
Bir de uyandım ki… Gündem yine aynı gündem…
On gün kadar zorunlu bir yazı arası kullandım, yeniden masa başına oturduğumda günümüz Türkiyesi’nde fazlaca bir değişiklik olmadığını fark ettim. Değişmeyen bir ana gündemi var

On gün kadar zorunlu bir yazı arası kullandım, yeniden masa başına oturduğumda günümüz Türkiyesi’nde fazlaca bir değişiklik olmadığını fark ettim. Değişmeyen bir ana gündemi var

CHP genel merkezine polislerle müdahale edilmesini, seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in binanın dışına çıkartılmasını TV’lerde izlerken, siyasi tarihimizin bir dizi olayı gözümün önünden geçti. Geçmişten iki

Önce demokrasinin beşiği gözüyle bakılan İngiltere’ye bakalım. İngiltere’de şu sıralarda -Temmuz 2024’ten bu yana- Keir Starmer başbakan ve İşçi Partisi iktidarda. Muhafazakar Parti iktidarının son beş yılında

Bugün yeni bir yılın ilk günü… Tarih 1 Ocak 2026… Sonsuzluğa uğurladığımız kayıplarımızın ardından kılınan cenaze namazında, imam efendi, “Merhumu nasıl bilirdiniz?” diye sorar; katılanlar da hep

Ülkeyi neredeyse çeyrek asırdır yöneten bir parti iş başında; bu, her ülke için istikrar alameti sayılır. Öyleyse siyasi hayat neden bu kadar karmaşık, neden dört

Cumhurbaşkanı adayı gösterdikleri İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı ve kadrosuyla ilgili binlerce sayfa tutan iddianamenin yayımı üzerinden 48 saat bile geçmemişken, CHP’nin genel başkanı Özgür Özel’in karalara

Parti genel başkanlığından cumhurbaşkanlığına doğru yol alırken, 40 yıl içerisinde iki askeri müdahaleye uğrayıp altı kez koltuğunu kaybeden ve bu arada siyaset bilgesi haline dönüşen Süleyman

Yarım asrı aşan gözlemciliğim siyaset konusunda bana hiç değilse bir şey öğretti: Siyasette “Mümkünü yok, olamaz” keskinliğinde bir cümlenin yeri bulunmadığını… Zamanında yaptığı sözlü çıkışlarla bir siyaset

Demokrat Parti döneminde (1950-1960) partiler ve liderleri arasında yaşanan gerilimleri, her gelişmenin en sert biçimde yankılandığı bir sosyal ortamın bizim eve de yansımasından hatırlıyorum. Çocuktum,

Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin izleyeceği ekonomik politikaların tespiti amacıyla, Atatürk tarafından, 1923 yılında, İzmir’de bir iktisat kongresi düzenlenmişti. Ekonomiye ilgisi bilinen Turgut Özal, 1980 sonrasında üstlendiği yükümlülükler yeni bir
