‘Cemaat içinde derin Cemaat var’ derdim… Bugün artık diyemiyorum. Sebebi şu…

29

 

En son iki gün önce CNN International’da ünlülerle mülâkatlar yapan Fareed Zakaria’nın ‘GPS’ programında izledik Fethullah Gülen’i. Programı izlememiş iseniz de bizim gazetelere yansımış haberini okumuşsunuzdur.

Programda, 15 Temmuz darbe girişimi ile kendisi ve Cemaat arasında irtibat bulunduğu iddiası için uluslararası bir örgütün konuyu araştırması teklifinde bulundu ve şunları söyledi Gülen: “Ağzımdan kimseye bu yolda bir talimat çıktıysa… Telefonla birilerine ulaştıysam… İddiaların onda biri doğruysa… Türkiye’ye döner, boynumu uzatır ve ‘Tamam doğruyu söylüyorlar; beni götürüp assınlar’ derim.”

Gülen’e göre 15 Temmuz darbe girişimi ‘tiyatro’ gibi bir şey… Hollywood filmi hatta…

Herhalde, ABD’de başkanlık seçimini kazanmak için danışmanların Arnavutluk’ta olmayan bir savaşı TV’de başlatma konusunu işleyen ‘Wag the dog’ filmini kast ediyor olmalı…
Unknown-3

Belirsizlikler, beklenmedik can kayıpları yüzünden olabilir

O akşam İstanbul ve Ankara’da yaşananlarda hâlâ belirsizlikler var. İdeolojik açıdan beş benzemezin darbede biraraya gelmesi gibi gariplikler… MİT’in aylardır “Ben geliyorum” diyen darbeden son dakikada haberdar olması, ihbarları Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a iletmede ihmali… Girişimin ‘darbenin el kitabı’ kurallarına uymayan yönleri…

Bunlar tamam…

250 kadar insanın hayatına da mal olmuş bir kalkışmadan söz ediyoruz.

Sanıyorum, daha önceki hiçbir darbede ve başarısız darbe girişiminde söz konusu olmamış can kayıpları yüzünden, kulağımıza tuhaf gelen yönleri karanlıkta tutuluyor 15 Temmuz’un…

Ancak darbeye katılan subayların bütünü olmasa da önemli bir bölümünün Fethullah Gülen ve Cemaat unsurlarıyla doğrudan veya dolaylı irtibatlı olduğuna da kuşku yok.

Darbe girişimine katılan subaylardan bazılarının ağzından çıkan itiraflara, o itirafların alındığı şartları göz önünde bulundurarak kulak vermesek bile, irtibat kurulmayı sağlayan başka özellikler hiç de az değil.

İyi de, Fethullah Gülen, karşısına oturduğu gazetecilere, televizyon kameralarına baka baka, “Benim/bizim bu olanlarla ilgim(iz) yok” diyebiliyor.

Nasıl oluyor bu?

Üzerinde durulması gereken soru bu.

Bir mektup taşıdım

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüştükten sonra çıktığım ve sonu ‘sulh teklifi’ içeren bir mektupla biten Pensilvanya yolculuğumu biliyorsunuz. 17 Aralık (2013) tarihinde, bazı savcılar ve bazı hâkimlerin polislerle birlikte gerçekleştirdikleri, 4 bakanı hedef alan girişim sonrasında çıkmıştım o yolculuğa…

Tapeler ve video kayıtlarıyla ve bakanların çocuklarını gözaltına almayla başlamıştı o girişim…

Fethullah Gülen, Pensilvanya’da, bana, “Bizim bu tür işlerle hiçbir alâkamız yok Fehmi Bey” dedi.

Orada konuştuğumuz her şeyi yine orada sıcağı sıcağına not ettim, bizzat kaleme aldığı mektupla birlikte görüşmemiz sırasında işittiklerimi de, benden izlenim bekleyen her iki muhataba Türkiye’ye döndüğümde aktardım.

Eldeki kanıtlar o günlerde de Cemaat irtibatına işaret ediyordu, ama yüz yüze görüştüğüm Gülen, bana, “Bizim bunlarla bir alâkamız yok” diyordu…

Türkiye’ye dönüp izlenimlerimi Başbakan Erdoğan’a aktardığım gün (25 Aralık 2013), 15 Aralık’taki girişimi daha da genişleten ikinci operasyon başladı.

Pensilvanya’da bana söylenen “İlgimiz yok” sözü ile ve daha da önemlisi ‘sulh’ amaçlı mektupla çelişiyordu bu yeni operasyon…

Nitekim, Başbakan Erdoğan, izlenimimi aktardığım ve biraz sonra Cumhurbaşkanı Gül’ün yanına çıkıp bizzat okuyacağı mektubun içeriğiyle ilgili genel bilgiler sunduğumda, “İyi de, en yakınlarımın, ülkenin saygın işadamlarının gözaltına alınmasıyla sizin izlenimleriniz ters düşmüyor mu?” sorusunu bana yöneltecek ve ardından şunu da ekleyecekti: “Oğlumu da hedef aldılar…”

0000000687208-1[Mektup ve dönüşte yaşadıklarımla ilgili bilgileri nisan ayında çıkan ‘Ben Böyle Gördüm’ kitabımın 1. Bölümü’nde uzun uzadıya anlatıyorum.]

Çelişki açıktı.

Cemaat içinde derin Cemaat… Olabilir mi?

O çelişkiden hareketle, ben, uzunca bir süre, “Cemaat içinde bir Cemaat var, ‘derin Cemaat’, o bazen Fethullah Gülen’den bağımsız, hatta ona rağmen devreye giriyor” diye düşündüm.

Ergenekon sürecinin, belli bir aşamadan sonra, ilgisiz sivilleri ve askerleri de kapsayacak biçimde rayından saptırılmasını da, zamanında, yine ‘derin Cemaat’ teziyle açıklamıştım.

Kendisini ve çevresini benden daha yakından tanıyanların “Öyle bir şey olamaz” ikazlarına rağmen.

Daha sonraları, Pensilvanya’da yaşadıklarımı anlatan yazılarım ve televizyon açıklamalarıma “Doğru anlatmıyor, çarpıtıyor” dendiğini, bir dönem TV’lere sıkça çıkan Gülen’e yakın biri, sosyal medya mesajlarında ileri sürdüğünde, ne kadar şaşırdığımı tahmin edemezsiniz.

Kelimesi kelimesine bana söylenenleri aktarıyordum oysa…

Sözü nereye getireceğim açık.

Pensilvanya’da bana, CNN’de Zakaria’ya… Aynı inkâr…

İki gün önce CNN’den Fareed Zakaria’ya ve iki haftadır değişik TV’ler ve gazetelere, “Benim bu darbe girişimiyle hiçbir ilişkim yok” açıklaması ile, 17 Aralık’ta ilki sahneye konmuş hükümeti hedefleyen girişim sonrası bana söylenen “Bizim bunlarla bir alâkamız yok Fehmi Bey” inkârı arasında bir akrabalık bağı kurabiliyorum bugün…

Galiba kendisini inandırıyor Fethullah Gülen, inkârı ona ‘yalanmış’ gibi gelmiyor…

Görüştüğümüz odada konuştuklarımızın bir tanığı daha olmasına rağmen, Pensilvanya’daki görüşmemizin benim dilimden anlatımına, arkamdan “Öyle olmadı, saptırmış” demişse, onun da sebebi bu.

Tabii, eğer ona yakın kişi, o öyle demediği halde, “Dedi” yalanını kendisi uydurmadıysa…

Neden bu konuya girdim?

Susmaması gerekenler sessiz

Şundan: Cemaat’le hiçbir zaman organik bir bağım olmadı; ancak yakından gözleme fırsatı bulduğum yıllar içerisinde orada pek çok fedakâr insanla tanıştım. Doğru, dürüst, gerçekten ihlâslı, fedakârlıkları zirvede, haktan ve adaletten ayrılacaklarını sanmadığım insanlar…

Fethullah Gülen’in yakın çevresinde de var öyle insanlar, az da olsa var; yalanı-dolanı ikinci bir kimlik gibi bürünmüş tiplerden değil hepsi…

O insanların sessizliği, suskunluğu, olan-bitenler hakkında tek söz etmemeleri beni de daha ileri ithamlar sarf etmekten alıkoyuyor; hatta yukarıda anlattığım ‘Cemaat içerisinde derin bir Cemaat var’ tezine sürüklüyor(du).

Ferhat sarıkaya, itirafçı savcı
Ferhat Sarıkaya, itirafçı savcı

En son, vaktiyle ‘Şemdinli savcısı’ olarak ülke gündemine girmiş Ferhat Sarıkaya’nın kendiliğinden gidip ‘itirafçı’ olması sonrasında anlattıklarını okuyunca, derin bir düşünceye daldım.

Hayır, benim zihnimde ışıklar yandırmadı o itiraflar, ancak gözlerimi Cemaat bünyesinde tanıdığım doğru-dürüst insanlara çevirmeye zorladı.

Her ne kadar “Ben farklı bir Nurcu eğilimindendim” dese de, kendilerine yakın biri Ferhat Sarıkaya… Yönlendirilerek hem mesleğine ihanet etmiş, hem de günahsız insanların kamuoyu tarafından kınanması, yasalar tarafından cezalandırılması sonucunu doğuran vahim yanlışlıklara sebep olmuş…

Susmaması, konuşması gereken o insanlar hâlâ susuyor… Ve durum da benim içimi sızlatıyor…

Hatta kanatıyor…

ΩΩΩΩ

 

NOT [Saat 12.25’de eklendi]:

Bir internet sitesi biraz önce “Açıkla Fehmi Koru kim bu isimler” diye sormuş bu yazım üzerine.

Kitabımda birkaç örnek var. Birini aktarayım.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal’la Şubat 1993’te Arnavutluk’a gittiğimizde, Cemaat’in Balkanlar’daki ilk eğitim kurumu Tiran’da açılmak üzereydi. Birkaç gazeteci gece okula uğradık. Gerisini ‘Ben Böyle Gördüm’den okuyalım (s. 85-86):

“Okul için Arnavutluk ile İzmir ilindeki hamiyetli vatandaşlar ‘kardeş’ yapılmış, hiç deneyimi bulunmayan hamiyetli insanlar, okulda ihtiyaç duyulacağını düşünebildikleri ne kadar malzeme varsa, buldukları araçlara doldurup Tiran’a getirmişlerdi.

“Uğradığımda okula müdür olarak atanmış Mehmet Bey’i ortalığı temizlerken buldum. ‘Temizlerken’ dememe bakmayın, resmen amelelik yapıyordu başöğretmen… (..)

“Gezerken (Özal’ın) gözüne bir köşede sessizce çamaşır yıkayan bir kadın çarpmasın mı? Yerelden bulunmuş bir çalışan zannederek ona kim olduğuna dair soruyu yönelttiğinde, aldığı, ‘Efendim, ben, okul müdürü Mehmet Bey’in eşiyim’ cevabına hem Cumhurbaşkanı Özal şaşırdı, hem de bizler…”

İşte benim kast ettiğim ‘ihlâslı, gayretli, doğrudan şaşmaz kişiler’ o Mehmet Bey gibiler…

FK

ΩΩΩΩ

 

29 YORUMLAR

  1. darbe gecesi cumhurbaşkanı tv ye bağlanıp bu bir fetö kalkışmasıdır dedi. eğer bu işin arkasında fetö yoksa – kendisi açıkça bir kalkışma ile suçlanıyor – hemen bir açıklama yapıp ” bu işi onaylamıyorum ve bana rağmen böyle bir işe kalkışan varsa derhal teslim olsun ” demesi gerekmezmiydi. Masum insanların ölmesini engelleyemez miydi

  2. Fehmi Bey
    Yazınızı maalesef tek taraflı yazmışsınız size hiç yakıştıramadım. Şuan da ki tutumunuz güçlünün yanında olduğunuzu gösteriyor maalesef. Haktan Adaletten Hukuktan bahsetmenizi isterdim öncelikle..
    Madem iki taraf arasında aracı oldunuz ki hocaefendinin inkarına rağmen merak ediyorum acaba Erdoğan da çaldığı paraları, işadamlarından aldığı komisyonları, ve dörtbakanla birlikte girdiği pislikleri bir defa olsun inkar etti mi veya her iki oğlunun da hiç çalışmadan mevcut servetleri nasıl elde ettiklerini sorguladınız mı? UNUTMA BİR DEVLET ADAMI yaptığı işten komisyon alamaz ticareti manipule edecek tavır davranış ve açıklama yapamaz TABİ MÜMİN İSE!!! Kaldıki Erdoğan Bayraktar ben hiçbir işlemi Başbakandan habersiz yapmadım ifadesi bütün gerçekliği ortaya koydu PARALARIn ZARRAFA faizi ile iadesi bu işin cemaat ile alakası olmadığını açıkça ortaya koydu. Daha çoook soru var. Gelelim darbe meselesine AKLI başında normal bir insan tarafsız ve şartsız o geceye şöyle bir baksa sadece her iki taraf içinde şüpheyle baksa bunun bir düzmece olduğunu anlar O yüzden yönlendirilen topluma diyeceğim birşey yok ama sizlere hakikaten acıyorum Sadece Erdoğanın darbe saati ile alakalı söyledikleri dahi başlı başına yeter ama siz anlamayacağınız için zihninizi biraz açayım, O gece erdoğanın bu işi cemaatin yaptığını ilan etmesi ortada MİT yok, Asker yok, Polis habersiz, Rus uçağını biz düşürdük diyen erdoğanın yine aynı şey olsa yine yaparız diyen erdoğan beni RUS uçakları korudu demesi:) Başbakan darbecilerin arasından geçiyor ne oluyor ya demesi!! açıklamasından hemen sonra 1 saat geçmeden anadolu ajansının darbecilerin isimlerini yayınlaması tabi yaptığı hatayı twiterdan gelen mesajlarla farkedip sonra silmesi, halkı silahlı askerin karşısında sokağa çağırması hemde nasıl olduysa bayraklarla organize şekilde hatta videolarda var çekim saatlerini farketmemişler galiba erdoğan konuşma yapmadan organize şekilde halkın bayraklandırılarak sokağa çıkarılması, havada iddia ettiği gibi onlarca F16 olmasına rağmen uçağa binmesi ve istanbula gitmesi az birşey askeri bilgisi olanın darbede bunu asla yapmayacağını bilir ama milletimiz yiyor ben sizler gibi aydın görünenlerin bu işi nasıl midesine gönderdiğine şaşıyorum. TEK BİR İFADE VE TEK BİR İTİRAF OLMADI BU İŞİ HOCAEFENDİDEN ALINAN EMİR İLE YAPILDIĞINA DAİR !! İTİRAFÇI DENİLENLERİN DURUMUDA ORTADA!! HAPİSAHENELERDE YAPILANLARIN NE BİRTEK İSPATLANMIŞ SÜÇÜ OLMAMASINA RAĞMEN BUNLARDANSIN DENİLEREK YAPILAN İNSAN DIŞI HAYVANDAN DAHA AŞAĞI MAHLUKLARIN YAPTIKLARINI DA YAZSAN VEYA ANNESİNİ TUTUKLAYAN VE 2 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU ÖLÜME TERK EDEN BİR ZİHNİYET VE VİCDANSIZ MAHLUKLARI YAZSAN DİYCEM AMA BOŞVER YAZAMAZSIN Kİ SANA SADECE ŞUNU SÖYLÜYORUM UNUTMAYIN HERŞEYİ GÖRÜP GÖZETEN ALLAH VAR BİR HESAP GÜNÜ VARKİ BİR HESAP GÜNÜ O GÜN MIŞLAR MUŞLAR BİTER.. BU ÖLÜMLÜ DÜNYADA İZZETLE YAŞAMA MI ZİLLETLE SAYGI GÖRMEMİ TERCİHİ YAPILIYOR…VE YAPTIRILIYOR İŞTE TAM BU NOKTA DA İMAN DEVREYE GİRİYOR…

  3. Derin cemaat veya derin yapı..

    Dün akşam A Haber kanalında yayınlanan Toplumun Nabzı programının konuğu Nurettin Veren idi. Cemaatin ‘karakutusu’ olarak adlandırılan Nurettin Veren, bir soru üzerine cemaat içindeki derin yapıdan bahsetti. Veren mealen, “Cemaatin içindeki en tehlikeli adam Mustafa Özcan’dır. Özcan ve ekibi cemaatin finans ayağını elinde tutuyor. Çok sayıda gayrimenkulün tapusu bu adamın üzerinde. Fetullah Gülen’e rağmen işler çeviriyor. Gülen’i bile dinlemiyor.” dedi.

  4. Bence bu ülkeye en fazla zarar verenler ne şiş yansın ne kebab yansın bende arada nevaleyi götüreyim diyen fikir satarlar ve onlara değer veren muhakeme yapma gayretini göstermeyen ahmaklardır.

  5. Ben Hocaefendinin sozune inaniyorum. Boyle seylerin onun bilgisi dahilinde olacagina ihtimal vermiyorum. Keske Erdogan onu Turkiye’ye davet ettiginde gelseydi diyorum, ki kendisi de secimlerden sonra Turkiye’ye donmek istedigini soylemisti bir sohbetinde. Belki o zaman bugunku duruma gelinmemis olurdu, ama en dogrusunu Allah bilir. Batili gucler bizi yine birbirimize dusurdu, bizim liderlerimiz bir yandan medyada birlik beraberlikden bahsederler, bir yandan da birbirimizi yeriz boyle.

  6. Fehmi bey,

    herşey iyi..tamam.. cemaat de cok kötü ,

    peki bu ülkede , Adalet var mı ? Hukuk Var mı? insan hakları var mı? her birey özgür düşünebiliyor mu? özgür basın ve TV var mı ? her gazeteci özgür yazı yazabiliyor mu ?

    Bu memlekette hırsızlık ve yolsuzluk yapan bir tane AKP li yargılanabilir mi ?

    bu sorulara cevap verebilirmisiniz.

    ülkenin geldiği durum bu.

  7. Yani herşeyi fethullah gülen yaptı öylemi ah bende inanabilsem inanın ne kadar isterdim, böyle bir düşman yaratmayı. Sistemin çöktüğü, ahlak ve vicdanın kalmadığı, hırsızlıgın normal karşılandığı, degerleri kalmamış bir yönlendirme toplum bilinciyle karşı karşıyayız çok kötü, şu yorumlara bakar mısınız ne kadar batıl.

    şu an taraf olmayan bertaraf veya muhalefet olan biter inancıyla çalışıyor algı, bir düşman lazım bize öyle olmalı ki çok zeki, bilgili, inançlı, popüler, hedefleri çok büyük olan, zoru başarmış olan önder birisi, ne memur ne siyasetçi olmamalı ve en önemlisi bizi eleştiren biri kim olsa kim, evet fetö tam buna göre hadi vuralım baltayı, ama bu bacağımıza vurmak değil mi, olsun birşey olmaz sonuçta iki kol bir bacak daha var, topallarız nolucak zaten koşuyor muyduk, o zaman tamam plan iyi, tutarsa oylar yine bizde…

    Hoca efendi ne dese boş kimse inanmaz bu saatten sonra çünkü siz onu diri diri gömdünüz Türkiye, algınıza yenik düştünüz, ama o hala diyor ki Allahın karşısına umarım bu günahlarla çıkmazlar.

    Bize cehennemi cennet diye gösterenleri Allah affetsin diyorum bende, bir vatandaş olarak.

  8. Benim aklıma bu darbe teşebbüsü ve sonrası en çok İKTİDARA ve Erdoğan’a yaradı diye bir kuşku var, ne tesadüf!!! Rahmetli Mahir Kaynak derdi, bir olay en çok kimin işine yarıyorsa failleri de o çevrededir mealinde…

  9. Sayin fehmi koru belki konu bu degil ama simdiden ergenekon balyoz daki gibi hatalar yapilmaya basladi tutuklular goz gore gore insanlarin arasindan yuhalansin diye goturuluyor halbuki daha yargi sureci baslamadi bile belkide o yuhalanlar sucsuz niye boyle seyleri medyada konusmuyorsunuz korkmayin bugun demokratik haklar ocalana sonuna kadar veriliyor halbuki 30000 insanin katili o degilmiydi ulkemize askerimize saldiran o degilmiydi hala saldirtiyor ve bunu kimse konusmuyor kandirilmis birsuri insan var onlara neden sahip cikmiyorsunuz bugun akp inin icinde cemaate burs himmet vermeyen birtek kisi bile gosteremezsiniz bana madem topyekun ozaman onlarda sizde herkez yargilanmasi lazim gelir

  10. Fehmi bey, cok garibinize gidecek bir durumu yazayim.Takdir i ilahi midir bilmiyorum tevafuk oldu !

    Yazınızın son kısmındakı Mehmet bey, Mehmet ARSLAN dir, eşi de Gulsen hn. Arnavutta ki okul mudurlugunden sonra Ozbekistan a okullarin acilmasi icin gorevlendirilmisti .Asil olay yazinizda bahsettiginiz gibi “Susmaması, konuşması gereken o insanlar hâlâ susuyor” a en iyi ornek o dur !
    Ne yazik ki Ozbekte ki okul lardaki gorevi uzun surmedi kendi anlatimiyla kisa surede baska niyetleri gorunce hizmetten ayrildi veya ayrilmasini istediler.Kendisi bir sure mucadelesini ve karsilastiklarini en kibar ve zararsiz olarak abi lere ve etrafina anlatmaya calisti. Sonucta tecrit edildi. Ne yazik ki pek cok karalama sonunda su anda Taskent te hapis cezasina captirildi. Esi de bir gun ac bir gun tok esinin hapisten cikmasi ni bekliyor. Cocuklari ise perisan oldu ne yazik ki. ‘ihlâslı, gayretli, doğrudan şaşmaz kişiler’ e en iyi ornek o dur. Ama kendinizin de bizzati sahit oldugunuz bu aile ayni dava arkadaslari tarafindan terk edilmis ve ne yazik ki yazinizin mesajina en uygun kahramani olmustur. Gercekten cok uzucu ve yazi iceriginize en uygun ornek. Imkaniniz olsa da gorusebilseniz sanirim bizim gibi ayni duygulari yasayan insanlara cok aci bazi gercekleri butun ictenligi ile bizzati yasamis biri olarak bu sefer hic kimsenin de itiraz edemeyecegi sekilde izahatini delilleri ile yapabilecek yegane kisilerden biridir.

    • Bence bir yanlislik var soediklerinizde. Fehmi Koru 1993 yilindan soz ediyor. Siz Mehmet Bey’in Özbekustan’a okul acmaya gittigini yaziyorsunuz. Özbekistan’da okullar 1992 yoliyla birlikte acilmaya basladi. 1993’ten sonra okul acilmadi. Hatirlarsaniz Rahmetli Özal 1993 Nisan ayinda okullara ziyarette bulunmustu. Zaten ertesi yil da okullarda sorun cikti ve 1995’te bir kismi kapatildi. Dolayisiyla sözünü ettiginiz Mehmet Bey’in kurucu olarak Özbekistan’a gitmesi yanlis bilgi. Ayrica her seyi soyleyebilirsiniz ancak hizmet simdiye kadar zor durumda kalan hic bir mensubunu yüz üstü birakmamistir. Gri yalanlari birakin lütfen. Hizmette bazi hatalar olabilir. Dürüst insanlarin emeklerine saygi gösterin. Sanki bütün bu olanlar hizmet yüzünden olmus gibi yazilar yazmayin. Olaya genel ve kapsamli bakin. Hizmet sorunlu da etraftakiler sevgi pitircigi mi? Bu kadar ahlaksizin arasindan bu kadar fedakar iyi niyetli temiz insani cikaran Hocaefendidir. Allah herseyin en dogrusunu bilir.

  11. Fehmi bey adam münafık. Her türlü inandırıyor. Çünkü ortama göre konuşuyor. Mesela o halis insanlara en samimi tavizsiz dindar gibi konuşuyor. Ama gizli konuşmalarda çıktığı gibi bank asyayi kurtarmak için 40 takla atıyor. Velhasıl hasıl kelam bir vakit bir yazıda okumuştum. Birisi bu zamanda peygamberim dese onun peşine bile bir sürü takılan olur demişti yazar. Ama bazı şeyler ayan olursa kişi vakti kaçırmış ise o vakit Allah katındada ciddi bir vebalde olur

  12. Yazdıklarınızı mümkün olduğu kadar takip etmeye çalışıyorum. Bu darbe girişiminde vatandaşlarımızdan ölenlere Allah rahmet etsin diyorum. Hani muhalefet etmek değil de biraz farklı bakmak gerekir mi diye kendime sormadan edemiyorum. Bu darbede eksik olan askeriyenin tamamına yayılıyor gibi olup ön plana çıkanların belirli bir gruba ait olması, sanki daha sonra bu insanlarla beraber hareket edenler kenara çekilmişte ortada bunlar kalmış gibi bir durum var gibi. Balyoz’du Ergenekon’du derken aylarca yapılan planlar, seminer seminer toplanan komutanlardan sonra ortaya çıkmayan (çıkamayan) darbe… Acaba bu iş bunların üzerine yıkılmak istenip intikam mı alınıyor demek te istemiyorum. Ama ortada enteresan bi durum da yok değil. Bizim takibimiz ancak basının verdikleri onlarda sınırlı. Allah devletimize zeval vermesin diyorum.

  13. CEMATİN İÇİNE YERLEŞTİRİLMİŞ FADİME ŞAHİNLER,ALİ VE EMİNE KALKANCILAR OLAMAZ MI? SAFDERUN MÜSLÜM GÜNDÜZLERİ DE DAHİL EDERSEK BİRAZ İŞİN RENGİ Nİ BELLİ EDEMEZMİYİZ.
    SON 3 YILDADAKİ GELİŞMELERDEN HEM CEMAAT HEM AK PARTİ HEMDE DEVLETİMİZ AĞIR DARBELER ALMIYOR MU? AYNİ FADİMELER ALİ KALKANCİLER, MÜSLÜMLER AK PARTİDE DE OLAMAZ MI?

  14. Öyle görünüyorki çekirdek tepe kadro çok farklı sulara yelken açmış. Diğer iyi niyetli çoğunluk bunun farkında değil. Bu insanlara düşmanmış gibi saldırmak sadece onları yanlışları sahiplenmeye iter. Makul yaklaşılırsa belki cemaat içinden yeni temiz bi cemaat çıkartılabilir. Devletle siyasetle güç le alakası olmayan. Karşı bi cemaat içi darbe belki de…

  15. Bu durum bana Rahmetli M. Akif Ersoy un dostlarına yaptığı vasiyeti hatırlatıyor. Dermiş ki ”İnsan düştüğünü bilmezmiş, siz dostlarıma vasiyetimdir beni düşkün görürseniz uyarın. ” ömrün ilk 15 ile son 15 i hissiyatın aklı galebe çaldığı dönem. Bazıları sadece kendine değil çevresine de çok büyük zarar verebiliyor .

  16. fehmi bey size katılıyorum. gülen cemaatinin içine birileri el attı. derin cemaati bu günlerin oluşmasında hazırladı. hiç şaşmıyorum. başlarda tüm mazlumlar adına yola çıkan hareketlere birde zamanla halkın teveccühünede mazhar olmuş hareketlere derin güçlerin sızmamasına asıl şaşırmak gerek. bence birde öcalanın derin pkk ile anlatıklarınıda bakmak gerekmezmi? çünkü olan her şey kürt türk eşit özgür gönüllü birliğini bozmaya dönük bende böyle gördüm sayın koru.iyiki varsınız.

  17. Elinize saglik, cok onemli bir konuya parmak basmisiniz. Bugun gazetelerden okudugumuz kadari ile 90 bin’e yakin kamu calisaninin is akitleri fest edilecekmis. Bir tarafda sinav sahteciligi, bir tarafda cemaat, bir tarafda yetismis insanlarin tasviyesi, cik isin icinden, cok zor ama yapilmasi gerek, belki bahsedilen sutun icindeki ak kili fark etmek bu olsa gerek.

    Gecen yazinizda okullara sahip cikmakdan bahsetmisdiniz, ayni sekilde yetismis insanlarimizada sahip cikmaliyiz. Bir ogretmen, ogretim gorevlisi, savci, hakim, subay, vb. kolay yetismiyor.

    Bunu yapabilmek icin yazinizda bahsettiginiz gibi cemaat icindeki durustlerin sessizliklerini bozup konusmalari lazim ki bu kiyim cok zarar vermeden dursun.

    • Bu fetullahci ların yatacak yeri yok. Genclerin geleceklerini çaldılar. KPSS sınavında çok yüksek puan alan insanlar devlet memuru olmazken, bunlar soruları çalarak ise girdiler. universite ve Anadolu liseleri ve askeri oAkullarında sorularını çalıp kendinden olanları soktular. hukumet hep görmemezlikten geldi. bu insanların vebalı hepsinin üzerindedir. Ayrica kendilerinden olmayan bütün askerleri içeri tikip, kendilerinden olanları onların yerine getirdiler.

      sonuc 15 temmuz 2016 DARBE

  18. Sayın Fehmi Koru,
    Sizi dikkatli bir şekilde takip ediyorum. Ben Böyle Gördüm adlı kitabınızı da bitirmek üzereyim. Çok önemli tespitleriniz var. Cemaatin son karede neyi hedeflediğini gözlem ve akıl yürütmelerinize bağlı olarak ve şüpheleriniz üzerine soruyorsunuz mesela. Cemaatin ve özelde “Fethullah Gülen’in karanlık amaçları var mı acaba?” sorusunun kafanızı kurcalamış olduğunu düşünüyorum. Kitabınızı 15 Temmuz’dan önce yazmış olmanız sizin tatminkar bir sonuca ulaşamamanızı haklı çıkarabilir. Ancak çorap söküğü gibi peşi sıra gelen itiraflar ve ortaya konan belgeler herşeyi açıkca orta koymaktadır. 15 Temmuz darbe girişiminin ve bundan önceki pek çok meşum olayın planlayıcısı Fethullah Gülen’dir. Bundan zerre kadar şüphe bırakmayacak son itiraf Cemaatin önde gelen abilerinden geldi. Mektubun Ahmet Taşgetiren’e yollandığı anlaşılıyor. Eğer hala okumamış iseniz lütfen okuyunuz. Linki aşağıda veriyorum. Selam eder, fikir hayatınızdaki başarılarınızın devamını dilerim. Sağlıcakla kalın.
    http://haber.star.com.tr/yazar/icerden-bir-ciglik/yazi-1130633

  19. Allah samimi bütün vicdan sahiplerine geç olmadan gerçeği görmeyi nasip etsin. Ehli sünnet inancına göre Peygamberlerden başka hiç bir Hoca Şeyh masum değildir, yanılabilir sapıtabilir. Hocanın Yakınında bulunanlara düşen doğruya doğru yanlışa yanlış demeleridir, demiyorlar veya diyemiyorlarsa onlarda yanlışa ortaktır. Sorumludurlar.

YORUM YAP