Trump “Ekonominizi mahvederim” derken.. Türkiye’ye düşen görev…

31

Bugünkü gazetelerde, özellikle AK Parti’nin itibar ettiklerinde, köşe sahibi olanların ABD başkanı Donald Trump‘ın Türkiye’yi ekonomisini mahvetmekle tehdit ettiği konusuna girdiklerini göremeyeceksiniz.

Çoğu konuyu görmezden gelmiş olacak.

Bugüne kadar Trump konusunda çizdikleri zigzaglara bir yenisini daha eklemek istememeleri kendileri için isabetli bir tercih.

Seçimi Trump kazandığında, uzunca bir süre ‘Obama kötü, Trump iyi’ nakaratıyla okur karşısına çıkmış, vize sorunu, yaptırımlar döneminde, papaz Brunson ile ihtilaflar yaşanırken ‘Trump kötü’ demeye başlamıştı aynı yazarlar; o günlerden bugüne, yani iki yıl içerisinde, Trump için bir öyle bir böyle gidip gelmişlerdi.

En son onları ‘Trump iyi’ derken görmüştük. Trump‘ın son Twiti üzerine derhal ‘Trump aslında çok kötü’ demeleri gerekirken biraz da olsa ihtiyatlı davranmaları daha doğru.

Aşağıdaki şu Twitin yenilir yutulur tarafı yok çünkü:

“Kürtleri vurursa Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedeceğiz” diyor Trump.

Gerçi bu mesajın hemen ardından iki cumhurbaşkanı –Donald Trump ile Tayyip Erdoğan– telefonla görüşerek ortamı yumuşatacak bir hava doğması yolunda adım attılar; fakat Twitle verilen mesajın tahribatı o kadar kolay üstesinden gelinecek gibi değil.

Trump’ın Evanjelik kadrosu

ABD’de şu anda yönetime hakim olan kadro, hemen hemen bütünüyle, olaylara şaşı bakan insanlardan oluşuyor. Türkiye ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında pek iyi duygulara sahip değiller. Türkiye söz konusu olduğunda, hiç tereddüt etmeden, hasmane bir tavır takınabiliyorlar.

Ankara’nın o kadro içerisinden kendine en yakın bulduğu Dışışleri bakanı Mike Pompeo geçen hafta bu bölgedeydi ve en önemli ziyaretini Kahire’ye yaptı. Ziyaretin önemi, kendisinden yaklaşık on yıl önce, henüz yeni başkan seçilmişken Kahire’ye gelip aynı üniversitede (Kahire Amerikan Üniversitesi’nde) yaptığı konuşmasında, İslam Dünyası’na elini uzatan ve iki dünya arasındaki ilişkinin ‘karşılıklı menfaat ve saygı’ üzerine oturacağını duyuran Barack Obama‘nın tam tersi bir politik çizgiyi savunmasındandı Pompeo‘nun…

Daha önceki görevi CIA başkanlığı olan Pompeo, daha konuşmasının başında, ne diyeceğini işitmeye gelmiş Arap dinleyicilere, kendisinin ‘Evanjelik bir Hıristiyan’ olduğunu ilan ediyor ve Obama’nın 10 yıl önce önlerinde duyurduğu dünya görüşünün kendi dönemlerinde gündemden çıkarıldığını bildiriyor.

Trump‘ın başkanlıkta geçirdiği iki yıl süresince yeni bir vizyonla Ortadoğu bölgesine yaklaşıldığını aynı konuşmadan öğreniyoruz. Yeni dönemin en önemli özelliği İran’ın hedefe konulması; bunu da açıkça söylüyor Pompeo.

Konuşması İsrail güzellemesi ile İran düşmanlığı üzerine oturuyor.

Türkiye?

Suriye’ye İran -ve Rusya- ile birlikte çözüm üretmeye çalışan Türkiye’ye Washington’un nasıl baktığını anlamak için Pompeo‘nun Kahire konuşmasını okumak yeterli. Uzun konuşmada Türkiye’nin adı bir kez, o da ABD’nin askeri üsleri bulunan ülkelerden biri olarak geçiyor.

