Kadınlar her zaman onurludur

26
Ömer Faruk Gergerlioğlu Meclis kürsüsünde..

Herkesin bir hafta boyu tartıştığı bir konuyu gecikmeli olarak ele alacağım için kusuruma bakmazsınız umarım.

Konu aslında yeni değil, ancak eski konuyu yeni yapan bir yönü var.

Gözaltına alınan ve cezaevlerine konulan bazı kadınlar resmi işlemler sırasında çıplak arama yapıldığı şikayetlerini hayli zaman önce milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu aracılığıyla duyurdular. 

En fazla ses getiren olay birkaç yıl once yaşanmış.

AK Parti Meclis grubunun başkan vekili Özlem Zengin partisi adına yaptığı konuşmada bu iddianın FETÖ terör örgütünün yalanı olduğunu söylerken, “Onurlu bir kadın bunu gündeme getirmek için bir sene beklemez” de deyiverdi.

Onurlu kadın başına böyle bir şey geldiğinde hemen söylermiş…

Eskiye ait böyle bir iddiayı bugün dile getirmek ‘onursuzluk’ oluyor bu ölçüye göre…

Güncel tartışmaya, “Ben üç kez cezaevine düştüm, her üçünde de beni çıplak aradılar” açıklaması ile, geçmişten bugüne kendisine mahsus tarzıyla gönüllerde yer etmiş sol bir şarkıcı kadın da (Selda Bağcan) katıldı. Ardından, kendi başından geçen benzer uygulamayı sol kimliğiyle bilinen saygın bir romancı kadın da (Oya Baydar) paylaştı.

Reklam

FETÖ yakıştırması yapılabilecek türden kişiler değil bunlar.

Onursuz olmayı onlara yakıştıramam.

Şahsen konunun başa gelen çirkin uygulamayı yıllar sonra anlatma boyutuyla daha fazla ilgiliyim. AK Partili siyasetçinin ‘kadınlarda onur’ ölçüsü saydığı boyutla…

Çünkü bizim bu tartışmayı yürüttüğümüz şu günlerde dünya hukukçu milletvekilimizin ‘onursuzluk’ olarak tavsif ettiği türden olaylarla çalkalanıyor.

Woody Allen v Dylan Farrow

Dylan ve annesi Mia Farrow..

Amerikan HBO platformu şu sıralarda dört bölümlük bir belgeselin yayınına başladı. Henüz ilk bölümü izlenen dizi büyük yankı uyandırdı.

Dizinin adı ‘Allen v Farrow’Allen dünyanın en ünlü sinema sanatçılarından Woody Allen; Farrow da onun 13 yıl birlikte yaşadığı eski eşi artist Mia Farrow’un soyadı. Dizide işlenen konuyu deşen kişi Woody-Mia çiftinin evlat edinerek büyüttükleri Dylan Farrow.

Kendisi de artist 28 yaşındaki Dylan, ama “Evlatlığı olduğum adam beni taciz etti” iddiasına mesnet teşkil eden olay Dylan yedi yaşındayken yaşanmış…

Reklam

Onun gibi çiftin bir başka evlatlığı olan abisi gazeteci Ronan Farrow kendi hayat hikayesini anlattığı kitabında (‘Catch and Kill‘) kardeşinin başından geçeni geçen yıl anlatmıştı. 

20 yıl sonra anlatıldığına göre bu olayı şimdi aktaranlara ‘onursuz’ mu diyeceğiz?

Amos Oz ve kızı Galia

Galia Oz..

Galia Oz İsrail’de insanların 2018’de ölene kadar her yıl “Herhalde bu yıl o kazanır” diye beklediği Nobel adayı romancı Amos Oz’un kızı. O da şu günlerde piyasaya çıkan İbrani diliyle yazılmış hayat hikayesinde babasının kendisine küçük yaşlardan itibaren sadistçe davrandığını anlatıyor.

Çocuklara hitap eden kitapların yazarı Galia Hanım şu sıralarda 56 yaşında; babasını suçladığı olaylar başladığında beş yaşındaymış…

O da bayağı beklemiş başına geleni açıklamayı…

Gabriel Matzneff’e karşı Vanessa Springora

Vanessa Springora ve Gabriel Matzneff..

Fransızların kültür hayatına çok uzun yıllar damga vurmuş bir yazar-politikacıdır Gabriel Matzneff. Kalemi müstehcenliğe kaysa, hatta kitaplarında yaşı küçüklerle ilgilendiğini açık eden bölümler bulunsa da, o özelliğinin üzeri hep örtülmüştü Matzneff’in…

Matzneff bir süredir ortalıkta yok. En son saklandığı İtalyan Rivierası’nda görüldü.

Bir zamanlar cumhurbaşkanları ve başbakanların dostu olmakla övündükleri yazar, 48 yaşındaki Fransız yayıncı Vanessa Springora’nın anılarında “Bana 14 yaşındayken tecavüz etmişti” iddiasına muhatap olduğu için kaçacak delik arıyor.

Fransız yargısı peşinde çünkü. Küçük yaştaki insanlara yönelik yanlış davranışlar suç ve bu tür suçlarda zaman aşımı da yok. 

Vanessa Hanım şimdi 48 yaşında olduğuna göre 14 yaşındayken başına geleni anlatmak için bayağı beklemiş…

Olivier Duhamel ve Kouchner ikizleri

Camille Kouchner..

Ülkesinde insanların onu gördüklerinde önünü ilikledikleri Olivier Duhamel de benzer ithamların merkezinde olan bir başka Fransız. Siyaset bilimci. Devlet adamları yetiştiren en itibarlı üniversitede profesör. Uzun yıllar Avrupa Parlamentosu’nda üyeydi. 

Camille Kouchner onun üvey kızı. Bu yılın başlarında çıkan anılarında Olivier Duhamel’in ikiz erkek kardeşine 14 yaşından başlayarak iki yıl boyunca tecavüz ettiğini yazıyor.

İkiz kardeşler şu sırada 45 yaşındalar.

Hayli beklemişler ifşa için…

Harvey Weinstein ile Jeffrey Epstein’e karşı kadınlar 

Çok daha fazla ses getiren benzer ifşaatlar ABD’den geliyor.

Harvey Weinstein..

‘Hollywood’un kralı’ unvanına sahip bütün önemli filmlerin yapımcısı 67 yaşındaki Harvey Weinstein ciddi suçlamalara muhatap. Önce bir kadın artist onu suçladı, ardından diğer kadınlar sökün etti. İddialar ciddiye alındığı için adam ağır ceza alabileceği tecavüz davalarına muhatap. İlk davadan 23 yıl hapis cezası çıktı, fakat ardından yeni suçlamalar geldiği için dosyası açık ve yeni cezalar kendisini bekliyor.

Onun olayında da suçlayan kadınlar başlarına geleni anlatmak için 10-20 yıl beklemişler…

Jeffrey Epstein ile Ghislaine Maxwell, mutlu günlerinde..

Jeffrey Epstein ise en yakın arkadaşları arasında soylular (İngiliz kraliçesinin oğlu Prens Andrew), eski ABD başkanları (Bill Clinton, Donald Trump) da bulunan bir finans dahisiydi. ABD’de bir adası, New York’ta, Londra’da, Paris’te malikaneleri vardı ve özel uçağıyla taşıdığı dostlarına oralarda özel eğlenceler yaşatırdı.

Bir kadının 14 yaşındaki kızına tecavüz ettiğini şikayet konusu yapmasıyla başlayan soruşturma, karanlık bir ölümle hayatı sonlanan basın baronu Robert Maxwell’in kızı Ghislaine’nin eğlence partileri için küçük kızları ayarladığı şikayetler üzerine ortaya çıkınca genişledi.

Epstein cezaevinde intihar etti. 

Konuşursa yanında dolaştırdığı önemli isimlere zarar verebileceği için intihar ettirildiğini söyleyenler de var.

Ghislaine halen tutuklu olarak yargılanıyor ve kadın yargıç 25 milyon dolar kefalet ödemeye hazır olduğunu bildirdiği halde kaçabilir diye kendisine bu kolaylığı sağlamıyor. En son gardiyanların kendisine yüz numara temizlettirdikleri şikayetiyle gündeme geldi Ghislaine Maxwell

Öldürülmekten korktuğu belli.

Şikayetçi kadınlar bu iki olayda da yaşadıklarını duyurmak için 10-15 yıl beklemişler.

Ne diyeceğiz, bütün bu olaylarda kadınlar başlarına geleni paylaşmada uzun süre bekledikleri için onları ‘onursuz’ mu sayacağız Özlem Hanım?

Ben şu kadarını söyleyebilirim: Ne kadar gecikmiş olursa olsunlar ülkelerinde onlara o gözle bakılmıyor.

Son bir not:

Bizde çıplak arama konusunu dile getiren kendisi de kanun hükmünde kararname mağduru bir doktor olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun fezlekeyle milletvekilliği düşürülmek isteniyor.

ΩΩΩΩ

26 YORUMLAR

  1. “Sü (asker) uyuy hatta düşman bile uyur ama Fetö uyumaz”  Fetönün trolleri her köşeyi tutmuş. Canla başla algıya devam ediyor.Beddualara devam.

    Türkiye, birçok cephede çok çeşitli terör örgütleriyle mücadele ediyor. Bunların arasında PKK, DEAŞ başı çekiyor. Ancak bu örgütlerin ortak yanı devletin dışında olmaları.FETÖ bunlardan çok farklı; devletin içinde, adeta devletin kalbinde.Hem sivil bürokrasi içinde, hem iş dünyasında, hem de Emniyet gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri gibi devletin güvenlik birimlerinin arasında.
    Devletin bir kanadı da yine devlet içinde bu terör örgütüyle mücadele ediyor. Dünyada bunun bir örneği yok.

    İzmir Cumhuriyet başsavcılığı geçen gün açıklama yaptı. Devam eden Fetö soruşturmaları için.
    15 Temmuz darbe girişimine 8 bin dolayında subay, astsubay, uzman çavuş, erbaş ve er katıldı. Bunların 5 bin 600’ü subay ve astsubay rütbesindeydi. Bu kişilerde ilgili işlemler darbe girişimin hemen arkasından gerçekleştirildi.
    Savcılığın açıklaması, bu 5 bin 600 kişi dışında, 15 Temmuz’dan bu yana TSK içinde toplam 22 bin 154 FETÖ mensubunun belirlendiğini gösteriyor.

  2. çıplak mı çırılçıplak mı, çocuk mu ergen mi (reşit mi değil!), nazaratta mı hapiste mi, ordayken mi burdayken mi, etek boyu ile çarşaf- türban konularına hiç girmiorum dikkat.
    bir insan ağzından kötü bir laf ta kaçırır, bilerek te söyler. söylediğinin başına ne iş açacağını, müeyyidesi olacağını bilmesi!.. (ağzından çıkanı kulağının duyması)
    ne güzel bişey miş meğer!
    özrü kabul etmek ise bir erdemmiş, herşeye değer.
    ah birde ben ne yaptım deseymişler.
    bu güne kadar hep ”ölen sizin insanınız! banane dedikleri düşünülen” kişilerle ve yanlışa düşmüş zihinlerle uğraştık durduk.
    oysaki çözülmesi gereken daha büyük sorunlarımış varmış hemde kendi zihinlrimizdeymiş bilemedik göremedik.
    batılı gibi olmaya özendik, ama bunu nasıl becerdiğini hiç araştırmadık öylece durduk.
    üniversitede çocuğu okuyana, çocuğunu yurda gönderen aile anne babaya,
    evladı ulaşılamaz yerlere götürülmüş çaresizlere,
    reşit olmamış çocukları evlendirmeye kalkılanların büyüklerine,
    gel sen benim vekilim ol hele bir aday ol demek yerine….

    • abuzittin bey çok güzel parmak basmışsın da.. derdi hayretkeşin biri olsaydı şimdi.
      açalım biraz gerçekten.
      döktürün biraz kimseyi incitmeden.

  3. Temel ,aile içindeki yalanlara mani olmak için eve bir yalan makinesi alır.Akşam eve geç gelen delikanlı oğluna gecikmenin sebebini sorunca,
    – Baba,anlayamadığım bir dersi birlikte çalışmak için arkadaşımla buluştum.
    Derdemez makine ‘ daaat’ diye öter ! Temel oğluna çıkışır,
    – Oğlum , yalan söyleme , bak hemen ortaya çıktı !
    Delikanlı , çaresiz özür diler ve doğruyu söyler,
    – Evet, doğru babacığım ; kız arkadaşımla buluşmaya gittim !
    Temel, biraz da bu işten gururlanarak babaca bir nasihatte bulunacak olur ,
    – Oğlum , ben senin yaşında iken kızmız bilmezdim, dersimi çalışırdım !
    Yalan makinesi , Temel’in de ağzının payını verircesine bir daha ‘daaat ‘ diye ötmez mi !
    Bütün olan biteni kenardan sessizce izleyen Fadime , şeytan dürtmüş olacak ki Temel’in gençlikteki haltlarını yüzüne vurmak için fırsatı kaçırmak istemez ,
    – Hee he ! Ne da olsa babasinun oğlidur daa..!
    Daha sözünü bitirir bitirmez makine başlar ötmeye
    – Daaat, daaat !
    Herkese selamlar , saygılar

    y

  4. …HIRSIZLIKLARI! YSUZLUKLARI! ZALIMLIKLERI! İFTIRA İLE YIKTIKLARI YUVALR! ÇÖKERTILMIŞ ÜLKE! DÛNYADAN,VE İNSANLIKTAN, KOPMUŞ! PARAYA TAPMIŞ %50+1 İNSAN kılıklı CANAVARLAR YARATMIŞ! EN hazinide! Bütün bunlari yaparkende DİNİ KENDILERINE ALET ETMIŞ! kula tapan ne olduğu belli olmayan isimsiz yaratıklar yaratmiş.. utanmaz arlanmazlar ordusu ile Ceheneme doğru dört nala giden atlılar sonlarını gördükleri için….Çaresizler! Zalimler için yaşasın DÜNYA CEHENNEMI! BUNLARIN HEMSI CEHENNEM’E ÇEVIRDIKLERI BU ÜLKEDEKI ATEŞTE YANACAKLAR..YANACAKLAR ÇÜNKÜ DÜNYADA SIĞINACA TEK DOSTLARI YOK.

    • Demekki Yurtdışına kaçan Fetöcülerden herşey beklenebilir. İnsanları kendiniz gibi zannediyorsunuz herhalde. Kendin çal kendin oyna. Mütavazi görünümlü kibrin babasısınız. Burdaki garibanları magdur etmediginiz yetmedimi. Her türlü yalanı söylediğinizden burdakilere kimse inanmaz oldu. Sizin karanlık yüzünüzü gördüler çoğu sizlerden kurtuldu.iyi ki kaçtınız. Buradakiler rahat nefes aldı.

  5. Çocukları HDP aracılığıyla terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler, Diyarbakır’dan sonra Van’da da oturma eylemine başladılar.
    Fetönün ayak oyunlarına alet olan, evlatlarını Fetöye kaptıran anne ve babalar da Abd ve Alman büyükelçiliklerinin önünde oturma eylemine biran önce başlamalılar.

    • Yönetmelikle belirlenmiş hemcinsin
      Çıplak arama yapmasıyla batıdaki
      Aile içi sapık ilişkileri karıştırmıssın.
      Özlem zenginin dünyada da uygulanan aramayı savunması gerekirdi.
      Cezaevlerinde ve emniyette zanlıların
      Aramalarında ceza evine sokulmaya
      Çalışılan suç malzemeleri yakalanmiştır.istisna da olsa uygulama meşru ve meridir.

    • Benmi kaçmışım?Bakin siz Retocuların yediği iftira içtiği yalan! Açikcası Suyunuz İftıra Ekmeyınz yalan, taptiğiniz yılan, olduğu içın ağzınızdan zehir akiyor.

      Şimdi sizmi terörist siniz yoksa benmi?
      Terörist dediklerinizle Akraba olan sizsiniz! Terörist dedikleriniz ile ayni evleri paylaşan ve okullarında okuyan siz sizin Taptıklarınız demeki kendinizi aklamak içın
      Bebekleri darbe yapmakla suçluyarak aklınızca kendi kendinizi temize çıkariyorsunuz.
      Akraba olmak şöyle dursun banka asyanın önünden geçenlerin sülalelerini kurutuyorsunuz AMAAA kendinize sıra gelince melek kesiliyorsunuz.
      Sahi siz nasıl bir mahluksunuz.?
      Siz terörist ariyorsani aynaya bakın…

  6. Fetö den karakolda tutuklu kalmış veya cezaevine içeri girmiş sonra çıkmış akrabalarım var, davaları devam eden var. Onlara direk sordum. Bırakın çıplak aramayı, Cezaevinde veya karakolda yaşamış olduğunuz olumsuz durum veya kötü davranış varmı diye. Hiçbiri böyle bir şey yaşamamış.
    Fetönün agababaları ve dışarı kaçmış Fetöcü ve trolleri burdaki magdurları kullanmaya devam ediyor. Ahlaksızlar binlerce kişiyi mağdur edip kaçtılar.

    • Sizin onları gambazlıyacaklarını bildiklerın’den dolayı! Sizin gönlünüzü hoş emek için sölemişler.

      Dünyaya rezil oldunuz halen daha yalan ve iftiralara devam ediyorsunuz! Darbeyi kimlerin yaptığını bilmemek için mağarada yaşamak gerek. Ellerinde Google gibi teknoloji devleri vasıtası ile!
      Sizin aldığınız nefesi ve attığınız adımlar dahi bilen bu teknoloji devleri sayesinde sizin iftiralarınız, yalanlarınız herkes tarafından çok iyi biliniyor.
      Sizde buralarda iftiralara devam edin…!!!! Bakalım kimleri inandıracaksınız.
      Sahi bu yalanlarınıza kendiniz inaniyormusunuz?

  7. Son 3 ayda Chp li il ve ilçe teşkilatlarında taciz ve tecavüz olaylarını hiç değinmeyen Fehmi bey,dünkü Chp Maltepe ilçe teşkilat başkanına savcılik 22,5 yıl istemini görmez, neden Fetönün yalanlarına ve trollerine takılır.

    FETÖ yalanlarının kaynağı olarak bilinen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, en son Uşak Emniyet Müdürlüğü’nde 30 kadına çıplak arama dayatıldığı iddiasını ortaya atmış, ama yayınlanan görüntülerle olayın aslının öyle olmadığı ortaya çıkmıştı.

    Ayrıca Gergerlioğlu, cezaevinde bulunan FETÖ’cülerle ilgili sosyal medyadan paylaşımlarıyla biliniyor. Gergerlioğlu, sosyal medya hesabından Uşak Emniyet Müdürlüğü’nde 30 kadına çıplak arama dayatıldığı iddiasını çürütüldüğü halde bu yalanı savunmaya devam ediyor.
    SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞTU
    Gergirlioğlu’nun Uşak’ta çıplak arama yalanı sonrasında, Uşak Emniyet Müdürü Mesut Gezer ve çok sayıda polis Uşak Emniyeti ile ilgili ifadeleri nedeniyle Gergerlioğlu’na suç duyurusunda bulunmuştu.

  8. Akp her konuda hayal kırıklığı.bilhassa özlem zengin ve Akp insan haklarından sorumlu başkan yardımcısı Leyla şahin.
    kadın hakları ve inanç bağlamında en zorlu imtihanlara katlanan ve mücadele veren bu iki kadın, muktedir olduklarında kadınlara ve insan hakları konusunda kendileri gibi düşünmeyenlere insafsız vicdansız hukuksuz adaletsiz merhametsiz olabildiler.
    zulüm sadece size geldiğinde mi zulüm oluyor.
    yarın huzuru mahşerde bu soru sorulduğunda ne cevap vereceksiniz.
    yoksa ahiret ve ahiret hesabında bizim bilmediğimiz Hz.peygamber (s.a.v)in hz. Fatıma validemize o şiddetli günde bana güvenme demesine rağmen size ne gibi garantiler kimler tarafından verildi.
    size garanti verenler vallahi de billahi de yalan söylüyorlar.
    hz.fatıma ve hz.aişe validemizin yüzüne nasıl bakacaksınız.

  9. Özlem Zengin kimmiş diye internete baktım (https://en.wikipedia.org/wiki/%C3%96zlem_Zengin )

    Verilen bilgilerin başında bir ikaz notu var. İtham niteliğinde yazılmış şeyler. Bunların doğru olduğuna dair kaynak gösterek başkaları tarafından doğrulanması isteniyor. Tek bir kaynak var ona da ulaşmak mümkün değil çünkü kör bir bağlantı, çıktığı bir yer yok, kaynak yok. Yani, çamuru yapıştır hiç değilse izi kalır kabilinden bir manzara. Fehmi bey böyle bir şeyi yazdığına göre doğru olarak farzedilmeli.

    İnsan kendine yapılan muamelenin şokundan kurtulamaz ki hemen sıcak sıcağına kendine yapılan muameleyi kamu oyuna açıklasın. Yapılan muamele tabii ki yanlış. İnsan suçlu olarak hapishaneye düşse bile doğru değil. Suçlunun aranması gerekebilir, o da ayrı bir konu. Hapishanelerde bu işlerde bir alternatif olmalı. İks ışını cihazına alınıp insanın içini dışını aramak mümkün (hastane hava limanlarında bu uygulama var, malum). Aranma konusunda kişiye sorulmalı “aranmayı ‘iks ışınlı’ mı istersin, yoksa ‘el yordamı’yla mı?”. Tercihe kalmış! “El yordamı” diyen bayan suçlulara bayan bir gardiyan tabii! Bu işi çıplak olması şartı da olmamalı. Yani o da suçluya/zanlıya sorulmalı ve alternatif sunulmalı. Aranmayı çıplak mı istersin, yoksa ince giysili mi? Hernasılsa aranma meselesi büyük bir olay değil tabi, en iyisi hapishaneye düşmemek. Allah (cc) sınavında öylesini eksik etsin. Hoş bir hayat tercübesi değil! (ama bakın memlekette neler neler yaşanabiliyormuş meğer, misal; https://www.ocakmedya.com/adalet-gormedik-ama/ )

    • Fehmi beyin dünyanın gelişmiş ülkelerinden verdiği örneklerin yanısıra çıplak olsun veya ince bir giysi üzerinden olsun, bizdeki aranma olayı nedir ki? Yazıda bahsi geçen şahıslar arasında epey yahudi olması dikkati çeken ilginç bir konu. Misal, Woody Allen, Amos kızı Galia, Harvey Weinstein, Jeffrey Epstein, bir ihtimal Gabriel Matzneff de zamanında Rusya’dan Fransa’ya yerleşmiş yahudi kökenli bir aileden bir başka örnektir. Dünya kadar para pul, kabiliyet sanatta birçok ödül ama insan olmak başka bir şey! Etnik kökeni çok önemli değil. Son yıllarda ABD ve diğer ülkelerde Klise papazlarının düştüğü durumlar da Dünyada epey yankı uyandırdı. Dah da yeni, bu ay içersinde, Almanya’da rahibelerin cinsel maharetleri de ortaya çıktı, küçük çocukları rahiplere ve piyasadaki zenginlere pazarlandığını öğrendi insanoğlu. İnsanlığın olabilecek en kötü seviyesinin bütün iplikleri dünya pazarına çıktı (misal; https://www.ocakmedya.com/cinsellik-konusunda-diyanet-de-adim-atti-cinsellik-ve-kultur/ H.K. 6 Şubat 2021 At 08:05 ). İnsanın kötü çeşitlerine birer ibret teşkil ediyor her biri.

      İnsan zafiyetlerinden birçok örnekler Kuran’ı Kerimde öz olarak işaret edilen ve vurgulanan konulardır. Hepsinin merkezi Nefs konusudur. Nefs kontrolü insanı hayvan seviyesinin bile en alt seviyelerinden eşref-i mahlukat seviyesine kadar çıkarabilen devasa önemde bir konudur. Hatta, nefse karşı olan jihad insanın kendini kontrol konusunda nefsi üzerinden şeytana meydan okuyabilmesi nitelik olarak en büyük yükümlülüğüdür. DiNi bakış açısıyla şeytanın en büyük başarısı bu alandadır.

      Bizi hayatta toplum olarak yöneten siyasetçiler/liderler olacak ta onların nefslerini şeytan yalnız bırakacak. Bu mümkün mü? Dolayısıyla, siyaset dahil günlük yaşantının bütün kesitlerinde bu sınavla karşı karşıyadır insan. Yani, özetle, insanın en büyük mücadelesi nefs alanına en kolay nüfuz edebilen şeytanla olandır. Allah, günlük hayatta her zaman anılacak, insanın içinden vicdan muhasebesi esnasında en yüce referanstır. Kültürümüze yerleşmiştir bu işler. Misal, ne kadar şuurla ve samimi olarak ifade edilişi belli değilse de “Bismillah!», ”Maşallah», “Ya, bak şu Allah’ın işine“. Kendisini sammimiyetle anan kişinin kalbine Allah rahatlık verir. Allah’ı yürekten anarak efkar dağıtan, rahata eren insanları bizzat gözlemişliğim olmuştur (yani, şahidi olduğum bir konudur). Allah’tan uzak olanın işi zordur. Bir bakıma insanın “Allah”sızlık zamanlarıdır! Bu konuda şu ayet dikkat çekicidir:

      “Rahmân olan Allah’ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak şeytan(lar)ı arkadaş veririz. Bu şeytanlar onları yoldan çıkarır, ama onlar kendilerinin hâlâ doğru yolda olduklarını sanırlar.” (Zuhruf, 43/36-37).

      DiNi açıdan ayetlerde vurgulanan her özkonuya eşyanın tabiatına tekabül eden birer mekanizma eşlik eder. Allah’ın hayrınıza olmaz bu işleri yapmayın dediği şeyleri bazı insanlar nefslerindeki şeytana uyarak yapmakla bunları bir nevi genetiklerine defo /defekt olarak geçirmeği başarmıştır! Bu mekanizmalar zamanla hormonların zafiyeti ve dengesizlikleriyle ruhsal hastalıklar olarak karşımıza çıkar (Örneğin; Pedofili, cinsel sapıklık/bağımlılık vs. Dahası, uyuşturucu bağımlılığı bunlarla kol kola girebilen bir bağımlılıktır). Bütün bunlar da en sağlıklı bir şekilde bilimsel metodla anlaşılabilir ve tedavisine çalışılabilir. Çünkü eşya tarafı ağır basan bir yapımız var. Yani, bu arkaplanla ele alınırsa “Hayatta güvenilir bir mürşit Bilimdir!”.

      Bu ikinci etapta dini konulara epey girmiş oldum. Bugün Cuma olduğu için kısmen de olsa hutbe yerine geçebilir, belki. Hayırlı Cuma’lar.

  10. Maalesef ak parti büyük bir hayal kırıklığı oldu hem Türkiye’de hem dünyada bu hareketi izleyenler açısından. Artık buna hareket demek de doğru değil. Başta bir kadro hareketi olarak geldiler, öyle görünüyordu en azından. Ancak 20 yıl sonra gelinen noktaya bakın. Hepsi boşmuş. Kalıcı hiç bir zırnık yok. En basit insan hakları bile ayaklar altında. Hukuksuzluk, adaletsizlik her yerde, insan onuruna ve insan haklarına sınırsızca tecavüz ediyorlar. Çok yazık, hem onlara ve hem bize. Bu hareketi koruyamadığımız ve yoldan çıkmasına izin verip, yolsuzlara teslim ettiğimiz için. Demokrasinin kıymetini bilmeyip, yaptıkları yanlışlarda onları acımasızca eleştirip hadlerini bildirmediğimiz için. Artık ne bizi, ne milleti, ne dünyayı dinleyecek halleri var. Güç sarhoşu olarak, ve gücün de ellerinden kaydığını görerek, sıkıştıkları yerden çıkamaz bir şekilde telef olacaklar. Böyle olmamalıydı. Hata hepimizin. Bu da bize ders olsun. Bir daha asla …

  11. Kadın veya erkek olması fark etmez, insan onurunu korumak devletin görevidir. Hapishane veya karakollar da insan onurunun korunması gereken ortamlardır.
    Toplumun savunucusu rolünü üstlenen gazetecilerimizin, ulusal ve uluslararası siyasi meseleler kadar toplumu doğrudan etkileyen sorunları da ele alması önemli, teşekkürler.

  12. Bölgemizde ne oluyor? | Independent Türkçe
    https://www.indyturk.com/node/320946/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/b%C3%B6lgemizde-ne-oluyor

    İsmail Hakkı Pekin İndependent Tükçe’de yayınlanan “Bölgemizde ne oluyor?” başlıklı yazısında ülkemizin bulunduğu ve bir takım askeri operasyonlarla hareketlenmesine katkı sağladığı bölgemizde ki gelişmeleri sıraladıktan sonra endişelerini şu cümlelerle dile getirmiş? ben de aynen katılıyorum bu endişelere.

    “Peki, ne yapacağız? Bu sıkışmışlıktan nasıl kurtulacağız?

    Bunu yapmaya gücümüz var mı? Durumun ne kadar farkındayız?

    İç kavgalarla uğraşırken bir şeyleri kaçırıyor muyuz? Konuştuklarımız sadece söylemde mi kalıyor?

    O kadar çok soru var ki aklımda; ama cevaplar eksik ya da bölük pörçük.

    Üstümüze gelen fırtınayı ya da tsunamiyi görüyoruz, fakat hipnoz olmuş gibi bir şey yapmadan bekliyoruz.

    Belki de yapabilecek bir şey yok, çaresizce izliyor ve kaderimizi bekliyoruz.”

    • Baran Bey! Yukatdaki linki okudum.
      Şu anki
      Üçlü koalisyo’n zaten bunu istiyor! Özeliklede Doğu Perinçek!
      Perinçek MHP’nin başına geçmekten şeref duyacağını açıkladı.
      Zaten HDP ye kafayı takmalaride onun için.
      Şu an Türkiye’nın durumu! Osmanlının sonyıllarına benziyor.

  13. Yoksa o bayan hukuk yerine gugukmu okumuş.kos kocaman Türkiyenin meclisinde akıl almaz laflar edecek kadar gözü dönmüş.

    AKP Düyada rezil olmaya devam ediyor.
    O kadar güç zehirlenmesi oldularkı önlerine gelenleri ezip geçeceklerini zannediyorlar.
    Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi birisine Terörist diyecek kadar çaresizler!
    Çaresizler çünkü……

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız