Panama dosyası.. Pandora dosyası.. Paradise dosyası.. Ve Sedat Peker’in iddialı mesajları… 

33
Reklam

İsmi her anıldığında ‘suç örgütü lideri’ deme ihtiyacı duyulan Sedat Peker’in bir ara durmuşken yeniden fazla mesai yapmaya başlamasıyla ortalık maşallah iyi hareketlendi. Her gün sayısız Twitter mesajı okumaktan gözler bayağı yorgun düşüyor. 

Onun çalışkanlığı mesajlarında adı geçenlerin bazısına da fazla mesai yaptırıyor. Peş peşe açıklamalar, suç duyuruları, karşı ithamlar geliyor.

Bu arada mesajlarında yer alan iddiaların Peker’e nasıl ulaştığı bir parça belli olmaya başladı.

Son mesajında yayınladığı videoyu, tartışmayı başlatan boşanma davasının taraflarından biri bizzat Peker’e göndermiş…

Vaktiyle gazetecilere haber yapsınlar diye eriştirilen konular, belgeler ve kanıtlar artık Sedat Peker’e yağdırılıyor olmalı.

Gazeteler ve TV kanalları -tabii yalnızca muhalif cephede yer alanlar- Peker’in mesajlarını aktarmakla yetiniyorlar.

İktidara yakın medya -yazarlar ve yorumcular- mesleki görevlerini bir tarafa bırakarak ülke gündemini kasıp kavuran iddia ve ithamları görmezden geliyor.

Oysa şimdi gazetecilik yapmanın tam zamanı.

Reklam

İddia ve ithamların ne derece gerçekleri yansıttığı, onları taraf olarak ilk ileri sürenlerin bir şeyleri gizleyip gizlemedikleri, anlatılan olayların ne kadarının yasallık sınırları içerisinde kaldığı ne kadarının ‘suç’ teşkil ettiği derinden derine araştırılması gereken unsurlar…

Araştırma yapıp gerçeklere ulaşmayı bu alanda bilgi ve beceri sahibi -yani gazeteci- olmayan birinden bekleyemeyiz.

Ortaya atılan iddiaların olduğu gibi yansıtılması ise gazetecilik değildir.

Ne yapılmalı?

Bizde Sedat Peker’in mesajlarıyla gündeme gelen ülkemizdeki bazı yanlışlıklara özgü mesajlar sonrası baş gösteren tartışmaların benzerlerine zaman zaman global planda da rastlanıyor.

Hatırlatayım:

Dünyanın öndegelen yayın kuruluşları –Guardian, BBC, Le Monde, Washington Post, Sonntags Zeitung, Süddeutsche Zeitung, Indian Express ve NDR- işbirliğiyle pek çok ülkede politikacıların yaptıkları yanlışlar sergilenmişti.

Panama belgeleri

Reklam

Cennet (Paradise) belgeleri

Pandora belgeleri

Dünyayı sarsan ve bazı ülkelerde hükümetleri düşüren ya da yanlışlıklara imkan sağlayan yasal düzenlemelerin değiştirilmesine yol açan belgeli haberlerin her biri, o yanlışlıkların mağdurları veya bulundukları konum sayesinde yanlışlıkların farkına varmış vicdan sahibi kişiler tarafından sağlanmıştır.

Gazetecilere…

‘The International Consortium of Investigative Journalists’ adlı kuruluş bünyesindeki çeşitli ülkelerden 300’e yakın araştırmacı gazeteci, kendilerine ulaştırılan belgeler üzerinde aylar süren çalışmalar yürütmüş, sonrasında ortaya çıkan tabloyu dört başı mamur haberlere dönüştürerek dünya kamuoyunun dikkatine sunmuşlardır.

Haberlerde adı geçen her düzeyde insan -devlet görevlisi, siyasetçi, iş insanı- kendilerine yönelik ithamlara cevap verseler de, haberlerin sağlamlığı o yayınların beklenen sonuca ulaşmasını sağlamıştır.

Fazla uzak sayılmayacak geçmişte, bizde de, gazetecilerin çabaları sonucu olarak medyaya yansıyan yayınlar sayesinde, kamuoyunun aydınlatılması mümkün olabilmişti.

Günümüzde ise, kamuoyu Sedat Peker’in mesajları ve onlara cevap verenler arasında muallakta kalıyor.

Herhalde insanların kimi mesajlardaki iddia ve ithamlara kimi de onlara verilen cevaplara bakarak görüş sahibi oluyor.

Böyle durumlarda devreye yargının girmesi beklenir. İddia ve ithamlardan haberdar olan savcılar kendiliklerinden harekete geçerek gerçeğin ortaya çıkmasını sağlar.

Fakat bizde o da olmuyor.

Hiç değilse bu son olaya kadar olmuyordu.

İddia ve ithamların hedefindeki bazı isimler ile onların ilişkili oldukları kurumların iddia sahiplerine karşı suç duyuruları yargının sessiz kalmasını artık imkansız kılıyor.

Suç duyurularına muhatap olan savcıların gerçeği ortaya çıkarmak üzere harekete geçmesi gerekir.

Gazetecilik de artık devreye girmeli.

Aralarında geçmişte pek çok önemli olayı ortaya çıkarmada başarıları görülmüşlerin de bulunduğu hiç de az sayıda olmayan meslektaş, son yıllarda, çeşitli sebeplerle, medya dışı kaldı, mesleğini icra edemez hale geldi. 

Elde iddialar ve onları desteklemek üzere iliştirilmiş kanıt niteliğinde belgeler var. İddia sahipleri kendilerine yapılan yanlışlıkların benzerlerine başkalarının da muhatap edildiklerini söylüyor ve isim de veriyorlar. Yanlış işlere karıştıkları iddia edilenler ise haksız saldırılara muhatap edildiklerini söylemekteler. 

Bunlardan hareketle gazetecilik titizliğiyle başlatılacak çalışmaların medyaya yansımasıyla kamuoyunu aydınlatma görevinin sahibi meslek erbabı gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Kimse iddia ve ithamları suskunlukla karşılayamaz, kimse sessiz kalamaz.

Siyasiler de, şu anda ortalığa dökülen kendilerini ilgilendiren iddiaların, yarın karşılarına ‘iddianame’ olarak çıkabileceğinin farkında olmalılar.

Bu gelişmeyi başlatan Sedat Peker bir ara durdurulmuştu, ancak artık durdurulsa da, bu yapılan herhalde işe yaramaz. İddialar ortada.

İddiaların devamı da gelecek gibi.

Ortalığa dökülen pislikler ülkeyi yaşanmaz hale getiriyor.

Pisliklerle yaşanmaz çünkü.

Şarkıcıları cezaevine göndermekle de üzerleri örtülemez pisliklerin…

Gerçekleri öğrenmek herkesin hakkı.

Her mesajda kendilerinden ‘‘Namusları maaşları kadar olan’’ diye söz edilen gazetecilerin de görevi…

ΩΩΩΩ

Reklam

33 YORUMLAR

  1. Trollerin kafaları sadece milletin parasını onlara peşkeş çeken iftira ve yalanciların iftira ve yalanları yayma görevinden başka bir şeye çalışmadığı ve anlamadıklari için. Acıklama gereği duydum
    ZAMANIN BAŞBAKANI TELEVIZIYONDA KENDI AĞZI ILE DÜNYAYA DUYUMUŞTU.

    17/25 Aralik 2016 HAYIR SEVER DAHA SONRA ÜSTÜN İŞ ADAMI DEVLET MADALYALI IRAN GIZLI İSTIHBARAT TEŞKILATI AJANIDE OLAN REZA ZARAFin Rüşvetcilerini şuan Türkiyede tedavilden kalmış o zamanki hirsizlari ve rüşvetçilerinin suçunu belgeleri ile ortaya çıkarip Yakalatan saci ve yakaliyan polislere kendi Hükümeti gibi terörist uyeleri gibide rüşvetçi oldukları anlamınada bir söz oluyor. Paraler Terör örgutu.

    ******
    Hani 17/25 Aralık 2016 pareler terör örgütü (YALNIŞ ANLAŞILMASIN bu sõzü ben sõylemiyorum zamanin başbakani kendisi demişti)
    ******

  2. Muzaffer Sever 29 Ağustos 2022 At 15:47

    nasreddin hocanın fıkrasına dönüşenler kim?
    bu ülkenin iç işleri bakanı ekranlara çıkıp, ayakkabı kutusundaki paraların gerçekliğinden bahsetmedi mi?
    yine biz iç işleri bakanının kendisinden bizzat ayda 10,000 dolar rüşvet alan bir mv olduğunu öğrenmedik mi?
    ayakkabı kutularındaki paralardan rüşvet alan milletvekllerine kadar sayısız iddia ve suçlama karşılıksız kalmış değil mi bu ülkede?
    20 yıldır yolsuzluktan müslümanlara yönelik nefret söylemlerine kadar tüm suçların hak-hukuk çerçevesi içinde adilce yargılanabilecekleri doğru işleyen bir hukuk sistemi inşa edilemez miydi bu ülkede?
    neden inşa edilmedi?
    sadece müslümanlara yönelik nefret söylemleri mi görmezden geliniyor,
    muhalefet bloğuna olan nefret söylemleri görmezden gelinmiyor mu?
    herkesi hain, herkesi ajan, herkesi terörist ilan eden karanlık bir cehaletin içinde debelenenler nefret suçu işledikleri halde, yargılanıyor mu?
    herkes önce kendi kapısının önünü temizlemedikçe, başkasının evinin önünü eleştirmeye ne hakkı olabilir ne yüzü olabilir.
    bodrum karanlık olduğu için yüzüğü bahçede aramak faydasız olduğu gibi,
    sorun kendindeyken başka yerde aramakta faydasızdır.

  3. Biri bitmeden öbürü geliyor. Bu sefer de Cumhuriyet’in haberine göre TCDD’de on milyon euroluk bir rüşvet tezgahı ortaya çıkmış. Aynı elemanlar yine, biri beşli çeteden tanıdık bir şirket. Hem çalıyorlar hem yapıyorlar deniyor bunlara. Çalmadan yapmak yok kesinlikle bunların kitabında.

