AK Parti’ye oy vermeyen ülkeyi umursamıyor mı, yoksa çok mu umursuyor?

36

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dört ay sonra yapılacak yerel seçimi muhalefet partilerinden -hatta partisinin bazı yöneticilerinden de- çok daha ciddiye alıyor. En fazla oyu almak ve bu seçimden de zaferle çıkmak için olağanüstü bir çaba sarf ettiği pek çok yönden belli oluyor Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın…

Son açıklaması bu özelliğini dışa vuruyor.

Açıklama AK Parti’nin grup toplantısında yapıldı.

Ne dediğini okuyalım:

‘‘Çankaya, Beşiktaş, Kadıköy, Şişli gibi yerlerdeki seçim sonuçlarına bakın hiçbirinin ülke gerçekleriyle ilgisi olmadığını görürsünüz. Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurlarında değildir. Buralardaki seçmen profili Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesimden oluşuyor. Bu ilçelerde yaşayan sağduyulu vatandaşlarımız bilir ki bu ilçeler bugünkü seviyesine, belediyelerin değil büyükşehir belediyesinin ve hükümetin yatırımları sayesinde gelmiştir.’’

Belli ki, Külliye’de seçime dönük değerlendirmeler yapılırken, AK Parti’nin seçimlerde az oy aldığı il ve ilçeler konusu gündeme gelmiş… AK Parti genel başkanı sıfatı da bulunan Tayyip Erdoğan adını andığı ilçelerden neden yeterince oy alamadıkları konusu üzerinde epey düşünmüş… Vardığı sonucu partilileri önünde bu sözlerle ilan ediyor işte…

CHP’liler anlamakta zorlanıyor ama Erdoğan haklı

CHP’liler, partinin ileri gelenleri ve o ilçelerin CHP’li belediye başkanları konuyu Erdoğan’ın ‘çatışmacı üslubu’ yönünden ele aldılar ve o ilçelerde yaşayan insanların ayrı bir kategoriye konularak değerlendirilmesine şiddetle karşı çıktılar.

Konunun o yönü de olsa bile değerlendirme daha dikkatle ele alınmayı hak ediyor.

İlk elde söylenmesi gerekeni ben de hemen kayda geçireyim: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değerlendirmesi doğru bir tespite dayanıyor: Adını andığı ilçeler gelişmişlik açısından ilk sıralarda yer alan insanların yaşadığı yerler. Ankara ve İstanbul’un zenginleri, iyi ücretler alan profesyonel yöneticiler daha çok o ilçelerde oturuyorlar. İlçelerin eğitim açısından da ülke genellemesinin üstünde bir halk profili var.

’Türkiye’nin kaymağı’ diye bir şey varsa, eh bu insanlar o kaymağı yiyenler arasındalar.

AK Parti’nin oyunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek tek saydığı ilçelerde az olduğu ve yerel seçimlerde o ilçe halklarının muhalefet partilerine mensup adayları tercih ettiği de bir başka doğru.

Doğruya doğru. Cumhurbaşkanı tespitinde haklı.

Fakat AK Parti de o insanları anlamıyor

Haklı olmadığı tek nokta, o ilçelerde yaşayıp da oylarını kendilerinin daha fazla maddi imkan elde etmelerini de sağlamış, yerel yönetimlerde hizmet açısından daha başarılı AK Parti’ye değil de muhalefetin adaylarına yönlendiren insanlara dönük eleştiridir: Bu insanlar da, sanılanın tersine, yaşadıkları ülkede olup bitenlerin fena halde ‘umurunda’lar…

Çankaya, Şişli, Beşiktaş, Kadıköy gibi ilçelerde yaşayanların 2002’den bu yana oy kullanma eğilimlerine bakıldığında, AK Parti’nin başlangıçta aldığı oyları süreç içerisinde buralarda da artırdığı görülecektir.

Başlarda olan muazzam ayrışma son seçimlerde yeniden görülmeye başlamışsa bunun sebepleri üzerinde durmak gerekiyor.

İnsanoğlunun tek taraflı bir varlık olmadığını en iyi bilmesi gerekenler AK Parti saflarında siyaset yapanlar… İnsan elbette çıkarını düşünür, kendisine imkan sağlanmasını bekler, daha fazlasına sahip olmak ister; ancak insan bununla beraber başka yönlerden de tatmin edilmeyi bekler.

Manevi açıdan… Moral açıdan…

Ülkeden ülkeye değişmeyen gerçeklik, insanoğlunun yalnız ekmekle yetinmediği, aynı zamanda daha fazla söz hakkı, daha çok özgürlük, huzur ve güven gibi kavramlara da önem verdiğidir.

Eğitimleri arttıkça gelecek kaygısı da artar insanların… Her insan yalnızca bugünü değil, çocuklarının yaşayacağı yarını da düşünerek kararlar alır, siyasi hayata katılır, oyunu kullanırken de bu durumu göz önünde tutar.

AK Parti bir ara yüzde 50’nin üzerine çıkardığı oyuyla rahatlıkla kazandığı iktidarını şimdilerde ancak MHP ile ‘ittifak’ yaparak koruyabiliyorsa, arada neler yaşandığı mutlaka düşünülmelidir.

Kadıköy’den yeterince gelmiyor oyu, ancak Üsküdar’da da azalıyor…

Daha önce kolayca kazanabildiği İstanbul ve Ankara’da zorlanmaya başladı AK Parti.

Göç yeniden dışarıya doğru

Merak edilmesin: Muhalefet partilerine oy veren o ilçeler seçmenlerinden bazıları geleceklerini kurmak için başka ülkelere göç etmeye başladıklarından, önümüzdeki seçimde muhalefetin o dört ilçedeki oyu azalabilir de.

Çoğu eğitimlerini AK Parti’nin iktidarda bulunduğu son 16 yıl içerisinde almış genç profesyoneller, ülkeyi terk edenler…

Neden terk ediliyor ülke?

Para için sananlar yanılıyor.

Yakın geçmişte Türkiye şaha kalktığında yurtdışından ülkeye dönüş başlamışken ve bunu AK Parti iktidarı başarmışken, şimdi neden yeniden dışarıya göçle karşılaşıldığını iyi değerlendirmek gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dört ay sonra yapılacak seçimi çok ciddiye aldığı belli; ancak en vahim hataların bazen öyle durumlarda yapıldığı da unutulmamalı.

ΩΩΩΩ

36 YORUMLAR

  1. Sayin Korunun yazisini tersinden anlayanlar (A) yazinin başliğıni ve yaziyi bir kaç kez,hatta anlayancaya kadar okusunlar ona göre yorum yapsinlarki hic değilse her zamanki gibi gülünç duruma düşmezler.
    Daha sonra burdaki bazi yorumculari eleştirmeye kalksınlar.

    “AK Parti’ye oy vermeyen ülkeyi umursamıyor mı, yoksa çok mu umursuyor?”

