Trump “Kaşıkçı infaz edildi, tamam ama benim adamım yaptı, ona dokunamam” dedi.. Türkiye’ye düşen…

30

Suudi Arabistan kökenli gazeteci Cemal Kaşıkçı‘nın ülkesi toprağı sayılan İstanbul’daki diplomatik temsilcilik mekanında öldürülüp cesedinin yok edilmesi olayına, öldürülen gazeteci Amerikan Washington Post gazetesinin yazarı olduğu için de özel ilgi gösteren ABD’de, dün, büyük bir şok yaşandı.

ABD başkanı Donald Trump, konuya ilişkin uzunca bir açıklama yaptı ve “İddialar doğru olsa bile, Suudi Arabistan bizim yakın müttefikimiz, 450 milyar dolara varan bir silah alıcısı, bunun hemen ödediği 110 milyar dolarıyla onbinlerce Amerikalı iş sahibi oldu, ayrıca petrol fiyatı yükselmesin diye ben istediğim için üretimini artırmayı kabul etti; bir adamın öldürülmesinden dolayı böyle bir ülkeyi karşıma alamam” anlamına gelen bir sonucu duyurdu.

Şok, şok, şok…

Gazetecisinden politikacısına kadar Amerikalılar, belli ki, Trump‘tan farklı bir açıklama bekliyormuş… [Ben beklemiyordum, aşağıda anlatacağım.]

Trump’ın hassas kulakları

“Bundan böyle dünyanın dört bir tarafındaki eli kanlı diktatörler, bedelini ABD’ye ödemek şartıyla, kendi halklarına istediklerini yapacaklardır” demiş bir Amerikalı politikacı.

Washington Post gazetesi, internet sitesine hemen yerleştirdiği başyazısına, “Trump Kaşıkçı’ya hakaret ve Amerikan değerlerine ihanet etti” başlığını uygun gördü. [‘Kaşıkçı Müslüman Kardeşler (MK) mensubu, dolayısıyla ölmeyi hak ediyor’ anlamına gelen ayrıntılar var Trump’ın açıklamasında. Kaşıkçı’nın MK ile ilgisi yok oysa.].

CIA’nin “Kaşıkçı’nın öldürülmesi talimatını Veliaht Prens Muhammed bin Salman (MbS) verdi” diyen raporuna rağmen yapılan bu açıklamadaki gerçeklere ters düşen yönleri teker teker gösteren bir başyazı WP’ninki.

İtirazlar ABD’de herhangi bir değişmeye yol açacak mı? Elbette hayır. Trump bildiğini okumaya devam edecek.

Kaşıkçı‘nın öldürülmesini planlayıp bu eylem için İstanbul’u özel olarak seçen Suud hiyerarşisi içinde sorumluluk bakımından en tepede bulunanlar, yaptıklarının yanlarına kâr kalacağı yönünde Trump‘tan yeşil ışık geleceğini de önceden hesap etmişlerdir.

Hesapları bu son açıklamayla doğrulanmış oldu.

Şimdi sıra Suudi Arabistan’da 5’i idamla yargılanacak 17 infaz memurunu kurtarmaya geldi.

Onun da bir yolu herhalde bulunacaktır.

Bu Trump‘ın ülkesinin istihbarat örgütünün bulgularını elinin tersiyle iterek bildiğinden şaşmadığını dışa vurduğu ilk olay değil zaten; daha önce de CIA, kendisinin sandıktan başkan olarak çıktığı seçime Rusya’nın hile karıştırdığına dair bulguları açıkladığında da, Trump, o değerlendirmeyi işitmezden gelmişti.

Cemal Kaşıkçı‘nın hunharca öldürüldüğünü gösteren ses kayıtlarını ‘iğrenç bulduğu için’ dinlemediğini de açıkladı Trump.

Habertürk‘ten Çetiner Çetin Türk istihbaratının elinde bulunan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın müttefik ülkelerle -bu arada ABD ile de- paylaşıldığını söylediği Kaşıkçı‘nın başkonsoloslukta katledildiği sıradaki ses kayıtlarını açıkladı.

O sırada tüyler ürperten bir iğrençlik yaşandığı sesin yazıya dökülmüş biçiminden bile anlaşılıyor.

Kayıtları dinlemek istememiş, kendine aktarılanla yetinmiş Trump.

Açıklamasından bunun sebebi hemen anlaşılıyor: Talimatı vereni sorumlu olarak görmek ve ona karşı herhangi bir yaptırımda bulunmak istemediği için…

“Olabilir de, olmayabilir de” diyor açıklamasında infaza MbS’nın karar verip vermediği konusu için…

Bütün açıklamayı “Velev ki, öyle olsa bile…” diye de okumak mümkün oluyor…

Amerikalılar şaşırmış, ama biz şaşırdık mı?

