Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD’nin yeni yönetiminin Birleşmiş Milletler (BM) yerine ikame etmeyi düşündüğünü hissettirdiği Barış Kurulu’na Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yerine imza atmak üzere Davos’a gittiğini öğrendiğimde merakım galebe çaldı…
Avrupa ülkelerinin ilgi göstermediğini, Japonya, Hindistan ve Kanada’nın uzak durduğunu ve katılımcı 35 ülkenin büyük çoğunluğunun ABD’nin vize kısıtlamasına maruz bıraktığı ülkeler olduğunu gözleriyle gördüğünde “Bizim bu kurulda ne işimiz var?” diye düşünüp düşünmediği ilk merak konum…
[Barış Kurulu’na 1 milyar dolar bağış taahhüdünde bulunarak katılan 35 ülke içerisinde iki AB üyesi var: Macaristan ve Bulgaristan… Amerika kıtasından tek ülke, Arjantin… Yakın bölgemizden Mısır, Ürdün, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn, Fas, Pakistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Ermenistan ve tabii İsrail … Ve, Arnavutluk, Belarus, Endonezya, Kosova, Moğolistan ve Vietnam…]
Bir diğer merak konum da şu: Davos’taki toplantıya katılıp ABD başkanının dünyaya nasıl baktıklarını açıkladığı 70 dakika süren konuşması ile oraya dünyanın dört bir tarafından gelmiş devlet ve fikir insanlarının ABD tarafından zorlanan ‘yeni dünya düzeni’ ile görüşlerini dinleyip dinlemediği…
Merak ettiğim konulara cevap teşkil edebilecek görüşlerini, İngiliz Sky-TV’nin Arap dünyasına yönelik yayın yapan kanalındaki mülakatın bizim medyaya yansıyan haberlerinden çıkarttım.
