CHP sorumlu muhalefetle prim yapar, yangını körükleyerek değil

17

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu geçen hafta salı günü grup toplantısında kürsüye içinde yolsuzluk belgeleri bulunduğunu söylediği bir kutuyla çıktı.

Bugün de benzer bir çıkış yapması bekleniyor; yakınları “Esas bomba bu” diyorlar.

Muhalefet dediğin

Elbette muhalefet muhalefetini yapacak; muhalefetin görevleri arasında iktidarın yanlışlarını sergilemek de var.

Dünyanın dört bir tarafında politikacılar yalnızca siyasi rakipleri tarafından değil sıradan insanlar tarafından da hesaba çekiliyor ve yaptıkları yanlışları ödemek zorunda bırakılıyor.

ABD’de, kısa bir zaman diliminde, vaktiyle tacizde bulundukları kadınların ifşaatları sebebiyle isimleri çizilen senatörler ve Temsilciler Meclisi üyeleri oldu; kimi istifa yolunu seçti.

Siyaset lekesiz insan işi.

Muhalefetin görevleri arasında iktidarı denetlemek de var; ancak grup toplantısında sallanan ne idüğü belirsiz kâğıtlarla görev yerine getirilmiş olmuyor.

Hele yabancı bir ülkede görülmekte olan bir davanın Türkiye’de siyasi sonuçlar doğurması beklentisine dayalı bir muhalif tavrın halkta heyecan doğurması ise beklenmemeli.

CHP’nin daha sorumlu bir muhalif çizgi bulması gerekiyor.

Özellikle de bu konuların dikkatle izlendiği günümüzde.

İktidarda, 15 yılını devirmiş bir siyasi parti bulunuyor. 15 yıl her iktidar için uzun bir süredir ve ne kadar dikkatli olunursa olunsun, içinde yer alan birilerinin yanlışlık yapmış olması da pekala mümkündür.

Dışarıdan sıkıştırılıyor AK Parti

AK Parti’nin son birkaç yıldır izlediği dış politik çizgi fincancı katırlarını ürküttü ve bu sebeple ülke sınırları dışında da sıkıştırılıyor.

Barack Obama ve Hillary Clinton’la sorunlar yaşadı AK Parti; Donald Trump’ın işbaşına gelmesi de manzarayı değiştirmedi, onun döneminde de ABD ile ilişkiler düzelmedi.

Amerikan sistemi Türkiye’yi ve iktidarını yargılama yolunu seçti.

Rusya ile ‘jet düşürme krizi’ yaşandı; şimdilerde ara iyileşmiş gibi gelse de onunla da çevremizdeki olaylara bakışta tam bir mutabakat yaşanması imkânsız.

İslâm Dünyası hâlâ bütünüyle kaybedilmiş değil, ancak bugünkü haliyle İslâm Dünyası bir denge unsuru olarak fazla bir anlam taşımıyor.

Dışarıda sıkıştırılmaya çalışılan ülkemizin ekonomik dengeleri de ister istemez sarsılıyor. Dolarda yaşanan hareketliliği sadece ekonominin kötü yönetilmesine bağlamak akılcı bir tahlil olmaz.

Tablo bu.

Siyaset umut verme sanatıdır

Türkiye’de siyaset yapanlar, iktidatı ve muhalefetiyle, bu tabloyu daha iyi hale getirmekle mükellefler.

Muhalefetin esas görevi, halka, bugünkü durumda da çıkış yolu bulunduğu umudunu vermektir.

AK Parti iktidara halka ‘umut’ vererek geldi.

Durumu daha da kötü göstermeye yarayan her çıkış, dışarıda sıkıştırılan Türkiye’yi yönetilemez hale getirir.

Böyle bir durumda iktidar el değiştirse, ülke yönetimini muhalefet üstlense ne olur?

Sıkıntılar daha da büyür.

Kürsüye kutuyla çıkmak.. kutunun içindeki belgeleri sallayarak gündem yaratmak.. bunlar elbette yakın çevreden alkış alır.. ancak uzak çevreden tasvip görmeyen bir muhalefetin.. fazla bir başarı şansı olmadığı gibi.. ülkenin beklentilerine cevap vermesi de imkansızdır.

Yapılması gerekenin ne olduğu belli: Kaosu tetikleyecek değil, umut verecek bir muhalefet…

Kimse CHP’den kendisini MHP’lileştirmesini beklemiyor; iktidar iktidarlığını muhalefet de muhalefetliğini bilmeli.

Ancak, geçmişte, sırf iktidara gelebilsin diye, meydan meydan “Elimdeki var ya, elimdeki, bunlar iktidarın işini bitirecek yolsuzluk dosyalarıdır” diye dolaşmış ve ‘Koskotas dosyaları’ adını verdiği kâğıtlarla ANAP’ı iktidardan uzaklaştırmayı başarmış sorumsuz muhalefetin benzerine de ihtiyacı yok bugün bu ülkenin.

O anlayışın kapısını araladığı iktidarlar yüzünden en az 20 yılımız kaybedildi.

Yolsuzluk yapıldıysa bunu bilmek hepimizin hakkı. Bunları ortaya koyacak belgeler varsa, hiç tereddütsüz kamuoyuyla paylaşılmalı. Ancak, yangına körükle giderek ve boş gürültüyle kamuoyunu yanıltarak değil.

Umarım, bugün, yakınlarının ‘bomba’ dediği CHP liderinin elinde maytapa dönmez.

ΩΩΩΩ

BİR NOT (Bu NOT sabah 7.35’te yazılmıştı):

Başbakanlık da yapmış Prof. Ahmet Davutoğlu‘nun özgeçmişinde yazdığı veya çevirdiği kitaplar arasında 18 ciltlik İbn Abidin‘e ait Reddül Muhtar adlı eser bulunmuyor.

Buna karşılık Reddül Muhtar adlı eserin mütercimleri arasında Ahmet Davutoğlu ismi de yer alıyor (diğer 2 mütercim Mehmet Savaş ile Mazhar Taşkesenlioğlu).

Neden acaba?

Evet bildiniz; o eserin mütercimi olan Ahmet Davutoğlu AK Parti genel başkanlığı ve başbakanlık da yapmış Prof. Ahmet Davutoğlu değil, aynı ismi taşıyan bir başkası. Yıllarca İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü‘nde öğrenci yetiştirmiş, Bulgaristan muhaciri bir din âlimiydi o Davutoğlu.

Bu notun sebebi?

Şu sıralar “Ahmet Davutoğlu’na hücum zamanı” ya, bir yazar, bugünkü yazısında, ikisini birbirine karıştırmış da, hatırlatayım dedim.

ΩΩΩΩΩ

NOT 2 (Saat 11.30):

Yukarıdaki NOT’un muhatabı olan yazar Twitter hesabından şu mesajı göndermiş:

Ben gazetelerde yazamaz hale getirilmemi o hatanın öznesi olan şahsa bağlardım, meğer birileri de beni ‘onun yandaşı’ bilirmiş.

Acaba ben mi yanlışım bu konuda, yoksa yine o mu?

Fotoğrafları ve isimleri birbirine karıştıranlar yanlışlarına devam ederse ben de kendilerini düzeltmeye devam edeceğim.

Hatırlamışsınızdır; daha önce bir fotoğraf yanlışını da düzeltmiştim.

Benim ilgiyle takip edilmek gibi bir sorunum olduğunu düşünüyor; emin olabilir, bu düşüncesi de yanlış.

ΩΩΩΩΩΩ

 

17 YORUMLAR

  1. Muhalefet sorumlu makamda değil ki sorunlar nedeniyle eleştirilsin. Muhalefet, iktidarın yarattığı sorunları eleştiriyor ayrıca muhalefet sorunları çözme makamı da değildir. Bu durumda sorumlu muhalefet ifadesi saçma kaçmaktadır. Bugünkü yaşanan sorunların belki de temel nedeni muhalefeti dikkate almamış olmaktan kaynaklanıyor olamaz mı? Örneğin CHP 2011’de Suriye’de temas yaparken “Suriye’de terör ve batının oyunu var” dedi. Dedikleri doğru çıktı? Türkiye’yi en çok etkileyen konuda CHP doğru teşhis koymuştu. Fehmi Koru Bey, bu yazınızı yazarken iyi araştırma yapmadan yazdığınızı belirtmek isterim.
    https://www.ntv.com.tr/turkiye/chp-suriyede-teror-ve-batinin-oyunu-var,0cXl-N_miUC8ucNw4HVdUQ

  2. Fehmi bey Allah askina sen hic bunca yillik ømrunde hic turkiyede sorumlu muhalefet gørdunmu gørecenmi?millete bak bu Millet bagirip cagirandan anliyor oysa avrupa da halk partileri hizaya getiriyor bakiyorum bu yolsuzluklari arastiracak gazeteci kalmadi piyasada kalanlarda tutuklanma korkusuyla yazi yazamaz hale gelince is kilictara dustu
    Benim nette gørdugum belgeler gercek ikdidar tehtid ediyor onun yerine cikip izah etsin daha bu hun icisleri bakaninin tehdini okumusundur ne IC nede dis politikada kimsenin gørusunu soran varmi?bence zaten idé yaramiyor meclis kapatalim hic olmassa masrafi devlet kasasina kalirsa ekonomi duzelir

  3. Fehmi bey ne kadar tutarsız bir yazar oldunuz siz böyle.

    Böyle bir durumda iktidar el değiştirse, ülke yönetimini muhalefet üstlense ne olur?

    Sıkıntılar daha da büyür.

    Bu cümle gibi cümleler yazıyorlar, iktidarın alternatifi yok şeklinde beyanlarda bulunuyorlar diye iktidara yakın kalemleri eleştiriyorsunuz. Bu yazdığınız nedir ?
    Son 8 yazınız İle çok ama çok farklı bir eksene kaydınız. Artık tehdit mi, uyarı ki yoksa başka birşey mi bilemiyorum.
    Ama okurlarınızı aptal yerine koymayin. Siz yapmayın bari bunu…

  4. Sayın Koru , Fuat Uğur gibi ismini sizin bu yazınızla duyduğum birini kaale alıp,hiç hak etmeidiği düzgün bir uslupla O’na cevap vermeniz bile sizin iyi bir yazar olduğunu gösteriyor.Biz sizi takip ediyoruz , Fuat Uğur’u da yeni duydum bugünden sonra O’nu da takip edeceğim. Saygılar , selamlar ,

  5. “Muhalefetin esas görevi, halka, bugünkü durumda da çıkış yolu bulunduğu umudunu vermektir.”demişken; okuyucuların akılsağlığının yanında, doğruluk aşkının en az öğünleri kadar önemli olmasını beklememiz beyhude.
    “Durun kalabalıklar…” dendiğinde , denilecek kadar debili, akışkan yönlendirilmiş kitlelere, doğruları göstermek kolay mı?Akışah kitlelere Onlar kadar “gürültülü” olması kanıksanmış yöntemdir. Diğeri çanağı önünde doğru kalbinde keşişin
    nirvana seyahati.

  6. Sayın Koru;
    “Böyle bir durumda iktidar el değiştirse, ülke yönetimini muhalefet üstlense ne olur?
    Sıkıntılar daha da büyür.” diyorsunuz.
    Ben kesinlikle katılmıyorum.
    Ne demiş atalarımız: Tebdili mekanda ferahlık vardır.
    Ben de diyorum ki :Demokrasilerde tebdili iktidarda fayda vardır.
    Ama ne yazık ki milletimiz böyle uygun gördüğü için bu sıkıntıları yaşıyoruz.
    Bana kalsa ben hiç bir partiyi 2 dönemden fazla iktidar yapmam.
    Bir partinin (ya da şahsın) iktidarı uzadıkça yaptığı hatalar artıyor.
    Örnek tarihimizden çoktur.Siz benden iyi bilirsiniz.
    Bilmeyenler için İnönü!yü, Menderes’i, Demirel’i, Özal’ı sayabilirim.
    Keşke Batı demokrasilere gibi, şahsa değil, kurumlara dayalı bir demokrasimiz olsa.
    Başımıza gelenlerin çoğu demokrasiyi kurumsallaştıramadığımızdandır.

  7. Mayınlı arazide mücevher aramak ve toplamak zor bir zenaattir… Ama eger birileri buna mecbur, bazı şeyleri göze almalıdır. ..
    Diğer bir not: CHP nin açtığı kutuda pacavra mi yoksa yolsuzluk belgeleri mi çıkacak. .?
    Ve buna kim karar verecek..?

  8. Sayın Koru, “Ne idüğü belirsiz belge sallamak” tabiriyle bu ülkede yasal ama etik olmayan faaliyetlere meşruiyet kazandırmayın. Aynı belgeyi akp sözcüleri de sallayarak sayın Kılıçdaroğluna hesap sorsaydı bu denli duyarlı olurmuydunuz ? hiç sanmıyorum. Muhalefet etmek iktidar şakşakçılığı değildir. Akp nin hiç hatası yokmuş ,bu ülke dış güçlerin oyun alanına dönmesine muhalefet neden olmuş yaklaşımı ülkeye ne kazandır ?
    Saygılarımla.

  9. İki Ahmet Davutoğlu’nu karıştıranlar yazı yazmayı bıraksınlar.Biri alim,diğeri bilim ve siyasetçi.Allah bu cahillerden bizleri korusun.

  10. Sermaye; kurduğu düzende, yönetimde personeli çoğaltmaktadır. Devletin gelirleri bunların maaşını ödememektedir. Ayrıca bürokratları vasat seviyenin üstünde yaşatmaktadır. Sonra işlerini yaptırmak için rüşvet vermekte ve böylece devletleri uzaktan yönetmektedir. Rüşvet almayan görevlileri pasif hale getirip onlara sadece maaş ödemektedir.
    Bunun AK Parti ile bir ilişkisi yoktur. Dünyada kurulmuş bir düzendir, her yerde böyle yapılmaktadır. Sermaye’nin işini yapmayan bürokrat için belgeler hazırlanmıştır. O suçları işleyen terfi etmekte, yetkili hale gelmektedir. Basın, çoğu iftira olan belgelerle ortalığı sıkıntıya sokmaktadır.
    Cumhurbaşkanı’nın hatası olsa bile ona saldırma devlete saldırmadır. Kılıçdaroğlu Erdoğan’la uğraşacağına yeni bir düzenle gelsin. Yeni edebiyat değil, proje ile gelsin. Sermaye’nin hazırladığı projelerle devreye girmesin. Ben televizyon seyretmiyorum. Gazete veya dergi okumuyorum. Ergün Diler ile Fehmi Koru’yu takip ediyor ve eleştiriyorum. Herkese tavsiye ederim, benim gibi yapsınlar. Dünyada olup bitenden haberdar olsunlar ama insanları kötüleme yerine düzeni değiştirme yolunu tutsunlar.
    Çözümsüz eleştiri yıkıcılıktır.

  11. Bir CHP var, evvellden gelen ağır kötü sicilinin altında ezilen ve bugün 40 defa tövbe etse tövbesi milletçe kabul edilmeyecek olan ve bu gün de eline aldığı evrakın içeriğini, geldisini, gittisini ayıramayan, beceriksiz bir CHP. bu doğru. Türkiyede Muhalefet yapacak liyakate sahih olmayan bir CHP Bu Tamam.
    Birde ikdidar var;Millete döviz alma , dövizi bodur, altınını ekonomiye kat nasihatinde bulunup, yandaşları offshorlada balık avlayan , vergi kaçırma yollarını arayan, kaçacakları günlere karagün akçeleri zulalayan, Humeyni sempatizanlığı ile meşhur, sırtında kaftan, ayağında şalvar, başında sarık gördüklerini, islamın müçtehidi, mücahidi zannına kapılarak, kuyruklarına yapışma zaafiyetiyle serseri mayın gibi dolaşan, gördüğü şalvarlılara 49 konsolosluk görevlilerimizi teslim eden, kasapları mücahit, müctehit zannetip,abtesti sakat, niyeti sakat aklını zayi etmiş mecnunları rehber edinen. Tükürmediği ve tükürdüğünü yalamadığı gün ve hadise olmayan bir ikdidar AKP gerçeği var.
    Yaptığı her türlü yanlışın hesabını vermek, tevbe ve özür dilemek istemeyen, mahkemeye gitmek istemeyen, vijdan muhasebesini literatürden kaldıran, çıraklığın, kalfalığın bütün sakarlıkların faturasını ödemek istemeyen,yapmadım, etmedim,görmedimlerle kendini çok iyi saklayan,yalanı, talanı siayaseten her türlü manevrayı kendine hak gören, her şeyi siyaseten suistimal eden, siyasi islam diye islamı tüketen. Bunları saklamak için her türlü münafıklığı mübah gören, ikdarını sağlama almak için bu gün sövdüklerini her türlü kirli kumpas işlerinde kullanan.
    Sonrada işin içinden ustaca sıyrılarak kumpasla harcadıklarını okşayayarak bir partonla, bu kerre eski kumpas ortaklarını harcayan,hain ilan eden.
    Hukuk tanımayan, İran ambargosu yaptırımında ithal edilecek, petrol ve Doğalgaz bedelini milletin , vatandaşın Türk ekonomisinin çokca istifade edebileceği gıda, ihtiyaçmaddeleri ve ilaç türü malzemelerle karşılama legal formülünü, Altın karşılığı ödemeye çevirip, istanbul piyasasından toplattığı bir miktar altının 80-90 sefer aynı altını çıktı, girdi yaptırarak dolara , dövize çevirerek Tamamen iran menfaatine aracı simsarlar zencani, zarrapların ve yerli hükümet memuru, üyesi canbazlara peşkeş çektiren.Suç aleni, açık net sarih bir şekilde ortada olduğu halde suçluyu yargının elinden çekip alan,cilalayıp, parlatan millete satan Bir AKP var.
    Yedi düvel edebiyatı, devletin ali menfaatları edebiyatı ile her türlü, beceriksiliği, liyakatsizliği,basiretsizliği, rüşveti, yalanı, yolsuzluğu kamufle eden, kendisine islam kisvesi giydiren, dilinden, Allah’ı yallahı eksik etmeyen Bir AKP,
    Dış siyaseti de içeride yaptığı gibi yalanla, dolanla, laf kalabalığı ile, donkişotlukla, heyyy, hayyy, huyyy salvolarıyla yürütebileceğini zanneten, osmanlıcılık, islamcılık edebiyatıyla,
    Arap’ı da, Acem’i de, İseviyide, Museviyide, Slav’ıda Türk milletinin karşısına bir cephede birleştiren, Lipyadan, ıraktan, mısırdan, suriyeden ebediyen Türk milletini kovturdan,
    Şom ağızlılıkla, iç kamuoyuna şowmenlik yapmak için, gavur azdıran, inandırıcılığını, güvenilirliğini ebediyyen kaybeden, milletin itibarını sıfırın altına indiren bir AKP var.
    Milli iradeyi, barajlara boğdurarak, kendi saltanat sürme fırsatlarını, millete istikrar diye satarak,
    Hukukun önünü, Tutukluluk süresini 7 yıla çıkararak, iç yargılama süresinide en az 10 yıl süründürerek, Avrupa insan hakları mahkemesine gidecek süreci 20yıla sündürerek Hukuğu katletmeyi mübah gören bir AKP ile hayırlı yolculuklar Türkiye.
    Tabiiki bu kusur yalnızca İkdidarın mı? hayır. Türk seçmeni bu konuda mesuldür, hemde baş mesul, çünkü bu seçmen yalanı, dolanı, entrikayı en az 5 kere onadı.
    Demekki her millet demokrasiyi hak etmiyor /Demokrasi her millete göre değil.

  12. Türkiyede iş yapana değil çene yapana millet inaniyor.
    CHP lideri ağzı ile küş tutsa SSK genel müdürlüğü dönemibdeki adam kayırma açıkca söylemek gerekirse genelde kendi meshebinden olanları işe almasından dolayı partisinin oyunu artıramaz.
    Türkiyenin çıkarları konusunda İyi parti biraz umut veriyor,dün bir millet vekili R Zaraf ın Ailesini İran gizli servisi ile ilişkilerinin olduğuna dair devletin arşivinde gereken bilgilerin olduğunu paylaşması çok iyi oldu.
    Zaten şu an diş basın ve politika analızcileri TC devletini yolsuzlukları yapanlari yakalayıp yargıya teslim ettiklerini fakat Erdoğan rejiminin suçluları serbest birakip onları yakaliyanlari hapise attığını iddia ediyorlar.
    Benim Dünya basınından takip ettiğim kadarı ile diş devletler R Zaraf konusunda Türkiye Cumhuriyeti devletini değil hükümetini suçluyorlar vede Reza Zarrab’ın itiraflarından sonra ilişkilerin eskisi gibi olmasını istiyorlar.
    Tabi şu anki politikacılarla değil.
    Sayın Koru sizce bu sorunların gittikçe artarak devam etmesini sorumluları kimler?
    Muhalefet partilerini hesaba katalım ve bütün bu olumsuzlukların baş sorumluluları de onlar diyelim.
    İyide önce yol arkadaşlar saf dışı bırakıldıktan sonra diş devletlerle içeridede muhalefet ile kanlı bıçaklı olundu. Birileri kendi menfaatları için “Sürekli” suçlu ariyo olmalılarkı etrafta suçliyacak kimse kalmayınca kendi partililerine başladılar, Şu an Türkiyenin uçurumdan aşağıya hızlı yol almasına sebep olan suçlularının dünyaya meydan okuyuyarak oy hesapları yapmaktan başka ne dertleri nede sorumluluklari var.
    Nasıl olsa herzaman bir günah keçisi buluyorlar.
    Sahi Türkiyede hapishane yapma kampanyası ne zaman başliyor? Son 16 aydır her gün binlerce insan tutuklaniyorda.
    Ben bir şeyi çok merak ediyorum.
    Neden Eski C Başkanı Abdullah gülün çocukları,enişteleri, dünürleri ve akrabalarından hiç birisi hakkında en ufak bir olumsuz haber çıkmadı? Oda AKP li idi.

  13. Davutoğlunun rahmetli dedesinin de adı Ahmetti ve din alimiydi.mhp camiasına yakın bir zattı.reddül muhtarı çeviren zat dedesimidir yoksa 3 Ahmet Davutoğlu mu var bilemedim.

  14. Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun son eseri “Duruş: Gençlerle yüz Yüze” isimli eser hakkında bir değerlendirme yazısı yazmanızı rica ediyorum. Ben okudukça, “keşke siyasete girmeseydi, yol gösterici bir entelektüel olarak kalsaydı” diyerek hayıflanmadan duramadım.

  15. Fehmi bey. Sizde artik yolsuzlugu normal gibi görüyorsaniz. Daha diyecek bir sey yok. Chapenin yaptigi yanlis olabilir. Ama okadar paranin bir siyasetcinin yakinlarinda olmasi heleki surekli dindarliktan bahsedenlerde olmasi…. Benim aklim almiyor.

  16. Din alimi olan kişinin soy ismi yanlış bilmiyorsam “davutoğlu” değil, “davudoğlu” olmalı. O şekilde kitaplarını görmüştüm.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here