İslâm ekranlarda anlatılan ise, el-Kaide ve IŞİD’e ne dememiz gerekiyor?

12

İftar saatine yakın açılıyor bizim evde televizyon ve yılların alışkanlığıyla komut “TRT” oluyor. TRT’de de alışkanlıklar değişmiyor; yine bir sunucu, yine karşısına bir ‘uzman’ alarak, yine konusu ‘İslâm’ olan bir sohbeti gerçekleştiriyor.

Dün akşamın konusu ‘İslâm’da savaş hukuku’ gibi bir şey olmalıydı ki, gençten bir uzman, Hz. Peygamber’in hayatından örneklerle, dinimizin savaşta bile ne kadar insancıl bir tavrı öngördüğünü izleyenlerle paylaştı.

Göğsümün kabardığını hissettim.

Ancak, hem de göğsüm hâlâ kabarık iken, uzmanın anlattıkları ile günümüz gerçekleri arasında çıplak gözle bile görülebilen farklılıklar zihnime doluverdi.

İslâm buysa.. IŞİD ne..

El-Kaide ve IŞİD türü örgütlerin, ilkinin gayrı müslimlere, ikincinin ise ‘müslüman-müslüman olmayan’ ayrımı bile yapmaksızın ‘düşman’ gördüğü herkese reva gördüğü muameleler.. kafa koparmalar.. bombalamalar.. kalabalıkların üzerine araç sürmeler..

Neymiş, savaş halindeymişiz, öyle durumda atılan tokat, öldürülen insan sayılmazmış…

Son zamanlarda, cephe savaşlarında da, adları ister IŞİD, ister YPG, ister başka bir kimlikle olsun, müslüman müslümanı öldürüyor.

Kalabalıklar üzerine sürülen araçların ezdiği, patlayan bombaların öldürdüğü insanlar içerisinde pek çok müslüman var.

Hem sonra, körü körüne işlenen, hedef gözetilmeyen eylemlerde hayatını kaybeden gayrı müslimlerin de günahı yok; onlar da insan…

Onları hangi savaşın parçası sayacağız da kör terörle hayatlarını sona erdirmeyi makul karşılayacağız?

Günümüz gerçekleri ortadayken.. bunlara hiç temas etmeyip yalnızca kitabın orta yerinden olumlu örnekleri birbiri ardına sıralayarak.. İslâm’ın savaş halinde karşı cephede yer alanlara bile insanca davranmayı öğütlediğini söylemek.. ne kadar inandırıcı oluyor?

Savaş halini bir tarafa bırakalım.. İslâm Dünyası’nda insanların birbirlerine davranışları bile ters değil mi? Hak gözetmeden.. adalet duygusunu zedeleyerek.. haksız yere ötekileştirerek.. insanlarla insanlar.. devletlerle vatandaşlar.. birbirlerine kötü muamele etmiyorlar mı?

Yukarıdaki sorulara vereceğiniz cevaplar benim beklediğim gibi olacaksa.. o zaman.. ekranlara çıkan uzmanlar.. hocaefendiler.. kendilerini ne duruma düşürdüklerini nasıl olur da görmezler?

Kısa süre sonra birinci yılı dolacak 15 Temmuz hâin darbe girişimi sırası ve sonrasında bizde yaşananlar, “İslâm hoşgörü dinidir, kendi dininden olmayan insanlara bile, savaşta olunsa dahi, kötü muamele edilmemesini emreder” türü yaklaşımları havada bırakmak için yeterli.

İslâm elbette o uzmanların, değerli hocaların anlattığı gibi bir dindir. Hoşgörülüdür. Savaştan değil barıştan yanadır. Kavga ve nizaları ortadan kaldırmanın yolu olarak uzlaşmayı öngörür. Kavga eden, savaşan birilerini (kişileri, grupları, örgütleri, ülkeleri) gördüğümüzde derhal kolların sıvanarak onların aralarının bulunmaya çalışılmasını hepimize talimat olarak verir.

Bu durumda, kafa kesmeyi, kalabalıkları hedef alan kanlı eylemleri ‘İslâmi’ sayan anlayış ne oluyor?

El-Kaide.. IŞİD gibi örgütler?

Bu Ramazan’da kendimizi sorguya çekelim

Ramazan ayı, gün boyu aç ve susuz kalınarak geçirildiği için, insanların kendilerini muhasebeye çekmesini de zorluyor. Bu arada ekranlardaki dini sohbetlere de daha fazla kulak veriliyor.

Fazla inandırıcı gelmeyen sözlerin kimseye faydası yok.

Keşke bu ayı, kendimizi hesaba çekerek, neden bu halde bulunduğumuzu açık seçik tartışarak değerlendirebilsek.

Ne gibi bir engel var?

Yakışıksız davranışlardan kaçınılması gereken bu ayda, Diyanet eksenli ve şahısları hedef alan tartışmalara tanık olunuyor, gözümüz gibi korumamız gereken konumlardaki sorumlu şahsiyetleri yıpratma girişimleri yaşanabiliyor ya..

Daha ne diyeyim bilemiyorum.

ΩΩΩΩ

Göztepe.. Efsane kadrosu (1967-68)..

Göztepe beni heyecanlandırdı

İzmir bir ara futbolun ana merkezlerindendi. İzmirspor.. Altay.. Altınordu.. Karşıyaka.. Göztepe.. Herbiri İstanbul takımlarına toz attırırlardı.

Uzun yıllardır Süperlig yüzü göremiyor İzmir takımları…

Geçen yıl Altay’da bir hareket vardı, son anda o da başarısız oldu.

Dün gece Göztepe şeytanın bacağını kırdı ve penaltılara kalan maçı kazanarak Süperlig’e yükselebildi.

Ali Artuner, Fevzi Zemzem, Nevzat Güzelırmak, Gürsel Aksel, Çağlayan Derebaşı, Halil Kiraz.. Bunlar, futbolla ilişkisi şöyle böyle olan benim bile, aradan geçmiş yarım asra yakın bir süre sonra da, bir çırpıda sayabildiğim ‘efsane Göztepe’den isimler…

Tabii hepsinin yetişmesinde emeği ihmal edilmemesi gereken teknik direktörü de unutmuş değilim: Adnan Süvari

Göztepe’nin bu yıl Süperlig’e çıkması İzmir için önemli. Bir defalık bir heves olarak kalmamalı bu başarı, kalıcılık kazanmalı. Bunun için de, Göztepe’ye, takım taraftarlığını aşan bir destek gerekiyor.

İzmir bu sayede İstanbul ve Anadolu takımlarını da ağırlamaya başlayacak, az şey mi bu?

Fırsat iyi değerlendirilmeli.

[Bu arada: Kendi yetiştirdiği gençlerle iyi bir mücadele veren ve kadrosunda yabancı oyuncu bulundurmadığı halde başarıdan başarıya koşan Altınordu’yu da göz ardı ediyor değilim. Umarım, önümüzdeki yıl da Altınordu’yu Süperlig’te görürüz. İzmir birden fazla takımla temsil edilmeyi hak ediyor.

Memleketlilerime soruyorum: Ediyor mu gerçekten?]

ΩΩΩΩΩ

12 YORUMLAR

  1. İslamın kutsal saydığı bir ayda başta Diyanet olmak üzere tvlerde boy gösteren din adamlarının sohbetlerinin konusu, verdikleri fetvalar aklı başında herkese saç baş yoldurtuyor. Geçmişte de böyleydi, gelecekte de böyle olacaktır. Sorgulanması gereken islamın kendisidir. Dünya’da müslümanlardan başka birbirine zulm eden insan kalmamıştır. Kopya çekerek değil, çalınmış sorularla bu ülkede öğretmen, doktor, asker, mühendis, kaymakam, vali, hakim… olmuş, olmaya devam edenlere, bunlara geçmişte ve şimdi görmezden gelenlere insan denemez. Hırsızlıkla, sahtekarlıkla bir yerlere gelirken haklarını yedikleri insanlara olan borçlarını nasıl ödeyecekler. Kendine din alimi dedirten aşağılık yaratıklar haram parayla gidilen hacca bile kılıf buluyor. “haram olan para ve işlemle yapılan her şey günahtır, Allah bunu yasaklamıştır” diyemiyor ya…Bu ne biçim yüzsüzlüktür. Aynı kayırma yöntemlerle hak etmedikleri maddi ve manevi güçler edinen ve bunları görmezden gelen herkes aşağılık bir hırsızdır. Hırsızlık tüm dinlerde yasaktır.

    • Sayın Yahya Özal herhalde sorgulanması gereken islamın kendisidir derken yanlış kelime kullandınız.
      Kutsal dinimizi değilde onu kendi çıkarları doğrultusunda yanlış ve hatalı uygulayanlardadır . Yoksa komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir , söylemiyle sosyal adaleti sağlamayı düşünen bir peygamberin veya yürürken bir karıncayı ezmekten cekinen bir peyamberin dinini sorgulamak istemediniz umarım .

  2. Hazreti İsa şeriatı değil, tarikatı(minhacı) getirmiştir. Savaşı yasaklamıştır. Hristiyanlığa yapılan büyük zulümden sonra, kilise benzer zulmü bizzat Hristiyanlara yapmıştır. Amerika’yı istila eden Hristiyanlar soy kırımına girişmişler. Aztekleri, Mayaları ortadan kaldırmışlar, halkı soykırımına uğratmışlardır. Yine Amerika Hıristiyanları, savaş dışı Afrika’dan köle getirmişler ve kendi uygarlıklarını onlara kurdurmuşlardır. Bugün Amerika’da büyük çoğunlukta ırkçı varsa bu Hıristiyanların zulmü olarak vardır.
    Hıristiyanların bu yaptıklarını hiçbir zaman Hristiyanlığa yükleyemeyiz, bu zulümleri Hazreti İsa’ya olan saygımızı ve sevgimizi azaltmaz. Sermaye dünyayı fesada vererek kendi hakimiyetini sürdürmek istemektedir. Kilise de satılmış papazlara zulüm yaptırdı. Ona karşı halkı kiliseye karşı ayaklandırdı. Protestanlığı icat etti. Hristiyanlığı param parça etti. Şimdi de İsrail’e zulüm yaptırıyor. Filistinlileri silahlandırıp isyan ettiriyor. Böylece İsrail Yahudilerinin gelişip Sermaye’ye rakip olmalarını önlüyor.
    Tevrat’ın üstünde tek kitap olan Kuran’ı etkisiz hale getirip tek Sermaye devletini kurma çabasında olan Sermaye, Müslümanlardan doları ile teröristler oluşturuyor, anarşi çıkartıyor. Devletlere de silah veriyor, onları öldürtüyor. Bir taşla iki kuş vuruyor. Bir taraftan Müslümanların soy kırımını yapıyor, diğer taraftan da devletleri emri altına alıyor.
    Erbakan’ın anlatmaları ile insanlık kısmen bu oyunu idare etti ama hala AK Parti benzerleri o oyunun oyuncağı olmaya devam ediyorlar. OHAL o oyunun bir parçasıdır. Başkanlık sistemindeki seçim baskısı (hilesi demiyorum) yine o oyunun bir parçasıdır. Dini eğitim, diyanet, İslamiyet’i yüceltme değil de İslamiyet’i sadece kuru ibadet haline getirme ve İslamiyet’i yaşanmaz ütopik kılma faaliyetleridir.
    İslamiyet kendisi barışçıdır. Aynı zamanda Adil Düzen’dir. Adaletin tesisi için cihadı farz etmiş, savaşı meşru kılmıştır. İslamiyet’te anarşi yoktur ama meşru savaş vardır. Meşruluğu da hakemlerle belirlenir. Kuran nazil olurken savaşlar hep savunma savaşları olmuştur. Hep Medine civarında savaş olmuştur. Mekke savaşsız fethedilmiştir. İşgal edilmemiştir. Bir tek kuruş yağmalanmamış ve bir tek kişi öldürülmemiştir.
    Bir devletin yönetimi kötü ise halk oradan hicret eder. Yönetime karşı gelmez. Hiçbir devlet başka bir devletin iç işlerine karışamaz. Hakemler karar verse savaşır, fetheder ve savaş hükümlerini uygular. İsyan meşru değildir. Bir devletin başka bir devletin iç işlerine karışması da asal meşru değildir.
    Adil Düzen Partisi kurulacak. Bunları açıkça dile getirecek. Duyanlar varlıklarını sürdürür, duymayanların hesabını ise biz değil Allah görecektir.

  3. El-Kaide ve İşid Nereden türüyor ?
    1 – İSLAM ilim dinidir, binnetice MEDENİYETtir. İLİM (Manevi ve maddi) ve onun üzerine bina edilen medeniyet olmazsa (*) İŞİD de EL-KAİDE TÜRER.
    2 – İSLAM Allah’a “KUL” luk, mahlukuna ŞEFKAT’tir. Allah’ı eserleri ile iyice TANIYAMIYAN ve Ona gönülden Bağlanamıyan, Onun Muradını KAVRIYAMIYAN kişilerde ne ŞEFKAT ne MERHAMET olur. Bu yönden Hz.Peygamber (s.a.v) in Taif Gazvesini çok iyi anlamalıyız ; Bir tarafta RAHMET Peygamberi (sav) (fiiliyatıyla), öte tarafta KAHHAR İmamlar (dualarıyla)
    3 – Dünyada, Müslümanların, bunların içinde ehl-i sünnet’in ve bunların içinde Hanefilerin özellikle cahil ve halifesiz bırakılması.
    4 – Mezheplerin, zamanın sığ alimlerince küçümsenmesi ve yok sayılması, silinmiye çalışılması..
    İslamda mezhep kurma diye bir şey yoktur. Mezhep tabii (doğal) bir oluşumdur. Sözde, laik
    rejimlerin sözde eğitimleri mezhebleri cehalet eseri veya kasten yanlış tanıtıyor ve kötülüyor.
    İslam ilim dinidir, dedik.İslam uğruna ömür vermiş müçtehit denilen nadir akıl ve fikir sahibi
    mümeyyiz ( fevkalade ilim deryası ve kıvrak bir zeka ve sağlam bir mantık ile iyiyi kötüden ayırd edebilen )alimler İslamın, Kur’anın ve Peygamberin (sav) ne murad ettiğini kendi metodolojisi ile açıklamış, yol göstermişlerdir.BuÇaptaki her alim,kendi idraki içerisinde aydınlatıcı bir yol seçmiştir.
    İlmi ve idraki kıt, sıradan insanlar ise, kendi idrakleri ve konumları nisbetinde bu alimlerden birinin metodunu ve yolunu (MEZHEBİni) seçip, taabi olarak İslamiyetini sürdürmüştür. Bu suretle herkes bir yol, (mezhep) tutmuş gidiyor ki böylece mezhepler ve FIKIH (İslam Hukuku) teşekkül etmiştir.
    Bu suretle.İslam anlayışını ve YAŞAYIŞINI derlemiş ve toplamış olan bu Mezhebler, her kafaya göre gelişigüzel kurgulanmış olan AŞIRI UÇLAR’dan, yapılacak yanlış yorum ve eylemlerdan cemiyet (TOPLUM)i koruyagelmiş ve İslam cemiyeti, genelde istikrarlı bir Hayat sürmüştür. (Takriben 1000 yıl).
    Bu allame (mümeyyiz,mümtaz) alimler İslam diyarında GAYRİ MÜSLİMlerin de haklarının , özellikle, korunması için ayrı bir hukuk ZIMMİ HUKUKU) tesis ve tedvin etmişti.
    Bilhassa, HANEFİ İslam anlayışı, savaş haricinde,İNSAN HAYATInı Mukaddes (kutsal) bilerek, zamanımızdaki terör ve tedhiş hareketlerinin önünü almıştır.
    Laik ve materyalist hukuk anlayışı ile, yerden bitme (!) MezhebsizLİK anlayışı, yüzlerce cahilane anlayış türetmiş ve İslam aleminde bugünkü anlayışı türetmiştir, ne yazık.
    Şehvet (sex) kokan çağdaş (zavallı)dişilerin karşısında, sırf şöhret ve para için sözüm ona adına söylenen sığ beylik laflar ve dualarla İslam ÖĞRENİLEMEZ ve ÖĞRETİLEMEZ, öğretilirse de işte, İŞİD ve El-kaide Müslümanları ve saf Müslüman aileden Batılılarca iğdiş edilmiş PYD ve PKK tahsil olur. İslam ise, alimlerin dizi dibinde , sohbet dinlenerek öğrenilir. Rüzgar eken, fırtına biçer.
    Ya Rabbi, bize, Reis’inden son neferine kadar İman-ı kamil, Hüsn-ü ahlak ve amel-i salih nasib eyliyesin

    (*) Bir müezzinlik yapamayacak kadar cahil)( diploma da önemli değil, icazet ve amel) a

    (Bir müezzinlik dahi yapamayacak kadar cahil olan) (diploma önemli değil, önemli olan icazet)

  4. Duygularıma tercüman olmuşsunuz, hiç bir iftar ve sahur programını izleyemiyorum, 100binin üzerinde mesleği elinden alınmış insan var, hepsi yargılanmadan mahkum edildi, kiminin evine yiyecek zor giriyor, bu ortamda programcılar herşey güllük gülistanlık gibi konuşup birlik beraberlikten bahsediyorlar. Yazık…

  5. – Hayir, bir takim yeterli Izmir icin. Her ne kadar en az sevidigm Izmir takimi olsa da bu da Altay olmalidir. Izmir insaninin karakteristigini en iyi ynasitan kulup bence, ve futbol odakli. Mesela Goztepe biraz “gariban Izmir”, Karsiyaka icin de uzun suredir basketbol birinci spor.

    – Eger kitaba, detaylari v.s. gcok fazla girilecek olursa kimilerinin cikarcagi sonuclar cesitli kesimler icin “kafa karistirici” olabilir. Bu yuzden, bence en iyisi, “Halk Islami’nin” onemini anlamak. Gerek tasra gerek sehirli versiyonu olsun, yuzyillardan beri damitilarak gelen ve kendini kanitlamis bir akim, hem insanlara mutluluk, huzur, ruhani tatmin vermesi acisindan hem de asiriliklardan uzak durulmasi anlaminda. Benim senelerden beri suren dusunmemin, arastirmamin su anda vardigi nokta bu.

  6. fehmi abey çok haklisin katıldım ama bence en büyük sorun hirs insanlar fakir adamla çuvallarla paralar çaliyorlar fakir olan bunlari çok iyi görüyor inanin temel sorun bu GÜVEN YOK SAYGİ YOK DÜRÜSTLÜK YOK KUL HAKKI YOK YETİM HAKKI YOK ALLAH KORKUSU HİÇ YOK YAZILACAK ÇOK ŞEY VAR AMA AMA

  7. Merhaba yazılarınızda hep dikkat ediyorum terör örgütü İşidi kelimesini kullanıyorsunuz, bence bu söylemden vazgeçilmeli ve Daeş olmalı diye düşünüyorum, bununla ilgili internette yaptığım araştırmama göre aşağıdaki linkteki siteden bilgi aldım bence gayet doğru ve dürüst bir yaklaşım.

    https://www.sondakikaturk.com.tr/gundem/isid-in-acilimi-kafa-karistiriyor-isid-mi-deas-mi-daes-mi-dais-mi-dogrusu-ne-h3754.html

    Teşekkürler

  8. FEHMİ KARDEŞ;
    “Göztepe beni heyecanlandırdı. / İzmir bir ara futbolun ana merkezlerindendi. İzmirspor.. Altay.. Altınordu.. Karşıyaka.. Göztepe.. Her biri İstanbul takımlarına toz attırırlardı…”
    BU CÜMLELERLE BAŞLAYAN BİR ŞEYLER YAZMIŞSIN YA;
    BİR ANDA O COŞKULU ÇOCUKLUK/GENÇLİK GÜNLERİMİZE GÖTÜRÜVERDİN…
    SADECE ÇAMDİBİ VE ALTINDAĞ’DAN BİLE KAÇ ABİMİZ O TAKIMLARDA OYNARDI…
    BİZLER DE AKRABA VEYA MAHALLELİ OLARAK ONLARLA İFTİHAR VE GIPTA EDER…
    O YILLARIN İZMİRLİLERİ OLARAK ADNAN SÜVARİ VE GÖZTEPE İLE GURULANIRDIK…
    HELE GÖZTEPENİN O EFSANE KADROSUNUN AVRUPA BAŞARISI YOK MU; NE GÜNLERDİ…
    MAHALLEMİZDE İZMİRSPORLU İBRAHİM VE ALTAYLI KAPTAN KAZIM İSE İDOLLERİMİZDENDİ…
    MUSTAFA DENİZLİ’Yİ DE MAHALLEMİZDEKİ LOKALDE SPOR SOHBETLERİMİZE MİSAFİR EDERDİK…
    HATIRLATMALARIN VE HATIRALARI ANMAMIZA VESİLE OLMANDAN DOLAYI TEŞEKKÜRLER…
    DEDİĞİN GİBİ; GÖZTEPE VE ALTINORDU’YA DA ÖZEL TEBRİKLER…
    BU SENE ALTAY’IN DA BİR BAŞARISI VAR, ZANNEDERSEM…
    BÜTÜN İZMİR TAKIMLARINA BAŞARILAR DİLEKLERİMLE…
    ÇOCUKLUK YILLARIMIZIN İZMİRLİ REŞAD’I!

  9. İSLÂM’IN TEORİSİNİN ÖTESİNDE EN DOĞRU UYGULAMA BİÇİMİNE İHTİYACIMIZ VAR
    İslâm’ın teorik/temel esasları, bütün insanlığın müşterek idealleri olmakla beraber sorun, Müslümanların bunu anlamaktaki idraksizliği, gafleti ve buna bağlı olarak uygulamadaki sapkınlıkları/çarpıklıkları. Artık özeleştiri yapma ve ümmetin ileri gelenlerin akl-ı selimle küresel boyutuyla pratik İslâm’ın orta yolunu bulma zamanı geldi ve geçti bile.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here