  2. genelde aynı hikaye, chp liler anlamakta zorlanıyormuş! ama Erdoğan haklı küçümsemek gibi olmasın ama akp ye oy veren eğitimsiz-makarnacı- seçmen ve chp ye oy veren eğitimli- beef stronogofcu-seçmen hikayesi değil mi bu… cumhuriyetin getirisi dayatmacı Kemalist seküler sistemin bi nevi şartlı refleks sonucudur seküler-sol partiye oy vermek… yoksa kendini bile yönetemeyen, her seçimi kaybetmiş başkanından bile kurtulamayan, yok olmaz hayır beğenmedim demeyi muhalefet sayan, ülke gerçeklerinden bi haber partiye oyunu verebilir mi? çöp toplamanın belediye için lüks olduğu zamanları yok sayabilir mi? bu ülkenin geri kalmışlığının kuşatılmışlığının temelini unutabilir mi?
    şimdi F35 lerle ilgili tartışma var, S400 lere bozuldukları için satmak istemiyorlar. patriotları da satmamışlardı. nedense aklıma nuri demirağ geldi, keşke sayın koru bir yazısını kendisine ayırsa. bizde uçak sanayii ve uçak imal etmek türkiye teyyare cemiyetiyle (THK) başladı, nuri demirağ Avrupa’dan, Amerika’dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktır, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir diyerek özel sektör olarak ta bu işe girdi ve NuD36 rumuzlu türk tipi uçak imal edildi ve barışta yolcu uçağı savaşta bombardıman uçağı olarak kullanılacak NuD38 idizayn edilmeye başlad, aynı zamanda pilot ve teknisyen yetiştirecek havacılık okulu kurdu. sipariş alınan uçaklar teslim edildi, yeni, siparişler alındı bu arada pilotaj hatası sonucu elim bir kaza meydana geldi ve sanayileşmeye karşı olanlar için fırsat oldu. THK siparişlerini iptal etti ve acilen çıkarılan bir yasayla eldeki uçakların yurt dışına satışı da yasaklandı. maddi sıkıntılar nedeniyle fabrika kapandı. oysa Nuri Demirağ’ın ürettiği Nu.D 38 adlı çift motorlu altı kişilik yolcu uçağı 1944 yılında dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alınmıştı. THK nın üretimi devam etti YHK-1 Ulaştırma planörü, THK-2 akrobatik eğitim uçağı, YHK-3 akrobasi, THK-5 ambulans ve turizm uçağı gibi pek çok planör ve uçak üretildi. . 12 adet yapılan hasta nakliye uçağını Danimarka’ya satıldı. hatta uçak motoru fabrikası kuruldu. lakin o dönemde abd siz uçak için uğraşmayın biz size bedava veriverelim der teklifi hükümet kabul eder ve Atatürk’ün “Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılması ve hava harp sanayinin de bu esasa göre inkişaf ettirilmesi icap eder” sözü unutulur, havacılık sanayi yok edilir. Savaş sanayinde kurulan silah fabrikasından tank fabrikasına kadar hepsi bir bir kapanır, Ülkemiz yabancıların vereceği silahla ülkesini müdafaa eder duruma getirilir. Tüm bu gelişmeler olurken İsmet İnönü chp genel başkanı, Başbakan hatta Milli Şeftir…bizim üretme -satın al hikayemiz hayli eskidir. içimizdeki Amerikalılar da eski hikayelerdendir. eski hikayeleri bilmek önemlidir.
    dünya pek çok şeyin değiştiği, oyunların çok daha sert oynandığı yeni bir döneme evriliyor, bizim artık Beşiktaş-kadıköyden çıkmamızın, burnumuzun ucuna bakmaktan vazgeçmemizin, ivedilikle aklımızı başımıza almamızın zamanıdır. kimsenin hata yapmasını ummanın zamanı değil bence…

    • Çok güzel bir yazı .AKP nin bugun yaptığı en hayırlı iş savunma sanayindeki yaptığı atılım ve yerlileşmedir.Hiç duydukmu CHP nin birgün bu atılımları takdir ettiğini.
      Erdemlik kötüyü yererken iyinin de hakkını vermektir.
      Belki yarın bu savunma sanayiinde yapılan işler bir bir terk edilip eskiye dönülecektir.
      Umarım olmaz .
      Seçimlere gelince AKP öyle veya böyle ciddi muhalefetin olmadığı ortamda seçim kazanıyor ve kazanacak.Ekonominin dip olduğu , hukukun guguk olduğu bir ortamda Bu iktidar seçim kazanıyorsa öncelikli olarak muhalefete kızmak gerekir.
      Tek dertleri parti yönetiminde kalmak isteyen bir başkanın ve takımının olduğu bir partiden Ülkeme ne hayır gelir?????

    • Didem hanım, söylediklerinize kısmen katılıyorum lakin bu uslup ve konu özünde şaha kalkmak için değil muhalif siyasi söylemin mukavemetini kırmak için alakalı alakasız her konuda kullanılan bir karalama kampanyası haline gelmiş bir durum değilmidir. Ülkenin savunma sanayisi ile ilgili bugün için ne kadar ilerleme kaydedilmiştir? Sosyal medyada 10 bin km menzilli füzeleri yaptığımız konuşulurken gerçekte 80 km menzilli füzeler yaptığımız ve 150 km menzilli füzelerin denenme aşamasında olduğu gerçeği ve benzer örnekler, olayın -mış gibi yapmak eyleminin bir başka versiyonu olduğunu göz önüne sermektedir.

  3. AK partinin fanatikler olduğu giibi CHPninde fanatikleri var
    Yine AK Partininkemikleşmiş oyları olduğu gibi CHPNinde
    Sayılan yerler öyle.Fanatik CHPliler.
    Tabiiki bu AK partinin doğru yolda olduğunu göstermez.
    Önemli olan doğruyu yapması, takip etmesidir
    Bunu yapmıyor.Yanlışta ısrar ediyor
    12 eylülcüleri, 28 şubatçıları aratır halde. Yanlışlarda onları çok geçtiler.
    İlk iki dönemdeki gibi olmalıydı. Oy vermeyenlerde bile saygı vardı.
    Zor zamanlarında yanında yer aldılar
    Ama şimdi onlar bile düşmanlaştırıldı.
    Yanlış olan bu.
    Ve devam ediliyor. Yanlışta ısrar ediliyor
    Pireye kızıp yorgandan geçtik, mahallesini yakıyorlar.

  4. Reis işi bilir safları sıklaştırma uyuyanları uyandırma , tozu dumana katma zamanı birazda köpürtme yapıldımı işlem tamam En çok SEÇİM KAYBETME ŞAMPYONU anlayıncaya kadar atı alan Üsküdar’ı geçer Bahçeli’nin Danışıklı dövüşçüsü Meral hanım İçin ise her hava oyun havasıdır

  5. Son yıllarda istanbuldaki tuzu kuru semtlerin arasına üsküdarın da katıldığı doğru bir tespit. Eğitim ve gelir düzeyi bakımından kadıköyü yakalamasına az kalmış görünüyor. Şimdi bu da mı akpartinin başarısı değil arkadaş desem olay çıkar:) sürücüsüz metro gibi çağdaş bir yatırım üsküdara kazandırıldığına göre artık bence de chpli bir başkanın vakti gelmiş demektir! İzmir körfezi ve moda sahilindeki lağım kokusunun aynısından olsa da şöyle üsküdar meydanından ciğerlerimize doğru bi çeksek… (Nerde o eski chp belediyeleri:) hem böylece belki dışgöçü de bi parça yavaşlatmış oluruz! Nihayet iyi eğitim almış, sorgulayıcı, üretken(!) evrensel değerleri de yemiş yutmuş mutemet çemişler için tam bir cennet sayılır üsküdar…

    • Üsküdar , gelir düzeyi düşük , çoğu emekli maaşıyla geçinen 40 yıldır burada yaşayan muhafazakar insanlar artık buralarda yaşayılmayacağından maalesef kaybedilecek . Üsküdar’ın tuzu kuru kesimi dediğin kesim son 10 yıl gibi parasıyla mülk sahibi olanlar ki onlar zaten Ak Partiye oy vermeyen insanlar çoğu . Ak parti kendine oy veren muhafazakar seçmeni kaybetti Üsküdar’da . Seçimi kaybedecek . Bunun sebebi belediye hizmetleriyle çok ilgili olmayacak . İnsanlar 40 yıldır oturdukları mahallelerini kaybedip başka yerlere göç etmek zorunda kalacaklar .Ak Parti yöneticileri sanırım herkesi zengin oldu sanıyor ama yanılıyorlar . Üsküdar çöp zulmünü çok iyi bilir , susuzluğu bilir ancak 40 yıldır oturduğu mahalleyi terk etmeye , komşularından ayrılmaya ve bölgeyi zenginlerin yaşadığı bir villa kent yapılmasına hiç tahammülü Yok . Merak da ermiyor , Boğaz da akıntı var , İzmir Körfez’i gibi olmaz Üsküdar .

  6. Fehmi bey yazılarında gerçekçiliğe yaklaştıkça onu çok seven geleneksel yorumcularının fazla yorum yapamadığının, ve bu durumdan pek hoşlanmadığının farkındadır herhalde.. İlginç bir durum bu.

    • Necip bey selam; okuyunca çoğu aynı sarhoş tarafından kaleme alınmış tadı veren ve her gün bu sütunda bir moloz yığını gibi duran yorumların sahiplerinden söz ediyorsanız eğer, bence onlara haksızlık ediyorsunuz! Safa beyin de vurguladığı gibi seçim (siz milli iradenin takdirine başvurmak deyin) yazıları biraz can sıkıyor tabii… Sonuçta erdoğanı sandıkta yenmek de biraz zor. Sayın korudan daha böyle ufuk açıcı(!) yazılar istenmesine şaşmamalı. Çünkü bu arkadaşlar iyi eğitim almış, sorgulayıcı, üretken, evrensel değerleri falan da özümsemiş ve ne biliim şöyle höt deyiversen beyingöçüne katılıvercekmiş gibi oldukları için tatmin edilmeleri biraz zor yani:) 1001 suratlı yorumcu bernarın yazdığı zırvalara ayılıp bayılan arkadaşlar gelip burda sayın yazara akıl öğretiyor: aklın bir sınırı var da densizliğin yok işte…

  7. Sayın Koru radikal bir karar alsanız ve hiç seçim yazısı yazmasanız olmaz mı ya. Turkiye’nin kısır siyasetini yazmak yerine sizin sıkı takipçiniz olan biz gençlerin ve genç kalanların ufkunu açacak daha beynelmilel konulara değinseniz. Çok şey istemiş olurum acaba.
    Esen kalın.

    • Safa bey biz de allahtan bugün bari sayın koru kesikbaş cinayetini yazmamış, kısır/mısır en azından biraz olsun siyaset konuşuruz diyorduk; sizin de ufuk açmak için önerdiğiniz işe bakın!

  8. Sayın Karagülle AKP ben milli görüş gömleğini çıkardım bende milli görüşün eseri kalmadı diyor siz hala zorla milli görüşçü yapmaya gayret gösteriyorsunuz bu milli görüşe ve milli görüşçülere hakarettir.

  9. Evet, Çankaya, Kadıköy, Şişli, Beşiktaş … Cumhuriyetin – sahiblenenin ve – yararlandığı
    nimetleri ile tepinenlerin, ecnebilerin, azınlıkların, kıt inançlıların bol olduğu mahallerdir.
    Büyükşehir Belediyesi ve Hükumetin yatırımlarının hiçbir değer ifade etmediği
    bölgelerdir, bu mahaller, tıpkı İZMİR ve Güey-Doğu illeri gibi. Hükumet ve F.Koru da çıkmış,
    ” men ne söyliyem, sazım ne söylüyor ” diye tutturmuş gidiyor. Akordu ters yapılmış bir kere…
    AB hayatını benimsemiş, AB hayranı insan yatağı yerler. Kemikleşmiş oy merkezleri.
    ZAHİREN Savundukları, değil 4 evliliğe karşı olmak, çok evlilik (NİKAHSIZ)
    düşkünü, çok kadınlı, çok kocalı, sık-sık boşanan ve evlenen (!) hatta eş takası ve cins
    takası yapmayı benimsiyen insanların başı çektiği bölgeler. Anadolu insanını hor gören,
    Emperyalist uşagı ve ruhlu HELAL-Haram mefhumunu tanımıyan, arsa spekülatörü,
    Hazine ve KİT hırsızı, yağmacısı, haramzade veledleri. Bu ZÜMREYİ TANIMAK istiyenler
    1- 2 sene önce TRT 1’de yayınlanan DESTAN FİLMİNİ tekrar tekrar seyretsin.
    Koru’nun bu hufsustaki tesbiti çok yerinde : “Türkye’nin kaymağını YİYENLER”,
    hem de nahak yere. Üstelik Vatan KAHRAMANI Anadolu Halkını “İNSAN” olarak
    göremiyenlerin, aşağılıyanların muhiti.
    O İlçelerin seçmenleri “… başka Ülkelere göç etmiye başlamış da AKP oyları
    daha da azalacakmış”. Güldürme adamı Sn. Koru. Kaç seçmen azalacak, 100 mü 1000 mi
    … kaç ? Vay babam vay.
    Merak ettiğim, inancından dolayı Üniversite Kürsü’sünden KOVULAN eşiniz de
    aynı kanaata mı taşıyor bu konularda, acaba ?
    sn.Koru, sizden gayrılarının yazdığı ve konuştuğu Osman Kavala hakkındaki
    iddiaları okuyup, dinledikten sonra, O.Kavala veya Basın ve düşünce Özgürlüğü adına, SAVUNMaktan Korktuğu, yılların Yazarının Hangisine KABİR komşusu olmak ister acaba ?
    Benim F.Koru’ya ve Tayyip Erdoğan’a hatırlatmak istediğim iki konu var : ” Ömür boyu Allah Rızası için çalıştım, diyerek (zannederek) NEFSE hizmet etmek, (Nasıl bir şey, acaba ?)
    “Bir müslüman olman hasebiyle, senin Hakkın kadar benim Hakkımı KORUyacağından emin”
    olabilir miyim, acaba ?
    Yolun (Hayatın) sonu : HIRS, KİBİR, (HASED, menfaat, çalım) ve de NEDAMET. (Karaca, ikaz ediyor). Abuzer de, gerçeği konuştürüyor : “eleştiren de, eleştirilen de samimi değil” Nerde ahlak, mertlik
    Bu yüzden eyalet sistemi bu ülke için lazım : Her bölge halkı – süzülüp – Senin dinin sana, benimki bana diyebilmeli, rahat ve içtenlikle yoluna koyulmalı. Birlik-beraberlik belki de bu suretle sağlanabilir.
    Örneğin : ABD de içki yağı olan eyaletler de, olmıyan yer de var. Hakeza, Katı dindar bölgeler de, fuhuş yatağı bölgeler de. Dış kapısı açık duran bölgeler de, çift tapılı, çok anahtarlı bölgeler de…..

  10. Hataları
    Bir topluluk birileri tarafından kurulur. Kurucular birliği korurlarsa o topluluk varlığını uzun zaman sürdürür. Kurucular birliği koruyamaz, dağılır ve yeniler gelirse o topluluk dağılmaya mahkûmdur. AK Parti’nin kadrosu Milli Görüşçülerden oluşmuştu. Akevler’in ortakları partiyi kurmuşlardı. O zaman yazdığım bir yazıda “AK Parti kadrosunu korursa varlığını sürdürür. İlk ortaya çıkan ayrılışla akıbeti Doğru Yol ve ANAP gibi olur.” demiştim.
    Bugün partide Milli Görüş’ten gelen yalnız Numan Kurtulmuş var. Akevler ile beraberliği olan Numan’la beraber Hayati Yazıcı da var. Onlar da diken üstünde oturuyorlar. AK Parti’nin kurucularının hepsi dışlanmıştır. Erdoğan yeni kadro ile yola çıkmak istiyor.
    Yeni kadro partinin çilesini çekmemiş bir kadrodur. Baba mirasını yemektedir. Bilgisizdir. AK Parti’nin siyasetinden haberi yoktur. Parti ancak belediye başkanlarını Milli Görüş, Adil Düzen ve AK Parti’yi benimsemiş bir kadro ile çıkarırsa kazanabilir. Sonra da başarılı olur. Yeni, toy parti, geçmişinden bihaber bir kadro ile çıkarsa yerel seçimleri kazansa bile başarılı olamaz.
    Ben AK Parti’nin iktidarda kalmasını istiyorum çünkü ortaklık sistemine geçmede bize yardımcı olmasa da engeller çıkarmıyor. Diğer partilere tavsiye edelim “Gelin ortaklık sistemini benimseyin, yüz lojmanlı apartmanlara sahip semt kooperatifleri kuralım.” diyelim. O zaman AK Parti’ye alternatif olabiliriz.
    Bu hususta onlarla görüşme talep ediyoruz. Verdikleri cevap şu: seçimle meşgulüz. Be akılsızlar size seçimi kazandırmak için görüşmek istiyoruz. AK Parti dışında geleceğe ümitle bakacağımız başka bir parti yok. Arıyoruz ama bulamıyoruz.
    Erdoğan ortaklık ekonomisine, faizsiz kredileşme sistemine sahip çıkabilir. Yeniden eski kadroya dönebilir. İhtimal dahilindedir. Diğer partilerde en küçük bir ümit görülmüyor. Erdoğan’a çatarak, Sermaye’nin dediklerini yaparak bir yere varacaklarını sananlar zavallıdırlar.

    • Maşallah karagülle hocam, şurdaki yaş meyvenin tazesi kimi pörsümüş dimağlara bakınca ne kadar da yalın ve dobra özetlemişsiniz vaziyeti…

    • Memet; eğitimli, meslek sahibi dediğin elemanlar fetö dersanelerinden yetişmiş ve fetöcü sendikalara üye olarak gene aynı dersanelerde çalışmış soru/cevapanahtarı hırsızları mı? Yoksa afrika ülkelerinden getirilip türkçe olimpiyatlarında “ankaranın bağları” türküsü söylettirilen şoparlar mı? Üretkenmiş…

  11. Ülkenin mevcut durumunu eleştirenler de işin başına geçince en fazla cebini düşünür hale geliyor. Toplumsal bir ahlak sorunu var bence. Dinimizin toplum mallarına yönelik uyarılarını yok sayan sözüm ona süslümanlar, milletin malını, devletin malı deniz yemeyen keriz yarışında cukka etme gayretinde.
    Sonuç ortada, eleştiren de, eleştirilen de samimi değil.

  12. Bu hırs bu kibir gerçekten koltuk sevdası mi yoksa ülkenin bekası için mi? Bilemiyoruz ama koltuk sevdası daha ağır basıyor. Örneklerle kanitlayacagim. Cumhurbaşkanı maaşı 63 binden 75 bine çıkarıldı. Aynı zamanda cumhurbaşkanı halka hitaben asgari ücret 1600 TL neyinize yetmez dedi. Demekki ülkenin bekası değildir mesele. Evet 1600 TL neyimize yetiyor söyleyeyim. Kira 850 TL elektrik 155 TL dogalgaz 290 TL su 70 TL bir çocuk babasıyım. Çok şükür çocuğumun hiç ihtiyaçları olmuyor! Benle eşim de oruç tutuyoruz! Yani asgari ücret çok fazla azalması lazım! Yahu ayıp ya çok ayıp. Milletle dalga geçer gibi aç bırakacaksınız sonra seçim zamanında niye bu ilçe belediyeleri kazanamiyoruz diyeceksiniz. Size oy verenler iyi halk, oy vermeyenler pkk fetocu ve zillet ittifakı öyle mi? İşte bu yüzden koltuk sevdası ağır basıyor. Eğer bugün çocuğumun ihtiyaçları tam olarak karşılayamiyorsam sebebi iktidardır. 16 yıllık iktidarinizin eseridir. Benim durumda olan milyonlarca insan var…

    • Bahsettiğin şartlarda bahsettiğin semtlerden birinde oturmaya devam edersen kolay kolay beyazlaşamazsın karaca:) taşın sen de kurtköye, ev kendininse iyi kötü idare edersin. Metro neyim de var artık…

      • H. Gayret sırf laf olsun diye yorumlara cevap yazıyorsunuz. Dikkat ediyorum da hiç bu konuları ciddiye almıyorsunuz. Ben sen bildiğin semtlerde yaşamıyorum. Ben yalovanin kuytu köşede bir beldesinde yaşıyorum. Evet faturalardan dolayı asgari ücret yetmiyor. Senin yaşam koşullarını bilmiyorum ama; tahmin edebiliyorum. Beş tepedeki sarayda yaşıyorsunuz galiba o yüzden rahat davranıyorsunuz.

        • Milletin sarayına ve orda çalışan milletin adamına iftira atmak yok nusret! Evet kiralar yüksek, pendikte yaklaşık 1000lira 2+1ler. Allah kendi evinizi almayı nasip etsin:) toki den belki…

      • ben Nusret beyin içtenliğine inanıyorum ve yorumlarını önemsiyorum. asgari ücretle ilgili yorumuna da katılıyorum. meclisteki bütün partilerin birbirine hakaret etmedikleri sorun çıkarmadıkları neredeyse tek konu milletvekili maaş artışları ve özlük haklarındaki iyileştirmeler değil mi? maaşlarındaki son artış oranları kabul edilebilir bir şey mi??? şu an asgari ücret kabul edilebilir olmaktan çok uzak. reel enflasyon neredeyse % 40 lara geldi. yanlışa israfa hep beraber hayır diyeceğiz.

  13. Sayın Koru ,
    Homoeconomiscus kavramı ile açıklanır paranın peşinde koşma davranışı. Bir tanıdığın kızı Istanbul da yerleşik İngiliz firmasının talebi uzerine Londra ofisinde çalışmak üzere hicret etti geçen yıl ancak götüren firma da kalmadı rakip firmaya transfer oldu. Ahde vefa mı ? Boşverin onu. Futbol kulübü gibi oldu herşey . Transfer olduğunuz kulübün adamısınız, parayı kim daha çok verirse oradasınız. Siyasetin finansmanı yerel idarelerden karşılanıyor ve adaylık işi franchising bedelini kim yüksek öderse ihale onda kalıyor . Seçmen davranışı ortaya karışık . Her telden bir şeyler var. Parti bağlılığı var. Adaya bağlı tercihler var. Hükümete tepki davranışı var. Eskiden olduğu gibi degişen bir şey yok. Öyle ya yerel yönetimlerin yapabilecekleri kanunla sınırlı. Yol , kaldırım, su şebekesi, arıtma tesisi , park bahçe , toplu taşıma. Yık kaldırımları yeniden yap. Encümen üyelerine ulufe dağıt. İmar katsayılarında değişiklik yap. Şehirleri alt yapısız yaşanmaz hale getir. Sonra dön Trafik polisi trafik sorununu çözsün. Hani kentsel dönüşüm yapılacaktı. 100 tane gecekondu yıkılıp yerine 10 tane çok katlı bina yapılıp yeşil alanlar , sosyal mekanlar , ibadethaneler , sağlık kurumları ve park alanları yapılacaktı . Ne yapıldı ? 100 tane çok katlı bina . Kim yaptı bunlari ? 16 yıldır iktidarda olan partinin belediye başkanları. Neden ? Para,para,para !!!

  14. 80 milyon nufusu olan bir ülkede 30 milyonu devletin yardim alarak geçimini sağliyorsa ve bunların çocuklarini da sayarsak Turkiyenin yari nufusunu geçer.
    Geriye kalanlar Erdoğona muhalif olduklari için, Erdoğanin hedefindedirler.

    Demekki şımdi soğancilar da dahil herşey bitti o ilçelerın halkina siragelldi.
    Mallarina konmalari için.
    Yakinda onlari da hapse atarlar arkasındanda mallarina mulklerine çöreklenirler.
    Adam kimi hedef tahtasina koyuyorsa onlarla beraber 7 sülalesı zarar görüyor.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here