Yalanla gerçeğin bulamaç yapıldığı bir dönem bu. Ezana tepki haberine böyle yaklaşıyorum…

74

Toplumu geren, bir kesimi diğerine kötü gözle bakmaya -hatta düşman bellemeye- sevk eden yaklaşımlar bana göre değil. O amaca hizmet edeceğini düşündüğüm konulardan evvel eski uzak durmaya çalışırım.

Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle İstanbul’da yapılacak gösteriye izin verilmemesi yüzünden duydukları rahatsızlığı dışa vuran kadınların ezanı ıslık çalarak protesto ettiği haberi üzerine başgösteren tartışmalar beni rahatsız eden son konu.

İlk işittiğimde mantıksız gelmişti, gerçek nasılsa ortaya çıkar diye zihnimi başka konularla meşgul etmeyi yeğledim. Sağolsun, Yıldıray Oğur, daha önce başka konularda da yaptığı titiz sorgulamayı bu kez de tekrarladı ve kadınların tepkisinin ezana değil, gösterilerine izin verilmemesine ve üzerlerine saldırılmasına olduğunu makul gerekçelerle gözler önüne serdi.

Ne beklersiniz? Ben olayın yatışmasını, ilk haberlere “Vay namussuz göstericiler, bunlarda din-iman yok” tarzında tepki verenlerin yanlışlıklarını anlamasını bekledim.

Kabataş ve Dolmabahçe.. 11 Eylül ve Irak’ın işgali…

Kabataş’ta, AK Partili bir belediye başkanının gelini olan genç bir kadına, bebeğiyle birlikteyken, çok sayıda gencin başörtüsü yüzünden tacizde bulunduğu iddialı olayı hatırlıyor musunuz?

Ya da aynı günlerde, Taksim’de yapılan gösterilere gazlı müdahale edildiğinde, Dolmabahçe Camii’ne sığınan gençlerin, camiye ayakkabıyla girdikleri, bazılarının orada içki içtiği yolundaki suçlamaları?

Her ikisi de ülkemizin Gezi Parkı olaylarıyla meşgul olduğu dönemde ortaya atılmış iddialardı.

Reklam

O sırada yazdığım gazete, haberleri ve yazarlarıyla, her iki olayın üzerine bodozlama gidiyor, diğer pek çok gazeteyle birlikte yeri göğü inletiyordu.

Ben her iki olaya da önce tepkisiz kaldım, ortam iyice gerilip keskinleştiğinde ise konuya farklı bir açıdan yaklaştım. Olayı açıklamalarıyla tetikleyen kadının, yeni doğum yapmış annelerin bazısında meydana geldiği bilinen ‘post-partum sendromu’ ile öyle bir sanrıya sahip olabileceğini yazdım.

Camiye sığınanların da mabede saygısızlık anlamına gelecek bir davranış içerisine girebileceklerine inanmadım.

Tıpkı, Taksim’de toplanmış kadınların, ıslıkla veya gürültü yaparak ezanı protesto edebileceklerine inanmadığım gibi…

Bunları yapabilecek kişiler yok mudur aramızda? Vardır, ancak topluca bulunulan mekanlarda, birkaç kişinin yapmaya kalkışacakları saygısızca davranışlara, onlardan daha çok olduğuna inandığım sağduyulu birileri mutlaka müdahale ederler bizde.

Gerçek böyle iken, sağduyulu olması gereken insanların, olaylar köpürtüldüğünde hemen koroya katılmalarına, karşı-gösterilere destek vermelerine, olmamış -olmadığı sağlam gerekçelerle ispatlanmış- bir konuyu dillerine dolamalarına, yazılarına konu etmelerine ne diyeceğiz?

Türkiye, daha kampanyalar başlamadan ‘kritik’ sıfatı uygun görülmüş, ülke açısından ‘varlık-yokluk’ mesabesinde önemli görüldüğü anlaşılsın diye ‘beka sorunu’ ile irtibatlanmış bir seçime gidiyor; siyasi hayat içerisinde yer alanlar her olayı kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirebiliyor.

Hatta, gerilimden, toplumu kutuplaştırmaktan yararlanma yoluna da gidebiliyorlar.

Reklam

Görev tanımları içerisinde ‘destekledikleri parti çizgisinden ayrılmamak’ da bulunan gazeteler ile yazar-çizerler de tarafı oldukları takımın yanında saf tutabiliyor.

Peki ya gerçek?

Yalan ile gerçeğin bulamacı: Post-truth…

Kabataş olayına, yukarıda yazdım, ‘post-partum’ (doğum sonrası yaşanabilen travma) teşhisiyle yaklaşmıştım; şimdi yaşanan durumun da literatürde bir adı var: ‘Post-truth’. Buna Türkçede ‘gerçek-sonrası’ denilebilir.

Gerçeğin takla attırılmış biçimi…

Körfez Savaşı’na gider, Irak’ı işgal edip Ortadoğu’ya yerleşmek üzere hareketlenirken, ABD yönetimi, gerekçe olarak sahte argümanlar kullanmıştı. Gerçek gibi sunulan yalanlar…

ABD başkanı Donald Trump‘ın ağzından çıkan pek çok iddia…

Dünyamız, içinden geçtiğimiz bu dönemde, ‘yarı doğru yalanlar’ ile biçimlendiriliyor.

Müphemiyet en büyük koz.

Dört tarifeli uçağa doluşan gençler, New York’taki ikiz kulelere, Pentagon’a uçakları çarptırıyorlar; bunu bütün dünya gözleriyle görüyor. Ancak, aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen ve ardından dünyamızı kökünden değiştiren gelişmeler de yaşanmış iken, 11 Eylül 2001 günü yaşanan o olayın bütün boyutlarını bilmekten bugün bile uzağız.

Taksim’de toplanan kadınların tepkileri sırasında okunan ezan bir gerçek; ancak tepkilerin ezana olduğu yalan… Yalanla gerçek böyle bulamaç yapılarak sunulabiliyor işte…

Yeni dönemin en önemli özelliği, yalanla bulanmış haberlerin ve onlar üzerine yapılan abes yorumların gerçekmiş gibi sunulması ve bunun da her şeyi etkilemesidir.

Olana karşı insanlar tam anlamıyla korumasız. Dört bir yönden akan ve yalanın gerçek gibi sunulmasını sağlayan haberler medyada revaçta olduğu gibi, o haberleri süsleyip püsleyerek yaygınlaştırmak için alesta bekleyen sosyal medya kullanıcıları da -troller- var.

Gri beyin hücrelerimizden başka güvenebileceğimiz bir şey yok bugünün dünyasında.

Sağduyumuz bir de…

Her söylenene, okuduğunuz her şeye inanmamakla ve gerçekmiş gibi önünüze sunulanları sorgulamakla işe başlayabilirsiniz.

ΩΩΩΩ

74 YORUMLAR

  1. Sayın Serdar Turhan, işin zor muhterem. Gerçekten işin zor. Osmanlı’da Hisbe Teşkilatı’nı biraz araştır istersen.

    Sayın H. Gayret, “Hani nerede CHP’liler?” diye sormuştun. Tam da kastım bu idi. Sayın Serdar Turhan’ı bir tane olarak kaydedebilirsin. Kur’an-ı Kerim veya Resul-u Ekrem Aleyhisselatu Vesselam’ın İsm-i Mübarekleri anıldığında biz “Amenna ve saddekna” diyerek başımızı öne eğerek “Estağfirullah” çekerek, oradan uzaklaşanlardan sanırdık Ak Parti mensuplarını vaktiyle. “Peygamber gurur yaptı ama biz yapmayacağız” diyen Ak Parti’li Bakandan ne farkı var şimdi sayın Serdar Turhan’ın. Ayete meydan okuyor muhterem (Haşa!). Hoş Kur’an da meydan okuyor.

    “Cenab-ı Hak (c.c), Bakara Sûresi 23-24. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
    23-Ve eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’ân)dan şüphe içindeyseniz, haydi onun benzerinden bir sûre getirin; eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, Allah’tan başka şâhidlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!
    24-Buna rağmen yapamazsanız, ki aslâ yapamayacaksınız, öyle ise o ateşten sakının ki, yakıtı insanlarla taşlardır; (ve) kâfirler için hazırlanmıştır! (İnternetten alındı)”

    Ak Parti olmuş CHP. İnanmayan en yakınındaki Ak Parti teşkilat mensuplarını küçük bir sınava tabi tutsun. Mesela Kuran-ı Kerim’de Ahzap Suresi’ndeki Cilbap Ayeti’ni okuyup bu konudaki görüşün ne diye sorsun. Sonra Diyanet’in mevcut tefsirine baksın. Sonra en meşhur 3 tefsire baksın.

    Sonuç felaket çıkacak. Aynı zamanda bizim yani İslam Aleminin de içler acısı halini yansıtacak. Üşenmeden deneyin derim.

    • Sayın Baduh Bey,
      İşimiz zor hemde çok zor kabul ediyorum.
      Kuranın ayetlerinden sizin ve Süleyman hocanızın zorlama yorumlarını çıkaramıyoruz diye müşrik ilan edilebiliyoruz.
      Kuran ın ayetine karşı ne diyebiliriz ki?.
      Kuran ayetlerine dayandırark siyasete yön verdiğiniz durumda işimiz nasıl kolay olsun ki?
      Süleyman hocanız bahse konu ayetlerle “bağımsız bir haber değerlendirme merkezi kurmak” yorumunu çıkarıp (Başına da kim gelecekse) buna “Hadi lan”
      diyenleri ayetlere dayanarak müşrik ve chp li ilan eden kişilere karşı
      İşimiz zor ama çok zor biliyorum.

      Aynı hocanız 3-5 gün önce ayetlere dayandırarak Öcalan’a ve FETÖ ye özgürlük istiyordu ki ayete dayandığı için buna da nasıl itiraz edebiliriz ki biz faniler.
      İşimiz zor ama çok zor biliyorum.

      Ya Pensilvenya da oturan Papaz ayetlerden başlayıp sonunu “Haçlılar namusunuza dokunmaz” la bitirdiği halde nasıl karşı çıkacağız ki sonuçta ayetlere dayandırıyor
      İşimiz zor ama çok zor biliyorum.

      Ben aklımı kiraya vermedim.Herhangi aklını kiraya vermemiş ve hiçbir dini veya izme dayanmadan çok basit bir soruya bile cevap veremeyen haşhaş çekmemiş aklı başında insanlara soruyorum

      Bir kişi ABD de oturup bütün dünyayı “Hadisle ayetle” yönetiyor ve ABD buna izin veriyor bu işbirliği olmadan olur mu?.
      Bu işbirliğini ancak haşa ayet ve hadislerle örtbas edilebilir bu gürüha karşı işimiz zor ama çok zor biliyorum.

      Ancak hepsinden daha dayanılmazı ise hergün başka başka kılığa girmeleri ise dayanılır gibi değil.
      İşimiz zor hemde çok zor biliyorum.

      Not:Sayın Moderatör Süleyman Bey ile ilgili yorumları pek sevip yorumlamıyor ancak yorumcu haşa bizi dinsizlikle suçlamış.Bu yorumum yayınlanmazsa bu vebal yayınlamayan kişinin üzerinedir.

      • Serdar bey şimdi düşünce özgürlüğüdür, laikliktir falan diye bi güzelleme yapmaya da halim yok; iyisi mi hasan mezarcının yoldaşlarını kendi haline bırakalım:)

  2. Ben her zaman Yazarımızın hiç bir yazısını
    boşuna yazmadığı ve yazmayacağının altını ciziyorum.

    O zamanda sayin Koru,ayni üslubunu bozmada, Kabataş olayının gercek değıl fictional (uydurma)”SENERYO” olduğunu! Kibar ve mantikli bir yazi ile aciklamış…

    O prağrafda ne yaziyor?

    “Olayı açıklamalarıyla tetikleyen kadının, yeni doğum yapmış annelerin bazısında meydana geldiği bilinen ‘post-partum sendromu’ ile öyle bir sanrıya sahip olabileceğini yazdım.” Diyiyor….

    Bazı Kadınların hamilelk dönemide de dahil 2/3 yıl pisikolojileri normal olmaz! Genelde’de ilk bebeklerine karşı cok hassas olan annelerin çevresindeki insanlar veya medya tarafindan gecmişte yaşanmiş negatif, (olumsuz) olaylari dinlemsi veya okumasınin verdiği sıkintilar’a vucutdakı hormonal faliyetlerinde etkisi eklenice bayağ pisikolojik problemler yaşayan annelerin sayisi az degil…
    Fakat, hiç bir kadin post-partum sendromu
    ıle Kabataş olayi gibi müthiş bir yalan ve iftira seneryosu “uyduramaz…..”ve uyduramiyacağinin altini cizerek

    Ben hamilelik veya yeni doğum yapmis kadinlarin pisikolojosi konusunda! Okudugum kitaplar ve bilhasa(Kanadada) kendisi bu konun uzmani olan birisinide iyi taniyorum Rahmetli oldu.
    Bu konuya açiklik getirmek için Gene kendim ve ailemden iki örnekle aciklayayim.
    Ben annemi küçük yaşta kayip ettiğim için. Kendim hamilelik ve sonrasinda sürekli geceleri ruyalarimada öldüğümü görürken gündüzleri de hayel ederdim. Ölursem benim çocuğum benim gibi futbol topu olur (ortada o vurup ona atar)diyerek bazende ağlardim.
    2. Benim Amerkali gelin, ilk bebeğine hamile iken geceleri ruyasinda bebeği doğmüş ben (Kayinvalidesi) cocuğunu elenden aliyormuşum ve Türkiyeye götürüyormuşum.
    Bunu bana oğlum bebek dogduktan 3 sonra anlatti. O zaman gelinime sarilip dakikalarca ağlamiştim.
    Gelinimin etkilenme sebebide.
    Hani bir yolunu bulup yurtdışına çikanlar sirf oralarda kalmak için genç kadinlari kandirip evlilik yapip oturum aldıktan sonra, o kadinlardan doğan çocuklarini kaciriyorlar ya? Bu tip insanlarin mualesef bunlar Çoğunlukla (Müslümanm)toplumulari yaptiklari için gelinimde bu tip olumsuz olaylardan dolayi 2 yıllik Luhusalik döneminde, etkilenmisti.

    Keske Erdogan Kavakci ailesini değil F Koru ve onun gibilerini danisman yapsa. Hic degilse hem kendisi daha fazla günaha girmez hemde milleti bu kadar germez.

  3. Sn Karagülle demişti ki “…Daha da ileri giderek biz tüm ilahi dinleri hak kabul ediyor ve onların cennete gideceklerini savunuyoruz”. 26 Şubat 2019 at 10:11

    Bu ifadeyi garip bulmuştum “savunmak niye? Kuran’a dayalı ayet varsa, yazın bilgi sahibi olalım” demiştim. Bir cevap gelmedi. Halbuki, bu önemli bir soruydu. Bu birinci nokta.

    Ayrıca, yahudilerin Ortadaoğu’da biz müslümanlara ters gelen, sınırlarını her fırsatta gıdım-gıdım genişletme gayretleri var. Konu gündeme geldikçe bam telimize basılmış gibi “bu bir haksızlık! istemezük!” çekiyoruz. Sn Karagülle’nin, yahudilerin bölgesel yerleşimlerini Kuran’a dayandırarak kabullenme anlamına gelen bazı yorumlarda bulunduğunu hatırlıyorum. Bu konuların Kuran’da dayandırıldığı ayetlerin de kaynak olarak yazılması gerekir. Okuyup bilgi sahibi olalım. Bu da ikinci nokta.

    Bilgi insanların önce fikir birliği, arkasından amel birliği için paylaşılması gereken temel bir dayanaktır. Kuran’da “Bilenle bilmeyen bir olur mu?” anlamında bir ayet var. Böylesine temel bir soruyla doğru bilgiye sahip olmanın önemine vurgu yapılır. O zaman, 1. ve 2. noktaya dair cevap beklemek hakkımız değil mi? Sn Karagülle 91 yaşında ve çok meşgul biriyse rahatsız etmek istemem. Bu sorular o’nunla yıllardır beraberiz diyen çalışma arkadaşlarını/talebelerini muhatab alır; örneğin, Sn. N. Karaca ve/veya H. Kayahan…

  4. Müslüman elinden dilinden ve belinden emin olunan kişidir. Yalan söylemek iftira atmak gerçeği kendi çıkarları için farklı göstermeye çalışmak Müslüman bir kişinin özelliği değildir. Allah dünya nimetleri için öbür tarafı unutanlardan eylemesin.

  5. Sayın Koru sizin Cumhurbaşkanımızın İyi Parti Genelbaşkanı Meral Akşener için söylediği(tehdit ettiği) sözler hakkında fikirlerinizi merakla bekliyorum.Selamlar

  6. Ne diyor Fehmi Koru “ Yalanla gerçeğin bulamaç yapıldığı bir dönem bu.” Mesala Fehmi bey e soralım… 15 temmuz darbesini yapanlar kimdi…Şu an da yargılanan askerlerin hepsi biz yapmadık. Görüntülerdeki ben değildim, bunların hepsi tiyatroydu, zamanında Fuatlar avniler gırla gidiyor twetleri 20 ye katlıyordu kriptolar..troller…Şu anda meral akşener sallıyor “Denizliler Erdoğan size terörist dedi, nasılsınız teröristler..” bu haysiyetsiz yalana da bi yorum yazsanız,..sonra aveneler erdoğan meral akşenere baskı uyguluyor savcılara şikayet ediyor yalanınıda bi yorum yazsanız.o zaman dedikleriniz bi anlam kazanır…

  7. İLKE: DOĞRULUK. KİME: HERKESE. NE ZAMAN: HER ZAMAN. NERDE: HER YERDE. YAPARSAN: DOĞRUSUN. YAPMZSAN: EĞRİSİN Düşman ,gördüğünün Ahlakı ,Senin Ahlakın olmuşsa , Ondan Farkın Yok.

  8. Mesele gelip yine Hak ve (sadece adliyelerde değil hayatın her alanında gözetilmesi gereken) adaletin gözetilmemesi noktasında düğümleniyor.Allah,Hakkı gözetip,adaleti gerçekleştirmemizi istiyor.Gayesi Hakkın tesisi olan,Hakkın dışına çıkmaz,haksızlığa hiçbir şekilde bulaşmaz.Gerçeğe yalan bulaştırmamak,gayeye giden yolda her vesileyi meşru saymamak Hak ve adaletin tecellisini sağlar.Doğruluk her işin önünde olmalıdır.Neticede “emrolunduğun gibi dosdoğru ol !”emri herkese hitap ediyor…

    Bu arada Karar gazetesinin az yorum alan Salih Cenap Baydar isimli bir yazarı var.Arada bir yazılarına bakıyorum,ama ne zaman baksam ufuk açıcı buluyorum.Bugünkü yazısı da kaçırılmaması gereken cinsten.Fehmi beyin yazısını bütünleyen yönü de var.Okumayana tavsiye ederim.

    • Uğur bey bizim hasan günayı da alıp karar mıdır nedir o mahalleye taşınsanıza! Maazallah buralarda ezan islam karşıtlığı aldı başını yürüdü; bi kazaya kurban gitmeyin hani… Hakmış! Tövbe tövbe…

      • Gayret bey!Hak ta,tövbe de ihmal edilmeyecek kadar önemlidir,üzerlerinde ne kadar konuşsak azdır.Son cümlenizdeki tövbeleri takdir ettim;Allah kabul etsin.Bu mahalleye uğramazsam sizin o gülümseten yorumlarınızdan,atışmalarınızdan uzak kalmış olurum.Ayrıca Her mahalleyi gezip güzelliklerinden istifade etmek ruhumu açıyor.Kendimizi bir mahalleyle sınırlamayalım derim.selamlar

  9. Yeni bir yüzyıl a, yeni bir bin yıla giriyoruz. Sizin adeta taptığınız bu basın istese de istemese de değişecek. Her şey değişecek, bundan basın da nasibini alacak.
    Şu andaki basının her türlüsü fısk Tor, onları üretenler de fasıktır.
    Saygılarımla.

  10. Sayın koru herzaman olduğu gibi tarafsız gazeteciliğinizi kanıtlayan güzel bir yazı yazmışsınız teşekkürler elinize yüreğinize sağlık.Peki bu olay veya buna benzer purovakatif olaylar olduğunda milletimiz nasıl doğruları öğrenecek sabahtan akşama kadar devlet özel televizyon kanallarında neredeyse 12 saat cumhurbaşkanımızın hergün en az 3-4 ildeki mitinglerini dinleyip akşamda diziler kaldırılıp canlı sohbetlerini dinliyerekmi doğruları öğreneceğiz.Birdefa haktan hukuktan bahseden arkadaşlar bu ülkede sadece Ak partimi var başka siyasi partiler yokmu neden diğer siyasetçiler ekranlara aynı ölçüde çıkamıyor neden devlete vergisini veren diğer siyasi partileri dinlemek isteyen insanlar Sayın Meral aAkşeneri’Sayın KemL Kılıçtaroğlunu Sayın Temel Karamollaoğlunu ve diğer liderleri sayın oartili cumhurbaşkanımız kadar ekranlarda göremiyor hani hakkanihet hani adelet hani eşitlik çamur at izi kalsın mantığıyla şu aralar hareket eden Ak partili yetkili arkadaşlar hem partinize hemde milletimize zarar veriyorsunuz yapmayın yol yakınken bu kirli siyaseti bırakın ve 2010 yılındaki Avrupa Birliği sürecindeki ileri demokrasi için hedeflerinize dönünüz hem partiniz kazanır hemde ülkemiz kazanır.Özgür bzsının olmzyıp tüpçülerin inşaat firma sahiplerinin banka sahiplerinin egemen olduğu ve devletten ihale aldığı bu basından eşitlikde hakkaniyette doğru haberde çıkmaz çıksa çıksa iktidarın istediği yalan haberler çıkar.Basının hür olmadığı bir yerde ancak bu haberleri internet ortamında cesurca yazabillecek Fehmi beyden okuyabilirsiniz gazete ve televizyondaki yazar ve konuklardanda masal hikaye dinlerziniz Vessalam

  11. gezi günlerinde ağaçları korumak isteyen masum insanlar elbette vardı. ama gezi hiç masum olmadı. ne masum başladı ve ne masum bitti. masum insanların varlığı geziyi kurtarmaya yetmezdi, yetmedi de zaten.
    ezana tepki haberleri de ortaya karışık bir konu, özellikle ezana saygısızlık etmek isteyen edepsiz insanlar vardı mı bilmiyorum, ama içlerinden bazıları ezana hakaret eden sosyal medya mesajlarıyla meşhur siyasi figürlerdi, bir parti üyesi de o mesajlardan sonra millet vekili yapıldı. ama çoğunluk böyle birileri olmasa gerek. içlerinde saygısızlık etmek istemeyen çokluk olmuş olmalı, üzüntü verici olan ise ezana rağmen ıslık gürültüsünün azalmamış olması değil mi???

    ve umarım yürüyüş te masum bir yürüyüştür, ve umarım sokakları hareketlendirmeye de kadınları kullanarak başlamazlar notumu da konuya ayrıca düşeyim.

    kutuplaşma hayatın doğasında olan bir şey, vareste kalmamız mümkün değildir. yeter ki yanlış eller onu yönetmesin değil mi??? ama yaşadığımız günler itibarıyla yanlış olmayan kimse yok ki. herkes kutuplaşmayı tehlikeli derecede kanırtıyor. ve kimse kendine bakmıyor. meselelerin karşısına geçmiş o yanlış, bu yanlış diye ahkam kesiyor.
    dün burada bile akp ye oy verenlere olmadık hakaretler edenler, onlarla aynı havayı soluduğuna yakınanlar bugün ezana tepki konusunu toplumu kutuplaştırılmak için kullanıldığına kızıyor, ne garip değil mi??? türkiyenin beka sorunu vardır lakin bu siyasete malzeme olamayacak kadar önemli ve ciddi meseledir diyecek yerde aydınlarımız, hop beka meselesi yoktur deyip işin içinden çıkıyorlar sonra gerçeğin bulamaç yapıldığından yakınıyorlar, ne garip değil mi???
    gerçeğimi arayacaksınız önce kendi gerçeğinize bakın.
    çünkü hepimiz bir yerde yanlışız, kendimiz yanlış olduğumuz için de yanlış yapıyoruz. önce doğru olup, doğruyu konuşmak lazım. kendimiz doğru konuşmazken başkasından beklemek, kendimiz ahlak sıkıntısı çekerken başkasından ahlaklı olmasını istemek sonuç getirir bir şey mi???
    o nedenle peki ya gerçek sorusunu taaccüple karşılıyorum doğrusu,
    gerçek kimsenin hoşuna gider bir şey değildir, neden aranır, bulsak ne işimize yarar bilmem. bulduk diyelim nasıl olsa eğip bükmeyecek miyiz???
    doğaya bıçak saplayan bir naylon poşet meselesini bile siyasi görüşümüze yamamaya çalışırken hangi gerçeği arayacağız allasen???

    • Didem hanıma katılıyorum; yerden göğe kadar haklıdır. Meseleleri çifte standart kullanmadan ele alırsak daha inandırıcı olmaz mıyız? Yorum paylaşan fk okurlarına önerim; didem hanımın kılıkırk yaran ve doneleri özenle tartıya vuran düşünce dürüstlüğüne ve anlatım tarzındaki inceliğine daha bi dikkatle baksınlar ve örnek alsınlar diyorum. Çünkü kuru gürültüyle sadece kendimizi tüketmiş oluruz…

      • ince yorumun için teşekkür ederim, bernar bey yazıyor olsaydı, bir yorumun kenarına köşesine yine küçük bir kıskançlık notu iliştirir miydi acaba? yazmamasının büyük bir eksiklik olduğu notunu da ben iliştireyim bari. farklı seslere ve nefeslere ve düşüncelere ve görüşlere ne kadar çok ihtiyacımız var oysa ki…

        • Sn.bernar artık söz verdi, bi daha öyle şeyler yazmiicak:) gerçi söz verdi diyorum da lafın gelişi; az sonra elinde bi çivili sopayla dönüverirse de şaşırmayın:) Şaka biyana yine bi özeleştiri bile vermeden sıvıştı gitti! Şimdi seçim tahminleri tutarsa, ben ne demiştim diye çıkar gelir; tutmazsa ee nerde kalmıştık bakalım gençler diye ortalara atar kendisini:)

          • insanların birikimlerinden yararlanamıyoruz, farklıysa itmeye, ötelemeye çalışıyoruz. küçümsediğimizde kendimizi iyi hissediyoruz. oysa hepimize yer var.

          • bence siz gerçekten bernar beyi kıskanıyorsunuz. Siteye onun yorumlarını okumak için giren var ama sizi okumak için giren yok buna mı üzülüyorsunuz yoksa?

          • H.Gayret bey olmazsa bu sitenin tadı çıkmaz N.Ç bey. Galatasaraysız Fenerbahçenin tadı olmayacagı gibi…gerçi biz küme düşmezsek…H.Gayret beyin enerjisine hayranım. Allah güç kuvvet versin. Bir Türk dünyaya bedel gibi maşallah 🧿 Farklılıklar iyidir iyi..

        • uzun yıllar evli kalmış sonra bir meseleden boşanmış insanlar tanıyorum, lakin onlarla konuştuğunuz zaman yıllar içinde iz bırakmış pek çok meseleyi konuşuyor oluyorlar, şunu yapmıştı, şunu demişti, kırmıştı, önemsememişti vs. anlıyorsunuz ki sorun bir konu olmaktan çok bir birikim meselesi.
          ezana tepki haberleri de öyle. toplumun bu konuda ciddi travmaları var ve meseleler bu travmaların üzerinden yürüyor, pek çok yorumcu da buna yorumlarında şu ve ya bu şekilde değinmiş zaten. bu noktada toplumun aydınlarının bu hassasiyetlere yönelik hem nalına hem mıhına vuran, derinliği olan, sağduyuyu işaret eden önerilerine, öğütlerine, yaklaşımlarına ihtiyacı var, tarafları anlayan ve kapsayan bir şekilde ve dilde…
          kimsenin ezanı ıslıkladığı falan yok gibi yüzeysel yaklaşımları kahve köşelerinde, oyun masalarında memleketi kurtaranlara bırakalım.

          • Hanımefendiye tümüyle katılıyorum. Fuzuli ne güzel demiş: “Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever /
            Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever”

  12. Gezi olaylarına tarafsız bir gözle yaklaşmış olsaydı,o olaylar esnasında Can Dündar’ın söylediği şu sözleri de nakletmiş olması gerekirdi Fehmi Bey’in:

    “Annelerin kucağından çocuklarını alıyorlar. Çocukların çığlıklarına tanık oluyorum. Bir katliam hazırlığı bu… Akıl alır gibi değil. Buna inanamıyorum.

    *Gerçekten çok kötü şeyler olacak. Bunu başbakan göremiyorsa bizim birşeyler yapmamız lazım.

    *Ben kaç yıldır gazetecilik yapıyorum bu kadar pervasızca yapılmış müdahale görmedim. Biraz önce Vali ile görüştüm “çaresizliğini söyledi’.”

    Bu sözler külliyen yalan değil midir?

    • Gezi olaylarının ilk iki günü ile diğer günlerini bir tutmak büyük yanılgı.Bizzat şahidim ilk iki günde sokağa inenler arasında hükümeti destekleyen tanıdıklarım bile vardı.Fakat daha sonra ortalığa bundan nemalanmak isteyen guruplar daldı.

    • Bir yürüyüşte; ”Ben………’yum, Fahişeyim, Namusumu kirleteceğim”, başka bir yürüyüşte, ”Biz Lut kavmini çocuklarıyız”, ”Bekaretimin testi sana mı düştü?” gibi iğrenç ve ilkel pankartla taşınırsa, ve ezan okunurken (ıslıkların kesilmesi gerekirken) tonu arttırılırsa, ezanın bitmesiyle birlikte ıslıklar sonlandırılmışsa, siz ve sizin gibi Erdoğan nefretinde ittifak edenler ne derlerse desinler yalandır. Artık hiç bir kıymetiniz yoktur. Bu ahlaksız pankartlara bir çift sözünüz olmayacak mıydı? Bizim için bittiniz. Yeni mahalleniz hem dünyada hem de ahirette size hayır getirsin.

      • Bundan sonra Erdoğan’ın peşinden gider miyim tam emin değilim ama yazdıklarınıza yüzde yüz katılıyorum.
        CHP ve onun zihniyetindekilerin dünya kadar manipüle haberleri, davranışları var (müftü karısı vs.) ama hiç itiraz ettiklerini duymuyoruz nedense.
        Ama Erdoğan karşıtlarının müslümanları rencide edecek davranışlarını, infial oluştuğu zaman sulandırmak için ellerinden gelen hiçbir şeyi sakınmıyorlar.
        Tabiri caizse bir zamanlar bizim mahalleden zannettiğimiz Fehmi Koru da bunlardan biri.
        Başta masum olduğuna inandığım, sonradan davranışları ile bir burukluğa sebep olan Abdullah GÜL bugün sorumluluk makamında olsaydı bu densizlikler üzerine ne yazardı diye de merak etmiyor değilim.

    • Tabii ki bal gibi Kadife devrimdi.
      Mısır da, Ukranya da başardılar çok şükür Türkiye de Reis sayesinde heveleri kursaklarında kaldı.
      Kuyruk acısı olnalrda nugün resmin tamamının nasıl bir Soros darbesi olduğunu saklamak için detaylardan gerçeklik bükme peşindeler.
      Tıpkı buguün ABD darbesi,ABD-PKK ortaklığı,ABD-FETÖ ortaklığı ortada iken, Numan kurtulmuş bunu dedi gibi geyikleriden bambaşka analizeler çıkaran kriptolar gibi .
      Onlar ABD nin gönüllü ajanı olmuşlar ondan rahatsızlık duymuyorlar ama düpedüz ezanı ıslıklayanlar ve hatta dah önce onlarca kez hakareketler etmiş kişileri aklamakla meşguller.
      Birileri de yorumları ile aklımızla dalga geçip ayetler ve dürüstlükten vs dem vuruyor.
      Bahar gelecek ama bu sizin değil uykuya yatmış Türkün baharı gelecek bu böyle biline.

  13. İstanbulda gürültü kirliliği ölümcül seviyelerde. Sebebi yoğun araç trafiği ve korna sesleri, denetimsizlik. Ayrıca balık istifi vahşi yapılaşmadan kaynaklı yaşanan gürültü yoğunluğu. Çoğu zaman ezan sesini duymak bile mümkün değil. Haa, tam sultanahmetin göbeğinde telefonu kulağınıza götürdüğünüzde öğlen ezanı başlarsa işte o zaman doya doya duyarsınız mübarek ezanı:) sonuna kadar dayanmış bir ses cihazı ve desibel hakikaten inim inletir yarımadayı! Uzun uzun estetik, akustik tartışmalarına gerek yok. Geçen gün sayın korunun da alıntılar yaptığı çok bilmiş ilahiyat profesörlerimizin bu konularda ne düşündüğünü bilen var mı? Ben hiç duymadım… Protesto olsun diye cama balkona çıkıp tencere tava çalarak gürültüyü iyice arttıran sivri zekalı bir muhalefetimiz var! Tank seslerini duyunca bu sefer aynı saz aletlerini daha bi coşkuyla darbe kutlaması için kullanan cadde sakinlerini de gördük. Bu kadar gürültünün içinde hangi sesin neye karşılık çıkarıldığının ne önemi/anlamı var ki? Bırakın insanların birbirini dinlemesini, sövsen bile duyamaz kimse:) şimdi yerel seçimler var; gürültü kirliliği ve sonuçları, çözüm yolları, çaresi… diye ağzından tek kelime çıkan bir aday duyduk mu? Yine de en iyisi binali bey; en azından az laf çok iş diyor…

    • Binali bey bile ,tam emekli olacakken bu iş çıktı gibisinden söylenip isteksizliğini belli etti.Bence daha genç ve daha dinamik bir kişiliğin gelmesinde her zaman fayda var.Değişiklik iyidir…

      • Doğrudur sayın istanbullu ama gençliğe bakışımı sayın karagüllenin yorumuna cevaben paylaşmış oldum zaten:) ama yanlış anlaşılma olmasın, ne demiş ingiliz: gençler bilebilseydi, yaşlılar yapabilseydi…

  14. Bu tarz olayları iktidarini güçlendirmek ve oy devşirmek gibi amaçlarla kullanmak halkı tahrik etmek elbette çok yanlış ve kötü. Münferitte olsa kendi toplumuyla ve değerleriyle barışık olmayan onları aşağılayan insanlarda var maalesef. Orada illa ki ezanı kendince protesto eden insanlar vardır. Yalnız bunu oradaki bütün kalabalığa bağlamak yanlış olur

  15. Kur’an Düzeni
    Bugün cereyan eden olaylar tarih boyunca hep cereyan etmiştir. Kur’an bunların çözümünü getirmiştir. Devlet bağımsız bir haber değerlendirme merkezi kuracak. Bu merkez olayları değerlendirecek. Halk doğrusunu onlardan öğrenecek. Bunun tek ilacı budur. Yalanı ancak doğru olan haber tedavi edebilir. İktidar kendisi yalan söylemeye başlarsa veya doğrusunu halka bildirmezse bugünkü olaylar olur.

    • “Kur’an bunların çözümünü getirmiştir. Devlet bağımsız bir haber değerlendirme merkezi kuracak”
      Hangi ayette sorması ayıptır.

        • Hangi tesfirde “haber değerlendirme merkezi” kurun var.
          Bu tesfir hangi ayeti tesfir ediyor.
          Yine başladılar aklımızla dalga geçmeye.

          • يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن جَآءَكُمْ فَاسِقٌۢ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوٓا۟ أَن تُصِيبُوا۟ قَوْمًۢا بِجَهَٰلَةٍ فَتُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلْتُمْ نَٰدِمِينَ
            Ey iman edenler! Eger fasikin biri size bir haber getirirsen onun dogrulugunu arastirin. Yoksa bilmeden bir topluluga satasirsiniz da sonra yaptiginizdan pisman olursunuz.( hucurat 6)

            وَاِذَا جَٓاءَهُمْ اَمْرٌ مِنَ الْاَمْنِ اَوِ الْخَوْفِ اَذَاعُوا بِه۪ۜ وَلَوْ رَدُّوهُ اِلَى الرَّسُولِ وَاِلٰٓى اُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذ۪ينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ اِلَّا قَل۪يلً
            Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı. Allah’ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınız (Nisa 83)

          • Buradan nasıl haber değerlendirme merkezi çıkarıyorsunuz
            Değerlendirme merkezi doğru değerlendirecek değil mi
            Kişilere inen kuralları takmayan Kişiler bu merkezde takacaklar
            Zaten başımıza ne geliyor ise oradan buradan birşey çıkaranlardan geldi
            Yeter yaw gerçekten yeter
            Haçlılar namusumuza dokunmaz tamam

    • Kulakları çınlayasıca bernard bana gençlerden bahsediyor; karagülle hocam 90yaşındaymış ama maşallah zihinsel aktivite tam puan! Evet bu kıytırık medya araçları yerine akom; anlık, günlük, haftalık e-bültenlerle(haftalık, aylık konular basılı da olabilir…) toplumu bilgilendirse yeter de artar. Bi tür resmi gazete ama yasalardaki güncellemeleri değil gündelik gelişmeleri vereni:) Okuryazarım diyene kitaplık mı yok? Ayrıca aa yayıncılığı da böyle bi işe yaramaz çünkü pratik değil…

  16. Sayın Koru ,

    Gri beyin hücrelerinin her insanda olmadığını anlıyoruz.

    İlim ilim bilmektir
    İlim kendin bilmektir
    Sen kendin bilmezsin
    Ya nice okumaktır

    Okumaktan murat ne
    Kişi Hak’kı bilmektir
    Çün okudun bilmezsin
    Ha bir kuru ekmektir

    Okudum bildim deme
    Çok taat kıldım deme
    Eğer Hak bilmez isen
    Abes yere gelmektir

    Dört kitabın mânâsı
    Bellidir bir elifte
    Sen elifi bilmezsin
    Bu nice okumaktır

    Yiğirmi dokuz hece
    Okursun uçtan uca
    Sen elif dersin hoca
    Mânâsı ne demektir

    Yunus Emre der hoca
    Gerekse bin var hacca
    Hepisinden iyice
    Bir gönüle girmektir

    Bu güzel Türkçe yi anlayamayanlar neler döktürüyorlar ve bunların döktürdüğüne inanan paylaşanlar

    Ey iman edenler, eğer fasıkın biri size bir haber getirirse, onun içyüzünü araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat, 49/6) Allah ın emrini anlamaktan aciz kullar.
    Bir söylenen ,yazılan ,çizilen var bir de anlatılmak istenen, bir de anlaşılan. Maalesef devir fitne devri .
    Filanın karısını filan yerde tanımadığım bir adamla çok samimi hareketler içerisinde gördüm. Ben aslında insanların bu şekilde afişe edilmelerine karşıyım diye yazan bir adam karşı olduğu fiili işlediğinin farkında değil mi ki böyle yazabiliyor ? Yoksa kendince kendini mi aklıyor?
    Allah ın haram kıldığı gıybet, dedikodu ve iftira fiillerine trolleme diye yeni bir isim takınca işlemek helal mi oluyor ?

    Ağzı olan konuşuyor. Eli olan yazıyor . Bilmiyorlar mı ki kim zerre kadar hayır işlerse karşılığını görür ve her kim zerre kadar kötülük işlerse karşılığını görür. Zilzal suresi ayet 7 , 8 .

  17. Sizin tek derdiniz iktidar bu olaylardan nemalanır tekrar seçimi kazanır korkunuz…Daha 15 temmuzda sela okuyan imamlara ne yapıldığını görmedik mi.. 8 mart gösterisinde bulunan ist. milletvekilinin varlığı bile insanları korumacı bir ruha teslim ediyor….ne demişti bu bayan milletvekili….“O ezanlar ki şahadetleri dinin temeli ama. Benim yurdumun üstünde ebedi inlemesin artık nolur ya! Resmen ağzıma ağzıma okunuyor her sabah!”……. insanların inançlarına biraz hassasiyet göstersinler yeter……Yoksa onları savunmak için buradaki yorumcular ve fehmi beyi baya yoruyor…taklalar atıp duruyorlar…chp ve hdp bile bu kadar efor sarfetmiyor oysa ki….Sizin endişeniz seçim olmasın sakın…

    • Kime anlatıyorsun Türkeş Bey,
      Boşuna güzel nefesinizi tüketiyorsunuz
      Kriptolar Tayyip gitsin Allahsız dinsizlere dünden razılar.Nede olsa tedbir için herşeyi yaparlar.
      Mesala Edremitte olanları yazabilir mi Fehmi Bey,
      Burada ayetlerden dem vuranlarlar ,ayetlerden dinden ortadoğudan nefret edenlerle koyun koyuna.
      Bahar gelecek ama bu kriptoların baharı olmayacak.
      Bu türkün yüzyıllardır uyanış baharı olacak.
      Hazır ol Öenbiç,İdlib,Kobani ve diğerleri bahar geliyor.
      Korkun Pensilvanyadan sallayan ABD ajanları.

      • Ben bu hükümet döneminde artan atezim ve deizm oranlarına bakarım.Bu iktidar döneminde bu oranlarda patlama yaşanıyorsa başımızdakilerin biraz aynaya bakması lazım.Zira Edremitte olanları ağzına sakız edenlerin “BAKARA MAKARA”ya tek söz etmemesi samimyet fakiri ülkemde gençlerin dinden daha çok kaçmasına sebebiyet veriyor.

        • FETÖ den olmasın.
          FETÖ nün dine verdiği zararı hiçbir kimse vermedi.
          Kimse çocğunun en basit bir harekete katılmasına izin vermez artık.
          Hiç kimse 10 kuruş bile kimseye vermez.
          Dine bir zarar varsa herkesin verdiğinin toplamının milyon katını ABD deik papaz verdi.
          Sahi sence bu Papaz ABD de ne yapıyor .
          Dünyayı oradan yöönetirken CIA aferin mi diyor sizce.
          BAKARA MAKARA diyen bir kişi ama haşhaş çeken binler hala Papazı imam zannedip yorumları 20 ye katlıyor

          • Serdar beye katılıyorum; oturduğu yerden ikide bir “zekat/cihat” lafı edenleri duymazdan gelelim ama görmezden gelmeyelim! Devletimiz de yehova şahitleri benzeri bu tür parazitlere artık müsaade etmez inşallah! (Parazitin dini/ırkı yok yani)

          • Dine islama en az fetö kadar, kabtaş ta başörtülü bacımızın üzerlerine işediler, bilmem nelerini yüzüne gözüne sürdüler, veya ezanı protesto ettiler gibi yalanları kendi siyasi çıkarı menfaati için toplumu bir birine düşüren sözüm ona müslümanlar veriyor. Ne deisti, ne dinsizi ne bir başkası bu kadar zarar veremez ve siz troller veriyorsunuz.

          • Yokya gidip 3 kuruş zekat topla göreyim.
            Siyaset her zamanki siyaset.
            ABD ajanı olma ile siayset de dini kullanmayı aynı etki mi zannettin veya zaneetmemizi bekliyorsun.

    • Asıl sorun, şu anda iktidarda CHP’nin olduğunun kimsenin farkında olmamasıdır. Ak Parti’nin çekirdek kadrosu Saadet Parti’sinden çıktı. Ancak şu an o kadronun neredeyse tamamı tasfiye olmuş vaziyette. En yakınınızdaki Ak Parti teşkilat üyelerini güzelce tetkik edin kastımı anlayacaksınızdır. Ak Parti destekçisi gazetelerin yazarlarının geçmişini araştırın anlayacaksınızdır. Elbette insan değişebilir ama bu çok nadir olur. Can çıkar huy çıkmaz misali. “Bakara-makara” meselesi, “Peygamber gurur yaptı ama biz yapmayacağız” meselesi vs. Bunlar bakanların falan ağızlarından çıkmış sözler. Bilhassa ikincisini bizzat canlı yayında kulaklarımda duymuştum. CHP’li biri söylese hadi neyse derdim. Hoş sözü toparlamaya çalıştı ama hiç yakışmadı sonuçta. Vatandaşın kimsenin kalbini yaracak hali yok. Ama ehl-i mürekkebim, münevverim diyenlerin bunu değerlendirmesi gerekir. Ben özetle Ak Parti’nin özüne dönmesini, içindeki CHP’lileri tasfiye etmesini bekliyorum. Benim vaktiyle can-ı gönülden desteklediğim Ak Parti bu değil.

      • Baduh(tüzel kişiliksin galiba:) Eğer kasdettiğin chpli ertuğrul günaysa o akpartiden gideli çok oldu; haa latif abiyi diyorsan o sonradan chpli oldu ki zaten şu anda konya mebusu…

  18. sayın koru tabiki her duyduğumuzu her gördüğümüzü hele bu günün dünyasında tek doğru olarak kabul edemeyiz etmemeliyiz ama geçmişimiz bu örneklerle dolu maalesef örnek mi sol gruplar yürüyüşlerinde protostaların da halkın değerlerine hakaret içeren ”Kahrolsun şeriat ” sılagonu atarlardı. 2007 de cumhuriyet mitinglerinde, sendika mitinglerinde

  19. Üzülmemek elde değil. Cumhurbaşkanına olan kızgınlığınız sizleri körletmiş. Mitingi seyrettim ezan okunurken ıslık ve düdüklerin sesi yükseldi. Mitingde olanların bir kısmı ezan okunuyor ikazında bulundu.Maalesef kastı olanlar bilerek devam etti.

    • Edep nerede kaldı Halil Bey,

      Adam ABD ile halvet halinde yakalanmış

      hala din iman afyonu.

      Utanır biraz demi.Ne iş var ABD kucağında bir imamın.

      Edep yahu. Edep

  20. Lafı hiç evirip çevirmeden dün ve önceki gün bu siteden, ezanı ıslıklama konusuna bir okurun yorumuna cevaben bodoslama daldığımı; ancak yaptığım hataya, diğer medyada ve burada, Sn. hamza akyol’un uyarısıyla uyandığımı itiraf etmeliyim.

    Olayın bütün diğer yanlarını bir kenara bırakarak ”ezana ıslık’’ özelinde, olmayanı olmuş gibi görerek bir iftiraya ortak olmanın ve onu buradan diğer okurlara tepkimi de ortaya koyarak, onları da olumsuz etkilemenin, dünden beri iç sancısını çekiyorum.

    ”Bir topluluğa olan nefretiniz sizi onlara adaletsiz davranmaya sevk etmesin’’ mealindeki ayet-i kerimesinin mucibince, beni buna; İslam’a mesafeli olduğunu buradan bildiğim sn. hamza akyol’u vesile kılarak uyandıran Rabbime hamd ediyor, Hamza bey’e de minnetimi sunuyorum.

    Bu minvalde bu sitede olumsuz etkilediğim ve gıyabında aleyhte davrandığım toplum kesiminden de özür diliyor, bununla da yazdıklarıma tekzibimi sunuyorum.

    hamza akyol’un dün uzun uzadıya ilettiği yorumunun bir kısmına eleştirel yaklaşman gerekiyor; özellikle ‘’Allah’ın vasıflarını üzerinde toplamak’’ ve benzeri yakıştırmalar (zinhar, şahsen onaylamam söz konusu olamaz, hatta şirk olarak nitelerim) ve benzeri üzerinden bu gibi ifadeleri mesnet yaparak, toplumun diğer kesimini (Müslüman toplumunun genelini) isnat etmesi gibi…ama bu, bugünün konusu olmasın.

    • Erdem, güzel ahlak, güzel insan vasıfları hep birlikte bir araya gelmişler. Onların insanın içini ısıtan, insana iyimserlik veren bu buluşmasına satırlarınızda tanıklık etmek ne hoş, ne özlenmiş duygudur, tarifi güç, sayın Günay. Çok içten saygılar ve selamlar.

      ……………….

      (Seçim ertesine kadar yorum yazmak istemediğimi söylemiştim, isteğim korunuyor, bu biricik istisna olarak kalacak.)

    • Hasan ben de teşekkür ederim size.”Biz yanlış yapmayız,yaparsak ta cehenneme kadar savunuruz “nefsi arkaplanının revaçta olduğu bu zaman diliminde,dindarlık iddiasındakilere unuttukları,hiç unutulmaması gereken bu örnek vicdan sancısını hatırlattığınız için.

      • Hasan bey.Önceki yorumumda size olan “bey”hitabım “ben”diye çıkmış. Tabletteki akıllı yazılımın hatasıdır.Dikkatimi şimdi çekti.Düzeltir,özür dilerim.

        • O zaman da “hasan bey de teşekür ederim size” gibi bozuk bi cümle çıkıyor ortaya; böyle kalsın daha iyi! ama özrünüzü geri almanıza gerek yok:)

    • Bizim Hasan bey ve Hamza beyler gibi insanlara ve yorumculara ihtiyacimiz var.
      Ikisindende Allah razi olsun.
      Ayricada Hasan beyi, bu güzel açıklamalarindan dolayde tebrik ediyorum.

  21. Ak parti kurulduğu günden beri hiç bu kadar din üzerinden halkı ikna etmeye çalışmamıştı. Ne oldu da hemen hergün Ak Parti Adayları ve Yöneticileri Din üzerinden halkı ikna etmeye çalışıyorlar. Oy verirseniz Ahirette hesap sorulmaz ve benzeri oyunlar yetmedi şimdi de ezan ortaya atıldı. Keşke AK PARTİ sandıktan % 100 çıksaydı da din bu kadar iftiralarla karalamalarla küçük duruma düşmeseydi. Yazık bir seçim uğruna neredeyse Ülkenin % 50’li din ve bayrak düşmanı; Terör örgütü ilan ediliyor. Muhalefetin yerinde olsam gerçekten seçimlerden çekilirdim. yazık ki ne yazık…
    SAYGILAR SEVGİLER

  22. 2011 genel seçimleri üzerinden bir yil geçmeden, AKP ve çevresi ne söyledılerse hepsi yalan çikti.
    2012 de kurulan yalan fabriklararı özelikle seçim dönemlerinde fazla mesai yapiyorlar….
    Galiba bunlar İnsanları kişkirtma konusunda doktora yapmişlar.

    Çünkü onların yalanları ve iftira ile çakma düşman yaratmalarina Muhalefet Partilerinide inandırip tuzaklarina düşüyordular.
    Çok şükrü kü şimdi muhalefete akillandıde onların oyununa gelmiyorlar.

    Bu seçimlerde diş düşman yaratamadı Akşener ve Mansur yavaş iftira atarak SAVCILARA EMIR VERDI. Sanki millet aptal!
    Vatandaş onlara sormazmi! 2017de yapilan sahtekarlığı sikayet etmek için neden 2 sene bekleme gereği duydunuz?
    AKP nin adamları Ankarada Mahsur Yavaş adina duvarlara yazilar yaziyorlar, o yazilari yazanlar tarda yakalaniyor.

    Asağidaki linkte! The Guardian Erdeğanin siyasete 17 yıllik kariyerini yaziyor.

    https://www.theguardian.com/world/2019/mar/11/from-reformer-to-new-sultan-erdogans-populist-evolution

  23. Bu olaylara 367 Sabih veya ikna odalarının rövanşı olarak bakmalı genel evler kapanacak içki yasaklanacak bütün kadınların zorla başı örtülecek haberleri arşivlerde duruyor ama acı olan mazisinde bu haberlerden çok çekmiş ve inancına uymayan bu durumu menfaati uğruna kullananların esas zararı inanan kesime verdiklerinin farkında olmamaları

  24. Bir kaç yıl öncesine kadar,Haftada bir iki defa Halı Saha Maçlarına giderdik Maç sırasında ,Ezan Okunmaya başlar,ama içerisinde Ak Parti yönetiminden, arkadaşlarında olduğu muhafazakar diyebileceğimiz arkaşlar ne maçı bırakır nede bağırıp çağırmayı, ben futbolu bıraktım ama arkadaşlar devam ediyor .Arkadaşları görünce onları uyaracam.Dikkat Edin Siz ezan okunurken oynamaya devam edip bağırıp çağırıyorsunuz CeHaPe ki ler,Sizi Kameraya çeker A ,Habere gönderir rezil olursunuz diyecem

    • Sayın h.a; bi daha maça gittiğiniz adamlara dikkat edin siz de! Namaz vakti ne işiniz var zaten halı sahada? Halı mı yok camide; kılın namazınızı oynayın topunuzu:) imam da geçsin kaleye/mihraba:) aman avizeye dikkat…

  25. Post truth era için, bu dönemde umumen gazeteciler yalancı ve yönlendirici olacaktır ve onları besleyen sahiplerinin sesi olma vasıfları daha da bariz bir hal almıştır mı? demeliyiz. Hatta bir adım daha ileri gidip derin unsurlar tarafından beslenen ”siyah” kod malum şahıs gibi trolleşmiş bu yeni nesil oportunist karahalk trolleri bizi bir yere doğru götürmek için Prof. İsmail Kayabalı ve Cemender Arslanoğlu editörlüğünde yazılmış olan milli güvenlik akademisinin değerlisi ”Propagandanın Sosyo-psikolojik Temelleri” kitabını müdakkikane okumuş birileri tarafından mı? projelendirilmiştir.
    ”Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır” Aliİmran-54

  26. Sayın KORU ya tamamen katılıyorum.Bir de ; ortak değerlerimizin böyle siyasi meze yapılması , kirli uygulamalara perde edilme girişimlerine isyan ediyorum.Ya Rabbi Mukaddesatımızı bunların istismarını yapan bizden gibi görünüp toplumu bölenlerin bu dünyada zilletini bizler göster .

  27. “Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle İstanbul’da yapılacak gösteriye izin verilmemesi..” (F.K.)

    – Yahu niye izin verilmiyor ki? Yasakların kaldırılmasına katkıda bulunmak için iş başına gelen bir AKP’nin kendi kendini getirdiği şu durumu anlamak gerçekten zor.

    – Teşvik ve ilham kaynağı olarak bu yine Sn Karagüllenin habire işarat ettiği “Sermaye”yi akla getiriyor. Egemen gücün gözden düşmesine hizmet etmekten başka bir işe yaramaz.

    – Muhalefetin işine gelecek bir başka icraat olarak da yorumlanabilir….

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı yazınız