Trump ve 'yeni dünya düzeni' Venezuela üzerinden dünyayı karıştırıyor…

27

Artık adını koyma zamanı geldi. Donald Trump‘ın ABD’ye başkan olması sonrası yaşadıklarımız ‘yeni dünya düzeni’ adını hak ediyor…

‘Yeni dünya düzeni’ Avrupa’da yaşanan iki vahşi savaş sonrasında ABD öncülüğünde oluşturulmuştu. Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Bankası, IMF, altınla ölçülen dolara dayalı ekonomik sistem hep o düzenin sonucu olarak ortaya çıkmıştı.

Bugün BM artık işlevsiz, doların altınla ilişkisi çoktan koptu, pek çok başka gelişmeyle birlikte 2. Dünya Savaşı sonrasında oluşmuş ‘dünya düzeni’ de eskidi.

Yeni düzen arayışı yeni değil

Dünya ‘yeni düzen’ arayışına gireli hayli zaman oluyor.

İlk Körfez Savaşı (1991) günlerinde dönemin ABD başkanı George Bush (Baba Bush) ‘yeni dünya düzeni’ deyimini ilk kez telaffuz etmeye başladı. O dönemde Çankaya Köşkü’nde kendisini ağırlayan Cumhurbaşkanı Turgut Özal‘la birlikte düzenlediği basın toplantısında, Bush‘a, “Bir süredir ‘yeni dünya düzeni’ kavramını kullanıyorsunuz; bununla kastınız nedir?” anlamına gelen soruyu ben sormuştum.

Askerleriyle dünyaya nizamat veren yeni bir Roma İmparatorluğu gibi görüyordu Baba Bush ABD’si kendisini; askeri gücünü kullanarak istediği düzeni oluşturabileceği beklentisiyle…

Olmadı, Saddam‘ın Kuveyt’i işgali fırsatı kullanıldı, ABD askerleri bölgeye ayak bastı, ancak o düzen o zaman kurulamadı.

Reklam

Trump‘ın şimdi denediği Baba Bush‘un o günlerde deneyip başaramadığıdır.

İlk çıkışını geçen yılın ekim ayının ilk günü kalabalıklar önünde Southaven/Missisipi’de yapmıştı Trump. Şu sözler o gün yaptığı ve dinleyicileri tarafından alkışlarla karşılanan konuşmasından:

“Suudi Arabistan’ı biz koruyoruz. Zengin oldukları söylenebilir. Kral’ı da seviyorum, Kral Salman’ı. Kral’a, ‘Seni biz koruyoruz, biz olmasak iki hafta sonra sen yerinde kalamazsın’ dedim.”

İstediği, Suudi Arabistan’ın petrol fiyatlarının artmasını önleme konusunda üzerine düşeni yapmasıydı. Ricayla halledebileceği bir sorunu herkesin duyacağı biçimde bir tehdide (“Seni deviririz ha” tehdidine) dönüştürmeyi yeğlemişti Trump.

Nitekim, o çıkışın ardından, Suudi Arabistan Trump‘ın istediği çizgiye geldi.

İkinci çıkış Amerikan askerlerinin Suriye’den çekileceğini açıklaması sonrasında Trump‘ın Türkiye’ye karşı attığı bir Twit mesajıyla geldi. “Kürtlere saldırırsa Türkiye’nin ekonomisini mahvederim” diyordu o mesaj…

ABD’nin ekonomik çıkarları istikametinde davranmazsa Suudi Arabistan’da kraliyetin varlığının tehlikeye düşeceği ihtarını, Suriye konusunda kendi çizdiği sınırlar dışına çıkılması durumunda Türkiye’nin ekonomisini mahvedeceği tehdidi izlemiş oldu.

‘Roma İmparatorluğu’ benzetmem buradan kaynaklanıyor. En uzun süreyle ayakta kalmayı başaran imparatorluklardan Roma, bunu, askeri gücüyle sağlamıştı. İtalya’da gözlerini açan imparatorluk, bütün Akdeniz’e ve Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya, Ortadoğu’ya ve Batı Asya’ya hakim hale gelebilmişti.

Reklam

O günün şartlarında böylesine geniş bir coğrafyada hüküm sürebilmek büyük bir olaydı. ‘Roma barışı’ (Pax Romana) deyimi, imparatorluğun gücü sayesinde dünyada barış sağlandığı anlamına bugün bile kullanılıyor.

Trump şimdilerde iki bin küsur yıl öncenin yöntemlerini kullanarak ‘Pax Americana’ oluşturma peşinde.

Venezuela’yla dünya karıştırılıyor

Son yaptığı bugün gazetelerde var: Petrol rezervleri bakımından dünya birincisi Güney Amerika ülkesi Venezuela’nın başı dertte. Sürmekte olan ekonomik sıkıntılar yakında yeniden seçilmeyi başaran Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro‘ya karşı düzenlenen gösterilere yol açtı. Başkanlık seçimine katılımın düşük olması, Ulusal Meclis’te çoğunluğun muhalefete geçmesi bir siyasi krizi tetikledi. Maduro‘nun ‘meşruiyetini kaybettiği’, dolayısıyla da devlet başkanlığının boşaldığını ileri süren Meclis başkanı Juan Guaido, anayasaya göre o görevi geçici olarak kendisinin üstlendiğini ilan edince, Trump ABD olarak Guaido‘yu cumhurbaşkanı olarak resmen tanıdıklarını duyurdu.

Suudi Arabistan kralına ihtarda bulunan, Türkiye’yi tehdit eden Trump şimdi de Venezuela’nın içişlerine doğrudan müdahale ediyor.

Venezuela ikidir ‘sosyalist’ iddialı devlet başkanları tarafından yönetiliyor. Maduro‘dan önce onun koltuğunda Hugo Chavez oturuyordu ve ABD ondan da memnun değildi. Sokaklar Chavez aleyhine hareketlendi, işçi sendikaları grev ilan etti, başkanlık sarayı önünde çatışmalar çıktı ve sonunda Chavez devrildi (11 Nisan 2002). Chavez‘in yerine Venezuela Ticaret Odaları Birliği başkanı Pedro Carmona geçici başkan ilan edildi.

Darbe kısa sürdü. 47 saat sonra ordu içerisindeki müttefik unsurların desteğiyle Chavez yeniden yönetime hakim olabildi.

[Konuyu iki yıl önce, 25 Eylül 2016’da, burada ele almıştım.]

Bugün Maduro‘ya karşı yapılan 2002 yılında Chavez‘e yapılanın bir benzeridir.

Maduro da bu vartayı Chavez gibi atlatabilir, ancak Trump‘ın Washington’daki varlığı ve onun başka ülkelerle ilişkilerini yürüttüğü yöntem dünyayı sürekli diken üstünde tutacak türden: İhtarlar, tehditler, darbe desteklemeler… Onunla varlığı iyice belirginleşen ‘yeni dünya düzeni’ bir büyük düzensizliği dünyanın kapısına dayıyor.

Darbeyi desteklediği için ABD ile diplomatik ilişkilerini kestiğini ve Amerikalı diplomatların 72 saat içerisinde ülkeyi terk etmesi gerektiğini açıkladı Maduro; Trump ise, Maduro‘nun artık cumhurbaşkanı sıfatı bulunmadığı için böyle bir talimat veremeyeceğini ileri sürerek onu dinlemeyeceklerini duyurdu.

Rusya Madura‘dan yana. Meksika da öyle. Türkiye de Madura‘dan yana tavır aldı. Buna karşılık, ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin çoğu Maduro‘ya karşı. Brezilya ve Kolombiya da Madura‘nın artık devlet başkanı olmadığına dair görüş açıkladı.

Aklın almayacağı şeyler oluyor Trump ve onun gibilerin önemli ülkelerde ipleri elinde bulundurdukları dünyamızda.

Herhalde artık olanın adını koyabiliriz: Çatışmacı, kabadayı üsluplu -kısaca ‘vahşi- bir ‘yeni dünya düzeni’ bu…

ΩΩΩΩ

27 YORUMLAR

  1. Maduro devrilirse geri gelemez. Chavez zamanında bu kadar insan ülkeyi terk etmememisti. Devleti destekleyenlerle muhalefeti destekleyenler kan davalı gibiler şu anda barrio cetelerinden Muhalefeti destekleyenler her geçen gün çoğalıyor.

  2. eksen olmayınca eksen kaymasından bile bahsedilemiyor. maduro’yu savunmak, eksen kayması değil, eksenin bile olmamasıdır. hızla venezuella olmaya doğru gitmemizde ekseni olmayanların katkısı en az yöneticilerimiz düzeyindedir.

    • Eskiden iran gibi olmakla korkutulurduk şimdi bi de venezüella mı çıktı hamza bey? Petrol zengini ama sosyalist bir ülke: rüya gibi! En azından ayetullahların yönettiği bi kübadan çok daha iyi bi seçenektir:) eksenmiş…

  3. abd nin müdahaleci politika izlediği bölgelerden biri de latin amerika. bu müdahale genellikle ya orduyu kullanarak – ki latin amerikada abd destekli pek çok hükümet ordu aracılığıyla devrilmiş- ya da ekonomik yollardan, sermaye sahiplerini destekleyerek onlar üzerinden hükümetlere baskı kurmuştur. çoğu zaman da CIA aracılığıyla askeri darbeleri destekleyen abd yeri geldiğinde direk askeri müdahale yöntemlerini kullanmaktan da çekinmemiştir maalesef. bazı zamanlar muhalefet partilerini desteklenmiş, bazen de sivil toplum örgütlerine maddi yardımlarda bulunulmuş, ve tabii medya ve basın organlarını da ülke siyasetini dizayn etmek için propaganda aracı olarak kullanmak ta ihmal edilmemiş elbette. en son brezilya da brezilyanın standartlarını değiştiren lulaya neler yaptıklarını hatırlayalım.
    bu ve bundan önce latin amerika kıtasına yapılmış yüzlerce müdahalenin trumpla hiç ama hiç ilgisi yoktu. öyleyse trumpın amerikası diye bir şey de yoktur. meseleleri trumpa ve onun abdsine bağlama son derece yanlış bir görüştür zira bu trump giderse politikalar değişir, düzelir gibi gerçek dünyada karşılığı olmayan bir sonucu gerektirir. abd haydut/mafya bir devlettir ve kim gelirse gelsin bu tutumu değişmez. abd nin çıkarlarına hizmet etmiyorsanız abd müdahale eder.
    meclis başkanı Juan Guaido şer odaklar tarafından harekete geçirilmiş, seçilmiş kişileri meşru olmamakla suçlayarak, seçimleri gayrimeşru ve kanunsuz olarak tanımlayarak ülkede yönetim boşluğu ve kaos çıkarmayı hedeflemiştir besbelli. bunun kime ve neye hizmet edeceği çok açık değil midir???
    bizler için çok açıktır.
    ” sen meşru değilsin ” ” sen benim başkanım değilsin” argümanları bizler için çok tanıdıktır.
    seçimleri gayri meşru sayma, kanunsuz olarak tanımlama bizler için çok bildiktir.
    kasetle gelenlerin, seçimle gelenlerin meşruluğunu sorgulaması bizde adettendir.
    her seçimi kaybedenlerin her seçimi kazananların meşruluğunu sorgulaması bizde adettendir.

  4. “GayriResmî SömürüDüzeni” bozulmasın isteniyor… Tek çare, “YerlilikMillîlik…” ABD sınırları içinde bir “darbe/kalkışma” olursa sorun çözülür… “Kennedy / Obama” gibi “KullanAt..” 1460’lı “KaranlıkYıllar”ın “Tusinamik PORTE/İSPANİK dalgalar”ın dönüşü, “GüneşeDönükİnceKenarlıMercek”e dönüşecek…
    İşte o zaman…
    İşte o zaman…

  5. Euronews: Moskova üzerinden Venezuela’ya giden özel Türk uçağı Maduro için mi?
    Latin Amerikalı gazeteci Federico Black, Türkiye’de TC-TTC kuyruk kayıtlı özel bir uçağın Rusya’dan havalanarak Venezuela’nın başkenti Caracas’a indiğini duyurarak, uçağın “Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu siyasi kaosun yaşandığı ülkeden çıkarmak için mi yolladıniz?
    Cevabi benden olsn….Evet Maduroyu Istabulda kebap yemeğ getirmesi için gönderıldi.
    ??????

  6. Haçlı sizin karınıza kızınıza, caminize dokunmaz diyen 1dolarlık soytarılar yetmiyormuş gibi bir de onun dümen suyunda giderek; afrinde ne işimiz var diyen ver kurtulcu bir muhalefete de sahibiz. Venezüllanın durumuna bakılırsa haçlılar sadece bize değil kendi dindaşlarına karşı da (tarihteki gibi) oldukça saldırgan! Eh, bizde olduğu gibi oralarda da ben eşeğim diyen bi güruh mutlaka vardır ve semer vuranı da olacaktır(zillet ittifakı/küfür tek millettir) Dünyada esareti kabul etmemiş iki milletten biri türklerdir ve en uzun süre ayakta kalmış roma/osmanlı imparatorluğunun da varisleridirler. Dış güçlerin köpekliğini yapmaktansa; atalarımız gibi kendi töremizle ölmeyi biliriz! Sömürgeci haçlı ordusuna bakarak geldikleri gibi giderler diyen liderin türkiyesi; dünya 5ten büyüktür diyerek yoluna devam edecektir. Zaferle değil seferle emrolunduk! Dünya türkün önünde diz çöküp itaat edene kadar durmak yok yola devam!

  7. Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ol ve insanların aç kalsın ülkeden göçsün
    Evet trump şizofrenik vaka da hani nasreddin hoca hırsızın hiç mi suçu yok demiş ya o hesap.
    Ekonomi bozuk at suçu trumpa adalet ayaklar altındamı at suçu trumpa.
    Dünya liderliği payesi verilenlerin sesi daha gür çıkmalı değilmi.
    Yahu trump sen neymişsin be abi.

  8. Belli değil
    Şimdilk merkezde Rothschildler var. Ne  yaptığını, ne tarafta olduğunu kendisi de bilmiyor. İngiltere AB ‘den ayrıldı. Ayrılamadı.  Avrupa Birliğ dağıldı dağılacak. İpek Yolu da kurulamadı. İran yerinde duruyor. AK Parti yerinde duruyor.
    AK Parti Milli Görüş’ü unutmazsa, Adil Düzen’e dönerse dünyada onun dediği olacak. Seçime kadar bekleyeceğiz.            

  9. Uzun uzadıya yorum yapmaya bile gerek yok aslında. Daha önce Arjantinde denenen ve başarılı olan durum, 15 Temmuzda ülkemizde denendi ve başarısız oldu. Şimdi Venezüella da deneniyor. Venezüella lideri Maduro sanırım ve umarım Erdoğandan ve devlet yetkililerimizden tecrübelerimizi yeterince öğrenmiştir de, darbeyi bastırır. Bugün Venezüellada olanlar bize maalesef milletimizin bir kısmının görmediği, mensup olduğu partiler tarafından da görmemeleri için özel gayret edilen dış düşman gerçeğinin, gösterilmeye çalışıldığı gibi bir komplo teorisi bir bahane olmadığını açıkça ispatlamaktadır. Bu devletin idarecilerinin basiret ve dirayetini de bir kez daha takdir ediyorum.

  10. Sayın Koru,
    Yazınızı okuyunca rahmetlik Nejat Uygur üstadın bir oyunundan bir sahne geldi gözlerimin önüne .
    -Dayımısın lan der üstat muhatabına
    -Dayıyim ulan var mı bir diyeceğin
    -Yengem nasıl abi !
    Sahne değişik. Oyuncular farklı. Oyun aynı oyun. Çin geliyor diye haykırıyordu akl-ı selim sahipleri 15 yıl önce . Yeni dünya düzeni ABD nin hayal ettigi gibi olmayacak.

  11. Şu an Dünyayı Paraya ve şöhrete tapmiş Ruh hastaları yönetiyor. Adamlar resmen kan emicilik yapiyorlar. Kan kokusu onlara gül kokusu gibi geliyor.
    Trumpın seçmenleri ABD nin IRKÇI ve yaşli beyazları… onlar sirf irkçılıklarindan dolayi Trump gibi Paraya tapmiş hayatinda vergi vermemiş, işçilerine para vermemk için hep çakma iflas ederek fakir fukaranın hakkini yemeye kılıf uydurmuş… o kadar suça rağmen kendisini DİNDAR olarak gösterip! Ruslarinda yardimi ile Dünyanın ve ABD nin başına bela oldu.
    Aslinda Trump’ın destekçileri sadece irkçilar dan oluşmiyor.
    Kapitalis ülkelerin Iş adamlari Trump gibi politikacilardan hoşlaniyorla… çünkü onlar için varsa yoksa para, zaten KAPİTALİZİM de halki köleleştirip İş adamlarıni koruyor. Oni içinde ABD deki ış adamları Trumpi seçtırdiler. Oda göreve gelır gelmez onlara olan vefa borcunu vergileri düşürerek ödedi.
    Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Trumpin iyliğini de unutmamak gerek.
    ABD liler hayatları boyunca Trump secildikten sonra, eğlendikleri kadar eğlenmemişler. Bütün günun sitersleri ve sıkıntılarından akşam eve gidince başkanin sayesi ve komediyenler vasitasi ile o sıkıntılardan eser kalmiyor.
    Geçen Pazartesi gecesi komediyen, Jimmy Kimmel live! Amerkanin Mount Rushmore National Memorial da heykelleri olan 4 başkan’ının,
    George Washington (1732–1799), Thomas Jefferson (1743–1826), Theodore Roosevelt (1858–1919), and Abraham Lincoln (1809–1865).
    Yanina Trump’inda Altın sarısı Kafasini eklemiş! Ilk olarak Trump o heykellre kendini öviyor, 2 yıl içerisinde ne kadar kendine metiyeler düzmüşse Jimmy Kimmel hepsini derlemiş onlari yayinladi.
    O başkanlar bende şünu yaptım der demez Trump “boşuna palavra atmayin ben onu halletm” diye övüniyor.
    Abraham Licolin “ben KÖLELIĞI kaldirdim deyince, Trump ohooo ben onuda halletim ve bu işe benim memurlardan basladım, şu an bedava çalişiyorlar” dedi.
    Trump 34 güdür 800,000 çalişana maaş vermiyor onlarin bütçelerını imzalamiyor ve Demokiratlari suçluyor.
    Seçilmeden önce Meksika sınırına duvar yapacağını ve parasınıda Meksikadan alacağına dair söz verdi, Meksika vermeyince,şimdi Demokiratları suçluyor.

  12. Dünya uzun zamandır bir arayış içindedir. Yeni Düzen arayışı bulmaya çalışılıyor. Yeni Düzen ancak ve ancak Kur’an ilmiyle olabilir. Bunun Modeli de Adil Düzendir. 3. Bin yıl uygarlığı Adil Düzen uygarlığı olacaktır. Dünya Kur’anı esas alacaktır. Açlık sefalet kavgacı ve savaşçı düzenini ancak ortaklık sistemiyle son bulacaktır. Adil Düzen günleri yakındır. İnsanlar şu anda ziyandadır. İnsanlık ancak Adil Düzenle feraha kavuşacaktır.

    • Partizanlik da boyle birsey. Islamin adini milli gorus adil duzen olarak degistiriyor. Guya Hz adem milli goruscuymus. 😀 Allah akil versin size.

  13. “‘İster İsen Sulhu Salah Hazır ol Cenge” Zalime ,zorbaya , karşı güçlü,caydırıcı olacaksın önce Ülke İçinde güven ve istikrar sonra düşmana karşı caydırıcılık bunlar yoksa gelen Ülkeni Karıştırır giden Tokat atar .Tedbirin yoksa oturur ağlarsın ,başına gelenlerin sebebini düşünmez ,sadece düşmana söversin bununlada zavallı toplulukları oyalarsın

    • Dünya adım adım savaş cehennemine dönüyor, bizimkiler de Rusya ve Çin safında yer alabilmek için kendi halkına karşı ‘kurtuluş savaşı’ görüntüsü veriyor. Buda en çok ABD’ nin işine yarıyor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız