Kılıçdaroğlu haklı… Ama Kerem Kılıçdaroğlu…

1

Bir yıl bile olmadı. 1 Kasım seçimi öncesi farklı mesajlar vermeye çalışan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu yeni söyleminde en etkili unsurun ne olduğu merakına kapıldığımı fark eden bir dostum, bana, “Oğlunun etkisi büyük” açıklamasını getirmişti.

CHP liderinin Bilkent Üniversitesi mezunu oğlu Kerem Kılıçdaroğlu Kore’de doktora yapıyor. Üzerinde yoğunlaştığı konunun ‘İslâmcı partiler’ olduğunu biliyordum da, kapsama alanına hangi ülkeler ve partilerin girdiğinden haberim yoktu.

Onu da aynı dostum giderdi: Geçen yılın nisan ayında ABD’nin Şikago kentinde katıldığı bir bilimsel toplantıda sunduğu tebliği göndererek…

‘Endonezya ve Türkiye’deki İslâmi partilerin başarı ve başarısızlıkları’ diye çevrilebilecek bir başlığı bulunan tebliğ metni çok dikkatimi çekmiş, o sıralar yazdığım gazetede konuyu dile getirmiştim.

Türkiye gibi uzun yıllar askeri vesayetin etkisi altında kalmış bir ülke olduğu için Endonezya ile aramızda benzerlikler bulunması doğal. Dahası, Endonezya’daki rejimin de, bizde CHP’nin ‘6 oku’ ile temsil edilen ilkelerine benzer ‘5 ilkesi’ bulunuyor: Pancasila…

Bizdeki ‘6 ok’ Endonezya’da ‘5 ilke’ olmuş…

PKS Endonezya’nın AK Partisi. Kılıçdaroğlu, “Keskin görüşlerini geride bıraktı, liberalleri yanına aldı, AK Parti’ye benzer bir yaklaşım izliyor” diyor tebliğinde, PKS için.

O yazımdan kısa bir alıntı: “PKS 2009 seçiminde Hıristiyan yoğun bölgelerde Hıristiyan adaylar çıkarmış… / Çok partili sisteme geçilen 1999 yılından bu yana sadece PKS oylarını artırmış; yolsuzluk ve rüşvete karşı savaş açarak… / AK Parti’nin Endonezya versiyonu PKS şimdilerde koalisyon istiyor ve bunu zorluyormuş. ‘Neden?’ sorusuna şu cevabı sunuyor Kerem Kılıçdaroğlu: ‘Hükümet programını destekliyor görüntüsü verecek olsa bile, yeni bir parti olarak PKS, koalisyonda deneyim kazanacak; üstelik yolsuzluklarla, ekonomik ve sosyal sorunlarla ilgisinin farklı bir ajandaya dayandığı algısını yıkmış ve laik partilerle de çalışabileceğini göstermiş olacak…”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu oğlunun benim tarafımdan duyurulmuş bu tebliğine uygun davranmadı; 7 Haziran (2015) seçimi sonrasında hükümet içinde yer almayı düşünmedi bile.

Kerem Kılıçdaroğlu’nun o tebliği ile aynı konudaki diğer 2 makalesi bilimsel yayınların erişilmesini sağlayan ‘Academia’ sitesinde duruyor. İsteyen erişip inceleyebilir.

Ben Hürriyet’te okudum, ama tatil vesilesiyle Türkiye’de bulunan Kerem Kılıçdaroğlu’nu bulup konuşan Al-Jazeera’dan İrfan Bozan… Mülâkatı okudum ve CHP liderinin başkalarından çok kendi oğlunu dinlemesinin daha hayırlı olacağına bir kez daha inandım.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bazıları tarafından makaraya alınan muhtarlarla buluşmalarını bile farklı bir gözle değerlendirmiş genç bilimadamı.

Okuyalım: “Benim edindiğim izlenim, AKP’nin muhtarlarla ilişkisi çok iyi. Muhtarlar neden önemli? Mahalleyi tanıyor. Kimin ne sorunu var biliyor. Muhtar bildiklerini AKP ilçe başkanına anlatıyor. İlçe başkanı için kaynak sıkıntısı yok ve sorunları kolayca halledebiliyor. Muhtarlarla bu bağ kurulmuş durumda. Seçmen de bunları biliyor; bir sorunu olduğunda o sorununu oraya taşıyabiliyor.”

Bu kadar.

Doktora çalışmasını Kore’de yürüten Kerem Kılıçdaroğlu CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na şu akılları vermiş: “Seçime kadar olan 4 yılı iyi değerlendirmeleri gerektiğini söyledim. ‘Güncel tartışmalara sürekli cevap vermelerle olacak iş değil, örgütü çalıştırmanız gerekiyor’ dedim. O da ev ziyareti projesinden bahsetti, ‘böyle bir çalışmayı başlatıyoruz’ dedi.”

Tebliğinden haberdar olduğumda yazdığım yazıda, babasına verdiğini duyduğum seçim kampanyalarında nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair ayrıntılar içeren bir ‘bilgi notu’ndan da söz etmiştim. Merak ettiğimi belirterek…

Merakım giderildi: “AK Parti gibi bir ‘parti’ olun” yazıyor olmalı o notta…

ΩΩΩΩ

1 YORUM

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here