
CHP’de yaşanan, marka üzerine kavga
Türkiye’nin bir asrı geride bırakmış fazla markası yok; Ali Muhiddin Hacı Bekirve benzeri ağız tadına hitap edenleri bir tarafa bırakırsanız geriye fazla bir değer kalmıyor… Şu

Türkiye’nin bir asrı geride bırakmış fazla markası yok; Ali Muhiddin Hacı Bekirve benzeri ağız tadına hitap edenleri bir tarafa bırakırsanız geriye fazla bir değer kalmıyor… Şu

On gün kadar zorunlu bir yazı arası kullandım, yeniden masa başına oturduğumda günümüz Türkiyesi’nde fazlaca bir değişiklik olmadığını fark ettim. Değişmeyen bir ana gündemi var

Kurban Bayramınız kutlu olsun sevgili okurlar. Dünkü gazetelerde köşeler, yine günlük siyasete ayrılmıştı. Eminim, bayram ziyaretlerinde de konu yine CHP’dir. Bayramların ayrıştırıcı değil birleştirici olma

Genel başkan Özgür Özel… İstanbul belediye başkanlığını üç kez kazanmış, 15 milyon imzayla cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenmiş Ekrem İmamoğlu… Ankara’da iki dönemdir belediye başkanlığı yapan ve cumhurbaşkanlığı

Bugün yeni bir yılın ilk günü… Tarih 1 Ocak 2026… Sonsuzluğa uğurladığımız kayıplarımızın ardından kılınan cenaze namazında, imam efendi, “Merhumu nasıl bilirdiniz?” diye sorar; katılanlar da hep

Türkiye’de üç partinin iktidara yürüyüşünü olabildiğince yakın gözlemledim: Turgut Özal’ın Anavatan Partisi’nin (ANAP), Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi’nin ve Tayyip Erdoğan ile arkadaşlarının Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti)… Şimdi

Cumhurbaşkanı adayı gösterdikleri İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı ve kadrosuyla ilgili binlerce sayfa tutan iddianamenin yayımı üzerinden 48 saat bile geçmemişken, CHP’nin genel başkanı Özgür Özel’in karalara

Sonuncuları casusluk ve bazı gazetecilere yönelik iddialar olmak üzere ceste ceste medyada haber ve yorum olarak yayımlandığı için olmalı, İstanbul’un CHP’li belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili

Demokrat Parti döneminde (1950-1960) partiler ve liderleri arasında yaşanan gerilimleri, her gelişmenin en sert biçimde yankılandığı bir sosyal ortamın bizim eve de yansımasından hatırlıyorum. Çocuktum,

Çok bilinen bir olayda pek az kişinin bildiği katkımı anlatarak yazıma başlamak istiyorum. Yıl 1985. Türkiye’de o zamanlar sıklıkla depreşen ‘irtica’ kampanyalarından biri yaşanıyor. Oyuncak silahlarla gösteri