Durduk yere “Türklere Kürtleri ezdirmeyeceğiz” ile başlayıp “Kürtlere saldırırsa Türkiye’nin ekonomisini mahvederiz” demeye kadar varan tavır Washington’a hakim olan kadronun gözlerden saklamaya çalıştığı bir politikanın Trump tarafından kendini tutamayarak faş edilmesi aslında.

İran’a ne kadar karşıysa Trump ve kadrosu, hiç şaşırmayın, Türkiye’ye de o kadar karşı.

Kürtler konusu ise kullanılan bir bahaneden ibaret.

Türkiye’nin en kalabalık etnik grup olarak milyonlarca Kürt kökenli vatandaşı olduğunu, sınırları dışındaki Kürtler ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürtler arasında akrabalık ilişkileri bulunduğunu bilmez mi ABD? Bilir elbette. Türkiye’nin ‘Kürt-karşıtı’ denilebilecek bir politika izleyemeyeceğini de bilir. Türkiye’nin PKK ve YPG/PYD hassasiyetinin ‘terör’ ile irtibatlı olduğunu da bildiği gibi…

Bilir, ama bilmezden gelir.

Sonradan etkisi yumuşatılmaya çalışılsa da, Washington, Trump‘ın kaleminden çıkan mesajla Türkiye hakkındaki gerçek niyetini açık etmiş bulunuyor. ABD’de yürütülen hakkındaki soruşturmalarla ömrü kısalmazsa, Trump‘ın Beyaz Saray’da geçireceği daha iki yılı var ve o süre içerisinde Türkiye mayınlı arazide gezer gibi davranmak zorunda.

En doğru davranış tarzı ise, Türkiye’nin kendisini dışarıdan gelebilecek müdahalelere karşı daha mukavim hale getirmesidir ve bunun yolu da demokrat ve özgürlükçü bir anlayışın benimsenmesinden, ayrıca var olan sorunlarını barışçı yaklaşımlarla çözüme kavuşturmasından geçiyor.

AK Parti’nin itibar ettiği yazarlar bunları yazamayacaklarına göre, Trump‘ın söylemini değerlendirmekten uzak durmaları kendileri açısından daha isabetli.

ΩΩΩΩ

31 YORUMLAR

  1. Turkiye!MUHALEFETI ve IKTİDARI ile bu Trump’i muhataf almasalar ne yazarsa yazsın adam yerine koyup cevap dahi vermeseler……KYIP EDEN trump olur KAZANAN TURKIYE OLUR.
    Şimdi haberlerde dinledim trump 3 veya 4 kez ABD yi NATO dan çıkaracağini (tabii gücü yeterse) söylemiş arkasindanda twit atıp NATO yu koruyacağıni soylemiş……
    Rusya ile iliskileri çiktiğinda diger foyalaride ortaya çikacaktir.
    NATOdan çikmak için onu desdekliyecek ve onunla beraber olacak en guvendiği liderde bilmem yazmaama gerek varmi! Genede yazayim, tabiiki Erdoğan.
    Merak edenler Erdoğanin son birkac yilda söylediklerini tekrar dinlesinler.

    • Endişelenmeyin nurdan teyze! Abd natodan çıksa bile nato abd den kolay kolay çıkmaz:) yani bu konuda bizim devlet başkanımızın desteğini boşuna beklemesinler oralarda…

  2. Öyle değil
    Trump Erdoğan’la anlaşmış ve Suriye’deki terörü tasfiye ediyor. Bundan hoşlanmayanlar Trump’a baskı yapıp saldırıyorlar. O da “Türkiye Kürtlere saldırırsa ekonomik olarak onları mahvederiz.” diyor. ABD halkına teminat veriyor. Türkiye de “Merak etmeyen sizin halkınıza saldırmayız. Sadece zorunlu olarak ekonomik kısıtlama uygularız. Zaten yapıyoruz ve sizi mahvetmedik.” diyor.
    Başkan bir şey söylüyor “Ekonomik bakımdan yardım edemeyeceğim sen tedbirini al.” diyor. Türkiye altın bonosunu çıkaracak. Ödemeler TL ile yapılacak. Borçlanmalar altın bonosu üzerinden olacak. Tek çıkar yol budur.