Muhalif bir ses olan Kaşıkçı‘yı susturup başka muhaliflere bu olayla gözdağı vermeyi kafaya koyup bunun için uygun mekan olarak İstanbul’u seçenler, eylemlerinin cezasız kalacağından emindiler. Trump‘ın kendilerini koruyup kollayacağını biliyorlardı.

Evet tam da öyle, bir muhalifi infaz ederek başka muhalif seslerin kendiliğinden kısılacağı beklentisiyle bu cinayeti işlediler.

Kushner ve Netanyahu.. Harita önünde..

Trump sadece ABD’ye işgücü sağlayan silah siparişi sebebiyle değil, esas Ortadoğu’ya dönük hesaplarının merkezine Suudi Arabistan’ı ve Veliaht prensi koyduğu için böyle davranıyor. Damadı Jared Kushner‘in, İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu ile birlikte kotardığı Ortadoğu dengesi içerisinde Suudi Arabistan’ın -daha doğrusu Veliaht prens MbS‘nin- merkezi önemi var.

Onu zor duruma düşürmek o dengenin bozulması demek.

Zor duruma düşürmeye niyetleri de yok.

Peki bundan sonra ne olacak?

Trump‘ın başkan seçilmesiyle birlikte ABD farklı bir yola girdi. Ekonomik imkanlarını artırma vaadiyle Amerikan halkının ağzına bir parmak bal çalınırken, o suskunlukta uluslararası planda daha önce kimselerin cesaret edemediği türden kaotik adımlar atılıyor.

Kaşıkçı cinayetinin üzerine koruma perdesi geçirilmesi dünyanın başka yerlerindeki diktatörlerin kendilerini daha baskıcı olmada serbest hissetmeleri sonucunu doğuracakmış; ne gam. Trumpgiller açısından bu zaten istenen bir gelişme.

İstikrara karşı kaosu tercih eden bir yaklaşım bu ve Trump bu anlayışı temsil ediyor.

Yapılacak şey özetle şu:

Türkiye -özellikle AK Parti iktidarı- ABD’nin Trump politikalarıyla bıraktığı boşluğu, ‘ilkeli yönetim örneği’ teşkil edecek bir anlayışı benimseyerek doldurmalıdır. “Bizde gazeteci olduğu için tutuklu kimse yok” demekten vazgeçerek ona uygun davranışlar sergilemek, bir yıldır cezaevinde tutulan bir işadamı, 2016 yılından beri tutuklu cumhurbaşkanı adayı bir siyasetçi örneklerini tersine çevirmek, demokratik ve gerçek anlamda bir hukuk devleti haline gelmek zorunda Türkiye.

Başkasına “Tencere dibin kara” derken “Ya seninki?” cevabıyla karşılaşmak istemiyorsa tabii…

Dün burada yazdım: Suudlular bunu demeye başladılar çünkü.

ΩΩΩΩ

30 YORUMLAR

  1. Birisi yazmış Tayyip bey de 3 kere ahım e gitti diye .başkan 56 kişinin ölümünden sorumlu olarak yargılanmadı ki eften püften suçlamalarla yargılandı.

  2. Sayın Koru fikirlerinizi olaylara karşı duruşunuzu her zaman takdir ediyorum.Yazilarinizi günlük takip ediyor takip edemediklerimi geriye dönüp mutlaka okuyorum.10 ekimden beri hastaneden çıktıktan sonra tam 17 yazinizda Kaşıkçı cinayetini yazmissiniz.Bir insanin öldürülmesi acıdır, haramdir.Ama
    ülkemiz hapishanelerinde ölümler olurken, dışarıda binlerce insan açlığa yokluğa maruz kalmışken, ulkemizde her gün cinayetler işlenirken bunlara değer bir yazınızı okuyamadım.Kaşikci 17 yazı haketmişken yurdum insanına dair bir yazınızın olmaması beni üzüyor.Sizde haksızlıkları hukuksuzluklari yazmazsaniz, yarınlara nasıl güven duyacağız.

  3. sayın H.GAYRET: Müslüman halklar mısırda ve suriyede uyanmıştı ama başlarına geleni gördük; 15temmuzda ülkemize de aynı truva atıyla saldırdılar ama başaramadılar! Diyorsunuz.
    ben size şunu sormak istiyorum:
    siz müslüman degilmisiniz?
    sizin vatanınız neresi oluyor?
    sizin devletiniz hangi devlet oluyor?
    Mısır ve Suriyede müslüman halklar derken neyi kast ediyorsun?
    MISIRdaki darbeden ve suriyedeki iç savaştan memmun oluyormusun?
    saygılar

  4. Kesikbaş cinayetine doyum olmaz… Ayının bildiği kırk türkü, kırkı da armut üstüneymiş:) sayın koru gerçek bir gazetecidir ve gerçekçidir de. Mesleki dayanışma deseniz ondan daha duyarlısını tanımıyorum. Hani kimi meslek odaları vardır; doktor, avukat, mimar, mühendis neyse… Kendi üyeleri arasından biri bi suça karışmışsa daha yargılama başlamadan önce refleks olarak diğer tüm çevreleri (taraf olsun olmasınlar) kınayan bi açıklama yaparlar ve böylece hem mesleklerini hem de ilgili meslektaşlarını korumuş olurlar! Sanki o meslek grubundan hiç suçlu insan çıkmazmış gibi ya da yargıdan muaflarmış gibi bir hava estirirler… Şimdi gazeteci kisvesiyle bilmem hangi suçlardan hapiste yatan meslektaşlarınıza can simidi diye attığınız olaya gelelim: daha kesikbaş cinayeti bile açıklığa kavuşturulmadan “aman sonra suudiler bize ne derler?” deyip hükümlü/hükümsüz gasteci müsvettesi teröristleri salıverelim gitsin mi? Ama maazallah aynı herifler “siz de bizim gibi yapın; hapiste besliiceenize boğazlayın gitsin hepsini!” derlerse o zaman naapcaz? Güldürmeyin insanı..:)))

  5. AKP lilere!!!! Erdoğanın yaptiklarina diş devletlerden gelen tepkilere! SIZLERIN, UMMETIN ve DÜNYA LIDERINIZE değil tek kelime laf etmek bütün yaptiğı zülumlerinide Alkişlayarak Allah, Peygamber deyip Küfurler eşliğinde o eleştırenlere bizim ülkemizde gözu var diyerek YAPILAN İNSANLIK DIŞI MUAMELELERI YARGISI MEDYASI ILE BIRLIKTE DESDEKLIYORSUNUZ!!! Üstüne üstlük yalanlarinda ortak oliyorsunuzda,Trump amacini saptirarak (kendi) menfaatlari gereği suudileri dost olarak kabul ettiğine neden bu kadar kiziyorzunuz?
    Size kaşinizin üstunde gozunuz var diyenleri aninda teröris vatan haini ilan ediyorsunuzda Suudileri elestiren gazeteci de onlara göre vatan haini olmiyormu?
    Trump Hiç değilse iki yüzlülük yapmiyor.
    Ayni zamanda ABD Medyasi ve kendi partiside dahil onu yerden yere vuruyorlar.

    Ya sayin Koru yazdiklarindan dolayi sizlerin hakarelerinize ve saldiriniza defalarca muhatap odiyirsunuz.
    EL HAYAYİ VEL İMAN.

  6. Sermaye, Kaşıkçı cinayetini işledi. Herkese gözdağı verdi. Suudi veliahdine fatura etti şimdi onu kurtarıyor. Böylece dünyaya “Bana karşı çıkmayın” diyor. Türkiye’ye ses kayıtları vererek korkutma aracı olarak kullanıyor.
    MİT gerçekten o ses kayıtlarını almışsa çuvala doldurulan ceset parçalarını havaalanında yakalar, o 17 kişi bugün hapishanemizde olurdu. Söylenenler, yazılanlar hep senaryo. Trump bunları bildiği için siyasetinde aynı oyunu oynuyor. Böylece o da iktidarda kalacak.
    Kur’an düzeninde cinayetleri önleme yoktur. Cinayetlerde caydırıcılık var. Cinayetin gizlenmesi halinde gizleyenlere diyet var.
    Sermaye Trump ile veliahtın arasını açmak istiyor. O da açamıyor. ABD tek başına Sermaye ile savaşamaz. Cinayet Suudi Arabistan elçiliğinde, Türkiye’de işlenmiştir. Olayı bu iki devlet çözecektir. Türkiye de Trump gibi yapmalı, “Bir gazeteci için Türkiye’yi savaşa sokamam.” demeli ama cinayeti de tam olarak ortaya koymalıdır. Ses kayıtları ile değil, kasame ile. Kasamede ses kayıtlarını halk değil soruşturmacılar dinler.

  7. “Bundan böyle dünyanın dört bir tarafındaki eli kanlı diktatörler, bedelini ABD’ye ödemek şartıyla, kendi halklarına istediklerini yapacaklardır” demiş bir Amerikalı politikacı.
    Bu cümleyi okuyunca nedense aklıma “AİHM kararları bizi bağlamaz” cümlesi geldi.
    Sizin aklınıza da geldi mi?

    • Benim aklıma ise kongreden türkiye aleyhine kararlar çıkartabilmek için fetöcülerin -türkiyeden toplanan himmet paralarıyla- abd li senatörlere ödediği milyon dolarlar ve seçim yardımları geldi:))) kalanıyla da 400dönümlük bi malikane alıp inzivaya çekildin mi tadına doyum olmaz…

      • Ha anladım…
        Şu 17-25 ten önce el üstünde tutup, eteğini öpmek için yarıştığınız sümüklüden bahsediyorsun.
        400 dönümlük malikaneyi de siz alıvermiştiniz.
        Şimdilerde sövme yarışındasınız ama ortak geçmişiniz ortada duruyor.
        Onu nasıl sileceksizin?
        Milletin beynine format atarak mı?

    • Evet geldi…
      Kan’la beslenenler TERÖRÜN bitmesini istemediklerinden dolayı,TERÖRÜ biterecekleri ancak içerde tutarak engellerler.
      İsterseninz 2016 ABD seçimlerinden önceki HAVUZU ve burdaki taraftarların yazılarına bir göz atin, Trump nasıl bir kahramandı!!!!! Zaten bugün yazdiklari ortada.
      Buna ışık hızı tuvist adı verebiliriz.

    • Birşeyi yazmayı unutmuşum.
      Şu an AIHM kararlarini tanimayan ve teröristlerin onlara baş vurduğunu üstüne basarak savunan kendisi tam 3 kez AİHM baş vurmuş… .
      Unutulur diye bir şarki vardi ona dayanarak söylemiş fakat unutulmaz diyede bir şarkı olduğunu unutmuşa benziyor…..

  8. Trump Abd’nin maskesini indirip gerçek yüzünü açıkça sergilemesine vesile olmaktadır. Abd’nin dünyaya sunacağı ahlaki değerlerin artık sonu gelmiştir; özgürlük, adalet, insan hakları, demokrasi ve benzeri konularda söylediklerinin yalan olduğu ayan beyan açığa çıkmış, amerikan rüyası dünya için kabusa dönmüştür.
    Amerika için artık iniş süreci başlamıştır. Bu inişten onun kullandığı ve onu kullanan ülkeler de nasibini alacaktır.
    Dünya dengesinde bazı güçler iniyorsa illa ki bazı güçler de yükselecektir. Doğru ve ilkeli politika uygulayan ülkeler zaman içinde dünya çapında etkisini artıracaktır. Ülke halkları nezdinde zaman içinde uygulanan yakınlaşma politikaları bir müddet sonra o ülkelerin siyasetini de etkileyecektir.
    Milletimiz bu durumların farkında ve bu yüzden ülkede yalan ve iftira siyasetleri dikiş tutmuyor, dış etkilerden, iç stokçulardan ve fırsatçılardan kaynaklanan ekonomik sıkıntılar olağanüstü bir sabırla karşılık buluyor. Bu sabır ve gayretin karşılığı da elbette alınacaktır.

  9. Koru gibi biz de şaşırmadık, evet.
    Trump, İRAN’a AMERİKA’nın, İsrail’in ve kendisinin menfaati için ambargo (yaptırm)
    uygulama KARARI aldı ve uygulumıya başladı. Hem GÜÇLÜ, hem SUÇLU olarak DÜNYA’yı
    da Ambargo uygulama Zorunluluğu ile tehdit ediyor.
    KATİL ZANLISI (!) SuuD Prensi Salmanın İşlettiği CİNAYETE gelince, ABD’nin Suud
    dostluğunu zedelememesi pek çok menfaatinin gereğidir, bu dostluğu bozacak bir tavır
    alamayız, diyor, kabaca özetlersek
    Koru’nun yazısının ikinci Paragrafında bu konudaki Trump görüşüne yer verilmiş.
    Peki, adama sormazlar mı ? Deyyus, senin menfaatin için bir azılı, planlayıcı Katil’in
    ülkesine YAPTIRIM’a yanaşmıyacaksın, ticaretinde zaruri menfaati bulunan nice DÜNYA
    ÜLKESİNİ İran’a YAPTIRIM uygulamıya zorlıyacaksın. Şu hale göre, inada inat, başta,
    AB Ülkeleri olmak üzere DÜNYA Birleşerek, ABD ve Trump’ın bu keyfi ZORBALIĞINA,
    EŞKİYACA tavrına CEPHE ALMALIDIR. Bunlar ABD’ye nazaran HAKLI durumda.
    Bu katilliğin yanlarına KAR Kalacağını zanneden SUUD Prensi ve TRUMP,
    bilmeliler ki, üstelik, muhalif SESLER KISILACAK ve ettikleri yanlarına kar kalacaktır.
    Oysa, tarih, benzer olaylarla doludur. İlahi adalet hep yerini bulmuştur. Allahın Kulları
    ise, susup bir kenara çekilmemiştir. İttihad-ı Terakki, Enver Sedat, Hüsnü Mübarek ….
    Örnekleri ile doludur, dünya tarihi. Eloğlu, yapılanları kimsenin kesesine bırakmamıştır.
    Ayrıca, GARETULLAH’a dokunanlar er-geç müstehakını BULMUŞTUR.
    Şu anki ilk 4 yorumcunun dördü de haklıdır ve esaslı noktalara işaret edilmiştir.
    Ülkemizdeki BATI hayranları için de alt katmanlardaki insanların hiçbir değeri
    yoktur. Bu konuda müşahhas örnekleri dah önceleri vermiştim.
    Fakat, bu konunun iç politikaya alet edilmesi doğru bir hareket olmasa gerek.
    Koru’ya da şunu ifade etmek isterim ki, birçok Vatan Evladının KANINA giren
    bir kişinin Cumhurbaşkanı adayı olması salıverilmesine gerekçe OLAMAZ. O zaman aynı
    yolla Öcalanı da çıkarabilirsin sayın Koru. Böylece, rahatlıkla da öcalırsınız. İŞ ADAMI
    denen Herif ANARŞİYİ, terörü BESLİYEN, onlara yataklık eden biri ise, salıverilmiye
    hakkı yok demektir, Topbaş’ın damadı Kavurmacı da olduğu gibi. O zamanlar, basın
    aleyhte TEZAHÜRATLA KÖPEKLER gibi HAVLIYORDU, hükumete karşı. Bu konularda
    – başta Koru olmak üzere – ASLAN kesiliyorlar. Yazık, müslümanlığına, ahiretine yazık.
    Allah’ım nefsinin ve şeytanın zebunu olanlardan eylemiyesin bizleri
    Kader her konuda hükmünü, adaletini icra edecektir. Mazlumlar üzülmesin.
    Yeter ki, gelişen olaylara İBRET gözüyle bakıla.

  10. İktidar mücadelesinde hukuk kuralları değil güç iş görür.
    Her devletin ana yönetim çekirdeğinde güç dengeleri iktidar tarafını belirler.
    Nasıl devletler arasında evrensel hukuk kuralları şimdiye kadar işlemediyse yakın gelecekte de yine güç dengeleri belirleyici olacaktır.
    Bunu hepimiz biliyoruz zaten.
    Bazı detaylar üzerinden fırtına koparılmasının da bir nedeni olmalı.
    Bütün bunlar santranç oyununun bir hamlesi kabul edilebilir.
    Her fani 3M(menfaati maksimize metodu)gereği en çok faydayı ,en kolay,en güvenli,en sürdürülebilir şekilde sağlamak isteyecektir.
    İnanın bir birimde görevli olsanız (isterse istihbarat birimi olsun) bulunduğunuz bu birimde dahi olan önemli bir olayın gerçek nedenlerini ve istenen sonuçlarını değerlendirirken çoğu defa yanıldığınızı görürsünüz.
    Burada kotarılmak istenen nedir ,sadece analitik düşünerek yorum yapıyoruz.
    Büyük güçler oyunun kurallarını her an değiştirme gücüne sahipler.
    Bir zamanlar SADDAM in Kuveytı işgal etmesi için yeşil ışık yakanlar,sonrasında ne yaptıklarını biliyorsunuz.
    Burada iktidar hırsı gözünü bürümüş genç adayların önü açılır.
    Sonra rakiplerini yok etmek için göstere göstere arka çıkılır.
    Çünkü; bir çocuğa çok kıymetli bir hediye verirseniz o çocuğa iyilik değil kötülük edersiniz.
    Bugün çok büyük bir zenginliğin sahibi çok güçsüz bir devlet varsa o nu en güçlüler himayesine almak ister.
    Bu himayenin de bir bedeli olacaktır.
    Zaman zaman çocuk başına buyruk işler yapmaya kalkarsa kulağı çekilir.
    O da durumu anlar ve sözünden daha çıkmam der.
    Yanlışlar tekrar ederse ya daha büyük ceza verilir,o da olmazsa başka çocuk bulunur.
    Her şey güç sahibi için o kadar kolay değil tabii;her operasyonun bir maliyeti var.
    HİÇBİR FANI GÜÇ SAHİBİNİN İMKANLARI SINIRSIZ DEĞİL.
    Güç sahibi verdiği her yanlış karar zamanla onu dünya güç dengesinde zayıflatır,böyle devam ederse yerine başka güçler rol alır.Bir zamanlar bizde bir güç idik.Aynı senaryoları uygulayabiliyorduk.
    Sonra B.Britanya şimdide U.S.A.yarin belki CHINA olacak.
    DÜNYA NE KADAR ÇOK KUTUPLU OLURSA O KADAR İYİ OLACAKKTIR.

  11. SEVGİLİ YAZARIMIZDAN THE ECONOMIST İN 2019 KAPAK YORUMUNU BEKLERİZ.
    Bilmiyorum.
    Ben çok önemsiyorum bu yorumu.
    Eğer sevgili yazarımızda önemli buluyorsa yorumlamasını bekleriz.

  12. abd size özgürlük getireceğiz demokrasi getireceğiz diyerek her yere kan ve ölüm taşıdı. bunu bilen abd basını ne yaptı, kaç muhalif ses yükseldi??? peki ya eğitilmiş yüksek bilinçli onurlu ahlaklı halkı ne yaptı??? kaç protesto ya şahit olduk??? peki ya Amerikan değerlerinin koruyucusu Amerikan mahkemeleri ne yaptı??? kaç başkanı elin ülkelerinde çıkardığı darbelerden iç savaşlardan kimyasal silahları var saymaktan yanlışlıkla bombalamaktan yargıladı??? ürettiği silahı da ilacı da eğitimi de teknolojiyi de hep kötüye kullandı. ve bu günler daha iyi günlerimiz…
    bugün Amerikan budalası ahmak bir avuç insan dışında herkes için abd insanlığın yüzkarası mafya bir devlettir. bir araştırmak lazım şu anda dünyanın hangi noktalarına hangi silahları yığıyor ve bir sormak lazım bu kadar çok silah ve mühimmatı neden depoluyor…

    abd basını silahsız gencecik insanların kuş gibi vurulmasını soğuk bir haber olarak verir. çünkü sahipleri öyle ister. kaşıkçı cinayetini manşetler dolusu sayfalar dolusu işledi. çünkü sahipleri öyle istedi. bu cinayetle bahçelinin dediği gibi pandoranın kutusu açıldı ve kötülük artık aleni ortaya çıktı. eskiden saklı ve gizliydi kötülüğün bile bir namusu vardı artık yok…abd başkanı ben kötüyüm kötüyü de korurum diyor açıktan. peki ya dünya abd başkanından mı ibaret…
    bakalım ab ne diyecek???
    bakalım bm ne diyecek???
    bakalım dünyadaki stk lar ne diyecek???
    bakalım halklar ne diyecek???
    kimbilir belki kaşıkçı cinayeti insanlık için köprüden önceki son çıkıştır!!!

    • Öncelikle, öz yorumlarınıza, örneklerinize de katılıyorum.
      İnsanlıktan ümidi mi kesmem. Çünkü, yeryüzüne salih kulların varisçi olacağı bildirmiştir, Kuranda. Bu cinayet son olmayacaktır. Dünyanın dengesi kötülerle iyilerin dengesi üzerine yürür ve sonunda iyilik galip gelir. Şeytan ve nefs madem ki vardır, kötülük de var olacaktır; mücadele de devam edecektir. Bu mücadele insanlığın gelişimi için şarttır.
      Fehmi beyin bu olayı neden tekrar tekrar işlediğini anlamıyorum…?
      Öldürülen Suudlu, (muhtemelen) öldüren Suudlu, cinayet mahalli Suud toprakları. Yargılamak onların hakkı ve görevi. Mağdur olan varsa onlara rücu eder. Bizim söylememiz gereken de; “cinayetle ilgili bizden yardım istiyorsanız yardımcı olalım ama yargılama sizin işiniz, biz karışmayız” demektir. Bir konsolosluğun dışarıdan dinlenmesi suçtur, casusluk faaliyetidir ama bizimkiler kalktılar ses kayıtları dinlettiler. Ses kayıtlarını CIA elde ettiyse bırakın Amerika versin bu kayıtları, biz niye veriyoruz. Türkiye’nin tavrını doğru bulmuyorum ya da ben devletler arası siyaset dengelerini hiç bilmiyorum.
      Amerikanın kendi iç hesaplaşmaları, Suudluların kendi iç çekişmeleri bizi ne ilgilendiriyor? Adam Amerikan vatandaşı da değil, sadece orada çalışan bir kişi… Amerika’ya ne oluyor da kendi vatandaşı olmayan birinini peşine düşüyor? Amerika düşmüyor. Amerikan iç kavgasında malzeme olarak kullanılıyor bu olay ve basın üzerinden yürütülüyor.
      Finans, medya, silah ve ilaç sanayi özeldir. Bunlara biyolojik veya sosyal özel aidiyeti olanlar sahip olabilirler. Medya (başta sosyal medya olmak üzere, her türlüsü) FISK’tır. Medya ile gelen haberlerin hepsi “fısk haberdir”, kanıtlanmadıkça itibar edilecek şeyler değildir. Fısk, fıskiye kelimesinden gelir ve aynı anda pek çok yerden çıkan su misali, her yerden birden gelen haber demektir. Bir deliği tıkasanız su/haber başka deliklerden gelmeye devam eder. Kurandaki “fasık” ve “fısk haber” kavramını ben ancak böyle anlıyorum. Fasıkmetremiz yok ki, kimin fasık olduğunu ölçebilelim.
      “Kerameti kendilerinden menkul” gazeteci ve basın güzellemelerine de maalesef katılamıyorum. Önümüzdeki bir kaç 10 yılda bu medya düzeni tamamen değişecek inşallah, daha başka pek çok şeyin değişeceği gibi.
      Saygılarımla.

      • ne iyilik kötülüğü ne kötülük iyiliği yok edebilir lakin devirler vardır. kıyametin şartlarından biri yeryüzünde Allah diyecek kimsenin kalmamasıdır. öyleyse inanalar gidecek sapla saman ayrılacaktır. ümidim yakın olmamasıdır…arada güzel bir zaman olmasını da umuyorum ve iyilerden olabilmeyi. Yüce Allah hepimize nasip eylesin…
        menfur kaşıkçı cinayetinin m2 ye en çok casus düşen şehirde işlenmesi bizi dolaylıda olsa meseleye dahil eyledi. bu coğrafyanın sakini olarak 7 den 70 e aklımızı kullanmaktan başka seçeneğimiz yok. keşke biraz daha ilime bilime okumaya anlamaya değer veren bir millet olabilseydik. bu kadar ağır bedeller ödemeyebilirdik. zira insan için ancak çalıştığı vardır.
        selamlar,
        saygılar,
        teşekkürler…

  13. Bu REKLAM size yakışıyor mu ? Din ve imanınız RAHAT (dünyalık) yaşamak mı ? Belliyemediniz ise, Allahın Resulu buyuruyor : İbadet 100 ise 90’ı HELAL Kazançtır. Gerisi…. Zavallı “müslümanım diyenler” Acı-yorum. Uyan gözlerim, sözlerim, gafletten uyan. Ahıret ENDİŞESİ duyanlar için ÖMÜR ne ki
    FRANSA’ya E- Pota koyan Ey KANUNi Neredesin, sen !

  14. Her şey iyi güzel de; Kaşıkçı cinayetinin başından beri ses kaydını ve belki de başka delillerini de elinde bulununduran Türkiye, cinayetin faillerini gözaltı yapsa veya yurt dışına çıkmasına “egemenlik” haklarınını kullanarak engel olsaydı olayın seyri nasıl olurdu?

    Her seferinde İsrail’i iç politika malzemesi olarak kullanmaktan çekinmeyen ve onun emellerini dışa vuran bir iktidar, Kaşıkçı olayını, Trump’ın damadı ile Natenyahu’nun Ortadoğu politikalarına karşılık bir koz veya yeri geldiğinde elini açacağı bir kart olarak kullana bilirdi.

    Hükümet bunu (cinayetin faillerini ülkesinde tutarak) neden yapmadı?
    Ya buna aklı ermedi ya da onu aşan bir durum sözkonusu.

    Sonrasında, faillerin iadesini isteyerek ülkesinde yargılamak veya uluslararası soruşturma istemek kendi ihmalini perdelemek gibi durmuyor mu sizce de?

    Belki de bunu yapmayarak BOP’un görev dağılımından bize düşen kısmını üstlenmişizdir.

    • Bülent ecevitin şimdi bu öcalanı bize neden verdiler sorusunun doğru cevabı bu adamların neden gitmesine izin verildiğini ve yargılamak üzere istendiğini anlamaya yardımcı olur zannederim. bop la istediğiniz gibi ilişki kurmanıza mani olmaz merak etmeyin.

      • Sizi anlamaya çalışıyorum..

        ‘BOP olmadan (icat edilmeden) önce de bu işler böyle yürürdü’ demek istiyorsunuz yani..uluslararası iliskilerde hükümetler ötesi bir yürütme gücünün varlığından…yorumunuzu yanlış anlamlandırmadım sanırım didem hanım.

        • kendi fikrimi açmaya çalışayım
          eğer pkk denen terör örgütü ve çeşitli adlar alan uzantılarının fotoğraf film haber vb karelerine bakarsanız bu teröristlerin bir bayraktan daha çok bir resim etrafında birleştiklerini görürsünüz. bu resim öcalanın resmidir. öcalan ise türkiyede hapishanededir. bu insanların türkiyeye olan kin ve nefretlerini ayakta tutma sebeblerinden biridir.
          kaşıkçıyı öldüren caniler de ülkemizde tutulsaydı benzer şekilde arap medyası ve tabii yönetimi bizi net hedef alabilirlerdi ve arabistan halkını şimdi yaptıklarından kat kat fazla bizim aleyhimizde kışkırtabilirlerdi. bu insanlar öcalanın başımıza kaldığı gibi bir dert olarak kalacaklardı… atsak atamayacak satsak satamayacaktık. yargılamak ise pek çok açıdan sorunlu olacaktı. etrafımızda gelişen olaylara yakından bakarsanız istenen zaten halkların nefretidir. nefret olmadan insanları savaştıramazsınız…bu ise henüz sağlanmış değildir. şimdilik başa getirilmiş yönetimler mısır olsun bae olsun düşman edilmiştir.
          bu arada bu kimseler yargılanmak üzere tutulmuş olsalardı bazı çevrelere yine yaranamazlardı ana muhalefet başta neden tuttunuz başımıza bu belayı neden sardınız diyeceklerdi ve bence haklı da olacaklardı. bu konuda böyle düşünüyorum paylaşmak istedim..

  15. Trump in yaptığı açiklama gayet beklenen bir olaydı.Dun ırak ta milyonların ölümüne sebep olan bugün binlerce filistin linin katledilmesine ortak olan Amerika dan ne bekleyebiliriz.onlar için her şey para .maalesef Amerikan hayranlarimiz acaba bu degerlerleri sorgulayabilecekler mi? Evet bizde de zaman zaman yanliş uygulamalar yapilmistir ancak bukadar pervasizcasına tanık olmadık.
    Bu olayin suçlusu aslinda Amerika değil aptal arap alemidir.Muslaman halklar uyanmadan bu işler maalesef çözülemeyecek.YAZIK.

    • Müslüman halklar mısırda ve suriyede uyanmıştı ama başlarına geleni gördük; 15temmuzda ülkemize de aynı truva atıyla saldırdılar ama başaramadılar! Yerel işbirlikçilere “esmer ingilizler” derdi seyit kutup… Allah devlete millete zeval vermesin!

  16. Trump’ın ABD diye bir derdi yok onun derdi Suudi Arabistandaki mal varlığı ve sudilerin ABD de Trumpdan miliyarlik dairlerinden satin alip ayricada otellerinde gene milyonlarca dolar ödeyerek aylarca kalmak.
    Suudilerin yerin altindan fişkiran petroli yerin üstunden Muslümanlarin Ümre ve Hac ziyaretleri nedeni ile oluk gibi akan paraları kimlere nasip oladuğu ortada.

    Trump kendi iş yerlerinde çalıştırdıği yüzbinlerce işçine para ödemeyip sonrada iflas ettim diye işçileri devletle birlikte dolandirmiş, halen daha dolandırmayada devam ediyor.

    Zaten Rusya sayesindede dünya kadar vergi kaçiriyor, ve miliyarlarca dolarlarınida ABD den gizli Rusyanin bankalarinda sakliyormüş.

    .Kaşikçı olayında 3 maymunları oyaniamişlar ve oynamayada devam ediyorlar.
    Bu olayda Trumpın bir iyi tarafi var oda açikca tarafini söyliyor, fakat maddiyet konusunda yalan söyliyor onun Amerka diye herhangi bir derdi yok.
    Hilleri Clintona resmi işlerinde özel e-mail ini kullandiğı için hapisle tehdit ederken şimdi kendi kızıninda aynısını yaptığı ortaya çıktı ce onu koruyor.
    Baskan olduktan bu tarafa Trump en fazla Turkiyeye zarar verdı.

    Selahaddin Demirtaş olayi ABD de olsa idi ve Trump AİHM karari bizi bağlamz deseidi Amrrkali hakimlre bizimkiler gibi emret padişahimmi derlerdiler yoksa sen kim oliyorsunda kanunlari hiçe sayip diyerek onun hakkinda aninda davami açardilar?

    Suudiler yakinda yargiladiklari adamlarinin ifadelerine dayanarak Kaşikçiyi biz öldurmedik Turkler öldürmüş suçu bizim üzerimize atiyorlar derseler bunada şaşirmamak lazım, çünkü şu an TC yöneticıleri, çocuklar gibi demeçler veriyorlar.

  17. Daha önceki yorumlarda da belirtmiştim. Liderler kendi menfaatleri için her şeyi mubah görürler. Şaşırdık mı? Asla! ABD’yi ABD yapan Araplardır yani Suudi Arabistandır. O yüzden bu cinayet de sıradan bir cinayet gibi sayılmaktan başka çare yoktur. Kaşıkçı, ne Prens Selman’ın ne de Trump’ın oğludur. Önümüzdeki olaylara bakalım……?
    SAYGILAR SEVGİLER

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here