
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde önemli bir adım daha atıldı: Meclis’te temsil edilen bütün partilere açık olarak kurulmuş Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, aylar süren çalışmalar sonunda hazırlanan

‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde önemli bir adım daha atıldı: Meclis’te temsil edilen bütün partilere açık olarak kurulmuş Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, aylar süren çalışmalar sonunda hazırlanan

Ülkenin en hayati sorununun çözümü için girişilen ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini hedefine vardıracak en önemli adımın atılmasında zorlanılıyor… Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan ve İYİ Parti dışındaki

‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde sorun yaşandığı gözlerden saklanacak gibi değil. Türkiye açısından için hayati önem taşıdığına inanılan Suriye’deki ABD destekli SDG varlığını sivilleştirme girişiminden sonuç alınamadı. SDG,

İmralı seyahati ‘tarihe tanıklık’ anlamına gelecek biçimde geçmemişe benziyor. Giderken gittiklerini, döndükten sonra görüşmede geçenleri saklamaya çalışmaları bana bunu düşündürdü. Keşke sürecin her ayrıntısına sahiplik edebilecek durumdaki

Ortada büyütülecek bir şey yok. TBMM’de ‘Terörsüz Türkiye süreci’ ile paralel oluşturulmuş ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ üyelerinin çoğunluğu -32 üye- İmralı adasında mahkumiyetini çeken Abdullah Öcalan’ı ziyaret etme

Düğümü çözecek formül ilk adımı atan kişiden -Devlet Bahçeli’den- geldi: Bir yıl önce -22 Ekim 2024’te- partisinin grup toplantısında konuşurken, birdenbire “Öcalan Meclis’e gelsin, örgütüne silahları bırakma

Galiba kısa süre içerisinde TBMM’den bir heyet İmralı’ya gidecek. Ancak ben yine de, şu ana kadarki duruma bakıp bir soru sormaktan kendimi alamıyorum. İngiliz hükümeti İRA

Parti genel başkanlığından cumhurbaşkanlığına doğru yol alırken, 40 yıl içerisinde iki askeri müdahaleye uğrayıp altı kez koltuğunu kaybeden ve bu arada siyaset bilgesi haline dönüşen Süleyman

Pazar kahvaltısı için sofraya oturmadan Servet Yesari Bey’in Hisarbuselik şarkısını dinlemeye ne dersiniz? Cep telefonunuz şarkıyı muhteşem bir sesten -mesela Münip Utandı’dan- dinlemenizi birkaç saniye içerisinde sağlayacaktır.

Eğitim hayatımda da, öğrenci faaliyetleri içerisinde yer aldığım dönemlerde de Doğulu arkadaşlarım hep oldu. ‘Kürt’ kökenlerini saklama ihtiyacı duyduklarını hiç hissetmedim. “Kürt olmak”, benden eksikli olmak veya
