Başka ülkelerin bir yılda yaşamadığını biz bir güne sığdırabiliyoruz, ne mutlu bize… 

29
Reklam

Dün hayli ilginç bir gündü, ama galiba bugün ilginçlik bakımından dünü sollayacak…

Sollayacak, çünkü milletvekili sıfatı da bulunan yeni kurulmuş bir partinin –Zafer Partisi’nin- genel başkanı –Ümit Özdağ– içişleri bakanı Süleyman Soylu’nun dün akşam bir TV programında kendisi için kullandığı ifadelere yönelik sert tepkisini meydan okumayla noktaladı.

Ümit Özdağ bugün saat 11.00’da içişleri bakanlığı önüne gidip Soylu’yu bekleyecek…

İlginç değil mi?

Uzun yıllardır siyaseti gözlemlerim, böyle bir meydan okumaya tanıklık ettiğimi hiç hatırlamıyorum.

Ne olabilir?

Akla gelebilecek bütün ihtimaller her bakımdan olumsuz; tek olumlu yön, Zafer Partisi liderinin buluşma mahalline tek başına ve silahsız gideceğini açıklaması…

Olayı bu noktaya getiren, ülkemizde bulunan çoğu Suriyeli sığınmacılar konusunu partisi adına sürekli işleyen ve hepsinin bir an bile gecikilmeden ülkelerine geri gönderilmesini isteyen Ümit Özdağ için, içişleri bakanı Süleyman Soylu’nun sarf ettiği ağır sözler…

Reklam

‘‘Hayvandan aşağı biridir, adam yerine koymam. Soros çocuğudur, Operasyon çocuğudur. İstihbarat elemanı olduğu apaçık bellidir. Haysiyetsiz adam…’’

Bunlar daha uzun olan ifadeler içerisinden cımbızla seçilmiş olanlar…

Soylu’nun bu ‘veciz’ ifadelerine Özdağ’ın verdiği cevabın davet kısmını buraya almasam olmaz. 

Cevabında şöyle diyor Ümit Özdağ:

‘‘Süleyman, zerre kadar erkeklik onurun varsa beni kapının önünde bekle! Seni yarın içişleri Bakanlığı’nın önünde bulacağım oğlum! O zaman göreceğiz kim operasyon çocuğu, kim Soros’un çocuğu. Saat 11:00’de. Erkeksen orada bekle.’’

Onur tamam da neden ‘erkeklik onuru?

Doğal olarak, muhatabı tarafından nasıl karşılandığını görmek için, bugün saat 11.00’da içişleri bakanlığı önüne verilmiş buluşma davetinin akıbetini bekleyeceğiz.

Enflasyon da meydan okuyor

Reklam

Bereket ekonomik sıkıntıların devasa boyutlara ulaştığı günümüzde, o konuyu iktidar ve muhalefetten ciddiyetle takip edenler, birbirleriyle söz düellosu yapıyorlar da, Soylu-Özdağ çatışmasında olduğu gibi ileri derecede sözler ve nasıl geçeceği bilinmeyen buluşma davetlerine kadar işi vardırmıyorlar.

Yoksa ekonomi konusunun sığınmacı konusundan daha az önemli olduğu asla söylenemez.

Dünkü bir başka gelişme de, TÜİK’in, bayramda tatlanmış ağızlarımıza kekrelik getiren enflasyon açıklamasıydı. TÜİK’in hesabına göre, nisan ayı enflasyonu %69.97 olarak gerçekleşmiş…

Geçen ayın -mart ayının- enflasyon oranı %61.14 idi. Aylık enflasyon %7.25 olmuş…

Nisan ayının gerçek enflasyonunun dün açıklananlardan çok daha yüksek olduğu iddiaları da var, ancak TÜİK’in hesabının doğru olduğunu kabul ettiğimizde bile, tablo ülkemiz açısından çok vahim.

Türkiye’deki insanların göğüslemek zorunda oldukları hayat pahalılığı anlamına enflasyon, benzer sorunlara sahip başka ülkelerle kıyaslandığında bile tahammül sınırlarının ötesinde. Savaş halinde olan Rusya (%16.7) ve Ukrayna’nın (%20) enflasyonu Türkiye’den düşük.

Mukayesede ‘‘Biz ondan daha iyiyiz’’ diyebileceğimiz tek bir ülke vardı, Venezuela; orada bile 50 ay sürmüş hiper enflasyon mart ayında sadece %1.4 artarak dizginlenme sürecine girdi… Enflasyon ABD’de %8 ve Avrupa ülkeleri ortalaması %7.5…

Daha önemlisi, yetkili ağızların hayatı ucuzlatacaklarına dair verdikleri sözlere rağmen enflasyonun başını alıp gitmesi… Daha geçen ay, konunun sahibi olan bakan -hazine ve maliye bakanı Nurettin Nebati– enflasyonun şu günlerde düşmeye başlayacağını müjde olarak duyurmuştu.

‘Müjdesi’ açıklanan nisan ayı enflasyon oranıyla lafta kaldı. Gelecek ayın enflasyonu geçen ayın enflasyonunu ezip geçerse şaşırmayalım.

Sebebini yine TÜİK’in yaptığı açıklamadan öğrenebiliyoruz.

Yüzde 69.97 TÜFE rakamı; yani tüketicilerin yaşadığı hayat pahalılığının rakama dönüşmüş hali. TÜİK bir de Yİ-ÜFE rakamı açıkladı dün: %121.82… Bu, yurt içi üretici enflasyonu demek. Yani, üreticilerin kullandıkları malların onlara maliyeti… 

TÜFE ile Yİ-ÜFE oranları birbirine iyice yakınlaşana kadar enflasyonun düşmesini bekleyemeyiz.

Ee, bu durumda ne olacak?

Olacak olan şu: Yetkili ağızlar düne kadar yaptıkları gibi enflasyonun dizginlendiğini ileri sürüp bunu göreceğimiz zamanı her ay bir sonrakine atan açıklamalar yapacaklar; buna karşılık enflasyon bildiğini okumaya -yani hayat daha da pahalı hale gelmeye- devam edecek…

Ne zamana kadar?

Bu soruya cevap vermenin zorluğunu hatırlatan bir gelişme yine dün yaşandı.

Avrupa Parlamentosu’nda elle yine Türkiye için kalktı

Avrupa Parlamentosu dün Türkiye’yi görüştü ve aleyhimize yeni bir karar aldı.

Konu Gezi davası, daha doğrusu o davayla ilgili olarak Osman Kavala ve diğer yedi sanığa verilen cezalar… 

Çok uzak olmayan yıllar önce, Türkiye’nin tam üyeliğine destek için parmak kaldırmış Hıristiyan Demokrat, Sosyal Demokrat, Liberal, Yeşiller ve Sol parti gruplarıyla Avrupa Parlamentosu, bu defa aynı parti gruplarının desteklediği yeni kararla Türkiye’nin AB üyelik sürecinin tamamen sonlanma aşamasına geldiğini ilan edebildi.

Kararda Türkiye’nin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kurucularından olduğu Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkarılabileceği ifadesi de yer alıyor. Sebep, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamamak…

Dünün bilançosu

Sığınmacılar tartışmasında ibretlik atışma ve bakanlık önünde düello çağrısı…

Ekonomide alarm zillerinin sesini yükselten tarihi enflasyon oranı…

Ve, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye aleyhine kararı…

Evet, bunların hepsi dün gerçekleşti.

Bakalım bugün, yarın ve yarından sonra neler olacak…

ΩΩΩΩ

Reklam

29 YORUMLAR

  1. Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Esad’ın birbiriyle görüşmek istediğini fakat Putinin engellediğini yazmış.

    Putinmi engelliyor?
    Bu yazarlar 2011 Emevi camisinde kılınacak namazlari ve Süleyman Şah türbesini’in geziye çıktığını milletin unuttuğunu zannediyorlar yoksa kendilerimi unutmuş..
    Gündem çaptırmak için Soyludan tutunda havezcular, ak troller mesayilerini 2 kat artırdilar.
    Ne ederseniz edin ABD ye kaçak sokulan $$$$ lari ABD yargısından kaçıramiyacaksınız.

  2. Ben bugün,Soylunun sözlerinden dolayı Dış güçlere iftira atılmadan bir sıkandal yaşaniyor diye sevınırken birde ne göreyim Bahçeli bu üstün kaliteli KARADENIZ laflarının sarf edildiği Özdağı Diş güçlerin adami ilan etti..EH ORASI TÜRKIYE.

    Karadeniz Eyaleti TC devletinde bu tip sözler gayet normal onların günlük hayatlarında birbirlerine karşı kullandıkları laflar.

    Peki,garip olan ne?
    Sanki Erdoğanın 20 senedır hem içeride hem dişarda devlet adamlarından tutunda muhalefet liderlerine ettikleri hakaretleri o değilde afrikalı bir KABILE REİSİ etmış.

    Oysaki Soyluda doğup büyüdüğü çevresinde hemen hemen her gün önlerine gelen herkese bu tip lafları söylerler.

    Keyf için ABD ve Kanada Karadenizlilere vize vermiyor.”gerçi son 20 yılda ADAMLARI sayesinde diplomaside
    kullanılan, ne kadar Kırmızı, Yeşil Giray, Passports varsa hepsini kullanarak 24 saat KÜFÜR hakaret edip iftira attikları batiyi adeta işgal ettiler.

    Gõren ve duyanda derki sanki bunlat 20 senedir Erdoğan’ın hakaretlerini hiç duymamışlar.

    Yargı yılı açılışında şimdi aralarından su geçmeyen zamanın başkanına lafi saydı ve C Başkani sn.Gülüde arkasına taktı töreni terk etti.

    Peki bu laflar HANI hem yatırım yaparlar hemde 7 gün 24 saat küfür eder hırsızlık ve beceriksizliklerini mal ettikleri Batıda olsaydı ne olurdu.
    1- Önce soyluyu konuşturan TV kanalı ve sunucuyu hallederdıler. Sonrada bilhassa kendi partisi onu hem partiden ihrac ederdi hemde görevden alırdı.
    Gerisini zaten kanuncular hallederdi.

    Baksanızya bu kadar rezalete rağmen, ülkeyi batırıp ahlak ve insanlığı bitirenlere dua edip Allaha Şükür ediyorlar.
    7/24 İftira ile hayatları yok edenler ile birlikte SOYLULARIN sayısı artması içinde dua edin.
    S Peker, A Çakıcı, vb nereliler?

  3. „Enflasyon da meydan okuyor“

    Türkiye’de bankalar mevduata % 20 civarında faiz veriyor. Enflasyon ise % 69,97.

    Bankaya yatırılan 10.000 lira faizle bir yılda 12.000 lira olur.

    % 69,97 enflasyon kaybını hesaplarsak, 12.000 liranın bir yıl önceki 3.603,6 liranın alım gücünde olduğunu görürüz.

    Yani 8.396,4 lira kaybımız var demektir.

  4. Şu ana kadar SS nun nerede arzı endam ettiği belli değil , ya bir yere saklanmıştır veya Çatalca’da dolanıyordur !
    Duruma göre düelloyu , polislerle engelleme yapan ve alana gelmeyen SS kaybetti ; Ü.Özdağ galip görünüyor!
    Bundan sonra da böyle renkli ve heyecanlı düellolar olur inşallah ; bekliyoruz !
    Bu arada en çok Ü.Özdağ’ın , dövüş sporlarıyla bir ilgisi olup olmadığını doğrusu çok merak ettim , öyle ya bu kadar meydan okuduğuna göre demek ki kendine tam güveniyor !

  5. Ne zamana kadar bu ağzı küfürlü yöneticiler gidene kadar.Güzel ülkemin haline gülemisin aglayamisin baksanıza koca koca adamlar hani orta okul ilkokul öğrencileri siniflarda agiz kavgasi ederken oglum erkeksen dışarıda bekle derler ya bunlarda onlar gibi hadi onlar cocuksu hareketler ya bunlara ne demeli koca koca adamlar insanlar hayat pahaliligindan kırılırken bunlarınki sırf gündem değiştirmek millet başka bir şey konuşmasın düşünmesin.

  6. dünden başlayayım,
    niyeyse,
    bir grup garip, gurebanın imamoğlu allerjisi var, sayın başkanımızı bir türlü ama bir türlü kabullenemediler gitti, üstüne atılmadık iftira, söylenmedik hakaret bırakmıyorlar. efendim çalışmıyormuş, tatillerden gelmiyormuş, elçilerle görüşüyormuş yok daha neler neler.
    anketlere bakıyorsun,
    en sevilen siyasetçi çıkıyor,
    bir diğerinde en başarılı belediye başkanı,
    bir diğerinde CB adaylığı ilk üçe giriyor,
    nereye gitse halk onu büyük bir coşku ve sevgiyle karşılıyor,
    bugün bu ülkenin en sevilen geleceği en parlak siyasetçisi işte.
    gördüğü ilgi, sevgi, saygı ortada.
    ama bazılarına yaranamıyor, niyeyse,
    güneş balçıkla sıvanmaz diyorum, ne diyeyim…

    bugüne gelirsek,
    siyasetçilerin ağız dalaşlarının ne kadar önemsiz olduğunu biz erdoğan-bahçeli tartışmalarından hatırlayabiliriz değil mi? bugün nasıl incelikli anlaşıyorlar yani onca söylenmemiş kalmayan sözlerden sonra…anlaşamayanlar anlaşabilir, anlaşanlar çatışabilir sonuçta siyaset arenasında değiller mi, her şey olabilir. daha dün selman eli kanlı katil üstelik cani falan değil miydi? uluslararası mahkemelerde süründürecek değil miydik? dosyayı asla kat’a iade etmeyecektik falan ne oldu?
    bugün can ciğer kuzu sarması, öpüşmeler, kucaklaşmalar…

    ekonomiye gelirsek,
    paramızın dünyada en çok değer kaybı rekorlarından,
    enflasyon rekorlarına mı koşuyoruz ne?
    ne bekliyorsunuz ki?
    bu iktidar kaldığı sürece yeni rekorlara hazır olalım, iyi günlerimiz…
    son 2 yılda herşeyin fiyatı en az 4 katına çıktı, sadece son 1 yıl içinde en az iki katına çıktı ve tuik hala % 60 civarı rakam çıkarıyor, sonuç korkunç boyutlara varan yoksullaşma ve fakirleşme.
    tuik rakamları üzerinden yoksula, emekliye, dar gelirliye yapılacak zam belirlenmiyor mu? öyleyse enflasyon oranları gerçeği yansıtmadığında bundan kim zarar görüyor, gerçekte pek çoğu temel gıda ve enerji olan pek çok ürün ve hizmette % 200 lere varan enflasyon üzerinden değil de % 60 gösterilen enflasyon üzerinden zam alınca-o da alabilirse- kim gerçekte korkunç derecede fakirleşiyor???
    peki bundan kim etkileniyor, fakirleşen kesim kim, hangi seçmen?
    muhalefet, büyük çoğunlukta ülkenin gelir durumu yüksek ve eğitim durumu yine yüksek kesiminden oy alıyor, seçmen profili orta direk kalmadığı gerçeğini göz önüne alırsak, orta üstü ve üst gelir grubuyla, lise ve üniversite ve üstü olmak üzere ülkenin eğitimli kesiminden oy alıyor. bu seçmen grubu büyük ölçüde artış oranı ve menkul, gayrimenkul yatırımları, nedeniyle yaşamakta olduğumuz ekonomik buhrandan en az etkilenen kesim aynı zamanda, üst segmen arabaları, pahalı evleri çok değer kazandı ve yatırımlarını korudular.
    ama bu kadar şanslı olmayan bir kesim var.
    akp seçmeni.
    akp seçmeni ağırlıklı olarak orta sınıf kalmadığı gerçeğinden hareket edersek ülkenin gelir ve eğitim durumu hayli düşük kesiminden ağırlıklı olarak oy alıyor, yani orta-alt ve alt grup, fazla gayrimülkü ve yatırımı olmayan bir de hiç bir şeyi olmayan kesim, yaşamakta olduğumuz ekonomik buhrandan en çok etkilenen de bu grup oluyor. bu insanlar artık temel gıda gereksinimlerini bile alamıyorlar, süt fiyatlarından haberiniz var mı? 1 lt süt yaklaşık 15 tl satın alınabilecek.
    işte yolsuzlar, keyfilikler, kaynaklarımızın hesapsız kullanımı, yanlışlıklar, vurdum duymazlıklar en çok kimi vurmuş???
    en çok kim zarar görüyor?
    bu yıkımın altında kim kalıyor?
    kendi insanları mı???
    yıllardır oylarıyla destekleyen insanlar mı?
    ne ekersen onu biçersin,
    desteklemeye devam edin,
    aynen devam…

    Bu arada, her kesim tuik verileri üzerinden zam oranı belirlemiyor tabii ki de,
    mesela THY yönetim kurulu…
    % 190 zam yapmışlar.
    Fakirleştiriliyorsa da herkes değil,
    THY’nin açıklamasının tamamı şöyle: “Bazı haber mecralarında Yönetim Kurulu üyelerimizin huzur hakkı ödemelerine yüzde 190 oranında zam yapıldığı bilgisi paylaşılmaktadır. Türk Hava Yollarının pandemi döneminde küresel havacılık sektöründe pozitif ayrışması tüm çalışanlarının azmi ve fedakarlığı sayesinde olmuştur.”

    onların bu büyük fedakarlığını oylarınızla desteklemeye devam edin diyorum,
    ne diyeyim?
    ne denebilir?

  7. Son bir haftadır sosyal medyada başka ülkelerdeki görüntüleri Türkiye’de yaşanmış gibi gösteriyorlar. Yüz binlerce insan her gün sınırı geçmiş gibi paylaşımda bulunuyorlar. Suriye ve mülteci meselesini sosyal medyada kaşıyan bazı tipler iç ve hatta dış savaş peşindeler. Bunların başını yurtdışındaki fetöcüler kaşıyor. Kendi hallerine bakıp utanmadan yayın yapıyorlar.
    Aslında zır cahil olduklarını bildiğimiz belli konumdaki insanlar da bunları gerçek zannedip paylaşıyorlar. Zerre utanmıyorlar.

  8. Kılıçtaroğlu “Ya benimle yürüyün ya önümden çekilin” diye meydan okuduktan sonra İmamoğlu Kılıçtaroğlunun resmen önüne atladı.
    Chp medyası bile ikiye ayrılmış durumda. Bakalım savaşı kim kazanacak.
    İmamoğlu artık genel merkezle ipleri tamamen kopartmış. Yakın dönemde partisi tarafından muhalefeti zayıflatan “Bir bölen” ilan edilmesi ihtimal dâhilinde. Artık geri adım atma, ilişkileri tamir etme şansı da pek kalmadı. İleri vites yapmak dışında bir seçeneği yok gibi.
    Öyle görünüyor ki çarşıda işler karışacak.

  9. Enflasyon, kur, faiz…
    Göçmenler, ekonomiye işsizliğe etkileri…
    Ve seçim!
    Deprem de olsa sel de gelse bu konular önümüzdeki olmazsa olmaz konularımız.
    Bir parti kapanır, diğer yeni bir parti doğar, eksen diş güçlerin istediğinin tam tersi yönde gelişir..
    Bir bakmışsın ülke güllük gülistanlık olur💐🌹🌺🌷🌸🏵️🌻🌼🏜️🏖️🌅🌄⛅
    Şaşırmış gibi durumlar:
    Aeropanın çin Seddi çektiği, soroslarını çocuk katillerini ceıa acanlarını ayan beyan savunup elinden gelse ışınlayıp kaçıracağı bir dönemde,
    Avrupa’nın, bizi av. Birliğine almayı düşüneceğini hayal etmek…
    Ukrayna’nın Rusların üstüne savaşa sürmeye çelıştığını sağır sultanın bile gördüğü bir durumda ordan gıda geleceğini düşünmek…
    Peesss derim sadece😠
    Hâlâ yeşil sebzeni tahılını gıdanı en azından sana yetecek kadar patetes soğanını derhalll,
    acillll kodundan ektiremediysen…..
    Süt ineğini et diye kestirmeye devam ediyor isen!!!!.
    Vallaaaa..ben ne diimmm ki sana gari….

  10. Ne olacak? Bugün dünü, yarın bugünü arayacağız. Hatta artık öğleden sonra sabahı arar haldeyiz. Adalet dondurucuda, kimse umursamıyor, bu yüzden bir önceki günü arayıyoruz. Bunun böyle olacağını makul, objektif düşünenler yazdı, uyardı ama ilgililer umursamadı. Ben de freni boşalmış, kaçış rampası olmayan yolda olduğumuzu burada defalarca yazdım. İyi iş yapan insanları haksız yere cezalandırmanın neticesidir bu yaşananlar. Yazık ettiler güzel ülkemize. Ne zaman adalet, demokrasi gelir, mazlum ve mağdurların hakkı teslim edilir, işte o zaman ülke düzlüğe doğru yol alır.

  11. Ümit Özdağ siyasette ezber bozmaktadır, mülteci çıkışı, Mansur stratejisi ve bu sefer de SSe posta koyması popülerliğini artırdı ve Sarı Muhalefet diye tanımladığı çok eleştirilen etkisiz elemanlara bir canlılık gelir umarım, yoksa sadece mülteci sorunu iddiasıyla mecliste çoğunluk elde ederse vay halimize…

    • Eskiden bir Kırşehir mv varmış, herkes çok alkışlarmış, oyları ise takibine verirlermiş🤗
      Ecevit’ide BB yaptılar, ertesi seçimde hüsran😯
      Bu dönemde Soros moros xy terör örgütü dedin mi… İşler karışır başka evreye girer 🏃
      Açıklığa kavuşursa bilinmeyenler,
      Her şey mümkündür. Niye olmasın?

  12. TALAŞA MAHAL YOK

    Enflasyon yüksek, düşecekte görünmüyor. Benim bu konudaki teorim yurtdışı talebinin yüksek olması. İhracatın 4 aydır rekor kırması boşa değil. Daha da kırmaya devam edecek. Ülkede yokluk yok, iç ve dış talep patlaması var. Yükselen ev fiyatları da aynı. Ak parti betona boğdu diyenler şimdi ev yok diye algı peşinde. Yabancıların aldığı g.menkul %2 bile değil. Yapılacak iş basit daha çok üretim. Daha çok konut yapımı. Ertaf konut yokluğundan kırılırken Toki nin uyuması ne demek. Acil, öyle 5-10 bin değil 100 binlik konut projeleri açıklamalı. İnşaat sadece konut değil aynı zamanda istihdam demek. 200 yan sektörü canlandırması da bonus. Talep olması büyük bir şans ve Türkiye bu şansı kullanmalı. Yeni havaalanı yanına yapılacak yeni şehrin yanında karadeniz kıyısına bulgaristan sınırınada 100-150 kişilik bir şehir kurulabilir.
    Yazarın erkeklik konusu ile ilgili olarak ta madem bakan bu kişilerin kumpas içinde olduğunu iddia ediyor, bunu öbürü ve film çevirenleri akşam evlerinden toplamalıydı. Yanlış yatırım baş ağrıtır.

  13. Benim de hatırladığım kadarıyla siyasi tarihimizde siyaset dili hiç bu kadar kirlenmemişti. Maalesef kullanılan dil gerçekten sokak dilinden, mafya dilinden daha kötü bir dil. Bu tür siyasi söylemlere dur (sandıkta)demenin, sarı, kırmızı kart göstermenin zamanı gelmedi mi? Bu tür söylemleri cezalandırmak için daha nelerin olması gerekir?
    Bu gelişmelerin başka bir amacı da olduğunu düşünüyorum. Enflasyon canavarını gündemden bir nebze olsun düşürmek, ülke gündemini gerçek gündemlerden saptırıp suni gündemlerle meşgul etmekten başka bir işe yaramayacağı açık ve kesindir. Bu neyin nesi…
    Gerilim filmlerinde olduğu gibi gerilim arttıkça iktidar oy devşirme peşinde. Bu düello bu meydan okuma bilerek isteyerek seçim yaklaştıkça devam edecektir hatta terör eylemleri de artarsa hiç şaşırmamak gerekir. Bu gergiliğin nedeni kaybetme piskolojisi mi yoksa kazanmak için gerginlik mi yaratmak… An itibariyle Ümit Özdağ içişleri banaklığına yaklaştırılmadı meyden okuma nasıl sonuçlanacak bekleyip göreceğiz…

  14. İyi mi kötümü değişiyor kimse bilmiyor 😯
    -burası x şehri burada bağyan şarkı söyleyemez!😯, Bir kadın siyasetçi olamaz!, Maça gidemez..
    -devletin hukuk kurumlarının tutuklamadığı, suçlayıp kapatmadığı (belki zamanı vardır delil toplama süreci farklıdır biz bilemeyiz) siyaset taraflarını diğer bir kurum mensupları farklı yorumlayıp değerlendirebiliyor!
    -siyasetçi (vekil) ülkenin bir sorununu dile getiriyor, muhatap yetkili cevap veriyor (şekli şemali usulü bizi uzaktan izlemeye sevkediyor)
    -kadın TV de anlatıyor: 4 çocuğum var hepsini evde bırakıp dal..nın birine kaçtım😵😯😨…
    Aboovvv…
    Spiker soruyor… Kıvırıyor…. Çeviriyor…. Lafı gediğine koyacak koyamıyor!…🤗
    Devir başka devir!!!🤗
    Not:bir psikolok yok orda! Bir av. Var!…
    (Hadi TV deki kadının öc aldığını aile meselesi olup belki yarın birgün devletin bir kurumundan bu gibi durumları çocuğun korumaya alınması gibi tedbirlerle hallederiz belki!🙂)
    Ama, fakat, lakin…
    Öteki işleri ne anlamaya ne çözmeye aklımız da ermez, gücümüzde yetmez çözmeye..
    Çünkü biz seçmeniz sadece🤗🤗🤗

  15. “Akif
    6 Mayıs 2022 At 00:03
    Algı yapmayın. Başarısız bir belediye başkanını kim görevden alacak. Adam ilk seçimde zaten tepetaklak.”
    diyorsunuz ama hatırlarsanız eskiden ibb başkanı da görevden almıştı, üstelik başarılıydı da…
    Yani belediye başkanlarını başarısızlıklarını sonuna kadar kanıtlasın diye seçmiyoruz, beceriksizleri kayyuma devretmek en iyisi, bu sayede doğu vilayetlerimizin çoğunda süper lüks bir belediyecilik hizmeti veriliyor benden söylemesi.
    Takibeden seçimde oyları yine hdp ye veriyorlar tabii, kim demiş kürdün aklı kıt diye?

  16. Sayın Koru ,
    Ümit Özdağ hakkında ki , Sayın bakanın bu çıkışının bir geri planı var. O da 500.000 kişilik emniyet güçlerinin gece demeden, gündüz demeden büyük bir fedakarlıkla yaptıkları çalışmaları hiç e sayan , dezenformasyon !
    https://www.indyturk.com/node/505426/haber/emniyetten-sessiz-i%CC%87stila-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-%C3%B6zda%C4%9Fdan-yan%C4%B1t-masraflar%C4%B1n%C4%B1-ben-kar%C5%9F%C4%B1lad%C4%B1m
    Özdağ ın, Hande Karacasu nun İran da çekilmiş video kayıtlarını sanki Türkiye de olmuş gibi gösteren sessiz istila isimli 500.000 kişinin izlediği video nun masrafını ben karşıladım demesi benim diyen askeri polisi şirazeden çıkarır. Sayın bakan ın bu yükselmesi de işte bu güvenlikçilerin sessiz çığlığının bir yansımasıdır.
    Bir parti lideri olarak , Özdağ daha dikkatli olmalıydı. Avrupa Birliğinin başını çektiği Almanya , bizi kendine rakip gördüğü için hep belden aşağı vurur. Kendi ülkesinde fuara katılacak stand ücreti ödemiş , uçak bileti almış , otel rezervasyonu yaptırmış iş adamlarımıza vize vermediğini bilirim. Rahmetli Haplemitoğlu nun Adenaur Vakfının ipliğini pazara çıkardığını da unutmam.
    Enflasyon , ihracatçılarımıza bir doping vermenin bedeli, Ülkenin dövize ihtiyacı var ve bunu sağlayacak olan onlar. Sağolsunlar doping işe yaradı , Cumhuriyet tarihi rekoru kırılıyor. Siz de merak buyurmayın , Ağustos emekli maaşinızı % 35 zamlı alacaksınız !

  17. BARAN BEYİN DÜN İFADE ETTİĞİ GİBİ “Benimkisi sadece bir akıl yürütme tabi, yoksa anladığım işler değil bu işler.”
    AMA SN.ENDER BEY DE ANLADIĞI İŞLER OLMADIĞI HALDE AKIL YÜRÜTMEKTEN GERİ DURMUYOR…
    DÜELLO İŞİNDE “İYİ OLAN KAZANSIN!”
    “tarihi enflasyon oranı” DERKEN BU ORANLAR AYLIK MIDIR YILLIK MIDIR ANLAMADIM GİTTİ, AMA “TARİHİ” DERKEN HANGİ DÖNEMLERE GÖRE TARİHİ OLUYOR ONU HİÇ ANLAYAMIYORUM;
    MESELA ÇİLLER %156 ENFLASYONLA DEVRETMİŞ KOLTUĞUNU!
    TÜRKİYEDE ENFLASYON İLK KEZ DENİZ BAYKALIN DA BAKAN OLDUĞU ÇOK ESKİ BİR HÜKÜMET DÖNEMİNDE %100ÜN ÜZERİNE ÇIKABİLMİŞ…
    “Ve, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye aleyhine kararı…”
    SEÇİMLER YAKLAŞIYOR, AVRUPA KURUMLARI YİNE YANDAN YANDAN DESTEK ATMAYA BAŞLADILAR,
    LEHTE BİR KARAR VERSELERDİ ASIL ONDAN KORK,
    YOKSA BU TÜR DIŞ HAMLELER SEÇİM ÖNCESİ HÜKÜMETİMİZE CAN SUYU GİBİ GELECEKTİR,
    BANA UYAR:)
    HA GAYRET!!!!
    YANİ ENSEYİ KARARTMAYIN…
    “Benimkisi sadece bir akıl yürütme tabi, yoksa anladığım işler değil bu işler.”

    • H.Gayret ; Tansu Çiller döneminde , yani 1994 de enflasyon oranı %125, 49 idi ; şimdi de seninkiler %121 e dayandı !
      Galiba 1994 deki bu rekoru kıracaksınız ; tabii ki bunu TÜİK’in yalanına göre konuşuyoruz , gerçek rakamın havalarda uçuştuğu kesin !

  18. Ülkemizde siyaset de fulbol da vandalların ve barbarların elinde. Bunun örneklerini her gün görüyoruz. İktidar bu ortamı bile isteye hazırladı ve sürdürüyor. Demokrasiyi rafa kaldırdı ve şimdi istediği gibi mafyayla, yolsuzlarla, hırsızlarla iş tutarak ülkeyi bir çıkmaza sokmuş durumda. Buna dur demek elimizde. İlk seçimde hepsini geldikleri yere postalayacağız.

    • Ender ,
      Görme özürlü olduğunu biliyorum da , nefretin aklını örtüyor farkında değilsin. Siyaset in kurallarından haberin yok. Ilimizin CHP li belediye başkanı bir özel toplantıda yahu ne sanıyorsunuz bizim kendi parti içi mefaat mücadelesi iktidara yönelik olanın kat be kat üstünde demişti de dinleyenlerin ağzı açık kalmıştı.
      Allah a şükür Erdoğan her işi takip ediyor , hesabını soruyor. Senin o hırsız dediğin adamlar , ihalelerden gelen paralar ile yatırım yapıp memleket insanına iş sağlıyor. Senin gibi kaçak yaşamıyor.
      https://m.star.com.tr/ekonomi/dunyada-baska-ornegi-yok-10dan-fazla-ulkeye-ihrac-ediliyor-haber-1708925/
      https://www.google.com/amp/s/t24.com.tr/amp/haber/mehmet-cengiz-tutturmuslar-5-li-cete-benim-uzerimden-siyaset-yapmasinlar,1032142
      El insaf ! Bu yazdıklarının hesabı da var !

      • övünecek başka bir şeyimiz olmadığı için yeraltı kaynaklarını hammadde olarak dışarı ihraç edip yüksek teknoloji ürünü olarak astronomik bedeller ödeyerek geri ithalat yapmakla övünüyorsunuz. Bu övünülecek bir şey mi hiç. bunun çok daha fazlasını Nijerya’daki mafya örgütleri yapıyor.

          • Erdoğan’ın milletten gasp edip de nakit varlıklarını mafyatik yollarla yanında beslediği çetelere peşkeş çektikten sonra sanayi kuruluşlarını atıl hale getirip terkettiği varlıkları silah sanayine harcasaydı bu gün dünyamın en etkili silahlarının üreticisi ve satıcısı olurdu ya da gaspçılık yapmasaydı da üreten sanayici ve iş insanlarının yoluna engel olmasaydı bu gün Türkiye GSMH ve kişi başına düşen milli gelir en az üç katı olurdu ama öyle olmadığı için sen şimdi dronlarla övünmek durumundasın övün övünebildiğin kadar.

      • 5’li çetenin hırsız olduğunu biz muhalifler söylemiyoruz sadece. Dünya Bankası ilan etti. Dünyada kamudan en fazla ihale alan dünyanın ilk 10 şirketinden 5’i bu çete. Çete diyoruz çünkü delik deşik olmuş bir ihale yasası ile bütün ihaleler aynı çeteye teslim ediliyor, davet usulü. Üstelik bu ihalelere itiraz Londra mahkemelerine bağlanmış, çünkü Türk mahkemelerine güvenmiyorlar. Üstüne Pandora’nın kutusundan çıkan belgelere göre tüm varlıklarını uzak hazine adalarına kaçırıyorlar, oradan mahduma bağış yapıyorlar mesela (200 milyon dolarlık bir abağış bu). Yani nasıl bir ispat lazım daha sizin efsunlanmış gözlerinizi açmak için. Herhalde aldatıldık diyene kadar böyle kör gözüm gideceksiniz. TÜFE yüzde 70, ÜFE yüzde 130, yatırım falan yok, hazine tam takır, para basıyorlar durmadan sosyal yardımlara abone ettikleri milleti beslemek için. Adınızı sanınızı posta adresinizi yazın da size kurye ile göndereyim belgeleri inanmıyorsanız hala 🙂

      • Bende diyiyorum ne olduda akp liler sn, yazarın sitesinde ŞÜKÜR EDIYORLAR..!!
        Bundan sonra
        Erdoğan’ın emri ile Namaza başlarsalar şaşırmamak lazı

        Aşağıdaki yazı kopi!
        ××××××××
        “Erdoğan’ın geçen hafta yaptığı konuşmada “şükürsüzlük”ten şikayet etmesinin ardından Diyanet İşleri Başkanlığı da Müslümanlara “şükür” çağrısı yapan bir hutbe hazırladı.

        AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ramazan ayının son günlerinde İstanbul Tersane Komutanlığı işçileriyle iftarda bir araya gelmişti. Erdoğan burada yaptığı konuşmada “Maalesef ülkemizde bazı kesimlerde bir şükürsüzlük, bir tatminsizlik, bir karamsarlık hali aldı gidiyor. Halbuki önce elimizdekilere şükredeceğiz sonra daha iyisi, daha güzeli için çalışacağız, mücadele edeceğiz. Bunun ne demek olduğunu en iyi alın teriyle hayatını kazanan siz işçi kardeşlerim bilir” demişti.
        ×××××××

  19. YÜKSEK TANSİYON
    Devamlı ve mütemadiyen yapay gündem ve gerginlik.
    Yapay gündemler gerçek sorunlarımızın devasa boyuta ulaşmasına neden olur.
    Gerginlik yani yüksek tansiyon ise;
    – Ya kalp krizine;
    – Yada beyin kanamasına neden olur.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız