
CHP’de yaşanan, marka üzerine kavga
Türkiye’nin bir asrı geride bırakmış fazla markası yok; Ali Muhiddin Hacı Bekirve benzeri ağız tadına hitap edenleri bir tarafa bırakırsanız geriye fazla bir değer kalmıyor… Şu

Türkiye’nin bir asrı geride bırakmış fazla markası yok; Ali Muhiddin Hacı Bekirve benzeri ağız tadına hitap edenleri bir tarafa bırakırsanız geriye fazla bir değer kalmıyor… Şu

On gün kadar zorunlu bir yazı arası kullandım, yeniden masa başına oturduğumda günümüz Türkiyesi’nde fazlaca bir değişiklik olmadığını fark ettim. Değişmeyen bir ana gündemi var

İktidara ve üst düzey bürokrasiye yakın bir gazete yazarı, Cem Küçük, bir süredir çeşitli mahfillerde kulaktan kulağa yayılan bir söylentiyi, dün, köşesine taşıyıverdi: Bürokraside ve iş dünyasında

Bizde partiler genellikle uzun ömürlü olmuyor; kimi tarihten bütünüyle siliniyor, kimi de varlığını sürdürüyor ama bitkisel hayatta kalarak… Arada gerçekleşen askeri müdahaleleri de unutmamak lazım.

Herkes siyasetle hayatının belli bir noktasında tanışır. Ben galiba herkeslerden biraz daha erken siyasetle tanışanlardanım. Geriye dönüp baktığımda, siyasete dair ilk hatırladığım, henüz alfabeyi sökmeye

Benzerlikleri bir tek ben mi görebiliyorum? CHP’li bir milletvekili, bir TV programında kendisine yöneltilen, ‘‘İktidara gelirseniz HDP’ye bakanlık verir misiniz?’’ sorusuna olumlu cevap verdiği için

Millet İttifakı’nı oluşturan altı partinin liderleri dün akşam bir kez daha bir araya geldi. Saadet Partisi evsahipliğinde gerçekleşen buluşmalarından, kamuoyuna ‘hedef birlikteliği’ teminatı sunan bir

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Mersin’de, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Siirt’te düzenledikleri mitingler gündeme damga vurdu. Hangi miting daha çok ilgi gördü, hangisinin kalabalığı daha fazlaydı, merak

Bugünler bana 2002 yılında yaşadıklarımızı hatırlatıyor. Henüz MHP lideri Devlet Bahçeli tarihini de kendisi belirleyerek ‘‘Seçim erkene alınmalı’’ diye öne atılmadı, dolayısıyla bir yıl içerisinde