  4. “‘suç örgütü lideri’ deme ihtiyacı duyulan”
    a.cakici gibi biri icin zannedersem “eski bir mahkum” diye bahseden ayni yazar parlattigi bu eski mahkumun ‘nobel odullu bilim adami’ falan oldugunu zannediyor..ilginc 🙂
    fatma sezen yildirim nami diger ‘sezen aksu’ icin “sanatci” diye parlatan ayni yazar “gulsen” adli kari icin ise her nasilsa bu sefer “sarkici” tabiri ile iktifa etti; tebrik etmek lazim

    “beklenen sonuca ulaşmasını sağlamıştır.”
    beklenen sonuc ne peki?

    yakin gecmiste chp nin buyukbaslarindan biri ‘b.yildirim’ icin yurt disinda 26 milyar dolari oldugunu iddia etmis ellerinde de belgeler var imis belge filan gormedik ama bu zukayi yutan saflari cokca gorduk..

    imdi yazar
    “gazetecileri” goreve cagiriyor
    “savcilari ve hakimleri” goreve cagiriyor
    orduyu da cagirmasini beklerdik
    hic degilse chp den 🙂

    son olarak;
    “suc orgutu lideri” olmadigini dusundugu adami da once nobele ardindan zillet ittifakina baskan adayi olarak sunmasini da bekleriz :))

    • İddialara cevap yok, sadece iddia edenlere iftira ve karalama var. İddialar ortada. Cevap vermiyorlar, sahip çıkıyorlar, millet de siz de bu yolsuzları onaylıyorsunuz öyle mi. O zaman bu millet bu sefilliği hakediyor demektir. Birileri de hesap günü gelene kadar saraylarının ve villalarının keyfini sürsün. Keyif sürdüklerini hiç zannetmiyorum. Böyle dolambaçlı iş yapanlar rahat uyku uyuyamazlar. Ama o hesap mutlaka kesilecek, kaçmak yok Londra’ya. Hesapsız giden yok. İstedikleri kadar top çevirmeye devam etsinler. Sonunda golü yiyecekler milletten.

  5. Sizin gibi duayen, tarafsız, yansız,objektif,kimsenin hesabına çalışmayan, işini yapan kaç kalem kaldı.
    İyiki varsınız iyiki yazıyorsunuz. Hizmet konusunda kusursuz iş yapıyorsunuz.

  6. dava diye bir şeyler hatırlıyorum ben,
    islamın bayrağını taşıyacaktık,
    lider olacaktık,
    coğrafyaya adalet ve kalkınma getirecektik…

    şimdi ülke bir yolsuzluk ve yoksulluk kıskacında bir yanda sefahat bir yanda sefalet debeleniyor. bütün dünyaya servis ettiğimiz resim bu. dünyada uyuşturucu trafiğinde ülkemize yönelik çok ciddi suçlamalar var, kara para aklama ve terör finansmanı konusunda gözetim altında tutulan ülkelerin yer aldığı gri listedeyiz, panama ve pandora dosyalarında yurt dışına servet aktaran iktidara yakın firmaların belgeleri var, şeffaf olmayan, rakamları gizlenen milyon dolar ihaleler var,
    kayıtlar var,
    iddialar var,
    ithamlar var.
    ulusal paramızda bütün zamanların en büyük değer kaybı var,
    yaşanmamış büyüklükte bir ekonomik kriz var,
    akıl almaz boyutlarda israf var,
    dünyada eşi benzeri olmayan bir ihale düzeni var,
    ciddi boyutlarda işsizlik var,
    yetişmiş insan göçü var,
    cds değerlerinde inanılmaz bir yükselme ve ülkenin büyük bir itibar kaybı var,
    dış politikada istikrarsızlık var, günü birlik değişen, ilkesel olmayan kararlar var,
    ülkede büyük bir kutuplaşma ve ahlaki çöküş var,
    herkesi ve her şeyi hainlikle, ajanlıkla suçlayan karanlık bir cehalet var,
    yargıda adaletsizlik,
    eğitimde kalitesizlik,
    medyada değersizlik,
    sağlıkta yetersizlik var
    neredeyse her yerde ve her şeyde sorun var.
    dünyaya projekte ettiğimiz davanın geldiği yeri ve verdiği resmi tam da böyle,
    şimdi kimi tebrik edelim?
    kılınçdaroğlunu mu?

    • Bu kez hedeflerin bir öncelik sıralaması var; önce “Büyük Türkiye”yi durdurmayı, ardından “yeni Sevr”leri kabul ettirerek bölüp parçalamayı arzuluyorlar. Yunanistan’ın Amerikan askeri üssü haline gelmesini bu hazırlıkların bir parçası olarak okumak gerekiyor. Güney sınırlarımızdaki Amerikan hareketliliği de bu planlarla bağlantılı.

      Dünya yüz yıl önceki gibi bir kaos ve kargaşanın içine düşmüş durumda. Küresel sisteme hakim olan güçler, dünyayı yine büyük bir felakete götürüyorlar adım adım.

      Devlet başına gelecek felaketlerin farkında olarak hızla hazırlıklarını yürütüyor; toplumu, ekonomiyi, savaş sanayisini, orduyu güçlendirmeye çalışıyor. İlkesi şu: “Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh”!

      Peki yüz yıl sonra karşı karşıya kaldığımız bu tehlikeler karşısında 6’lı masa ittifakı ne yapıyor? İşin aslı şu; ne yazık ki 6’lı masa, Türkiye’ye dönük büyük hazırlıklarının bir izdüşümü olarak oluşup vücuda geldi. Safları içeriden dağıtma, bölme ve toplumu yeni Sevr’lere hazırlama görevi onlarda!

      • kurtuluş savaşı veriyoruz arabeskine mi geldi sıra,

        bir israf bilançosu çıkarayım ister misin?
        saray harcamaları, yazlık saray harcamaları, hangardaki özel uçak harcamaları, kamuya kiralanan lüks arabalar, pahalı binaların kira giderleri
        yorumlarımda sayısız döküm var
        bu tabloya bakıp bir kurtuluş savaşında olduğumuzu mu söyleyeceksiniz?
        ne yani, ülke kurtuluş savaşı verirken mi sayın CB marmarisin en güzel koylarını kapatıp yazlık saray hatta önüne de bilmem nerden kum getirtip yapay plaj yaptırıyor,
        dünyanın en yüksek kamu harcamalarını yapıyor
        siz de karşımıza geçmiş kurtuluş savaşı veriyoruz mu diyorsunuz?
        kurtuluş savaşı verirken mi dünyanın en yüksek kamu ihaleleri hepsi de yandaş firmalara veriliyor?
        israfın bini bi para,
        yandaşlara ihalenin bini bi para,
        bütün teşekküller satılmış,
        hazine de 1 kuruş kalmamış,
        doları olan dışarı kaçırmış,
        paranın çıkışını engelleyecek yasa 10 yıldır mecliste bekletilmiş,
        ama biz kurtuluş savaşı veriyoruz,
        öyle mi?
        bu israf tablosuna bakıp ama kurtuluş savaşı veriyoruz türküsü söyleyenlerin panik atak sorunu olabilir
        muhalefetle ilgili hezeyanlar, sanrılar görmesi durumdan kaynaklı olabilir
        papatya çayı içmekle çözemezsiniz,
        benden söylemesi.

        • ağustos 2018’de CB sayın Erdoğan, ahlatta bir cb külliye/köşk/saray artık ne derseniz inşa edilmesine karar verildiğini duyurdu.
          köşkün inşaat çalışmaları Nisan 2019’da başladı
          köşkün yapımının önünü açan ve Kıyı Kanunu’nda değişiklik yapan madde Anayasa Mahkemesi tarafından Temmuz 2019’da iptal edildi
          İptal kararına rağmen köşk inşaatı devam etti. Ocak 2020’de iptal edilen madde değiştirilerek tekrar meclise sunuldu
          Proje kapsamında Van Gölü kıyısına dolgu yapıldı
          toplam 125 milyon TL harcandı.
          şimdi,

          “Ahlat Köşkü’nün yanına 9 tane de bakan konutu yapılacak. ”

          Sadece bu yıl 151 milyon TL harcanacak konutları Erdoğan’ın arkadaşı Gürsoy inşa edecek

          kıbrıstaki külliye ayrı bir yorum konusu olsun,
          biz şimdi kurtuluş savaşındayız, öyle mi?
          vatandaş temel gıda harcamalarını bile yapamıyor,
          ama yakın dost ve arkadaşlar her yere saray, külliye yapıyorlar sırada bakanlara köşkler var!!!
          sorması ayıptır bu nasıl kurtuluş savaşı vermek?

          • Bütçemiz kaya gibi… Öyle olmasa bir kalemde elektrik, su ve doğalgaz parası dolayısıyla hacze düşen 6 milyon vatandaşın 30 milyar liralık borcu silinir mi? Hadi bu güzelliği Avrupa ve Amerika yapsın da boylarını görelim! Güçlü Türkiye’nin sesi dünyayı çınlatıyor, ama bizim sağırlar duymuyor!..

            Biz ise bu konuda tecrübeliyiz… Bizzat yaşadık ki ABD ne zaman yaptırım uygulasa, o ülke abat oluyor… Bu durum bizim için de geçerli… Mesela 1974 tarihli Johnson mektubu… Bugünkü millî savunma sanayimizi biraz da o mektuba borçluyuz…

            O nedenle, Teşekkürler Amerika!

            Yap bunları ki hem millî bağımsızlık konusunda toplum konsolide olsun hem de senin gerçek yüzün iyice anlaşılsın…

            Bu arada Kılıçdaroğlu’ndan da “Seçilirsek bu firmalara biz de yaptırım uygulayacağız” açıklaması gelirse şaşırmayız doğrusu…

  7. Gündem mi dediniz

    Alın size gündem.

    Nedim Şener üçgündür Fetö içindeki ahlaksızlığı belgeleriyle yayınlıyor. Doğrudur yanlıştır, araştırılmasın mı. Sosyal medyadaki ifşaatlaar, hemen facebokk, twiter dan ışık hızıyla siliniyor.

    Fetöcülerden tık yok
    FETÖ üyesi bir kadın sosyal medyada “İksir” başlıklı bir yazıda paylaştı.
    FETÖ’nün mahrem imamlarından, Zaman gazetesinde yazarlık yapan ve FETÖ elebaşı adına taziye ilanlarını kaleme alan Süleyman Sargın’ın, kendisinden 23 yaş küçük örgüt üyesi N.K. isimli kadına yönelik baskı, tehdit, taciz ve tecavüz olayını yazdıktan sonra ortalık fena karıştı.

    Ailesiyle ABD’ye kaçan ve FETÖ elebaşının en yakınındaki Al-i Heyet içinde olan babası ve annesi ile yaşayan üç çocuklu evli bir kadının, bir başka FETÖ üyesi erkekle girdiği ilişkiyi anlattığı yazı, sosyal medyada sadece 8 saat kaldı. Sonrasında yazı kaldırıldı, hesap da kapatıldı.

    FETÖ’deki taciz ve tecavüz olaylarının tartışılması, hipnoz uzmanı olan ve FETÖ elebaşının özel doktoru Haldun Çetinkaya’nın ABD’de muayene sırasında 7 örgüt üyesi kadına tecavüz, 30 kadına tacizde bulunmasıyla başladı.

    Evli ve 3 çocuk babası olan Tokmak, çiftçilik yaparak kendisi gibi KHK’lılara yardım yaptığı algısı oluşturdu. Oysa iddialara göre örgütün yurtdışından gönderdiği paralarla KHK ile ihraç edilen örgüt üyesi birçok kadınla cinsel ilişkiye girerek âdeta kendisine harem kurdu. Durumdan haberdar olan kadınlar da aralarında yaptıkları görüşmeleri kayda aldı. Bu kayıtların bir kısmını sosyal medyada yayınladılar. Tokmak, tarlasının kundaklandığını iddia ederek, HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, FETÖ’cü firari Tuncay Opçin üzerinden, Asala terör örgütünü övmesiyle tanınan Natali Avazyan gibi isimlerin yardımıyla para topladı. Ancak Celalettin Tokmak’ın örgüt üyesi KHK’lı kadınlarla girdiği ilişkilerin ortaya çıkmasından sonra, yardım toplanmasına aracılık ettiklerini söyleyip kadınlara yönelik fiilleri hakkında sessizliğe büründüler.

    Bunlar araştırılmasın mı.

    Yurtdışına kaçanların eşlerinin mağduriyetleri samanaltı mı edilsin.

  8. Pekeri gündem yaparak 6lı masanın beceriksisliğini, umut olamayışını gölgelemeye çalışarak bırak bunları gündeme gel gündeme demeleri aslında gündemden kaçma çabaları.

    1.Sezon Peker yalanları tutmadı
    128 milyar yalanı tutmadı
    Milyonlarca Suriyeli seçmen yalanı tutmadı
    Talibandan kaçan Afganlar Türkiye yerleştirilecek Abd ile anlaşma yalanı tutmadı
    Mille aç aç. Açlıktan ölüyor tutmadı
    Katarlı öğrenciler sınavsız üniversitelere yalanı tutmadı.
    Ne iş işimiz var Suriyede, Libyada, Azerbaycanda, mavi vatanda dediler tutmadı.
    Köprüleri, hastaneleri, yolları, ihaları, sihaları, doğalgaz bulunmasını, elektrikli araçları, savunma sanayini eleştirmeleri tutmadı
    Hdp ile birlikte tezkereye hayır dediler
    Bürokratları, öğretmenleri, memurları tehdit eder hale geldiler.
    Hükümetin açıklayacağı icraatleri Fuat avniler çalarak Kılıçtaroğluna verip, bak biz söyledik yaptılar moduna bile girdiler.

    Gündemi tekrar belirlemek için, 6lı masanın umutsuzluğunu örtmek için tekrar başa döndüler.
    Adamlar kavgaya tutuştular aday belirleyeme beceriksizliğine düştüler.
    Ve tekrar başa döndüler.
    Yermi Anadolu evladı.
    Kendiniz çalıp kendiniz oynarsınız
    Biraz mutlu olmak sizin de hakkınız.
    Devekuşu misali olmanın mutluluğu sze yeter
    Bir süre sonra iş şuna dönecek. Oylarınıza sahip çıkın, seçimde hile var, kedi var köpek girdi trafoya. Adam kazandı beyler, dağılın.

    • Tutmadı diyosunda galiba 5,29 türk lirasinin 1 türkmen manatina eşit olduğundan haberin yok..Türkiye’ye çalışmaya gelen Türkmenler ulkize gelmiyor artik..3.dunya ülkelerinden ve savaştan kaçanlar geliyor artik.paran pul olmuş…vatandaşlar mülteci olmuş…ülke Afgan ve Suriyelilerle dolmuş
      .kendi ülkemizde multeciye donmusuz…iktidarı yağlayıp ballamaniza sadece alkış…ulan bunları başka iktidar yapsa isyan çıkarmıştıniz siz.. yolsuzlukları saymıyorum bile..İmamoğlu tatilde yeri göğü ayağa kaldırırken ekonomiyi bile isteye batiranlara sırf benim oy verdiğim iktidar diye savunun…bu kafa yapısına yani benim partim suç işlesede işime gelmez duymam görmem diyen zihniyet ister CHP li ister AKP’li olsun fark etmez gerçek vatan haini bunlardır…adalet söz konusu olunca adam Kayıran parti Kayıran vatan hainidir nokta ..ülke bu kafa yüzünden hep dünyayı 20 yıl geruden takip ediyor

  9. ‘ Namuslari maaşları kadar olan gazeteciler ‘ konusunu bilmem ; aslında bu durum her camiada vardır , istisnai bir durum değildir.
    Diğer konuya gelince ; bizde adalet , Karakuşi Kadı Efendinin mantık ve sistemine göre çalışır !
    Tarihin hiç bir döneminde adalet bu milletin yüzünü ak çıkarmadı ki şimdi çıkarsın!
    Bizde esas olan hukukun üstünlüğü değil üstünlerin hukukudur !
    Yaşasın Karakuşi Kadı Efendi !

  10. Karadenizlilerin hemşericiklerine ve müthiş zekalarına insan şaşırıyor.
    Türkiyeye Girip fakat çıkışı yapılmamış miliyarlarca dolar Türkiyeden nasıl kanatlanıp uçtuğunu ABD Merkez bankasının bir türlü aklı ermedıği için. O para abdye nasıl sokulduğunu
    Oğrenmek istiyorlar
    Bu nedenden dolayı 2.bir hayır sever iş adamımıza sormaya başlanmasına az bir zaman kala bizimkiler Bu işide Kimselere duyurmadan halletmeleri lazım ve onlar işlerini kitabina şu şekilde uyduruyorlar
    ABD vatandaşi olan dost ahbapları sarayda çalışiyor gösterip maaşları ABD bankalarına yatıriliyor ve o maaşları vakıflara camilere hanlarına Cami derneklerine ve Türkçe TV isdasiyonuna göstermelik bağş yapılıyor orda çalışanların dudak uçurtan maaşları.Tûrkiyeden gõnderilen ve Yarısı vakıflarına yarısıde cebe,Indirılmiş dolarin dışardaki dolarlar Türkiyeden nereye ve nasıl gönderildığnı araştıracaklar.Açıkcası türkiyeye girmiş fakat duman olup üçmuş olan dolarların akibeti sorgulanacak.

    Hani 17/25 Aralık 2016 pareler terör örgütü (YALNIŞ ANLAŞILMASIN bu sõzü ben sõylemiyorum zamanin başbakani kendisi demişti) Hayįr sever iş adamımıza iftira atmış TC hûkümetine parelel terör örgütu tarafından darbe yapılmıştı Şimdi herkes cıyakliyor. Allahın Adaleti er geç tecelli edecektır. Bakın Tek bir savci birakmadılar.
    ABD vatandaşlarını Türkiyede çalışmiyanlari çalışiyor gösterip ABD

    • ABD ye akan para trafiğini araştıracaklari an Sedad peker imdatlarına yetişti ve gündemi değştirdi.

  11. Sayın yazar bir mafya liderinin iddialarına önem veriyorsun ve araştırılmasını gazetecilerden istiyorsun, o zaman duayen bir gazeteci olarak ele al ve olayı aydınlığa çıkar diğer gazeteciler örnek alsın, dünyanın pisliği bitmez, bu bütün devletlerde olduğu gibi bizde de var, ancak bunlar ispatla aydınlanır, iftiralarla değil, ihaleyi kazanamamış bir müteahhit hemen ihalenin usulsüz yapıldığını gazeteciye uçurur gazeteci de bunun doğruluğunu araştırmadan yazar, sonra mahkemeye çıktığında “benim elimde delil yok duydum, kimden duydun meslek sırrı söyleyemem, bu mu istediğiniz, şu anda sizin hakkınızda bir sürü iddia söyleyebilirim, bunu mu istiyorsunuz, unutmayın camdan evi olan başkalarına taş atmaz. Kılıçdaroğlu elinde bir sürü belge salladı ne oldu milyonlarca tazminat ödedi, savcılar her söyleneni araştırsa memlekette huzur kalır mı, bu mafya bozuntusu bir şey ispatlamak istiyorsa belgeleri sana göndersin sen yayınla hem meşhur olursun hem de memlekete gerçek anlamda hizmet edersin, yoksa mafya bozuntularını meşhur ederek bu memleketin altını oyarsınız. Hakareti normal gibi gösteren utanmazlar acaba kaç kişiyi eleştirenleri bile mahkemeye vermiştir, esas bunları açığa çıkarmak lazım, çünkü bu pislikler üzerlerindeki çamuru görmez ancak toz konmasını istemez başkalarının tozunu çamur olarak görür. Böyle iftiralarla iktidarı ele geçirenlerin nasıl faşist oldukları ve 2-3 yıl içinde memleketi batırdıkları ve defolup gittiklerini bu millet çok gördü. Allah bu milleti fitneci ve iftiracılardan korusun.

  12. Bulmuşlar paytaklar yeni Fuat Avni lerini.
    Daha dünün mayfası bugünün Bilgesi olmuş.
    Dah dün Cumhur ittifakına karşı gelenin oluk oluk kanını alıtırım diyen botokslu değil i bu?
    Daha dün türkmenlere yardım götürüyorumdiyen bugün ben değil ama Sadat cihatçılara silah gönderiyordu diyor.

    Fuat Avni nin eline kimler üç beş belge sıkıştırdıysa .BEA de aynı istihbarat örgütleri botokslu güzeli kucağa almış.
    17/25 de nasıl doğru ,doğru,doğruların arasına oprasyonlar yalanla serpiştirilmişse ;bugün de aynı yöntem .
    Serdengeçtiler belge yolluyormuş.
    ABD kucağındaki atletçiler belge gönderiyor diyemiyor.

    Bu zamana kafar ne kadar pislik işlere karışmışsa onları faş ediyor da ;17/25 gibi bir şekilde Reis e nasıl pislik sıçratırım ın derdnde ;

    Biz çok ABD kucağında ajan gördük;sıra ona da gelecek

  13. GİDİYOR GİTMEKTE OLAN

    Ülke gündemi benim daha önce dediğim gibi masa6 nı dizayn eden el tarafından hızla iktidar aleyhine değişiyor. Bırakın şimdi sayın yazar gibi “vay be memlekette neler oluyormuş, ooo aaaa” demeyi, bu ülke kurulduğundan beri bu işler böyle yürüyor. Biraz tarih okusanız cumhuriyetin kuruluşunda 2. 3. meclis üyelerinin ankaradaki arsa spekülasyonundan kılıç ali gibilerin zor durumdaki ermenilerin mallarına çökmesinden başlayıp savarona yatına uzanan bir düzlem içinde işler yürür gider.
    Son olaylar doğru da olsa operasyondur. Doğal olaylar değildir. 2018-2020 arasında olmuş bitmiş olaylar için kılıçdaroğlu “olayları izliyorum, notumu aldım, küçük yatırımcının zararını ödeyeceğim” demiş. Sedat peker bile son yönetim namuslu işini düzgün yapıyor dediğine göre kılış neyi tespit etmiş. 2020 öncesi olayları ise bu güne kadar niçin konuşmamış da milletin zarara uğramasını beklemiş. Yaptığı izlenimlerde eski başkanının damadını görmüş mü?

  14. Tııppp!.(ve sessizlik) oyunu oynardı çocuklar😊
    Bayramlarda gazete çıkmazdı!
    Dr denilince cerrah, dentist, dahiliye dr’u değilsen!😊😊😊… (Hâlâ öylemi bilemem🤗)
    Onuda gasteci sanan kendini elinde kalem pardon tuşlara vuran öfkeyle dezenfekte olmamış parmakları olan bağzı insanlar..
    *Ve bunun gibi “meslek erbabının hası” insanlar arayıp bulsunlar!!!
    (Sonra bana gelip işsiz kaldık abi, bunlar var ya bizi siyaseten!!!… Mavraları atmayın yemez!😠)
    Not:namus maaş milliyetçilik ulusçuluk muhafazakarlık diyerek olayı saptıranlara müsaade etmeyin derim.
    -Gasteci yaptığı haberin kalitesiyle, manşet olmasıyla,
    -Cerrah rutin ameliyat yanında kimsenin yapamadığını yapmayı insanlığa kazandırmasıyla,
    -BBB şehre kszandırdığı metronun metresiyle (kaç santimciğiyle demiyom bak😂)
    Anılır, övülür, sevilir, onurlandırılır!
    (Parapul neyine zaten bu seviyedeki birinin🤗).

    • A.Dilipak’ın bu günkü yazısını okumak iyi gelebilir.
      “Ya Rab! Beni bana bırakma, beni nefsimle baş başa bırakma! Ben yanıldığımda beni uyaracak dostlardan mahrum etme bırakma beni ve ben Hakk’ın rızası üzerine uyarıldığımda, uyarıyı anlayanlar ve uyarıyı dikkate alanlardan eyle. Benim nefsimi, başkalarının heva ve heveslerinin yönlendirdiği nefislerinin yoldaşı yapma.
      Allah; Şeytanı Hz. İbrahim’e ve ailesine gönderdi. Onlar Allah’ın rızasını seçtiler. Allah da onlara güç verdi, onlar Şeytanı taşladı.
      Allah bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak, mazlumlara yardım etmek ister. “…

      • Allah’ım sen bize zalim ile mazlumu ayırabilecek akıl ver. Zalimlerin hakkından ancak sen gelirsin, bizi mazlumlara dost eyle. Amin.

  15. Pandora’nın kutusundan çıkan ve tüm dünyada yayınlanan belgelerden birisi de iktidarın sarayını yapan müteahhitin annesinin bir seferinde iktidarın mahdumunun vakfına tek seferde 200 milyon dolar (36 milyar TL) bağış yapmasıydı. Evet cümle çok uzun ve paraların hangi okyanus ötesi sahilleri dolaşıp kimlerin cebine gittiği de oldukça dolambaçlı. Herhalde dünya bağış rekorunu da alması icap eder. Ancak eminim, bizim cevval savcılar bir gün bu bulmacayı çözecekler. Az kaldı.

  16. Yandaşlar susuyor. Buradaki yandaş troller de hep aynı teraneye devam. Kılıçdaroğlu’ydu 6’lı 7’li masaydı falan. Dünyanın yolsuzluğu pisliği ortaya dökülmüş. Yalan falan da demiyorlar. İnkar yok. Basbayağı herkes biliyor malını. Hani bir Akp’li siyasi bir beldede demişti, hırsızsa da bizim hırsızımız gibi bir laf. Yani artık neresinden yamasan yama tutmayan bir patlak bu. Bir tane dürüst adam da kalmamış bu partide. Hepsi aynı yolun yolcusu. Bir tanesi de demiyor ki, bunların ne işi var burada temizleyin, partimize zarar veriyor falan yok. İddiaların ortasındaki milletvekili aynen devam, TOBB Meclis üyesi devam. Hadi onlar tınmıyor. Bağlı oldukları kurumlar ne yapıyor. SPK denen kurum karşı saldırıya geçmiş, mağdur iş kadınına suç duyurusunda bulunmuşlar. Rüşvetçiyse de bizim rüşvetçimiz hesabı. Eski FETÖ bankasından ithal başkanı savunmuşlar. Çünkü hepsi aynı yolun yolcusu. Sermaye piyasasının adam olmamasının, hep küçük yatırımcıyı yolmalarının birinci müsebbipleri onlar. Çıkan pisliklerin devamının geleceğini biliyorlar.

    Yani dememiz o ki, ülkenin çivisi çıkmış. Dürüst namuslu adam kalmamış. Hepsi aynı yolun yolcusu. Sabah akşam imam hatip, dindar kindar dava siyaseti yapan yobazların içine düştükleri durum ibretlik. Ama ibret alan kim.

  17. Recep ERTUĞAY 28 Ağustos 2022 At 10:51 yoruma cevap:
    Gülşen’in tutuklanması 6’lı Masa için bir turnusol kağıdı vazifesi gördü.

    Gülşen’in İmam Hatip’lileri ahlaksız olarak nitelemesi sonrası Saadet Partisi’nin yayın organı Milli Gazete’den sert sözler geldi. Milli Gazete, Gülşen’in LGBT bayraklı fotoğrafını yayınlayarak, “Konserlerindeki gayr-i ahlaki manzaralarla ‘sapkınlığın bayraktarlığını’ yapmaya kadar uzanan şarkıcı, son olarak İmam Hatip’lere dil uzatınca büyük tepki aldı. Sapkın hadsizleşti.” ifadelerine yer verildi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise, ahlaksız giyim kuşam tarzıyla bilinen ve son olarak İmam Hatip’lilere yönelik nefret dolu sözleri nedeniyle tutuklanan Gülşen’e destek çıktı. Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ey vatan kurtaran savcı ve hakim, ‘Çürükler, adiler, s**tükler, cibilliyetsizler…’ bunlar kimlerin laflarıdır? Bunları bu aziz millete kim söyledi? Hukuka, adalete ihanet etmeyin; sanatçıyı hemen serbest bırakın!” dedi.

    Sırf AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı yüzünden bir araya gelen 6’lı Masa’yı oluşturan partilere, özünde hiçbir ortak noktaları olmayan, yerli ve milli olmamaları nedeni ile 2023 seçimlerinde ABD ve İngiltere’nin mandacılığını peşin olarak kabul eden adaylara milletimiz hak ettiği dersi verecek, Başkan Erdoğan’a yeni bir zaferin kapılarını açacaktır. İnşallah

    • Muzaffer yüne gündemin dışına düşmüşsün. O geçen haftanın haberiydi. Gündeme gel gündeme. Top çevirmeyi bırak. Rüşvet çarkına gel.

    • milli gazete ve kılınçdaroğlu “gülşen” konusunda aynı fikirde değil mi?
      kurulmuş bebek gibi aynı fikirde olsunlar mı tercih edelim?
      farklı düşünmek zenginliktir,
      iktidar eleştirisinde, yolsuzluk dosyalarında, dış politika da ve pek çok konuda benzer düşünüyorlar sonuçta, varsın gülşen konusunda farklı düşünsünler, renktir, zenginliktir, ortak bir payda bulunur
      olur, biter.
      üstelik camiada bu konuda bir fikir birliği yok, gülşen kimseyi konsolide etmedi, edemez de zaten, peker eder mi, göreceğiz.
      https://www.youtube.com/watch?v=PI-p75DsN3I
      benzer çok görüş var, biri ile yetindim, siz de bir alıntı ile yetindiğiniz için.

      • Hırsızın hiç mi suçu yok? Hukuki tartışmaya hukukçu olmadığım için girmeyeceğim ama şu kadarını teorik düzeyde söyleyebilirim: Hukuk “aman zanlı kahramanlaşmasın” diyerek herhangi bir zanlıya ceza vermemezlik yapamaz. Dahası tutuklama gündemine hapsolmuş muhafazakâr yorumcuların artık şunu düşünmesinin zamanı gelmedi mi: Neden Müslümanlara, dindarlara hakaret edenlerin, nefret söylemi sarf edenlerin arkasında koca koca yabancı devletler, siyasî partiler, büyük sermaye ve kültürel elitler kenetleniyorken bu kesimlerden hiç kimse Müslümanlara yönelik nefret suçlarına tepki göstermiyor? Neden teröristin eşine bireysel bir hakaret edildiğinde kimse tutuklamayı gereksiz görmezken şimdi herkes bu popçuyla ilgili tutuklamadan dolayı özür dileme kuyruğuna giriyor? Tutuklamayı eleştirmekten Türkiye’deki İslam karşıtı söylemsel iktidarı konuşamayanlar başlıktaki Nasreddin Hoca fıkrasına dönüştüklerinin farkında mı?

        • Konu bir odun yada müzik bestesi değil sayın Sever. Ağaca bakıp ormanı görmemizi istitor gibisin.
          Ama fakat, sen kuru bir dal a dalmış gitmişsin.
          İnsanlar yekvücut olmuş hem vatanını hem toprağını hem bağını bahçesini hem çocuğunu geleceğini hem inndığı değerlerini hem inancını hem milli kahramanlarını..
          (Daha sayardım lakin,)
          Korumaya kollamaya ütülmemeye, enayi yerine konmamaya, canını korumaya, savaşlara terör eylemlerine müsade etmeyip engellemeye..
          Çalışıyor çabalıyor gayret ediyor!..
          İnan buna

Comments are closed.