Biz uyurken dün gece neler oldu neler…

33
ABD, İngiltere ve Fransa'nın temsilcileri BMGK'yı terk ediyorlar..

ABD’nin batısına doğru gidildikçe büyüse ve 11 saate kadar çıksa bile, New York ve Washington ile ülkemiz arasında şimdilerde yedi saat fark var (Bizde saat yaz-kış değişmediği için zaman farkı bazen 8 saate çıkabiliyor).

Türkiye’de bizler uykuya çekilirken, Amerikalılar günün en hareketli saatlerini yaşıyorlar.

Bereketsiz hareket

Dünün bu bakımdan en hareketli günlerden biri olduğu anlaşılıyor.

Birleşmiş Milletler’in bulunduğu New York’ta Suriye konusunda müthiş tartışmalar yaşanmış, üç ülkenin –ABD, İngiltere ve Fransa’nın– temsilcileri, ABD’nin Rusya’ya karşı restleşmesini daha da belirgin hale getirmek için, BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etmişler…

Washington’da, Beyaz Saray, Suriye rejimi ile ona destek çıkan ülkeleri (bunu sizler Rusya ve İran olarak anlayın) açıkça tehdit eden ve askeri müdahaleden söz eden çıkışlar yapmış… Başkan Donald Trump, “Gün bitmeden askeri müdahale konusunda bir karar vereceğim” açıklamasıyla yürekleri hoplatırken, günün sonunda vadeyi uzatarak “Askeri bir çok seçeneğimiz var, size yakında haberlerimiz olacak” diye kestirip atmış…

Galiba bu tür gelişmeleri beklediği için, Rusya da, reste restle mukabele etmiş gecenin bir vaktinde. ABD ve müttefiklerinin tepkilerinin temelinin çürük olduğunu ileri sürerek…

Suriye ise, bir gün önce Tayfur’daki askeri üssüne İsrail uçaklarının saldırısına meydan okumakla meşgul olmuş aynı saatlerde; o saldırıda iki askeri hayatını kaybettiği için İran da Suriye’nin protestolarına katılmış…

İç-savaş ve faturası

Olan bitenin temelinde Guta’ya Suriye rejiminin son saldırısı yatıyor.

Guta Suriye’de Şam’ın hemen yanı başındaki bir yerleşim yeri. Özelliği, Guta’nın önemli bir bölümünün rejim karşıtı güçlerin elinde bulunması. Beşşar Esad, rejimine karşı çıkanların başkentinin hemen yanı başındaki bir bölgeye hakim olmasını hazmedemiyor ve ara ara oraya çok şiddetli saldırılar yapıyor, yaptırıyor.

Kimyasal silah kullandığı da iddia ediliyor.

Guta’daki son saldırıdan yürek yakan görüntüler..

Önceki gün en şiddetli saldırılardan birini gerçekleştirdi Suriye rejimi. Aralarında çocukların da bulunduğu 50 kadar kişinin hayatını kaybettiği, binden fazla kişinin yaralandığı saldırıda bu defa da kimyasal silah kullanıldığı iddiası var.

Rusya’nın, Esad’ın yanında yer alarak, “Bu iddia yalan, saldırıda kimyasal silah kullanılmadı” demesi sonucu değiştirmiyor; ölüler ve yaralılar rejimin hunharlığının en son tablosunu teşkil etmekte.

Suriye’deki iç savaşta ölenlerin sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor.

[BM Suriye temsilcisine göre, rakam en az 400 bin; 5.5 milyon insan ülkeyi terk etmiş, 6 milyondan fazlası da her zaman yaşadıkları yerlerinden uzaklaşmış bulunuyor.]

Biz uyurken olanlar ne anlama geliyor?

En son bildiğimiz, Trump’ın durduk yerde “Amerikan askerleri Suriye’den çekilecek” mesajı verdiğiydi.

Fransa’nın çekilecek Amerikan askerlerinin yerini almak üzere Suriye’deki askeri varlığını artırma niyeti olduğuna dair spekülasyonlar yapılıyordu.

İngiltere ise sanki Suriye ile ilgilenmez gibiydi.

Rusya ile İran iç-savaşın sonuna yaklaşıldığı görüntüsü üzerine ‘Esad’lı çözüm’ anlamı taşıyan formülü hayata geçirmek üzere çaba gösteriyorlardı.

Türkiye ise kendi sınır güvenliğini sağlamak üzere askerleriyle sınırının ötesinde operasyonlar gerçekleştiriyordu.

Karma karışık bir durum.

Uluslararası güvenlik endişesi

Gecede yaşananlar ortamı daha da içinden çıkılmaz hale getireceğe benziyor.

Herhalde bu yüzden olacak, BMGK toplantısına Cenevre’den görüntülü katılan BM Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura şu açıklamayı yapmış dün gece:

“Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal ötesi sonuçlara sebep olacak çıkar çatışmaları yüzünden, bölgesel, ulusal ve Suriye’nin güvenliğiyle sınırlı kalmış endişelerim, ilk kez, yerini uluslararası güvenlikten duymaya başladığım endişeye bıraktı.”

Doğrusu benim de endişem bu.

Suriye’deki yangın etraftaki diğer ülkelere de yaygınlaştırılmak isteniyor gibime geliyor.

Birinci Dünya Savaşı Avusturya-Macaristan veliahtının suikasta uğramasından tam 37 gün sonra ateşlenen ilk silahla başlamıştı.

Günümüzde sebeple sonuç arasında o kadar uzun bir süre gerekmiyor.

İlgili ülkelerde savaş planları uygulamaya konulmak üzere bir kıvılcım beklenerek hazır tutuluyor.

Suriye iç-savaşı o ülkeyi yeterince tahrip, insanlarını perişan etti; dikkatleri bir başka ülkeye çevirmenin zamanı gelmiş olabilir.

Washington’da her an elini silaha götürebilecek bir yönetimin varlığı dünyamızı patlamaya hazır bir bombaya dönüştürmüş bulunuyor.

Dün gece, FBI, Trump’ın şahsi avukatının bürosunu basıp bütün belgelerine el koydu; böylece ABD başkanının dikkat dağıtıcı bir eyleme her zamankinden daha fazla ihtiyacı olabileceği bir döneme girilmiş oldu.

Ne geceymiş ama…

ΩΩΩΩ

33 YORUMLAR

  1. Gece güzel, yazı güzel… Facebook’ta (ve Twitter’da) paylaştığınız yazıların altına içlerindeki pisliği kusan trolleri engelleyin ki nezih bir ortama kavuşalım. Gözümüz ilişiyor pislikten nasibimizi alıyoruz. Troller sadece küfür ve hakaret biliyorlar. Bir yer yoruma açıksa derhal orayı lağıma çeviriyorlar.

  2. Fehmi bey Milli Savunma Bakanın şu açıklamasına ne dersiniz?
    “Türkiye terör tehdidi ortadan kalkınca ya kadar Afrinden çekilmiyecek.terör tehdidi bittikten sonra “seçilmış hükümete bırakıp öğle çekilecektir.”
    Esat gitmeyeceğini göre… Demeki Esad’a teslim Edip õğle çekileceğız.

  3. İzzet bey,Trump günü kurtarma derdinde, çünkü sizin de dediğiniz o halk ondan şu an hesap soruyor ve verdiği oyları (gerçi o halkın oyuyla değil Facebook ve Rusya’nın oyunu ile seçildi) hesabını soruyor ve onu oradan indirmek için bútün kirli çamaşırlarını ortaya döküyor.FBİ avukatının bürosunu basmasını sebebi bir kadın.
    Aslında halk hesabı sadece Trump dan sormuyor milletvekilleri,senetörler,iş adamları,artistler ve diğer ünlüler kaç tanesi al aşağı edildi ve işlerinden oldular. ABD halkı kimseye körü körúne biat etmez.
    Hakimleri de hiç kimseden emir almaz, kanun ne derse onu yapar. Hekase diğer devlet kuruluşları de aynı. Zaten büyük devlet olmasının nedeni de bu.

  4. “Fitne katlden eşeddir”
    Bu benim değil, Kur’an’ın ifadesi. Her devletin kendisine isyan edenleri tenkil etme yetkisi vardır. Suriye’nin kendisine isyan eden bir yeri bombalaması en meşru hakkıdır. Büyük devletler nasıl silahlar kullanıyorlarsa küçük devletlerin de kullanma hakkı vardır. Bu silahları zaten büyük devletler üretiyorlar. Kaldı ki Irak savaşı öncesinde Irak’ta nükleer silahlar olduğu söylendi. Irak’a saldırı kararı bu gerekçe ile verildi ama hiçbir şey bulunamadı. Rusya’nın iddiası doğru olabilir. Doğru olmasa bile bu silahları kullananlar da Sermaye’nin ajanları olabilir.
    Kimyasal silahların kullanılıp kullanılmadığını araştıran yeni bir sistem gerekiyor. Suriye temsilcisi konuşacağı sırada salonu terk etmek ABD’nin devlet ciddiyetini kaybettiğini gösteriyor çünkü ne denilirse denilsin saldırmaya karar vermişlerdir.
    ABD ordusu Suriye’de savaşamaz. ABD hava ve denizde hakimiyet sağlayabilir. Karada ise savaşma gücü yoktur. Dolayısıyla Türkiye yanlarında olmadığı sürece üçüncü cihan savaşını çıkaramazlar. Türkiye’nin desteğini alırlarsa geriye ne Türkiye kalır ne de İran. Bakınız ben hep aynı şeyleri yazıyorum. Türkiye İran ile sıkı bir birlik kurmalıdır. İslam alemi birliğini koruduğu sürece zafer onların yer aldığı cephenin olacaktır.

    • Hocam sizce İran gúvenilir bir úlkemi?
      Yeni atílan kimyasal kesinlikle Esad işi değil o işde toplantıyi terk edenlerin parmağı olmasını?
      Gelişmeler onu gôteriyor.

    • Hocam, Suriyenin kendini savunmaya ihtiyacı oldugunu AB/ABD de kabul eder, nasıl ki bizim sınır boyunda bize zarar veren unsurları bertaraf etme hakkımız oldugunu kabul ettilerse. Saddam’ın nükleer silaha sahip olmuş olma ihtimali Irak’ın tahribatı için bir bahaneydi. Asıl sebep 9/11 olayını cezasız bırakmamak idi. “Kana karşı kan” hristiyanlara ait bir kültür değil, bu iş büyük bir ihtimalle İsrail’in telkinleriyle, fitne/fesadı ile oldu ve Irak harab edildi. Diğer yandan, Saddam’ın radikallikleri hem kendinin ve hem de ülkesinin tahribine vesile oldu. Kimyasal silah kullanmak yasak oldugu halde birileri sönmeğe yüz tutan ateşe benzin döküyor. Ama kim? Son zamanlarda Batıyla ilişkisi bozulunca sigortası atan Rusya bunu yapabilir de yaptırabilir de (İran zaten Rusya ile beraber). İsrail ajanları da yapabilir yaptırabilir. İran-Turkiye işbirliği konusu bolgedeki arap müslümanları da içine olmalı. Bunlar arasında mehzepler üstü bir işbirliği olması önemli denge unsuru olur, bence de. Kötü niyetliler çok meraklıysa kendi aralarında savaşsınlar.

    • Hocam, Suriyenin kendini savunmaya ihtiyacı oldugunu AB/ABD de kabul eder, nasıl ki bizim sınır boyunda bize zarar veren unsurları bertaraf etme hakkımız oldugunu kabul ettilerse. Saddam’ın nükleer silaha sahip olmuş olma ihtimali Irak’ın tahribatı için bir bahaneydi. Asıl sebep 9/11 olayını cezasız bırakmamak idi. “Kana karşı kan” hristiyanlara ait bir kültür değil, bu iş büyük bir ihtimalle İsrail’in telkinleriyle, fitne/fesadı ile oldu ve Irak harab edildi. Diğer yandan, Saddam’ın radikallikleri hem kendinin ve hem de ülkesinin tahribine vesile oldu. Kimyasal silah kullanmak yasak oldugu halde bunu kullanmak birilerinin sönmeğe yüz tutan ateşe benzin döküyor olması demek. Ama kim? Son zamanlarda Batıyla ilişkisi bozulunca sigortası atan Rusya bunu yapabilir de yaptırabilir de (İran zaten Rusya ile beraber). İsrail ajanları da yapabilir yaptırabilir.

      İran-Turkiye işbirliği konusu bolgedeki arap müslümanları da içine olmalı. Bunlar arasında mehzepler üstü bir işbirliği olması önemli denge unsuru olur, bence de. Kötü niyetliler çok meraklıysa kendi aralarında savaşsınlar.

    • Bu mantığa göre her ülke, kendi muhalifini istediği gibi yok edebilir ve adına şeriat, İslam, din, hukuk.. adına ne derseniz deyiniz..

      • Muhalif olmak başka, kanlı isyan başka. Tabii isyanı bastırmak için vahşice kan dökmek (kimyasal ilaç kullanmak) ta başka…

        ******
        Vakit çok geçtir, hele kan dökülmeye görsün….
        Insanin insana ettigini, insan insana etmez…..
        Adem ve Havva, iblisle bu dünyaya sürgün
        Anayurda Özlem, bu çile, dünyada bitmez!

        Bıktık artık, her yerde zulüm ve her yerde kan
        Habil ve Kabille başladı bu iş, hey gidi dünya!
        Her yerde gözyaşı, ne de ucuza gidiyor can
        Ne çetin hayat! tabiri zor, kabus bu rüya…..
        ******

  5. Trumpbeylerin’ın arka planında ne var, kim bilir ? Kararsız zannedilen Trump, şaşırtmacı kararlar alıyor. Fakat, Doğu Guta’da yapılanlara seyirci kalmak, ne insan ne de İslam haysiyetine sığar. Yapılan zulümler sınır tanımıyor. Kaldı ki, nakledilenlere göre, Guta halkı dürüst, iyiliksever, masum bir halk. Dünya bu zulme seyirci kalmamalı, ateş etrafı sarsa da. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”. Allah bizim hükumetin ve askerin yardımcısı olsun.

    Dünkü yazıya ilişkin açıklama .

    Orduya en saf yağcılığı – hak etmediği halde – Süleyman beyde görüyoruz, madem öyle ; Necip Güven’in yazısına açıklama getirmelidir. Ordu, Paşalar dürüst ve inançlı insan olunca sahip çıkmıyor; onlara vurguncu, zampara, sahte Atatürkçü lazım. Misal mi istersiniz ? Gn.Kur. Merkez Dairesinde görev yaptığım için biliyorum. ilk Çırpıda hatırlıyabildiklerim – karneleri yıldızlarla dolu – 12 Eylülün kudretli Gn.Sekreteri Hasan Sağlam Paşa, Org. Ali Fethi Esener Paşa, Hv.Kur.Albay Yılmaz Toros, 1973 Piyade OKulu Albay Ali
    Bu haksızlıkları yapanlara “Kader” ne tür Adaletle muamele etti veya ediyor, kim bilir. “Men dakka-dukka” demişler
    Karagülle safiyane -bu gibi – çok dengesiz yazılar yazıyor. Daha çok geçmedi, AKP ve R.T.E’na OY
    vereceğini yazan kendisi değil mi idi. (verilir-verilmez, o ayrı bir şey). Kaldı ki Gül aday olsa – şimdi methedenler kim bilir, neler bulup, çıkaracak, neler söyliyecekler.
    Halka propaganda yapılmasa, doğrular olduğu gibi – namuslu kişilere yakışırcasına – söylense, duyurulsa Halk en doğru olanı bulacak ve seçecektir. Hep de öyle olmuştur, fakat, saptırmalar hariç.
    Memleketin ihtiyacı – kıskançlığa son verip, ADAM yetştirmektir.

    • Abdurrahman bey hürmetler. Açık denizde bir gemide, en azılı isyancılar bile biraz kafaları çalışıyorsa fırtınalı havada kaptanın emirlerine uyar, korsan saldırısı karşısında sırt sırta verir dövüşürken, bizim gemide en hafif muhalifler hatta eski dostlar bile fırtınalı havada geminin batması, düşmanın galip gelmesi için dua ediyor. Allah akıl fikir ihsan etsin demek gerekiyor çoğu zaman.

  6. Hayallerin hafifliği ve gerçekliğin ağırlığı
    Gerçeklikten uzaklaştıkça hayallerin dünyası başlar;
    Dünya sizi kıskanıyordur, esasında ekonominiz iyidir ama size savaş açmış lobiler vardır.
    Dünyada en hızlı büyüyen ekonomi sizindir ama kimse gelip yatırım yapmıyordur.
    Gerçek ise dünyada en çok değerini kaybetmiş para birimi sizin paranızdır.
    Bir şey öğrenmeden mezun ettiğiniz gençleriniz işsizdir.
    Günün sonunda hesap kapanır birey olarak toplum olarak kazançlar ortadır. Ne bir eksiği ne bir fazlası. Uğrunda mücadele edilmeyen haklarımız alınmıştır. Hukukunu korumayan toplum huzurunu kaybetmiştir.

    • Bir şey öğrenmeden mezun ettiğimiz ve zaten çalıntı soru-cevaplarla istihdam ettiğimiz şakirtler f-16 ile meclisi bombalamaya gelince gayet isabetli atışlar yapaliyor ama?

    • “Bir şey öğrenmeden mezun ettiğiniz gençleriniz işsizdir…”

      En azından işsizik konusu bu günlere has bir konu degil. Öğrenip te mezun olanların önemli bir kısmı da işsiz malesef ve onun için hayatını kazanabilmek için çıkabilen yurtdışına çıkıyor. Yakın bir akrabam bundan 35 yıl once mezun olduğu universitenin başarılı ilk %5i içersinde mezun oldu. Yeterli torpili olmadığından bir iş bulamadı ve istemese de yurtdışına çıktı. Daha başka bir çok örneği de var. Bu durum ülkenin kronik yaralarından biri, Türkiye liyakat esasına göre (mevcut işleri torpille değil ehline vererek) ve tertemiz yönetilmedikçe durumumuz daha da kötüye gidecek, orası kesin…

  7. Esad ve afrin yağması gibi haberleri nereden alıyorsunuz? Geçen seferde Öso nun katliam yaptığını ve bunun pkk yaptı diye yansitildigi söylemiştiniz. Doğrusu Öso ilgili iddialarda sizin kadar ileri gidenini görmemiştim. Orası ABD nin dünyanın hiçbir tarafından haber alamayan tecrit edilmiş bir yer mi Nurdan hanım? Bülent Ecevit vefat ettiğinde de ABD yerel gazetelerinde “Kıbrıs ı isgal eden devlet adamı öldü ” diye yazılmıştı(oradaydım,Florida da bir yerel gazete )
    Demem o ki Nurdan hanım ya haber kaynaklariniz bu şekilde ya da ön yargılarınız size yalanları gerçek gibi gösteriyor. Vaktiniz olursa “vicdan konvoyu “başlığı ile girip internetten bir araştırın. Esad ın adamlarınca Suriye hapishanelerinde kadın ve çocuklara yapılanları.

    • Sinirlenmeye gerek yok, bu alemde trol diye birşey var. Sadece farkında olunduğunu belirtmek yeter bir trolü çökertmek için. Fazla polemiğe girmek zaten trollerin sesini duyurmak için istediği bir durumdur. Çok gerektiğinde farkındalığı belirtip umursamamak en iyi davranış biçimidir.

    • selam ayteacher

      öso ‘ nun tsk ile ilişkisi
      tsk nın iktidar ile ilişkisi
      bazı şimşekleri ister istemez üzerine çekiyor.
      eskisi gibi e-mıhtıralar gelmediği için
      yan yana fotoğraf verip gülümsedikleri için
      birlikte şarkı söyleyip dayanıştıkları için
      iktidara çeki düzen vermek yerine savunmamızı sınır dışına taşıdıkları için
      doğrudan tsk ya laf söyleyemeyenler öso üzerinden afrin yağmalanıyor, öso terör örgütüdür diyorlar. içerde karşılığı olmasa da onlar dışarda karşılık alabilecekleri yerleri biliyorlar. her şeyin delil olduğu bir zamanda kim neyi dosyalıyor biliyor muyuz??? Bu arada yorumumu kişi özelinde değil genel bir perspektif dahilinde yazdım.

      • Haklısınız aynen. Suriye meselesi açılsa konuyla alakası olmadığı halde “emevi Camii’nde namaz kılacaktiniz”dan girip “suriyeliler nargile kafelerde keyif yapiyor”la devam edip, şimdilerde de “öso katliam ve yagma yapiyor”la bitirenler için ne desek kâr etmez. Bir zulme zulüm diyemecek kadar, olmadı neredeyse esed i vatanını savunan kahraman yapacak kadar ideolojik körlük neyle izah edilir bilemiyorum

        “Dusmanlarimizin yaptığından çok dostlarımizin suskunluğudur en çok kahreden”Aliya İzzet Begovic
        Ahirete böyle bir veballe gitmekten korusun Allah ım.

        Saygılar Didem Hanım

  8. 1-PUTİN ABD NİN SAVAŞAMAYACAĞINA DAİR İNANCI NEREDEYSE SAVAŞTIRICI ETKİ YARATIYOR.
    2-ABD SAVAŞIR VE YIKIM BÜYÜK OLUR.
    3- ÇİN BU ARA PASİFİKTE OLDU BİTTİLERE GİRİŞİR,
    4-TÜRKİYE HAMASİYAT PERDESİ ARDINDAKİ YOKLUKĞUN VE ATEŞİN İKİNCİ HALKASINDA KALIR.
    5-BÜTÜN KARTLAR ABD NİN FİİLİ CAYDIRICILIĞIYLA DAĞILACAK.
    6-ABD ÇABUK YIKICI YÖNELİME GİRECEKTİR; ÇÜNKÜ ÜLKESİ VE DİĞER MÜTTEFİKLERİNİN PARÇALANMASI RİSKİNİN GERÇEKLEŞMESİNİ İSTEMEZ.
    7-RUSYA, ÇİN, ABD NİN BARIŞ SÖYLEMLERİ KARŞISINDAKİ ÜLKELERİN BARIŞ İÇİN TAVİZ VERMESİ TALEBİDİR.
    8-ABD YA BÖLGEDE YA DA KENDİ ÜLKESİNDE YIKIMA UĞRAYACAK ZAMANI ÖTELEME PEŞİNDEDİR.
    9-ALMANYA GELİŞMELERİ BÜYÜK GERMEN DİRİLİŞİ İÇİN FIRSAT GÖRMEKTEDİR; HERKESE OYNAMAKTADIR.
    10-FRANSA GÜÇLÜLERDEN ARTA KALACAKLARLA YAŞAMAK PEŞİNDEDİR.

  9. Türkiye, Rusya ve İranın aralarında birçok çekişme, görüş ayrılığı ve menfaat kavgası olmasına rağmen, Abd ve birçok batı ülkesi tarafından kendilerine yönelen tehdidi daha önemli görüp işbirliği yapabilmeleri, bugüne kadar dünya politikasında rastlanılmayan bir durumdur. Bu işbirliği sayesinde Suriyede Abd ve batı etkisi minimumda tutulabilmiş, Abd de buna karşılık Pkk ortaklığına mecbur kalmıştır. Bu işbirliğinin etkisinin artması ve Suriyede Abd etkisi ve pkk ortaklığının Türkiyenin operasyonları sebebiyle sıfırlanmaya gitmesi karşısında Suriyede sahaya inmek için aradıkları bahaneyi bu saldırıya bağladılar. Yoksa 7 yıldır bu türden hatta çok daha vahim yüzlerce saldırı oldu, binlerce insan öldü, milyonlarcası yer değiştirdi, ülkesini terk etti. Bunlara zamanında gerekli tepkiyi verip Türkiye ile birlikte çalışabilselerdi durum farklı olurdu ama olmadı. Burada inisiyatif almaya çalışıyorlar ama sonucu değiştirebilecek bir etki sağlayabileceklerini düşünmüyorum. Türkiye Rusya ve İran bugüne kadar korudukları denge ve aralarında uyguladıkları ince siyasetle bölgeyi tekrar batıya kaptırmayacaklardır. Bu durum dünya çapında bir örnek teşkil edecek ve emperyalizme karşı her yerde bölgesel işbirlikleri kurulmasının yolu açılacaktır. Birileri hala iç politika gözlükleriyle dünyaya bakmaya devam etse de, bu ülke artık dünyaya da bir şeyler söylemeye başlamıştır ve arkası gelecektir inşaallah.

  10. Karma karışık bir durum,karışıklık kendi kendine olmadığına göre bu karışılığı çıkaran ve sebep olanlar kimler onlar da belli olduğuna göre çaresi ne . Ateşe benzin taşıyanlardan yangının söndürülmesini beklemek akıl işi olmasa gerek.

  11. KARŞINDAKİNİ NASIL BİLİRSİN EL CEVAP KENDİM GİBİ…..başkan trump üç kaağıtçılık yapsa halk onu aman efendim ne var bunda sanki kim yapmıyor ki..diyerek tekrar seçmez..dolayısıyla bu ihtimali yani savaş çıkartma ihtimalini düşük görüyorum..hem çıkartsa bile halk attığı her merminin hesabını burnundan filtik filtik getirir..trump a başkomutanlık verelim mi acaba diye düşünmez..

  12. Enteresan bir durum, Rusya Türkiye’den Afrini Esat’a teslim Edip çekilmesini istiyor ve eş zamanlı Süriyeli Muhaliflere kimyasal bomba atılıyor, bu arada İsrail Süriye’yi bombalıyor, ama Esat gaz bombasını atmadıklarını iddia ediyor.
    Bence Esat doğru söylüyor.
    Rusya ve İran Esadı destekliyor ve çözüm içinde çaba harcarlarken neden Esat durup dururken gaz bombası atsınki?

    ABD 2016 da Rusya’nın yardımı ile Trump’u başkan seçtirdi, şimdi Trump köşeye sıkıştırılmış durumda.
    İki gün õnce Putin’i Beyaz Saraya davet ediyor ve bugün Rusyaya verip veriştıriyor.
    Pentegon Trump’u dinlese hemen Süriyeyi bombalar.
    Bu arada Televizyon kanalları Afrindeki evlerın yağmalanmasını ve ölenleri gösteriyor.
    Bu da bizim için pek hayra alamet değil.

    ABD nin başkanlık sistemi bizdeki gibi olsaydı üçkağıtçılığını kapatmak için şimdi Trump dúnya savaşı başlatmıştı.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here