Nefret aklı tutsak alır, gözü kör eder.. Siyasi alandan nefreti def etmezsek ülkeye yazık olur…

42
Reklam

Karşısına çıkan herkesi öldürmek üzere HDP’nin İzmir il binasına girip orada tesadüfen bulunan bir genç kızın canını alan saldırganın yakalandıktan sonra verdiği ifadesinde “HDP’den nefret ettiğim için bunu yaptım” demesi aklımı başımdan aldı. 

Hayatımda ‘nefret’ sözcüğünün hiç yeri olmadı. Kendim için uygun ve hoş bulmadığım bir şeyi başkaları için istemem, hayatım boyunca da istemedim. Kişiliğini beğenmediğim, icraatlarından rahatsız olduğum kişiler ve varsa kurumlar hakkında hüküm verirken bile nefretin aklımı esir almasına gözümü kör etmesine izin vermem, her durumda adaletli olmaya çalışırım.

‘Nefret’ en nefret edilesi duygudur.

HDP binasında canını aldığı kızı tanımıyor bile adam. Kişi olarak o genç kız onun için bir hedef değil; o genç kızı saldırgan için hedef haline getiren bastığı yerin HDP binası olması, o genç kızın da orada bulunması…

O kadar.

Nefreti HDP’ye veya onun kafasında HDP ne ifade ediyorsa ona…

Genç kız nefretin üzerine yöneldiği tesadüfi bir kişilik…

Belli ki, binaya, orada daha çok sayıda HDP’li bulma ve ‘nefretini’ orada karşısına çıkmalarını umduğu çok sayıda HDP’liye yöneltme niyetiyle girmiş… 

Reklam

[Anlaşılan o sabah binada çok sayıda HDP’linin katılımıyla bir toplantı düzenlenecekmiş, toplantı son anda iptal edilmiş. Saldırganın toplantıdan haberdar olduğunu, iptal edildiğini ise bilmediğini düşünebiliriz. Bireysel gibi görünse bile eylemin ardında örgütsel bir yapı bulunduğunu düşündüren bir ayrıntı bu.]

Saldırgan neden HDP’den veya HDP’lilerden nefret ediyor olabilir?

HDP bir siyasi parti. Bir kurum. 

Öldürülen ise bir kişi. Saldırgan hayatını elinden almadan önce canlı-kanlı bir kişilik, hayatının baharında öldürülene kadar önünde uzun yıllar olduğu düşünülecek genç bir kadın. Hayalleri, umutları olan bir birey.

Tanımadığı genç bir kızın canını alabilecek kadar bir kuruma nefretle dolu olmak nasıl bir şey?

O nefretin nereden beslendiğine bakmak şart.

Son zamanlarda HDP aleyhinde siyasilerin ağzına yerleşen suçlayıcı ifadeler mi?

Hoş olmayan hisleri HDP ve HDP’liler üzerine yağdıran kalemler mi?

Reklam

Öyle bile olsa, HDP aleyhine hava onun kapatılmasına yol açabilecek bir davayı getirdi. Ne kadar nefretle dolu olursa olsun bir insan, o nefretini eyleme dönüştürme aşamasında, kapatılması mümkün bir partiye ve orada karşısına çıkacaklara ölüm yağdırmanın anlamsızlığını nasıl olur da düşünmez?

Eylemci de genç biri; eline silah aldığı andan itibaren uzun yıllarını cezaevinde geçirmeyi de göze almış olması gerekir.

Nefret aklı da ortadan kaldıran vahşi bir duygudur, tamam ama yine de bu olayda bir anlamsızlık var.

[‘Mançuryalı aday’ adıyla biri eski (Frank Sinatra’lı, 1962 yapımı) diğeri daha yeni (Denzel Washington’lu, 2004 yapımı) iki filme dönüştürülmüş bir eseri hatırladım. CIA’nin sürdürdüğü beyin yıkama araştırmalarını konu alan eserde, savaş dönüşü beyni bir hedefi yok etmek üzere yıkanmış birinin şifreli sözcükle harekete geçirilmesi anlatılır. Varlıkları inkar edilse bile gerçek hayatta ancak Mançuryalı adaylar tarafından işlenebileceğini düşündüren eylemler az değil.]

İster kişisel hayvani duyguların hakim gelmesiyle ister şartlandırılarak bu eylemi işlemiş kişiyi harekete geçiren motifi mercek altına almakta yarar var.

Benzer nefret eylemleriyle harekete geçmeye hazır başkaları da var mı acaba?

Yoksa tek olması amaçlanmış bir intihar eylemi miydi İzmir’de yaşanan? 

Sebebi katil eylemcinin yakalandıktan sonra verdiği ifadede kullandığı ‘nefret’ sözcüğünde mi gizli?

O sözcüğün ülkenin dört bir tarafında uyandıracağı hisler mi önemsenmiştir?

HDP çatısı altında buluşmuş insanların ‘nefret objesi’ olarak takdimi ve HDP’lilerin de karşılarında öylesine -rastgele- kendilerini öldürecek kadar şartlandırılmış ‘nefret edilmesi gereken’ kişiler bulunduğu hissine kapılmaları mı sağlanmak isteniyor?

Ülke son zamanlarda gündeme taşınmış “Kötü şeyler olacak” beklentisi istikametinde bir hazırlığa mı muhatap? Beklenti gerçekçi mi?

Bir yerlerde özel eğitilmiş kıtalar var ve onlar içerisinden biri, daha sonra için planlanmış kalabalık bir çıkışı, diğerlerinden daha fazla nefretle dolduğu için, erkenden mi gerçekleştirdi?

Eğer bu varsayım doğruysa, kimlerden oluşuyor o kıtalar, nerede eğitim görmüş, silahlarını nereden sağlamış olabilirler?

[İzmir’deki eylemi gerçekleştiren saldırganın sosyal medya hesapları kendisinin Suriye’de çatışmacı ortamlarda bulunduğunu gösteren görüntülerle dolu. Onu Suriye’ye kim götürdü, orada edindiği silahları ülke içerisine nasıl soktu? Yabancı gözlerden nasıl saklayabildi?]

Örgüt ilişkisi bu yönüyle de araştırılacaktır sanırım.

HDP’yi hedef alan saldırı iktidar cephesi partileri dahil diğer bütün partilerin sözcüleri tarafından kınandı. Bu olumlu ve önemli bir gelişme.    

Partiler birbirlerinin rakibidirler, düşmanları değil. HDP de diğer partiler gibi demokratik sistemin bir unsurudur, onu ‘terör odağı’ olarak yansıtmanın, eli silahlı bir örgütle eş değerde sunmanın hiçbir anlamı yoktur. 

İzmir’deki kanlı eylem sonrasında partilerin tek cephe halinde olayı kınamalarını, bu olumlu gelişmeyi, ‘nefret’ duygusunu siyasi alandan def edecek yeni bir söylem izlemezse yazık olur.

Bir yerden başlamak gerekiyordu, neden şimdi olmasın?

ΩΩΩΩ

Reklam

42 YORUMLAR

  1. PKK bile faşist dincilerden daha az kinci. En azından hatada bu faşist dinciler kadar ısrarcı olmuyor. Faşist dincilerin iktidarında rant, yalan , şiddet tavan yaptı.

  2. Topyekün gelişme programını iyi planlayamamış, daha süratli gelişme öncelikleri konusunda pusulayı şaşırmış, sona kalan dona kalır hesabı, gelişme düzeyi şöyle-böyle, yarım-yamalak kalmış ülkelerde geleceğe olan güvensizlik hisleri arttıkça güven duyulan bir devlet arayışına gidilir. Devletin kutsallaştırılma işlerinin sonuçlarından biri insan öldür(t)me işlerine varır. Geleceğe olan ümitsizlik-güvensizlik işleri devlet içersinde devlet iddiasında olanlar için de aynen geçerlidir. Oysa ki kutsal olan Allah indinde insan hayatı/yaşam hakkıdır. Huzur içersine doğmak, yaşamak-ölmektir kutsal olan.

    “Kim, bir cana veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur” (Kuran-Maide/32. Ayet)

    Öyleyse!:


    İnsanlığın ne ki Hasan, olgun mu sandın?
    Mezar taşlarını Hasan, koyun mu sandın?
    Rehber edindin de bir nebze etnik nefsi,
    Adam öldürmeyi Hasan, oyun mu sandın?

    Sigortalar atınca insanda bir anlık,
    Yalnız insan değil kaybeden; tüm insanlık!
    Hasan yapma, bir kurşuna satma insanı,
    Nefsine bir mum yak defolsun şu karanlık!
    ….

  3. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan bir raporun, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’nin çocukları toplamaya devam ettiğini gösteriyor.

    **YPG, DEAŞ’a karşı koalisyonda ABD’nin ortağı olan sözde Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) çoğunluğunu oluşturuyor.

    Rapora göre, YPG tarafından örgüte alındığı ispat edilen çocuk sayısı 318 ve YPJ tarafından örgüte alınan çocuk sayısı ise 99’dur. YPJ, ABD’nin koalisyondaki ortağı SDG’nin çatısı altında faaliyet gösteren YPG’nin kadın kollarıdır.
    Suriye’de doğrulanmış rakamlara göre, terör örgütüne çocukların alınması vakalarının yüzde 35’inden SDG ve ona bağlı örgütler sorumludur**

  4. Hdp binasında hizmetli çalışan annesinin yerine bir günlük çay dağıtmak için gelen orda tek başına olan kızcağızın ailesinin başı saolsun. Allahtan rahmet diliyorum.

    Olay başlı başına Türkiyenin fay hatlarını tetiklemek olduğu apaçık.

    Katledilen kızın Hdp binasında yanlız oluşu, hiçbir yöneticisinin orada bulunmayışı enteresan. (İyi ki orda değildiler. Ama orda hiçbirinin olmayışı da araştırılmalı)

    Saldırıdan sonra saldırganın bozkurt işaretli fotografının hemen piyasaya sürülmesi enteresan,

    Hdp nin kapatılma veya kapatılmaması kararının alınacağı öncesi böyle bir olay olması enteresan.

    Bugün cenaze töreninde ailesi istememesine rağmen bir grubun tabuta Pkk bayrağı asmak istemesi enteresan.

    Emniyet güçlerinin O binada çalışan Hdp yöneticilerini bütün yönleriyle araştırmaları gerek.

  5. Belli ki cemal beyin canı yine fıkra çekmiş, çünkü sayın matrakçı ortalarda gözükmüyor da:) Geçen sefer de iş başa düşmüştü, hadi bu seferlikte gülmeceniz benden olsun:

    Steve wonder derler amerikalı siyahi ama ünlü bir kör şarkıcı varmış; kendisiyle röportaj yapan bir gazeteci şöyle sorar:
    Çok ünlü ve başarılı bir sanatçısınız ama aynı zamanda körsünüz de, bu durum sizi nasıl etkiliyor, yani hiç moralinizin bozulduğu oluyor mu?
    Ünlü şarkıcı neşeyle cevap verir:
    “elbette hayır, ya zenci olsaydım, o zaman daha mı iyi olurdu?”
    Herkese iyi günleeer, selamlaaar, saygılaaar!!!!

  6. Bu olay, MHP ve Soyludan Kurtarma, arti PKK yi tekrar şehirlere indirip erken seçime gitmek projesinin bir parçasıdí’dır.

    Hatırlamakta fayda var Barış süreci (Not: ben onu o zaman MHP lilerin dedikleri gibi beli kírılmış PKK ya verilmiş derlenip toplanama süreci olarak biliyorum)
    MHP 80 Millet vekili HDP 80 küsür millet vekili çıkardığí seçimlerde..!! Barış sürecine tekmeyi vurup erken seçime gidip seçimlerden zaferle çıkanları hatırlatti.

    PKK Karadenizliler ile amca çocuğmú?
    Bence öğle ne zaman sıkışsalar onlar imdadtlarına yetişiyorlar, tıpkı Peker gib gündemdeki AÇLIĞÍ, koronayi, dişardakı,ve içerdekı sorunları saptirmak terörü şehirlere indirip MHP yi devre dışı bırakmak için piyasaya sùrmeleri bunların en iyi becerdikleri konu.

    Benden söylemesi bu seferki ortakları sövene dilsiz dövene elsiz olanlara benzemiyor, ve Pekerler mekerlerdende kormuyor.
    Sonuna kadarda kendilerini temize çíkarmak için seçtikleri Soylunun’da arkasında duracaklar.
    Bahçeli bu yola baş koydu Erdoğani gõnderirken onun gerçek yüzünü ve amacını’de ivşa ederek güle gülemi yoksa ağlaya ağlaya’mi git diyecekler orasí bize karanlık onu Bahçeli bilir.

    • Nurdan Hanım,
      Yorumunuz tam isabet kaydetmiş. Aynı 2015 yazındaki gibi terörü azdırıp seçim kazanma projesi devrede.
      Devlet aklı sizlere ömür, şu an bu işleri pişirenler devleti yönetiyor. Umarım halkın aklı başına gelir, bu zokayı yutmazlar.
      Haydi hayırlısı.

  7. ben kimseye iftira etmem,
    hiç bir devlet büyüğüne sövmem,
    hele kendine değil, devletine, milletine çalışan devlet büyüklerimden sadece sevgi ve saygı ile sitayişle bahsederim. onlar ulülemirdirler, Yüce Allah onlardan dünyada ve ahirette razı olsun, aziz eylesin. devleti, milleti yerine kendine çalışanları da Yüce Allah dünyada ve ahirette zelil eylesin, rezil rüsva etsin.
    itirazı olan?

  8. Degerli yorumculardan ikinci kez istirham ediyorum
    Sayın Koru’nun yazısı altındaki yorumları gerçekten severek ve ilgiyle okuyorum ve gerçekten çok değerli buluyorum ama son zamanlarda sayın yorumcuların, bireysel sataşmalarına ve polemiğe girmelerine üzülerek şahit oluyorum. Bu küçücük platformda bile birbirinin fikirlerine saygı gösteremeyeceksek toplumsal barıştan nasıl söz edebiliriz. Lütfen sayın Koru’nun sakin üslubunu örnek almaya çalışalım, gergin yazılar günboyu gergin memleket ortamında sahada gergin olmamıza neden oluyor. Bu eleştirimi lütfen yapıcı bir eleştiri olarak kabul edin, hepinizin fikirlerine değer veriyor ve merakla takip ediyorum teşekkürler

    • Cemal Bey . bizim bu köşede o umduklarınızı zor bulursunuz ! Çünkü bazı arkadaşlar maalesef o şikayetçi olduğunuz hususlardan besleniyor !
      Selamlar , saygılar, iyi geceler

      • Mycib bey, matrakçı arkadaş her zaman yazamıyor, insan fıkra anlatıcılığının nesinden beslensin? Cemal bey şikayet etmekte haklıdır; matrakçının uyduruk temel fıkraları kadar olmasa da ikidir fıkra paylaştım; sataşmadır diye bir allahın kulu da dönüp sağol bilader demediniz…

  9. Didem hanım “işte herkes fetöcü, terörist, hain, vatan haini, ajan, proje söylemlerinin geldiği sonuç; nefret suçları.” buyurmuş;
    Ama siz istediğinize her türlü iftirayı atabiliyorsunuz öyle değil mi?
    Milli iradenin temsilcilerine, devlet büyüklerimize sürekli sövüp sayabiliyorsunuz!
    Ama kimse vatan haini fetöcü teröristlere mankurt diyemez, öyle mi?

  10. Bakıyorum ölüsevici arkadaşlara yine gün doğmuş, hadi hayırlısı…
    Sayın yazarın şimdiye kadar nefret söyleminden uzak durduğunu vurgulaması gayet yerinde olmuş; ama anlaşılan artık farklı bir sürece geçiyoruz galiba?
    Hdp nefret edilecek kadar değerli bir parti değildir, küresel şiddetin/terörün odaklarından yalnızca bir tanesidir ve hemen kapatılmalıdır(öbür gün yenisi kurulacaksa kapatmaya gerek yok tabii)
    Örgüt kendi içersinden seçtiği kimi kurbanları zaman zaman intihar eylemlerine zorladığı gibi bazılarını da doğrudan infaz etmektedir.
    Nitekim vaktiyle fransada öldürülen üst düzey iki kadın terörist de benzeri bir hesaplaşmanın neticesinde hayatlarını kaybetmişti…
    Bu bağlamda örgüt içi hesaplaşma ya da siyasi rant devşirmeye yönelik bir terör eylemiyle karşı karşıya olduğumuz gayet açıktır.
    Eylem eski türkiyedeki gibi failimeçhullere benziyor ama tek farkla; artık failler yakalanıyor:)

  11. Yapılan eylem hdp ye can suyu olmuştur.
    Eylemcinin provakatör olduğu açık.
    Genç kız yem olarak kullanıldığı açıkça belli
    Pkk nın askere alma şubesi gibi çalışan pkk ya terör örgütü demeyen hdp kapatılmalı.
    Demokratik platformda bir kürt partisi
    Kurulmalı.

  12. Bazı katillerin insanları öldürmek için bir bahanelerinin olması gerekmiyor hedefi göstermek yeterli oluyor.Katilin savcıya verdiği ifadenin O’na öğretildiği açık.90’lara geri dönmesek keşke

    • Bugün itibarıyla açıklanan rakamlar Moskova’nın içinde bulunduğu kritik durumu da ortaya koyar nitelikte. Başkentte vakalar sadece iki hafta içinde üç kat arttı ve üçüncü dalganın gölgesinde 9 bin 56’ya yükselerek rekor kırdı.
      ASİ URETEN. Bir ülke başkenti. Bu

    • Ahmet neyi öveceğim Aşıyı kendilerimi bulmuş?
      Ha şunu diyorsan bizim ödediğimiz vergileri cebe indirmemiş bize aşı getirmiş diyorsan oda görevleri.

      • Kimseyi kötülemek niyetim yok.Asi konusunda geçmişte çok eleştiri almıştı ülkem şimdi durum oldukça iyi övünmek lazım.Sebep olanlara da dua etmek gerekir..

    • 83 milyonu en pahalısından 2 doz aşılasan 3 milyar dolar ediyor.
      128 milyar dolar nerede?
      128 görünce dayanamıyorlar.
      5 li ihalecilerin de vergilerini 128 kez silmişler.
      Yeni anayasa taslakları da 128 maddeden oluşuyormuş.
      Sanki anayasa-yasa takan varmış gibi bir de taslak hazırlamışlar.

    • konu açılınca, aşı konusu bir şekilde açılıyor, kendi başımıza pek konu açmıyoruz, aklımda bir iki nokta var, yazarım.
      kanal istanbul için 200,000 civarında ağaç kesilecekmiş, sen de yaz olur mu, iyi bir şey illa ki vardır.

      • Yapılan çok ciddi araştırmalarda dünya genelinde sosyal medyada yalan haber yayma oranı %20. Türkiye’de ise bu oran. %40 .Her okuduğumuza
        inanmayalim derim.

  13. Sayın Koru ,
    Sıradan bir vatandaş , bir okur olarak bu haberi okuduğumda münferit bir olay değerlendirmesi yapmıştım. Eskiden her köyün bir delisi olur , onunla uğraşan da başına geleceklere razı olurdu. Şimdi kentte kim deli bildiğimiz yok. Yol verme tartışmalarında insanlar öldürülüyor. Trafik te ses yapanlar silahlı saldırıya maruz kalıyor deyip geçecektim .
    Ancak son günlerde gelişen olaylar bu konuyu gazeteci olarak farklı boyutta ele almanızı sağlamış. Sedat Peker in bununla ilgili yaptığı açıklama , daha önce yaptıkları sebebiyle üzerine spot ışıkları tutulanların bundan kaçınma gayretleri ile ilgili olabileceğini ifade ediyor. Bu itibarla ciddiye alınmalı ve derinlemesine incelenmelidir.
    Akıllı lafını deliye söyletir derlerdi. Şimdi başımıza bir de Mançuryalılar çıktı. Bunlar yönetimde sorumlu olanların kul hakkı yönüyle vebal altında kalacağı işler.

  14. işte herkes fetöcü, terörist, hain, vatan haini, ajan, proje söylemlerinin geldiği sonuç; nefret suçları.
    40 kişilik bir toplantı yapılacakmış son anda vazgeçilince belli ki toplantıdan haberi olan ama iptalinden olmayan onursuz, bir katliam planlamış son anda büyük bir facia olmamış ama genç bir kız katledildi, ne için?
    yorumlarımızda hep yazıyoruz bu kutuplaştırıcı söylem bizim gibi düşünsel yapısı olan ve toplumda ciddi fay hatları olan ülkelerde o ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür, kaybolan paraları yerine koyabilirsiniz, çökülen malları geri alabilirsiniz ama derinleşen kutuplaşmayı hemen çözemezsiniz, yaraları hemen onaramazsınız, gidenleri geri getiremezsiniz. çoğu toplumsal olay küçük bir kıvılcım ile başlamıyor mu?
    chp liderine yapılan saldırı, ne oldu?
    selçuk özdağ evinin önünde saldırıya uğradı, ne oldu?
    meral akşenere yapılan provakasyon, ne oldu?
    bunlara gereken cezalar verilmezse birileri nefret ettiklerinin hesabını görmeye başlamaz mı?
    bu ülkede kadınlar öldürülüyor, failleri bir kaç yıl alıyor, iyi halden serbest kalıyorlar. trafik canavarları insanları öldürüyor, serbest kalıyorlar, siyasiler saldırılara uğruyor, saldırganlar serbest kalıyorlar. ülkenin en üstteki yöneticileri kendilerinden olmayan herkesi hain ve terörist ile yaftalıyorlar, gerçekten neler oluyor?
    bırakın hdp yi, bugün saadet partisini yanlarına çağıranlar daha dün saadet partisini terörle ilişiklendirmeye çalışmıyorlar mıydı? iyi partiyi yanlarında görmek isteyenler daha dün onları fetöcü ilan etmemiş miydi? sizler dün söylediklerinizden bugün utanmayabilirsiniz, oy için herşey mübahtır diye düşünebilirsiniz ama sonra bu ülkeye verilen zararı onaramazsınız. üstelik ciddi bir silahlanmanın da olduğu söyleniyor. geçenlerde cübbeli lakaplı hoca televizyonlarda açık açık selefiler silahlanıyor, defalardır gerekli yerleri uyarıyorum demedi mi? o biliyor da içişleri bilmiyor olabilir mi? yarın biri de çıkıp “din elden gidiyor” diye kendine iş çıkarırsa ne olacak???
    yol yakınken bu tür tehlikeli söylemlerden uzaklaşıp, siyasi dilini yumuşatmalı ve sivil silahlanma konusuna dikkat edilmeli diye düşünüyorum…

    • Norveçte 80e yakın genci öldüren brewik adlı sapık kaç yıl ceza aldı ve hangi şartlarda tutuluyor hiç haberiniz var mı da ülkenizi kötülüyosunuz didem hanım?
      Yenizellandalı terörist camide çoluk çocuk demeyip onlarca kişiyi tarayıp öldürdüğünde, kurbanları bırakıp ‘ama kadın başbakanları ne de güzel taziye veriyor” diye yere göğe sığdıramıyordunuz, şimdiyse doğrudan devletimizi yönetenleri suçlayıp saldırıyorsunuz, ne iş???

      • yeni zelandayla türkiye arasında hiç bir benzerlik yok.
        bir benzerlik arayanlar ortadoğu ülkelerine bakacaklar.
        “ne iş” o zaman anlarlar.
        benim yorumlarımda devleti yönetenlere suçlama ve saldırı elbette yok, eleştiri ve tavsiye var. vergi veren, oy kullanan her vatandaşın hakkı olan bireysel haklar.

  15. Aynı filmleri kaç deva daha izleyeceksiniz.
    Bu film’de Kötü adam başarılı oluyor.

    Sizin, önyargılarınız değişmedikce sonuç değişmeyecek.

    İnsanlara, Müslüman ve Türk diye bakmayın İnsan diye bakın.

  16. Teklif-i mâ lâ yutak.
    İstılahi olarak gücün üzerinde bir teklif.
    Kelime olarak muhatabın yerine getirmesi mümkün olmayan bir istek.
    Amiyane tabirle olmayacak iş.

  17. Terörden nefret ettiğini söyleyen biri, terör estiriyor.

    Hiç tanımadığı, bilmediği bir insanı öldürme hakkını kendinde nasıl görebiliyor?

    Terörü terörle çözmeye çalışan bu zihniyeti anlamak gerçekten mümkün değil.

    • İsmail bey “Terörü terörle çözmeye çalışan bu zihniyeti anlamak gerçekten mümkün değil.” buyurmuşsunuz da;
      biraz daha geniş düşünmeyi deneyin, belki anlarsınız…

  18. ”””Partiler birbirlerinin rakibidirler, düşmanları değil. HDP de diğer partiler gibi demokratik sistemin bir unsurudur, onu ‘terör odağı’ olarak yansıtmanın, eli silahlı bir örgütle eş değerde sunmanın hiçbir anlamı yoktur. ”””
    TEK KOŞUL HDP NİNDE PKK YI TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK TANIMLAMASIDIR.
    Eğer bunu açık açık yapmazsa askerimizi şehit eden sivilimizi katleden ve katlettiren ile İZMİRDEKİ CANİ arasında ne fark var söylermisiniz

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız