CHP başarıyı kutluyor, ama üzerinde düşünmesi gereken hayli nokta var.. Yeni seçmen yüzünden eski seçmen küsebilir de…

4

İstanbul’un tekrarlanan seçiminde kıyasıya yarışan iki adaydan CHP’li olanın AK Partili adaya farkı, ilkinde 13 bin iken, ikincisinde bu farkın 800 binin üzerine çıkması pek çok yoruma yol açtı.

Yorumların çoğu doğal olarak yenilgiyi tadan taraf üzerinde duruyor.

AK Parti içerisinde çalkantılar olduğu gibi, partinin itibar ettiği kalemler ile yorumcular da yenilginin sebeplerini araştırmakla meşgul. AK Parti lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın Japonya dönüşü ilk işinin, seçimle ortaya çıkan tabloyu değiştirmek için neler yapılması gerektiği konusunu ele almak olduğu anlaşılıyor.

CHP durumdan memnun. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tabanına “Merak etmeyin, 1989 travmasını yaşatmayacağız” mesajını vermekte.

1989’da yapılan yerel seçimde, CHP, İstanbul, Ankara ve İzmir’de belediye başkanlıklarını Anavatan Partisi’nin elinden almış, ancak kötü yönetim ve yolsuzluk iddiaları yüzünden dört yıl sonra hepsini kaybetmişti.

Son seçimde de (31 Mart 2019) CHP 17 ilde büyükşehir belediyelerini kazandı; bunlar arasında Ankara ve İstanbul da var. Benzer hatalar yapılırsa, seçmen bir sonraki seçimde oyunu geri alabilir. Kılıçdaroğlu‘nun ‘travma’ açıklaması CHP’nin buna izin vermeme konusunda ihtiyatlı olacağına işaret ediyor.

Tek sorunu seçimi kazandığı yerleri elinde tutmak değil CHP’nin, bu seçimde kazandığı yerleri neden kazandığını da doğru tahlil etmesi gerekiyor.

CHP’nin makûs talihi

Reklam

CHP ülkemizin en eski siyasi partisi; tarihi Cumhuriyet’in ilanı öncesine kadar gidiyor. CHP’yi kuranlar Cumhuriyet’i ilan ettiler ve uzun yıllar ülkeyi aynı kadro yönetti.

O ilk dönemden (1923-1950) sonra CHP demokratik seçimlerde genellikle yenilen taraf oldu. 1980 sonrasında CHP ve türevlerinin toplam oylarının oranı yüzde 30’un altına takılı kaldı.

İstanbul’da nispeten daha güçlü CHP; 2014 yılında yapılan ve Mustafa Sarıgül‘le katıldığı yerel seçimde yüzde 40 oy alabilmişti. 23 Haziran 2019 seçiminde Ekrem İmamoğlu CHP’nin oyunu yüzde 54’e çıkardı.

[31 Mart 2019’da yapılan ilk seçimde İmamoğlu’nun oyu yüzde 48.80’di. Ak Parti’nin seçim sonuçlarına itirazı ve seçimin yenilenmesi talebi CHP’nin oyunun o kadar artabileceğinin düşünülmemesi yüzündendi.]

İki seçim arasında AK Parti CHP’ye ekstradan 230 bin oy daha kaybetti. İkinci seçim bir veya iki hafta sonra yapılmış olsaydı, son haftada sergilenen kampanya yanlışları sebebiyle, aradaki farkın daha da açılabileceğini ve AK Parti’nin oy kayıplarının daha fazla olabileceğini düşünmek için hayli sebep var.

Yenilenen İstanbul seçimindeki CHP başarısı, başta AK Partililer olmak üzere, daha önce CHP’ye oy vermemiş başka parti seçmenlerinden aldığı oylar sayesinde elde edildi.

Çevrede yaptığım yoklamalardan biliyorum: Pek çok muhafazakar seçmen bu seçimde hayatında ilk kez CHP’ye oy verdi.

İstanbul’daki aday Ekrem İmamoğlu ile Ankara adayı Mansur Yavaş‘ın bu oy kaymasını kolaylaştırıcı özellikleri var; ancak başka illerde de CHP adaylarına kayan muhafazakar oylar olduğu anlaşılıyor.

Reklam

AK Parti ile yollarını ayıran seçmen için CHP devamlı bir konak olabilir mi? Yoksa, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere son yerel seçimde CHP’nin aldığı oylar yeniden AK Parti’ye veya bir başka adrese gidecek ödünç oylar mıdır?

Galiba CHP yönetiminin bu soru üzerinde kafa yorması gerekiyor.

Konu, CHP’nin oy tabanının özellikleri sebebiyle hassas. Ekrem İmamoğlu‘nun İstanbul’da muhafazakar seçmeni yanına çekmek için verdiği mesajların o tabanın bazı unsurlarının hoşuna gitmediği CHP’li kalemlerin itirazlarından belli oluyor.

Hem kendi geleneksel oylarını koruyabilmek hem de partiye ilk kez oy kullanmış çoğu muhafazakar eğilimli yeni kesimi tabanda tutabilmek hiç de kolay olmayacak.

Birini tutayım derken diğerini kaybetme tehlikesi var.

Ancak yine de son seçimler CHP’ye bir gerçeği göstermeye yaramış ise bunu en büyük kazanım sayabiliriz: Kullanılan dile biraz dikkat edildiği takdirde, CHP’nin siyasi tarihimizde muhafazakar çevrelerin eleştirilerine muhatap olmuş geçmiş uygulamalarını unutmaya hazır bir kitle olduğu gibi, CHP’nin içinde de o dili kullanabilen isimler bulunuyor.

ÖNEMLİ BİR NOT:

Kardeş haber sitemiz Ocak Medya‘yı ziyaret etme alışkanlığındaki okurların dikkatini çekmiş olacağı gibi, dün belli bir saatten sonra, sitemizin haberleri ve yazarlarının yazıları yenilenemiyor. Siteye girenler saatler öncesinin haber ve yazılarıyla karşılaşıyorlar.

Sebep?

Bunun sebebi, sitemizin siber saldırıya uğraması.

Yeniden…

Henüz başlangıç dönemimizde de buna benzer bir saldırı yaşamış, sırf bu yüzden, korunma açısından daha güvenli olduğunu düşündüğümüz pahalı bir servis sağlayıcıya geçmiştik.

Sorunu çözmek için çaba gösteriliyor. Sayfalarımızın yenilenmesinin pek yakında mümkün olacağını sanıyorum.

Gelişmelerden sizleri yine haberdar ederim.

Fehmi Koru

ΩΩΩΩ

4 YORUMLAR

  1. Yorumlarda ve Fehmi beyin yazısındaki tesbitler doğru ve tamamına katılıyorum. Fakat bir doğru daha var ki Türkiye gerçekleri göz önüne alındığında asla yabana atılmamalıdır. Yeni parti bir rüzgarla değil bir programla ortaya çıkmalıdır. Çünkü rüzgar bir süre sonra diner, programı olan uzun süre kalır. İyi parti örneğinde olduğu gibi sonra birbirine düşüp,hayal kırıklığına uğrayanları çoğaltmaktan başka bir fonksiyonu olmaz.

  2. Nurdan Hanım merhaba,
    Haddim olmayarak Size bir uyarı yapmak istiyorum: Yorumlarınızda kelimeler yanlış yazılıyor, imla ve noktalama kurallarına uyulmuyor. Yorumlarınızı okumak hiç güzel olmuyor.
    Hatırlattığım için kusura bakmazsınız umarım. Selam ve saygılar.

    CHP belediyeler ne yapar? Ben İzmir’de ikamet ediyorum. Türkiye’nin pek çok ilinde olduğu gibi İzmir’de de berbat bir yapılaşma var: Gecekondular, dar yollar, sokaklar, Çin Seddi gibi sahile sıralanmış beton yığınları apartmanlar.
    Eski fuar dışında yeterli yeşil alanlar yok, dar sokaklar araçlarla dolmuş, yürümeye kaldırım yok… vs.vs.

    İnşallah Sayın İmamoğlu birşeyler yapar.
    Diğer taraftan AKP’li belediyelerin yaptığı gibi tefeci faizleri ile alınmış borçlarla yollar, altgeçitler, üstgeçitler yapmak ne kadar doğru? Bu da tartışılır.

    Bence yapılması gereken başta İstanbul olmak üzere bütün büyük şehirlerin büyümesi artık durdurulmalıdır.
    Kayseri’nın doğusuna her türlü yatırımı (okul, hastane, fabrika, ulaşım, OSB, tarım, hayvancılık) yüksek teşviklerle kaydırmak lazım.
    Yoksa kısa bir zaman sonra İstanbul’un nüfusu 30 belki 40 milyon olacak. Yüksek maliyetlerle borç alarak 10 tane de boğaz köprüsü yapsanız yine de yetmez.
    Ama bunlar maalesef hiç düşünülmüyor.
    Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerin rantı insanları ve şehirleri mahvediyor.

    Artık büyük şehirlerin büyümesini durduracak, rantını vergilendirecek ekiplerin vakit geçirmeden kollarını sıvamaları acil ihtiyaç.

  3. Eskilerin Asil azmaz bal kokmaz lafı son 8 yılda doğruluğunu iyice pekiştirmiş oldu.
    Imamoğlu zengin umarım diğerleri gibi milletin ekmeğine göz dikmez.

    Bu arada Arinç ve ekibi ilk toplantilarinda acil olarak, karinlari doysa dahi gözleri doymadiğı için maaşlarına 3000 liracik zam yampmişlar.

    Aslinda bize karni aç fakat gözü tok siyasetciler lazim.

    Ama bizim millet sadik bir millettir.
    Millet vekili sayisini 550 den 600 e çikardiklari zamanlar ne diyiyordular yetmez ama “EVET” demeki Arinç gibilerini düşündükleri içinmiş.

    Refarandumda hayir diyenler terörist, vatan haini idiler.
    Onun içinde bizim degerli vatan severlet milleti fişiyordular.
    11.Cumhur başkani Abdullah beyin oğlunun hava alaninda oy attiği sandiğa kadar fislemistiler.
    O sandiktan iki oy çikmişti ikiside hayiŕ oyuidi.

  4. F.K Turk beyin yorumu bazi onemli konular hakkinda açik açik olmasada Türkiyeyi götürülmek istenilen yeri tesbit ediyor.
    Bahçeli hakkinda yazdiklari şu an doğru olsada ilerde esas nedeni ortaya cıkacaktır.
    Bahçelinin Cumhur itifakina katilmasinin nedenleri göründüğü gibi değil, tam tersi.
    Tipki A Babacan, A Gül ve diğer kenarda bekleyenler gibi.

    Eğer bunlar 2011 den sonra Gelen tehlikeye ve Turkiyeyi uçuruma yuvarlayanlara karşi çiksaidiler, Erdoğan mağdur edabiyati yaparak % 70 oyla ihtidarini garantilerdi.

    Trump,Putin ve Erdoğan dünyadan demokirasinin kökünu kazimak için göreve getirilenler.
    Trumpin ekibinin başina gelenlerde bunu açık açik gösteriyor.

    Sayin Koru, yazilarinda halki düşünmeye teşvik ediyor fakat bir kesim özelikle Erdoğan hayranlari tarafindan nerdeise linç ediliyor.
    Kurulacak Partinin üyeleri, sabirli iyi niyetli, ve akkili olduklari için! Bundan sonra yarinlara umutla baka biliriz.
    Bunlarin arasinda F Korular olduktan sonra birilerinin oyunana gelmezler.
    Kurulacak Yeni Parti Dunya ve iç barişimiza vesile olmasi dileklerimizle ulkemiz ve bizlere hayirli ve ugurlu olsun.
    Allah yollarini acik etsin.Fehmi beye👏👏👏👏👏

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız