Süleymani infaz edildikten sonra Trump kiliseye koştu ve ilginç mesajlar verdi…

31

Dünyayı sarsacak sonuçlara yol açması kuvvetle muhtemel bir eylem olan, İran’ın örtülü operasyonlarını yıllardır yürüten Kasım Süleymani’nin öldürülmesi emrini, ABD başkanı Donald Trump’ın, Palm Beach’teki (Miami) malikanesinde verdiği biliniyor.

Amerikan gazeteleri suikast emrine yol açan süreci ayrıntılarıyla aktardılar.

Peki, “Süleymani’yi öldürün” emrini verdikten ve infazın yapıldığı haberini aldıktan hemen sonra nereye gitti Trump ve kimlerle buluştu?

Bu soruya cevap teşkil edecek ayrıntıyı da İngiliz The Guardian gazetesi yazdı.

Trump, o gün dosdoğru Miami’deki ‘King Jesus International Ministry’ adlı Evanjelik cemaatin kilisesine gitti ve orada toplanmış 7 binden fazla kişi önünde tam 75 dakika süren uzun bir konuşma yaptı. Konuşmasında en önemli mesajlar Süleymani suikastı ile ilgili olanlardı. “Süleymani’yi öldürtmeseydim, yüzlerce, binlerce Amerikalıyı o öldürtecekti; büyük bir saldırı planlamaktaydı; öldürttüm ve o artık bizim için tehdit olmaktan çıktı” diye konuştu Trump.

Trump King Jesus Kilisesi’nde konuşurken..

Evanjelik kitlenin oyuyla başkan seçildiğine inanıyor Trump ve bu yıl yapılacak başkanlık seçimine yeniden katılabilirse, sonucu yine onların oylarının belirleyeceğini de hesap ediyor. O gün orada, “Benim dönemimde, bizler, inançlı Amerikalılar için çaba göstermekten bir an bile geri durmayacağız; inancı yeniden Amerikan hayatının gerçek ekseni haline getireceğiz” taahhüdünde bulundu.

“Tanrı’nın bizim yanımızda olduğuna gerçekten inanıyorum” da dedi aynı konuşmada Trump.

Grace Halsell uyarmıştı

Reklam

Konuşmasından bölümleri gazetede okurken, ilahiyat eğitimi almış olan Amerikalı Kadın yazar Grace Halsell’in, dünyayı nasıl bir tehlikenin beklediğini uyarmak üzere kaleme aldığı, ‘Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak’ adıyla dilimize de çevrilmiş olan ‘Forcing God’s Hand’ kitabını hatırladım.

Grace Hanım, Amerika’da o yıllarda kendini belli etmeye başlamış olan koyu Hıristiyan bir cemaatin İsrail sevdasının köklerini araştırmak için onların oraya yaptığı gezilere birkaç kez katılmış, ünlü televizyon vaizlerinin temaslarını izlemiş, cemaat üyeleriyle konuşarak niyetlerini öğrendikten sonra kitabını yazıp yayınlamıştı.

ABD’de bu alanda bugünleri öngörmeye ve anlamaya çalışanlar açısından ilk işaret fişeği onun kitabıydı. Aslında Hz. İsa’yı çarmıha gererek öldürdüklerine inandıkları için Yahudileri sevmeyen ve bu hislerini vaazlarında da işleyen kişilerin İsrail’i ikinci adres haline getirmelerinin ve Netahyahu türü İsrailli politikacılarla işbirliğine girmelerinin sebebini ‘kıyamet’ beklentisi olarak açıklamaktaydı kitap.

Kıyamet beklentisi mi?

Hıristiyan inancına göre, kıyamet Tel Aviv’in kuzeyindeki kadim bir kent olan Megiddo’da yapılacak büyük bir savaştan (Armageddon) sonra kopacak. O savaşta Hıristiyan inançlılarla karşı karşıya gelecek Deccal’in (Antichrist) ordusu kazanacak gibi olunca, Hz. İsa gökten inip duruma el koyacak ve onun varlığı tabloyu Hıristiyanlar lehine değiştirecek. [Halsell, gitmiş görmüş, “Megiddo küçücük bir yer, kıyamet savaşı için uygun değil” demekte.]

Bu olayın yaşandığı sırada -kıyamet anında- hazır bulunan ‘yeniden doğmuş’ Hıristiyanlar, onların inanışlarına göre, doğrudan cennete gidecekler.

Grace Hanım, bu inanış sahiplerinin, doğrudan cennete gitme fırsatını kendi hayatlarında yakalamak amacıyla, kıyamet öncesi meydana gelmesi beklenen ne kadar olumsuz gelişme varsa hepsinin birbiri ardına gerçekleşmesini sağlamayı kendilerine görev bildiklerini örnekler vererek anlatıyor.

Kıyamet bir an önce gelsin, Armageddon fazla gecikmeden yaşansın diye dünyada büyük bir savaşın çıkmasının zeminini oluşturma gayreti içerisinde olan bir cemaat Evanjelikler

Reklam

O tür düşünce sahiplerinin günümüzde hayranı oldukları siyasi lider Donald Trump. O da, Evanjelik kesimlerin neden hoşlandıklarını biliyor ve onlara yaranmak için elinden ne geliyorsa yapıyor. Guardian gazetesindeki konuya ilişkin haberde bu işbirliğinin boyutları fazlasıyla yer alıyor. [Yazımdaki fotoğraflar Guardian’daki yazıdan.]

Trump vurdu, İran cevap verecek ve kıyamete biraz daha yaklaşılacak

Dünyamızı olduğundan daha tehlikeli hale getiren bir durumdan söz ediyorum.

Kasım Süleymani suikastı o tehlikeyi günümüze biraz daha yaklaştıran uğursuz bir eylem olarak planlanmışa benziyor. Suikast emrini verip infazın yapıldığı haberini aldıktan sonra derhal kilisede düzenlenen Evanjelistler toplantısına koşarak, orada toplanmış kalabalıklara, beklediklerine biraz daha yaklaşıldığı müjdesini vermenin başka bir anlamı olabilir mi?

Trump’ı dinlemeye gelen Evanjelikler..

Beklenilen, İran’ın, bu suikasttan duyduğu infialle, kargaşayı biraz daha büyütmeye ve gözleri kıyameti kendi hayatlarında yaşatmaktan başka bir şey görmeyen bir kesimin “İşte oldu, oluyor” hissini yaşamasına sebep olacak bir dizi eylemi gerçekleştirmesi…

İran bunu yapabilecek ve yaptıklarına İslam Dünyası’nın başka ülkelerini de ortak edebilecek bir ülke olarak görülüyor…

Muhtemelen kendisine destek veren Evanjelik kesimin bütün hesabı, ellerini daha rahat hissedecekleri dört yıllık bir ikinci dönemi daha mümkün kılabilmek için, bu yıl yapılacak başkanlık seçimini Trump’a mutlaka kazandırmak…

Bazılarınıza bu yazdıklarım şaka gibi gelebilir; pek çok yönüyle bana bile şaka gibi geliyor. Ancak Grace Halsell’in 20 yıl önce yazdıklarının günümüzde birebir gerçekleşiyor olmasının şakaya benzer bir tarafı yok.

Öyle bir dünyanın, yapılanlar ve yapılacak olanlar kıyameti getirmese bile, kıyametten farksız bir dünya olacağı kesin.

ΩΩΩΩ

31 YORUMLAR

  1. Inşallah Iran intikamını incirlik ve kürecik yada Türkiye deki Amerika yada nato usleriyle almaya kalkışmaz kalkışırsa da bu Türkiye Iran savaşına donusmez Boyle bir savaş islamin sonu olur ya Iran ırak 8 yıl savaşına yada hıristiyanların 30 yıl 100 yıl savaşına dönüşür

  2. Öyle diyorsunuz da Sn F.K.T., Allah’ın mutlaklığı dışında herşey izafi olduğuna göre, ha aklını kullanmayan Ortadoğu halklarının mezhebi hareketleri, ha aklını kullanmayan M.Kemal Atatürk Paşa’nın nefsi hareketleri. O da laikçilik mezhebini öne çıkararak dikkatleri üzerine çekmedimiydi? Yaptığı ve yapamadığı işlerin verdiği huzurla/huzursuzlukla içkiye verdi kendini, paket paket sigarayla duman etti, hasta etti kendini ve epey erkence sıvıştı, tanrısına kavuştu….

    Bize yakışan metodun nasıl olması gerektiğini anlatmağa çalıştığım gibi (https://fehmikoru.com/olay-yerinden-bildiriyorum-yaptirimlar-cikti-ermeni-soykirim-karari-da-washingtondaki-turkiye-karsitlari-durmayacaklar/ ) hareket edebilseydi şayet,… rehber iken Kuran’da ayet üstüne ayet… “oku” denmiş acaba okudu mu Türkçeye çevirttiği o Kuranı?… Oysa ki birlik beraberlikle daha o zaman çevirebilirdi devranı… Yapacağı doğru düzgün şeyler vardı, ama onun da aklı o kadardı.

    • Siz okudunuz mu Kuran’ın Türkçesini H.K.? Kuran’ı okumuş anlamış, son ve mükemmel denilen dine uymuş ve insanları mutlu tek bir topluluk, kavim, devlet var mı şu anda Dünya’da? Yöneticileri karun kadar zengin halkının çoğu fakir olmayan? Bu yüzden mi Kabe ve çevresinde pislik kol geziyor, bembeyaz mermerlerine kanlar akıtarak ellerinde et satan insanlar var? Ne menem son ve mükemmelmiş ki tüm mensupları batının adeta gönüllü kobaylıklarını yapıp birbirlerini öldürüyorlar? Zenginleri varlıklarını batıya kaçırıp, tatil için batı ülkelerine giderken, Dünya’nın mülteci sayısının yarıdan fazlasını oluşturan zavallı fakir müslümanlar kaçmak, kapağı atmak için batı kapılarında delik arıyorlar…

      • Ben okudum yahya bey. Hem Türkçesini ve hem de Yusuf Ali’nin Ing. tercümesini. O bahsettiğin negatifliklerin sorunla şöyle bir alakası olabilir mi? New York’a uzaktan havadan bak ne güzel gökdelenler falan filan. Sokaklarına gir, özellikle belli bölgelerdeki sokaklara, berbat! evsiz insanlar da var! Onlar da İncil okumuş ve dünyanın en zengin ülkesinde mevcut.

        M.Kemal Atatürk Paşa eline geçmiş müthiş fırsatı yukarda değindiğim gibi değerlendirseydi: 1) Kendisi ve ülkesi için çok daha huzurlu ve mutlu olacaktı-her 10-15 yılda darbe müdahele türü şeyler olmayacaktı, 2) Ülkemiz 7sinden 70ine birlik ve beraberlikle hızlı bir şekilde kalkınmış olacaktı, 3) Ülkemiz, negatifliklerini saydığın gelişememiş diğerlerine (ve hatta dünyada gelişmiş ülkelere de) iyi bir örnek olacaktı.

        Ben Kuranı okuduğumda bu potansiyeli görebildim….
        Sen de muhtemelen okudun ancak negatifliklerle ilişkilendirmekle meşgulsün. Demek ki okuduğunu anlamadın. Anlamları bimiyorsun (Bilenle bilmeyen bir olur mu-bu da Kurandan bir ayet)…

  3. ESMA NEDİR?Esmâ,arapça da isim kelimesinin çoğuludur.İsim,ad,nam anlamındadır.Hüsnâ ise en güzel demektir.Esmâ ül hüsnâ ise;Allah ın birbirinden güzel isimleridir.Kur an da 93 esma haber verilmiştir.6 Esma ise ,Allah adfedilmiş,yani eklenmiştir.Allah zikredilirken,ayn, anılır ve düşünülürken Allah ın esması ile anılır.
    Zikir, sürekli Allah’ı hatırında tutmak ve devamlı Yüce Yaratan’ın gözetiminde olduğunun bilincinde olmak, Allah’ın varlığının, birliğinin ve sonsuz kudretinin delili olan pek çok konuyu düşünmek, tefekkür etmektir.
    Zikir, “Bilin ki, kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzur bulur.” (Ra’d suresi, 28.ayet) Ayette buyrulduğu gibi, manevi huzura açılan kapının anahtarıdır.
    Zikir, Allah’ı anmak üzere yapılması veya söylenmesi tavsiye edilen hamd, dua, tesbih ve ibadet gibi söz ve fiillerdir.Namaz da bir zikirdir.
    Zikir sözlükte; anma, düşünme, hatırlama ve söz konusu etme anlamlarına gelir. Terim olarak zikir; Allah’ı dil veya kalp ile anmak, Allah’ı unutmamak, Allah’tan gafil olmamak anlamlarına gelir. 
    Zikrin Çeşitleri
    1. Lisan ile: Her an Allah’ı anma, esma-i hüsna telaffuzu, tesbih ve Kuran okuma dil ile yapılan zikirlerdendir.
    2. Kalb ile: Allah’ı gönülde anma, yüceliğini ve nimetleri zihinde düşünmedir. Onun güzel isimlerinin manalarını tefekkür etmedir
    3. Organlar ile: Allah’ın rızasını kazandıran, ona yaklaştıran hareketler ile Resulünün sünnetine uyan ve Allah’ı hatırlatan tutum ve davranış şeklinde olur.
    “Rabbini zikredenle etmeyenin farkı, diriyle ölünün farkı gibidir.” (Buhari, Daavat-66)
    Zikir konusunda birçok ayet vardır,bazıları şunlardır:
    “Onlar ki, inanmışlardır ve kalbleri Allah’ı zikretmekle (anmakla) yatışır. İyi bilin ki ancak Allah’ı zikretmek (anmak)la kalbler yatışır” Ra’d suresi,28.ayet.
    “Ey inananlar, Allah’ı çokça zikredin ve O’nu sabah akşam tesbih edin” Ahzâb suresi, 41 ve 42.ayetler.
    ”Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O’na yönel.”Müzemmil Sûresi, 8.Âyet. “Allah kimin gönlünü İslâm’a açmışsa o, Rabbinden bir nûr üzerinde değil midir? Allah’ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” Zümer suresi,22.ayet.
    Konu ile ilgili bazı hadisler:
    “Zikrin en faziletlisi, Lâ ilâhe illallah ve duanın en faziletlisi de elhamdu lillah’dır” (İbn Mâce, Edeb, 25) .
    “Rabbini zikredenle etmeyenin hâli diri ile ölünün hâli gibidir.”Buharî, Daavât, 66.
    Esma-ül hüsna nın ebcet değeri vardır.Her esmanın ebcet değeri ne ise;o esmayı ,o sayı kadar söylemek gerekir diye söylenir.Bu ebcet hesabını,siyaset amacı ile çarpıtanlar var.Kanal 24 isimli bir yandaş kanalda,kayıt dışı isimli bir proğramı gözüm çarptı.Esma-ül hüsnanın ebcet hesabı ile, cb.Erdoğan ın güya karakter analizini yapmış . Erdoğan kemal karakterli imiş.Dün akşam aynı kanal ve aynı proğramda aynı kişi,Türkiye nin esma-ül hüsnasını ebcet hesabı ile hesapladıklarını ve Türk halkını Allah ın af ettiğini söyledi.Ebcet hesabına göre, Allah Türk halkını afetmiş.Ebcet hesabına göre,birlerin veya bir toplumun af edilip edilmediği bulunur diye bir ayet yok.Sizi gidi dalavericiler sizi!Hem zulmedecek,islamı çarpıtacak ve bozacak,zulmedeceksiniz sonra da af edileceksiniz ha!Bakın aşağıda konu ile ilgili ayet ve hadislerden bazılarını duyuruyorum.

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.Nisa suresi,40.ayet. Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!Nisa suresi,41.ayet.
    ”Zalimlerin yapmakta olduklarından Allah ı gafil sanma!Onları ancak,gözlerin yuvalarından dışarı fırlayacakları bir süreç için erteliyor.”(ibrahim suresi 42.ayet) BİR HADİS:

    “Hiç kimse kendi ameliyle cennete girmez.”
    “Sen de mi ya Resulallah!” dediklerinde de,
    “Evet ben de; meğer ki Rabbim beni rahmetinin kucağına almış olsun.”(Buharî, Rikak,18; Müslim, Münafikîn, 71-73).
    Kanal 24 tv de ,kayıt dışı isimli bir proğramda bir şaşkaloz,esmanın nebcet değerini hesaplamış da; CB:Erdoğan ın karakteri kemal esmasına denk geliyormuş.Erdoğan,kemalmış;yani olgunmuş.Olguna bak?Her şirretlik onda,bir de olgunmuş! Türkiye nin ebcet değerini hesaplamış da ;Allah ın, Türk halkını af ettiğini bulmuş. Yok kemalmiş,yok Türkiye af edilmiş!Bir de falcılığa kalkmış. Esam-ül hüsna da falcılık yoktur.Bunu nerenden çıkardın? Siz her bozgunculuk ve pisliği yapacak,her zulmü; islam,vatan,bayrak,mezhep vs.kılıflarla işleyeceksiniz ve af edileceksiniz ,öyle mi?Peygamber bile,iyi ameli ile cennete giremeyeceğini söylüyor;siz kötü amellerinizle nasıl gireceksiniz?Af edilmeniz, torpil olmuyor mu?Zulm ettikleriniz,haksızlık ettikleriniz,kul haklarını çiğnediklerinize haksızlık olmuyor mu?Allah, haksızlık hapmaz.Esam-ül hüsna;kimin karakterinin nasıl olduğunu,kimin af edilip edilmeyeceğini göstermez ve haber vermez.Yukarıda esma-ül hüsna hakkında bilgi verdim.İyi okuyun!Esma-ül hüsna nın ebcet değeri,o esmanın kaç defa zikredileceğini gösterir.Olayı çarpıtıp kendinize pay çıkarmazyın.

  4. Süleymani suikastinde dikkat edilmesi gereken nokta 10.000 km (onbin.kilometre) öteden bir ülkenin genelkurmay başkanı kadar önemli komutanının keklik gibi avlanılabilmesidir. Teknolojik üstünlüğü ele geçiren batı için Ortadoğu’daki (hatta tüm müslüman) devletlerin ve ileri gelenlerinin birbirinden farkı yoktur. Çünkü çoğunluğu kullanışlı aptallardır. Farkında ya da değil herbiri değişik zamanlarda batının yararına çalışmaktadırlar. Suudilerin Kaşıkçı cinayeti ile ABD’nin bu saldırısının farkı yoktur. İki farklı ama aşağılık devlet ve başkanları Dünya’yı hiçe saymışlardır. Alınacak ders; milyarlar saydıkları zırhlı otolardan çıkamayanların sağa sola efelenmesinin , ülkemizi savunmak için değil geri zekalı arapların kendi aralarındaki bitmeyen ve asla bitmeyecek kavgalarına ortak olup gencecik kardeşlerimizi çöllere savaşa gönderilmesinin yanlışlığıdır.

  5. Dincilik-dinbazlık en büyük tehlikedir, görüldüğü yerde başı ezilmelidir. Dincilik-dinbazlık faşizm ise, mezhepçilik de nazizmdir. Ortadoğuda mezhepçilik üzerinden savaşanların üzerine Allah pislik yağdırmaktadır. Türkiye geçmişte bu pislikten uzak duruyordu, fakat şimdi aynı şeyi maalesef söyleyemeyiz.

    Türkiye’de dinci-dinbazlığın bir ayağı çökertildi, şimdi sıra ikincisinde. Menfaat hesaplarıyla bu sapkınlığa bulaşan dindar numarası yapan laikler ve Beka bahanesiyle bulaşan kimi ülkücüler için köprüden önceki son çıkış belki kurtarıcı olabilir. Fakat çok hızlı gidenlerin son çıkış virajını dönemeyecekleri de görülüyor. Bu hızla son anda direksiyonu kırarlarsa takla atacaklardır. Kaç kişi geçmiş olsun der bilmiyorum.

    • Mesiah dizisini ailece Netflix de izledik…

      … birçok cemaatin nasılda bazı kutsalları kullanarak, iyi niyetli müminleri peşlerinden sürükleyerek, deccalca planlarına alet ediyorlar.

      … tavsiye edilir.

  6. Fotoğraftaki “kırmızılı kadınlar” grubu çok tanıdık geldi; cumhuriyet mitinglerinden ya da gezi meydanından fırlamış gibiler… Sanki şöyle beşiktaş ya da moda sahilinde filan karşılaşsak maazallah tavayı kafamıza patlatıverecekler..! Bunlardan her yerde var demek ki..?

    • Bizdeki kırmızılı kadınların bazı kusurları olsa da Armagedon’muş Melhame-i Kübra’ymış böyle zırvalara inanmazlar. Yanlış benzetme yapmışsın. O fotoğrafta Trump’ın yanındaki kadınlara türban tak ve öyle hayal et, bakalım kimin yanındaki siyahlı kadınlara benziyorlar.

  7. ABD İRAN a ambargo uyguladığı dönemler incelenirse,danışıklı dövüş ü net görebiliriz. ABD; ambargo uyguladığı dönemlerde,İRAN ile en yüksek cirolu ticareti alenen kendisi yapmıştır. Buda demek oluyor ki, ABD; İRAN ın pastasını tek başına götürmektedir. İRAN da ABD den istediği seviyede istifade etmektedir. SASANİLER ( İRAN) Devletinin 3000 yılı aşkın devlet tecrübeleri, derin siyasetlerini mevcüt gelişmiş devletlerin dahi çözebilmeleri,İran ı alt edebilmeleri şu durumda imkansızdır. Hal böyle olunca; İRAN ile sunni gerilimler yaratıp,her iki tarafın da Dünya da büyüklük reklamı yapılmış olarak,itibarlarını korumayı hedeflemektedirler. Bu gizli dayanışmayı tescillemek imkansızdır ve tamamen benim tahayyüllerimden ibarettir.
    Ayrıca; Kasım Süleyman ın İRAN için son kullanma tarihi geçmiş olabileceği, ABD ile İRAN ın danışıklı dövüş ambargo tiyatrolarına benzer,suikast ortaklığı kurmuş olabilecekleri ihtimali de vardır. Sen bendeki biti,ben sendeki biti temizleyeyim maymun ortaklığı da diyebiliriz buna.
    Sonuç olarak kanaatim o ki; onlara göre;Kasım süleymani ye benzer karşılıklı temizlik bir süre devam eder, bu temizlik ortadoğu da Türkiye dahil her ülkede cereyan edebilir fakat, savaş çıkmaz. Çünkü; maymunlar birbirlerinin bitlerini temizlerken kavga etmezler. En doğrusunu ALLAH cc bilir.
    NOT; Dünyada yaşanan tüm olaylar; Adil Ortaklık Düzeni nin doğum sancılarıdır. İşçilik ( modern kölelik) dönemi sona eriyor, Ortaklık Düzeni sancıları çekiyor Dünya. Doğum yakındır.

  8. Armagedon veya Melhame-i Kübra gibi dini kökenli masallara inananları hem kınar hem de hayret ederim. Fakat ciddiye alıp bir değerlendirme de yapılabilir : Deccal İsa karşıtı (Antichrist) ise Müslüman değil demektir. Zira Müslümanların inandığı kutsal Kitapta Hz. İsa’dan bir peygamber olarak bahsedildiği gibi “onu bir nur olarak yarattık” denilmektedir. Buna göre Tanrı’yı inkar edip büyük kötülüklere/ahlaksızlıklara bulaşan ve Deccal’in önderliğinde bir araya gelenlere karşı yapılacak savaşta Hristiyanların ve Müslümanların birlikte savaşması gerekir.

    Tabi ki bu bir fikir jimnastiğidir, ‘Yüzüklerin Efendisi’ de ancak bir masal romandır. Kuran’a göre kıyamet sadece Dünyada değil tüm Evrende kopacaktır. Evreni ayakta tutan fizik kanunları ve bu arada gravitasyonel alan bitecektir (.. ve yıldızlar döküldüğünde …), her şey uzay tozu haline gelecektir. Bundan sonrası Tanrı’nın işidir.

    Armagenin donu yada Müslümanın donu, bunlar boş işler. Psikologlara havale etmek lazım.

  9. *******

    “Kıyamete mecbur”sa, tanrı işin ilginci,
    Modern insandır bunlar, bakın bunlar da dinci!…
    Hemen her şeyi denk, insanlıkta birinci,
    Niye hala tatminsiz! niye yetmiyor dünya!

    Madden bunlar gelişmiş, ulaşmış başarıya,
    Aklına güvenerek, test çekiyor Tanrıya,
    Lüks içinde yaşıyor, tapıyorken paraya,
    Niye hala tatminsiz! niye yetmiyor dünya!

    Siyonizmle kol kola, girift İslamofobi,
    İsa’yı müslümanlar, çarmıha germişti tabi,
    Şu Ortadoğuda kan, hala dinmez Yarabbi!
    Niye hala tatminsiz! Niye yetmiyor dünya!

    Siyonizmle bir olup, yahudiye kıyak çek,
    Komşuyu katledince, pek üzülmüş derinçek!
    Yankinin çıkarı kan, bilmem daha ne desek,
    Niye hala tatminsiz! Niye yetmiyor dünya!

    Paylaşmayı bilmedi, bencillik hakimdi dün,
    Her mezhep ayrı bir nefs, olacağı budur bugün,
    Nefsler parçalanmışken, İslam Kuran’da bütün!
    İnsan hala tatminsiz! nefse yetmiyor dünya!

    Mezhep öne çıkınca, olacağı budur beyler…
    Düzeni çetin Mevla, bazen böyle de eyler!
    Allah’ın yankisi bu, olur der böyle şeyler…
    Niye hala tatminsiz! Niye yetmiyor dünya!

    Nereye baksak sorun, işin içinde terslik,
    İnsan Allah’a muhtaç, unuttursa da benlik,
    Belki bundan sabırsız, ondan birşeyler eksik..
    Belki bundan tatminsiz! yetmiyor koca dünya!
    ….
    *******

  10. Evanjeliker ili ilgili yazılar okuyunca düşüncelerini şaka gibi görüyorsunuz.
    Ancak Evanjelik biri ile karşılaşıp bir kişiden bunları bizzat dinleyince şaka olmadığını anlıyorsunuz.
    Düşüncelerinin “ete kemiğe büründüğünü” o zaman görüyorsunuz.
    Bir de bu iddia ve söylemleri dlie getirenin “Profesör” olduğunu öğrenince “şok” oluyorsunuz.
    Üstelik bu Profesör söylemlerinin İNCİLe dayandığını bu nedenle “sorgulanamayacağını” söyleyince dumunun vahameti daha da artıyor

  11. Abd ye İsrail’e yaranmak için ne diyordu….” Haçlı’nın ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler.“
    Sonra herhalde kendi sıfatlarını sayıyordu…………………..”En tehlikeli şey, şeytanın kafiri kafir yapması değildir, münafıkı Müslüman göstermesidir…münafık meseleyi öyle bir karıştırır ki, Müslümanlıkla kafirlik bir harcın parçaları gibi, farklı kimyevi şeylerin bir araya gelmesi gibi, o güzellik, o beriki çirkinlik ile bir araya gelince kömür, elmas birbirine karışır. Siz anlayın artık meselenin ne olduğunu.”
    …. Cemaat elemanları hükümetle yaptığı savaşlarının haklılığını anlatmak için bu argümanı çok kullandılar…Tarafınızı seçin diyerek siz elmassınız onlar kömür diyerek kendi elemanlarını iyi konsolize ettiler….Darbeyi yapamadılar ama ortalığı fitne ateşine attılar…Kimse kimseye güvenemez oldu… Kullanıldılar…sonra çer çöp oldular. ( kendi deyimleri)….
    Çakallar çakallığını yapıyor bunda kuşku yok…Kendi menfaatları için dünyayı ateşe atarlar onda kuşku yok…Adamlar iyi çalışıyor… Dışardan müdahale çok yapmıyorlar zaten… herkesi birbiriyle kırdırıyorlar… Müslümanlar da hep aynı yerden sokulup duruyor……

      • Libya da rüzgar varmıymış mim… Gemilerimiz oraya ne zaman gidecekmiş. Senden haber bekliyoruz…Cemaat memeat diyince gözlerin açılıyor…

        • Cemaatin siyasi ayağı araştırılmaya başlandı, devamı gelecek. Hepiniz topun ağzındasınız da farkında değilsiniz. Emin Çölaşan’ı FETÖ’cü diye hapse atmaya kalkanlar boşuna uğraşıyor. Düne kadar “Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi” dediğini duyar gibiyim.

  12. Tek taraflı Abd ve din düşmanlığı gözüyle bakınca insan gördüklerine inanma diyor! Ya arkadaş bu haşdi şabisi, hizbullahı cartı curtu iran ın milis gücü diye dünyaya yutturulan yumuşatılan paralı teröristleri değilmi? Hangi dünyada yaşıyorsunuz? Terörist komutan Irak ta terörist grupla, suriyede bir başka hizbullah örgütüyle görüşüyor planlar yapıyor, kimse iran yemende, somalide lübnan da ne yapıyor demiyor, heryeri karıştıran dünya barışını islam barışını tehdit eden asker görünümlü terörist belasını buldu diye herkes bir anda irancı kesiliyor, abd düşmanlığı hıristiyan düşmanlığı pompalamaya başlıyor.insanları aptal yerine koymaya çalışanlar önce iran ın islamın temsilcisi olamayacağını bir anlasın.şia bir islami mezhep değildir. Şia islam için siyasi ve açgözlülük ile resmi devlet dini haline dönüştürülmüş bir fitnedir! Şah ismail şia yı devlet dini yaparken tek amacı vardı o da hükümdar olmak ve dünyayı ele geçirmek! İslam hıristiyanlık gibi 3-5 koldan oluşmaz. Allah bir dir İslam tektir kuran tektir peygamber tektir! 4 halife ile birlikte halifelikte bitmiştir. Hz.Ali müslümanlar bölünmesin diye çoğu zaman muaviye ile bile savaşmamıştır! Sonradan gelenler kim oluyor ki islam alemini bölüyor! Bölen şeytandır, buna devam eden şeytanın yaveridir! Allah’tan korkan hakiki iman sahibi müslümanlara söylüyorum; içlerinde zerre günah işleme korkusu varsa tek bir masumun kanının dökülmesinde zerre rolü varsa o anlayıştan uzak dursun. Haksız yere öldürmekle buna destek vermek aynı şeydir ve Allahın bu kişiye vaadi cehennemdir. Kuran ayetlerini hakkıyla okuyun. Cihad Allahın emridir ama onun bile kuralları vardır kuran da! Fatih istese bütün istanbulu kılıçtan geçirir tek hıristiyan bırakmazdı! Müslümanı yurdunda çıkarmayana savaş ilan etmeyene zulüm yapmayanla barış içinde olmayı kuran yasaklamıyor aksine adaletli olun diye öğüt veriyor. Hak ile batıl ayrıldıktan sonra da din de zorlama yoktur diyor kuran. İnsan kendini Allah yerine koyup kimin adına hükmetmeye cüret ediyor!müslüman ülkelerin yöneticileri iflah olmaz. Ama halk hakiki iman sahibi Allah korkusu hesap günü korkusu Allahın adaletinin korkusunu taşıyanlar Allah rahmetini isteyenler akıllanmalı! Yoksa bu ateş bütün müslümanları eninde sonunda yakacak!

  13. Muhtemelen ABD, buna benzer yeni çılgınıkllar da yapabilir. Bu karşılıklı restleşmeler bizi kıyamete veya havasına biraz daha yaklaştırıyor . Ancak, bugünkü dünya ve İslam âlemine bakarsak, suçlunun sadece ABD olmadığını görürüz. Mesela, Türkiye, Suriye, Irak, İran, Suudi Arabistan , Yemen, Libya, Afganistan, Pakistan vs. ülkelerinin hepsinde gereksiz bir sürü savaş ve düşmanlıklar var. Sebeplerini toplasanız bir fındık tutmaz. Ama sorsanız, dünya kadar gerekçe gösterirler. Paylaşamadığımız ne var ? Menfaat. Evet, bence sadece menfaat. Yani, mesela bu saydığım ülkelerin hepsi Alevi olsa ne olur, Sünni olsa ne olur ? Veya petrolleri kendilerine kalsa ne olur, ne değişir ? Bugüne kadar savaşlara harcanan paraları toplasanız , herkes zarardadır. Sana ne kardeşim, milletin hayatından ? İlle de herkes benim gibi olacak, benim gibi yaşayacak. Neden ? Ondan sonra da herkes iç ve dış güçleri suçlayacak. En sonunda herkes ağıt yakacak. Bazıları da kahraman olacak. Bence, hiç kimse Allah için savaşmıyor. Allah rızası olmayınca sonuç böyle olur. Bütün kötülüklerin temelinde kötü niyet vardır. Vesselam.

  14. Rusya İran ve Çin; ABD İngiltere Fransa ve Almanya ittifak bloklar oluşacak. Türkiye bir karar vermek zorunda kalacak. Ya ABD grubu seçecek veyahut Rusya grubu seçecek ve ABD askeri üstlerini kapatmak zorunda kalacaktır. Böyle bir savaş meydana gelirse en karlı devlet süphesiz ABD olacaktır. İnşallah Ortadoğuya huzur ve barış gelir. Tek temennimiz Müslüman kanı akmamasıdır….

  15. Dünya öyle bir karışık ki Gerçekten bu olanlar bir garip gibi geliyor amma bazı şeyler de onları doğrular gibi.Dünyada bize göre saçma inanışlar var.Ama sonuçta var..Bu kasım süleymani suikastını anlamak zor.Süleymaninin geçmişine bakarsan oda bir ilginç.Iragı amerika işgal etti.Amerikayla hiç barışmayan İran Irak ta cirit atıyor.Suriye de Amerika Esadla savaşıyor,bilmem başka kimlerle savaşıyor gibi yapıyor rusya orada iran orada Türkiye yakının da…Suriye ye baktıgın zaman herkes birbiriyle savaşıyor.Herkesin bir grubu var.Masada otururken hep birlikte oturuyorlar.Nasreddin hocaya sormuşlar kıyamet ne zaman?hoca demiş ki benim karı ölürse küçük kıyamet,ben ölürsem büyük kıyamet.En güzelini hoca söylemiş.Bunların gerisi hariçten gazel okuyor.

  16. Iran hiç bir zaman musluman olmayan bir ulke ile savaşmaz. Mesele çin e olan iran desteğini kesmek. Iran buna razi olursa geleceği parlak. Sanirim iran nin icinde bir kesim suleymani gibi etkili birinden kurtulduguna sevinen bir kesim vardir. Bu kesim yeni etkili kesim olacağı icin gostermelik birkaç intikam alma olayi ile kapatilacaktir. Bu suikast hem iran daki yeni etkili kesimin hemde trump in isine geliyor. Trump boylece etkili bir gundem yakalmiş oluyor. Cunku buna ihtiyaci var malum azil meselesi. Trump suleymani daha once oldurulmeliydi diyor. 3 yildir baskan bunu yapabilirdi. Neden simdi. Cunku ic politika yonuyle prestije ihtiyaci var. Bir taşla iki kuş yani. Acem ve ABD ve israil oyunlari sahnede etkin. Gorelim ne olacak…?

  17. Bu olay tamamen Amerika iç siyaseti ve İran’iç siyaseti ile alakalı. Kim nederse desin Trump dönemi Amerika ekonomisi için son belki de 30 yılın en iyi dönemi işsizlik inanılmaz boyutta azalmış hisse senetleri rekorlar kırmış. Hanehalkının alım gücü artmış. Ortadoğuda Irak’da Suriye’ nerdeyse hiç asker bırakmamış savunma harcamalarını azaltmış. Fakat bir azil sureci yaşıyor ve 2020 seçim yılı şu haliyle bile seçimi kazanması kesin gibi fakat işini garanti etmek istiyor. Öte yandan İran uygulanan yaptırımlar neticesinde iyiden iyiye ekonomik krizin dibini görmüş durumda ve muhalifler hemen hergün eylemler yapmakta. Süleymani çok güçlü bir aktördü muhaliflerin tarafına geçse İkinci Humeyni olayını yaşatacaktı. İran rejimi hem savaş gerilimi yaşatarak halkı konsolide etmeye çalışıyor hemde kendine ilerde tehlike yaşatma ihtimali olan güçlü bir aktörün ölümü nedeniyle kutlama yapıyor bence. İran’ı tanımak lazım.

  18. Bizimkilerde camiye koştu……
    aralarında duygusal bir bağ mı var ne…..
    Neticede biri Mesih İsa ‘nın ümmeti…
    Bir diğeri de .. Hz. Muhammed’in ümmeti…
    Biri incil ve Tevrat grubu …
    diğeri Kuran’ın grubu……
    Yalnız önemli bir ayrıldıkları nokta şu:….
    Kuran grubu bir birlerini ve düşmanlarını öldürmek için Mesih İsa grubunun silahlarını ve teknolojilerini kullanıyor…. Allah büyüktür derken kullandıkları megafonlar ,,, SülEymani ‘ nin CESEDİNİ TAŞIRKEN ABD yapımı arabaya koyorlar…
    Ben hiç Mesih İsa grubunun ölülerini İran veya başka bir Kuran grubunun arabasına koyduklarını ve silahlarını kullandıklarını görmedim…. Ya siz……?

  19. Öyle bir savaş olursa Hz İsaya pek ihtiyaçları olmayacak gibi görünüyor ama, bu tezatı nasıl aşıyorlar. Dedikleri gibi bir olayın vuku bulması için İran ve destekçi ülkeleri önce kalkındırmaları gerekmez mi:)

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız