Destekçilerini tezlerimizin destekçisi haline getirmenin yollarını bulmalıyız

20
Türk askerleri Hakkari'de dağlarda.. (Fotoğraf, 28 Ocak tarihli Guardian gazetesinden)
Reklam

Yazı hayatında 50 yılı geride bırakınca her karşılaşılan yeni olay daha önce yaşanmış hissiyle beraber geliyor. Hoş bir his değil bu. ‘Tükenmişlik sendromu’ deniliyor ya, insan üzerinde öyle bir etki bırakıyor. Bizde “Bu filmi daha önce görmüştük” denilen ruh hali, Fransızca’dan uluslararası kullanıma giren ‘Déjà vu’ kalıbıyla da karşılanıyor.

Gara mevkiinde yaşanan PKK tarafından altı yıla yaklaşan süreyle rehin tutulmuş 13 insanımızın katledilerek şehit edilmesi bir çoklarınıza ilk kez yaşanan bir olay gibi gelebilir. Oysa PKK terör örgütünün asker ve polisleri rehin alma olayı daha önceleri de yaşanmıştı [O rehineler kurtarılabilmişti.]. Gara olayından sonra sağdan-soldan verilen tepkiler de öyle; sözgelimi PKK’nın her kanlı saldırısı sonrasında parti kapatma konusu mutlaka gündeme gelmişti.

İşin bana en ilginç gelen yönü, konuyu gazeteci olarak izleyenlerde unutulmaz izler bırakan geçmişteki olayların, zamanında onları bizzat yaşayan siyasiler tarafından sanki ilk kez oluyormuş gibi günümüzde karşılanmasıdır.

Hep aynı tepkileri veren siyasileri bu sebeple anlamakta zorlanıyorum.

Siyasilerin yüzleri değişiyor, ancak yeniler de geçmişte onların şimdi işgal ettikleri koltuklarda oturanlar ne tepki vermişler, nasıl davranmışlarsa benzer tepkileri verip aynen eskiler gibi davranıyorlar.

Kusura bakılmazsa ben bugün daha önce yazdıklarımın bir benzerini yine yeni yeniden tekrarlamayacağım. 

Ya ne yapacağım?

Siyasi tarihimize ‘Çukurca saldırısı’ olarak geçen PKK eylemleri sonrasında patlak veren tartışmalara katkı olmak üzere yaklaşık 10 yıl önce kaleme aldığım eski bir yazımı –araya [içinde] bazı küçük notlar ekleyerek– sizlerle paylaşacağım. 

Reklam

PKK, 19 Ekim 2011’de Hakkari’nin Çukurca ilçesine 200 militanıyla bir gece baskını düzenlemiş ve toplam 24 askeri şehit etmişti. 18 asker de o eylemler sırasında yaralandı. 

Saldırının ardından başlayan tartışmalar uzun sürdü. Bir ay sonra bile tartışmalar devam ediyordu. Ben de 21 Kasım 2011 tarihinde şimdi sizinle paylaşacağım “İrlanda’da 28 kişi ölmüştü” başlıklı yazımı yayımlamıştım.

Bakın bakalım, bugünkü tartışmalara 10 yıl önceki bu yazım bir katkı sayılır mı?

…….

İrlanda’da 29 kişi ölmüştü

İngiliz Hükümeti “IRA ile anlaşıyoruz, terörün bitmesine az kaldı” umuduna kapılmışken, 15 Ağustos 1998 günü, öğleden sonra üçü on geçe, Omagh kasabasının en merkezi yerinde, 100-150 kg olduğu tahmin edilen bir bomba patlamıştı… 29 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi de yaralandı…

Eylemi IRA’nın anlaşmaya yanaşmasını benimsemeyen ve kendilerini ‘Gerçek IRA’ diye adlandıran bir grup gerçekleştirmişti. Yeni bir stratejiyle: Örgüt televizyona eylemini önceden bildirmiş, ama yerini şaşırtarak; polis hedef diye gösterilen yerden insanları çıkarıp bombanın olduğu yere sevk etmiş…

Jonathan Powell, kitabında (‘Making Peace in Northern Ireland’, s. 138-141), eylem için “Korkunçtu” diyor.

Reklam

İktidardaki İşçi Partisi’nin lideri Başbakan Tony Blair’in en yakınıydı Powell ve onun adına ‘barış’ süreci içerisinde yer almaktaydı: 

“Barış süreci çatırdamıştı, ama kimse bu olayı barıştan vazgeçme sebebi görmedi. Tersine, bir daha böylesi bir vahşet yaşanmasın diye gayretlerimizi artırma vesilesi oldu. Tony (Blair) bu bombanın eski günlere dönüş olarak görülmemesini, siyasi çözüm sürecinin hâlâ ilerleyebileceğini Başbakanlık’taki yardımcılarına not olarak geçti.”

“Omagh eylemi halkın direniş gücünü test etmeye yaradı” da diyor… Eğer Kuzey İrlanda halkı sinirine hâkim olamasaymış, süreç orada bitermiş…

Serinkanlılık işe yaramış… Blair’in ne pahasına olursa olsun sürecin devam edeceği tavrı Kuzey İrlanda partilerini de etkilemiş ve hepsi aynı yolda görüş açıklamışlar… Hükümet örgütün bu vahşi eylemini sürecin kalıcı hale dönüşmesi için kullanmış…

[Bugün de bizdeki bütün siyasi partiler Gara’daki vahşi katliamı kınamakta.]

Terör örgütüne uzak olmayan Sinn Fein adlı partinin liderleri ‘savunulamaz’ saydıkları eylemi kınamış, şaşırdıklarını ve iğrendiklerini söylemişler… Blair savaşın bittiğini ilân etmelerini de istemiş Sinn Fein liderlerinden…

[Bugün de bizde HDP Gara eylemini savunulamaz bir terör eylemi olarak ilan etti.]

Bir önemli ayrıntı da şu: Başbakan Blair güvenlik konusunu âcil gündemine almış. Ne pahasına olursa olsun teröristlerin hakkından gelineceğine halkın inanmasını sağlamaya çalışmış…

Kuzey İrlanda kökenli IRA terör örgütünün 30 küsur yıl sürmüş kanlı eylemlerine son vermek için yürütülen gayretleri anlattığı kitabında, Powell, Omagh’da çarşının ortasında patlayan ve 29 kişinin canını alan bombanın çözüm sürecini sakatlayamadığını anlatırken Çukurca sonrasında bizde neler yapılması gerektiğine de işaret etmiş oluyor.

Serinkanlılık elden bırakılmayacak, halka güven aşılanırken terör örgütü yalnızlaştırılacak, demokratik açılıma devam edilecek… Bunun tersini yapmanın başa neler getireceğini bilmiyoruz, ancak siyasilerin sergilediği sağduyulu tavrın İngiltere’de işe yaradığını görüyoruz.

[Bugün bizde Omagh eylemi sonrasında İngiltere’de verilen tepkilerin benzerine maalesef rastlanmıyor.

Eylemin üzerinden sadece 15 gün geçmiş iken ABD Başkanı Bill Clinton bölgeye gelmiş; Clinton-Blair ikilisi halkın karşısına çıkıp terörün neden bitmesi gerektiğini anlatmışlar. İrlanda’dan çok İrlandalı’nın yaşadığı ABD’nin liderinin çıkışı, o günlere kadar Amerika’daki İrlandalılar’dan gördüğü para ve silâh yardımının örgüt için artık bittiğinin ilânı biçiminde de algılanmış olmalı.

[Keşke Gara terör eylemini, bölgedeki ülkelerin liderlerini bir araya getirerek -hatta Joe Biden’i, Angela Merkel’i, Emmanuel Macron’u, Boris Johnson’u, Kiriakos Miçotakis’i de davet ederek- her yerdeki terörü kınama vesilesi haline getirebilsek.]

Hiçbir ülkenin deneyimi bir başka ülke için birebir örnek olamaz elbette; ancak yine de IRA etrafında yaşananlardan dersler çıkarmayı bilmek lâzım…  

…..

Eski yazımı 10 yıl önce yaptığım tavsiye ve teklifleri hatırlatmak amacıyla tekrarladım.

En iyisi, kendimi daha fazla tekrar etmeyeyim.

ΩΩΩΩ

Reklam

20 YORUMLAR

  1. ….
    Bir gün gaza gelmişse o etnik nefsi,
    Kanla şarj-deşarj olur intikam hissi,
    Alev alev yanarak etrafı yakar,
    Oysa, nefs kontrolü İslam’da en kutsi…


  2. Sensin benim iki gözüm, mihenk taşım,
    Ey eşref-i mahlukat! aziz arkadaşım!
    En temel kul hakkıdır kardeşçe yaşam,
    “Kul hakkı”na girenle belada başım!…


    • İlahi o günü hatırla! mahşerdeki..
      Paylaşamadığımız bu dünya ne ki,
      Şehid’in tanıştığı sonsuz alemde…
      Bu milli kabus, bu etnik rüya, ne ki?!

  3. pkk tarafından katledilen 13 kişiden biri Mardin’li Vedat Kaya’nın babası Şehmus Kaya, terör örgütüne tepkisini dile getirerek, “9 çocuğum var, biri gitti. Allah rahmet eylesin. Gerekirse 8’ini daha bu vatana feda edeceğim. Kanımın son damlasına kadar onlarla mücadele edeceğim.” diye konuştu. “Kürt biziz, onlar Kürt falan değil. Onlar alçaktır.” diyen Kaya, torununa şehit oğlunun adını verdiğini aktardı. https://www.ocakmedya.com/sehit-polis-vedat-kayanin-babasi-konustu-onlar-alcaktir/

    ….
    “Hay Allah razı olsun” dedirtebilen,
    Birlik beraberlik geliyor içimizden,
    Birlikte haşrolacağız o mahşerde,
    Aynı asil duygularla kalbimizden…

  4. Uzun sözün kısası! PKK dan daha güçlü bir örgüt kurulmadan PKK yi bitirmezler.
    1979 1980 PKK nın filizlendiği Darbeden sonra, 1984 te ilk meyveleri’ni! “KURBANLARI” haklarını savundukları Kürtleri Şehit ederek başladılar. Lahana turşu misalı.TIPKI son kurbanları gibi. 13 şehidin kaçtanesi KÜRT?

    Her ne kadar sağ sol ile başarılı olsalarda millet onların oyunlarını anlamaya başlayınca darbe ile bir gecede bitirdiler.
    Şimdi PKK dan daha kuvvetli bir katil makinesi inşa etmeden bunlar PKK yi bitirmeeezleeer.
    Kanada PKK yi terörist olarak kabul etmiyor.
    Ordaki pkk derneklerini İran destekliyor.
    ne ABD nede AB! Kanadadakı Türkiyeli pkklilar o derneğin amacını görünce birdaha oraya adım atmiyorlar. Benim şahit olduğum o çocuklar
    Süleymancilar’ın camı yapmaları için adeta seferber oldular ve şu anda namazli niyazlı insanlar.

    ABD de yaşayan İrlandalıların sayısı İrlandada yaşayanlardan daha fazla. Burada her millet kurdukları dernekler vasıtası ile kendi kültürünü yaşatiyor.
    ABD toplu halde yaşamaları için bunlara ve bunlar gibilerine maddi yardım dahi yapiyor. Peki bunu neden yapiyor? Öenek 1 miliyon insanı ikna edemezsınız faka dernek idarecilerini ikna edebilirsiniz.
    Çünkü, Yasalar onların içişlerine ve konuşmalarına mudahale edilmesine izin vermiyor.
    Hakıkatten her konuda ABD nin Dsinden dahi anlamayan burada ahkam kesmesi Tûrk insanın ne kadar cahilleştığını gösteriyor.

    Not: Irladalilar Katolikleri sevmezler. Kendileri Trump ve partisini tutarlar. Meclis darbesinde irlanda kõkenlilerden epeyce vardı onlari kıyafetlerinden tanidim.
    Ha irlandalilar kõtü insanlarmi hayır.
    Geçmişte onlara yapılan zülümler (tıpkı US zencileri gibi) nedeni ile, Trump gibi yalancılara inaniyorlar.
    .

  5. Ben bu konuya ; iki gün önceki uzun yorumumda daha ziyade tarihi seyrine değinmiş,PKK
    terörüyle yapılan silahlı mücadelenin yanında sorunun temel nedenlerini içerecek şekilde gerçekçi ve samimi bir çözümün sağlanamadığını anlatmaya çalışmıştım .Bu terörün başladığı 1984 den bu yana meydana gelen insan zayiatıyla ve maddi zararla ilgili bilgiler arz etmiştim.Ayrıca 1992 de rahmetli Özal ile Eşref Bitlis’in çözüm girişiminin , Özal’ın ölümüyle akim kaldığını , 2013 ila 2015 arasındaki meşhur ‘çözüm sürecinin ‘ , hem içinin doldurulmamasından ve hem de siyasete alet edilmesinden , hem de terör örgütünün gerçeği göremeyip fırsatçılığa teşebbüsünden dolayı sonuçsuz kaldığını belirtmiştim .
    Devletimiz çok şükür güçlüdür ,kuvvetlidir , kudretlidir ve bu böyle devam ettiği sürece de hiç kimse bileğimizi bükemez ! Bu nedenle devletimizin ; devekuşu gibi başını kuma gömmeden , gerçekçi ve samimi bir şekilde davranarak , kendine olan büyük özgüveniyle , bu bitmek tükenmek bilmeyen sorunu , bütün sebepleri ve faktörleriyle ele alıp masaya yatırması ve bir yandan silahlı mücadele devam ederken bir yandan da barışçı bir
    yaklaşımla MUTLAKA VE MUTLAKA ÇÖZMESİ GEREKİR !
    ABD de , hemen hemen herbiri farklı etnik yapıya , farklı dil ve kültüre , farklı gelenek /göreneğe sahip 50 eyalet ile Avrupa’da 28 farklı ülke; sulh sukûn içinde , barış ve mutluluk içerisinde , müreffeh bir hayat yaşarken biz neyi ve niçin paylaşamıyoruz Allah aşkına !
    Etnik farklılıklar , farklı dil ve kültürler gerçekten birer insanlık ve çağdaşlık güzellikleri, zenginlikleri iken bizde neden bir kin , bir husumet ve adeta kan davası sebebi olmaktadır !
    Biz de el birliği yapalım , güç birliği yapalım , birlik beraberlik içinde olalım , daha müreffeh , daha huzurlu olalım ; bu ülke bu memleket herkese yeter de artar bile !
    Sağduyunun , aklın , mantığın galip gelmesi dileklerimle herkese selamlar saygılar sunarım

  6. IRA yı ABD dahil bütün empetyaller destekliyor mu
    Ira nın etrafında Irak Suriye gibi otoritesini kaybetmiş ülkeler var mı en önemlisi Ortadoğu ülkesi mi

    İngiltere de her 10 yılda bir ABD darbesi oluyor mu bu darbeye dünden razı satılmışlar var mı

    IRA yı hatırlayacağınıza İspanya yı hatırlayın
    Niye bu teröristlerin partisini kapatıp tümünü içeri atmıyorsunuz demek lazım

    Duyar gibiyim kapatmak çözmüyor diyorsunuz
    Kapatmazsan ne olduğunu Hendek ye gördük
    Demek ki geriletiyor kapatmazsan daha da azıyor ve bağımsızlık ilan ediyorlar

    Bu mantıkla hırsızlara sa ceza vermeyelim hırsızlık bitmiyor içeri atmakta

    Ama İspanya ve AB kapatmayı kendilerine olunca bir güzel haklı görüyor hemde ölfürmek yok sadece kınamamak

    Cambazlarda Sultanbeyli de oturup etilerden örnek veriyor onu da çarpıtarak
    İsosnya yı es geçiyor

  7. hdp kapatılır mı?
    bence kapatılmaz.
    hdp mevcut iktidar ve ortağına muhalif doğal olarak. çünkü ittifaklarında değil. bu onu doğal muhalif yapıyor. diğer partiler de doğal olarak muhalif. çünkü onlar da cumhur ittifakında değil. bu durum cumhur ittifakında yer almayan hdp ve yine cumhur ittifakında yer almayan diğer partileri doğal olarak bir blokta tutuyor. işin vazgeçilmez yanı mecburen bir yakpare blok oluşturmalarında yatıyor.
    pkk çok kanlı dinsiz milletsiz bir terör örgütüdür, hdp ise onunla organik bağı olan ne yazık ki aralarına bir mesafe koyamayan, terörü bir baskı aracı olarak gören bana kalırsa meclisimizde asla yeri olmayan bir partidir. içlerinde pkk ile terör ile olmaktan rahatsız olanlar var deniliyor, ben öyleyse diyorum orada ne işleri var? siyaset yapılacak yer mi yok? kürtleri temsil edecek başka partiler kurulmalı.
    şimdi akp hdp yi kapatmaz çünkü bu parti üzerinden doğal olarak yekpare bir blok oluştuğundan yani, bütün muhalefeti terörize edebiliyor. hdp üzerinden herkesi terörist, hain, ajan, fetö destekçisi olarak etiketleyebiliyor. bana kalırsa bu teröre verilmiş en büyük hizmettir.
    hdp nin kapatılması başta chp bütün muhalefet partilerinin işine yarar. çünkü doğal blokun dışında kalmış olur.
    bu da kapatılmayacağına bir başka sebeptir.
    hdp ne zaman kapatılır?
    seçimler öncesi yapılacak olan bazı değişikliklere bakmak lazım. eğer akp lehine bir matematiksel çıkar olursa o zaman seçim öncesi kapatılabilir.
    bu durum tam anlaşılırsa emperyal güçler için bir aparat olan pkk dan kurtulmanın hayal olduğu da anlaşılır zannedersem. bu örgütün arkasında emperyal güçler durdukça ve herkes için zaman zaman kullanılabilir oldukça pkk doğal sebeplerle bitmez, sunduğu hizmet nedeniyle de bitirilmez. çok acıdır ki bu coğrafya başta tarihine ve dinine olan cehaletiyle, adaletsiz gelir dağılımıyla, sosyolojisiyle, eğitimsizliğiyle nedeni ideolojik olmayan, bir amacı ve felsefesi olmayan sadece kan döken bir terör üretebiliyor, IRA dan farklı olan yer burası. çıkış sebebi ideolojik olsa bile pkk bugün bir hizmet örgütüdür. kurulacak pkk devleti israilin bir aparatı olacak en uygun zamanda da ilhak edilecektir.
    yurtdışı ayağı başka bir yorum konusu olsun.
    diyeceğim, terör yakın gelecekte de kanımızı dökmeye, ekonomimizi sarsmaya ama en önemlisi kardeşliğimizi tehdit etmeye devam edecek görünüyor maalesef.

    • ahmet bey 16 Şubat 2021 At 22:13 yazdığınız yorumda
      ” İnsanların olur olmaz yanlış bilgiler ve yorumlar ile sürekli ülkeyi ve yönetenleri hedef alması insanı rahatsız ediyor. ”
      diyorsunuz.
      bunun benim yorumlarımla ilgisi nedir?
      yanlış bilgi ya da yorum bana ya da kime aitse gider yanlışı anlatır, doğruyu gösterirsiniz. hiç ilgisiz bir yoruma hdp ye tepki göster yazmanıza ben bir neden sonuç ilişkisi kuramadım doğrusu.
      ben bütün yorumlarımda devletin resmi rakamlarını kullanmaya çalışıyorum, rakam vermeden eleştiri yapmıyorum, en çok yolsuzluklar üzerinde duruyorum, rakamlar veriyorum, herşeye rağmen yalanım yanlışım varsa düzeltirsiniz, yolsuzluklar sizi rahatsız etmeyip bunların dile getirilmesi mi rahatsız ediyor?
      burası bir gezi ya da yemek bloğu değil, insanların iktidarı iyi ya da kötü olarak eleştirdikleri bir platform, ne okumayı umuyorsunuz ki?atv izleyin,
      orda herşey güllük gülistanlık, dış güçler ve muhalefet sorun sadece…

      ” ülke ve toplum varlık mucadelesi veriyor ”
      diyorsunuz, ama insanları terörle ilişkilendirmekle buna hizmet edemeyiz, farklı görüş ve anlamalara saygı duymak, yanlışlara hep birlikte karşı çıkmak zorundayız.

      “Demirtaş için koparılan fırtına masumlar katledilirken neden koparılmıyor. Tepkim bu isyanım bu.” diyorsunuz
      demirtaşlar kimsenin umurunda değildir, sadece yargılayamadığınızı yüzünüze çarpmak için bir isimdir.
      öte yandan ben de soruyorum bu masumlar 6 yıl neden kurtarılmamışlar diye?
      ben de soruyorum madem bu kadar adilsiniz, adaletle cevaplayın
      kaçırılan 13 kişiden biri iktidardaki siyasilerden birinin evladı olsaydı 6 yıl örgütün elinde kalır mıydı? ya da zengin bir müteahhidin evladı olsaydı? yıllarca eziyet görmesine izin verilir miydi?
      verilirdi diyorsanız sorun yok, verilmezdi diyorsanız demek ki batıdan önce kendi çifte standartlarımıza bakmamız gerekecek değil mi?
      bodrum karanlık yüzüğü avluda arıyoruz değil mi?
      ben bu konuda gereken her şeyin yapıldığına bir vatandaş olarak ikna olmadım, bu insanların neden kaderlerine teslim edildiğini anlamadım henüz. umarım hepimizi bütün kamu vicdanını tatmin edecek bir yanıt vardır.

      “Birçoğumuza göre büyük yanlışlar var kabul fakat bunun hesabı olur olmaz iftiralarla değil sandıkta görülme li” diyorsunuz,
      sandık bir yol elbette,
      lakin,
      bu ülkede yazılı ve sözlü medyanın % 70 i iktidar için çalışıyor,
      imamlar da öyle,
      iktidarı eleştirenlerin hain olarak etiketlenip adli işlem yapıldığı bir ülkede yaşıyoruz,
      rakamlarla oynanan,
      rakamların gerçeği yansıtmadığı bir ülkede,
      seçim öncesi devletin tüm imkanlarının iktidar için seferber olduğu bir ülkede…
      sandık bir ölçü yine de,
      hdp ye bile 6 milyon oy veriliyor öyle değil mi?

  8. Yaklaşık otuz yıldır takip ediyorum sizi Fehmi bey!
    Maksadınızı anladığımı zannediyorum. Fakat şunu söylemek zorundayım. Terörü bitirmede İngiltere ile Türkiye’yi kıyaslamamak gerekir. Sizin de söylediğiniz gibi Amerika’nın da desteğiyle terörü bitiriyor İngiltere. Bizde ise terörün arkasında olmayan ülke yok gibi. Amerikası, Avrupası, Rusyası, Ortadoğusu, İsraili, Yunanistanı vb. Say say bitmiyor.

    • Bir zamanlar o ülkelerin hepsi bu aynı iktidarı destekliyorlardı. Hatta Başbakan olmadan bütün başkentleri turlamıştı aynı kişi. Acaba onlar mı değişti, bizimkisi mi değişti? Bunu sorun bence önce. Yapılan yanlışlarla herkesi düşman etti. Ne ekiyorsanız onu biçiyorsunuz. Şimdi çok sıkı fıkı olduğu Rusya’dan ve Çin’den medet umuyor artık. Dünyanın en totaliter ve antidemokratik ülkelerini dost edindiniz. Bir laf vardır. Bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye. Yazık, gelişi şatafatlıydı, gidişi çok yazık etti denecek bir gidiş. Maalesef ülkeyi de büyük bir çıkmaza sokarak gidiyor.

      Böyle olacağını bilmek gerekiyordu. Hiç bir demokratik ülke idaresini bir kişiye 20 yıl emanet etmiyor. Bu eşyanın doğasına aykırı. Millet biraz akıllı olsaydı bu yanlışı ona yaptırmazdı. Dur demeyi bilirdi. Şimdi çekeceğiz hep beraber. Yoksullaşarak, dip yaparak, adaletsizliğe mahkum olarak. Çıkmayı becerecek miyiz bu dipten, işte o belli değil.

  9. Sayın Koru ,

    İrlanda nın cografi ve sosyolojik yapısı ortadoğudan çok farklı. AB nin en fazla para akıttığı ve dünya devlerinin yatırım yaptıgı bir bölge oldu. Apple AB ye satacağı Iphone ların üretimini orada yapıyor. AB Apple milyar dolarlık ceza kestiydi ABD karbonmonoksit emisyonu konusunda Alman devlerine ceza kestikten sonra. Maalesef para sözkonusu olunca akıllı çözümler sonuca ulaşamıyor.
    House of Cards ın 6. sezonunda ABD başkanı Ortadoğu her zaman bir baş ağrısı olmuştur der. İrlanda da petrol yok.
    Mehmet amca yakınır etrafındakilere. Bizim inek ahırın yolunu bulacak da ah şu köyün yaramazları olmasa diye . Osmanlı tarihinde isyanlar incelenirse hep birileri ortaya çıkar ve yanına yandaşlar bulur. Ölüme beraber giderler.
    https://www.kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=6&ayet=129
    Enam 129 kimilerini kimilerine musallat ederiz buyurur. İmtihan dünyası.
    Herkes yapacağını yapar ve amellerinin karşılığını görecektir.

  10. Geçenlerde Kazım Güleçyüz 2000 yada 2001 yılındaki yani AKP öncesi yazılarını yayınlıyordu.
    Yazar bildirmese bazı tarih ve isimleri silse bugün yazılmış sanırsın.
    Yani tarih neredeyse aynen tekrar ediyor.
    Aynı ekonomik sosyal ve özellikle siyasi sıkışmışlık hali.
    İktidar sorun çözmek bir yana sorunların kaynağı haline gelmiş.
    Muhalefet “armut piş, ağzıma düş” modunda.
    Armudun bir tarafı çürümüş, diğer tarafı da Güneş yanığı.

    • Evet, Ecevit zamanında önceden biriken sorunlar öyleydi.
      Yalnız Ecevit dürüst vatan sever biriydi.
      Ecevit işler yoluna girmesi için irade gösterdi.
      Ecevit, Kemal Devrişi çağırdı proğram yaptılar ve başarılı oldular.

      Ecevitin Ekonomiyi düzeltdi, AKP hükümetide hazıra kondular.
      AKP Hükümetinin ilk yılları güzeldi dedikleri, Ecevitin başarısıdır.
      Ecevit malesef başarısının meyvelerini yiyemedi,

      Malesef Ecevit Önceki hükümetlerin biriktirdikleri sorunların ceremesini çekti.

      • Ecevit dönemi ile 3 temel fark var:
        1- Ecevit döneminde satılmış birşey yoktu, şimdi satılacak yok;
        2- Ecevit dönemindeki borç miktarı ile şimdiki kıyas dahi kabul edilemez.
        3- Ecevit döneminde kriz kabul edildi, derhal Kemal Derviş getirildi. Enflasyonun nedeni faiz gibi hurafelerle yıllar ve kaynaklar heba edilmedi. Yani iktisat biliminin gerekleri yerine getirildi. Yani büyücüye değil doktora gidildi. Şimdiyi krize girdiğimiz kabul edilmiyor ancak V tipi çıkış masalları anlatılıyor.
        İşsizlik o dönem doğru çarpıtılmamış rakam%6,5. Şimdikini Allah biliyor.
        Aynen söylediğiniz gibi, acı reçeteyi merhum Ecevit içirdi. Parsayı bunlar topladı.

  11. Bugün’kü yazı bana Rahmetlı Mühsin Yazıcıoğlu’nu hatırlattı.

    Şu an tarih ve yer olarak tam hatırlayamadığım için yazmiyorum.
    Fakat büyük bir ihtimalle 2008 yılında şemdinlı olabilir.
    Kalabalık PKK’lı bir gürüp gece birliğe havan topları ile saldırıyor, komutan yardım istemek için ne asker nede sivil hiç bir yetkiliye ulaşamiyor! Çaresiz kalınca o zaman almanyada bulunan rahmetli Yazıcıoğlunu arayarak yardım istiyor.
    Yazicıoğlu zamanın başbakanıde dahil kimi ariyorsa ulaşamiyor.
    son çare olark Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gülü ariyor ve durumu ona anlatınca C Başkanı’de olayı ondan öğreniyor ve hemen yardım göndertırıyor.
    Tabii,Rahmetli Yazıcıoğle bunun gibi onlarca tuzağı ortaya çıkaracağı zaman, Helikopter cinayetine kurban gitti.Allaha Rahmet eylesın.

    O zaman ordaki birliği tamamen yok etme pilanları bozguna uğratıldı ve teröristler püskürtüldü.

    Bence son 13 Şehit olayında Muhalefet azda olsa uykudan uyanabildi ve ihtidarın oyununa gelmedi. Hedef tahtasına HDP yerine sorumluları yatırdi.

    Nasıl bir ülkeyız kalemler yazmasın diye eller arkadan bağlanırken konuşmaması içnde ağızlar bantlaniyor.

  12. Sn Koru İRA ile. PKK arasında 180. Derece fark var.İra halktan gelen bir hareket sizce hangi ülkeler destekliyor onu?HİC.
    Peki bizdekini kimler destekliyor ?İşte bu soruyu cevapladigimiz gün bu sorun cozulur.Puf noktası bu .Biden i getirip aferin ne güzel yaptırdınız deyip gözünün içine mi sokacağız?
    Olaya bu açıdan bakın. Lütfen !!!!

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız