Bir kararname ile.. dünyamız.. hiç olmadığı kadar güvensiz hale geldi..

12

 

ABD’de yaşanan, ilk bakışta, ülkenin bir ‘iç-meselesi’ gibi görünüyor.

Yeni seçilen başkan kampanya vaatlerinden birini karanameye dönüştürerek 7 müslüman ülke vatandaşlarına ABD’ye seyahat yasağı koydu; artık mülteci de almayacak ABD…

Ülkenin yargısı kararnameyi ABD anayasasına aykırı bularak iptal etti.

Trump ve kadrosu yargı kararını aşmanın çarelerini arıyor…

Bulursa da, bulamaz ve karara saygı gösterirse de, olan biten ABD’nin ‘iç-meselesi’ olarak kalacak…

Acaba öyle mi?

7 ülkeden 4’ü…

Pek öyle değil.

ABD gibi bir devletin ‘terör’ ile irtibatlı bulduğu için ‘yasak’ uygulama yoluna gittiği ülkelerin isimlerini artık bütün dünya biliyor. İçlerinde Amerikan ordusunun yoğun biçimde topraklarında bulunduğu Irak ve Libya ile konferanslar yoluyla iç-savaşını sona erdirme çabası güttüğü Suriye var…

İran ile de yılların soğukluğunu gidermeye yarayan bir ‘nükleer anlaşma’ imzalamıştı ABD…

Diğerlerini (Sudan, Somali, Yemen) bir tarafa bıraksak bile.. bu dört ülke.. yeni başkan döneminde.. onun çıkardığı kararname ile.. ABD’nin gözünde farklı bir yere sahip olduklarını öğrenmiş oldular.

Yeni yönetim yargı engelini aşsa ve yasağı sürdürse de.. engeli aşamasa ve yasağı uygulayamasa da.. üçüyle (Irak, Libya ve Suriye) kendi insanlarının yakın teması sürmek zorunda; dördüncüsü (İran) ile gerilimi tırmandırmasının getirisinden çok götürüsü olacağı da kesin…

Kararname ile birlikte başlayan süreç konuyu daha ilk andan ABD’nin bir ‘iç-meselesi’ olmaktan çıkarmış bulunuyor. Konu aynı zamanda ABD için bir ‘dış politika’ konusu…

O ülkeler için ise, ABD, kararname ile birlikte, başka türden bir sorun haline dönüşmüş bulunuyor.

Bu durum, konuyu, ABD ve 7 ülke dışında kalanlar için de ‘hassas’ hale dönüştürüyor. Özellikle de ABD’nin müttefiki ülkeler için…

Neden hassas veya tehlikeli?

Nedenini açıklayayım.

Vize almış bile olsalar 7 ülke vatandaşlarına ABD’ye gelme yasağı konulmasının sebebi neydi?

Bu ülkelerin ‘teröre destek vermesi’, dünyanın başına dert açan terör örgütlerini desteklemeleri değil mi?

İddia doğruysa.. bu ülkeler suçlandıklarını görünce.. o güne kadar sürdürdükleri terör irtibatını bırakırlar mı?. yoksa kendilerini alenen ‘terör’ ile suçlamış ülkeye ve müttefiklerine dünyayı haram edecek karanlık işlere mi bulaşırlar?

Hadi, bir an için iddianın doğru olmadığını kabul edelim.. Tablo değişir mi sanıyorsunuz? Terörden uzak kalmaya mı devam ederler?.. yoksa “Madem öyle, işte böyle..” tepkisi mi verirler.

Sözün kısası: Trump’ın kararnamesi dünyamızı daha az güvenli bir dünya haline dönüştürmüş bulunuyor…

Uygulansa da öyle, uygulanmasa da…

Tablonun ABD açısından sorunlu bir yönü daha var: Bir çırpıda 7 ülkeyi ‘terör üreten ülkeler’ olarak suçladı Başkan Trump… Yargı önünü kesse veya kesemese, bu kadar tartışmadan sonra, iddiasının havada kalmasına izin verir mi dersiniz?

Yoksa haklı olduğunu ispata yarayacak operasyonlar için o da kapıyı aralar mı?

Dünyamız.. bir yandan ABD tarafından ‘terörist’ ilân edilmiş ülkelerin.. o güne kadar terörle bir ilişkileri olmasa bile.. el altından terörü teşvik ettiği.. buna ek olarak.. iddia sahibinin de iddiasını ispat sadedinde.. el altından o ülkelere mal edilebilecek terör dalgasına yol verebileceği.. bir dünya haline geliyor galiba…

Vahim, çok vahim bir durum bu.

Bilerek isteyerek yaptı bunu Trump

İşin daha da vahim yönü, Trump’ın bunu teammüden işlemesi…

Yasak getirmek için çıkardığı ‘kararname’ uygulaması, anayasaya uygunluk bir tarafa, ABD’deki başkanlık kararnamesi uygulamalarına da aykırıdır.

Kararnameler, ABD’de yarım veya tam günlük tatil ilânları veya önemli bir olayın onayı için çıkartılmış…

Serbest olan bir konuyu yasaklamak veya yasak olan bir konuyu serbest bırakmak amaçlı hiç kararname çıkarmamış başkanlar..

Başkan John F. Kennedy 1962 yılında ‘kararname çıkarma’ konusunda bir başkanlık kararnamesi (Executive Order 11030) çıkararak biçimini bile kurala bağlamış…

“Yazılacak kararnamenin sol marjini 1 inç olacak” tarzı kurallara kadar…

Bir kural da şu: Kararname kaleme alındıktan sonra Beyaz Saray’ın bir birimi olan Bütçe Ofisi’ne gönderilecek, oradan alınacak onay ile Adalet Bakanlığı’na yollanacak; orası da onaylarsa.. Başkan o zaman kararnamesini yayınlayabilecek…

Kural bu.

Trump bu kurala uyarak gerekli onayları aldı mı?

Hayır.

ABD’nin yeni başkanı “Ben yaptım, oldu” anlayışını, ‘başkanlık sistemi’nin belki de en sağlam kurala bağlanmış bir uygulamasına yansıtmış görünüyor.

Sonucunun hem kendi ülkesi, hem haklarında iddiada bulunduğu 7 ülke, hem de irtibatları sebebiyle geniş uluslararası camia için sorunlar doğurabileceğini hesaba katmamış olabilir mi?

Yoksa.. zaten istediği.. bugün karşı karşıya olduğumuz karmaşa ve vahim ortam olmasın?

Dünyayı daha az güvenli kılma niyeti?

ΩΩΩΩ

12 YORUMLAR

  1. Her özgürlükçü demokrat entelektüelin, abartarak gıptayla, ballandıra ballandıra örnekler verdiği özgürlükler ülkesi Amerika’da da siyaset yargıya müdahele ediyorsa Amerikan putu da artık yıkılmış demektir. Yarın bir gün Avrupa’da da buna benzer durumlarla karşılaşılmayacağını kimse garanti edemez. Sınırsız özgürlük diye bir kavram yok. Ülkelerin çıkarları söz konusu olunca özgürlükler de kısıtlanır, terör de desteklenir. Bunu görmenin zamanı geçti bile. Ama biz hala görmemek için gözlerimizi kapamaya devam edeceğiz, öyle anlaşılıyor.

  2. Bazı yorumcular,ABD yargısının,Tramp’ın
    önünü kesmesine,çıkardığı kararnameyi geçersiz kılmasına imrenerek,bizim yargıya
    göndermede bulunuyorlar,bir nevi hayıflanıyorlar.Bence bu gereksiz.

    Bir kere,ABD yargısı sadece bir kararnameyi
    iptal etti;Tramp’ın partisi hakkında kapatma
    davası bile açmadı!

    Bizdeki gibi,Ak Parti ve MHP’nin 411 oyu ile
    mecliste kabul edilen bir yasayı da iptal etmedi henüz ABD yargısı!

    Bir şiir okudu diye 14 milyonluk bir ABD kentinin belediye başkanının içeri atıldığını
    da görmüş değiliz!

    Dolayısı ile öykünecek bir yanı yok onların
    yargısının!

    Şaka bir yana,15 Temmuz’dan bu yana Türk
    yargısı çok iyi bir sınav verdi.15 Temmuz gecesinde darbecileri tutuklamaya başladı.

    Yargı kararlarının hüküm kısmında “Türk
    milleti adına”denildikten sonra verilen kararın
    ne olduğu açıklanır.İşte 15 Temmuz gecesinde ve sonrasında yargı kararlarının
    millet adına verildiğini müşahhas olarak
    görmüş olduk.15 Temmuz gecesinde,millet
    de ayaktaydı,milletin yargısı da.

    Yargımızın bugün geldiği aşama,düne göre
    daha ileri bir aşamadır.Eleştirilecek tarafları
    düne göre daha azdır.HSYK’nın yapısı da Türkiye ortalamasına uygundur.Blok olarak bir kesimi temsil etmiyorlar.2010 Referandumundan sonra oluşturulan HSYK’nın yapısı gibi değil.Bu kanaate basına yansıyan bilgilere dayanarak varıyorum.Bire bir kimseyi tanımam.

    Yargıdan beklenen adaletin tecellisini sağlamaktan başka bir şey değildir.Yargı
    adalet için vardır.

    Bizde yargı mensuplarının bağımsızlığı için
    gerekli tedbirlerin alınmadığı da söylenemez.
    Bir Cumhurbaşkanı veya Başbakan,bir bakana,bir valiye emir ve talimat verebilir; ama bir hakime emir ve talimat veremez.
    Nitekim koskoca İstanbul’un belediye başkanı,bir şiir okudu diye,3 hakimli bir
    mahkemenin 2 hakiminin kararıyla hapse
    atılabildi.

    • Bekir bey atalarımız ne güzel demiş. Tok açın halinden anlamaz. Anca başınıza geldi zaman anlarsınızki Rabbim hiç kimseyi mağdur durumuna düşürmesin.

  3. Yazinizda ne yazik ki bircok maddi hata var:

    1) Karar “terorist ulke” yaftalamasi amaci ile degil “Bu ulkelerden gelecek kisileri daha siki kontrol etmeliyiz vize verirken” amaci ile dusunulmus

    2) Sadece 90 gunluk bir sure icin; bu sure zarfinda ne gibi ek tedbirler alinmasi gerektigi belirlenecek

    3) Cikis nedeni daha cok “Bu ulkelerde yerince hukumet otoritesi yok bu yuzden kotu niyetli kisiler kolayca yuvalanabiliyor” dusuncesini temel aliyor. Iran ve muhtemelen belli olcude Sudan haric.

    4) Ben a,aci dogru ama boyle bir karla apar topar uygulanmasini yanlis buluyorum.

    Dogru bilgiye ulasalim, dogru bilgi aktaralim ki zaten karisik olan dunyamizi daha fazla kaosa suruklemeyelim.

    • Bence Trumpun bu karari terör ile mucadele
      etmek için almadı! Öğle olsaidi! Anında posisiyonları ne olursa olsun bütün girişleri yasaklamazdı!
      ABD dünyanın her yerinden, her konuda yetişmiş elamlari çalıştırdığı iiçin (bilim adamları, muhendisler, doktorlar, vb)onların sayesinde Dünya’nın lider devleti olmuş.
      Örnek Boeing, Microsoft, Google, hastahaneler ve bunun gibi iş yerlerinde çok önemli mevkilerde bulunan elamanlar kendi görevleri gereğince her hangi bir ülkeye iş yerleri tarafindan görevli olarak gönderilenler 90 gün içeri sokulmaması veya geçici bilgi alışverişinde bulunmak için gelecekler o şirketleri zor duruma düşmekden ziyade bütün dünyaya zararı olur. Buna öğrenciler de dahıl.
      Trump kendi iş yeri olan hiç bir ülkeye kıstlama getirmezken,Pakistan, Afkanistan Diğer Arap ülkeleri ve Avrupa bunların herbirinde terörist olan ve olacak o kadar fazla dışlanmış gençler varki, bunuda Trump gibileri besliyorlar.
      İşde bu gerçekkeri gören halk Trumpa inanmayip onun bir sahtaker ve iki yönlü oyununu çökertmek için sokaklardalar,vede popiler olan “terörist müslüman” laflarını da artik yutmiyorlar.

  4. Güzel bir gözlem ve haklı bir soru . Cevabı da aşikar. Geçmişte CIA destekli siyasi müdahaleler olduğunu ve bundan şirketlerin ve finans kuruluşlarının nasıl nemalandığını Bir Ekonomik Teröristin itiraflar kitabı gibi ya da gizli servislerden emekli olanların yazdığı kitaplardan biliyoruz. Mahallenin kabadayısı parasız kalınca nara atıp milleti terörize eder ki birileri rakı parası göndersin diye. Amerika nın büyüklüğü finansal gücünden onun beslediği askeri endüstriyel kompleksten geliyor. Bunun da gerisinde bu gücün devam edeceğine dair beklenti . Bu beklenti yavaş yavaş yerini belirsizliğe bıraktığında destek bir anda boşta kalır ve hızlı bir düşüş kaçınılmazdır. Bunun farkında oldukları için son manevralarını yapıyorlar. Çin, Rusya, Almanya bir alternatif olarak ortaya çıktığında ABD için sonun başlangıcı ortaya çıktı. Eski ekonomik hemegonyası artık yok. Çırakların USTA sı son rollerini kesiyor. Medya çağında istediğin gibi at oynatma devri bitti. Romanya ya bakın . Mesela burdan bir soru da ben soruyorum. Şu telefon faturası çok gelen vekiller ile ilğili. Yahu görüşme detayları niye yok haberlerde ? Paralı hatlara para mı kazandırılmış? Teknik olarak bu kadarlık görüşme imkanı yok !

  5. bir karanameyle dünyamız değişti 100 pilot fetöden itirafçı oluyor görevine dönüyor .malesef biz garibanlarda bankaya para yatırdın sendikaya üye oldun gibiii.suzmaya devam edin .RABBİM inşallah bu dünyada olmasada öbür dünyada biz vatan severlerin HAKKINI fazlasını verecek SİZ DÜŞÜNÜN

  6. Çok değerli bir yazı. Teröristlerin önemli kaynağı dışlanan toplumlar ile toplumlarda dışlanan insanlar. Dünyamızda bunun örnekleri var. Trump bunlardan ders almıyor. O kendi seçmeninin korkularına hitabediyor, bu korkuları ayakta tutacak herşey onun için mübah. Kendisini, tüm ülke insanının değil, kendi taraftarlarının başkanı olarak görüyor ve ülkenin diğer insanlarını dışlıyor. Bu kararname ile de 7 ülke toplumunu dışlıyor. Bu ülkelerin insanları için onur kırıcı bir durum. Hepimizin küçük çıkarlarımızı unutup dışlanan insanlara birlikte arka çıkmamız lazım. Böyle bir dayanışmanın Amerika’da ve Avrupa’da çok anlamlı örneklerini görüyoruz.

  7. Amerika’da olanları değerlendirmek için biraz daha beklememiz gerekmektedir. Trump’u kim iktidara getirdi. Kendi parası varmış, cumhuriyetçiler destekledi. 15 Temmuzdan sonra Rothshildler de destek verdi. Amerikan halkı Sermayeye karşı oy kullandı. Bayan Hillary Clinton Rothshildler tarafı olunca, halk da Cumhuriyetçi oldu. Trump sermaye ile barıştı mı? Amerikan seçmenine ihanet mi ediyor. Daha bilmiyoruz.
    ABD’nin 6 ülkenin vatandaşını Amerika’ya kabul etmemesi teröre karşı cephe anlamına gelir. Bu sevindiricidir. Uygulamadaki hatalı olması teröre karşı cephe alması iyiye delalettir. İran’ı onlara katması üçüncü cihan savaşına doğru yol almadır. Yarın bu Türkiye ile İran arasında sorun olur. Bu da uluslararası sorundur. İslam âlemine sorundur. Biraz daha beklememiz gerekir.
    ABD 7 ülkenin vatandaşını Amerika’ya sokmuyor. Kendisi oralarda ordu bulunduruyor. Yapacağı ikinci adım o ülkelerden askerini çekmektir. Bunu yapması halinde endişelenecek bir şey yoktur. Yapmadığı takdirde alenen zorla bu ülkeleri silah zoru ile işgal etmiş olur. Bunun manası şudur. Amerika’nın topraklarında parya olarak yaşıyorsunuz demesidir. Ben silahımla sizi esir alıyorum. Bunu Stalin bile söylemedi.
    12 Eylülden sonraki durumla karşı karşıyayız. Alenen dünya ile savaş ilan ediyor. İşte başkanlık sistemi ABD’de artık işlemez hal almıştır. Bir tüccar bir zengin parası ile başkan olmuştur. Dünyayı kendi toprakları sanıyor. Ve valilere emir verir gibi devlet başkanlarını azarlıyor. Meksika’ya duvar yapılacak ve sen ödeyeceksin diyor. Bu aklıyla ABD’yi yıkar. Sermaye şimdi zaten bunu istiyor sözünü geçiremediği ABD’yi yıkmak ile tehdit ediyor.
    ABD’den daha korkunç olay Türkiye’de olmaktadır. Dünya, ülkemizde üçüncü cihan savaşa girerken Devletimiz sermayenin fitnesi ile olağanüstü hal zulmü içinde halk yaşamaktan bıktırılıyor. Bu yetmiyormuş gibi devletin hazırlanmakta olan ikinci darbe ile ilgilenmesin diye anayasa ile oyalanıyor. Ordu, güçlendirileceğine orduya devlet darbe vuruyor.
    Halk oylamasına gitmeden önce ikinci darbe kalkışması olabilir. Olağanüstü hal uygulaması bir gün bile kaybetmeden durdurulmalıdır. Anayasa oylamasından vazgeçilmelidir. Bunları ben söylemiyorum. Beş bin yıllık insanlığın devlet deneyimleri söylüyor. Vezirsiz devlet anlayışı Mısır’da bile yoktur. Bu ucube yalnız Amerika’da vardır. O da çökmektedir.

    • Vay be! Muhterem hocam ile fikirlerimiz isabet etti. Sabah sabab mutlu oldum.
      Hürmet ederim Hocam, Allah sağlıklı, uzun ömürler versin. ☺

  8. Iran, suriye(Esad) ve Libya(Kaddafi) Teröre destek verdiklerini saklamayan ülkeler. Bu konuda Amerikalıları haksız görmek yanlış olur. Sadece bu ülkelerin vatandaşlarını ülkelerin sorumsuz yöneticilerinden ötürü cezalandırmak saçma. Neticede bu ülkelerin destekledikleri terörist gruplar eylemlerini ülkelerinin dışında gerçekleştiriyorlar, ve eylemciler de kendi ülkelerinin vatandaşı değil. Kaddafi düşen pan-am uçağındaki yolcuların ailelerine tazminat Ödemiş, Esad beka vadisinde fkö ve pkk ya kol kanat germiş, İran da Hizbullahı Lübnan iç savaşında ve hala açıktan desteklemekte.

  9. Fehmi bey Trumpu ve onun niyetini gayet iyi açıklamışsınız.
    Trump resmen dünyaya maydan okuyor, kabinesine seçtiği kişilerde onun gibi.
    Bugünkü twittlerinde yargıca bayağı çatti ve işin en acı yanıda, üstüne basa basa soriyor. “Bu 7 ülkenin terörist olduğunu bütün ortadoğulu Müslüman ülkeleri kabul ediyorda bizim yargıçlar ve muhalefet neden kabul etmiyor?” Bunuda iddanamesine ekliyeceğini basın danışmanı belirtti.
    Belirtmese dahi baris bir şekilde hersey ortada. Bizim ülkemizde dahil bütün Müslüman ülkelerinin sus pus olması bal gibide Trumpdan taraf olduklarini gösteriyor.
    Bunların gayesi terörist üretip dünyaı ceheneme çevirmek. Bunu Müslüman olmayan battılı ülkelerin liderleri ve halkı çok iyi biliyor ve bu tehlikeyi ônlemek içinde büyük fedakarliklar yapiyorlar.
    Bu konu ile alakalı değıl ama ben genede şu an izlediğim komediyenler tarafından hazırlanmış üç liderin videolarını ve ne yaptıklarını gösteriyorlar.Onu sizlerle paylaşmak istedim Trump, Putin ve diğeride bizim DÜNYA liderimiz. Trump ve bizimkinin önce şöylediklerini sonra söyledikleri yalanliyor.
    Putin öncenden ne söylemişse sonrada aynısını söylemiş vede istediğinide yapmış.Ukranyada, Suriyede sivillerin üzerine bombalar yağdırdığını falan gösteriyorlar ve arkasından şunu ekliyorlar “Putin yalan söylemez ona güvene bilirsiniz! Tebrikler Putin.”
    Trump aday olunca bizdeki baş örtülü bir kaç yazarın ona desdek veren yazılarını hatırladım ve aklıma o meşhur ata sözü geldi bu ne pehriz be ne lahana turşusu.Sahi bizim yetkililer ve yazar çizer kesimi ile AKP li seçmenler bu Turumpu niye desdeklediler ve niye halen daha destekliyorlar?
    Ben düşünüyorum, düşünüyorum bir türlü kafam almiyor! Bir numaralı Müslüman düşmanı nasıl oliyorda Müslümanlar tarafından desdeklenıp seviliyor?
    Allah Dünyayı bir an önce Trump ve onun gibilerinden kurtarsın. Amin.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here