Akif Beki iddialı bir yazı yazmış; “Katar’a ambargo Hamas’la ve MK ile sınırlı” diyor.. Acaba?

10

Kendi hesabıma iddialı yazılara bayılırım. Şahsen eskisi kadar ‘iddialı’ sayılacak yazılar yazamıyorum; herhalde yaşımla ilgili bir durum bu, ne de olsa yaşını başını alınca insan daha temkinli oluyor.

Şimdilerde bütün yapabildiğim.. iddialı sayılabilecek tespitlerimi yazının bütününe sindirmek.. en sonda da.. üzerinde düşünüldüğünde istediğim sonucu verecek bir veya iki soruyu okurlarla paylaşmak…

Yazılarıma gelen yorumlar okurun mesajları aldığına işaret ediyor.

Günün iddialı yazısı Akif Beki’ye ait.

Katar’a uygulanan diplomatik dışlamayı neredeyse tek bir gerekçeye indirgiyor Hürriyet yazarı: Katar’ın Hamas ve Müslüman Kardeşler örgütlerine verdiği destekten vazgeçmesini sağlamak…

Bundan öte yorumlara şiddetle karşı çıkıyor.

Okuyalım:

Yok amaç Erdoğan’ı devre dışı bırakmakmış… Yok Katar’ın işini bitirdikten sonra oklar Türkiye’ye dönecekmiş… Yok sırada ‘ümmetin umudu’na diz çöktürmek varmış filan festekiz… (..) Nerede mi duracak süreç? / Amaç İhvan’ı boğazlamak ve buna yanaşmayan Emir’i dize getirmek, yoksa Katar’ı bitirmek olmadığına göre… Dışlama, izole ve terbiye etmekle (sınırlı) kalacaktır.”

Dışlama girişimini başlatan ülkelerin şimdiye kadar duyurdukları niyetle örtüşüyor Akif Beki’nin bu tespiti.

Katar’dan istenen

Acaba bütün dert bu mu? Gerçekten bu hamleyi yapanlar.. ‘terör örgütü’ sayılmaya başlanan Müslüman Kardeşler (MK) ile irtibatlı gördükleri Hamas’ın bürosunu kapatsa.. lider konumundaki Filistinlileri topraklarından çıkarsa.. MK’yı da ‘terör örgütü’ ilân etse.. Katar’la ilişkilerini normale çevirecekler mi?

Kuşkuluyum.

Sebebi şu: Katar ile Katar’a diplomatik ambargo uygulamaya kararlı ülkelerin büyük bölümü Körfez İşbirliği Örgütü’nde üyeler. Aralarında çok yönlü temas yürütebilecek durumdalar. Sorun yalnızca Hamas ve MK olsaydı, bunu, resmi veya resmi olmayan kanallardan temaslarla bir sonuca ulaştırmaları hiç de zor olmazdı.

Zaten Hamas da değişen uluslararası siyasi iklimin kendisini hedef haline getireceğini öngörerek anayasasındaki rahatsız edici görülen maddeleri elden geçirmiş, sivri dilli liderleri mutedil bilinen şahsiyetlerle değiştirmiş ve Katar’ı zora düşürmemek için Halid Meşal’i oradan çekmişti.

Katar’a abluka kararı buna rağmen geldi.

Abluka kararı ve uygulamasında başı çeken Suudi Arabistan’ın tek hamlelik bir projesi bulunduğunu ve bunun arkasından başka hamlelerin gelmeyeceğini söylemek hayli iddialı geliyor bana.

Türkiye bu denklemin neresinde?

Suudi Arabistan ile Türkiye bir çok alanda işbirliği yapan iki ülke. Görünür yüzde Riyad ile Ankara arasında ciddi sayılabilecek bir ihtilâf bulunmuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın en son ziyaretinde iki ülke arasında bir askeri ittifak kurulması üzerinde durulduğunu da biliyoruz.

Ancak.. Katar’ı dışlayıcı kararın öncesinde.. bu uygulamanın Riyad tarafından Ankara’ya danışılmadığı.. hatta girişimden Ankara’nın önceden haberdar edilmediği de anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavrı da bunu ele veriyor.

Neden Türkiye haberdar edilmedi acaba?

Türkiye ile Katar ilişkileri Türkiye’nin bölgedeki başka ülkelerle olan ilişkilerinden daha ileride. Hemen her alanda ortak çalışmalar yapan iki ülke Türkiye ile Katar. Ambargo öncesinde ABD yanında Türkiye’nin de ülkede bir askeri üsse sahip olması kararlaştırılmış, Türk askerlerinin sevkiyatı beklenmeye başlamıştı.

Ekonomik bağlardan söz etmeye gerek bile yok.

Katar’ın Hamas’ın liderlerini misafir etmesinin bir sebebi de, hiç kuşkunuz olmasın, Türkiye’nin ricasıdır. İsrail ile arayı düzeltmenin şartlarından biriydi Hamas’ı Türkiye topraklarında barındırmamak; anlaşma sağlanınca Hamas’ın ülkemizde yaşayan liderleri Katar’a taşındılar.

Zaten bu sıcak ilişkiler yüzdendir ki, Ankara, Katar’a yönelik hamleyi işlevsiz kılmak ve sorunu diplomatik yollarla çözüme kavuşturmak için olağanüstü bir çaba gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan telefon başında, sözü akçe eden ülkelerin liderleriyle konuyu görüşüyor.

Çabanın şu ana kadar bir işe yaradığı söylenemez.

Ankara’da görevli yabancı ülke temsilcilerinin de davetli olduğu dün akşamki iftar davetinde, Cumhurbaşkanı, girişimi bir ‘oyun’ olarak tanımladı.

Dediği şu:

Burada farklı bir oyun oynanıyor. Bu oyunun arkasında kimler var, şu anda henüz onu tespit edebilmiş değiliz.”

‘Oyun’ ise bu, tek hamlelik olduğu söylenemez.

Sorular.. sorular..

Tabloya bakıp sonraki hamleleri öngörmeye çalışanların kendilerine şu soruyu sordukları da görülüyor: Neden şiddete hiç bulaşmamış bir örgüt olduğu bilinen Müslüman Kardeşler ‘terör örgütü’ olarak yaftalanıyor? Neden Hamas şu sırada bu denli büyük bir soruna dönüştürüldü?

Her iki örgüt de, yakın zamanlarda yaşananlardan dersler çıkararak, kendilerine daha mülâyim bir yol seçmiş olduğu halde hem de… Onların bu dönüşümlerinin tamamlanmasını bile beklemeden…

Belki de MK ve Hamas’ın kendilerini demokrasi yönünde dönüştürmelerinin önüne geçmek için…

MK ve Hamas, aslında başka sonuçlar doğurmayı hedefleyen bir projenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle bir ‘oyun’un bahanesi mi yoksa?

Galiba Suudi Arabistan’ın çok kapsamlı bir projeyi planlayıp uygulayamayacağı önyargısıyla hareket ediyor iddialı yazarımız.

Belki de o haklıdır; Hamas ve MK ile irtibatlı olduğu bilinen isimleri ülkesinden gönderir Katar ve sorun da başladığı gibi biter..

En başta yazdım: İddialı tezler içeren yazılar artık bana göre değil; bundan daha fazlasını benden beklemeyin.

ΩΩΩΩ

10 YORUMLAR

  1. Trump Suud ziyaretinden 200 milyon dolar götürdü. Ardından katar köşeye sıkıştı. Trump katar hakkında attı tuttu. Beyaz saraya gelsin görüşelim dedi. Dünyanın en zengin devleti, dünyanın en borçlu devleti tarafından köşeye sıkıştırılınca, olay en kolay nasıl çözülür?
    – Parayla….

    Amerika dünyanın en borçlu devleti haline gelince, başına bir tüccar getirdiler. Adam işi biliyor.

  2. Uzun zamandır sizden bir şey beklemiyorum sayın Koru
    Yine öyle olmuş
    Siz ki bir zamanlar ırak savaşında olmamalıyız diyen cesur yazarlardandiniz

    Sayın Koru ne olacak biliyormusunuz
    Yara var bu coğrafyada
    Hakka hukuka tecavüz var
    Baktı ki senelerdir ezilen halklar hala ayakta bir daha öldürmek istiyorlar
    Biliyorsunuz ki ölü artık kurttan korkmaz
    Ben isterdim ki sizden Katara yapılan tecavüzdür ülkem Katar yanında olmalıdır
    Bu kehanet değil temenni
    Türkiyemi ?
    Sanilandan çok büyük
    Evladı Fatihan
    Geldikleri gibi giderler değil geldikleri gibi boğulurlar

  3. Kuran insan toplulukları için onluk sistem önerir. Temel ailedir, 3 ile 10 kişiden oluşur. Kuran yönetim kuruluşlarını aşiret, karye, kabile, belde, şa’ab, medine, kavm ve mısr olarak belirler. Buna göre bir devletin (kavmin) nüfusu 30 milyon ile 100 milyon arasındadır. O halde Katar bir devlet değildir. Nüfusu iki milyondan biraz fazla olan Katar bir medine(bölge) seviyesindedir. Olması gereken asgari nüfusun onda birine bile sahip değildir.
    Sermaye imparatorlukları dağıtıp yerine müstemleke siyaseti içinde ulusal devletler oluşturunca Katar benzeri devletler ortaya çıktı. Bunlar Batılıların sayfiye yerleri oldu. Körfez ülkeleri doğrudan Sermaye’nin sayfiyeleri idi. Bugün Sermaye ile Devletler arasında çatışma vardır. Birbirlerine gözdağı veriyorlar. Sonunda uzlaşır yine İslam alemini, dünyayı sömürmeye devam ederler. Atların tepişmesidir.
    Türkiye’ye gelinirse Türkiye daha kendi iç sorunlarını çözememiş bir ülkedir. Ordusu perişan edilmiş. İki defa darbe yemiş. OHAL devam etmektedir. Daha PKK sorunu çözülmemiştir. Rusya ve ABD ile anlaşmamış. Tek başına ne yapılabilir?
    İki seneden fazladır zannediyorum, Akit’te yayınlanan bir makalemde Ortadoğu sorununu Türkiye, İran, Irak ve Suriye dörtlüsü çözer demiştim. İstanbul’da en yüksek düzeyde toplanmalılar. Kuran’ın emirlerine göre Ortadoğu sorununu proje bazında çözmeliler. Rusya, Avrupa Birliği ve ABD ortak çıkarlarını çözmelidir.
    Türk Ordusu ülkemize yapacakları saldırılara karşı ülkeyi savunma gücüne sahiptir ama Türk Ordusu Katar’a gidip savaşamaz. Hele Irak yanında değilken hiç savaşamaz. Şimdi 2 milyon Katarlı’yı göçmen olarak kabul etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktur.
    Türkiye’ye sıra gelecek midir, sorusunda şüphe yoktur. İran’la beraber olursak İslam alemi bizimle beraber olur. Dünya birleşse bile ülkemizi fethedemezler. Tüm yazılarımda bu hususa işaret etmekteyim. Katar’a Suudi Arabistan’ın saldırması Arabistan’ın sonunu getirir. Saddam Kuveyt’e saldırdı. Saltanatı gitti. Onu da Batılılar Kuveyt’e saldırttılar. Şimdi de Trump saldırtıyor. Onun da sallatanına oynanıyor.
    Türkiye; İran, Suriye ve Irak’la birleşmelidir ve hazırlık yapmalıdır. Sonunda sonsöz İslam’ın olacaktır. Gülencileri de cephemize almalıyız. Dünya Müslümanlarına ancak o sayede hakim olabiliriz.
    Kuran on mislinden daha fazla askeri olan cephe ile savaşmayı yasaklıyor.
    Bunlar hep Adil Düzen şafağının sökme alametleridir. Halkım ‘hayır’ demedi. Söylenenlere kulak vermedi. Çözüm nasıl olacak bilemiyorum. Muhterem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Adil Düzen’e dönmesi gerekmektedir. Şimdilik böyle bir işaret yoktur. Adil Düzen çalışanlarını Allah koruyacaktır.

  4. A.Beki olayların içinde yaşıyan görgü şahidi gibi yazmış sanki.
    “Deneyimli diplomat ! S.Kohen A.Beki’nin kulağına birşeyler fısıldamış olabilir mi ? Trump , eşek kadar cüssesi ile ihtimal ki, dünyanın en büyük Devleti’nin Başkanı olarak, neden SUUD Kralı’nın ayaklarına kadar gitti ? Ne dedi ? – MİSS MAY ve Merkeli bile ayağına çağırırken – neden Suud Kralının ayağına kadar gitti ? N
    BM’in nice Kararını tanımıyan İsrail’in yaptıklarını kulakları duymıyan, Katar’a karşı oluşturulan ittifak ve ağa-babaları, İsraile karşı neden tavır koymuyor ? Kuzey Kore kadar bilek ve yürek yok mu ki. Hiçbir kralın, Osmanlı hükümdarları gibi şehit olma niyeti yok görünüyor.
    Oyunun arkasında, kimlerin olacağını, hemen her diplomatın bilebileceğini sanıyorum. Mesele 3 İNEK Meselesi.
    Boykotcu Arap Ülkeleri nezdinde, “Krallıklarının sürdürülmesi ve teminat altına alınması” KURAN’ın ve Allah’ın emri yanında – çok öncelikli gelir. Çünkü, suratlarından aslı-astarı olmıyan böbürlenme, kuruntu ve kendini beğenmişlik hep sırıtıyor.
    Bereket ki, Akif Beki, F.Koru gibi, TC’yi “hedef tahtasına” oturtmamış ve Akif Belki, bilmeli ki, Milletin, vatanın, dinin selameti AKP’den de önce gelir.
    Hedef Hamas ve MK ise, onları bir Demokrat ve dürüst Devlet adamı olarak en ziyade kim savunuyor
    ise, o da o kadar ilgi ! odağı olacaktir. Bu arada, Beki Afganistan, Irak ve Suriye’de yapılanları, tarihi seyri içinde yeniden okumasında yarar sağlıyabilir. Türkiye hangi örgütleri terörist olarak kabul ediyor. Hangilerini….
    Gannuşi neleri “ayırarak” düze çıkmış ise, Beki’ye göre – anlaşılan kadarıyla – Türkiye de onu yaparak durumu kurtarmalıdır !
    Ancak, şunu da açıkça ifade etmek gerekir ki, İslamın uğruna mücadele eden güçlü ve samimi kuruluş MK.ler olduğu gibi, Filistin’in de en samimi savunucusu Hamas’tır. Bunlarsız İslam’ın “yaşayan ölüler” olduğunu, mamafih, Bilen biliyor. Aksi bir vukuat, İslam mücadelesinin sonu olur.
    Obama’nın aldatttığı hallere düşmenin altında Beki gibilerin yönlendirmeleri yatıyor, olabilir mi? İnşallah Trump ve Halidlerin aldatmasına kanan olmaz.
    Yaşlılardan ve Tecrübeli diplomatlardan çokça yararlanılabilir.

  5. Katar ile ilgili temel mesele Suudi Arabistan’ın Mısır ile ilgili politikasından kaynaklanıyor. Müslüman kardeşler Mısır’da kurulan darbe yönetimi açısından terör örgütü olarak görülmekte, Mısır’da kurulu dikta rejimi arabistan yönetimini sağlamak almak için adeta bir güvenlik duvarı olarak görülmekte ve bu neden ile Mursi yönetimine koklatılmayan mali yardımlar Sisi yönetiminin oksijen maskesi olarak kullanılmakta dolayısıyla suud krallığı Sisi yönetiminin ayakta kalması mevcut domino taşları için güvenlik sibobu görevi görmekte ki bu domino taşlarının tam ortasında suud krallığı da oturmaktadır. Suud krallığı için Müslüman kardeşler meselesi olmak ya da olmamak meselesidir.

  6. Ben Sayin Beki’nin yorumuna katiliyorum. Demek istedigi su:
    – Kimse Katar olayini “Erdogan liderligindeki Turkiye’nin onlenemez yukselisini engellemek isteyenlerin oyunu” seklinde lanse etmesin. Bu soylem ic propoganda malzemesi olrak cok kullanildi ve artik kullananlar bile inanmaya basladi kendi yarattiklari hikayeye. Dogru, Bati/ABD/Ortadogu’daki kimi ulkeler ile Turkiye’nin sorunlari var ama bunlarin nedeni onlarin asil amacinin “Turkiyey’yi durdurmak” olmasi degil, Turkiye’nin sectigi kimi politikalar.
    – ABD/Suud/Misir Iran’a baski arttirmadan once Ortadogu Sokagi nezdinde puan toplamak istiyor. bunun icin Filistin Konusunda bazi ilerlemeler planlaniyor gibi ama once “oyun bozanlik edebilecek unsurlarin” etkisizlestirilmesi gerekiyor.

    Turkiye umarim bu sefer mantikli davranip kendi cikarina olan grupla birlikte hareket eder.

  7. Gerçekleri göremeyenler böyle absurt bir şekilde değerlendirir bu kadar gürültü bir hamas içinmi çıkarılıyor Sn Beki aslında dünkü Sn Cumhurbaşkanımızın dediğigibi bu pilanın arkasında ne var doğru dürüst bilen yok kimi İpekyolunu işaret ediyor kimi Türkiyeile ilişkilerini işaret ediyor kimide İranı yeme pilanları hele iranı yeme pilanları hiçde doğru bir tesbit deyil İran ABD nin akıllı düşmanı İran gibi devletler olmassa ABD nin bu bölgede işine

    İran ayakta duracakki ABD nin bu bölgede kalmasına sebeb olsun mesela bu güne kadar İranda hiç bir terör eylemi oldumu yok duyulmadı bu gün bir iki eylem oldu belkide oda pilanın bir parçası
    Mesela İrana okadar ambargoya ramen İran ekonomisi ayakta şimdiye batması lazımdı üretiği malı kime satıyor kimle ticaret yapıyor herhalde sadece Türkiyeyle deyilya

    Bu bölgede büyük bir oyun oynanıyor bu oyunun bir parçasıda İngilterede patlayan terör olayları

    Dünkü yazıda Suudiarabistanın İsrailin 1967 sınırlarına çekilme meselesi işlendi sizce İsrail böylebirşeyi yaparmı ?Cevap bence yapmaz ozaman bu günekadar yaptıkları boşuna gider

    Aslında bu argümanların hepsi doğru hepsi ayrı ayrı gibi gözüksede. bu aklı kuran zihniyetin hedefi bir
    PYD İŞİD Türkiye deki 15 temmuz olayı Fırat kalkanı operasyonunun önünün kesilmesi İpekyolunu projesi Katar meselesi Hamasın hedef alınması bize başkayeri gösterip asıl hedefe ilerliyorlar İnşallah bu pilanları geri teper yeni mazkumları çıkmasına masumların kanının dökülmesine Rabbim izinvermez şu bübarek Ramazan ayında

    Bu dönemlerde düşmanlık üretmek yerine bilik ve beraberlik içinde atlatırız inşallah bu günleri..

  8. Şu an Türkiyenin Rahmetli Özal gibi bir lidere ihtiyaci var.
    Çünkü lafla peynir gemisi yürümiyaceğini
    çocuklar dahi bilir ve görürler, ayrıcada ,tehditle, bağırıp çağırma ile hiç kimseyide korkutamazsınız, ve dünyadan soyutlanir yapa yalnız kalırsınız.
    “Ama” gelecek seçimleri kazanırsınız!
    Oda size yeter. Bizim emirle yazi yazan yazarlarıda böyle iddali yazılar yazmaya devam eder.
    Trumpa gelince, onun ne istediği yakın dostlarına baktınca annaşıliyor. Hani bizim o meşhür ata sözümüz var ya,” bana arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim,”demokırası ile idare edilen ülkelerin liderleri ile kavgalı,”DİKTATÖRLER,” liderler ile kanka.
    Sahi US seçimlerinden önce Trump’un kazanmasını istiyen bizim dindar köşe yazarlari şimdi ne düşüniyorla, acabar?
    Çoktandır ona methiyeler düzmedilerde onu merak ettim!

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here