Bugün itiraf günü benim için ve iç dökme günü de…

35

Her gün haberle ve yorumla hemhal biri olarak sizlerle paylaşmam gereken hazin mi hazin bir itirafım var: Televizyonlardaki tartışma programlarını izlemiyorum. Hem de bunu epeyi bir zamandır sürdürüyorum…

Pek çoğunuz da aynısını yaptığınız için bu itirafımı o kadar da hazin bulmayabilirsiniz. Bir ikinci itirafım daha olacak: Televizyonlarda her akşam birbirine yakın saatlerde sunulan haber programlarıyla da aylardan beri pek işim olmuyor.

Haberleri internet üzerinden alıyorum.

Henüz televizyon yayınları yokken radyodan belli saatlerde verilen haberleri izlemeyi görev bilmiş biriyim. 50 yıl öncesinde bile “Aman saat 1 ve 7 ajansını kaçırmayayım” telaşı yaşayanlardan…

Halen çeşitli yerli-yabancı ajansların -bu arada AA‘nın da- günün gelişen olaylarını duyuran mesajları cep telefonum üzerinden kolumdaki akıllı saate akıyor. Gözüm her zaman ekranın kenarına ve saatime gelen haberlerde.

Sözün kısası, haberler konusunda eski hassasiyetim devam ediyor, ancak onları gazetelerden ve televizyonlardan almamayı tercih ediyorum. TV tartışmalarına da gözüm ve kulaklarım kapalı.

İtirafım bu kadar.

Şikayetler bana ait değil

Reklam

Aylar hatta yıllara yayılan alışkanlığımı bilmeyen tahmin de etmeyen dostlarım arasından bazen izlediği bir programla ilgili düşüncelerini benimle paylaşmak isteyenler çıkabiliyor. Bendeki buz gibi ifadeyi görünce duralıyor, ancak uzak durabileceğimi tahmin edemedikleri için ifadesizliğimi yaşımla ilgilendirip görüşlerini aktarmaya çalıştıkları kişileri fiziksel özellikleriyle tarif etmeye başlayanlar aralarından çıkabiliyor.

“Hani ekrana her seferinde değişik gözlüklerle çıkan avukat” ile başlayıp “Galiba saç ektirme operasyonu geçirmiş öğretim üyesi canım” ile devam eden tanıtmaların bana hiçbir şey ifade etmediğini görünce, gülüp geçiyor dostlar…

Artık kendilerine mi gülüyorlar, yoksa bana mı bilemiyorum.

Gülüyorlar işte.

Konuya böyle bodoslama girmemin ve itiraflarla önünüze çıkmamın sebebi, şimdi aktaracağım görüşlerin bana ait olmadığını, yüzüme karşı ifade edilen veya yanımda -benim müdahalem olmaksızın- yapılan konuşmalardan nasibime düşenler olduğunu bilmenizi istemem.

Ekranlardan ifade edilenleri olağanüstü çelişkili buluyor insanlar… Daha önceleri Trump sevgisiyle dolu sözleri hatırlanan kişilerin belli dönemlerde Trump‘ı suçlayan, aşağılayan ifadelerine şaşırıyorlar sözgelimi. Sınır dışına hemen müdahale edileceği kanaatiyle ifade edilmiş görüşlerin sahiplerinin son zamanlarda bu konuda suskunlaştıkları da bir başka izlenim. En çok şikayet edilen ise, bazı ağızların yalnızca CHP başta olmak üzere muhalefet partilerini kıyasıya eleştirmek üzere açılması…

Bana bu şikayetlerini iletenleri anlamakta zorlanıyorum.

“Film izleyin, her kanalda sayısız dizi var, onlar da mı ilginizi çekmiyor?” tavsiyelerime verilen cevaplardan özellikle de dizilerde gizlenmeye bile kalkışılmadan verilen mesajlar olduğunu öğreniyorum.

Reklam

Siyasi mesajlar…

Kaçış yok yani.

Yoğun siyaset iyi bir şey mi?

Batı da bize benzeyecek gibi

Bir yılını bir Batı ülkesi üniversitesinde geçirmiş bir yakınım, “Orada yaşayanlar kendi ülkelerininki de dahil olmak üzere günlük siyasetle ilgili değiller, insanlar bir araya geldiklerinde konuşup tartışacakları siyaset dışı konular bulmakta hiç zorlanmıyorlar” izlenimini aktardı.

Oysa bizler, “Bugün siyaset konuşmayalım” kararlılığıyla buluştuğumuzda bile, fazla gecikmeden, konunun yine siyasete dönüştüğü bir ortamda yaşıyoruz.

Sağlıklı değil bu durum.

İnsanları sürekli siyasi hava içerisinde tutmanın siyasilerin bir taktiği olduğunu düşünüyorum. 24 saat siyaset soluklayan insanların daha kolay etkilenebildikleri siyasiler tarafından keşfedilmiş gibi. Bu sebeple, yakınımın “Orada siyaset hiç konuşulmuyor” dediği ülke de dahil Batı’yı da bekleyen gelişme bu konuda bize benzemek olacak gibi…

Baksanıza, İtalyan başbakan yardımcısı Fransa’ya gidip o ülkenin cumhurbaşkanıyla ilgili yakışıksız sözler sarf ediyor; karşı taraf da boş durur mu, o alınganlıkla İtalyanları rencide edecek sözler bolca sarf ediliyor.

Fransa ve İtalya’nın suskun yığınları da bu yüzden ister istemez sesli hale geliyorlar.

Kimseye kulak ve göz kapatmak, bu yolla siyaset dışı kalmak öğüdünde bulunacak değilim. Yapan yapsın, bana ne? Ancak siyasetle yoğun biçimde ilgilenmenin sinir sistemleri üzerindeki olumsuz etkilerini, bunun da hayat kalitesini düşürme ihtimalini göz ardı etmemekte yarar olduğunu düşünmeden de edemiyorum.

Dünya yalnız 5’ten değil, siyasetin kıskacından da büyük.

ΩΩΩΩ

35 YORUMLAR

  1. Fehmi Korunun telkin ettiği gerçeği uzun zamandır uygulamaya çalışıyorum. Siyaset bizlerin gerçekten de ciddi bir zamanını alıyor. Haberler ve yayınlar hep yanlı, okuyarakda çok zaman alıyor, üretkenliğimiz kısıtlanıyor. Öyleki son zamanlarda Fehmi Koru yorumcularının çoğunu okumuyorum zira bazılarının gerek yazara gerek diğer yorumculara karşı saygısız seviyesiz uslupları asabımı bozmaya başladı….

  2. Düşüncelerimizi karşı tarafın değerlerine saldırmadan da yapılabilmesi güzel oluyor…Ama birilerinin kışkırtıcılık hamlesi bumerang gibi herkesi etkiliyor, herkes gardına sarılıyor..Herkesi kendi kutbuna doğru çekiyor sonuçta kimsenin karına olmuyor. İnşallah böyle devam eder…

  3. Son zamanlardaki yazılarından belliydi zaten gündemi izlemeyip Türkiye’ye Fransız kalmandan,Yoksa Gül ve eskileri devamlı empoze etmeye çalışmazdın.Erdoğan’ın hiçmi kusuru yok?Tabiiki var ama şu an için ondan başka , içerde ki ve dışardaki hainlerle mücadele edecek biri henuz ortada yok.One minute olayından sonra Erdoğan dışarda ve içerde düşman bellendi ve bütün hesaplar İsrail’in rejisörlüğünde onu devirmeye yönelik.Liderlik irade cesaret işidir buda sizin desteklediklerinizde yok ,boşuna uğraşma bizide cevap yazmaya çalıştırarak meşgul etme Fehmi bey.

    • Erdogan’in kusuru olur mu hic; Tanri onu korusun… (Tanri’nin ülke’den yana olmadıgı ortaya cikti; bari Erdogan’a sahip ciksin!)
      Saka bir yana, Siyonist Israil üste para verse, Erdogan gibi, onların ellerine oynayacak bir lideri, (ve sozum ona ‘AK’ Parti gibi bir guruhu) Turkiyenin basına musallat edemezdi.

  4. Başarılı kuvvet düzeni
    İsrail oğulları dördüncü kuvvet uygarlığını kurmakla görevlendirildi. Buraya kadar başarı ile getirdiler. Karşılıksız Dolar’ı icat ederek tüm dünyayı tek pazar haline getirdiler. Herkes durmadan çalışmakta, borçlanmakta ve yaşamaktadır. Yönetimin zengin ettiği kimseler ve iktidar ettiği kimselerle yürütmektedir. Halkı siyasetten uzak tutmak için de önce herkesin başını kaşıyacak kadar vakti yok. Kalan saatlerini de oyun ve eğlencede geçirmektedirler.
    Koru’nun yakınlısı benim de yakınlım olduğu için aynı şeyi ben de dinledim.
    Ne var ki, faizli düzen artık bunu yürütemiyor. Sonu gelmek üzeredir. İnsanlar aç kalınca siyaset yapmak zorunda kalırlar.

  5. Dúnya sadece siyasettende makamdan mevkiden maldan da ibaret değil neden müslümanlar kucaklaşamıyor neden kardeß olamıyoruz neden siyasetçiler birbirleriyle kucaklaşmıyor nedir bu çıkar nedir bu makamlar emanet değilmi bir gün bırakıp hesap için toplanmayacakmıyız .
    Mümminler birbirlerinin kardeşleridir diyen bu din bizim dinimiz değilmi kendimize gelmemiz kucaklaşmamız birbirimizi sevmeli ve fikirlerimize saygı göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.Bence değerlerimizi inançlarımızı hatırlarsak çok şeyin düzeleceğini düşünüyorum.Sevgiyle kalın

  6. Siyaseti çok konuşulması stresi artırıyor olabilir.Toplumdaki ayrışmayı da artırıyor olabilir.Ama toplumun olaylara gelişmelere duyarlılığını da göstermez mi?Bünyede ateş varsa vücutta bir sıkıntı vardır.Önce sıkıntının varlığını kabul edip ateşin nedenin esasında ne olduğunu tespit edip doğru tedavi çok önemli.Söz konusu tartışmalar vücutta ateşin varlığını göşteriyor. Geçmişimiz ateşin yükseldiği dönemlerle dolu.Ancak doğru teşhis ve doğru tedavilerin olduğu dönemler sanırım çok az.Dünya ikinci dünya şavaşından sonra bazı dersler çıkarıp insan hakları,hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı gibi değerler üretti ama toplumun büyük kısmına refah getiremediği için dünyanın da ateşi yine yükseliyor maalesef…(Bu arada TV5 i tavsiye ederim)

  7. Televizyon ve basının nerede nereye geldiğini fehmi bey yazılarında hep dile getirdiği gibi bu günde çok güzel ifade etmiß hepsine gönülden katılıyorum,Gördüğüm kadarıyla burada yorum yazan arkadaşlarda hem fikir seviyenin nerelere geldiği ve kalitenin ne kadar düştüğü konusunda peki neden niçin ve ne yapmalıyız diye sorgulamıyoruz.Arkadaşlar bana katılırmısız bilmem ama ben şunu hayal ediyorum devlet kanalında bütün siyasi liderler bir araya gelip tokalaşıp sarılsa ve hayallerini fikirlerini ifade edip çözüm için proje için fikirlerim bu ben nasïl yardımcı olabilirim dese ve katkıda bulunabilse belediye başkan adayları karşılıklı fikirlerini televizyonlarda halka anlatabilseler inanın ülkemiz halkımız ve kardeşliğimiz pekişir ve şu kasfetli siyasi atmosferden çıkarız diye düşünüyorum.Sevgilerle

  8. Fehmi Bey’in itirafı bana hiç enterasan
    gelmedi.Çünkü hepimiz aynı durumdayız.
    Ancak niçin böyle olduğumuz konusunda
    Fehmi Bey’den ayrılıyorum.Geldiğimiz
    bu durumun sebebi ekranlara şu veya
    bu kişilerin çıkması değil.Sanki eskiden
    ekranlara çıkanlar havanda su dövmekten
    başka bir şey mi yapıyorlardı?
    Bu ilgisizliğin sebebi,teknoloji,internet.
    Eskiden televizyonlar gazetelerin önünde
    idi haberleri hızlı ve canlı verme açısından.
    Şimdi internet televizyonları da solladı.
    Herkes haberlere anlık olarak ulaşabiliyor.
    Televizyonu netsin millet?Televizyona aşırı
    yaşlılar ve okuması yazması olmayanlar
    ihtiyaç duyuyor günümüzde.Diğer insanlarımız,hepimiz nadiren bakıyoruz
    televizyona.
    Yani ilgisizliğin siyasi değil,teknolojik
    bir sebebi var vesselam.

  9. Medyanın kalitesizliği ortadayken başka ne yapılabilir ki! Artık ülkemizin yönetiminde milli iradenin belirleyiciliği üst seviyede bulunduğu için siyaset başat gündemdir. Batı ülkelerindeki medyanın (özellikle de sosyal medya) durumu bizdekinden beter. Demokrasileri desen sandığın yüzüne tüküren yok:) çünkü çemiş siyasetçi takımı ırkçılıktan başka kuş tanımıyor; sonuçları ortada… (Yalnız italyan demokrasisinde iyileşmeler var:) siyasetin ve siyasetçinin itibarsızlaştırılması; milli iradenin de geriletilmesi yolunu açar. O yüzden yeni türkiyenin başkanlık sistemi çok isabetli olmuştur. Halbuki kıytırık medyanın operasyon kapasitesi geriletildikçe halkımızın demokratik kazanımları artmış ve onların korunması da öncelik haline gelmiştir. Nitekim 15temmuzda kabuğuna çekiliveren ve saatlerce ses vermeyen besleme medyaya (ayrımsız hepsi) rağmen kahraman türk halkı destanlar yazıyordu. Siz kıçıkırık medya ve sünepe muhalefete aldırmayın; millet nöbette! (Maç tutkunu ve demokrasi dışı güçlere gönül vermiş müzmin muhalifler için şimdilik durum bu:)

  10. Nurdan hanım hepimizin sorunu sizinde ,sorunuzun cevabı şu olsa gerek Biz Müslümanlar suyun kaynağı çok yakınımızda elimizin ,altında olmasına rağmen suyu kaynağından içmek yerine, kaynaktan uzakta , paslı ,kirli yada plastik borulardan su içiyoruz sonrada hastalanıyoruz durum bu bacım

    • Size katiliyirum! Evet aynen öyle.
      Biz Müslümanlar okumak, araştirmak ve gerceklerle yüzleşmek yerine, örneğin: kım bize Cenneti veya dünyalık bazı imkansızliklari vââd ediyorsa, ona Körü körüne inanip, tabiri caizise kul köle oluyoruz.
      Buda tembelikten kaynaklanan bir olay ve çalişarak değilde yatarak kazaniyoruz.
      Gurur kıbirde gene bizde var, Allahu taâla şeytani bunun için lanetledi (Recim) Oysaki biz Recim kelimesinin manasini anlamak yerine değiştirmişiz.
      Sadece Zina yapanlara ceza olarak anliyoruz, ve Allahın lanetiledigi her seyi bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ediyoruz. İsraf, Gurur, ve kendini beğenme.
      Bunlarin hepsi Mülümanlarin olmazsa olmazlarindan. Ne diyelim Allah hidayet versin.
      Sağlikli ve Mutlu kalin.

    • Ben de çareyi TRT BELGESEL’de buldum.Ama orada da zaman zaman yerli yapımlarda siyaetin girdiği prgramlara rastlamıyor değilim.Belki 1 yıldan fazzla bir zamandan beri Taha Bey’in izlediği yoldayım.Hamdolsun çok iyi geliyor.Bir de cami bahçelerinde ve camilerden uzak kalmanın yolunu bulabilsem daha da olacak amamümkün mertebe namazlarımı camilerde kılmak istediğimden bu konudamuvaffak olamadım.Oralarda gerek hocalarımız(vaaz,hutbe ve dualarla)gerek cemaatimiz namaz sonrası avlu oturumlarında hemen siyaset başlıyor.Orayı da çok fazla eyleşmeden terk edebilirsen günü kurtarıp Belgesel’e kitap okumaya dönebiliyorum.

    • Penguen belgeseli güzeldir safa bey; kutup soğuklarında o yumurtaları soğutmadan kuluçkaya durmak(yatmıyorlar çünkü) çok zordur… Beka meselesi işte, demokrasi nöbetleri gibi!!!

      • Demeki siz bikinileri araştirmişsiniz onun için o reklami google sizin sayfaniza gonderiyor.
        Bikini reklamini kapata tıkla ve kapat orada sorular var hangisi işine gelirse onu tercuh edersin ornek bu reklam uygunsuz dersin ve google baska reklam gonderir.o zaman ona tıklarsin.

  11. Bizim Türklerin hayatta iki sorunlari var! Siyaset ve Futbol! Bunlardan başkada sorunum ve derdimiz yok.
    Hem içerde hemde dişarda ne zaman bir araya gelseler önce siyaset konuşurlar eğer ayni siyasi görüşten iseler, bu sefer futbol konuşurlar. Aslinda buna konuşm değil, kavga ederler desek daha uygun olur.
    Dışarda yaşıyan Türklere gelince, aynen Türküyedeki tarıkatlar gibi, bölünmüşler,
    Sağci, solcu, ocu, bucu, vb. Ayni görüş te olsalar dahı ne zaman bir araya gelseler hal hatir sormak ve sohbet etmek yerine siyaset konuşurla konusmaları bittiğinde her biri birer sinir küpü olup evlerine dönerler.
    Bu nedenlerden dolayı! Amerkada Türkler ile ilişkim sadece Atatürkçu bir gurubun e-mail araciliği ile hastalik ve ölüm olaylarıni haberdar eden haberleşme aği dişinda herhangi bir ilişkim yok, ve hiç kimse ilede gorüşmiyorum.
    1 kez bu gurubun bayram pikniğine katıldim, o zamanda gezi olaylari oliyordu, gittiğime bin pişman oldum. Türkiyeden çocuklarini ziyarete gelen bir kaç bayan vardi, hangisine Bayramin Mubarek olsun
    dedi isem hemem “sizin haberiniz yok Turkiye batiyor gezide insanlar katlediliyor,” falan filan. Ben de kendilerne şöyle söyledim, “Türkiyede siz uyanmadan benim herşeyden haberim oliyor…
    Şu an biz bayramlaşmak için toplanmışız siyaset yapmak için değil.”
    Toplam 2 saat orda durmadik ve eve geldik.
    Birde 2015 de Mahalemizde Süleymancılar Türk camisi açmişlar ve bana ziyarete geldiler. Ziyaretlerinin sebebi, benim öğrencilerimi onlara yönlendirmem icinmiş.
    Bir nevi torpil. Ben gönüllü çalisiyordum fakat öğrenciler İslamic information Centre para ödiyordular.
    Halen daha onlari evden kovmadiğima pişmanim… Gerçi onlari benim eve getiren hanimi daha sonra kovdum ama!
    Dini kullanarak para kazananlara ne kadar kaba davranilsa genede hafif kalır.
    Ben o hanim ve eşini (eşi Hindistanli) ögretmenlik yaptiğim IIC imami ile taniştirdim. Bunlar orayi kariştirip yönetimi birbirine düşürdüler.
    Bu iki örnek maalesef bizim gerçeklerimiz bir gurup kendilerini çok kültürlü diğeride dindar olarak göriyor. İki tarafinda tahsil, kültur, insanlik ,seviyeleri ve kaliteleride ayni.
    Sadece iki tarafta kendi kendilerini çok beyeniyorlar ve ragbetleri artmak yerine eksiliyor. Sadece biri dini diyeride Atatürkü kendilerine alet ediyor.
    Kanadadaki Türklerde, önce bir birlerini üşkağatçiliğa teşvik ederler sonrada gider devlete şikayet ederler.
    Sahi biz neden çok değişik bir milletiz ve şeytanin sevdiği gurur ve kibir gibi her şey bizde mevcüt. İnsana değile mevkiye, makama önem veririz.
    Başkalarini hakir, kendimizi üstün görürüz.
    Ne diyelim Allah bütün insan alemine ve içindede bizim millete hidayet versin.

  12. Eskiden bir tartışma da farklı görüşte gazeteciler düşünürler çıkardı şimdi tek tip adamlar hükümete yakın insanlar çıkıyor TRT olmuş a haber haber türk,CNN türk, NTV, heb belli adamlar bu işin tadı kalmadı sn fehmi bey

    • Ali bey eskiden de böyleydi bunlar, farklı görüşlerde dedikleriniz aynı kaptan yerlerdi; nihayet şimdi hepsi de aynı koğuşlarda yatıyor. Abartılacak bi durum yok yani…

  13. Eskiden CNN Türk ve Haber Türk kanallarındaki bütün tartışma programları kaçırmazdım. Her görüşten insanlar katılırdı. Heyecanla izliyordum. Şimdi bazen bakıyorum hep iktidar yanlısı kişiler ve genellikle hep aynı şahıslar katılıyorlar. Benim bildiğim İktidar kim ise, muhalefet ve gazeteciler yazarlar; onların yanlışları hataları ve halkın talepleri üzerine yoğunlaşmaları gerekir. Görünürde öyle bir şey göremiyoruz. İktidar ak sütten çıkmış kaşık gibi halka yutturmaya çalışılmaktadır. Bizlere illet dediler zillet dediler şimdi de çete diyorlar. Yılmayacağız çabalamaya devam edeceğiz. Biz de biliyoruz bunlar iktidarın son çırpınışlarıdır. Saadet Partisi gibi değerli bir partiyi karalamak hiç de öyle kolay değildir. Bizi en çok üzen, milli görüş sayesinde büyük makamlara gelip de milli görüşçüleri yerden yere vuranlardır.
    SAYGILAR SEVGİLER

    • Nüsret bey! Üzülmeyin, her devürde bu tip insanlar vardir. Bunlar sürekli fazla ve boş konuştuklari icin Aynaya bakarak konuşurlar. Bun nedenlerden dolayi, aynada gördükleri vasifları etrafindakilerin zannedereler. Kötü söz her zaman sahibinindir
      Yakinda kimlerin ne olduğu ortaya çıkar.

  14. Evet Fehmi Bey bende bazen tartışma programlarını izlemeye çalışıyorum ama , Üç Beş dakka dayanamıyorum EDEB seviyesi çok düşük ,sağlığada Zararlı ,tartışmacılar genellikle yetersiz yada ezberci

  15. Bir kaç ay önce bi akraba ziyaretine gittim .Tabii ülkemizde ,aile ortamında konuşulan konular üç aşşa beş yukarı benzer çoğunluklada , siyaset ana konudur. Ev sahibi akrabamız ,İlkokulu zorlanarak bitirmiş birisi ama baktım. Siyaset dehası olmuş O konuşurken Abartmıyorum sanki ATV izliyorum zannına. Kapıldım.Her şeyi biliyor , ama siyasi konular , dayanamadım , sordum ;yav Enişte Sen bunları nerden biliyon.dedim. Cevap :ben hep ATV ,A HABER izlerim dedi. Geçenlerde Taha Akyol yazdı; Güzel Ülkemizde 2017 TÜİK verilerine göre kişi başı kitap okuma oranı günde BiR(1) dakika ,TV izleme oranı Günlük ALTI(6) saatmiş, Ben hep siyasilere kızıyordum çok konuşuyrlar diye ,ama bu verilerden sonra sebebi hikmetini daha iyi anlıyorum ne yapsınlar ,konuşmayıpta , hayatın gerçeği bu “Çok laf ,Az İş”

  16. Evet, haklisiniz, “Dünya siyasetin kıskacından büyük.” Iste, biraz da bu yüzden, yorumlarımda, Manchester City ile ilgili haberleri yazıyorum.
    Insaallah, size bugun de Chelsea maçı sonucu ile ilgili olumlu bir haber veririm. (Tanri’nin, bu isle hassaten ilgilendiğine inaniyor degilim, ama yine de bir Musluman olarak, City icin dua ediyorum.)

    • Sevgili Koru,
      Manchester City, Chelsea’yi 6-0 yendi. (Calisan kazaniyor, en azindan, ekseriyetle boyle oluyor.) Gundogan da guzel bir gol atti.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız