Diriliş: Ertuğrul -Bir Amerikalı’nın izlenimleri…

27

Bizde de televizyon programları konusunda uzmanlaşmış meslektaşlar var; izlemesem de dizilerle ilgili ayrıntıları onların sütunlarından öğreniyorum. Ancak, hiç kusura bakmasınlar, o meşhur ‘Diriliş: Ertuğrul’ dizisiyle ilgili en fazla bilgilendiğim yazıyı bir yakınımın dikkatime sunduğu bir Amerikalı eleştirmenin kaleminden okudum.

Amerikalı mı?

Evet öyle…

İnternet üzerinden istediğiniz filmleri ve dizileri izlemenize izin veren Netflix’le tanışanlarınız biliyor: Amerikan ve Avrupa dizileri yanında pek çok başka ülkeyle birlikte Türk film ve dizilerini de artık uluslararası camia izleyebiliyor.

Tahta kaşıkla ‘Haydi buyurun’

Amerikalı yazar Türkiye’yi bilmiyor; hayatında hiç Türkçe sözcük duymamış, tek bir Türk filmi de izlememiş; ama ‘‘Şöyle adam gibi bir savaş filmi veya dizisi olsa da izlesem’’ havasına girdiği bir gün Netflix’te karşısına ‘Ertuğrul’ dizisi çıkınca dayanamayıp ‘‘Hele bir bakayım’’ diye işe koyulmuş…

Ne zaman tarihi bir film izlese tepesi atar, dizilerde ilk bölümden öteye geçmezmiş. Ertuğrul dizisi ise daha ilk bölümünden kendisini etkisi altına alıvermiş…

Hem de dizinin muhtemelen Türkiye’de hükümetin milliyetçi bir propaganda aracı olduğunu da düşündüğü halde…

Bakın ne diyor: ‘‘İkinci sezonun ilk bölümünün ‘tanıtımı’ şöyle: Selçuk Sultanlığı Anadolu’ya hükümran; önderi Alaaddin Keykubad onun en parlak döneminin sultanı… Türk tarihini hiç bilmiyorum; hani Anadolu’nun neresi olduğunu bilsem bile ‘en parlak dönem’ ile ne kast edildiği tamamen meçhulüm. Osmanlı tarihinin en parlak dönemi ne zamandı diye sorsanız, onu bile bilemem. Cahilliğimi bağışlayın.’’

Böyle biri yazarımız. Dizinin ilk 10 bölümünü birbiri ardına altyazıyla izlemiş ve keyif almış. Dizinin çekildiği mekanlar, dönem kıyafetleri ve özellikle atlar çok hoşuna gitmiş. ‘‘Dizideki erkekler kaftanlarının içinde birer tahta kaşık taşıyor, davet sahibi ‘Hadi buyrun, yiyelim’ dediğinde onları çıkarıp yemeğe koyuluyorlar’’ diye dikkatini çeken bir durumu anlatıyor.
Kendisini bir merak almış; ‘‘Ne zaman ve nasıl bitecek bakalım bu dizi?’’ merakıyla düşünürken ilk sezonun 76 bölüm olduğunu öğrenince şaşakalmış, ama durmamış…

Dahası da var. ‘‘Dizide insanlar ya çok iyi ya da çok kötü; arası yok’’ diyor ve ekliyor: ‘‘İyilerin hepsi Müslüman, kötüler de Hıristiyan. Romalı kardinal ile Tapınak Şövalyeleri’nin ‘benim adamım’ olması gerekir değil mi?’’

‘‘Artık ben de bir beyim’’

Üçüncü bölümden itibaren Hıristiyanları tutmaktan vazgeçmiş… 68. bölüme geldiğinde, kendi kendine ‘‘Eğer şu Avrupalı namussuzun kafası koparılmazsa ben de izlemeyi bırakacağım’’ dediğini fark etmiş… Adamın kafası gidince az kalsın ‘‘Allahu ekber’’ diye bağıracakmış…

Dizideki kahramanlar birbirleriyle konuşurken sıkça ‘‘İnşallah, Allah’ın izniyle, çok şükür’’ diyorlar ya, yazarımız da, ilk sezonun sonuna doğru günlük konuşmalarına aynı sözleri istemeden sokuşturduğunu fark etmiş; ‘‘Üstelik dindar biri de değilim’’ diyor…

Yazar aynı zamanda ‘Game of Thrones’ ve benzeri dizileri de izlediği için Ertuğrul’da da açık-saçıklık beklemesi normal. ‘‘Ertuğrul’da bu yok; çıplaklığa ne ihtiyaç var?’’ diyor yazar.

Hiç bırakmamış, 76 bölümü birbiri ardına izlemiş; 40 dakikadan 50 saat sürmüş bu macera. Altyazılı izlediği halde Türkçe konuşmalardan bazı sözcükler aklında kalmış, bazılarını sözlükten öğrenmeye başlamış.

‘‘Mesela ‘bey’ ne demek biliyorum; dizideki her önemli kişiye diğerleri ‘bey’ diye hitap ediyorlar. Ben de kendimin ‘bey’ olduğum kanaatindeyim. Bunu kullanmaya da kararlıyım. Ben Türk diliyle çevrilmiş dizinin hasta izleyicisiyim ve yarın ikinci sezonu izlemeye başlıyorum’’ diye bitirmiş yazısını.

Yazının altında bazı okurların gönderdiği mesajlar da yer alıyor. Yabancı okurlar genellikle okuduklarından ne kadar keyif aldıklarını duyurmak istiyor; Türk okurlar ise yazarın bu yazıyla kafa bulduğu kanısındalar.

Kafa mı bulmuş acaba?

Bunun için ilk hamlede 50 saati bir diziye ayırmak, orada da durmayıp sonraki sezonları da izleme zahmetine katlanmak biraz fazla vakit israfı değil mi?

Neyse. Ben bu yazıdan bayağı zevk aldım.
ΩΩΩΩ

27 YORUMLAR

  1. Amerikalı yazarın “Bütün Müslümanlar iyi, bütün Hristiyanlar kötü” saptamasına bazı yorumcular da katılmış ve sayın Süleyman Karagülle’nin yorumunda olduğu gibi bu saptama üzerinden dizi eleştirilmiş.
    Dizide gerçekten bütün Müslümanlar iyi ve bütün Hristiyanlar kötü olarak mı lanse ediliyor? Ertuğrul’a en büyük ihaneti yapanların çoğu Müslüman Türk beyleri ve bazen onların Müslüman Türk oğulları, kadınları değil mi? Dizinin başında yer alan Kurdoğlu, Çavdar beyinin oğlu Bahadır bey, Sadettin Köpek birer Müslüman Türk beyi değil mi? Bunlar iyi insanlar olarak mı dizide yer alıyor? Diğer taraftan Ermeni Haçaturyan usta, Hanlıpazarda tüccarbaşı olarak görevlendirilen Rum tüccar kötü insanlar olarak mı sergileniyor?
    İzlediğimiz şeyi idrak etmeden ezber eleştiriler yapmak doğru değil. Dizinin başarıları da var elbette, eleştirilecek bir çok yönü de.

  2. Amerikalıların binlerce yıla dayanan bir tarihleri yok.
    Bizim ilahi dayanağı olan değerlerimizi ve medeniyetimizi hayranlıkla izlemeleri normaldir.
    Bizi tanıdıkça seveceklerdir.

  3. Fehmi bey Amerikalıyı konu etmiş, çok da iyi etmiş. Zamanla başka seyredenlerden de epey intiba dinliyebiliriz. Nefsimizde, gerçekten İSLAMI gösterebilsek, nice gayrimüslim Müslüman olabilir. Büyük zatlardan biri, “… lisan-ı halinle de Kur’an’ı OKU ” buyurmuşlar. Bir dostumuz da, ” Müslüman, kendisine imrenilen, GIPTA edilen kimsedir” buyuruyor. Hani, nerede o Müslüman. Hesaba çekilmeden kendi kendimizi hesaba çekmeliyız.
    Diziden epeyce hisse çıkaranlar olacaktır, elbette.
    Çıplaklığa ihtiyaç olmamasını fark etmesi tebrike değer. Demek ki, sadece, “orospu” numaraları ile
    pezevenklik, deyyuslukla ilgi çekilmez, reyting sağlanmaz. Bu dizi, hele hele, Abdülhamid, kadınları
    giyim-kuşamı ile kadınların da, bayağı ilgisini çekiyor. Gençlerin bu türlü dizilerden yararlanacağını umuyorum.

    Hazreti Resul’a sormuş, sahabesi (dostları) :hangi Millet iyidir ? El-cevap : Her milletin iyisi iyidir, kötüsü kötü. Milli Şair Mehmet Akif de Avrupa’yı da tanıdıktan sonra ; ” … yaşayışları (ticaret ve dürüstlük yönü ile) dinimiz gibi, yaşayışımız dinleri gibi” demiş. Batının okumuşları İSLAMA yaklaştıkça, bizim okumuşlarımız gavurlaşıyor, çünkü, dininin cahili herif.
    Müslümanlar resme hep mesafeli durmuşlar, doğru. Fakat, sebebini Müslüman ilmi ile ölçmwk lazım. Zira, resim kötü ellere geçince, pekçok üç kağıtçılığa, sui istimale, ahlaksızlığa, orospuluğa …. yol açabilir.

  4. Yazar kafa bulmuş diyen zaten kafayı bulmuştur ona diyeceğim yok. Zehre bal karışsa yine de yenmez. Doğru bilgi yanlış adamda illaki değişir. Dirilişe Ertuğrul’u ancak o kültüre mensup daha doğrusu hakkı ve adaleti.ve cesareti be hürriyeti dava edinenler, dahası her hesabın üstünde Allah’ın bir hesabı olduğuna inananlar anlayabilir. Kıblesi PENTAGON olanlar PENSİLYANVA olanlar zaten anlayamazlar. Elbette kolay değil Allah’ın adaletini ekmek davasının önünde görmek. Bu her babayiğidin harcı değildir. Hele de yönünü batıya çevirmiş, inançlarını örf adetlerini milliyetini unutmuş Türk ve Müslüman gibi görünüp Haçlı-Siyonist İttifakının kölesi olanların hiç harcı değil. Diriliş’in Amerikalı hayranına gelince. Biraz daha dikkatli, gören gözle izleyebilirse hakkaniyet yanlısı hristiyan da görebilecektir dizide. Belki bu şekilde Tekfur Ares iken Ahmet Alp oluverir.

    • Aklınıza,inancınıza,ve elinize sağlık Mustafa bey.nehir kenarında yaşayıp suya hasret olan
      Nereden geldiğini,niçin geldiğini,nereye gideceğini bilmeyen,inancından önce karnını
      Düşünen insanların sayısı az degil.ebu cehil misali..

  5. Altıüstü bir dizi izliyorsak begeniyoruz begenmezsek izlemiyoruz ertesi sabah işe gidip eşek gibi çalışıyoruz.işyerinde çalışırken kimseye kılıç çekip ferman yazmıyoruz akşam eve gelince çoçuğun ödevlerine yardım ediyoruz yemek vs yani bence çokta şeyyapmamak lazım.

  6. Benim buyuklerim anlatirlardi, memleketim Adanada 50li yillarda bile vesikalik resim cogunlukla gunah sayilirmis. Rahmetli Ozal’ kadar TV gunahti, sinema zinhar gunahti. Zamanimizda bu gunahlar buharlasti. Denir ki Din degismez dogrudur, fakat Din anlayisi zaman icinde degisiyor.

  7. Ne var bunda bende bit hint dizisini veya kore dizisini surekli izliyorum ve insanlarin dizide dogru yaptigi seyleri ornek aliyorum ,egerki islam dinine 26 li yaslarda erismis olmasaydim kesinlikle dirilis dizisi ile islam dini üzerine olurdum ,bilmediginiz islam dinini bilmedigi halde aynen müslumanmis gibi dunyada yaşayan milyonlarca insan var sadece eksimleri kelimei şaadet ve namaz oruç gerisi saten onlardada var inşallahda şaadet ederler..teşekkurler

  8. Fehmi Bey
    Bir Amerikalı üsttelikte yazar filim izleyerek müslüman olmaz.Bu yalan
    Diziyi izleyen insanları müslüman oluyor diye akıllı seçkin yazı yazmışsınız ?? Dizi över gibi yapıp izlemediğinizi vurgulayarak dizi yabancı agızdan kötülemek ??
    Yapmayın
    Sizde amerikan kolejinde okumuş birisiniz TÜRK tarahini fazla sevmezsiniz

  9. Bir amerikalının hiçbir bilgisi olmadığı halde 50 saat ayırıp bir tarihi türk dizisini izlemesi fevkalade ilginç. Gerçi bizde tarihi önemini bilmediğimiz “orta dünya”nın, Game of Thrones dizisinde ele alinmasina ragmen, ülke olarak izliyoruz. Ayrıca, yazıda bahse konu Ertuğrul dizisinde hiç açık seçikliğinin olmamasına vurgu yapması istihza koksa da tarih bilgisinin eksik olmasına veriyorum bu konuyu. ilgi çekici bir yaziydi.

  10. Tarihimizle ilgili bugüne kadar yapılan en güzel dizi film ama yinede birçok eksik var bir kaçını paylaşalım savaşa giriyorlar üzerlerinde kan lekesi dahi yok tertemiz makinadan çıkmış lekesiz elbiseler her daim savaş bitiyor bazı sahnelerde Bizans komutanı kendi ölü askerlerine bakıyor sağ olanlar hadi gidiyoruz diyor Bizans bir devlet ve onlarda hiç bir zaman askerini leş gibi bırakmaz gömer en azından söylesin asker olan sürekli at sırtında ve çok zor bizim arkadaşlar maşallah fondetenli güneş yanığı bile yok

    • Önce Tarihçi kullanıcı adını kullanarak kendisini tarih konusunda bilgili göstermeye çalışmışsın. Sonra diziyi tarihi gerçekler bağlamında eleştirip örnek olarak da dizinin sanatsal teknik yönlerini ele almışsın. Benim 8 yaşındaki oğlum bile anlıyor kılıç darbelerinde kan efektinin uygulandığını. Bula bula bunu mu buldun eleştirecek. Dizinin başlangıcındaki uyarıyı da mı okumuyorsun. Maksat dizide her kılıç darbesinde bir kişinin bütün vücudunun dağılıp o oyuncunun gerçekten ölmesi mı? Yaşını gerçekten merak ettim. Hıristiyanlıkta Müslümanlıkta olduğu gibi şehitlik kavramı yoktur. Dolayısıyla ölülerine de Müslümanlar kadar sahip çıkmazlar, bunu biraz daha tarih okuyup araştırırsan belki öğrenirsin.

    • Bir izleyici olarak değilde tarihçi olarak yorumlamışsiniz görüşler elbette önemli fakat dizilerdeki amaç izlenilebilirlik dolayısıyla ne tarihe tam olarak uyması ne de başrol oyuncusunun kan revan ve pislik içinde dolaşması beklenemez

  11. Sanat
    Sanat, insanları farkında olmadan belli duygulara sahip kılar. Filmin kurgu olduğunu bilirsiniz ve ona göre seyredersiniz. Hatta onun sizi kötülemek için kurgulandığını bilirsiniz. Fakat alet olursanız sizde farkına varmadan bir duygu bir düşünce oluşturur. Batı filmlerini onları cevaplamak için bile izlesiniz bilinçaltınız o kültüre esir hale gelebilir. Sonunda onların kavramlarını, onların gündemlerini, onların size sunduklarını tartışır ve benimsersiniz.
    Görünürde İslamiyet’i savunur gerçekte ise İslam düşmanlarına hizmet edersiniz. Necip Fazıl Kısakürek buna örnek olabilecek bir yazardır. İslamiyet’i savunacağım diye Hristiyanlara çatıyor. Oysa Kur’an Hristiyanlığı alçaltmaz, Hristiyanların yanlışlarını düzeltir. Ondan sonra da hep onları anlatır. Böylece siz farkına varmadan karşı tarafa geçmiş olursunuz. Bugün bile insanların çoğu İslam’dan bahsederken Kur’an yerine batılıların kavramlarını kullanıyorlar.
    Kur’an örnekler verir, bir Firavun varsa bir Musa da vardır. Ertuğrul dizisinde bütün Müslümanlar iyi bütün Hristiyanlar da kötü kimselerdir. Bu, Sermaye’nin insanları birbirine düşman etmeye çalıştığı bir yoldur. Biz İslam uygarlığını Hristiyanlar, Hintliler ve Çinliler ile kurduk. Batı uygarlığı İslam ile kuruldu. Her toplulukta iyi insan da kötü insan da vardır. Kur’an’a göre münafıklık küfürden daha kötüdür. Derk-i esfel’de bulunurlar.
    Üçüncü binyıl düşmanlık üzerine değil barış üzerine, sevgi üzerine kurulacaktır. Sermaye’nin düşmanlık fitnesi sona erecektir. Kur’an’da Allah’ın bu kötü plan ve düzenleri tersine döndüreceği belirtilmiştir.

    • Doğru ve gúzel bir tesbit. Keşke sizin yorumunuzu ve sayın Koru’nun Amerikalı’nın yazdığı o yazıyı neden burada okurları ile paylaştığını anlayabilsek.
      Amerkalının yazısına yorum yapan “Türkler” gibi komik durumlara düşmeyiz.
      İslam inancına gõre kendini ústün gõrmek var mı? Hem Müslümanım diyeceksin sonrada kalkıp ırkından geçmişinden gurur duyacaksın.
      Birileri çıkıyor kendinden olmayanlara karşı nasıl davranılacağına dair Kur’an’ı Kerim’de geçen Ayetleri gõrmezden gelerek resmen diğer inançlardan olan insanları hiçe sayıp kendi bilgi kirliliğini İslam Dinine malediyor.
      Sayin Karagülle hoca yorumlarınızı ve yazılarınızı zevkle okuyoruz, ellerinize sağlık.

  12. dizilerin insanların hayatlarında ki tesiri ortaya koyma noktasında harika bir misal kabul edilebilir. Burada ekseri müsbet bir tesir olduğu ortada eğib bükmenin bir manası yok.

  13. Fehmi bey bu yazıyı bizlerle paylaştığınız için çok teşekür ederim.
    Yazarın anlatım tarzı çok komik insan sanki yazıyı okumuyor kendisinden dinliyor.
    Keşke Türk yorumculardan bazıları bu yazıyı hiç görmese idiler.
    Türk dizileri burada internet üzerinden Araplar,Farslar,Türk vatandaşı olmayan Kürtler Ruslar ve eski Rus federasyonundan ayrılan devletlerin halkları tarafından ilgi ile izleniyor. Õrneğin Iraklı Kürter Türk dizilerinden Türkçeyi oğrenmişler ve güzel de konuşuyorlar.
    Biz neden acaba yerli yersız her ortamda Irkımız ve geçmişimizden gurur duydüğümüzü şõylemek gereği hissediyoruz?
    Laf olsun torba dolsun misali.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here