Konumuz sağlık; daha doğrusu unutkanlık… Hafızanız boşalıyor mu, yoksa bunuyor musunuz?

11

 

Üzerinize afiyet, bütün hayatı boyunca etrafından ”Hafızan ne kadar güçlü” iltifatı alagelmiş biri olarak bende de unutkanlıklar oluyor. Bazen iyi bildiğim bir isim aklıma gelmiyor… Bazen bir genç dostumla sohbet ederken aynı konuda bildiklerimiz çarpışıyor ve sonunda ben değil onun haklı olduğu anlaşılıyor…

Bereket akıllı cep telefonları ve onların da ‘Kişiler’ bölümü var, unuttuğum isimleri hatırlatmak için… Ya da ‘Google’ ve ‘Wikipedia’ her türlü sorunun hazır cevapçısı olarak imdada yetişiyor.

Yeter ki, kendisinin veya yazarının ismini, kütüphanemde nereye koymuş olduğumu hatırlayayım, kitaplar da hafızamı yerine getirebiliyor.

Çoğu zaman da, hatırlayamadığımı ”Ne de olsa önemli değil” diye o an aklımdan çıkarıveriyorum; hafızamı daha fazla yormamak için…

Anlattıklarım acaba yaşlılarda çok korkulan şeylerin başıma geldiğinin mi işareti? Bunuyor muyum? Yoksa yoksa, Alzheimer mi olacağım?

İnsan ister istemez bu soruları soruyor.

‘Erken bunama’dan muzdarip veya Alzheimer’in genç yaşta başına musallat olduğu kişiler vardır, ama özellikle yaş ilerleyince insan daha bir kuşkucu olabiliyor.

Her türlü hastalığın tedaviyle veya ameliyatla üstesinden gelinmeye çalışılıyor günümüzde, beyinde meydana gelen bozulmalar karşısında ise, insanoğlu çaresiz.

Acaba? Acaba? Acaba?
Konu nereden aklıma geldi?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, birkaç gün öncesine –daha doğrusu İsrail ile ilişkileri yenileyene– kadar savunageldiği…

Söylediklerini eleştiren muhalefeti İsrail’in yanında yer almakla suçladığı…

Olayda hayatını kaybeden 9 TC vatandaşının haklarını sürekli savunduğu; içlerinden yaşça en küçüğünün bizzat tanıdığı babasını milletvekili olarak Meclis’e taşıdığı halde…

Mavi Marmara gemisini Gazze açıklarına gönderen sivil toplum örgütü İHH’ya dönerek ”Bana sordunuz da mı gittiniz” tepkisi verdi ya…

Herkes bunu meşrebine göre farklı yorumladı.

Kendi hesabıma ben, burada, yılların politika gözlemcisi sıfatımla, bana en makul gelen açıklamaya sığındım ve ”Politikacıdır, yapar” yorumunu getirdim.

Yorumun sitede yayımlandığı gün, bir dostum, ”Sen öyle diyorsun, başkaları farklı diyor… Acaba sebep çok daha değişik ve bir o kadar da basit olmasın?” sorusuyla karşıma çıktı. Hayretle kendisine baktığımı görünce de, ”İnsan o da; önceki tavrını ve o tavra uygun sözlerini unutmuş olabilir pekâlâ” deyiverdi.

Unutkanlık insanın doğasında var. İyi ki var. Yaşandığında bizleri derinden sarsan, üzüntüye garkeden, gittiğimiz yolu farklı bir rotaya sokan nice olay başımızdan geçiyor; ancak ‘unutma’ özelliğimiz sayesinde hayatımızı yine de sürdürebiliyoruz.

Bir yönüyle, Allah’ın insana verdiği en büyük nimet aklı ve zekâsıysa, aynı derecede bir lütfu da unutma hassasıdır.

Hiçbir şeyi unutmayan bir insana ancak acınır. Düşünün: Ölümler var, ayrılmalar var, ihanetler var, ve siz bunları her dâim hatırlıyorsunuz…

Olacak şey değil…

Çocukken ve gençken de başımıza geliyor da, ileri yaşlarda iyice unutkan olabiliyor insanlar… Çok iyi bildiğimiz bazı olaylar, konular, ayrıntılar eskisi kadar çabuk hatırlanmayabiliyor; yakınlarda yaşanmışlıklar daha kolay zihinde canlanabiliyor, ama eski anılar için bayağı zorlanmak gerekebiliyor.

Tersi de olabiliyor bu durumun…

Bazılarımız ise ileri yaşlarımızda eskiyi de yeniyi de unutabiliyoruz.

Dostumun uyarısı üzerine ‘unutma’ konusunu ciddiye alarak araştırdım.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mavi Marmara’yla ilgili altı yıl boyunca (2010-2016) takındığı tavrı ve o süre içerisinde söylediklerini unutmuş olabileceğine inandığım için değil bu merakım.

Önce de söyledim, ben o konudaki tavrın, yani geçmişte söyledikleriyle bugünkü söyleminin, iki dönem arasındaki tercihlerle ilgili olduğuna inanıyorum; hafıza kaybına değil…

Tayyip Bey’in hafızasının müthiş olduğunu hepimiz her gün görüyoruz zaten.

Mavi Marmara seferi Davos’taki ‘One Minute’ çıkışı sonrasına rastlamıştı; o günlerde Türkiye’de İslâm Dünyası’nın liderliğine doğru yolculuk son hızla devam ediyordu. Yakın çevreden biri, yaptırdıkları bir araştırmada Türkiye’nin liderliğinde bir çatı-yapının İslâm Dünyası’nda arzulandığının ortaya çıktığını söylüyordu her yerde…

Bugün ise o heyecan yerini farklı bir değerlendirmeye bırakmış görünüyor.

Neyse…
Unutmanın ne kadarı normal?

Unutkanlık konusunu işlemek üzere başladığım yazının ana konusunu neredeyse unutacaktım.

Konumuz unutkanlık; daha doğrusu unutmanın ne kadarı normal, ne kadarı tehlike sinyali…

Bir ismi hatırlamadın, aracının anahtarını veya okuma gözlüklerini nereye koyduğunu unuttun, tehlike mi bu?

Hayır değil. Ancak, uzmanlar, eğer anahtarları veya gözlüğünü buzdolabına koymuşsan bunu sorun olarak görüyor…

Alzheimer ve daha geniş anlamıyla ‘bunama’ çağımızın en ciddi rahatsızlıklarından biri… ABD’de bunamaya (Alzheimer dahil) maruz kalanların sayısı 5 milyonu bulmuş; 2050’de bu rakamın üç misline çıkması bekleniyor. (Türkiye’de de sayının 450 binden fazla olduğu tahmin ediliyor).  O kadar ciddi…

ABD’nin yeni ilâçlara lisans veren kurumu FDA’nın (Food and Drug Administration) şu yakınlarda yayımlanan bir değerlendirmesine göre, biraz önce yaptığın sohbeti bütünüyle unutmuşsan, akrabalarının ve yakın arkadaşlarının isimlerini hatırlamıyorsan, bir sohbet sırasında aynı soruları tekrarlayıp duruyorsan… Mutlaka doktora görünmelisin.

Kişisel hijyenine dikkat etmemek, randevularını ve aracını nereye park ettiğini hatırlamamak da işaret fişeklerinden…

 

Sebepler… Ve çareler…

Neden oluyor hafıza kaybı? FDA’ya göre aşırı alkol tüketimi, stres, depresyon, kafaya darbe almak, AIDS, tüberküloz, belsoğukluğu, kaliteli uykudan mahrumiyet, B1 ve B12 vitaminleri azlığı sebeplerden başlıcaları…

Aynı değerlendirme hafızayı sağlam tutmak için tavsiyeler de içeriyor: Kolesterol ve tansiyonu dengede tutmak… Sigara ve içki alışkanlığından vazgeçmek veya azaltmak… Sağlıklı beslenmek… Sosyal faaliyetleri aksatmamak… Sürekli okuyup yazarak, yeni bir hobi edinerek, oyunlar oynayarak, bahçeyle uğraşarak vakit geçirmek…

Yapılmayacak şeyler değil bunlar.

Hepinize sağlıklı bir ömür diliyorum.
ΩΩΩΩ

11 YORUMLAR

  1. fehmi bey ülkede 5 dakika önce söylediğini unutup dediğini yalanlayan çok bence devletin bedava balık hapı dağıtması lazım. Not: balık hapı zeka ve hafızayı güçlendirir.

  2. Sevgili Koru,

    Son yillarda hizla artan unutkanlik size mahsus degil, hepimizin hayatinin bir parcasi oldu ne yazik ki. Internet ve sosyal medya kullaniminin bunda buyuk payi oldugu tartisiliyor. Digital demans da denilen yeni bir fenomen. Nicholas Carr’in “The Shallows: What the Internet Is Doing to Our Brains” isimli kitabi, ve kitaptan once The Atlantic’te yayinlanan “Is google making us stupid?” isimli makalesi bir kac yil once bu tartismanin ilk atesleyicileri olmustu.

    Selamlar

  3. İHH, daha önce yaptığı kamuoyu paylaşımında kullandığı “İsrail’le örtünen çıplak kalır” sözünün ‘yanlış anlaşıldığı’ gerekçesiyle sosyal medya hesabından özür diledi.
    Hürriyetten:
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anlaşmanın imzalanmasından sonra Mavi Marmara’nın seferini organize eden İHH’ya yönelik eleştirel bir çıkışı oldu. ‘Bana mı sordunuz, izin mi aldınız?’ şeklinde ifadeler kullandı. Bu ton değişikliği sizi şaşırttı mı?
    – Daha önce olmuş olsaydı sevinirdim. Ama hep dediğim gibi geçmiş geçmişte kaldı. Bugün artık hiç anlam taşımayacak türden polemiklere girmeyeceğim. Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkça bunu dile getirmiş olmasını takdirle karşılıyorum. Daha önce söylenmiş olsaydı düşünceli bir davranış olurdu. Ama sonuçta prensipteki yaklaşım zaten buysa memnuniyetle karşılıyorum.

  4. Bükememediğin eli öpeceksin, diye bir deyimimiz var.
    Başka çıkış yoluda kalmadı, İsrail, Rusya ve Mısır’la düşmanlığa dayalı politikkayı devam ettirmek bütün taraflara hatta benim gibi küçük esnafa bile zarar veriyor.
    Her şey tenkit edilebilir, Lütfen çıkış yolu gösterelim.

  5. fehmı bey gerçekten doğru soyluyorsun ınsan bazı seylerı unutur.unutmak bazı zaman ınsanı rahatlatırda hatta unutmak ıstedıgı seylerı unuttuğunda rahatlığın otesınde tozpembe bır yasamda sunar kendısıne. ama bu dünyada adına tarih denen bır ıllette var. dedımya ıllet ışte unutmaz bır turlu unutmakla kalmasa ıyı hatırlatırda vaktı zamanı geldıgınde ve bazı hatırlattığı seylerde ınsanı sadece toz pembe dünyasından uyandırmakla kalmaz eşşekten dusmus karpuza cevırır.ALLAHtan bızler kucuk ınsanlarızda kucuk seyler unutuyoruz buyuk buyuk adamlar çok buyuk seylerı unutup tarıhe yazdırıyorlar…

  6. Unutkanlık!Hayır.Senelerce en üst perdeden edebiyatını yapıp oy devşirdikten sonra;Bana mı sordunuz?deniliyorsa,buradaki oy devşirme işlemi önemini yitirmiş,zayıflamış,onun yerini başka bir kaygı almış demektr!Yani?Yanisi;bütün komşularla düşmansanız-öyle yada böyle-gemi de su almaya başlamışsa,yelkenle uğraşmak nafile.Bütün savunduklarınızı bir tarafa bırakıp çare ararsınız.”düşen tutunacağı dalı seçmez”diyorC.Meriç.Uzanan Zeytin dalı dikenli bile olsa.Devamı gelir mi?Elbette.Bekleyip görelim.Kasımpaşa şivesiyle mahalleli dövülür belki,lakin uluslararası sökmediği herkese malum olmuştur vesselam…!

  7. Sizin bunamış olacağınıza inanmıyorum. inanmak istemiyorum. Ve buna dayanarak üstteki yazınızın şu bölümünü alıp soruyorum; Buradan güzel bir komplo teorisi çıkar mı? Bu kadar olaylar tesadüf mü, belli bir planın parçası mı? Taha Kıvanç’a da sorabilirsiniz isterseniz…
    ‘Mavi Marmara seferi Davos’taki ‘One Minute’ çıkışı sonrasına rastlamıştı; o günlerde Türkiye’de İslâm Dünyası’nın liderliğine doğru yolculuk son hızla devam ediyordu. Yakın çevreden biri, yaptırdıkları bir araştırmada Türkiye’nin liderliğinde bir çatı-yapının İslâm Dünyası’nda arzulandığının ortaya çıktığını söylüyordu her yerde…’

  8. Hangi birini muhafaza etsin hafıza Fehmi Bey, gereksiz bilgi bombardımanı altındayız. Acı olan, bir ömür bilgi edinmek için çalış, çabala, çırpın sonunda bu dünyadan geldiğin gibi boş hafızayla çek git!

  9. Sn. Koru; Unutmak üzerine yazarken, Sn. Erdoğan’ın geçmişte konuyla ilgili ben izin verdim deyip, bu gün ise bana mı sordunuz söylemini yazmayı (konunu özünü detaylandırmayı) ve bu konuda yorum yapmayı unutmuşsunuz.

YORUM YAP