
Operasyonlar bana eskiden yaşananları hatırlatıyor
Ülkeyi neredeyse çeyrek asırdır yöneten bir parti iş başında; bu, her ülke için istikrar alameti sayılır. Öyleyse siyasi hayat neden bu kadar karmaşık, neden dört

Ülkeyi neredeyse çeyrek asırdır yöneten bir parti iş başında; bu, her ülke için istikrar alameti sayılır. Öyleyse siyasi hayat neden bu kadar karmaşık, neden dört

Cumhurbaşkanı adayı gösterdikleri İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı ve kadrosuyla ilgili binlerce sayfa tutan iddianamenin yayımı üzerinden 48 saat bile geçmemişken, CHP’nin genel başkanı Özgür Özel’in karalara

Parti genel başkanlığından cumhurbaşkanlığına doğru yol alırken, 40 yıl içerisinde iki askeri müdahaleye uğrayıp altı kez koltuğunu kaybeden ve bu arada siyaset bilgesi haline dönüşen Süleyman

Yarım asrı aşan gözlemciliğim siyaset konusunda bana hiç değilse bir şey öğretti: Siyasette “Mümkünü yok, olamaz” keskinliğinde bir cümlenin yeri bulunmadığını… Zamanında yaptığı sözlü çıkışlarla bir siyaset

Demokrat Parti döneminde (1950-1960) partiler ve liderleri arasında yaşanan gerilimleri, her gelişmenin en sert biçimde yankılandığı bir sosyal ortamın bizim eve de yansımasından hatırlıyorum. Çocuktum,

Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin izleyeceği ekonomik politikaların tespiti amacıyla, Atatürk tarafından, 1923 yılında, İzmir’de bir iktisat kongresi düzenlenmişti. Ekonomiye ilgisi bilinen Turgut Özal, 1980 sonrasında üstlendiği yükümlülükler yeni bir

Çok bilinen bir olayda pek az kişinin bildiği katkımı anlatarak yazıma başlamak istiyorum. Yıl 1985. Türkiye’de o zamanlar sıklıkla depreşen ‘irtica’ kampanyalarından biri yaşanıyor. Oyuncak silahlarla gösteri

Önce, ülkemizle ilgili, son zamanlarda unutulmaya terk edildiğini düşündüğüm, bir temel gerçeği hatırlatayım. Türkiye bir demokrasi; anayasalı bir demokrasi… Anayasasında devletin nitelikleri sayılırken ‘demokratik’, ‘laik’ ve

İktidara ve üst düzey bürokrasiye yakın bir gazete yazarı, Cem Küçük, bir süredir çeşitli mahfillerde kulaktan kulağa yayılan bir söylentiyi, dün, köşesine taşıyıverdi: Bürokraside ve iş dünyasında

Ülkemiz üç gün üst üste dünya medyasının ilgisindeydi; TV kanalları, gazeteler, radyolar, internet siteleri, Türkiye’de olanları, izleyici, okuyucu ve dinleyicilerine duyurdular. Malta medyası bile… Bir
