Çin modeli ile kalkınma girişiminin 6 ayda meyvelerini vereceği vaadi.. 6 ay, garip değil mi?

33
Reklam

İktidar cephesi seçimin zamanında -yani Haziran 2023’te- olacağını her fırsatta tekrarlıyor. O tarihi tekrarlamaktan AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ağzında tüy bitti. MHP lideri Devlet Bahçeli ondan da kesin kararlı; partisinin her grup toplantısında “Seçim Haziran 2023’te, cumhurbaşkanı adayımız da Tayyip Erdoğan” ezberini tekrarlıyor. AK Parti ileri gelenleri de ayni minvalde açıklamalar yapıyorlar.

Duyduk ve doğru olduğunu kabul ettik.

Böyle düşünmek için bir kanıt da var: Hükümet vaatlerini takvime bağlarken hemen her şeyi seçimin ya öncesine ya da hemen sonrasına gelecek bir tarihle irtibatlıyor. 

Yerli ve milli otomobilin üretim, Karadeniz’de keşfedilen doğalgazın çıkarım tarihleri gibi…

Seriyi tek bozan ‘yeni ekonomi modeli’ oldu.

Yeni model meyvelerini altı ayda verecekmiş…

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘refahı yaygınlaştırma’ amaçlı olduğunu duyurduğu yeni modelin, “Yatırım, istihdam ve ihracat merkezli büyüme” yaratacağını ilan ederken, yararının altı ay sonunda görüleceğini söylemeyi de hiç ihmal etmiyor.

Altı ayın sonunda sıfırlanmış veya sıfıra yaklaşmış faiz sayesinde enflasyon da düşecek ve her kesimi rahatlatmak için arada hükümet tarafından pompalanacak ek gelirlere kavuşan vatandaşlara rahatlama gelecek…

Reklam

İddia bu.

Devlet memurlarının maaşları artacak, emekliler de bundan yararlanacak, birkaç seçim öncesinde sözü verilmiş olduğu halde gerçekleştirilmesi sürekli ertelenen, pek çok meslek grubuna ek gelir sağlayacak ‘3600 ek gösterge’ bu kez hayata geçirilecek ve hatta emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) kitlesi de arzularına erişecekler…

TL’nin yabancı paralar karşısında üç ay içerisinde yüzde 40 kadar değer kaybetmesini, bakkallar ve marketlerde el yakan fiyatlarla hayatın pahalanmasını unutabilirsek erkenden bayram bile yapabiliriz.

Bunlara kim sevinmez, öyle değil mi?

Zaten iddiaya göre Çin de böyle kalkınmış…

Çin bu yolla kalkınmışsa biz de aynı yolu tutar ve hayda hayda kalkınırız.

Tek sorun kronoloji…

Türkiye’nin 20 yıldır iktidarda bulunan kadrolar eliyle ve üç yıldır uygulanmakta olan yeni hükümet sistemi sayesinde girmeyi düşündüğü yeni yol, Çin’de, Mao Zedong’un İkinci Dünya Savaşı sonrasında -1949’da- halk devrimiyle ülke yönetimini ele geçirmesiyle başlayan sürecin sonucudur.

Reklam

Bugün Çin’in ulaştığı noktanın gerisinde, son 30 yılda hayli değişikliğe uğratılmış olsa da, 70 yılı bulan bir süreç var.

O uzun yıllar boyunca Çinlilere geçmiş unutturulup yeni bir yol tutturuldu ve bunu sağlamak için de eskiyi bütünüyle kötülemeleri sonucunu doğuran bir ‘kültür devrimi’ geçirmeleri gerekti. Yeni yol aç kalmayı gerektirdiğinde Çinliler o durumu sineye çektiler.

Unutulan bir ayrıntı da şu: 1,5 milyara yakın nüfusu olan bir ülkedir Çin…

O nüfusun büyük bölümü ‘boğaz tokluğuna’ denilebilecek şartlarda çalışmaktan başka bir tercih yapabilecek durumda değillerdi.

Karınları guruldasa bile seslerini yükseltmeleri imkansızdı.

Bir-iki deneyen oldu ses çıkarmayı, ibret-i âlem için başlarına gelmeyen kalmadı.

Göz kamaştıran yeni kentler ile başta ABD olmak üzere büyük Batı firmalarının markalarına üretim yaparak zenginleşmiş küçük bir kesim ise, kan, ter ve gözyaşı ile geçen uzun yılların sonunda ortaya çıkabilmiştir.

Şanghay’daki gökdelenler ve herbirinin arkasında Çin’de üretildiğine dair bilgi yazan ürünlere bakarak, ülkenin o haline altı ayda geldiğini düşünen varsa yanılır.

Aynı türden bir süreçten geçmeden Çin haline gelinemez.

Bizden önce Çin’i model alarak kalkınacağını sanan ve o yolda adımlar atan başka ülkeler oldu,  Çin de dostluk kurduğu gelişmekte olan ülkelere uzmanlarıyla kendi modelini izlemeleri için tavsiyelerde bulundu; ancak çok geçmeden o ülkeler Çin’de yaşananın kendine özgü olduğunu ve ‘model’ alınarak uygulanamayacağını öğrenmekte gecikmediler.

Çin haline gelebilmek için önce komünist olmak, rakiplerinin ortaya çıkmasına asla müsaade etmeyen Komünist Partisi tarafından kültür değişimine maruz bırakılmak gerekiyor.

Aynı süreçten geçmeden ‘Çin modeli’ ile kalkınma gerçekleşmiyor.

Şaka gibi gelmesin, bu yazdıklarımın doğruluğunu en iyi Çinliler biliyor.

Gerçek bu iken, nasıl oluyor da, “Faizi indirecek, TL’nin değerinin düşmesine aldırmadan ucuzlaşmış işgücümüzün gayretleri ve dışarıdan gelecek sermayenin itmesiyle üretimi artıracak, dolayısıyla ihracat rekorları kırılmasıyla büyümeyi sağlayacağız ve bu sayede topluma refah gelecek” iddiası dillendiriliyor ve refaha kavuşma için yalnızca altı aylık bir süre öngörülebiliyor?

Mümkün mü böyle bir şey?

Hem neden altı ay?

Seçim 2023’ün Haziran ayında yapılmayacak mı?

Yani tamı tamına 1,5 yıl sonra?

Altı ayda ülkeye refah getirme vaadi nereden çıktı?

Bu işte ya bir hesap hatası var, ya da…

Daha ileriye gitmeyeyim ve “Bu işte bir hesap hatası var” demekle yetineyim.

ΩΩΩΩ  

Reklam

33 YORUMLAR

  1. Bu işte bir hesap hatası kesinlikle yok. Başka çıkış yolu kalamadığı için.
    Aslında yapacaklar da sadece küçük bir sorun var o da para yok .
    Biraz BEA, biraz KATAR bu işe ne katar. Evet bu işe katarlar ama bir koyup beş almak şartıyla… Zaten başka da çıkış yolu görünmüyor.
    O kadar vaade para bulmak kolay değil doğru da değil para bulmadan vaad de bulmak, pazardaki ete soğan doğramak gibi bir şey, ama olsun yine de züğürt tesellisi de iyidir.
    Atılan Ok Geri Dönmez.

  2. DÜNDEN KALMIŞ KAPAKÇIK!

    “Ahmet
    5 Aralık 2021 At 21:40
    Maalesef bizde yöneticiler koltuklarına süper yapıştırıcı ile yapısirlar ve asla terketmezler. Yapistiriciyi ya ölüm ayırır ya da bir darbe vb ile kalkarlar.Etik degermis , yerine adam yetiştirmek mis bunlar hak getire.İktidari da muhalefeti de aynı.Mesela 15 kez sırtı yere gelen pehlivan nasıl güreşi bırakmıyor ise Sn başkan da yerine birini yetiştirip emekliye ayrılmıyor.
    Bu coğrafyanın kaderi maalesef.

    Yorumu Cevapla
    H. Gayret
    6 Aralık 2021 At 01:23
    Ahmet bey, ne bu aceleniz, sayın merkel de henüz koltuğunu terketmiş değil, 20yıldır olduğu gibi hala yerinde oturuyor, bi yere gittiği yok yani… Bi 20yıl daha da almanyayı yönetebilir, iktidar yahut muhalif kimsenin itirazı da olmaz, size ne oluyor ki???”

  3. Ekonominin bu halinde bile halk muhalefete güvenmiyor. Zaten millet ittifakının bileşenleri dahi birbirine güvenmiyor.
    Hiçbir ankette CHP’nin oyu bir gıdım artmıyor. Yani AK Parti’den şikâyet edenler blok olarak başka partiye geçmiyor. Millet sokakta ve ekranlarda AK Parti’nin temsilcilerini görmek istiyor.

    AK Parti’nin ekonomi kurmayları bu yeni durumu halka çok iyi anlatmalı. Ekranlara çıkmalı.
    Yapacakları şey çok basit: Önce ekonomide sıkıntı olduğunu kabul etmeli. Yüksek fiyatlar var ama ne zaman düşeceğini de söyleyin. Güven verin. Televizyona çıkıp her konuyu konuşup ekonomiden bahsetmeyince olmaz.
    Merak etmeyin, millet 20 yıldır AK Parti ve Erdoğan’a oy veriyor. Gene verir. Yeter ki çıkıp sorunları ve çözümleri konuşun.

  4. Sayın Koru ,
    Lütfen Çin ile ilğili değerlendirmenizin yanlış olduğunu kabul edin. 70 yıllık bir süreç değil. 1972 de Deng Xiao Ping ile Kissenger ın eşlik ettiği Richard M. Nixon ın 21-28 şubat 1972 de Pekin de el sıkışması ile başladı..1976 da Mao nun ölümü sonrası Deng in bir hapis hayatı da var. Bu durum 90 lara kadar ağır aksak gitti. 2003 de ilk defa Çin e gittiğimde iç bölgelerde İngilizce konuşan firma personeli yoktu. Çat pat derdimi anlatıp yol bulacak kadar Çince öğrendim, daha sonraki 5 sefer gidişimde bayağı işime yaradı. 90 lardan sonra hızlanan yabancı sermaye Çin in büyümesindeki en büyük etmen olmuştur. Ancak Çin S.S.C.B. gibi kapitalistlerini katletmedi. 5000 yıllık bir ticari kültür var.. Çin komunist partisi genel kurulları China Co. nin genel kuruludur. 28 eyalet , 5 otonom bölge ve 3 özerk Belediye nin yöneticileri aynı zamanda kendi bölgelerinde ki devlet şirketlerinin yöneticileridirler ve birbirleri ile rekabet edip birbirlerine zarar vermekte bir beis görmezler. Gölge bankacılık sistemide bunu yakıt tankıdır ve her an patlayabilir. Yakın akrabalar da özel statü de gelir sahipleridir. Adelson , Macau adasındaki kumarhaneleri için 6.5 milyar dolar harcadı .Buranın müşterileri yine bu Çinliler dir. Kar ortakları da daha büyük Çinlilerdir.
    ilk fark ettiğim , tüm taksilerin vw in jetta modeli olmasıydı. Meğer , Almanya bir kamu kurumu olan wolkswagen, audi, grubunun Avrupa da satılmayan modellerini orada üretip satmak için fabrikalar açmış. Bugün 15 milyar Euro nun çok üzerinde yatırımları var sadece bu grubun. BMW marka Çin imalatı araçlarda yollarda geziyor. Forbes 500 de yer alan şirketlerden 400 ün üzerinde firmanın Çin de yatırımı var. Almanya nın 2000 de ihracatı 500 milyar Euro iken bu rakam bugün 1.5 trilyon Euroya yaklaştı. Ve bu Çin de ürettiği mallar sayesinde. Dünya baş döndürücü bir hızla dönmeye başladı. Size daha önce de yazdım. Tekila krizine giden yollarda olduğumuzu..Bazı şeylerin şu-yu vukuundan beterdir. Anlaşılan o ki hükümet önlem almış.
    Sizin pek beğendiniz Ali Babacan döneminde ihracat 160 milyar dolara gelip takılıp kalmıştı. 10 yıldır aynı yerdeydi. Bu yıl % 40 lık büyüme gerçekleşiyor. Evet zayıf TL sebebiyle. Ancak 2001 krizi sonrasında da zayıf TL sebebiyle 20 milyar dolardan 160 milyar dolara çıkmıştık ve TL aşırı değerlenmesine rağmen aşağı gelmemişti. Önce fiyat avantajı ile malınızı pazarlara ulaştırıp beğenilerini kazanırsınız sonra da daha yüksek fiyattan satarsınız. ölçek ekonomisi de buna imkan tanır.
    Çin de ilk gittiğimde ücretler 50 dolar civarında idi. Bugün 500 doların üzerinde. Firma sahipleri yıllık enflasyon üzerinde maaşlara zam yapmak zorunda olduklarını söylüyorlar. Bir tanesi 20 yıl önce 500 m2 bir yer ile işe başladım bugün 60.000 m2 yerde 600 kişi çalıştırıyorum ama artık eskisi gibi para kazanamıyorum. Bu büyümemde banka kredi borçlarımın etkisi oldu..Müşteri bulabilsem satıp kurtulacağım ama herkes benim gibi demişti.
    Orası 1.5 milyarlık bir nüfusa sahip biz se 85 milyonluk bir nüfusa sahibiz. Ama kronolojiyi boşverin bugün ki Çin ile Türkiye yi karşılaştırın..

    • “Anlaşılan o ki hükümet önlem almış.” diyorsunuz da yalnız ne gibi önlemler aldığından bahsetmemişsiniz, İsmail Hakkı Pekin bu önlemlerin neler olduğu hakkında bazı ip uçları verdi Hamza Yardımcıoğlu programında bir kulak verseniz iyi olur Ahmet bey. çünkü bir takım bataklar(batanlar dedi) ve buna bağlı bir takım halk hareketleri ne karşı bir takım tedbirler alınmış olduğunu anlatıyor.

    • çin’de ücretler konusunda 500 dolar rakamı ve enflasyonun üzerinde zam mecburiyeti çin komünist partisinin politikası mı yoksa çinde üretim yaptıran batılı firmaların, “bizimle çalışacaksanız, şartlarımıza uyacaksınız” çalışan lehine iş politikası mı, bana ikincisi gibi geldi de. çünkü batılı firmalar bu politikayı dünyanın her yerinde uyguluyorlar. çinde batılı firmalara üretim yapanlar da bildiğiniz gibi küçücük bir imtiyazlı azınlık. dolayısıyla batıdan gelen her müşteriye de yüksek fiyattan mal satmak için sanki bu çkp’nin genel politikasıymış gibi anlatıyor olabilirler sanki, ne dersiniz.

  5. Helal olsun Dünya Liderimize.
    Kristof Kolomb un yapamadığını yaptı.
    Sürekli Batı ya giderek belki Hindistan ı bulamadı ama, Çin i buldu.

  6. Nasrettin Hoca efendi, ağır kış şartları nedeniyle azalmakta olan yeminden biraz tasarruf edebilmek için eşeğine her gün bir öncekine göre daha az yem vermeye başlamış.
    Hayvancağız bir kaç gün içinde adeta bir deri bir kemik kalmış ,buna rağmen Hoca efendi yem tasarrufu programından vazgeçmemiş !
    Ve nihayet bir gün hayvancağız nalları dikivermiş !
    Hoca efendi bu duruma çok üzülmüş ve hayıflanmış,
    – Tüh be ! hayvancağızı tam açlığa alıştırdık derken öldü , gitti !
    Yatırım, üretim, ihracat derken millet ölüp gidecek vesselam !
    Selamlar ,iyi günler

  7. SEBİL BEY DÜN DE SAYIN YK, YAZARIMIZIN BELAGATİNE LAF ETTİYDİ!
    BELKİ DOĞRUSUNU SİZ YAZARSINIZ:

    “yk
    5 Aralık 2021 At 14:45
    Dogru fikirler, yorumla kafa sisirmeyecegim.

    Sadece, çalakalem yazmak zorunda oldugunuz ve gazete düzeltmeninden de yoksun oldugunuz için arasira görünen hatalara dikkatiniz çekecegim :

    örn. “CHP genel başkan(lığ)ı sıfatına da sahip”

    Yorumu Cevapla
    H. Gayret
    5 Aralık 2021 At 18:20
    Sayın yk “CHP genel başkanlığı sıfatına da sahip Cumhurbaşkanı İsmet İnönü…” ifadesinden rahatsız olmanızın sebebi usta yazarın belagat eksikliği mi yoksa tek parti dönemindeki idarenin tekelci yapısını çekingen bir dille de olsa hatırlatmış olması mı?

    Parti liderlerinin aynı anda cb adayı olmasına karşıyım diyen chp başkanı niye aday olurken genelbaşkanlıktan istifa edip hem de herkese örnek olmuyor?”

  8. YERLİ VE MİLLİ MODEL: ÇİN MODELİ
    Kesinlikle sammimiyim. Kinaye falan yok.
    Yerli ve milli hükümetimiz Uygur’lara yapılan uygulamalara neden ses çıkarmıyor sanıyordunuz.
    Uygurlar üzerindeki deneme başarı ile sonuçlanırsa ki, yüce Allah’a hamdolsun en yüksek muvaffakiyet sağlandı. Tescil edilmiş olmanın rahatlığı ile ithal edebiliriz.
    Yoksa siz Swap falan için olduğunu mu sanıyordunuz ?
    Bünyemize en uygunu bence de bu.
    Bazı komplikasyonlar gösterir ise modele en yakını kesinlikle sorun çıkarmayacak Kızıl Kimer modeli sırada.
    Model dediysek kimse bir bütün anlama gafletine düşmesin.
    Bu sadece “çalışanların tabi olduğu” kısmı.
    Yöneticilerin harcama modeli, tabii ki, Anayasanın değişmez, değiştirmesi teklif dahi edilemez “Arap Şeyhliği Sistemi”

  9. Sayın Koru,
    Çin modeli kalkınma konusunda tespitlerinize katılıyorum. Daha önce bit süre içinde bulunduğum meslek nedeniyle Çin ekonomisinin yıllara dayalı ilerlemesini kısmen de olsa analiz etme şansım olmuştu. Bahsettiğiniz gibi kalkınma oldukça uzun yılara dayanan bir sürece ait. Bunu yanında Çin’de yapılan belli uygulamalar da dikkat çekiyor:
    — Ekonomik kalkınmanın başladığı yıllarda uzun süre tarımsal üretime ve bunun yarattığı istihdama önem verilmiş, tarımsal üretimde topraklar çiftçilere artan yıllar şeklinde kiraya verilmiştir.
    — Kamuya ait üretim işletmelerinde görevlendirilen kamu yöneticilerinin ücretleri işletmenin performans verimliliğine bağlanmıştır
    — Yıllar içinde devlet işletmelerinin kârlarının bir bölümü mutlaka kurumun işletme sermayesine eklenmiş ve özsermayeleri güçlendirilmiş, bir kısmı zorunulu alanlara yatırıma yönlendirilmiş bu sayede devlete ait kuruluşların devlet bütçesinden aldığı kaynak ilerleyen yıllarda azaltılmış ve ileride ülkeye çekilmesi planlanan uluslararası şirketlerle rekabet ortamı hazırlanmıştır.
    — Ve unutmamak gerekir ki Çin bankacılık siteminin
    % 98’i devletçe yönetilmektedir.
    Bu kısa bilgi ışığında bizde hedeflenen 6 aylık sonuç alma söyleminin ne kadar gerçekçi olabileceği ortadadır.

    • Sayın öztekin aktardığınız verilere bakılırsa türkiye kendi ölçeğinde zaten çine yakın bir performans sergiliyor sanki, öyle işi 6ayla sınırlandırmanın alemi yok yani…
      Hatta çok daha iyisini de yapabileceğimiz bir altyapıya da sahibiz, öyle değil mi?

      • Model bizim ülkemiz için 6 ayda uygulanabilir değildir. Tarımsal altyapı hazır değil, devlet kurumlarında “devlet malı deniz” anlayışıla yöbetim sürüyor üstüne bir de bankacılık sisteminin yarıdan fazlası yabancıların elinde. Bu yönetim anlayışıyla böylesi bir ekonomik modelin 6 ayda başarıya ulaşması hayaldir. Çin’de 40 yılın üzerinde bir süreçten söz ediyoruz.

  10. Buna da ṣükür diyelim. Erdoğan hiҫ olmazsa ekonomide sorun oduğunu kabu etti. Erdoğan politik nedenlerle mi uzun süre kriz yok dedi, yoksa gerҫekleri geҫ mi öğrendi?
    Seri kararlar alınabildiği iҫin savunulan Tek Adam rejiminde her iki ihtimal de ülkenin geleceği iҫin tehlikeli…

    • Almancı arkadaş, bizde de yurtdışına asker gönderme tezkerelerinde filan mecliste uzun uzun oydaşmalar oluyor, genellikle de muhalefetimiz ne işimiz var afrikada şurda burda diye itiraz etse de sonuçta ordumuzu terörle mücadele ve uluslararası görevler için ıraka libyaya gönderebiliyoruz…
      Sizde nasıl alınıyor kararlar;
      mesela almanyada yerleşik bulunan binlerce amerikan askerinin görev süresi almanya meclisinde mi oylanıyor yoksa abd senatosunda mı?
      Bu konuda “seri karar verilmeyip” uzun uzadıya tartışılıp öyle karar veriyorlarsa(oybirliğiyle) bu almanya için iyi bir şey midir?

      • H.Gayret arkadaṣ,
        Almanya’da Amerikan askerleri ikinci dünya savaṣından bu yana var. Geҫen yıl 35 bin askerden 10 binini Trump Almanya’dan ҫekti. Galiba Trump‘ ın kendi partiside Almanya’dan asker ҫekilmeini tam desteklemedi. Halen Almanya’da 25 bin Amerikan askeri var. Almanların Amerikan askerleini göndermek gibi bir istekleri yok.

        Almanlar ikinci dünya savaṣında olanlardan ders alarak yurt dıṣına asker göndermek konusunda ҫok istekli değiller. Gönderselerde askerlerin cephede savaṣmasını istemiyorlar. Hatırlarsınız Baṣkan Bush Saddamı devirmek iҫin Irak’ a girmek isteyince Türkiye gibi Almanya’da iṣbirliğini red etmiṣti.

        Yeṣillerde bugün koalisyon sözleṣmesini kabul ettiler ve hükümet ҫarṣamba günü meclisten güvenoyu isteyecek. Böylece Alman Hükümetinde ilk defa Türk kökenli bir bakan olacak. Sevindirici bir durum.

  11. ekonomik iyilesme ak parti icin iyi olmayacak bir sonuc cunku. ekonomik duzeyi yukselen kesimde ak parti oylari daha dusuk olmaktadir. bu duruma gore iktidar degisimi kacinilmaz bi durumdur. onemli olan bu degisimin demokrasi cercevesinde olmasidir…

  12. Çin halkı tarım arazilerinde bol yetişen pirinç sayesinde ölmeyecek kadar karınlarına yemek giriyordu.
    Sazdan ahşaptan kulübelerinde birbirlerine sarılarak uyuyup tek tip elbise ile hayatları geçiyordu.
    Çin modeli deniyorsa pirincin kilo fiyatı almış başını gitmiş un ekmek fiyatlari hakeza.
    Bu iktidarın insanlara ağaç kabuğu ot yeyin demesine ramak kaldı.
    Ot bile gayet lüks oda ithal ediliyor.

  13. MODEL MODEL KALKINMA

    “Çin bu yolla kalkınmışsa biz de aynı yolu tutar ve hayda hayda kalkınırız.” cümlesi çok önemli. Neresi önemli derseniz; burada ki “haydi haydi” kelimelerinin yerine yazılan hayda hayda kelimeleri. Derin manalar içermekte:)) Ciddiliği ile bilinen yazar hayli ileri yaşına rağmen soğukkanlılığı elinden bırakmadan ince laf sokmalar, alaya almalar yapabiliyor. Oysa muhalefet liderlerine bakınız; haşa odun gibi, talaş gibi, tatsız tuzsuz şeyler. Hiçbir söyledikleri zeka parıltısı bile barındırmıyor. Çözüme dair en ufak bir fikirleri olmamasına rağmen iktidar hayalinin cezbesi ile yandaşları-trolleri aman efendimiz yaman efendimiz yağlamaları ile uçurmaktalar buşoncunun yüzünde rabbiyessir gören geleceğin boşbayanı ve çakma gandiyi. 2023 te de bunlar Türkiye yi uçuracaklar. Yazar da bunlara inanıyor. (inanmadığına dair 2 yıldır en ufak bir cümlesi yok)

    Gelelim zurnanın zırladığı yere. Altı ayda ekonomik sonuç alınır mı? Hadi gençler hatırlamaz ama sayın yazar iyi hatırlar. Eskiden muhalefet partilerinin ilk 100 günde yapacaklarımız diye listeleri olurdu. Yani 3 ayda bile sistem değişikliği sonuçları alınmaya başlanabilir. Bu da gayet doğal. Hele günümüzde büyük oranda dijital ve kayıt ortamında gerçekleşen ekonomik faliyetlerin sonuçlarını günlük hatta saatlik bile görebilirsiniz. Örnek: Yazarın talebi gibi faizler artırılsa idi bunun sonucunu 5 dakika içinde görebilirdiniz. Çin modeline geçişin ilk verilerini 6 ayda alırız, merak etmeyin.

    • Aslında ‘haydi haydi’ diye bir kullanım yok olsa olsa ‘hayli hayli’ olur ki bu anlam olarak fazlasıyla, misliyle gibi bir anlam kuvvetlendirmesi sağlar. Fakat 50 senelik yazın hayatı olan ve tahminim beyni burada ki yorumcuların tamamından çok daha çevik çalak olan yazarımızda kusur aramak abesle iştigaldir. Bu kadar kusur kadı kızında bile olur der geçersiniz. Çünkü 5 satır yorumunuz içinde asgari 5 imla hatası yapıyorsunuz, fikri sıhhatini kayda değer bile görmüyorum . Vesselam.

      • Herkes anladı sen anlamamışsın, burada sayın yazarın imla hatası yaptığını savunmuyorum, bilakis yazar hayde hayde diyerek hükümetle geçmiş, zekice diyorum. Benim yaptığım imla hatalarından ben de muzdaribim ama irticalen bir seferde ve on parmak yazınca böyle oluyor, sonra ben de üzülüyorum ama hayırlısı. Fikri sıhhatim keşke söylediğiniz gibi olsa idi. Metalin %20 oy aldığını, ekremin ibb başkanı olduğunu görünce ah benimde hiçbir fikrim olmayaydı diyorum..

    • Bak hd. kardeşim ; sana bir kardeş tavsiyesinde bulunayım : Kötü söz veya hakaret , zannedildiği gibi muhatabını değil aslında sahibini küçük düşürür , seviyesini ortaya koyar !
      Bu arada Peygamberimizin ; bir heyete dini açıklamalar yaparken araya girip sözünü kesen âmâ Abdullah Bin Ümmi Mektum’a ‘ kenarda oturup konuşmasının bitmesini beklemesini ‘ söylediği için Allahü Teala tarafından nasıl azarlandığını da hatırlatmak isterim !
      Elhak bunlar sana yeter !

    • Çin ile ilgili yazılmış en son araştırma raporlarından biri Çin’in bütün kalkınmışlığına rağmen halkın yüzde 70’i sefalet içinde yaşadığını söylüyor. Asgari ücret standardı yok, yüzde 70’lik dilim asgari ücretin çok altında ücretle sefalet içinde yaşıyorlar. Bu bölgelerde iş yapan Türklerden de aylık 80-100 dolara işçi çalıştırdığını söyleyenler var.

      Hadi 150 dolara Türkiye’de çalıştıracak bırak yerli vatandaşı kaçak işçi bulun da biz de görelim bakalım nasıl yapıyorsunuz. Suriyelileri Afgan vatandaşlarını yahut da Afrika ülkelerinden gelen insanları 150 dolara çalıştırın bakalım.

      Çin’den haberin yok, gelip burada Çin modelini savunuyorsun.

      Çin gelir farkı uçurumunu azaltmak için yeni arayış içinde, ama bulabildiği elle tutulur bir bir şey yok. En son bu amaçla dinin çinleştirilmesi politikasını açıkladılar. Daha önce Çin kominist partisinin öğretilerine uygun kuran bastılar tüm Çin müslümanlarına o kuranı okutuyorlar.

      Çin modelinde maoist öğretilere uygun yazılmış kurana uyma zorunluluğu da var.

      HD takılıyorsun ama bozuk plak gibi çıkıyor sesin;))

    • Şu meşhur CB siteminin yüz günlük eylem planından bahsediyorsun herhalde, hatlar karıştı demek ki…
      Altı ay beklemeye gerek varmı, herhalde az çok herkes hissetti alım gücünün nasıl azaldığını, fakirlestiğini…
      Çin modeli tutar mı, aklı başında olan biri masallara inanmaz, hele anlatan hiç inanmaz, çünkü en iyi o bilir her şeyin yalan olduğunu ve sadece uyutmak için anlattığını..

  14. Görünen köy kılavuz istemez. Hazineyi boşaltıp bir seçim daha almaya yeltenecekler. Ama Abbas yolcu. Durmaz artık bu iktidar. Tepe taklak gidecek. Herşeyi ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Ülkenin çivisini çıkardılar. Direk istifa etsinler, Londra’nın yolunu tutsunlar. Artık bir şansları yok. MHP bırakmaz yakalarını. İlla bir seçim daha alsınlar diye. Mafyalarını da piyasaya sürerler. Hepsi hazır. Buldular böyle kerizi, bütün yüklerini tuttular hiç bir koalisyon sorumluluğu almadan. Ama öyle yağma yok. İlk seçimde onlar da şutlanacak. Hadi bakalım yavaş yavaş vınlayın.

    • hazineyi boşaltıp derken, bari yorum yazdığınız yazarı okuyun, daha dün tekrar açıkladı. Hazine rezervleri eksi 46 milyar dolarda. Şutlama mutlama niye ki 19 seçim kazandılar onlar size böyle mi yaptı:))))))))))))

      • Hazine rezervleri 128 milyar dolar diyordu iktidar geçen hafta. Borç morç artık. O paralar da harcanacak, borcu ödemek de bize kalacak görünüyor. Şutlama derken, iktidardan indirmeyi kasdediyoruz elbette. Demokrasinin gereği olarak. Başarısızlığın hiç bir mazereti yok. 19 seçim kazandıydım da, çıkmaz çarşambaya düzeltirdim de ile olmuyor. İş bilmezler şutlanıyor.

  15. EYT denen vaka aslında ülkenin neden böyle bir yere gitmediğinin asıl göstergesi bana göre. Genç yaşta emeklilik hakkını elde ettiğini iddia eden bir kitle var. Bunlar sosyal güvenlik sistemine göre yeterince çalışmışlar. 20-25 yıl gibi. Ama yaşları çok genç olduğu için aynı sistem size maaş bağlayamam diyor. Fakat bu kitle emekli olacağız bize maaş bağlayın diye diretiyor. Bunun kazanılmış hak olduğunu da söylüyorlar. Belki de öyle. Ancak ortada genç genç insanların biz emekli olmayı hakettik diye gösteri yapması vs bana utanç verici görünüyor.

    Batıda insanları görüyorsunuz marketlerde 70-80 demeden çalışıyorlar. Emeklilik hiç birinde kolay değil. Bu ülkeler kişi başı gelirleri bizim 10 katımız falan ülkeler. İnsan bunları görünce niye onlar ileri neden biz geriyiz daha iyi anlıyor. İş var mı falan demeyin. İş yaratsınlar o zaman. Benim cebimden emekli olmaya izin yok.

    • Ender bey, bu sizin izin verip vermeyeceğiniz bir durum değil. Size x bir tarihte çalışmaya başladığınızda y bir tarihte emekli olacağınız söyleniyor. Yasa bu. Ama y tarih gelince sen emekli olamazsın deniyor. Emeklilik hakkını kazanmış kişiler de bizim hakkımızı verin diyor. (Bakınız kazanmış diyorum. Yasalar her şeyden üstün kurallardır.) Eğer siz vatandaş Ender olarak, yok kardeşim benim cebimden emekli olamazlar, diyorsanız bu sizin sözünüzle olacak bir şey değil. Ben de genç yaşta emekli olunmasının devlete ne gibi külfetler doğuracağını biliyorum tabii ki. 40 yaşındayım. SGK kaydımda 60 yaş gösteriyor. 59’umda çıkıp da kardeşim emekliliğimi istiyorum diyemem. Hakkım değil çünkü. 60’a gelince de hayır kardeşim beni emekli edemezsiniz de diyemem. Eğer hak 30’u gerektiriyorsa kimse bunun üzerine laf söyleyemez. Yine eğer 70’i gösteriyorsa ona da bir şey söyleyemez. Yasalara karşı çıkmak hak yemektir. Bu hakka sözle de olsa girmeyin derim.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız