Shakespeare Şeyh Pir’di, Amerika kıtasını da biz Türkler keşfettik. Var mı diyeceğiniz?

7

 

imageTarihe dair kitaplarıyla ve televizyonda katıldığı sohbet programlarıyla tanınan Kadir Mısıroğlu’nun bir sözü sosyal medyada en fazla tartışılan konu olmuş…

Merak edip ‘hangi söz’ diye biraz yakından bakınca gülmekten kendimi alamadım.

Bir ters, bir düz

Kadir Bey, uzun yıllar boyunca, ülkemizde her şeyi bilir edalı bir kesimin derin cehaletini başa kaka kaka bir olmuştu; bakmış bu yolla meramını anlatamıyor ve lâfınız düz söylediğinde o tipler anlamakta sorun yaşıyor, o da bu defa tersten, yani alay yoluyla, tezini ispatlamayı tercih etmiş…

Sosyal medyanın tartıştığı sözü aşağı yukarı şu: ”Shakespeare aslında sizin bildiğiniz biri değildir, onun asıl ismi ‘Şeyh Pir’ idi ve Müslümandı; yüzyıllar içerisinde değişe değişe ismi İngiliz dilinde Shakespeare’e dönüştü…”

”Ya öyle mi, hah, hah, hah” diye kıs kıs gülen gülene…

Görüntüsü ve şimdiye kadar bilinen görüşlerinden hareketle, ”İşte görüyorsunuz, böyle saçma sapan şeylere inanıyor ve bizlerin de inanmamızı istiyorlar” diyen diyene…

Hani öyle çok akıllı değil, ama birazcık aklı olan insan ”Acaba tarih bilgisine sahip biri böyle bir şey söyler mi?” diye düşünüp ”Bu işin içinde bir iş var” kuşkusunu duyardı.

Özellikle de ilgi alanına Atatürk ve İnönü gibi şahsiyetler giren ve onların yaşadıkları dönemlerle ilgili kitapları bulunan biri?

Kuşku duyan yok, ama saldıran çok…

İşin doğrusunu benden dinleyin

Mısıroğlu bugün-yarın çıkıp şu iddiada da bulunursa şaşırmayasınız diye bu notu paylaşıyorum:

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde, bir ara, dil tezleri, tarih tezleri ortaya atılmış ve tezleri tartıştırmak amacıyla günler boyu süren kongreler düzenlenmişti.

Dil ile ve tarih ile ilgili pek çok makul ve makul olmayan konunun konuşulup tartışıldığı kongreler…

İşte oralarda ortaya atılanlardan biri de, Türkler’in her medeniyetin atası oldukları ve her dilin Türkçe’den etkilendiği tezidir: ‘Güneş-Dil Teorisi’

O kongrelerde dönemin önemli kişilerine yaranmak isteyen birileri –ki aralarında prof. unvanı taşıyanlar da bulunuyordu– şimdi ifade edildiğinde kulağa gülünç gelen yakıştırmalar da ortaya atmışlardır.

Eski Yunan’ın önemli ismi Aristo aslında bizdendi ve esas ismi Ali Usta idi; Homeros da Ömer Usta… Tabii Shakespeare gibi birinin de ‘bizden’ olması gerekiyordu ve işte bu düşünceyle o isme en yakın yakıştırma yapılıverdi: ‘Şeyh Pir’

Tezi savunmada daha ileri gidenler de olduğu bilinir.

Sözgelimi, biri Amerika kıtasını ilk keşfedenin Türkler olduğu iddiasını dillendirmişti. Delili neydi peki? En iyi bilinen iki tabiat harikası: Amerika’ya ilk çıkan Türkler atlarıyla kıtayı dolaşırken o zamana kadar hiç görmedikleri uzunlukta bir nehirle karşılaşmışlar, aralarında birinin ”Amma uzun” demesiyle o nehre kendi dillerinden ismi koymuşlardı: ‘Amazon’

Biraz daha ilerleyince, bu defa yukarıdan aşağıya doğru gürül gürül akan bir şelale karşılarına çıkmış ve daha önce Amazon nehrinin isim babası olan atlının, bu defa ”Ne yaygara” diye bağırdığı duyulmuştu…

Anladınız siz: Bugünün ‘Niyagara Şelalesi’nin isim babası da biziz…

Kadir Mısıroğlu ”O dönemde bunlar da olmuştu” diye düz anlatım yerine, kendisiyle alay edilmesi pahasına, ters anlatım yoluna başvurmuş olmalı.

Sosyal medya fenomenleri: Şimdi daha gevrek kahkahalar atabilirsiniz.
ΩΩΩΩ

7 YORUMLAR

  1. Ben sizi 3 Kasım 1986’dan beri okuyorum.Her zaman makul çizginizi korumuş bir Müslüman entelektüel olarak gördüm sizi..Taha Kıvanç müstear adıyla yazdığınız yazılar da devrinde çok beğenilirdi.Ancak uçuk kaçık fikirleri savunmak zorunda değilsiniz.Tarihin yalan söylediğini beynimize kazıyanlar,aylardır yalan söyleyip iftira atıyor…Bırakalım Güneş dil teorilerini Fehmi Bey,şimdikilerin teori ve pratikleri mide bulandırıyor ..Ben zaman zaman fikren ayrı düşsem de sizi severek okuyorum…Hayırlı bayramlar…

  2. Dün buraya bir yorum bırakmıştım
    Hakaret,küfür yoktu.Bugün kaldırılmış !
    Fehmi bey çok küçük bir imadanmı rahatsız oldunuz?
    Eee hanimiş demokratlık? Peki size yapılan da bu değimi?

  3. Fehmi bey, bari siz yapmayin… (umarim yazinizi yanlis anlamamisimdir. )
    Sayin Misiroglu’nun Avukati bile bu kadar iyi savunma yapamazdi. En azindan keske biraz bekleseydinizde, bu söylediklerinizin aynisini Sayin Misiroglu’nun kendisinden duysaydik.
    O zaman; evet, gercekten adam bazi seyleri tersten anlatmaya calisiyor der ve destekleyebilirdik.

    Simdi sizin “düz anlatım yerine ters anlatim” tezinize dönersek; Sayin Misiroglu, “…ben bu söylediklerimin arkasindayim. Benim lafimi düzeltmek Fehmi Koru’yami kaldi” derse haliniz nice olur.
    Günes dil teorisini savunanlar icin belki misilleme yapilabilecek bir savunma olabilir ama her iki idiayida rededenler acisindan; her iki idia sahibin bu idialari ispatlanamadigi müdetce Komik oldugunu söylememizi vede Gülmemize kizmayin.

    Ayrica bahsettiginiz “Sosyal medya fenomenleri” arasinda her iki idiayi rededenleri görmezden gelmenizi yadirgadim.
    Saygilar

  4. Kadir Mısırlıoğlu dertini o kadar dolandırarak anlatması çok yersiz ve anlamsız Ama gerçekten söylediklerini inanarak söylüyorsa buda anlamsız.Samimi olmak lazım.

  5. Kadir Bey’in söylemlerine acıyarak bakıyordum , öyle ki Das Kapita’i de cinlerin yazdırdığını iddia etmişti. Öyle ki bu yazıya da bir yerlerden denk gelerek okudum. Elinde kalem olan cahiller artmaya başladı ya , bu ülkenin geleceğini daha fazla sorgulamama neden olmaktan başka hiç bir şey değil !

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here