  3. Sayın Koru Sağlam bir ekonomik yapının demokrasi ve özgürlüklerle sağlanacağını söylüyorsunuz. Zaten öyleyiz ve sağlamız. Daha bir hafta önce reis dünyadaki birkaç demokrasi ülkesinden biri olduğumuzu söyledi. Birkaç gün önce Leyla Şahin Usta insan hakları ihlali olmadığını söyledi ve Reis-i teyit etti. Siz önermenizi neye dayandırıyorsunuz. Ülkemiz fıstık gibi. Fıstık gibi olduğumuz için bizi kıskanıyorlar ve oyun üstüne oyun oynuyorlar. Dış güçlerin oyunlarına gelmeyelim. Artık her şey yerli ve milli tek insanımızın yarıya yakını değil. Onlara rağmen ülke şaha kalkmış almış başını gidiyor. Reis islam dünyasının lideri olacak. Bundan korkuyorlar, en çokta Almanlar. Almanlar 1. Dünya savaşında gördüler Halife’nin gücünü… bizden çok korkuyorlar bunun için hep bize çelme takıyorlar.

    Ülke nerden nereye geldi.
    Kendi uçağını, helikopterini tankını topunu elektrıkli arabasını üreten bir Türkiye var artık….

  4. Vaktiyle apoyu paketleyip teslim eden abd, fetöyü bi türlü vermeye yanaşmıyor. Türkiye kürt karşıtı değilse de fetö karşıtı bi politika izliyor:) yani bırakalım fetönün iadesini; mapus damındaki haşhaşileri de salıvermezsek ekonominizi mahvederiz mi denmek isteniyor? Sayın yazarın demesiyle kendi evimizin içini düzeltirsek dış müdahalelere karşı da korunmuş oluyoruz… Öyleyse hemen söyliim: evet türkiye ne kadar 1dolara satılmış truva atı varsa hepsini toplayıp cezaevlerine koydu! Yani bir nato subayının dediği gibi türkiyeli muhatapları birer birer kodesi boyladı. Evimize ateşler salmaktan sözedenlerden korkumuz yok:) İtin sahibi varsa kurtun da allahı var!!!

  5. abd nin başına abd için bile iyi başkanlar gelmezken dünyanın geri kalanı için hele Müslüman coğrafya için iyi başkandan söz edilebilir mi? öyleyse birileri çıkıp obama kötü-trump iyi diyorsa burada kötülüğü derecelendirmiş ve kendi bakış açısına göre ehveni şeri konumlandırmış demektir. kuşkusuz Amerikan halkı da Clinton-trump arasında böyle bir derecelendirmeye gitmiş ve onlarda ehveni şer olarak trumpı görmüşlerdi değil mi? bu doğrudur yanlıştır tartışılabilir lakin tuhaf bulunacak bir yaklaşım değil. hala değil, tehditlere rağmen değil çünkü türkiye abd tarafından açık-gizli defalarca tehdit edilmiş bir ülke sonuçta. obamanın golf sopalı pozlarını atlamıyorsunuz sayın koru değil mi? abd sadece türkiyeyi değil, dünyayı tehditle, şantajla, terörle, anarşiyle, kaosla yönetmeye çalışıyor çünkü avangelizm yani dayandıkları inanç doktrini bunu gerektiriyor. bazılarının da safça inandığı obama döneminin ‘karşılıklı menfaat ve saygı’ dan ne kastettiği hiç dökülmediği kadar kan dökülerek anlaşılmadı mı? trump son derece haklı olarak işidi sen kurdun diye obamayı suçlamadı mı? işidi obama kurmadı mı? hayır diyen varsa en hafifinden saflık sıralarına geçsin orada otursun derim. bütün zamanların en fazla silahını sattı, ırak savaşı sırasında kurulmuş terör örgütlerini güçlendirdi, deaş gibi yenilerini kurdu, iranın kötü hırslarını destekledi, darbeler yaptırdı mesela mısırdaki darbeyi, ülkemizde de kanlı bir darbe girişimini destekledi, sonra insanların gözünün içine bakıp ‘karşılıklı menfaat ve saygı’ dedi. bana sorarsanız da obama kötü-trump iyi derim. çünkü kötülüğünü saklamayanı , saklayandan iyi bulurum. sayın koru trump iki yıl daha beyaz saray da kalırsa mayınlı arazide yürümek zorunda kalacak diyor ben de merak ediyorum trump giderse bize daha dost bir başkan mı gelecek sanıyor. umut kötü bir şey değildir ama abd dünyanın daha iyi bir yer olması adına yapılmış hangi anlaşma varsa trumptan önce uymadı trumptan sonra da antlaşmada kalmadı, kendi ülkesinde 50 milyon insan aş evlerinden aş dileniyor, dünyayı kaosla tehdit ediyor, abd derken halkları değil, karar mekanizmalarını beyaz saray, pentagon, kongre, sermaye grupları, düşünce kuruluşları vs kastettiğimize göre başkanın kim olacağına da bunlar karar verdiğine göre, altında avengelizm olan bu mekanizmalardan iyi bir başkan adayı çıkmaz. dünyayı getirdikleri noktada görüldüğü gibi the kaos çıkar, çünkü bir yılanın verebileceği tek şey zehiridir.

  6. OBAMA veya TRUMP ‘ ın ABD başkanı olmasıyla ABD devletinin Ortadoğu ve Türkiye üzerindeki emelleri ve politikası değişmez. Onlarda isimler değişse de politikalar çok değişmiyor. Irak’ı güvenli bölge numarasıyla böldüler , şimdi de Suriyeyi güvenli bölge numarasıyla bölmeye çalışıyorlar ancak Türkiye direniyor. İnşallah başaramazlar. Artık Türk Milleti ABD nin düşman bir devlet olduğunu anlamalı ve idarecileri ne düşünürse düşünsün ABD’nin şimdi düşman olan bir devlet değil , 1. Dünya Savaşı’ndan beri düşmanımız olduğu gerçeğini hala bilmeyeler varsa kavranmalıdır. WILSON ilkelerinin , Şark Meselesi adı altında ülkemize dayatılanları unutmadık . Türk Milleti buna direnecek ve kazanacak . Konu bazı yorumcuların iddia ettiği Putin – Trump – Erdoğan arkadaşlığı ve paslaşmasından ibaret olmayacak kadar sığ değil. Tarih okumaları yapan arkadaşlar bunu çok klaylıkla okuyup idrak edeceklerdir. Herkese saygılar.

  7. Trump bir gün önceki twitinde “Kürtleri vurursa Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedeceğiz” ve ikincisinde ise ‘ ”…Ayrıca ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişme hakkında da konuştuk, ki burada gerçekten genişleme için büyük bir potansiyel var” demiş oldu.

    Birinci twitten anlıyoruz ki, Türkiye’nin ekonomisi zayıf ve kırılgan olduğu kadar tehdit unsuru oluşturacak kadar da dışa bağımlı ve Trump bunun üzerinden ülkemizi tehdit ediyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptığından sonra durum biraz yumuşamış görünüyor (ekonomik tehdit etkili mi olmuş ne?) ve ikinci twitte ise Kuzey Suriye konusunda iki ülke, Türkiye ve ABD, ABD’nin istekleri doğrultusunda anlaşmış oldukları görünüyor ki, karşılığında Trump, ekonomik potansiyelimizden bahsederek ticari ilişkilerin geliştirileceğinden dem vuruyor.

    Bir adım ileri iki adım geri…

    Trump’ın, ilk söylediğini ikincisi tekzip ediyor ve bu yüzden onun adı ”yalancıya” çıkmış durumda.

    Türkiye ise dış politikasında sürekli yalpalıyor. Bazen bir adım ileri bazen iki adım…iki ileri bir geri veya tam tersi. Bazen bir sola, iki sağa…

    Benim bütün bu gelişmelerden anladığım, mesele daha çok Suriye sonrası olası İran operasyonu üzerinde düğümleniyor galiba ve sanki ABD, İran operasyonu için Türkiyeyi buna hazırlamaya çalışıyor.

  8. Elinize saglik. Her zamanki gibi dolu, objektif, tutarli, akli selimce bir yazi. Birde yazilariniz bir yudumda okunuyor. Bunu nasil basariyorsunuz? Akli selim demisken, Allah Ahmet Selim Ustada rahmet eylesin. Oda cok guzel yazilar yazardi.

    • Yusuf bey, yorumcu hasan günayın yazısından sözediyorsanız size pek katılmıyorum:) allah affetsin sürekli karnından konuşarak iki yüzlüce yazılar yazıp da şimdilerde firarda olan daha nice fırıldak yazarımız var! Sayın koru bazen bi yudum bazen bikaç dublelik yazılar yazar; ama öyle rüyamda peygamberi gördüm, hepinizin başını okşuyodu, şimdilerde fetöcülere mapus damında imamlık yapıyormuş gibi herzeler yazmadı ve yazmaz da..!

      • Yaptigim yarum ne sizinle nede bahsettiginiz kisiyle ilgili. Yillarca Kose ve kulis yazilarindan okuyarak istifade ettigim Fehmi Koru ve yazisiyla alakali yorum yaptim.

        • Yusuf bey sadece aklı selimin ölümüyle ilgili kinayenize katılmak istemiştim; onu da bizim “aklı selim” rumuzlu yorumcu yanlış anlamasa bari:) yoksa allah herkese uzun ömür versin…

          • Ahmet Selim kimdir?

            Ahmet Selim, Doğum: 1944, İstanbul Ölüm. 19 Ağustos 2016 gazeteci, yazar. Asıl adı Zeki Önal olup 1944 İstanbul doğumludur. Tahsil hayatını sırasıyla Mihrimah Sultan İlkokulu, Karagümrük Ortaokulu, İstanbul Erkek Lisesi ve İktisat Fakültesi’nde tamamladı.

            Ahmet Selim, (d. 1944, İstanbul) gazeteci, yazar.

            Asıl adı Zeki Önal olup 1944 İstanbul doğumludur. Tahsil hayatını sırasıyla Mihrimah Sultan İlkokulu, Karagümrük Ortaokulu, İstanbul Erkek Lisesi ve İktisat Fakültesi’nde tamamladı. Lise öğrencisi iken kaleme aldığı Tanzimat’ı konu lan makale dönemin Yeni İstanbul gazetesinde yayımlanmıştır. Daha sonra değişik aralıklarda Yeni İstanbul, Son Havadis, Haber, Hakikat, Dünya, Bizim Anadolu, Sabah gibi gazetelerde yazıları neşredilmiştir. Yazar lise ilk yıllarını şu şekilde anlatmaktadır:

            “ Sakal traşı oluyordum. Boyum 1.80’in, kilom 70’in üzerinde… Günde 4-5 gazete okuyorum, birkaç dergiyi muntazaman alıyorum. 200-300 ciltlik bir kitaplığım var. Siyasetle, felsefeyle, edebiyatla ilgileniyorum. Harıl harıl Batı klasiklerini okuyorum. Peyami Safa’nın, Necip Fazıl’ın, tiryakisiyim… Abdurrahman Şeref Güzel Yazıcı’nın derslerine gidiyorum. İsmail Hilmi Soykut Bey kompozisyonlarımı saklıyor, ileride adam olduğumda benimle gurur duyacak diye!.. Bazı federe takımlarla yapılan özel maçlarda top oynuyorum…[1] ”
            1971 yılından itibaren eski Sabah gazetesinde 13 sene boyunca düzenli olarak makale, köşe yazısı ve başyazıları çıkmıştır. Yayın yönetimi görevini yürüttüğü Ufuk ve Dağarcık dergilerinde de yazıları yayımlanmıştır. 24 Şubat 1988’den beri Zaman Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktadır.[2] Aksiyon dergisinde de yazılar yayımlamaktadır. Yazılarının konusu tarih, din, siyaset ve futbol gibi geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Çok sayıda basılmış kitabı bulunan yazar, evli ve bir çocuk babası olup 19 Ağustos 2016’da vefat etmiştir.

    • Evet değinenler olmuş hakikaten. Hatta bir oyun olduğunu gören ve gördüğünü belli edenler de olmuş ama gördükleri flu bir görüntü net göremedikleri yazılarından belli oluyor.
      Mesela Burhaneddin Duran tek taraflı görmüş oysa her oyun iki taraflı oynanır bunu bilmeli Burhaneddin bey.
      Eğer ille de biri görmüş diyeceksek konuya hiç değinmeyen ekonomi yazarı Şeref Oğuz görmüş diyebiliriz “ekonomide sürprizler bekliyor” diyerek bitirdiği yazısında yerverdigi bilgiler çok çarpıcı. O yazıyı herkesin okuması önerilir.

      • Şunu da ilave edersem bir orta okullu olarak dediğimi daha iyi ifade etmiş olurum. Okan Bey’in yazısında da anlaşıldığı gibi oynanan oyunları büyük planda görmek yetmez, tüm etkilerini küçük planda da görmek gerekir. Bu arâlar en fazla dikkat etmemiz gereken şey nefret söylemleri. Bundan ne kadar kaçarak o kadar yararimiza(80 milyonun tamamının yararına).

        • Baran sen daha ortayı da mı bitirmedin? Gelip buralarda havuz medyasından referanslar vericeene dışardan falan bitirsene şu okulunu! havuzdan referans işini de nurdan ablaya izah edersin artık:) yorumcu hamza bey vardı buralarda, şimdi bi de sen varsın artık…

          • Bana aldırma sen benim merakım “nasıl oluyor da böyle oluyor” dan başka bir şey değil.

        • Öyle bir anlatmış sınızki sanki Türkiye tarihi ABD bin oyunlarını okumakla geçmiş bugün eksik kalmışız lise okumadığınızdan Türkiye tarihi bilmiyorsunuz :))
          Trump on ne ile tehdit ettiğini be denediğini de gördük
          Senin okumadığın yaşamadığın ve bilmediğin söz konusu vatandır
          Nasıl şu an çekiliyorlar ve çekilirken iç kamuoyuna mesaj veriyorlar seneye esameleri okunmayacak çünkü taraftarları Pensilvanya ya kaçtı kalanlar yalın kılıç bekliyor

          • İşte bende Türkiye tarihini öğrendikçe ürperiyorum ya Serdar bey! Ne demişti devlet büyüğümüz: “Allah bir daha bu millete kurtuluş savaşı yaşatmasın”. Ben de bu duaya amin diyorum.

          • İşte öğrendikçe ürperin çünkü bu topraklarda 1000 yıldır Kurtuluş savaşları eksik olmamış ve olmayacak.
            Haçlı seferleri de eksik olmamış ve olmayacak .Her ne kadar Papazın biri “Haçlılar namusunuza dokunmaz” dese de takiye yapıyor yalan söylüyor haçlılar ile işbirliği içinde.

  9. Bazı yazarlar vardır: Cesaretinden ve kişiliğinden ödün vermez; bazı yazarlar da vardır: Yalakalıktan öteye gitmez. AKP’yi savunuan yazarların çoğu yıllarca cemaati savundular. Şimdi ise duruma göre şerbet vermeye çalışıyorlar.
    Donald Trump elbette Suriyeden çekilmez. Suriye’de İran ve Rusya askerleri çeteleri varken ABD’nin Suriyeden çekilmesini beklemek; öküzden buzağı beklemek gibi olur.
    Türkiye diyalogla olaylara yaklasmalidir. Zira Türkiye; ne İranı ne de Rusya’yi kaybetmek ister. Ortak bir yol bulunmalıdır. Suriyeye gelince genel seçim yapılması gerekiyor. Halk seçim sonuçlarını benimsemelidir.
    ABD Dolar fiyatını iki kata çıkararak zaten Turkiyenin kolunu kanadını kırdı. Yeni yeni toparlanmaya çalışılıyor. İnşallah Dolar 10 TLyi bulmaz. Türkiye bu yükselişi bir daha kaldıramaz.
    SAYGILAR SEVGİLER

    • Nusret bey, kıyamet kopuyor siz hala dinlerarası diyalogtan sözediyorsunuz! Geçti o dönemler, bahsettiğin yazarlar artık her kimse istersen onlara bi danış:)

      • H gayret hoşuna gitmeyen yorumları carpitiyorsun. Bence sen git A haber kanalına başvur; burada boşuna ziyan oluyorsun. Senden ricam sabahları A haber programı yapan adamın geçmişini araştır cemaatle bağlılığını öğrenirsin.
        SAYGILAR SEVGİLER

  10. Biz demokrat olunca ABD vazmı geçecek
    Yolsa biz özgürlükçü olalım dediğin şey ABD darbesine yamaklık etmiş kesimleri tekrar kadrolara doldurduğumuzda şimdi ABD de oturan şahsın değil amirlerinin sözünü dinleyeceğinden emin siniz
    Aslında darbe marbe yok biz demokrat olalım
    O zaman ABD yi alt ederiz
    Merak etmeyin sayın koru herkes Trump on ne ile tehdit etttiğini görüyor biliyor ve test etti
    Görmediğiniz söz konusu vatan olduğudur

  11. Trump durup dururken o Twitti neden yazmiş olduğunu anlamamk için çocuk olmak gerek. Çünkü AKP nin Beldiye seçimlerini kazanması için diş düşman ihtiyaçları var!
    Şimdi EY Amerka reklamlari mitinklerde yankilanir….Bizim muhalefete bu işe baliklama atlar….vatan millet sakarya.MISALI.

    Bu twit kiyaği Trump tarafından arkadaşina seçim hediyesi olarak, yapilmiş. Nasıl olsa ikisininde tuzu kuru Türkiyenin ekonomisi kimin umurundaki.
    Ekonomoyi düzeltip de milletin gözünü ‘mü açsinlar.

    Şu an Trumpi adam yerine koyan üç kişi var, Kim Jong-un, Putin ve Bizim başkan.

    Trumpin Sürüye den çekileceği falan yok sadece dışariya karşı blöf yapiyor, içerdede başi fena halde belada oda bunedenle olsa gerek,durmadan gündemi saptirarak milleti uyutmaya çalişıyor.

    Aslında Trump yalnış ülkede Başkan olmuş! Kavgaci ve yalanci kişiliği ABD lileri şaşirtiyor fakat bizim Türkler pek şaşirmiyoruz, çünkü biz onun gibilerini kahraman ilan ediyoruz, ve baş taci yapiyoruz.

    Not:Hasan bey! sizin dünkü sorunuza meşgul olduğum icin cevap yazamadım.
    Kaşikci olayinda yanıliyorsunuz çünkü ABD medyasi çok üzerine gitti halende devam ediyorlar.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here