HDP’nin PKK ile ilişkisi olmaması kimseyi rahatsız etmemeli

21

Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) temsil edebilecek konumdaki birinin, en son kongresinde eş-genel başkan seçilmiş Prof. Mithat Sancar’ın, TV5 kanalında kendisine yöneltilen “PKK ile ilişkileri” konusuna dair soruya verdiği cevabı herhalde duymuşsunuzdur.

Duymadınız ise şaşırmam. Günlerce tartışılmayı hak eden bir çıkış olmasına rağmen yeterince ilgi görmedi de ondan. 

Oysa, “Bizim PKK ile hiçbir ilişkimiz yok” sözü önemli.

Cevabın can alıcı taraflarını birlikte okuyalım:

“Bu soru baştan çok yanlış bir soru. Bir ilişki varsayılıyor ve bu ilişkide bir mesafe konması talep ediliyor. Biz de diyoruz ki; hiçbir ilişkimiz yok. Hiçbir ilişkimizin olmadığı bir yerle ‘mesafe koyun’ çağrısı o kadar temelsiz ki… Mesafe koymak değil, bizim hiçbir ilişkimiz yok, bu kadar net söylüyoruz, olmaz da… (..) Bakın net söylüyorum. 1990’larda derin devletin Susurluk kanadının, Gladyosu’nun bir söylemidir bu.”

Bakanlar değişse ne değişir?

Etkisi olmasın diye unutulmaya terk edilmeden önce, gerçeği yansıtmadığını ileri süren birkaç tepki geldi çıkışa; ama hepsi o kadar… Kamuoyu şimdi bakanların değiştirileceği gibi daha önceleri de dile getirildiği halde her seferinde boş çıkmış konularla meşgul ediliyor.

Zaten sayıları azaltılmış ve birkaçı dışında siyasi kimliği ve dolayısıyla ağırlığı bulunmayan kişilerden ibaret bakanlar kurulunun bütünü değişse ne olacak?

Reklam

Kamuoyundan tepki gören ve değiştirilse AK Parti açısından olumlu etki doğurabilecek isimlere dokunulmayacak olduktan sonra? 

Oysa Prof. Sancar’ın “Bizim PKK ile hiçbir ilişkimiz yok” sözleri siyasi hayatı doğrudan etkileyecek bir çıkış.

Parti kapatmayı AK Parti zorlaştırdı

HDP kendi başına girdiği son seçimlerde vaktiyle onun öncüsü partiler Meclis’te temsil edilemesin diye konulmuş olan yüzde 10 barajını aşmayı başardı. Kamuoyu yoklamaları yapılacak ilk seçimde de bu durumunun devam edeceğini gösteriyor. Baraja takılmayan HDP’nin siyasi hayattaki varlığı en fazla iktidar cephesini endişelendiriyor. 

‘Cumhur İttifakı’ oylarında yalnızca bir-iki puanlık düşüş bile HDP’li bir siyasi ortamda iktidarın el değiştirmesine yol açabilir.

Eski güzel günlerde, parti kapatmak kolayken, şimdilerde HDP’nin hitap ettiği kitleyi temsil eden partiler Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılmış davalarda Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılabiliyordu. 

AK Parti’nin ilk çekirdek kadrosunun içinden çıktığı Saadet ve Fazilet gibi isimler taşıyan partilerin kapatılmaları gibi…

Demokratik hak ve özgürlüklerin alanını genişletme çabası gösterdiği ilk döneminde AK Parti’nin gerçekleştirdiği anayasa değişiklikleriyle parti kapatmanın yolu zorlaştırıldı. Bir terör örgütüyle birebir irtibat kurmaya veya devlete yönelik bir kalkışma hareketi olarak tanımlanmaya yol açacak kanıtlar dışında artık gazete haber ve yorumlarıyla parti kapatmak çok zor. 

Reklam

Mithat Sancar’ın sözleri HDP’yi kapatma niyetlerini boşa çıkartacak güçte.

Dağdakiler dağda yanlışlarıyla başbaşa

PKK bir terör örgütü. Silahlı bir kalkışma hareketi. Terörü arzu ettikleri sonucu getirecek bir yol olarak tercih etmiş bir kadro, aradan geçen yarım asır bu yolun yol olmadığını gösterdiği halde, bugün de bildiğinden şaşmak niyetinde değil. Hala dağdalar ve hala oradan talimatlar yağdırarak varlıklarını sürdürmenin peşindeler.

Buna karşılık, HDP’de siyaset yapanlar, siyasi hayat içerisinde yer tutarak etkili olunabileceğini gördüler ve gösterdiler.

“Hiçbir ilişkimiz yok” sözü geçmişte bir anlam taşımıyor olsa bile, bugünün şartlarında üzerinde durulmayı hak ediyor.

Üzerinde durulmayı ve HDP’ye farklı bir gözle bakmayı hak ediyor.

Farklı gözle bakılmak istenmemesi bir sorun yüzünden: HDP’den adaylık koymuş, Yüksek Seçim Kurulunun filtresine takılmadığı için seçime girebilmiş ve halktan oy olarak seçilmeyi başarmış milletvekilleri ve belediye başkanları sonradan siyasi hayat dışına itildiler; kimi hapiste ve yerlerinde atanmış kayyımlar var.

Bu, PKK ile aralarında ilişki kurularak yapılabildi.

“İlişkimiz yok” denmesi doğal olarak yapılanları sorgulamaya açıyor.

HDP adına yapılan “İlişkimiz yok” açıklamasını ciddiye almak gerekiyor.

ΩΩΩΩ

21 YORUMLAR

  1. HDP’li Mithat Sancar veya herhangi bir HDP milletvekili PKK ve PYD bir teror orgutudur,biz tum teror orgutlerine,fikirlerine ve eylemlerine karsiyiz Turkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumu olarak TC devletinin menfaatlerini koruyacagiz diyebildigi an onem kazanir.Yoksa soylediklerinin hicbir degeri yoktur,siz de onlarin borazanligina soyunmayin.

  2. Hoş geldiniz Fehmi bey.
    Yazılarınızı özledik.
    Bugün üç yazınızı bir solukta ve keyifle okudum.
    Siz yokken Ocak medyayı takip etmek bile keyif vermiyordu.
    Lütfen yazmaya devam ediniz.

  3. HOŞ GELDİNİZ FEHMİ BEY.
    Aslında bütün mesele evrensel hukuk kurallarını içimize sindirecek miyiz,yoksa eski tas eski
    hamam; düşüncesi mi hakim olacak.
    Büyük endişe nedir?
    Fikir hürriyeti kötüye kullanılacak ve ülkede kaos olacak.
    Oysa tarih boyunca susturulmak bir süre işe yarar,arkasından çok daha vahim sonuçlar gelir.
    Fikirler ırmak gibi doğal yatağında akmalıdır.
    Önlerinde barajlar kurmaya çalışmanız belki dengesiz akıp etrafına zarar vermesini engelleyebilir.
    Bu barikatlar katı ve çok geçirimsiz olursa,biriken sular gerektiği zamanlarda tahliye edilmezse ,bir gün taşkın olunca bütün bütün her yer tarumar olur.
    Demem o ki;tencerenin kapağını yemek pişirirken biraz açık bırakmakta fayda var.
    Zayıf olanlar böyle ister;ya kendini güçlü görenler.
    İki kişi bir konuda tartışırken fizik men güçlü görünen zayıf olanı dövmek, perişan etmek ister.
    Bunu için de seyredenlere haklı olduğunu göstermek ister.
    Önce sesini yükseltme der.
    Arkasından hakaret etme bana der.
    Arkasından küfrediyorsun der.
    Arkasından da yumruğu indirir.
    Güçlü olan her zaman en kolay olanı yeğler.
    Kısa süreli sonuç alır.
    Uzun vadede zayıf olanı yeni ittifaklara mecbur kılar.
    Sonuçta kimseye faydası olmaz.
    Büyük yıkımlar doğar.
    Hukuk istemek zayıfların sığınacak tek limanıdır.
    Güçlüler ;güçlü zamanlarında hukuk tan hiç haz etmezler.
    Güçlü zamanında; herkes için gerçekten hukuk isteyenler, gerçek adaleti getirebilirler ancak.

  4. Sayın Sancar’ın PKK ile ilişkimiz yok demesi ile söz konusu partinin o silahlı terör örgütüyle ilişkisi kesilmişmi oluyor acaba? İnşallah öyledir, ancak buna inanılması, mevcut durum göz önüne alındığında, sanki eşyanın tabiatına aykırı imiş gibi duruyor.

  5. https://m.haberturk.com/yazarlar/nagehan-alci/2725323-devlet-bahceliden-gelen-telefon
    Bakın Mümtaz’er Türköne gibi kökenden FETÖ’cü olmayan dışarıdan Zaman yazarı olmuş isimlerle çocukluktan beyni yıkanarak örgüt disiplini içinde yetiştirilmiş ve adeta mankurtlaşmış bu şakirt Zaman ekibi asla karıştırılmamalı.

    Aslında ben bunlara kızmıyorum bilakis üzülüyorum. Fetullahçı örgütün bebekken alıp beynini iğdiş ettiği adeta insanlıktan çıkardığı çocuklar bunlar.

    Geçmişte Zaman yazarlığı yapmış ama tıpkı Mümtaz’er Türköne gibi kökenden Fetullahçı olmayan Fehmi Koru bu şakirtleri Ekrem Dumanlı kovunca onlara sahip çıkmış, TRT’de ve diğer kimi hükümete yakın kurumlarda iş bulmuştu. İşte bunlar o dönemin kalıntısı ekip.

    • Çekirdekten yetişen mankurt tam da bu yüzden bir yönüyle mazur görülebilir ama yukarda adı geçen zevat ve geçmeyenler en zehirli yani en tehlikelilerdir, çünkü terör örgütüne katılırken bilinçli bir tercih yapmışlardır ve karşılığını da ziyadesiyle almışlardır. Bu tip satılmışlara atalarımız “közkaman” demişler: yani bizdenmiş gibi yaparak bilinçli bir şekilde içimizden vuranlar!

  6. ÜSTADIM HOŞĞELDİN 4 aylık dinlenmeniz inşallah iyi gelmiştir , bize hiç iyi gelmedi 4 aydır dünyadan habersiz yaşıyoruz üstadım 25 yıldır takip ettiğim yazılarınızı hayranlıkla okuyorum üstadım Türkiye siyasetini az çok biliyoruz ama dünya siyaseti hakkında sen olmasan habersiz kalıyoruz .yazılarınızı devamını bekler size uzun ömürler dilerim.

  7. “HDP’nin PKK ile ilişkisi olmaması kimseyi rahatsız etmemeli”
    Sayın korunun yazısına koymayı uygun bulduğu başlıkta yine bir yazım hatası olmalı diye düşünülebilir; yani aslında böyle bir ilişkinin “olması” kimseyi rahatsız etmemeli denmek istenmiş gibi ama neyse…
    Sonuçta böyle bir “ilişkisizlikten” onun bunun değil de önemli olan pkk nın ne hessettiğidir, öyle değil mi?
    Artık sihalarımız, yönetici kadrosunda “rahatsız” olabilecek “yaşlı peşmerge” de bırakmadığına göre heralde “civan hevaller rahatsız” desek; bu sefer de uyuşturucu tarlası liceden başka yerden doğru dürüst bi katılım da yok ki örgüte?

  8. SELAMÜN ALEYKUM ÜSTADIM. Öncelikle hoşgeldiniz diyorum. yazı hayatınızın sağlıklı ve sıhatlı geçmesini diliyorum.Dün yazmıştınız buğun gördüm çok memnun oldum. üstadım 25 yıldır takip ettiğim yazılarınız bende derin izler bıraktı Türkiye siyasetinizin az çok nasıl işlediğini biliyorum, yalnız uluslar arası siyaset ve dünya siyaseti hakkında yazdıklarınıza hayranım. Üstadım Türk siyasetine kırgın olabilirsiniz ama dünya siyaseti hakkında. uzun süre yazmanızı bekliyorum. teşekkürler üstadım.

  9. Terörü arzu ettikleri sonucu getirecek bir yol olarak tercih etmiş bir kadro şeklinde tanımlıyor PKK yı sayın koru.
    arzu edilen sonuç nedir acaba???
    sonuçta bu tip kanlı eylem meraklısı örgütler kimi devletlerin beslemesidir. onların arzu edilen sonuçlarına hizmet ederler öyleyse bu devletlerin derdi nedir, ne isterler ona bakmak daha akıllıca olur. bizi ilgilendirmesi bakımından BAE gibi.suudi arabistan,mısır gibi koca devletler bikimselerin arzu edilen sonuçlarına hizmet ederken, alt tarafı bir terör örgütünün kendi niyet,amaç ve ideolojisinin olması mümkün mü? tabii bu örgütler basit mekanizmalar değil. tahmin edilemez büyüklükte silah,insan, uyuşturucu ticaretinden devlet,istihbarat örgütleri,kartellerden şirketlere,nufuz sahibi kişilere kadar karmaşık ilişkilerden bahsediyoruz. çok katmanlı, çok yönlü,çok karmaşık ve çok kanlı suç ilişkileri bunlar. arzu edilen sonuç kaosa hizmet etmektir, hedef bir kişi,bir durum, bir ülke,bir bölge hatta geniş bir coğrafya olabilir.
    çok katmanlı,çok destekli, çok kullanışlı bu örgütlerin silahlı kanatları olduğu gibi,aldıkları devlet kılıklı desteklerle siyasi ayakları işlevsel olmak bakımından doğal olarak vardır.
    HDP PKK nın siyasi ayağıdır.
    gözümüzün içine bakarak ilişkilerinin olmadığını söylemeleri ne önemlidir,ne de değerlidir.
    önemli değildir, çünkü tamamen yalandır,
    değerli değildir, çünkü sahiplerinden bağımsız davranma özgürlükleri yoktur.
    arzu edilen sonuçlar olduğu sürece diyalog !!!dinler arası diyalog!!! misali bir aldatmaca maskesinden başka bir şey değildir…

  10. “YEŞİL KEMALİST DÜZEN”

    ‘Batıda, şimdiki Türkiye Siyasal Sistemi için kullanılan bu tanımlamayı iktidara yakın gazeteci Nagehan Alçı’da kullanmaya, tanımlamaya başlamış.

    28 Şubat döneminde kullanılan “Yeşil Sermaye” tanımlaması gibi bir şey. Yeşil, Müslümana karşılık geliyor yani.

    Peki, “Yeşil Kemalizm” de ne demek oluyor, hangi manaya karşılık geliyor?

    Yeşili temsilen iktidarda bulunan dindar/muhafazakar yönetimin, Kemalizmin etkisine girip uygulaya geldiği Kemalist yönetim anlayışına mı…

    Veya; Kemalistlerin, dindar/muhafazakar iktidarı, Kemalizme ortak olarak kabul etmesine mi?

    Her iki durumda da iktidarın hala muktedir olamadığını varsayabiliriz, değil mi?’

    Yukarıdaki yorumumu “Yeşil Kemalizm” tabirinin tedavüle sokulduğu daha yeni olan zaman diliminde, iki-üç gün önce, bir sosyal medya aracılığı ile paylaşmıştım.

    “Müesses nizam” derin devlet, gizli devlet, perde gerisindeki devlet gibi ifadelerle tanımlanan ve Kemalizmin hiç birinden veraste kalmadığı bu tanımlama, “müesses nizam”, malesef yeri ve zamanı geldiğinde PKK ile dirsek teması kurarak ülkemizde demokratik bir dönüşümün önünü hep tıkaya gelmiştir.

    Bu, ulus devlet anlayışının ayyuka çıktığı ve Kemalizmin yeniden sahne aldığı bu devrede, Siyasal Islam’dan neş’et eden ve şimdilerde “Yeşil Kemalist” düzenin ortağı olan dindar iktidar, Kemalizme “Yeşil” vasfını kazandırmış/katmış olmanın hazzını yaşaya dursun ve devletin malvarlığının üzerinde tepinmenin keyfini çatsın; bu, ona, muhafazakar-demokrat bir yönetim kurmasına karşılık ülke insanının vermiş olduğu uzunca zaman siyasi desteği, müesses nizamın verdiklerine karşılık değiştirmesi ve o siyasi halk iradesini satmış olmasının resmidir.

    Sincar’ın “PKK ile ilişkimiz yoktur” sözü ise laf-ı güzaftır. Deseydi ki, ‘PKK ile olan siyasi, organik bağımızı kopardık; Demokratik bir Türkiye için siyaset yapacağız’ bu daha gerçekçi ve makul olur, Türkiye siyaseti için yeni bir sayfa açılmış olurdu.

    HDP (yeni) yönetimi de malesef hala PKK ile müesses nizamın arasında sıkışıp kalmaya niyetli görünüyor.

    Ikisini de aşacak yeni bir dilin, yeni bir söylemin ve bu ülkeyi taşıyacak o ağır yükün altına girme cesaretini gösterecek yeni siyasi bir oluşum ve akıma ihtiyaç hala varlığını hissettiriyor.

  11. Sayın koru tatil bile sizin hırsınızı dizginliyememiş güneydoğuda yaşayan bir vatandaş olarak hdp ‘nın bırakın pkk ile ilişkili olmasını pkk sız nefes bile alamadığını burda çocuklar bile bilir .Akp eleştirilerinizde yüzde yüz haklı olabilirsiniz ama hiçbir haklı gerekçe sırf akp yenilsin diye chp ve hdp ‘yi şirin göstermek kadar yanlış olamaz….. KÖTÜNÜN ALTERNATİFİ DAHA KÖTÜ DEĞİLDİR hele hele korkudan neyi desteklediğini söýleyemeyenler hiç değildir

  12. Türkiyedeki problemlerin çözümü değil kaynağı haline gelen AKP’nin çıkış yolu olarak değerlendirdiği husus nefret politikası ve buna bağlı olarak Terörle mücadeledir. Bu nedenle HDP nin başına gelen Mithat Sancar AKP için zorlanacağı başka bir alan olacak. Ancak PKK ‘nin bu durumdan hoşnut olmadığı son dönemdeki eylemlerinden anlaşılıyor.

    • Sonucu anketler mi belirliyor, hakın verdiği oylar mı?
      Ben bu güne kadar hep ikincisinin doğru olduğunu gördüm. En kıytırık partilerin bile seçim öncesi anketlerde yüksek oy alacakları yazılır/söylenir sonu boş çıkar.

  13. PKK da zaten bu durum ve şartlar sayesinde oralarda at koşturmaktadır; o nedenle HDP nin bu örgütle ilişkisinin olmaması asla mümkün değildir.Selam ve saygılarımla

  14. HDP nin PKK ile ilişkisinin olmaması eşyanın tabiatına aykırıdır , kim ne derse desin bu mümkün değildir ! Güneydoğuda ve kısmen Doğudaki sosyoekonomik ve kültürel vs. durum ve şartları bilen herkes bunu kabul eder ,etmek zorundadır .

  15. Sayın Koru! Tatilinizi nasıl geçirdiğiniz, Bu mühdeşem dönüşünüzle belli oldu.

    PKK ile kimlerin ilişkisi olduğu ve kimlerin PKK”nın bitmesini istemediği’ni İBB seçimlerinin tekrar edildiği 24,Hazira 2019 da sadece Türkiye değil Dünya şahit oldu.

    10. Köy MaşAllah o kadar büyüdü ki ihtişamindan dostlar hoşlanırken, sahtekarlar kahroluyorlar.

    Sizlere Allah kolaylık versin, hakikaten yazarlik sorumluluğu ağır ve çok zor bir meslek.

    • Yav adam diyarbakırın ortasına başkan apo nun heykelini dikeceğiz diyor.
      Diğer bir herifi naşerif ..pkk tükürğüyle boğar… diyor.
      Ondan sonrada ilişki yok diyecek kadar pişkinlik yapılıyor
      Pes! Pes
      Bir şehit evine gidip ilişkileri yok densin bakalım nasıl denilecek.
      İktidar bunlara bukadar yüz vermemeliydi.
      Muhalefetde söylemlerine dikkat etmeli.
      Galiba öyle günler gelecekki (inşallah gelmez) bugün hdp nin pkk ile ilişkisi yok diyenler,
      yarın biranda açıkta kalacaklar.
      Sonra da açıkta kalanlar maymun edilir.
      Çok çok yakın tarihte yaşanmış olaylar ders alınmalı.
      Son cümleleri yazarken sanki sayın Bahçeli söylemişte okuyorum hissi oldu ha. By

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız