
İngiltere’de de Trump-giller kazandı
”Donald Trump gibi biri, nasıl oldu da, 250 yıllık temel ilkelere sahip bir ülkede -ABD’de- halktan, hem de tam iki kez, başkanlığa seçilecek kadar oy alabildi?”

”Donald Trump gibi biri, nasıl oldu da, 250 yıllık temel ilkelere sahip bir ülkede -ABD’de- halktan, hem de tam iki kez, başkanlığa seçilecek kadar oy alabildi?”

Ülkesini ziyaret eden İngiltere Kralı 3. Charles onuruna verdiği yemekli davette, ABD başkanı Donald Trump’ın, durduk yerde “İran’ın hiçbir zaman nükleer silahlara sahip olmaması gerektiği konusunda Kral da benimle

Geçen yıl İsrail ile İran arasında çıkıp 12 gün süren (13-24 Haziran 2025) çatışmaların, cumartesi günü başlayıp ne kadar süreceği öngörülemeyen daha geniş kapsamlı savaşın provası olduğu

Önce demokrasinin beşiği gözüyle bakılan İngiltere’ye bakalım. İngiltere’de şu sıralarda -Temmuz 2024’ten bu yana- Keir Starmer başbakan ve İşçi Partisi iktidarda. Muhafazakar Parti iktidarının son beş yılında

Artık önüne ‘eski’ sıfatını rahatlıkla yerleştirebileceğimiz ‘dünya düzeni’ ikinci büyük savaşın sonrasında, savaştan galip çıkanların ortaklığında oluşturulmuştu. O sebeple, Sovyetler Birliği -şimdiki Rusya-, ‘veto’ hakkına sahip Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş

Galiba kısa süre içerisinde TBMM’den bir heyet İmralı’ya gidecek. Ancak ben yine de, şu ana kadarki duruma bakıp bir soru sormaktan kendimi alamıyorum. İngiliz hükümeti İRA

Günlük dilimizde vaktiyle daha sık kullandığımız bir deyim bugünlerde yaşananlara bir farkla tıpatıp uyuyor… “Ba’de harabi’l Basra” veya yaygın kullanımıyla “Bade harabül Basra” deyimi… Kim bilir hangi yenilgiden

Dünya yakın zamanda köklü bir değişime girdi; buna kuşku yok. İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan ‘Yeni Dünya Düzeni’ çoktandır çatırdıyordu; şimdilerde onun yerine oluşacak yeni düzenin sancıları çekiliyor. Bizdeki ‘Terörsüz

Belediye başkanları görevden alınıyor, tutuklanıyor… Geçmişte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, İstanbul’un belediye başkanı iken, sonunda ceza getiren soruşturmalara maruz kalmıştı. [28 Şubat (1997) süreciydi, yine de cezası

Boris Johnson ülkesinin dışişleri bakanı iken, o sırada İsrail’in dışişleri bakanlığı koltuğunda oturan Benjamin Netanyahu’yu ağırlamış. O görüşme sırasında neler konuştuklarını uzun uzadıya anlatıyor. Görüşmenin
