Kaybeden AK Parti değil onun 2019 versiyonudur.. Seçmen beş büyük kentte o AK Parti’ye “Dur bakalım” demiş oldu…

74

Ne oldu şimdi?

Kendi düşüncelerimi yazacağım, sizler de okuyacaksınız; ancak benim yazımı okumadan önce sizlerin bir an durup sonunda benimkilerle karşılaştırmak üzere aynı konuda kendi düşüncelerinizi toplamanızı bekliyorum.

“Dün ne oldu?” sorusu üzerinde biraz düşünün bakalım…

AK Parti liderleri “Seçimin galibi biziz” diyor. MHP lideri hem kendi partisini hem de ortağı Ak Parti’yi alınan sonuçtan dolayı tebrik ediyor. İktidar cephesi (AK Parti ile MHP) ülkeyi birlikte güzel günlere doğru götürmekten söz ediyorlar.

Birlikte oy toplamları neredeyse yüzde 52 olduğu için bunu yapmaya hakları olması gerek.

Hele MHP, bu ortaklık sayesinde daha önce rüyasında göremeyeceği sayıda belediye başkanlıkları kazandı. AK Parti de Güneydoğu’da daha önce aldığı oyları artırdı.

İşe ilk olarak onları tebrikle başlayabiliriz.

Ancak bir de Ankara ve İstanbul’un AK Parti tarafından kaybedilmesi durumu var.

Reklam

[Evet, henüz İstanbul ortada görünüyor, Cumhur İttifakı adayı "Ben kazandım” diye açıklama yapıyor; sonuçta gerçek durum bu iddiaya uygun çıksa bile Millet İttifakı adayının rakibi kadar oy almasını başarı olarak görmeyecek miyiz? Üstelik, kampanyanın en başında kimselerin pek tanımadığı Ekrem İmamoğlu sonunda seçimi kazanan kişi olarak da ilan edilebilir.]

Tayyip Erdoğan‘ı cumhurbaşkanlığına kadar yükselten siyasi hikaye, unutmayalım ki, İstanbul belediye başkanlığını kazanmasıyla başladığı gibi, 2000’li yıllarda AK Parti’yi doğuran ve 2002’de onu iktidara taşıyan şartlar da 1994’te gelecekleri birleşmiş Ankara-İstanbul kader ortaklığının bir sonucudur.

Büyü bozuldu

Büyünün bozulduğu kesin.

Çıkan tabloya bakarak çıkartılabilecek en önemli sonuç, halkın iki en büyük kentte yönetimleri iktidara vermekte gönülsüz davrandığıdır. İstanbul’u da kaybettiği durumu ortaya çıkarsa, bu gelişme iktidara ciddi bir darbe teşkil edecektir.

Şaşırdınız mı bu sonuca?

Aslında yazılarımı her gün sürekli okuyanlar veya son bir-iki ay boyunca ara sıra da olsa yazdıklarıma göz atanlar sandığa yansıyan sonuca herhalde şaşırmayacaktır.

AK Parti hala yüzde 40 civarında bir oy alabiliyor ve MHP ile kurduğu ortaklık sayesinde zevahiri kurtarıyor görünüyorsa, bunun sebebi halk nezdindeki değerini hala koruduğu için değildir. Muhalefetin kendisini aşarak halkın önüne uygun adaylar çıkardığında aldığı olumlu cevabın da gösterdiği gibi, AK Parti’nin oy deposu saydığı kitleler kendilerine gidecek yer arayışına başlamış durumda.

Reklam

O yer CHP etiketi taşıyor bile olsa…

Yeni parti arayışı var.

İktidarın en başından itibaren ‘CHP’ ile ilgili olumsuz propagandalara bu seçim kampanyasında kişiler temelinde ağır iddialar da eklendi; böyle bir durumda hiç de azımsanmayacak oranda bir oyun İstanbul ve Ankara’da rakip adaylara kayabilmesi göz açıcıdır.

Daha uygun bir kaçacak yer bulursa, AK Parti tabanı, yeni bir durum muhakemesi yapabileceği mesajını bu seçimle yüksek perdeden vermiş oldu.

Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu bu gerçeğin ete kemiğe bürünmüş örnekleridir.

Neden böyle oldu?

‘AK Parti 2000’ günümüze gelip ‘AK Parti 2019’ olduğunda arada bir şeyler kaybetti; işte o kaybettikleri bu seçimde sandığa da kayıp olarak yansımış bulunuyor. Hala elle tutulur miktarda oy alabiliyor olması geçmişin mirasının bütünüyle tüketilmediğini gösteriyor; ancak iki büyük kentin oylarına yansıyan da mirasın tükenmekte olduğuna işaret ediyor.

Kaybolan aslında AK Parti’nin 2000 ruhudur.

2000 yılında yola çıktığında, AK Parti, yanına her eğilimden yol arkadaşları almış, buna karşılık iş dünyası ve medya gücünün sert muhalefetiyle karşılaşmıştı. Galip çıkan o AK Parti’ydi. Zaman içerisinde birlikte olduğu arkadaşlarını yolda bıraktı AK Parti, aslında kendinin olmayan iş adamları ve yeniden dizayn ettiği medya ile donanarak hep kalıcı olabileceğini sandı.

Dünkü seçimden başka bir tablo çıksaydı o sonucu ‘mucize’ sayabilirdik. Siyasetin doğasına da, AK Parti’nin temsil iddiasına sahip olduğu ve adını ‘dava’ diye anageldiği siyasi çizgisinin zorladığına da bu yeni versiyon aykırı olduğu için…

Hak ve özgürlükleri genişletme iddiasının sahibiydi AK Parti, yalnız ekonomik istikrarı değil siyasi dengeleri de çağdaş değerler ışığında kurma amacıyla yola çıkan bir kadronun ürünüydü. ‘Ortak akıl’ ile oluşan bir politik çizginin temsilcisiydi.

Bugünkü AK Parti o AK Parti midir?

Nasrettin Hoca‘nın kar helvasına benzeyen bir görüntüsü yok mu bugün?

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere beş büyük kentin seçmeni “Buraya kadar” dediyse bana göre o tavır bu sebepledir.

En başta sizlerden beklediğimi belirttiğim düşüncelerinizle benim bu yazımda okuduklarınız birbirine benziyor mu?

Sanırım aynı düşüncedeyizdir.

ΩΩΩΩ

74 YORUMLAR

  1. Yorumları okudum. Seçimde kim kaybetti,kim kazandı diye kafa yoruyordum.Anladım ki herkes kazanmış.Siyasiler kazanmış anladım; bu kesin.Anladığım bir kesin sonuç ta milletin kaybettiğidir.Bu ayrışma,kamplaşma bölünme ortamında -siyasi ortamda -vatandaşa hizmet edemez;ettirmezler de.Milletimizin Allah yardımcısı olsun.Allah dostsa gerisi boştur.

  2. Sevgili Koru ; Bir zamanlar peşinden ayrılmadığın AKP’ye düşman olduğunu işitmeyen,bilmeyen kalmadı. Peki bu eleştirel bakışının objektif olduğunu kim söyleyecek? Eline sopanı almışsın vurdukça vuruyorsun. Demokrasiden dem vuranlara ülkenin monarşi sistemde yönetilmediğini hatırlatmak isterim halk iradesi böyle uygun gördü Belediye Başkanlıklarına bunları getirdi; öyle ki Bel.Bşk’de parti değil şahıslar öne çıkar sizde bunu çok iyi biliyorsunuz. Artı Angaralı olmakla övünen Ankara’da Ankaralı olmayan aday ile girmek; İstanbul’da artık popületisini yitirmiş geçmişi başarılı olan fakat yüzü çok eskimiş bir aday ile girmek, kaybettirmeyi tetiklemiştir. En son HDP’nin kürt oyları Büyükşehirlerde belirleyici olmuştur çünkü aradaki farklar minimal seviyelerde.

  3. ALLAH, AAK PARTİ 2000’İN HİLKATİNİ TERSİNE ÇEVİRDİ

    Yasin Suresi’ni okumayan yoktur. 68. Ayette “Biz kime uzun bir ömür verirsek, onun güç ve kudretini azaltıp yaratılışını tersine çeviririz” denilmektedir. Bazıları da “Kimin ömrünü uzatırsak, onun doğuştan gelen yeteneklerinde eksiltme yaparız” olarak açıklamakta. Bu ayetten şunu anlıyoruz “Uzun ömür iyi bir şey değil; ömrü uzadıkça, insan yaratılışına aykırı davranmaya başlıyor”.

    Peki AKP ilk iktidara geldiği zaman özellikle 2007’ye kadar nasıldı, ne düşünüyordu, hedefleri nelerdi 17 yıl sonra ne düşünüyor, hedefleri ne, neler yapıyor! AKP’nin kuruluş felsefesi ve kurucuları (yaratılışı-tabiatı) önce nasıldı şimdi nasıl!

    Türkiye tarihinde hiçbir parti tek başına 17 yıl iktidarda kalmadı. AKP’nin iktidarda ömrü uzadıkça, tıpkı ömrü uzayan insan gibi felsefesine ve kurucularına aykırı ve ters düşer hale geldi!

    Uzun iktidar da uzun ömür gibi Allah’ın bir lütfu değil cezalandırması olabiliyor. AKP’nin iktidarda ömrünü uzattıkça hilkatini de tersine çevirdi Allah; diye düşünüyorum.

    Demek ki öyle bir sistem kuracağız ki iktidarda uzun süre kalınmayacak. Aksi halde bir şekilde iktidarda kalmayı başaranların hilkati tersine dönüyor

  4. Sayın Koru Yorumunuz Bu mu Şimdi.PKK dahil bütün şer güçlerin Erdoğan Düşmanlığı ile hareket ettiği bir ortamda ve ekonominin bu kadar çalkantılığı olduğu bir dönemde %51,70 oy almış İktidar partisi için bu değerlendirme yakışmadı.

  5. siyasi islam ülkenin yakasından düş artık. sizin yüzünüzden ülkeye 3,5 milyon suriyeli girdi. yeter artık. halkımızın chp yi seçmesini bile sindiremiyorsunuz. insanların yeni parti arayışında olduğu algısını kuruyorsunuz. eski akp’lilerin kuracağı parti başarılı olamayacak. Hepsi Tayyip erdoğanla işbirliği yapmış ve sonradan tayyip erdoğanın kapı dışarı ettiği isimler.

    • Ağzınızın tadını bozmak istemem, ama metniniz bir dizi yanlışı içeriyor gibi görünüyor, Ersoy Bey. Halkımızın CHP’yi seçmiş olduğu iddianız tartışmaya çok açık bir iddia. Ülkenin yakasından düşmesi gereken şey siyasal İslam değil. Ezbere konuşuyorsunuz. AK Parti ve Erdoğan’ın siyasal İslamcılık ile uzaktan yakından ilgisi yok. Yapmacık, müsamere tadında bir Batı karşıtlığı pozunda, Batı’nın neo-liberal ekonomik politikalarını çatır çatır uygulayan, geleceğini devletçi-milliyetçi hamasette arayan, maskara seküler medyanın ölümüne desteklediği bir çıkar partisi var karşımızda. Ben ne dindarım ne de siyasal İslamcı. Ama yakından bilir ve izlerim siyasal İslam’ın Türkiye’deki serüvenini. O insanlara ve siyasal İslamcı geleneğe haksızlık etmeyelim.

  6. Sayın yorumcu Sen olanları değil de olmasını istediklerini yazmışsın Burada çok fazla hissediliyor AK Parti burada yüzde 52 oy aldıysa yine kazanan o olmuştur Bunu asla aklından çıkarma bir İkincisi yeni bir oluşum isteyen millet eni bir oluşumunda bir gün beklentilerine karşılık vermeyeceğini tahmin eder milletin aklı bunu alacak kadar iyidir Bunu sakın unutma bir İkincisi de yazılarını taraflı yazmışsın Çok belli oluyor

  7. Rte kayb etmedi

    Secimin kazanani “devlet“ oldu.herkes bunda hmfikir. Ama sn rte konusunda kimse onun secim stratejisti ve ustasi oldugu gercegini iskaliyor. Rte bu secimde istedigini aldi,istemedigini odünc verdi.

    4,5 yil secim yok sözü, önemli. Önümüzdeki zaman diliminde ekonomideki yapusal reformlar hayata gecirilecek. Aci recete icirilecek. Ciddi tasarruf tedbirleri alinmak zorunda. Kemer sikilacak.
    Ankaranin önemli gider kalemlerinden biri belediyeler. Büyük beled.iyeler. Akp li oldugu takdirde yuksek meblagda kaynak aktarilmasi gereken büyük delikler. Bunlarin hepsi chp ye verildi. Dört bucuk sene boyunca muazzam tasarruf edilecek.
    Secimdeki ucuz kamplasma ve gazlama taktigi, tasrada etkili oldu. Dusuk maliyetli belediyelerde rte %52’lik guven oyunu aldi. Ayni taktik ,bu taktikten tiksinen buyuk belediyeleri de chp ye itekledi.
    Dört bucuk sene sonunda, ekonomik krizi atlatmis bir cb olarak genel secimlerde halkin karsisina cikacak. Merkezi hukumetten zirnik yardim alamadigi icin copleri bile toplayamaz hale gelen belediyelerdeki chp den bikan halkin karsisina kurtarici olarsk cikacak.
    Adam secim sihirbazi.
    Isin sonunda maglubtur galib…

  8. *******
    Türlü çeşit yorumlar var, neden olmasın!?
    Kanbersiz düğün olur mu, olmaz efendim!
    Akıp geciyorken zaman, sürem dolmasın,
    Bir yorum da benden dedim, kısaca kendim:…

    “Beka” sorunu diye çok eski ve bir türlü bayatlama bilmeyen sorun bu seçimlerde sloganlaştırıldı. Bu defa doğuda iş gördü. Bunun bir sebebi beka sorununun kaynağının Ortadoğuyla ilgili olmasıyla. Dolayısıyla Doğuyu ve G. Doğuyu daha çok etkisi altında bulundurması doğaldır. Ancak bir faktör de şudur: oratalama eğitim seviyesi biraz daha yüksek olan büyük şehirlerdeki seçmenler “Du bakalım, işin içinde iş var” dedi. Oyunu istendiği kadar vermedi……

    AK Parti mümkünse, “AK”lamalı kendini,
    Bu işe ne kadar çabuk başlar ise kâr!
    Ezberine öyle, kullanmamalı dini,
    Seçimlere kadar, süreleri dar mı dar!…..
    ….
    *******

  9. Sevgili fehmi koru beğ ülkemizin acil demokrat libarel çağdaş muhafazakar birlikte yaşama ülküsüne sahip bir siyasi partiye acil ihtiyaç var AKP seçimleri kazanan bilir ama ülkesinin geleceğini karanlığa götürüyor çağdaş özgürlükçü kendi milli değerlerine sahip çağın gerçeklerine uyan yeni bir heyecan yeni bir ruh herkesle barışık vizyon sahibi dünya görüşü chp ninde hemen gerçekbir sosyal demokrat olmalı çağdaş manada ingilteredeki bir işçi partisi Almanya’daki sosyal demokrat partisini milletin değerleriyle barışık gerçek sosyal demokrat

  10. Bütün partiler seçimi biz kazandık diyorsa tek kaybeden var demektir o da millettir.
    Maalesef bu seçimin tek kaybedeni millettir.
    Daha önce referandumda ve geçen Haziranda yapılan CB seçimlerinde de hep millet kaybetmiştir.
    Milletin çoğunluğu henüz bunun farkında değildir.
    2001 krizinde bile kişi başına 1000 küsur dolar olan dış borcumuz 5000 doları aşmıştır.
    Sadece çocuklarımızın değil torunlarımızın bile geleceği çalınmıştır.
    Ama millet hala uyumaktadır.

  11. Kendi kendime, Fehmi beyin bugün-kü AKP li yorumcularina! ne oldu böyle diye soracaktim… fakat aklima bizdeki seçimlere benze secim yapılmış bazi ülkelerin liderlerinin kazanma oranlari aklima gelince, kendilerine hak verdim..

    Devletin…. yani tüyü bitmemiş yetimin hakkini ve bizim vergilerimizi ceplerine koyup bize hizmet etmek şoyle dursun! Küfür, hakaret edip iftira atip bütun devletin kurumlarini AKP için seferber eden bir lider o ülkelerde olsaidi en az
    90% oy alirdi…
    Keşke bizdede aynisi olsaidi de AKP li caniler tarafindan Rahmei olan o iki kardeş yaşasaidi…
    Önceden AKP sadece milleti kandirarak kazanirdi! Şımdide öldürerek ve döverek kazaniyor.
    Diyarbakrin bir ilcesinde SPden yeni secilmiş belediye baskani ve yanindakileride kazma kürekle dovmusler.
    Kanla ve haramla kazanilan herşey eninde sonunada, kazananlarin korkulu ruyasi ve kaderleri olarak kendilerine gercek Adalet sahibi tarafinda fazlasi ile iade edilecektir.
    Ölenlere Allahtan Rahmet ailelerinde sabir diliyorum.
    .

  12. Okuma yazma oranı yüksek, üniversite mezunu çok olan illerde iktidar kaybetmiştir. Muhalefetin kazandığı sayısı az iller Türkiye vergi gelirlerinin yarıdan fazlasını ödemektedir. Bu yüzden dağdaki çobanla oylarımız eşit olmamalıdır. Dürüstlük sahte Allah korkusu palavraları ile değil iyi insanlar olmayı hedefleyen, üretmeyi hedefleyen, yalan ve sahtekarlıkla, uyanıklıklarla değil, eğitimle elde edilebilir. Türkiye’nin her konuda döküldüğü bir dönemde (eğitim, adalet-yargı-hukuk,ekonomi,gelecek umudu) son 20 yılın iktidarı % 50 den fazla destek alıyorsa bunun tek nedeni (çobanlardır) eğitimsiz yığınlardır. Eğitimsiz yığınların iktidarı olmak bir matahsa alın başınıza çalın. Niye tüm Dünya’da müslümanlar geri ve mutsuz sorusuna yalnızca DIŞ GÜÇLER, SİYONİSTLER gaz almalıklarına bağlamaya devam ediniz. On yıllardır ekonomik bunalımda ve çöküntüdeki Yunanistan’dan neden tek bir mülteci sınırlarımızı geçmeye çalışmıyor da tek ortak yönleri dinleri olan Suriyeliler,Iraklılar,İranlılar,Afganlar,Nijeryalılar,Pakistanlılar,Bengaldeşliler kapağı batıya atmak için sınırlarımızı zorluyorlar acaba? Bu yığınların tek ortak noktaları ülkelerinde islami iktidarların oluşu, evrensel hukuk kurallarının işlemezliği,eğitim yerine şeriata önem vermeleridir.

  13. Seçimi kim kazandı kim kaybetti ?
    Bir ülke düşünün en az iki yıldır ağır ekonomik kriz içersinde.
    Her gün onlarca şirket patlıyor işsizlik özellikle genç işsizlik
    almış başını gidiyor.Ülke para birimi 2 yılda % 70 değer kaybetmiş.
    Firmalar yalnızca ticari faizlerini ödemek için çırpınıyor.
    Ana muhalefet yalnızca 2 puan oyunu artırmış .İktidar yerinde saymış.
    Acaba kim kaybetti kim kazandı ?

    • Bence seçim sonuçlarının tek kazananı, yeni bir kitle partisinin kurulmasının ihtiyaç olduğunu sezenler. Umuyor ve diliyorum ki, bu olanak, A. Gül, A. Davutoğlu gibi isimlerin iradesine ve hegemonyasına terk edilerek heba edilmez.

      Dindar muhafazakar mahalle ile Kemalizm bataklığına düşmekten kendisini sakınmış seküler demokrat mahalleden, hem PKK vesayetinden hem de HDP’nin dar kimlik siyasetinden bıkmış Kürt mahallesinden insanların kuracakları bir kitle partisine ihtiyaç var. İdeolojik iç çekişmelerle kendi kendilerini tüketmeyip ortak amaçlar doğrultusunda sağduyu ile hareket edebilecek kapasitede insanlar olmalı bunlar.

      “Ağır top”, “ağır ağabey”, “tanınırlık” gibi saplantılardan sıyırılmak gerekiyor artık. Alın işte E. İmamoğlu örneği tüm çarpıcılığı ile gözler önünde duruyor. Milletin beklentisi sahicilik ve samimiyet. Kurucularının tanınırlığına, bilinirliğine hiç aldırmadan yeni bir partiye destek verir. Yeter ki basit, anlaşılır ve gerçek çözümler sunsun o parti, yeter ki samimi ve sahici insanların öne çıktığı bir parti olsun.

      Bilinen, tanımış siyasetçiler olmadan bir şey yapılamayacağı varsayımı ayak bağı oluyor bize. Sağ-sol ayrışmasını aştı insanlarımız, yeni ve inandırıcı kadrolara kayıtsız kalmaz.

      • Buradaki kadrolarla bir parti kursak daha iyi iş görebilir mi dersiniz? Şimdilik hayali olsa da olabilir!

        İşin gerçeği, yeni isimler ortaya çıkması lazım ama ülkede “Kemalizm” o kadar tanrılaştırıldı ki bunun gölgesinde lider olarak “yeni şahsiyetler” pek yetişmiyor. “Yeni şahsiyetler” derken milletin ekseriyetinin bağrına basıp onaylayacağı şahsiyetler. Fırlayıp ta ortaya çıkmış olanlar kemalizmin kendilerini dışladığı, bastırdığı reaksiyoner bir “ezberine dindarlar” grubu. Bunlar da yeterince akıllı davranamadıkları için zamanla gözden düştüler….. Mr. Rose ve Mr. Davidson bence de biraz fazlaca yorgun ve ümitsiz vaka…..

  14. AK Parti ile MHP’nin ittifak kurmayıp ayrı partiler olarak seçime girdikleri şehirlerde MHP’nin çok belirgin bir başarısı var. MHP, Amsya, Kastomonu, Erzincan, Kütahya, Karaman, Çankırı ve Bayburt’u AK Parti’den aldı. Karadeniz illerinde de MHP oylarında gözle görülür bir artış var.

    Bu durumu nasıl değerlendiriyor okurlar -ve AK Partili, MHP’li seçmenler?

    • Bernar Bey !
      Üst AKıl Hocası bugünkü yazısında bakın nasıl değerlendiriyor:
      ———
      Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi ağırlığı yine kanıtlandı
      1 Nisan 2019-Sabah
      Mehmet Barlas

      Dün yapılan yerel yönetim seçimlerinin ortaya koyduğu gerçekler, bundan sonraki siyasi yaşamı etkileyecektir.
      Bu seçimler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın siyasi ağırlığını bir kez daha kanıtlamıştır. Özellikle seçim kampanyasının son gününde İstanbul’un değişik semtlerinde yaptığı mitinglerin nedeni iyice anlaşılmıştır. Cumhurbaşkanı bu şekilde küskün konumundaki AK Partililerin sandığa gitmelerini sağlamıştır. İstanbul’da Binali Yıldırım’ın Belediye Başkanı seçilmesi, belli ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çabaları ile gerçek olmuştur.
      ….

  15. Yorgan gitti ama kavga bitmedi. Burada gerçek bir seçim olmadığını, asla bu sonuçların adil bir seçimin sonucu olmadığını baştan teslim etmek lazım. Ondan sonra gelelim diğer değerlendirmelere:
    1-İktidar cephesinde kayıp ve dağılma o kadar derin ki İstanbul’da daha önce kimsenin tanımadığı, mütevazı ve namuslu bir adam bütün taarruzları savarak zafere yürüdü. Hem de neye rağmen; kendi partisindeki bir yığın eski kafa, eski tüfek Kemalist ve başkan yardımcısı düzeyindeki derin adamlara rağmen. Halk gene de bu adayı destekledi.
    2-CHP’nin kafalara kazanmış olumsuz ve ürküten görünümü bile iktidarın yıkımı karşısında unutuldu, kısmen dahi olsa terkedilerek oy verildi.
    Bundan sonra bölücülüğün en aşağı versiyonlarından olan “ama onlara falanca parti destek verdi” yada “ama falancaların oyları nereye gitti” türü çok yave dinleyebiliriz. Hiç kaale almaya değmez, bu kafalar hangi iddialarla gelirlerse gelsinler geri kafalı birer ırkçıdırlar ve tarihin çöplüğüne gitmeyi hak ediyorlar. Bu sonuçların yorumu şu demektir: Doğru yol; ilkeler etrafında yeni bir yol açmak, her partiden, her kökenden, her fikirden namuslu ve dürüst insanlarla el ele vermektir. Ta ki basit parti menfaatlerine ülke ve insanlık kurban olmasın. Bu ülkede herkes saygındır, her kökenden gelen kişinin oyu kıymetlidir, herkes hukuk ve devlet önünde eşit olmalıdır.
    Fehmi Beyin siyasetteki boşluğu işaret eden tespitleri kesinlikle doğrudur ve bu boşluk sanıldığından daha büyüktür. Ne dindar muhafazakarları ne de laikleri temsil eden aklı başında, yolsuzluğa bulaşmamış, dünyayı doğru okuyan, ülkeyi ve insanları topluca kucaklayan ve hukuku yeniden inşa edebilecek bir parti maalesef henüz ortada yok. Ancak Abdullah Gül yada Ahmet Davutoğlu bu iş için doğru kişiler midir? Kanaatimce değiller, zira ülkenin yoldan çıkarılmasına onlarda cidden katkıda bulundular ve hala dişe dokunur bir özeleştiri bile yap(a)madılar. Sanki Reis onlara birer makam verse hemen oraya fit olacak gibi duruyorlar. Bu saatten sonra CHP’deki eski kafalara rağmen dine saygılı CHP’li adayları kazandıran kitleyi dikkate alan bir yeni parti yada mevcutlardan hakikaten yenilenen bir parti umut olabilir.

    • Dilerim siyaset arenasına bu mesafeli bakışınızla ve gerçek fikirler içeren yorum metinlerinizle bu yorum sayfalarına önümüzdeki haftalarda ve aylarda da katkıda bulunursunuz, Hakan Bey.

  16. Ak Partinin En çok oy aldığı , İllerden içanadoludaki bir ilde yaşıyorum,bizim buralarda solun esamisi okunmaz kml Klçdrğlna kimse bitini bile vermez ben iki hafta kadar önce maalesef Ak Parti nin önceki seçimlerde aldığı oyun belki yarısından biraz fazlasını alabileceğini , oyunun düşeceğini yazdım aynen dediğim gibi oldu ,oylar ilk defa bu kadar düştü.Sebeb burada zikredilen genel sebebler yanında ilimize Ankaradan gönderilen Bürokratı kimsenin tanımaması ,halkta hiçbir karşılığının olmaması ,Temayül yoklaması Kamuoyu Araştırması , liyakat gibi en temel kriterlerin gözetilmemesi sonucu Ak Parti kazandı ama buruk bir galibiyet. Hep sorduğum soru bu kadar açık hata nasıl yapılır hayret ediyorum demekki danışmanlar , müfettişler işlerini iyi yapmıyor .

  17. Anlaşılan millet kerhen CHP’ye oy verdi.

    Eğitime, üretime ve teknolojiye yatırım yapacak, adaleti sağlayacak, yolsuzluğu önleyecek, tutarlı dış politika yürütecek bir partiye ihtiyaç görünüyor.

    Seçim sonuçları için en iyisi, hayırlısı olsun demek gerekir.

    • Yorumunuza katılıyorum. CHP’liler ve İyi Parti’liler ham hayallere kapılmasınlar. Bu sonuçlar ilkin HDP, ardından verilen kısmi ve kerhen destek sayesinde mümkün oldu.

      Erdoğan ve AK Parti F. Koru gibi insanlardan gelen her eleştiri ve öneriyi akıl almaz bir kibirle bir kenara itti, trene sonradan atlamış seküler soytarılar eliyle bu değerli insanları aşağılayıp itibarsız kıldı. Sonuç ortada: Bahçeli’nin sözünün dışına çıkamaz hale gelmiş bir devlet partisi, tel tel dökülen bir lider partisi ve başkanlık sistemi, üç büyük kenti kaybetmekle kalmayıp Adana, Antalya, Bursa gibi önemli büyük şehirlerde kar gibi erime. . . Derinleşen ekonomik sorunlar da cabası.

      Süleyman Soylu, Yiğit Bulut gibi tiplerle yürümeyi seçti Erdoğan, bedelini ödüyor. Israr ettikçe daha da kaybedecek. Korkarım, hiç, ama hiç bir ders alınmayacak ve çok uzak olmayan nihai yazgsına doğru yol almaya devam edecek AK Parti ve Erdoğan.

      Yeni bir kitle partisi, yeni bir kadro hareketi kaçınılmaz.

  18. Reis ve AK Parti taraftarı arkadaşlar, “Nerede kalmıştık?” demeğe getirerek, “Fehmi Koru yazılarından hiçbir şey öğrenmeden Koru’ya verip veriştirerek yola devam!” tadında yorumlar yazıyorlar. Fehmi Bey, yeniden popüler bir yazar ve gazeteci olabilmek için Reis’in gitmesini istiyormuş, içimizdeki İngilizlerden biriymiş, yeni bir partinin kurulması için algı operasyonları çekiyormuş vb. Hani bir tık daha ileri gitseler, aşağıdakilere benzer şeyler söyleyecekler:

    Ankara düştüyse, bunun sorumlusu içimizdeki İngilizlerin önde gideni F. Koru’dur!

    Reis’imiz, “Bula bula İstanbul’un en küçük ilçesinin başındaki bu adamı mı buldular” dedi İmamoğlu için. “İstanbul’u keybeden tüm Türkiye’yi kaybetmiş olur”dedi. Buna rağmen, eğer Reis, adaylığı ilan edildiğinde CHP’li seçmenlerin sadece yüzde 16’sının ismini işitmiş olduğu, kampanyasından bir ay sonra bile kim olduğunu her 4 CHP seçmeninden sadece birisinin bildiği İmamoğlu karşısında kaybetmişse, bunun sorumlusu Fehmi Koru’dur!

    Reis’in 2014 seçimlerinde Bursa’daki AK Parti+MHPdesteği yüzde 67 idi. Şimdi, Bursa’da bile ecel terleriyle kazanabildik. Akdeniz Bölgesi’nde denize kıyısı olan büyük şehirlerin hiçbirinde Reis’in partisi yok. Sorumlusu F. Koru’dur!

    Erdoğan’ın “bir kez daha tarih yazdığını” ve “en az bir 20 yıl daha tarih yazmaya devam edeceğini ileri süren Badu Bey, bu işlerin kelle almadan olmayacağını söylüyor, Reis’in görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen Binali Bey ve Özhaseki’yi “tarihin engin derinliklerine göndereceği” öngörüsünde bulunuyor.

    Velhasılı kelam, Erich M. Remarque’ın “Batı Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok” adlı ünlü romanından yola çıkarak söylemek gerekirse, “F. Koru’nun Yorumlar Köşesi’nde Yeni Bir Şey Yok.”

    Yaşları Orhan Gencebay’ın “Hatasız Kul Olmaz” ezgisine yakından aşina olmaya pekala el verir görünen bu dostlar, “Reis!” diye diye Reis’in karizmasını hepten çizdirmeye hayli kararlı görünüyorlar. . .

    • Kraldan çok kralcı olmuşlar desene Bernar bey… S. cumhurbaşkanı bile İstanbul’u ve Ankarayı kaybettiğini kabul ediyor. Bazı yorumcular ısrarla karşı çıkıyorlar. Öz eleştiri yerine başkalarını suçlu olarak eleştirmek çok kolay. Seçimin ilk başından beri Sayın Binali Bey gönülsüzdü. Belki de meclis başkanlığı bırakmak onu derinden üzdü, seçime olan hevesi tükenmişti. Bu büyük İstanbul mitinginde de gördük. İstanbul projeleri bile S. cumhurbaşkanı açıklamıştı. Binali Bey sevecen biridir. Keşke meclis başkanlığında direnseydi.
      saygılar

  19. Yapmayın Allah aşkına yapmayın..Bu nasıl bir analiz? Yılların gazetecisine yakışıyor mu? Bu nasıl bir Erdoğan düşmanlığı gözlerinizi kör etmiş.Sadece basit bir matematik hesabı olayı anlamak için yeterli.Ak parti bir önceki seçime göre oyunu artırmış.Kitleler desteğini falan çekmiş değil.Bir önceki seçimden tek farkı İstanbul’da ve diğer kaybedilen illerde HDP VERDİĞİ AÇIK DESTEK. HDP’ nin İstanbul’daki oyu bir önceki seçimde 1.195.602 dir (2018 seçimi).HDP destek vermeseydi bir önceki seçimden farkı kalmıyor.Nasıl bütün bu sonuçlara varıyorsun İNSAN GERÇEKTEN HAYRET EDİYOR.

  20. Abdullah Gül de güç olsa çoktan çıkardı. bir fetöye bir chp ye bir saadete dönmekle bu iş olmaz. Abdullah Gül’e GÜVENEN kimse yok. chp ve diğer hain-satılmış partilere göre kullanılacak bir PİYON dur. daha ileri gidemez…

  21. Son yillarda huzur hukuk yerlerde. Ve bunun aksini iddia eden alni secdeye varan bizim arkadaslar. Ve düzeltme adina gram hareket yok. Bol bol dıj güjler diyip durun :-))))

    Kabul edilmeli ki ayni politikayi devam ettirirseniz 4.5 yila kalmaz iktidardanda oluruz. Öz eleştiri lütfen

  22. Reis Yine Tarih Yazdı!

    Lafı eğip bükmeye gerek yok. Seçimin sonucu budur.

    İstanbul’u, Ankara’yı kaybeden Ak Partidir. Reis değil.

    Sayın Binali Yıldırım, adı İstanbul için anıldığının ertesi gün çıkıp adaylığını ilan etmesi ve aynı gün de Meclis Başkanlığından istifa etmesi gerekirdi. Haftalarca bekledi. Sonuçta kıl payı kaybetti. Reis elbette bunun hesabını soracaktır. Onu da tarihin engin derinliklerine gönderecektir.

    Sayın Mehmet Özhaseki, Kayseri gibi çantada keklik sandı muhtemelen Ankara’yı. Reis’in gösterdiği gayretin yarısını göstermiş mi Ankara için? Gören var mı? O da tarihin engin derinliklerine yolcu olacaktır.

    Bu diğer kaybedilen belediyeler için de geçerlidir. Hatta kazanılsa bile puanı bariz düşen belediyeler için de.

    CHP’nin işi zor. İstanbul’da sayın Ekrem İmamoğlu kazandı. Ama bir sonraki seçime yani genel seçime kadar İstanbul’da gözle görünür bariz bir şeyler yaptı yaptı. Yoksa Reis genel seçimi rekor oyla alacaktır. Ki ülkemiz, tarihinin en kötü ekonomik krizini yaşayacak olsa bile.

    Eğer Reis 17 yıldır iktidarda, son 11 yıldır da mutlak iktidarda ve muhtemelen de en az bir 20 yıl daha mutlak iktidarı devam edecekse bunun belki de en büyük nedeni 1994 yılında kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonrası İstanbul’a yaptığı hizmetlerdir ve hemen öncesinde CHP’li belediyenin İstanbul’da millete yaşattığı İSKİ skandalıdır.

    Sonrasında gelen, Reis’le aynı çizgideki belediye başkanlarının hiçbiri Reis’in yanına dahi yanaşamadılar.

    Sayın Ekrem İmamoğlu için bir fırsat gibi bu. Ama az buçuk Reis’i tanıyorsak buna müsaade etmez.

    Sayın Fehmi Koru, sık sık yeni kurulacak partiye olan ihtiyacı dile getiriyor. Sayın Abdullah Gül’ün önderliğinde kurulacak yeni bir parti.

    Vaktiyle Ak Parti’de bulunup sonrasında Reis tarafından tarihe gönderilmiş kişilerin yapacakları ancak torunlarını sevmek olacaktır. Yaksa Reis onları duble tarih yapar. Hoş onlar da zaten bunu gayet iyi biliyorlar. Yoksa şimdiye kadar çoktan kurmuşlardı yeni partiyi. Bu saatten sonra kursalar da ne değişecek? Sadece Reis’e yarar.

    Özetle Reis yine tarih yazmıştır. Görünen o ki en az bir 20 yıl daha tarih yazmaya devam edecektir.

    • MHP’yi saymıyorsunuz galiba çoğu ilçe belediyeler MHP sayesinde kazanıldı. Türkiye’nin 3 büyük şehri iktidarın elin değil; önümüzde 4.5 yıl vardır. Kim öle kim kalka… Ak Partinin yapacağı tek şey var: Bir an önce ekonomiyi düzeltmek.Yoksa genel seçim de bu seçimden farkı olmayacaktır.
      Saygılar

  23. Bu seçimin ibretli sonuçlarından biri de şu:

    Ömrünü CHP zihniyeti ile mücadele içinde geçiren bazı insanlar ahir ömürlerinde CHP’nin başarısı ile mutlu oluyorlar.

    “Ne oldum dememeli,
    ne olacağım demeli”sözü
    boşuna söylenmemiş vesselam.

  24. Herkes kendi nefsine göre yorum yapıyor.Arkasında % 50 den fazla halk desteği olan bir güç varken yeni parti arayışından bahsetmenin mantığı varmı ? Fehmi bey için var.Yazıı yazacak gazete bulamayan Fehmi bey kankası Abdullah Gül’ün parti kurmasıyla yeniden popüler olmayı umuyor.Seçim sonuçları halkın bu iktidara desteğinin devam ettiğini gösteriyor.AKP kendine çeki düzen vermezse 3 yıl sonra yapılan anketlerde AKP+MHP.nin y toplamı % 40’ın altına düşerse o yol belki denenebilir.Başarılı olurmu bence hayır.Yapılan girişim o harekete iktidar getirmez.CHP.ye iktidar getirir.Bu vebale ortak olacak insan sayısı pek olmaz.
    Seçim sonuçları ülke için ve ülkenin geleceği için hayırlı olacak bir şekilde sonuçlanmıştır.Kaos bekleyenlerin umutları boşa çıkmıştır.Seçmen AKP’ye ince bir ayar çekerek onuda uyarmıştır.çimizdeki İngilizler biraz daha bekleyecekler umutlarının gerçekleşmesi için.

  25. Abdüllatif Şener, AK Parti kurulurken, Partiyi, “ne olur, abi, yardımcı olun da, şu Partiyi Müteahhit Partisi yapmıyalım”, demişti. O günden bu güne, bu gerçek bir daha tekerrür etti ki ; ” parayı veren, düdüğü
    çalıyor veya düdüğünü çaldırıyor”. Verilen ve harcanan paralar da hep, HARAM PARALAR. Hayretmez, geriye doğru ibret gözü lazım.
    Koru’nun tesbitlerinden biri, ” AK Parti, aslında kendinin olmayan iş adamları ve yeniden dizayn ettiği (- BESLEME -) medya ile donanarak hep kalıcı olabileceğini sandı”.
    H.D.nin tesbiti de yerinde, ” Batıda AK Partiye kaybettirdiler, olan bu. (fakat, kim kaybettirdi ?) Evet, “…. dava için üzüldük “. , fakat, “dava” diye bir şey kaldı mı ki : ” SAHTE İSLAM, Maskara Müslüman”. İslam Cumhuriyeti olarak ALİM-Mücahit kanları ile kurulan Cumhuriyetin RESMİ İdeolojisini tesis eden, FIRILDAK KRİPTO Yahudi ve Ermenilerin, bugünkü ABD yetmesi sözde Kürt PKK’lıların arzuladığı İSLAM da bu idi, zaten.
    BATI ne mana ifade ediyor : ” okumuşluk, bilgi, cehaletten uzaklaşma. Bir gecede, dillerini, kelime
    lerini, neticede dinlerini kaybeden müslümanlar (kürtler dahil) dinlerine dönüp, onu tanımadıkça, Kur’ana ve
    sünnete bağlanmadıkça, FIRILDAK Siyasetin ebedi esiri olmıya mahkum kalacaktır. (hele, ehl- sünnet geçinenler, gafletle, rehavetle, dinlerini bellemeden, ona hizmet etmeden gün geçirip, duruyor.
    BERNAR’in şu tesbiti de isabetli : “Ülkemiz ve insanı -ve kürtler- seküler partiler elinde ÇİLE Çekmiye devam edecek. Görünen o.

    OLAN, BİN ALİ YILDIRIM’a oldu. Aslında, bir manada, Allah Onu da cezalandırdı. Zira, mazbut, vakarlı, İslam edebine sahip AİLESİNİ pis politikaya alet ettiği için, bu anlamda, Tayyibin yolunda gittiği için.
    Kazandık, demek için çok bahane bulunabilir. Fakat, İstanbul ve Ankara’nın kaybedilmesi çok çok düşündürmeli. Bu Milletin boş laflarla İMANINI, AHLAKINI ÇALDINIZ.
    Temennimiz, beklenmiyen bir başarı sağlıyan İMAMOĞLU’nun da soy ağacına sahip çıkıp dürüst, namuslu,şeffaf Millet ve geniş bir mazlum zümre yararına icraat yapması, gayri milli unsurlara itibar etmemesidir. Halk için icraat yapmasıdır. Fakire soğanını, patatesini ve etsiz ! olsa bile baklagillerini ucuza
    yeme imkanını temin etmesidir. Hayırlı, doğru icraatlarında başarılar dileriz. Başkan çarşı-pazardan ayağını kesmemeli. Zaten, Gn. Bşk.nı stadyumlar, yollar, köprüler vb.ni lüx buluyordu. Halkın asli, zaruri ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Asıl, proje buna denir.

    Şair Akif ne diyor; “eğer ibret alınsaydı, tarih tekerrür mü ederdi”. Tayyip beye de tavsiyemiz,
    gerçekten halkı, milleti, geniş kitleleri IRGALAMIYAN (bilerek argo) Şatafatlı, LÜX (israf) camiler,
    stadyumlar vb. yerine, cemaat, istanbul efendisi dürüst yurttaş YETİŞTİRMENİN yollarını aramasıdır. Köy kültürü ile İslam ve insan peyda edilemez. Tarihi Medeniyetin sahibi olmalıyız. Cem Karaca’nın dediği gibi, bu Dünyü, bu makamlar fanidir, küpe yapılmalı. ….Ne olacağım, diye tefekkür etmek, hakikaten Allah RIZASINI gözetmek, lafla değil, icraatla. Senin Belediye Başkanın, ” kul hakkı iddiasi ile karşıma gelme ” diyebiliyor. Bu haller GAYRETULLAH’a dokunur.
    A.Dilipak gibi, DOST ACI SÖYLER dedik. Evet, “Kimsenin vazgeçilmez olmadığını” bir kere daha gördük. Hasbi, dost insanları dinlemenin gerekliliği bir kere daha ortaya çıkmış oldu. Hoca Nasrettin’in EVİNİN ikazını UNUTMAMAK lazımmış.

    F. Koru’nun bahsettiği 2000 ruhu birliği, birleştirmeği, mürai olmıyanları temsil ediyordu. Bölücülük,
    düşman peyda etme, ötekileştirme MHP’ye has bir kültürdür. Başa daha çook işler açabilir.
    Haramhorlar, avanta düzeni, harama alışmış müteahhitler, sözüm ona HİZMET Sektörü başınıza daha çok işler açabilir.
    ” Dostları – Emeviler gibi – kaybetmek yerine, çoğaltmak gerek. Düşman ayağının dibindedir, diyor,
    büyükler. Dostun kadim ve dürüst olanı kıymetlidir.
    Önümüzdeki 4 yılı muhlislerle, çok iyi değerlendirmek, halk içinde – çarşıda, pazarda halk gibi olmak gerek

    Şu hizmet fırsatlarını tekmeliyen SAADET PARTİSİ idarecilerine de bir ikazımız olacak : Ömür dediğin ne ki, ecel etrafımızda dönüyor. Partiyi beraberinizde mi götüreceksiniz. Gençlere güvenemiyorsaniz,
    elli (50) yılı boşuna geçirmişsiniz. ERBAKAN adı yeter DÜNYA’ya. Yanına gençlerden takviye verin.
    Azrail, zaten dibinizde geziyor. Oturun görüşün. Herşeyin hesabı var. Sağlığınızda gençlerin becerisini görün. Biz biliriz, ENANİYETinin de Hesabı yok mu ? sanırsınız.

  26. Kılıçdaroğlunu yapıcı,samimi ve genel olarak olumlu buluyorum.Genel olarak CHP zihniyetinin henüz Kılıçdaroğlu ile uyum sağlayamadığı kanaatindeyim.Muhafazakar seçmenin bir kısmı zihinlerindeki olumsuz algıya rağmen CHPye yönelebildi.Chpnin daha aşması gereken mesafe var.

    Başka bir gerçek te seçimlerde belediye başkanlarının projeleri konuşulmadı;seçimler bir genel seçim havasında geçti.Yine iktidarın iktidar imkanlarını alabildiğine etkili kullandığı,muhalefetin propaganda imkanlarının son derece sınırlı kaldığı bir seçim süreci yaşandı.

    Ak partili arkadaşların gözlerinden kaçırmamaları gereken bir durum daha var ;o da kaybedilen büyükşehirlerin Türkiyenin beyni,kalbi,motorgücü,lokomotifi niteliğinde olan şehirler olmasıdır.Tabiri caizse lokomotif harekete geçmiştir.Bir süre sonra lokomotifin ardındakilerin- yine tabiri caizse- modanın başkentlerinin istikametinde gitmeleri kaçınılmazdır.Akpartiyi bu hale getiren Akparti içine sızmış simbiyotik yaşam formu da bu durumun herkesten çok farkındadır ve şimdiden kendine yeni bir bünye aramaya da başlamıştır. Bekleyip göreceğiz.Neticede biz ne söylesek te kader kendi hükmünü icra edecektir.Hepimiz için hayırlısı olsun.

  27. Size katılmıyorum.
    AK PARTİ hala gücünü korumaktadır. İl bazında aldığı İl Genel Meclisi oylarını da gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Eğer AK PARTİ hala % 45 oy alabiliyorsa, büyük şehirlerde %42 lerde oy alabiliyorsa halk hala güveniyor demektir. Eğer ki kaybedilen büyükşehirlerde ittifaklar olmasaydı, (Özellikle HDP) desteğini CHP ye altın bir vazoda sunmasaydı sonuçların bu olmayacağını siz de takdir edersiniz.
    Doğrudur AK PARTİ daha iyisini yapmalıdır; ondan beklenen budur.

    • Kazananla kaybeden arasında bir oy yeterlidir. Kaybeden ne kadar iyi yapmış olsa da kaybetmiştir. Bir saniye ile sınava girememek veya bir saniye ile yarışta yenilmek gibi. Ak parti kaybetmiştir. Çünkü bu yerel seçimdir. Oylarının toplamının kaybettiği iller il bazında bir anlamı yoktur.

  28. ALINTI:

    İşe ilk olarak onları tebrikle başlayabiliriz.

    Ancak bir de Ankara ve İstanbul’un AK Parti tarafından kaybedilmesi durumu var.
    diye yazıyorsunuz;

    Fehmi Koru Bey efendi sizi uzun süredir okumuyordum eskiden arada sırada zaman alırdım ama değişmemişsiniz. ne hikmetse iktidarda ve bazı muslumann kitlelerde hazımsızlık var galiba sadece iktidarı kutlamak ve rakibi küçümsemek unutma bu ülkede bizde yaşıyoruz ve artık zaman yok
    zaman gazetesinin sahipleri ve okuyan kitlesi malum yani…
    Merak ediyorum ankarayı ist antalyayı adanayı mersini alan sayın belediye başkanlarınıda tebrik etme veya kutlama yüceliğini yazacak mısınız

  29. İnsanlar nasıl da kolay savruluyor; gizli bir odağın ( kimliği ve amacı; akıl, vicdan sahipleri için aleni) bir araya getirdiği zıt partilerin birlikte hareket ettiği görülmüyor; 52% görülmüyor ( 2018 deki oylar korunmuş), hdp nin 7% oyunun nere gittiği görülmüyor; savunula gelinen tezler doğruymuş gibi kelime oyunlarıyla yutturulmaya çalışılıyor. Biz de yiyoruz.
    Bu yazının üstüne, yeni parti kurma telaşesinde olanlar da gaza gelip, hemen harekete geçerler; saf değiller ya, ADAM’ın tabanı (AK Parti tabanı değil), yeni parti arayışında…
    Şeker şeker demekle ağız tatlanmaz…
    İktidar aleyhine olan bunca olumsuzluğa rağmen ( merhum Demirel’in tencere örneği, yine siz yazmıştınız), parti teşkilatlarına rağmen; millet, kendini aydın sayan, vicdan, izan yoksunu kesime iyi bir ders verdi; anlamasalar da, anlamak istemeseler de…
    Bir kez daha duvara tosladınız, bırakın…

  30. Topluluklarda ömür
    Toplulukların da ömrü vardır. Ne var ki bu ömür değişiktir. İlk engel olarak topluluklar kolay kolay kurulmaz. Kurulduktan sonra ilk başarıyı gösterir sonra birden kriz geçirir, ömrü sona erer. Eğer bu krizi atlatırsa daha uzun zaman yaşar. Yine kriz geçirir, elenir gider. Bunu da atlatırsa daha uzun ömür yaşar. Böylece krizleri atlattığı sayısınca logaritmik olarak ömrü artar.
    AK Parti şimdiye kadar değişik krizler atlatarak bugüne geldi. Şimdi de yeni kriz içindedir. Eğer bu krizi de atlatırsa ömrü 20 sene daha uzayabilir. Bunun için parti yeniden 2000’li yılların siyasetine dönmelidir. Bu seçimin bu mana taşımasını istediğim için Binalı Yıldırım’a oy vermedim. Eğer İmamoğlu başkan olursa halk AK Parti’ye gerekli uyarıyı verecektir.
    %1 civarında hile her zaman yapılabilir. Bu hileye bir taraf başvurursa ve başarırsa Türkiye’nin hali perişan demektir.
    Teşvikiye’de MHP kazandı. CHP adayı zaten yoktu. AK Parti bundan da ders almalıdır. Kartal’da belediye başkanını değiştirdi, kaybetti.
    Bizim için parti değil, başkanlar önemlidir. Semt kooperatifçiliğini destekleyen adaya bakıyoruz. Onunla iş birliği yapmayı düşünüyoruz. Çıkmasa da 50 senedir devam ettiğimiz gibi devam edeceğiz. Allah imkan verirse adım atarız, vermezse sabrederiz.

  31. Adam 17 yillik iktidar ve halen karsindaki partilerin ucunun toplamindan(CHP+IYIP+HDP= %41) fazla(%45) aliyor, ama secim kaybediyor.Gercekten muhtesem tesbitler… Turk Demokrasi tarihinde 17 yil boyunca girdigi her secimi o da en yakin rakibine %10-15 puan atarak kazanan baska bir parti lideri var mi? Normalde 2 secim sonra bir iktidarin pili biter (cok yipranir) ve dususe gecer.Turkiye genelinde halen dimdik ayakta… Kiskananlar catlasin.

  32. Önümüzdeki 4,5 yıl boyunca bir seçim yok deniyor. Peki bu Erdoğan ve AK Parti açısından bir avantaj mıdır? Ben tam tersini düşünüyorum. Seçimsiz 4,5 yıllık dönem, Erdoğan’ın cehennemidir.

    Erdoğan, çapsız muhalefeti ve kimlik siyasetini kullanarak, kendi açmazlarını ve kendi siyasal-ideolojik krizini her seferinde seçimler yoluyla aştı. Her seferinde seçime gitti ve şunu söyleyebildi: “Kesin sesinizi! İşte görüyorsunuz, halk arkamda!” Bu etkili silahtan yoksun artık Erdoğan. Dahası, elinde kalmış son iki kozu oynadı: Seçimleri bir Erdoğan’ı onaylama referandumuna çevirdi, artık bir kez daha kullanamayacağı “beka” korkutmacasına abandı. Halk, bunlardan birincisine, Ankara, İstanbul, İzmir’in yanısıra, Akdeniz’deki büyük şehirleri muhalefete teslim ederek karşılık verdi. İkincisi (“beka söylencesi”) ise Erdoğan’a değil MHP’ye yaradı.

    Halk yığınlarının derinleşen ekonomik sorunların altında ezileceği bir konjonktür başladı bugünden itibaren. Borca battığmız ve üretmediğimiz için, darmadağın devlet kurumları, pespaye bir ekonomi yönetimi ve sermayeye güven vermeyen keşmekeş bir hukuksuzluğa ve buyurganlığa sürüklenmiş olduğumuz için, enflasyon (ki geçim sıkıntısıdır halktaki karşılığı) ve işsizlik trendlerini tersine çevirmek mümkün görünmüyor.

    2023’e giden süreçte Erdoğan’ın bundan sonraki muhattabı muhalefet partileri değill, halkın kendisidir. Arzu edilir bir yaşam konusunda hiçbir vaadinin olmadığını bu seçimlere giderken gördük. “Ya ben ya CHP” kozunu da oynadı Erdoğan. AK Parti seçmeninin “beka sorunu” yaygarasına pirim vermediğini de gördük seçim sonuçlarıyla.

    Hadi seçimlerin 2023’de olacağını varsayıp buna inanalım: Ne söylecek Erdoğan 2023’de?

    Aklınıza, kullanılıp tüketilmemiş tek bir konu geliyor mu?

    Erdoğan’ın ekonomideki kötü verileri önümüzdeki bir iki yıl içinde tersine çevirebileceğine inanabiliyor musunuz?

  33. Fehmi Bey yazısını,”Sanırım aynı düşüncedeyizdir” şeklinde bitirmiş.Hayır,aynı düşüncede değiliz.

    Fehmi Bey’in 15.03.2019 tarihli yazısına,Bernar
    Bey’in sorusuna cevap olarak
    yazdığım şu yorumu bu gün yazdığımı farz ediniz:

    “Seçmen 2 ittifak etrafında kümelendiği için,yüzde
    elli oy oranını aşan taraf yarışı kazanmış demektir bana göre.Bu ister Cumhur İttifakı,ister Millet İttifakı olsun.Ankara ve İstanbul’u
    kaybetse bile bu böyledir.
    Çünkü %50’yi aşan ittifakın
    bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma ihtimali
    daha yüksek olacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimine böyle bir avantajla başlayacaktır;her ne kadar o güne kadar köprünün altından çok sular akacak olsa da.

    Ben Cumhur İttifakı’nın
    İstanbul’u da,Ankara’yı
    da alacağına inanıyorum.
    Türkiye geneli oy oranının
    da 50’den fazla olacağını düşünüyorum.Ne kadar fazla olacağını bilemem.

    Yüzde olarak kimse tam bir oran veremez.Verse de öylesine vermiş olur.”

    Ankara’da yanılmışım.Ama benim asıl önem vediğim ve
    yarışın kazanılması olarak gördüğüm Cumhur İttifakı’nın %50’den fazla oy alacağına dair öngörüm tutmuştur.

    Fehmi Bey bu seçimde umduğunu bulamamıştır.
    Ortaya çıkan sonucun kendisini sevindirmeye yetmeyeceği kanaatindeyim.

    Bu seçimdeki en önemli başarı kriteri Cumhur İttifakı’nın %50’yi geçmiş olmasıdır.

  34. Belki seçim öncesi seçimi en iyi tahmin eden: Sezai Temelli oldu. İstanbul ve Ankara HDP oylarıyla kazanıldı. Bunu kimse inkar edemez.Bu sonuçlardan sonra bütün partiler kendilerini sorgulamalıdır. Neden kaybettik ve nasıl kazandık muhasebesini yapmaları lazım. Evet; Ak Partinin yükü çok ağırdı. Temel sorun ekonomi ve işsizlikti. Bütün partiler el birliğiyle bu iki sorunu giderebilir.
    SAYGILAR

  35. Müslüman ülkelerdeki genel sorun……Darbelerle yapamadıklarını-bölemediklerini-elde edemediklerini… birilerinin öfkesini birilerinin kinini birilerinin kibrini birilerinin vurdumduymazlığını alırlar birbirleriyle çatıştırırlar…bir kesim mutlu olur bir kesim mutsuz..birileri oh der birileri vah der….Kimsenin yakınmasına sevinmesine gerek yok…Adamlar kazandı…Adamların ekmeğine sadece yağ oluruz o kadar….Tek korkum önümüzdeki dönemde milleti daha da çatıştırmaları….Birlik olamazsanız bölünürsünüz…topraktan bahsetmiyorum duygusal birlikten…sonradan da niye böyle oldu diye yakınırız….Belki böyle daha hayırlısı oldu… kırgınlıklar ve küskünlüklerin giderilmesi açısından…

  36. Sayın Koru ,
    Size gelsem bir çay ikram etmek isteseniz 1) doğalgazı 2) ocağa bağlayıp 3) kavla ocağı ateşleyip 4) çaydanlığa 5) su koyup 6) demliğe 7) çay bırakıp 8) bardağın içine 9) kaşık bırakıp 10) şekerle servis etmeniz gerekir. Getirirken ayağınız takılırsa heder olur. Acil bir telefon gelir evinizden ayrılmam gerekirse kısmet değilmiş olur. Bütün mütemmim cüzlerin hasıl olmasındadır. Basit bir çay içmek için bu sayılan on kalemin bir araya gelmesi gerekirken yeni bir partinin ortaya çıķıp başarı göstermesi için kaç farklı degişken işin içine girer iyi hesaplamak lazım. Neticede başarı Allah ın takdiriyledir.
    RTE rüzgarı esmeye devam ediyor. Avrupa nın tarihini anlatan şu sunumda devletlerin kaderi liderleriyle şekilleniyor. Onları da yaratan takdir ediyor. https://youtu.be/UY9P0QSxlnI
    Dün konuştuğum Urfalı bir sünnî kürt CHP ye oy verdiğini söyledi. Gerekçesi polis amiri kardeşinin FETÖ den sohbetlere katıldığı için ihraç edilip hapse atılması. Bunlar 7 erkek kardeş, eşleri ve çocukları da oy veriyor. Adamın derdi çocuklarina dershaneden ders aldırmak imiş. Kızı 6. sınıf tıp ögrencisi. Toplum ilk başta sabırla bekledi ne oluyor diye görmek için. Sonra da gelişmelere bakarak reaksiyon gösterdi. En sıkı Erdoğancı anam bu sefer oy vermedi. Abim Sayın Cumhurbaşkani ile karşı karşıya gelip durumunu anlatan bir mektub vermesine rağmen mahkemesi devam ediyor. Sorgulamasını yapıp o dönem de savcının mahkemeye sevk ettiği fezlekeyi yazan polisten Sayın Cumhurbaşkanının müşteki olduğunun ve hakkında dava açıldığının mahkemece bilinmesine rağmen. Bu işin bir yönü. Küskünler var ama bunlar kurulacak bir partiye meyl ederlerse yaftalanacakları kesin.
    Mahathir Muhammed ‘in Malay Dilemma kitabını okudunuz mu bilmiyorum . Ona yapılan elestri ırkçılık yaptığı. Ama bu tarzıyla 22 yıl iktidarda kalmayı becerebilmiş biri. Ak parti 2023 seçimlerine doğru bu iç hesaplaşmayı kendi içinde yapmalı. Yeni bir parti mevcut adı geçenler ile biraz zor başarı gösterir.
    CHP li büyük şehir belediyeleri merkezi bütçeden destek alamıyacak ve daha önceki dönemde yapılan yatırımların borcunu kapatmaya çalışacak bu ekonomik kriz ortamında ve bu durum 2023 de artı puan olacak Ak parti için. Bu sevda başka bahara. Lider bizim liderimiz .

  37. Sayın Fehmi BEY,

    Ben dediydim demek istemem ama binlerce yorum arasından hatırlarsanız rakamsal olarak ortaya koymuştum İstanbul u ak parti olarak kaybedeceğimizi.

    Sebebini ise poşet, ekonomi değil
    Kibir, rüşvet, ben yaptım oldu,kamplaştırma, trol dili şımarıklıkğı olduğunu başka bir yorumda belirtmiştim. Yoksa İstanbul tarihinde bu kadar hizmet görmedi maliyeti tattışılsa dahi.

    Ben demiştim. Saygılarımla.

  38. Bu yerel seçimlerin de esas olarak bir kimlikler savaşı olarak geçeceğini, ittifaklar arası oy geçişkenliğinin sıfıra yakın olduğunu, AK Parti’nin MHP’ye doğru kanadığını, CHP ve İyi Parti’nin oylarında kayda değer bir artış olmayacağını yazmıştım, önemli 6 büyükşehir için seçim tahminimi paylaşmıştım:

    Yanıldığım nokta, Cumhur İttifakı seçmenlerinin sandığa gitme oranı oldu. Bu yükseklikte bir katılım beklemiyordum. Bu ittifakın yüzde 6’ya yakın oy kaybedeceğini, bunun da ittifak seçmenlerinin bir kısmının sandığa gitmeyecek olmasından kaynaklanacağını söylemiştim. Bu noktada yanıldım. İstanbul konusunda da yanıldım büyük ölçüde. B. Yıldırım’ın yüzde 3 farkla kazanacağını yazmıştım -bu da tutmamış görünüyor.

    Seçimlerin beş kaybedeni var. En çok kaybedenden başlamak üzere, bunlar Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Akşener, Saadet Partisi ve HDP). Tek bir kazananı var: MHP.

    Bundan sonra, Erdoğan’ın kendi kontrolü altında olduğunu zannettiği seküler medya, bir yandan Erdoğan’ı memnun etmek için seçim sonuçlarını başarı gibi göstermeye çalışacak, diğer yandan, Ekrem İmamoğlu’nu yeni CHP lideri olarak selamlayıp parlatacak. Seküler sermaye ve onun para dışında hiçbir kaygısı olmayan boyalı basını ve şarlatan TV kanalları, yorgun atla fazla yol alamayacağını biliyor. Yakın geleceğin görünüşte yeni, özünde eski atını hazırlamaya bugünden girişeceklerdir.

    Erdoğan’ın ekonomik kriz altında daha da ezilmesi beklenencek. Bir sonraki seçim adımında (ki kimse bunun 2023 olduğunu düşünmesin), mevcutlar arasından bir ya da birkaçını “Yeni CHP”ye (!) yapıştırıp bizlere “İşte ülke birliğimiz için, işte ekonomiyi yeniden ayağa kaldırmamız için size yeni seçenek!” diye yutturmaya çalışacak.

    Yeni bir kitle partisi kurulmazsa, yakın geleceğin hayatı dindarlara, demokratlara, Kürtlere gülümsemeyecek. Ülkemiz ve ülke insanları, CHP, MHP, İyi Parti gibi seküler-devletçi, seküler-milliyetçi-devletçi düzen partilerinin elinde çile çekmeye devam edecek, PKK’nın Kürtler ve HDP üzerinde kurmuş olduğu vesayet güç kazanacak.

    Seçimlerin Erdoğan’dan daha fazla kaybeden 6. kaybedeni de Suriyeli göçmenlerimiz. Siyaseten kullanım tarihleri çoktan doldu, Erdoğan ve AK Parti için bir yük haline geldiler. Bu konuda tüm Türkiye ve tüm partiler tam bir ittifak içindeler.

    Bu da bizim ayıbımız. . .

  39. Hdp nin seçime girmediği ve chp nin almasının imkansız olduğu yerleri almasına vesile olan arkadaşları kutlarım. Ne oldu şimdi. Muradınıza erdiniz…Helal size… şimdi domates ve biberleri yeni gelen belediye başkanınızdan isteceksiniz herhalde……. ne diyordu bu hdp başkanı…Mansur Yavaş da bilecek ki seçilmişse HDP oylarıyla seçilmiştir. HDP’lileri yok sayarak, Kürtleri yok sayarak, Ankaralıları yok sayarak siyaset yapamaz. O da işte bizim gücümüzdür. Ekrem İmamoğlu seçilmişse bilecek ki o kentte yaşayan 3 milyon Kürt’ün oyuyla seçilmiştir. Kürtlere rağmen siyaset yapamayacağını bilecektir. Yapmaya çabalarsa zaten siyaseten bir karşılığı olmayacaktır. O kentin belediye başkanı olmayacak, o olsa olsa o kentin kayyumu olur. Biz bu riski alıyoruz. Seçmenlerimize diyoruz ki biz bu riski alacağız ve Türkiye’yi değiştireceğiz”……Tükiyeyi nasıl bir dönüşüme sokamaya çalıştıklarını…. bakalım… anlıcaz….hdp-pkk ile iyi partiyi bir araya getiren chp başardı…Aslında bi bakımada iyi oldu…. yeni neslin görmesi açısından…

  40. 17 yılın sonunda %45 oy alan parti kaybediyor öyle mi?
    Bu kadar darbe,ABD baskısı,HDP cinliği ,FETÖ bukalemnunu ve Ekonomik krize rağmen.
    Burada kendine muhafazakar denen tiplemelerde kına yakacak akıllarınca.
    Sizleri CHP nin ikna odalarına alırlar yakında ama.
    Bukelemunlar zaten çoktan tüydü anavatanlarına.
    Cumhur ittifakı devam sırada Kuzey suriye var.

    • 17 yılın sonunda %45 oy alan parti kaybediyor öyle mi? Bununla beraber birçok büyükşehir belediyesini kaybetti en önemlisi başkenti kaybetti. Yani ortada bir başarı yok. Geçmiş olsun.

      • Sizin en büyük başarınız hdpkk ve fetö ,ABD ittşrmesi ile sizi yine ikna odalarına alan CHP ye belediye vermek olsun
        Biz bu hikayeyi 7 Haziran da gördük büyüğünüz size kiraz veriyordu
        Reis bunu da başınıza geçirir korkma

        • Biliyor musunuz serdar bey şimdi fetö ya atanlar geçmişte en büyük fetö culerdir. Ama benim yukarıda saydiklariniz ile yakından uzaktan alakam olmadı ne geçmişte nede bugün. Lütfen biraz saygı ve hoşgörü çok mu şey istiyoruz?

  41. Yüz binlik statlarda vakit geçirenlerin yanında, ülkemde milyonların toplandığı meydanlarda takımların maçını izledik bir oyla birine katkıda bulunduk. Büyüklükten büyüklerden vazgeçip küçük şeylerle meşgul olunursa insanlar daha mutlu olurlar.

  42. Afilli yorumlara gerek yok, “batıda Ak partiye kaybettirdiler” olan bu. Esenyurt özelinden bile bu acıkça anlaşılıyor. Elhamdülillah, kazanınca dava için kazanmıştık kaybedince dava için üzüldük. Biz kaybettik ama ip, saadet, ders vericiler, eski ak partiye övgü düzenler ne kazandı anlamıyorum. Chp nin açılışlarda şarap ikramı ve sağa sola dikeceği heykellerden başka..

  43. Öncelikle Malatya’daki saldırıda öldürülen Saadet partili kardeşlerime rahmet mekanları cennet olsun inşallah diyorum. Bu seçimde kazanan biri varsa o da şüphesiz Ekrem imamogludur. Kimse bunu beklemiyordu çünkü; rakibi meclis başkanıydı. Ak partinin en büyük hatası Ekrem imamogluyu küçük rakip olarak gormesiydi.
    Halk Ak partiye bir uyarı vermiş diye biliyoruz. Ankara, mersin, adana, Antalya ve kesin olmamakla birlikte İstanbul millet ittifakı kazandı.
    İnşallah bundan sonraki süreçte daha çok ekonomik iyileşme haberleri görürüz. Gerçekten de bu ülkede tencere sorunu var. Tencere kaynamiyor artık.
    SAYGILAR SEVGİLER

  44. Bundan iki ya da üç ay önce bir rüya gördüm, şu şekildeydi ;
    Ben tayyip erdoğan ve onun yaninda bir kisi daha boğazın kenarında oturuyoruz Abdulldah gül bir kayığın icinde konuşma yaparak geliyor eğilip gözlerime bakiyor ve ben ona ‘fikirlerinizi, sizi özledik’ diyorum ve gözlerimiz doluyor ardindan konusmasina devam ediyor. O konusurken de tayyip erdogan söyleniyor.
    Ruyam böyle.

    Devletin butun kaynaklarini kullanarak, medyanin nerdeyse tamamini elinde tutarak boyle bir sonucla karsilasmak yenu partinin ihtiyacini ve akpnin artik millete kendini anlatamadigini gösteriyor.

    Akpnin artik yapmasi gereken yeni bir oluşumun önünü kesmeye çalişmamaktir.

    Geçmiş olsun..

  45. Tahminlerim tuttu.Ak Parti bir miktar oy kaybetti ama iktidarı sarsacak ölçüde değil.Evet belki büyükşehirlerde oy kaybı daha belirgin fakat mevcut düzen devam edecektir.Biraz prestij kaybı yaşanmış oldu.Bu kayıp yeni bir partiye kapı aralamaya yetecektir. Seçmenlerin bir değişime soğuk bakmadıklarını anlamış olduk çünkü. Bu saat itibariyle evvela iktidarın kendine çekidüzen vermesi icap eder. Sonrası malum ekonomi.Geç bile kalındı ama zararın neresinden dönseler onlara kardır. Bu arada İstanbul oylarının neticesi konusunda iktidar yara almıştır bu da biline.

  46. Üstad yine dayanamayıp zorlamanın zirvesine çıkarak yeni parti arayışı olduğunu dile getirmiş.

    Hiç bir kısıtlamanın yaşanmadığı gayet şeffaf ve güvenli bir oy verme süreci yaşadık.Halk iradesi tecelli etti.

    Cumhur ittifakı 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimindeki oy oranını muhafaza etti.Ak Parti % 44.5 oy oranıyla açık ara birinci parti.Kaybettiği bütün büyükşehirlerde de başabaşa yakın oy aldı.18 yıllık iktidar yıpranması ve yaşanan ekonomik krize rağmen bu başarı tüm demokratik üllkelerde kıskanılacak bir başarı örneğidir.Akıl ve vicdan sahibi hiç kimse mevcut iktidarın meşruiyetini sorgulayamaz.

    Ülkenin önünde 4 yıllık bir icraat dönemi var.Umalım sağ duyu ve iz’an öne çıkar ve bu dönem ülkenin yapısal sorunlarına neşter vurma dönemi olur.

    • onlarca TV kanalı gazete muhalefetin on misli söz alıp yayın yapma devletin bütün imkanlarının iktidar lehine seferber olması.muhalefetin adaylarına bel altından vurma ve sopa gösterme asma kesme kazansa bile elinden GBT ler hazır bekliyor tehdidi.devletin ajansının 5 saat boyunca seçim sonuçları ile bilgi vermemesi.evet haklısınız gayet şeffaf güvenli ve adaletli bir seçim dönemi ve oy verme süreci yaşadık.
      acaba sizinle aynı ülkede mi yaşıyoruz diye içime bir şüphe düştü.

  47. partilerin sahip olmadıkları sağduyu türk seçmeninde vardır.
    ortaya herkesin ders alması gereken bir tablo çıkmıştır. cumhur ittifakı büyük bir oy kaybı yaşamamıştır, seçmen % 52 ile ülkeyi cumhurun yönetmesi yönündeki isteğini, olası sistem tartışmalarının önüne geçmek ve erken seçimi önlemek amaçlı yenilemiştir, yine belediyelerin % 56 sını vererek fazla mağdur etmemiştir, doğu da kürt seçmen akp ye büyük bir kredi sağlamıştır lakin bazı büyükşehirlerin millet ittifakına geçmesi ile de ciddi bir uyarı ateşi açmıştır.
    istanbulun kazananı yoktur.
    ama İmamoğlu kesinlikle türk siyaseti için bir kazanım olmuştur, yıldırım karşısında bu sonucu alacağını gerçekten beklemiyordum.
    şimdi herkese düşen sandığa saygı göstermek ve içinde bulunduğumuz büyük sorunlara hep beraber el vererek çözüm üretmektir. seçimden, kutuplaşmaktan, hırçın dilden hepimiz yorulduk. burada en büyük sorumluluk iktidara düşüyor, toparlayıcı olmaya dönerse, yaptığı çoğu büyük yanlışı düzeltirse ne ala ama olmazsa gelecek seçimlerde kredisini tamamen tüketmesi kaçınılmaz olacaktır. muhalefette elindeki şansı iyi kullanırsa ne ala ama germeye yeltenirse bir sonraki seçimde iktidarı altın tabakta sunmuş olacaktır.
    sonuçların vatana millete hayırlı olmasını diliyorum.

  48. Sn. Koru’nun 15 Mart günü yazısındaki sözünü dinlemeyip bu seçimlerle ilgili tahminde bulunmuştum..Hem de iddialı bir şekilde…

    Yanıldım!.

    Yaklaşık 4 buçuk yıla kadar bir seçim yaşamıyor olacağız.

    Bu “tam dönem” sayılacak uzunca zaman diliminde sanırım “beka meselesi”‘nin yerine en çok ekonomi konusu gündem olacak ve beraberinde yeni bir parti…

    Sonuçlar ülkemize, milletimize hayırlı olsun.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız