Küçük hesaplarla Millet İttifakı çatlarsa.. Seçimin sonunda küçük hesap sahipleri üzülebilir…

19
Reklam

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu katıldığı Karar-TV programında ilk kez ‘ittifak içerisinde ittifak’ diye bir formülden söz etti. Kendi kulaklarımla işitmesem inanmazdım. İnanmazdım, çünkü üçüncü buluşmalarını kısa süre sonra gerçekleştirecek altı liderden oluşan muhalif cephenin bütün liderleri gibi o da, yakın zamanlara kadar, ‘anca beraber kanca beraber’ görüşündeydi.

Artık değil. İttifak yerinde kalmaya devam etsin ama onu oluşturması beklenen altı partiden bazıları -herhalde Saadet, DEVA ve Gelecek partileri- kendi aralarında başka bir ittifakla seçime girsinler görüşü daha ağır basmaya başladı.

Yalnızca Saadet, DEVA ve Gelecek partilerinde değil, CHP ve İYİ Parti kadrolarında da…

Şaşırdım mı?

Hayır şaşırmadım.

Ne diyordu dün değerlendirmesini burada aktardığım yazısında İsrailli gazeteci, ne diyordu?

“Artık Türkiye ile ilgili hiçbir şey kimseyi şaşırtmıyor” değil mi?

Karamollaoğlu’nu hafif tertip görüş değiştirmeye sevk eden gelişme, Millet İttifakı çatısı altında toplanması beklenen altı partinin liderlerinin üçüncü buluşmasını partisi adına düzenlemeyi üstlenen Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal’ın -artık nereden icap ettiyse- attığı cumhurbaşkanı adaylığı için öngördüğü üç maddelik ölçüyle ilgili mesajı olmalı.

Reklam

Daha doğrusu o mesajın “20 yıllık AKP döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak” diyen birinci maddesi…

Herkes bu maddeyle kast edilenleri tahminde zorlanmadı: AK Parti’nin son dönemine kadar içerisinde bulunmuş, biri ekonomi bakanlığı, dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığı, diğeri danışmanlık, dışişleri bakanlığı ve başbakanlık yapmış Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu’nu…

Sonradan “Ben onları değil, Beştepe etrafında kümelenmiş dar çıkar gruplarını kast ettim” diye tevil yoluna başvurulmuş olsa da, ilk mesaj bütün ağırlığıyla ortada…

İki lider o ilk mesajdan “İstenmiyorsun artık, arkanı dön ve çık” tavsiyesi sonucunu çıkarmamış olamaz.

Neden acaba böyle bir mesaj verme ihtiyacı duydu altılı birlikteliğin en zayıf halkasını teşkil eden lider?

Bu sorunun cevabı yok.

Yok, çünkü o mesaj en zayıf halkanın cirmini aşar ağırlıkta.

Benim yorumum

Reklam

Muhalefet cephesini oluşturan partilerin yönetim kadroları arasında günü doğru okuyamayanlar var. Süleyman Demirel’e yakıştırılan “Kaynamayan tencerenin yerinden etmeyeceği iktidar yoktur” vecizesi pek çoğunun ağzında pelesenk olmuş durumda. 

“Ekonomik sıkıntılar had safhada, insanlarımızın çoğu fakirlik sınırının, onların da önemli bir bölümü açlık sınırının altında. Hayat pahalılığı halkı kırıp geçiriyor. Böyle bir ortamda halk hala AK Parti’ye yeniden iktidar, Tayyip Erdoğan’a da cumhurbaşkanı olma imkanı verecek değil ya…”

Böyle düşündükleri gibi, bu düşünceleri partilerinin içinde yer alması beklenen ittifakla ilgili değerlendirmelerini de etkiliyor.

“DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ittifak içerisinde bulunmazsa, herbiri seçime ayrı ayrı girdikleri takdirde bu üç parti yüzde 7 seçim barajına takılır; onlara oy vermeyi düşünen ve düşünecek olan seçmenler baraja takılacak o partilere oy vermek yerine, ‘AK Parti iktidardan Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığından gitsin’ diye oylarını CHP ve İYİ Parti’den birine vermeyi tercih ederler. O sayede bizim parti daha çok milletvekili çıkarır.”

Zihinlerinde bu hesap yatıyor.

Kimi bu hesapları içinde saklıyor, kimi başkalarıyla da paylaşıyor.

Söyleyemeyen, içlerinde saklayanlara tercüman olmuş görünüyor Gültekin Uysal

Herhalde onun da kendisiyle ilgili bir hesabı vardır.

Doğru bir hesap mı bu?

Bugünü esas alırsak hesap bazılarımıza ‘doğru’ görünebilir.

Ancak daha seçime gün saymaya başlanmadı. Önümüzde hala 14 ay var. İktidar seçim tarihini erkene çekmek istese bile, onu kendisi için en uygun zamanda yapmayı düşüneceğinden, onun da kendi hesabı devreye girecektir.

Geçmişte ısrarla ifade edilmiş bazı ülkelere yönelik olumsuz değerlendirmelerden bir çırpıda vazgeçilmesi, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan ve Mısır ile yıkılmış köprülerin yeniden kurulmaya çalışılması boşuna mı sanıyoruz?

Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk veya garantörlük beklentileri bile kararsızlardan üç puanı AK Parti’den yana kararlı hale getirmeye yetti.

Hele bir de bu yakınlaşmaların ekonomiyi rahatlatabileceğini düşündüren bazı olumlu dolarsal gelişmeler ufukta görünürse…

İşlerin yoluna girebileceği umudu bile bugünkü tabloyu değiştirmeye ve muhalefetin hesaplarını bozmaya yetebilir…

Milletin istediği sadece umut

Küçük hesaplar yüzünden milletin umut beklentisini henüz fark edemeyen muhalefet cephesine karşılık, iktidar cephesinin sonrasında hayal olduğu ortaya çıkacak olsa dahi seçime giderken ortalığa salıvereceği umut hissi, kararsız görünenleri ve muhalefet partilerinin kendilerine çekmeyi düşündüğü Saadet, DEVA ve Gelecek seçmenlerini etkileyebilir.

Çantada keklik saydıkları seçimi bir kez daha kaybedebilir muhalefet cephesi… 

Son cumhurbaşkanlığı seçiminin yapıldığı 2018’de yaşanan hayal kırıklığından ders çıkartamamış olanlar, o zamanki küçük hesaplarından daha küçük bir hesabı bu seçimde yeniden yaşayabilirler.

Temel Karamollaoğlu’nun seslendirdiği ‘ittifak içerisinde yeni ittifak’ projesini ise yabana atmış değilim.

Küçük hesaplarıyla içlerinden uzaklaştırdıkları üç partinin kendi aralarında oluşturacakları ittifak, onların ayrı ayrı duruşlarını anlamakta zorlanan oy alabilecekleri seçmen kitlesi tarafından zaten bekledikleri bir müjde olarak yorumlanabilir ve kararsızlar ile onlar içlerinde yer alıyor diye altı partili ittifaka oy vermeyi düşünenler, oylarını, Saadet, DEVA ve Gelecek partilerinden oluşacak yeni ittifaka yöneltebilirler.

İlginç bir döneme doğru yol alındığı kesin.

Gültekin Uysal’ın seslendirdiği mesajla karışan ortam hele bir yatışsın, halkın yönelişinin ne tarafa doğru olduğunu anlarız.

ΩΩΩΩ

Reklam

19 YORUMLAR

  1. Salı günü grup toplantısında Meral Akşener elinde bir kitap sallayarak hararetle şöyle demişti:

    “İktidar olduğumuzda ilkokuldan itibaren okutacağımız kitap budur.”

    Tarihçi Murat Bardakçı kitap hakkında bilgiler vermiş.

    Kitabın ismi: Medeni bilgiler
    Kitabın yazarı: Prof Afet inan
    Yayınlanma tarihi: 1969 Türk Tarih Kurumu

    “364 ile 370 sayfaları arasını dikkatle okuyun” diyor Murat Bardakçı

    “Türkler Araplar’ın dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemler’in ve ne de Mısırlıların vesairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilâkis Türk Milleti’nin millî rabıtalarını gevşetti, millî hislerini, millî heyecanını uyuşturdu.

    Bu pek tabii idi. Çünkü, Muhammedin kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde (üzerinde) ….. bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu (Arap milliyeti siyaseti ile sonuçlanıyordu).

    “Muhammed’in dinin kabul edenler, kendilerini unutmaya mecburdurlar”

    Muhammed’in dinini kabul edenler kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah kelimesinin heryerde yükseltilmesine hasretmeye mecburdular. Bununla beraber Allah’a kendi lisanında değil, Allahın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacaatta bulunacaktı (yakaracaktı). Arapça öğrenmedikçe Allah’a ne dediğini bilmeyecekti.

    “Kur’an-ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler”

    Bu vaziyet karşısında Türk Milleti birçok asırlar ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin âdetâ bir kelimesinin mânâsını bilmediği halde Kuranı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler…”

    Benim metakım Meral Akşener kitabı okududa mı böyle konuştu yoksa kitabı okumadan mı böyle konuştu.

    • demedik fatih, kitap al oku dedik🙂
      Kitap forlatmadan da başgan olunabilir! Ama önce 80 ihtilaline gelmeden hemen çıkmışsın kerevete. Gitmişsin Taa 1500 yol önceye.
      #Arap dini değil o desem sana neyazar, Türkleri biraz sakinleştiridi desem Türklüğü bozar.🤗
      -Velhasıl, kim bunların veriyor ellerine bir müsibet,
      -Kim akıllarına sokuyor git onun bunun şehrine kendi şehrini terket!
      -Sen bir siyasi partisin kendi seçmeninden ve partinden mesulsün!
      (Diğer partinin adını anarak!) Yetmez ama birde elebaşısını sıvazlayarak!…
      Tööbe töbee beni şimdi kötü söyletme😠

  2. Her zaman diyorum bu muhalefetten bir cacık olmaz.Olsa ülkede her şeyin dip yaptığı boyle bir zamanda tam tersi olmasi gerekirken iktidarın oyu yükseliyor ama muhalefetinde oyunda milim yükselme olmuyorsa bir sıkıntı var demektir.Muhalefet kaptansiz,rotasiz dalgalı denizde yalpalaya yalpalaya gidiyor.Salı günleri cikip Erdoganin dedikodusunu yaparak seçimi kazanacaklarına zannediyorlar.Seçim zamanı yaklaştıkça kıvırmalar basladi hep küçük hesaplar.İnanın Erdoğan hafif bir goz isaretiyle bunların biri hariç hepsi koşa koşa yanında yer alır. Erdoğan karşısında böyle bir muhalefet,böyle aç sefil bir duruma getirildiği halde hala kendisine oy veren bir kitle olduğu icin Allaha ne kadar şükretsek azdır.

  3. İKTİDARI KORUMALI MUHALEFET
    İktidarın “seçimle” belirlendiği ülkelerde iktidar çok uzun süre ayakta kalmışsa makul şüphelilerden!
    biri de muhalefettir.
    Anamuhalefet lideri 2010 yılında genel başkanı oluyor.
    Yine anamuhalefet liderinin asıl mesleği hesap uzmanlığı olmasına rağmen “gelen” para ile “gideni” karıştırıyor.
    “Man Adası” olayında işin aslı şu:
    Man adasında bir(1) sterlin sermaye ile ve bir(1) kişi ile kurulmuş, Bellway isimli şirketin Halkbank Galata Ticari Şubesindeki hesabından, 2011-2012 yıllarında bahsi geçen kişilere “15 milyon dolar” havale ediliyor.
    Yani bu kişiler para “göndermiyor”. Bu kişilere para “geliyor.”
    Asıl olan tabii ki gelmesi yada gitmesi değil. Önemli olan “kaynağı”. Kaynağı yasal ise, vergilendirilmiş ise, gelmesi de gitmesi de önemli değil.
    Ancak, elindeki sağlam belgeleri niye dosdoğru açıklayamıyorsun? Yani eline-yüzüne bulaştırıyorsun.
    Neyse Man Adası hikayesi bu kadar basit.
    Hikayesi diyorum. 15 milyon dolar, 128 milyar doların yanında ne kalır? Matematik bilginize havale edip geçelim.
    İktidarda görev almış yeni kurulan, halkın ümit beslediği partilerin genel başkanlarının bildiklerinin yüzde bir (%1)ini bile açıkladıklarını düşünmüyorum.
    Muhalefetle ilgili eleştirel tabirler var:
    – Yandaş muhalefet
    – Yancı muhalefet(benden önce kullananı görmedim)
    – Kontrollü muhalefet.
    Benim bir kanaatim de siyasal muhalefetin birinci görevinin oluşabilecek “toplumsal muhalefeti” baskılamak, kontrol etmek, saptırmak ve absorbe etmek olduğunu düşünüyorum.

  4. Koskaca “Masada nasıl oturacağız” sorununu uzun uğraşlar sonunda “Yuvarlak masa ” teorisi ile çözmüş 6+1 ittifakı Ekonımiden ,dış poltikaya,suriye den akdenize her sorunu çözer.
    Güvenin gülmeyin yeterki RTE gitsin
    Bunun için çocukların kuran öğrenmesi gericilik diyen CHP ile Şeriatçı dede
    HDPKK ile yavuzaliağoroğlu.
    en çaplı dışişleri bakanı davutoğlu ile kılıçdaroğlu.
    Amerikancı Bebecan ile Ulusalcıların CHP kanadı
    ..
    hespisni bir araya getiririz kokrkmayın
    Hele bir RTE gitsin .Biden in destekleyeceğiz dediği Muhalefet gelsin.
    İnanmazsanız Haşhaşı tayfa sotede onlara sorun.
    Hemen filin kuyruğundan girip bu teoriyi tez-antitez ile doğrulayacaklardır.

  5. Küçük ortak Güldiken’e olsa olsa milleti 🌹 dürmemek için bu çıkış yaptırılmışsa bile sonuçları itibarı ile doğru bir mecraya ittifakı çekebilir. Artık sahici adayları konuşma zamanı geldi ve geçiyor. Zoraki kahraman gibi zorlama aday yerine doğru dürüst bir adayın ismi, çıkacak tartışma zemininde güldeme gelecektir. Trol başlar istemese dahi bu tesadümü efkar barikayı hakikati neşvü nema edecektir. İttifak içinde ittifak, önceden önerdiğimiz şekilde gerçekten üçlü yapının istatistik verilerinde logaritmik etki oluşturabilir. Vel ilmu indallah.

  6. Sayın yazar
    Dağılacaklar diye korkuyormusunuz?
    Korkunun ecele faydası ne yazık ki yok.
    Ama siz yinede korkun bence. Korku iyidir zinde tutar.

  7. ON THE LİES

    “Çantada keklik saydıkları seçimi bir kez daha kaybedebilir muhalefet cephesi… ” demiş yazar, Oysa muhalefetin bu ittifaktan ayrılma hakkı kendi iradesine bırakılmamıştır ki ayrılabilsinler. Ayrıca muhalefetin kendi arasındaki ayrılıklar küçük hesaplardan değil devasa hesaplardan kaynaklanıyor ama ne yapsınlar, elleri mahkum. Yoksa hayatını chp ve onun ideoloji ile mücadele etmekle geçiren davutoğlu, ilk virajda bırakın siyasi geçmişini sakalı var diye otobüsten atılacak temel, daha dün chp zihniyetinin odtüye almadığı babacan bu ittifakla nereye kadar gidebilir. Görün artık bu meral-canan ittifakıdır. Milli savuma yeterliliği %18 den %78 e çıktı diye grup toplantılarında garip garip sesler çıkararak çıldırma hareketleri yapan meral, milli savunmanın doğrudan kendisine karşı olan canan bu işin başat ve tek oyuncusudur.
    Evet yazar çantada keklik görülen seçim demiş ama burada çantaya tıkılmak istenen bir keklik vardır. O da Türkiyedir.

  8. Masadan kalkanı masayı devireni masayı bozanı!..
    (Rakiplerinin oyunu ile bozulmuşsa bozan rakibe çekilir (mi) bir bravo🙂)
    Şıracının şahidi bozacı
    Seçmen bunları unuturmu
    Bunların hepsini birden harcarmı!?!?
    (Valla bilemem. 20 almışı 1 e düşüren!..
    12 olan bir gecede 18’i geçebilen!
    Bir yerde🤗…)
    Halk bunların kümülesini affedermi
    Birini saga diğerini sola ayırmışlar muhtaç etmişler seni küffara😠
    Kızsan nooluurr.. bozulsan nolur?
    Seçmen ne istiyorsa onu yaparsan olur!
    (Yazarımız yazı içinde seçmenin ne istediğini yazmış anlayana sinek-saz hekayesi)

  9. Sayın Erdogan aday olmayacak cunku kazanamayacagını ıkrar etmıs olacak. Mıllet ıttıfakına gelınce ayrı bır sekılde gırmelerınde bır beıs yok kımın haklı oldugunuz zaman gosterır. Bılıyorsunuz kı bazen cok bılmek yanıltır. Sıyasette onsezı (basıret) onemlı yer tutar.

  10. Seçimler yaklaştıkça Millet ittifakı cephesinde bulunan çeşitli düzeyde adamlardan muhtelif sebep,yönlendirme,etki ve etkilenmeler kapsamında Millet ittifakında çözülme sonucu getirecek nitelikte hamleler zuhur edeceği yorumları yapılmıyor muydu? Yapılıyordu. Yorum sahipleri Türkiye siyasetini ve işleyişini iyi gözlemlemiş olacaklar ki,o yorumlar şimdiden doğrulanmaya başladı. Bir hafta bile olmadı daha; Ümit Özdağ’ın Mansur Yavaş açıklaması, Gürsel Tekin’in Cumhurbaşkanı adayı CHP’li olacak açıklaması,Gültekin Uysal’ın bu açıklaması…İttifak içinde ittifak olursa ortak Cumhurbaşkanı adayı çıkartılabilir mi bu şartlarda peki?
    “Siyaset ütme sanatıdır”diyordu bir devletlu. Cumhur ittifakının yönlendirici etkeni ütme sanatının mahir bir sanatkarı olunca,karşı cephe de ayakta uyuma sanatının mahir sanatkarları olunca iş nereye gider? Tam da “Ula Hamiyet ne bu vaziyet” şarkısının çağrışımlarının yankılanma zamanı. Şarkıdaki Hamiyet bir bayan ama,bendeki çağrışımı kelime manası üzerimden yürüyor: “hamiyet,yurdunun menfaatlerini her şeyin üzerinde gören ve milletinin bekası için mücadele eden” anlamına geliyor.

  11. Baktılar 6 lı masa heyecan yaratmadı. Masanın altından çıkan silahlarla ortalığı çapraz ateşe verdiler. Masa yan yattı şu anda. Kuklaların eline çakma kurusıkıyı veren kuklacı belli aslında. Hem bir araya getirir hem de kardeşi kardeşe vurdurturur.
    Kuklacı kim.
    Demokrat partili Adnan Menderesi idam eden zihniyet,
    Refah partisi lideri Erbakanı siyasetten silmeye çalışan zihniyet.
    Kuklalar kim.
    Biri Adnan Menderesin varisi Demokrat Partinin çakma lideri.
    Biri Erbakan Hocanın Refah partisinin çakma lideri.
    Ama asıl operasyon 2 hafta önce başlamıştı. Muhsin Yazıcıoğlu ekolünden gelen Yavuz Ağıralioğlu’nun boşa çıkarılmasıyla biten dizinin 1. bölümünden sonra 2.bölüm fragmanının heyecanlı kısımları yeni gösterildi.

    Gültekin Uysal Demokrat partinin başına nasıl geldi. Adnan Oktar grubu ile ilişkisi ne. Bu haftanın konusu.

  12. Türkiye’nin ya da muhalefetin asıl gündemi seçim kazanmak mı, yoksa ülke yönetiminin şaibeli işlerle anılan isimlerden arındırılması mı?

    Ben DP’yi bilmem genel başkanını da tanımam ne maksatla böyle söylediğini bilmem, söyledikleri kendi düşüncesi mi yoksa başka birileri mi söyletti bilemem. Ama söylediğinde tamamen haksız mı?

    Tamam siyasetçinin ilkesi olmaz, o yüzden de ilkesel bir tavır sergiledi diyemeyiz belki ama pek ala da adı hiç bir şaibeye karışmamış tertemiz biri olmalı Cumhurbaşkanı adayı demiş olamaz mı, bunu demeye hakkı yok mu yani.

    Bir de DP genel başkanına tepki göstermesi gereken Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu değil mi. Temel reise ne oldu da o tepki gösterip hemen ayrı ittifaktan bahsetti?

    Bence bu Temel reisin kendi aklı değilmiş gibi duruyor:))

    Benim bildiğim Temel reis mızıkçılık yapmaz, çıkar aslanlar gibi mücadele eder: suçsuz günahsız tertemiz birisi yok aramızda kardeşim, mecburen günahkarlardan birini veya en az günah işleyeni seçeceğiz der.

    DP genel başkanı niye “istenmiyorsun artık çık git” desin. Bunu diyecek biri kendisi çıkar gider gene de öyle bir şey söylemez. Tamam Uysal bey gençtir, toydur belki ama çocuk da değil hani.

    Bence Türk siyasetinin öncelikli meselesi seçim kazanmak olmamalı.

    Şahsi düşüncem, tamam Cumhurbaşkanı bir günahkar olacak orası kesin de bari tövbekar biri olsun.

    • Siyaseti arka taraftan başlayıp öne doğru gelmeye çalışan şeklinde tanımlarsanız,
      arındırma aklama paklama temizlik işlerine de bir el atarlarsa,
      bu iş tamam sayın Baran.
      Siyaset bazan dinlenir ama tek hedef: meclise girmektir.
      Halk şu seçim sistemi ile CB nı tertemiz mi seçer? Kirli işlere mi bulaşsın ister? Celladımı kendim seçerim mi der? Şunun boynuna bir ilmikte ben atayım da.. (sandığın içine zarfı öyle bir sırıtmayla atarkii) diyebilir!
      Neticede bir veya iki “ittifak” 1 CB üzerinde pekala uzlaşabilir! (MHP BBP+.. ve Akparti ninin iki ayrı ittifaka ayrılması ne yarar getirir ne zararı olabilir ki?)
      3 ayrı ve 4-5 ayrı partiler ile iki ittifak vekillik hesabı ve seçmen tercihini dikkate alarak ayrı masalar kurabilir🤗
      Sistem bunu istiyor zaten öyle anlıyorum ben.

  13. Yıllar içinde öğrendik ki Ak Parti faullü oynamaktan çekinmeyen bir yapı. “Fair play” yani dürüst oyun onun defterinde bulunmuyor. İşine gelmiyorsa tüm kuralları ihlal edebiliyor. Rakiplerini tüm legal-illegal yöntemleri kullanarak ya kendi tarafına çekiyor ya da araçsallaştırdığı devlet kurumlarını kullanarak bertaraf ediyor.

    Böyle bir yapıdan kopanları tebrik etmek gerekirken, yok sen geçmişte şunu şöyle yapmamıştın, şöyle tavır almamıştın demek çok hakkaniyetli değil.

    • MİLLİ GÖRÜŞ DENDIĞI ZAMAN! 1969,DA nerde, ne için Kürüldüğuna ve proğramlarına bakmak gerek.

      Proğramlarında ne yaziyor ise Tam tersini yaptılar.
      İçlerinden en vijdanlı olanı Abdullatif Şener 2007 de AKP den ayrıldığında gerçek yüzlerini anlattı fakat onlari değil kendini sıfırladı.
      Kuruluş 1969- kominist faşist terimlerinin başlangıcı 1970 Türk gençleri ikiye bölünerek Kardeş kardeşi öldürdûler! Dünya uzay ve Teknolojiye odaklanmışken “yerli araba yapmak için kurulan parti hep sahnedeydi. Sanki taziya kaç tavşana tut oyunu oynuyordu.MILLIYETÇI CEPHELER vb vb. 1980 yaklaşıldığı zaman Ayni ülke ayni mekan 1978’de PKK kuruldu.
      Zaten 80 öncesi R Partili olan bakanlıklarda Türkçeden fazla Kürtçe konuşuluyordu.
      Tam bir Kürtçülük oyunu oynaniyordu.
      İhtilal oldu Kürtçe Yasaklandı. Allahın hikmeti cuntacılar Milli Görşçu Özal ile yola devam ettiler.
      Seçimeler yapılacağı zaman Özalı Mağdur etmek istediler.
      Belki O da seneryolarının bir parçasıydı. Halk onu Başbakan ve C başkani yaptı. Cuntacılar ve Milli Görüşçüler çok kurnazdılar. Ihtilal olduğunda Bakanlıklarında Kürtçe konuşturan bakanlara hiç birşey olmazken siradan memurlari hapse attılar.

      Dünya teknoji ile uğraşırken biz 20 yaşlarındakı gariban ailelerin çocuklarıni toplu halde kara toprağın bağrına vermekle uğraşiyorduk.

      Erdoğan bir kaç sene önce Erbakan hoca bize hakkını hela etti demişti! Evet doğru o raportajıni bende okumuştum.
      Birde AKP liler için onlar bizim yapmak isteyipte yapamadıklarımızı yapacaklar dediğinde okumadım fakat duymuştüm.

      21. Asir Türkiyede Tarim,Hayvancılık, ve insanlik bitmiş ormanlar yok edilmiş soygunculuk
      Bina ve zina almış başını gidiyor.
      İşde size MILLI GÖRÜŞ GELENEĞINDEN GELENLERIN OYUNLARI. Ben Kılıçtaroğlu ve Akşenerin yerinde olsam Mollaoğluna,Babacana, ve Davutoğluna guvenmem.

      • Nurdan abla öyle demiyeydin iyiydi, zira benim de;

        Cemal arkadaşlarından aldığı topu yavaşça yuvarladı, yuvarlanan top Gültekin’in ayaklarına değdi. Gültekin’den seken topa Temel reis sert bir plase vurdu ve gol oldu diye bir espri geçiyordu:))

        Benimkisi bir şakadan ibaret ama, çünkü adı geçenlerin hiç birini takip etmiyorum.

Comments are closed.