbaşkanlığı külliyesi inşa etmek imiş. 

Adaya iner inmez müjdesini şu sözlerle açıkladı Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“KKTC Cumhurbaşkanlığı’nın ne doğru dürüst bir parlamento binası var ne de Cumhurbaşkanlığı binası var. Biz bunu KKTC’ye yakıştırmıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin proje çalışmaları bitti. İnşasına da yakında başlıyoruz. 500 dönüm arazide hem külliyeleri yapacağız hem de millet bahçesi gerçekleştirmek istiyoruz. Gönlümden şu geçiyor: Devlet olmanın işte ifadesi budur. Bunu bu projeyi hayata geçirmek suretiyle nasıl bir Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs Türklerine ait bir devlet varmış, bunu birilerinin görmesi lazım.”

Dün Kıbrıs için sarf edilmiş sözler, aynı zamanda kendisinin Cumhurbaşkanı olduğu ilk günden beri tartışma gündemine girmiş olan ülkemizdeki ‘külliye’ varlığını da açıklamaya yarıyor.

Reklam

Devletin büyüklüğü devlete ait yapıların büyüklüğüyle de ilgili.

Büyük devletin büyük cumhurbaşkanlığı külliyesi olur.

Anlayış bu olunca, bugüne kadar Kıbrıs bu ölçüye pek uymuyordu.

Tıpkı şimdi hangi işleve tahsis edildiğini bilmediğim Çankaya Köşkü’nün ancak tevazu ile tanımlanabilecek havasının da ‘yeni Türkiye’ye uymadığı gibi… 

Yazımın başına koyduğum fotoğraf ‘doğru dürüst olmadığı’ bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ifade edilmiş olan Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda çekildi. ‘Kıbrıs davası’ denildiğinde ilk akla gelen isim olan, KKTC’nin ilk cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın daveti üzerine gittiğim bir ziyaretten mütevazı bir anı fotoğrafı.

Kıbrıs’ta, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile..

Orada rahmetli Denktaş pek çok sorundan söz etmişti bana, ancak o sorunlar arasında kendisinin ikamet ettiği konutun yetersizliği yoktu.

Tevazu çok yakışıyordu Kıbrıs’a ve cumhurbaşkanına…

Daha sonra Mehmet Ali Talat, Derviş Eroğlu ve Mustafa Akıncı’nın cumhurbaşkanlıkları döneminde de Kıbrıs’a gidip görüşlerini kendi ağızlarından dinlediğim seferlerim oldu. 

Reklam

Hep aynı konutta kabul edildim.

Görüşmelerden sonra ilk Denktaş’ın davetinde yakaladığım tevazuyu o sıradaki cumhurbaşkanı için de düşündüğümü hatırlıyorum.

Mütevazı insanlardı Kıbrıs’ın benim tanıdığım cumhurbaşkanları…

Bir keresinde karşı tarafa geçip Rum tarafının cumhurbaşkanlığı konutunda bir tanıtım toplantısına da katılmıştım. Şaşaalı bir saray havasında mıydı orası? Aklımda pek öyle kalmamış…

Sanıyorum Kıbrıs’ta yaşayanlar ‘Türkiye’den gelecek büyük müjde’ haberini işittiklerinde bunun ‘külliye’ inşası olabileceğini akıllarının ucundan bile geçirmemişlerdir.

‘Müjde’, öyle sanıyorum ki, onlar üzerinde de ‘sürpriz’ etkisi yapmıştır.   

Bugün kurban bayramının ve uzun bayram tatilinin ilk günü.

Tatilini geçirmek için Kıbrıs’ı tercih edenler için, bu, şimdiki ‘Cumhurbaşkanlığı Konutu’nu dışarıdan da olsa görmek için son fırsat olabilir.

Önünden geçerken binanın mütevazı görüntüsüne şaşırmasınlar.

Bayramınız kutlu olsun.

Allah herkesin gönlüne göre versin.

ΩΩΩΩ

Reklam

25 YORUMLAR

  1. “Ozan
    20 Temmuz 2021 At 17:30
    …Yerli ve milli olduğunuzda şüphe yok. Bunun arkasındaki motivasyon kaynağınız meçhul sadece. Çünkü yorumlarınızdan doğru ya da yanlış tüm politikalara gönülden bir taraftarlığın izlerini görüyorum.”
    “Fatih
    20 Temmuz 2021 At 01:09
    H.gayret bey müsade ederse Ozan beye yardımcı olabilirim. “H.gayret bey yerli ve milli. Bir Türk dünyaya bedel.” diye tarif edebiliz. Yada abilerinize 5lik deyin onlar anlar.”
    Ozan bey mutlu bayramlar!
    Fatih bey kardeşimiz aslında çok güzel yanıtlamış zaten sizi;
    kendisine de, ona böyle bir cevabı yazma fırsatı verdiğiniz için size de çok teşekür ederim…
    Fatih ve diğer kardeşlerimizin itimat ve takdirleri benim için çok kıymetlidir; onların bu akniyetine layık olabilmek için de karınca kararınca gayret ediyorum işte…
    Türklerin milli çoban köpeği kangal yavru iken, ilerde sorumlu olacağı sürüdeki koyunların sütünden oluşan karışımla beslenirse, o sürüdeki her koyunu kokusundan tanır ve asla kurtlara kaptırmaz; bizim de motivasyon kaynağımız kanımızdan ve sütümüzdendir.
    “Türkle türküm, kürtle kürdüm/
    Evde koyun, yabanda kurdum!”

  2. Ey bu toprakta birer na’ş-ı perîşan bırakıp
    Yükselen mevkib-i ervâh! Sakın arza bakıp
    Sanmayın şevk-i şehâdetle coşan bir kan var
    Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var
    Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdârımıza
    Tükürün, belki biraz duygu gelir ârımıza
    akif

  3. “KKTC Cumhurbaşkanlığı’nın ne doğru dürüst bir parlamento binası var ne de Cumhurbaşkanlığı binası var. Biz bunu KKTC’ye yakıştırmıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin proje çalışmaları bitti. İnşasına da yakında başlıyoruz. 500 dönüm arazide hem külliyeleri yapacağız hem de millet bahçesi gerçekleştirmek istiyoruz. Gönlümden şu geçiyor: Devlet olmanın işte ifadesi budur. Bunu bu projeyi hayata geçirmek suretiyle nasıl bir Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs Türklerine ait bir devlet varmış, bunu birilerinin görmesi lazım.”

    Nüfusu 350 bin civarında bir ülke için 500 dönümlük arazide külliye ve millet bahçesi! Erdoğan’ın ifade tarzı dikkatimi çekti. Yukardaki alıntıdan Erdoğan her şeye kendisi karar veriyor ve yaptırıyor gibi bir anlam çıkıyor. KKTC bir ülke mi yoksa Türkiye’nin bir vilayeti mi?

  4. Sayın Koru ,

    Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, Tüm sevenlerinizle ve sevdiklerinizle nice bayramlara erişmenizi Cenab-ı Hak tan niyaz ederim. Cümle İslam alemine hayırlara vesile olsun inşallah.
    İnsan beyni böyle işte , bir görüntü, bir haber nöronları tetikliyor ve geçmişe bir yolculuk başlıyor. Geçmiş zaman olur ki , hayali cihan değer der bir atasözü. Geçmişe dönmek mümkün değil ondan demişler. Eski günlerin ihtişamı O anları yaşayanlar için ihtişamlı idi. Aynı zaman diliminde yaşayıp da ihtişamdan söz edilemeyecek yaşantılar da mevcut idi.
    Onun için El Hamdulillah ala Kulli hal deyip geçmekten başka pek fazla yapacak bir şey kalmıyor. Her başlangıcı olanın da bir sonu vardır. Ta ki her son yeni başlangıçlara kapı açana değin.

  5. Anlaşılan oki hükümetin, artık Türkiye’de bu tür projeler yapmaya yüzü ve cesareti kalmadı ama inşaat rantındanda vazgeçemiyorlar.
    O yüzden Kıbrıs’ta devam ediyorlar icraata.
    Kıbrıs’ta yapılacak o binaların maliyetide bize yüklenecek tabii.
    Memur maaşları ve hertürlü giderlerinin karşılandığı Kıbrıs için bu yatırımın zamansız ve israf olduğunu düşünüyorum.
    Aslında bu işin organizasyonunu Kıbrıslılara bıraksalar eminim onlar çok daha ucuza hallederler çünkü onlar havuz nedir bilmiyorlar henüz.Finansmanını yine biz yapsak bile emin olun en az %50 daha ucuza maledecekler

    • Cemal bey “Anlaşılan oki hükümetin, artık Türkiye’de bu tür projeler yapmaya yüzü ve cesareti kalmadı…” buyurmuşsunuz da;
      Hayırdır türkiyede hükümetimizin başlayıp da bitiremediği ya da yarım kalmış bir projesi filan mı var da “yüzü kalmadı” diyorsunuz?
      Kıbrısa daha önce deniz dibinden içmesuyu taşıyan devasa bir boru hattı projesi yapıldı biliyorsunuz, sizce yeni projeler için yeterince cesaret verici değil mi bu?

  6. Bayramlar kutlu, herkes mutlu olsun. Yaşı bana yakın olanlar bilebilirler; eskiden hem sarı hem de gümüş gri renkli 25 kuruşluklar vardı. Bayramlarda harçlık olarak verdiklerinde sarıları pek beğenmezdik aynı işi gördükleri halde. KKTC’ne müjdenin gümüş gri 25 kuruşluk olması çok acı

  7. “Bayram Gelmiş Neyime”
    Öğretmen il merkezine aracıyla girerken lise çağlarında bir kızımız durdurur ve “bana 50 TL ver istediğini yap ” der.
    Öğretmenin cebinde 250 TL vardır ve 50 TLsini kendine bırakır ve 200 TL sini kızımıza vererek “senden tek isteğim dosdoğru yoluna gitmen” der ve bu yola nasıl düştüğünü ve nereli olduğunu da sorar.
    Kızımız öğretmenin ilçesindeki bir köydendir ve ailesi sevdiğine vermeyince bu yola düştüğünü söyler.
    Öğretmen kızımızın ailesini ve sevdiğini bulup nikahını da yaptırır.
    Bu öğretmenimiz şu anda vatan hainliğinden zindanda, dizilerindeki ciddi sağlık sorunları ille gün saymaktadır.
    Kızımıza “25 TLye de olmaz mı? “diyenlerin “vatansever” olarak caka satan bir ülke batar mı ?
    sorusu anlamsızdır.
    Zira bu ülke külliyen batmıştır. Bu ülkenin bu nedenle tek ihtiyacı külliyedir.
    Öğretmenin adı,soyadı, zindanı, kızımızın köyüne varıncaya kadar hepsi bellidir.
    Bazıları;
    Dua etsin ki bu öğretmen vatan hainl olsun,
    Dua etsin ki ahiret olmasın,
    Dua etsin ki cehennem olmasın,
    Dua etsin ki ALLAH olmasın.
    Pekiyi bu duayı kime edececekler?
    Çok önemli sorunlarına bir sorun daha ekleyelim.

  8. Kıbrıslı Türkler şimdi sevinçten 40 takla atıyordur. Saray bittiğinde onu görüp de devlet olarak tanımayacak ülke kalabilir mi? Bir taşla iki kuş! Hem bütün dünya tanıyacak hem de kocaman devasa sarayları olacak. Millet bahçesi de bonus!

    • uzaydan külliyenin fotoğraflarını görünce “burada külliye olduğuna göre büyük bir devlet var demekki” diyecekler! o zaman mecburen kıbrıs türk devletini tanıyacak dünya ülkeleri.

      bu zeka ancak ulu bilge reyizimizde var, başka hiç bir liderde böyle bir zeka yok!

  9. Erdoğanı siyasi dehasına hayran olmamak mümkün değil. Cumhurbaşkanlığı idare merkezinin adına külliye diyince bütün muhalifler sanırım birazda eski Türkçeye karşıtlıklarından “bin odalı aksaray” sakızıyla 8 yıldır muhalefet yaptıklarını zannediyorlar. Onun ateşi sönmüşken bu kez yapılması planlanan Kıbrıs cumhurbaşkanlığı idare merkezinin adını külliye olarak anılmasıyla yeniden muhalefetimsiler harekete geçtiler. Aferin siz böyle devam edin. Okullar, yollar, hastaneler eskir ve yenilenir ama devlet dairelerini zinhar yenilemesinler. Adam sizinle eğlenmesinde ne yapsın. Gençliğinde santraformuş ama ben ona orta sahayı daha çok yakıştırıyorum. Size patlak plastik topla oynamak daha çok yakışır. Gidin az ötede oynayın

  10. Sayın namlu bakın ne buldum:
    “Fatih
    20 Temmuz 2021 At 02:34
    The Economist Intelligence Unit’in 2006 yılından günümüze 167 ülkede yaptığı gözlemler, dünyanın demokrasi karnesinin giderek kötüleştiğini ortaya koyuyor…

    Rapora göre Türkiye, 2020 yılında İtalya ve İngiltere ile birlikte demokrasi bakımından durumunu daha iyi hale getiren üç ülkeden biri oldu. İyileşme kat eden ülkeler arasında da en büyük ilerlemeyi Türkiye kaydetti.

    Rapora göre Dünya nüfusunun sadece %6’sı tam demokrasi kriterlerini karşılayan ülkelerde yaşamlarını sürdürüyor.

    Rapora göre 2006 dan 2013 kadar Türkiye yatay seviyede iken. 2013-2019 arası düşme eğilimi göstermiş 2019-2020 arası tekrar yükselişe geçmiş.( Türkiyedeki gezi olayları, fetönün başkaldırısını ve darbe ve sonrası dönemi, rapor görmezden geliyor)

    Batılı devletlerin dünya demokrasi endeksini puanlaması, şüphesiz ki hiyerarşik ve üstten bakan bir eğilimin göstergesi. Örneğin demokrasi endeksi çalışmalar yürüten ABD merkezli kuruluş Freedom House’un İsrail gibi insan hakları ve basın özgürlüğü alanında karnesi çok zayıf bir devleti “özgür devletler” arasında kabul etmesi bu tip endekslemelerin güvenilirliğine gölge düşürüyor.

    The Economist Intelligence Unit ise İsrail’i dünya sıralamasında 28. sırada olarak ele almış durumda.

    Raporda söz konusu devletin kendi coğrafyasında bulunan otoriter ve hibrit rejimlere rağmen demokratik devletler kategorisinde yer alması övgü ile karşılanırken; raporun belli devletlere göreceli yaklaştığına ilişkin kanaatleri de göz önünde bulundurmamızı şart koşuyor.”
    MISIR DİYORUM, BAHSETTİĞİNİZ ARAŞTIRMADA KAÇINCI SIRADA?
    TÜRKİYENİN ÖNÜNDE Mİ GERİSİNDE Mİ?
    ALİ BEY, Bİ ZAHMET ŞUNU YAZIN DA BİZ DE BİLELİM, UTANDIRIN, O ARAŞTIRMAYI YEDİRİN BİZE!!! BEKLİYORUM???

  11. şöyle bir iddia var; “kanun hazırlıkları yapılmış Erdoğan’ın ziyaretiyle KKTC ismini ‘Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ olarak değiştirecek kanunun yasalaşmasıyla Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ismi müjde olarak verilecekmiş, bu müjdeye hazırlayanlar Erdoğan’ı boşa düşürünce, yani Kıbrısa gittiğinde böyle bir hazırlığın olmadığını öğrenince Erdoğan da ben müjdemi gene veririm deyip külliye inşaatını müjde olarak vermiş.”

    iddianın doğru olup olmadığını bilemem ama günlük çıkan basılı gazete mensupları tarafından anlatıyor bu.

    • Birgün gazetesinin haberinden;

      “Bundan sonraki süreçte de biz kuzey güney demek istemiyoruz. Artık Kıbrıs Türkü diyoruz. Olaya böyle bakıyoruz. Bundan sonra da böyle devam ettireceğiz.”

      ERDOĞAN’DAN AB’YE: SÖZÜNÜNÜZÜ TUTTUNUZ MU?

      Öte yandan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yılı etkinliklerinde konuşan Erdoğan, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusundaki sözlerini tutmadığını hatırlatarak, “Ne dışarıdan verilen mesajların ne de içeriden yürütülen girişimlerin bizim nazarımızda boş teneke gürültüsünden öte bir kıymeti yoktur. Geçen gün beni arıyorlar, ‘Ayın 20’sinde Kuzey Kıbrıs’ta konuşma yapacak mışsınız?’ Ee, ‘Herhalde orada rahatsızlık verici bir konuşma olmaz’ Bunun iznini herhalde sizden alacak değiliz” ifadesini kullandı.”

      sabah yazdığım hikayeyi bu habere göre tashih edecek olursak:

      KKTC ismini bir yasa ile Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak değiştirme müjdesini Avrupa’lı ligdenlerden biri Erdoğanı arayıp böyle bir şey yapmaması gerektiğini, bunun büyük bir soruna neden olacağı uyarısıyla vaz geçip önceden duyurduğu müjdesini külliye müjdesine çeviriyor.

      tabiki külliye yapmak için avrupalılara sormasına gerek yok.

  12. Kıbrıs’ a kanalmı yaparlar saraymı ben bilemem. Hatta devlet olarak tanıyacaklar dense bile bu tarafta yorum:haftaya seçiim! Naraları atılacaktı. 🙃.
    Bunlar beni ilgilendirmez. Bizde ne varsa Kıbrıs’ta, Kerkük te Halep’te hatta Balkan larda da olması mutlu etmeli bizleri☺️
    Kıbrıs yada başka yerlerde bundan sonra küvette yıkansınlar diye üst üste konulmadığı ayan beyan belli olan insanlar,
    Köyünden çıkarken elinden silahı alınıp sonra topluca hepsini kuyulara dinlensinler diye koyulmuş insanlar,
    Kendi yurttaşı üzerine gaz sıkan caniler
    Haberleri duyarmıyız? Duymazmıyız? İşte benim için önemli olan budur. Daha önemlisi buna cesaret edecek! Gafil kafirler varmıdır?
    Sorduğum da sorgulayacağımda sorgulanması gereken de işte budur.
    Yüce Rabbim tüm İslam aleminin bayramlarını huzur ve sağlık içinde geçirmesini nasip eylesin hayırlı bayramlar.

  13. “Tıpkı şimdi hangi işleve tahsis edildiğini bilmediğim Çankaya Köşkü’nün ancak tevazu ile tanımlanabilecek havasının da ‘yeni Türkiye’ye uymadığı gibi…”
    Sayın yazar Çankaya Köşkü’nün ‘yeni Türkiye’ye uymadığı konusunda haklı ama bu tevazu ile tanımlanabilecek havasından değil de mülkiyetiyle ilgili bazı tartışmalardan dolayıydı sanırsam?
    Hasan cemalin hala içersinde utanmadan oturduğu, dedesi cemal paşanın ermeni yurttaşlarımızdan gasbettiği boğazdaki yalısı gibi bir durum söz konusuydu galiba…

    • Savaştan yeni çıkmış, 13 milyonluk fakir bir ülkeyle 85 milyonluk zengin bir ülkenin Cumhurbaşkanlığı idare merkezi aynı olsun diyorlar. Yeni konuttaki konferans salonunda ailecek sinema seyrettiğini düşünüyor olmalılar Cumhurbaşkanının. Ya da her odasında şehir dışından gelmiş akrabalarını yatılı misafir kabul ettiğini zannediyor da olabilirler. Birileri o külliyede kaç bürokrat çalışıyor açıklasın da vaz geçsinler şu saray edebiyatından. Memlekette muhalefetin işine yarayacak yetrince konu varken bunu saplantı haline getirmek gülünç oluyor. İşsizlik, enflasyon, dış politikadaki riskli alanlar varken Erdoğan yine ortaya patlak bir top attı. Aşağı mahallenin çocukları tek kale maç oynarlar yine

  14. Bir milli parkın müdürü ; park içinde ,avlanmanın kesinlikle yasak olduğu gölün kenarında , kucağında kocaman bir balık bulunan bir vatandaşla karşılaşır !
    Vatandaşa hayretle ve merakla sorar ,
    – Kardeşim, sen ne yaptığının farkında mısın ! Bu gölde balık avlamak kesinlikle yasaktır ve cezası da oldukça ağırdır; sen bunu bilmiyor musun ?
    Adamcağız boynunu büker ve gayet rahat bir şekilde ,
    – Efendim, dediklerinizin hepsini biliyorum , doğru söylüyorsunuz ! Ancak durum sizin zannettiğiniz gibi değil; ben bu balığı evde besliyorum , zaman zaman buraya getirip biraz yüzdürüp hava aldırıyorum , daha sonra da ıslık çalıp yanıma çağırıyorum , birlikte tekrar eve gidiyoruz !
    Bütün bu palavraları alaycı bir çehreyle ve gülerek dinleyen müdür ,
    – Yok yahu !Hiç öyle bir balık da görmedik yani !
    Arkasından da adamla kafayı bulmak ve eğlenmek için şöyle der,
    – Hadi yüzdür bakalım , bir de ıslık çal da gelsin , görelim !
    Bu fırsatı ganimet bilen adam kucağındaki balığı hemen göle atar ve sinsi sinsi müdürün yüzüne bakmaya başlar.
    Müdür de biraz bu eğlencenin nasıl biteceğini merak ederek bir süre adamın yüzüne bakar ,durur ve en son artık patlar,
    – Hadi be adam !Islık çalıp şu balığını yanına çağırsana !
    Gülümseyerek saf saf müdürün yüzüne bakan adam ,
    – Ne ıslığı , ne balığı efendim ! Siz hayal mi görüyorsunuz !
    Herkesin bayramını candan kutlar ,selam ve sevgiler sunarım.

    • Ahmet bey tarihte kaç tane böyle müjdeli haber gördünüz ki büyük ülke küçük komşusuna başkanlık sarayı yaptırsın, sihalarıyla ötekilerin imdadına koşsun, berikinin 5milyon vatandaşını barındırıp, yedirsin içersin?
      Göktanrımıza hamdüsenalar olsun, ne gönlü geniş milletimiz var, ne büyük devletimiz var!
      Nice nayramlara!
      Türk milleti sen çok yaşa!!!
      Türk devleti sen çok yaşa!!!

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız