Muhalefet haddini bilmedi, kendinden beklenmeyeni ancak iktidar partisi yapabilir bizde…

96

Önce bir ‘hakkı’ teslim etmem gerekiyor:

AK Parti adına konuşan siyasiler ile onlar adına kalem oynatıp ahkâm kesen iktidar cephesinin itibar ettiği yazarlar ne söyler, ne yazarlarsa haklılar.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından “Seçime katılamaz” açıklaması ile önünün kesileceği anlaşıldığında, İYİ Parti’ye CHP’nin 15 milletvekilini ödünç vermesi daha önce görülmüş, işitilmiş bir olay değildir.

‘Güneş Motel’ örneğini (1977) zikrediyorlar, ama ona da benzemiyor; orada sandıktan birinci parti çıktığı halde milletvekili varlığı kısa kaldığı için hükümet kurmakta zorlanan Bülent Ecevit bakanlık vaat ederek AP’den milletvekili devşirmişti. Burada ise ödünç verilen CHP milletvekilleri için böyle bir durum söz konusu değil.

Menfaat bile yok. Yarın yine partilerine dönecekler…

Gene de, partileri kendilerinden bunu istedi diye, 15 CHP milletvekili İYİ Parti saflarına geçmek için imza verebildiler.

Muhalefete düşen kaderine razı olmaktı

Yapılan ‘kandırmaca’ gibi bir şey. Gibi değil, öyle.

Kendilerinden ‘beklenmeyen’ bir şey yaptı muhalefet cephesi.

Hele CHP’nin böyle bir işe kalkışmasını akıl almıyor .

Muhalefete düşen kuzu kuzu kaderine teslim olmaktı oysa…

Tıpkı, 7 Haziran (2015) seçimi sonrasında yaptığı gibi…

Orada, oyları düşen ve tek başına hükümet kurması imkansız hale gelen iktidar partisi (AK Parti), Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, daha önce hiçbir partinin kalkışmadığı, kitapta yeri olmayan bir-iki manevrasıyla, kendisini yeniden ayakları üstüne kaldıracak hale gelmeyi başarmıştı.

Bir-iki gün öncesine kadar “Seçim zamanında olacak” açıklamaları yapan iktidar cephesinin, şu yakınlarda ‘stratejik ortak’ öne atılıp “Seçim tarihinin erkene çekilmesini istiyorum” dediğinde, büyük ortağın “Ben seçimi senin istediğin tarihten de erkene alıyorum” demesi ile yaptığı hamle de siyasi hayatta pek alışılmış bir hamle olmaktan uzaktı; ama iktidar yapınca bu tür hamleleri, iktidara yakışıyor işte.

Muhalefet ise bunu yapan, ayıp ediyor doğrusu…

Kendisinden ‘hiç beklenmeyeni yapmak’ yerine, rakiplerinin suyundan gitmeli, her bir muhalefet partisi istendiği ve beklendiği gibi liderlerini aday göstererek ve “Seçime giremezsin” denildiğinde şansına küserek kendi kabuğuna çekilmeliydi.

Daha kötüsü olursa?

Ya burada da durulmaz ve bu ilk adımı başka ‘beklenmedik’ adımlar takip ederse ne olacak?

Cumhurbaşkanlığı seçimini kişiler arası bir çekişme olmaktan çıkarıp ilkeler etrafında bir referanduma çevirmek gibi mesela?

Özgül ağırlığı olmadığına son seçimde aldığı binde birkaç oya bakılarak hükmedilmiş bir partinin lideri tarafından ifade edildiğinde fazla önem verilmemiş ‘ilkeler platformu’ gerçek anlamda bir çözüme yol verirse?

CHP sanki kendi safları içerisinden bir ‘çatı aday’ ile seçime girmenin siyasi bir suç teşkil etmediğini, tam tersine Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı yüzde 40’a yakın oyun kendisinin tek başına çıkaracağı adaydan daha çok ve daha değerli olduğunu birdenbire idrak ederse?

MHP’nin o seçimde gündeme taşıdığı ‘çatı aday’ girişimi bugün örnek bir olay haline dönüşür ve muhalefetin moralini yükseltecek başka formüllerin de önünü açarsa?

Dünkü 15 milletvekili hamlesinde olduğu gibi?

Ayıp, ayıp, ayıp…

Bunları muhalefet yapıyorsa hepsi ayıp, akla bile getirilmemesi gereken şeyler…

İktidar adına konuşan yıllardır hep karşımızda görmeye alıştığımız siyasilerin, onlar adına kalem oynatan muteber yazarların duygularını anlıyor, ne söyler ve ne yazarlarsa yerden göğe kadar haklı olduklarını hiç çekinmeden ilan ediyorum.

Herkes haddini bilmeli ve iktidarla muhalefet siyasi taktiklerde asla yer değiştirmemeli. Manevra yapmak, oyunlara kalkışmak muhalefetin işi değil ülkemizde.

Evet, biliyorum, biraz daha devam etsem ben de kendimden beklenmeyeni yaptığım için ayıplanmayı hak edeceğim.

Beklenmeyeni yapmak yaygınlaşıyor mu ne?

Ya, bir bakmışsınız, hiç beklenmeyen de olursa?

Ağzımdan yel alsın.

ΩΩΩΩ

96 YORUMLAR

  1. bir müneccimlik de benden : Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı sistemine hayır diyenlerin adayı olacak , Tayyip bey e karşı olmadığını, sisteme karşı olduğunu , bunun için adaylık teklifini kabul ettiğini , davaya ihanet etmediğini söyleyecek ve seçim konuşmalarını bu minvalde yapacak

  2. Gazetelere göre Hollanda ve Avusturya gibi bazı AB ulkeleri seçim propogandasi icin ulkelerine gelmek isteyen AKP’li siyasilere “gelmeyin, müsade etmiyoruz” demişler ve bunda haklılar. Bizim siyasetcilerin boyle bir seyi talep etmesi anlasilir bir sey degil, hatta bir yüzsüzlük örneği (yakın geçmişte zaten olaylar olmustu, hatırladıgım kadarıyla). Iletişim imkanlarinin son derece arttigi icinde bulundugumuz bu çağda şövenizm algısı yaratacak gövde gösterisine gerek var mi? Ayrıca, niye masraf/israf yapılacak, ta oralara gidilecek? Sıra Avrupadaki Turkiye kökenli vatandaslarin yerinde polarize edilmesine mi geldi? Istiyorsan hazirla seçimle ilgili propodanda videonu koy internete, seyreden seyretsin.

    Zaten Turkiye karşıtı bircok grupların provakasyon için fırsat kolladıgı ortamlar, siyasi olarak sen buna niye alet oluyorsun ey politikacı? Oraya gidip ortalıgın karışmasına katkıda mı bulunmak istiyorsun? Adamlar zaten ırkçılar, “istemiyoruz, bu iş için gelmeyin” demeleri doğal. Çavuşoglu da bozuk atmış, Avrupalı siyasetcilere uyarıda bulunmuş. Yahu, Taksimde bizzat kendin yasaklıyorsun. Onlar yasaklayınca abuk sabuk itirazlar… Sorsan en fazla milleti-dusunen de bu AKP’lilerdir. Neticede o insanlar vatandasliktan cikarilip Turkiyeye donmek zorunda birakilsa gelecek acisindan cocuklarının hayatları kararır ve bu neticede Turkiyenin de aleyhinde olacak birsey. Öyle değil mi? durumun bir izahını yapacak makul bir AKP’li var mı? Gazetelerden okuduklarım mı yanlış, ben mi yanlış düşünüyorum?

    • selam,
      aihm 10. maddesi şööle diyor;

      “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.”

      yasalarda esas olan ifade özgürlüğüdür, ama görüldüğü gibi bunu kullanmana engel olabilme olanağı da tanımaktadır. madem yasaklamak için olanak vardır iktidar partisi için kullanılmasın da bi sakınca yoktur bana sorarsan. aynı şekilde terör örgütü olarak tanığın örgütün siyasi kanadı pyd için bu olanakların tanınmasında da madem yasalarda izin vardır kullanılmasına izin verilmesinde de bir sakınca yok bana sorarsan. amma ve lakin istediğine izin veriyor kafana göre de yasaklıyorsan bu durumda başkasına ifade özgürlüğü dersi veremezsin olanakları kullanıyor diye sesini çıkaramazsın.

      • Selam didem hanm. Hollanda’daki olaylardan sonra Türk karsitligi daha bir aldi yürüdu ve hatta Avusturya gibi ulkelerde yasayan onbinlerce Turk vatandasinin cift vatandaslikla ilgili statuleri sorgulanarak onlarin aleyhine kullanilir oldu (gazeteler). Bu tür haller Turkiyedeki iktidarin bu vatandasların durumuna hassasiyet gostermesi için başlı başına yeter. Partizan amacları için yerinde şovdan baska yollar aramayı bir sorumluluk olarak ele almalılar. Partizan amaçlar için bulundugun etnisite agacın dallarını kesemezsin. Ayrıca, pyd’nin durumu farklı bir konu. Yukardaki maddeye göre onlara izin verirler (çok ileri giderlerse de müdahele ederler, böyle haberler de okuduk). Yetkililer, oturup konusuldugunda sistemlerinin mükemmel olmadığını kabul ediyorlar (ben şahsen buna rastladım). Ancak kanuni duzenlemelerin yorumu ve kendi ülkelerinde bu tür konulara yaklaşıma ve uygulamaya ait kararlar onlara ait. Belli ki 10. Maddeyi hazırlayanlar yabancı bir ülke olarak Turkiye’nin resmen gelip kendi ülkelerinde bu kadarına teşebbüs edecegini pek kestiremediler (ah şu çılgın Türkler!). Zaten o maddeyi de buna izin vermeyecek sekilde degistirmeleri ihtimali artmıştır; diger öncelikleri arasında sadece bir zaman meselesi).

        Bizden başka etnisite (işçi veya yetişmiş iç gücü) bulunduran bir İtalya, bir Romanya, bir Yunanistan, veya İran oralarda boyle şeyler yapıyor mu? Böyle haberlere rastlamadık, onlara izin veriliyor bize verilmiyorsa bu tür haksızlıkları bizim basın hiç kaçırmazdı, sanırım. Tekrar etmek gerkirse, pyd gibi terör gruplarının güdümündeki radikallerin durumu farklı, onlar bir devleti temsil etmiyor. Kultür dernekleri vasıtasıyla onlarınkini dengeleyecek sekilde bizimkiler de ifade özgürlüklerini kullanabilirler. Kültür Bakanlıgının yurtdışındaki vatandaşlarla ilgili birimi bu işlere önayak olabilir. Yani işin dolaylı olarak yapılması başka, partizan bir şövenizm için devletin kredisini istismar etmek başka.

    • Yaşadığım Almanya’da çok sayıda Türkiye kökenli insan Almanya hakkında haberleri bile Türk televizyon kanallarından izliyorlar. Türk kökenlilerin oturduğu hemen her evin çatısında Türkiye’ye yönelik sat antenleri var. Yazdığınız gibi, bu insanlara erişmek için buraya gelmeye gerek yok. 40-50 yıldır bu ülkede yaşayan insanların, Almanya‘ya karşı sert çıkışlarda bulunan Türk politikacıları bayraklarla karşılamaları, Almanya’daki ırkçıların ekmeğine yağ sürmekte. Iki ülke arasındaki ilişkiler düzenli yürürken normal karşılanan davranışlar artık sorgulanmaya başladı.

      • Almanya’da bulundum. İç politikaya malzeme olsun diye (milleti gaza getirmek için) bizimkiler, özellikle Sn C.B. Almanya’ya veya bir başka ülkeye karşı sert çıkışlarda bulunurken onların bu söylemlerden haberdar olacağını nereden bilsin?! Bu elektronik devirde yerin kulağı yok! Bizimkilerde empati desen o da pek yok!

    • Alman cb sinin elinden pasaport alan gasteciler veya sirtindaki asker elbisesiyle almanyaya siginan kirmizi pasaportlu elemanlar icin endiseleniyorsan onlara bisey olmaz! Zaten akp mitinglerine de gelmezler yani. keyfine bak sen ama doz asimina girme ama!

      • Cinsi cibilliyeti ne olursa olsun suçlular ne halleri varsa görsünler. Darbeye teşebbüs eden bilumum suçlular için kafiyeli de olsa epeyce bi şeyler yazmıştım (bir başka forum ortamında, o konu ayrı). Mitinglere gelmez diyorsun da orada kendilerine statü verilmişse özellikle onlar gelirler ve provakörlere katılırlar. Neticede geçmiş yıllarda Bakan mıydı Milletvekili mi unuttum, Fatma hanım vazifeyle şov yapmak için özel harcırahlarla taa oralara kadar gitme zahmetinde bulunmuştu da n’oldu? Onların nezdinde ülke küçük düştüğü gibi, olan bizim oradaki vatandaşlara oldu. Yani, o müsrif ve sorumsuz iktidar temsilcileri oyuna gelip onların ekmeğine yağ sürdü mü, sürmedi mi? Devlet ve millet olarak Türkiye ne kazandı? Başörtüsü takacak kadar imanları var herhalde, ama keşke onu oraya gönderenlerde birazcık akıl olsaydı. Herhalde, o zaman alternatif ve hatta daha etkin usuller bulunabilirdi, ama ne diicen; Ah şu ezbere müslümanlık!

  3. “YSK mesala kararı cumartesi de verebilirdi.” demiş, o zaman böyle olmazmış.Ya iyi parti seçimlere giremeyecekti denilecekti ki “ysk kararı saygılı omalıyız”,yada CB iyi parti seçimlere gitsin diye kanuni düzenleme yapıp lütufta bulunacaktı,tabi biliyoruz ki başkanımız kahraman ,ama olmadı ,siyasi etiğe aykırı şekilde, şov yapması engellendi,tabii üzücü ne diyelim sağlık olsun.
    Şimdi tabii memurlar sürekli talimatla hareket edince bazen amirleri olmayınca ne yapacaklarını kestiremiyo olabilirler

  4. Sizi okumama sozu vermiştim kendime; bunu kirdim. Zira Turkiye de siyaset adeta üsta bir kalemden cikmis ‘suspense novel’ gibi. “En sonki transferler hakkinda Sayin Koru ne diyor, acaba?” diye sorarken buldum kendimi… Ama, simdi sayfanızdan cikiyorum… Isime bakmalıyım.

  5. Sade Vatandaş diyor ki: “.. Siyaset cesaret ister. Korkaklarla yola çıkılmaz”… 23 Nisan 2018 at 17:57

    Yahu, “siyaset cesaret ister”se, o zaman Sn. CB’den daha cesaretlisini mi bulacaksınız? Ancak, yetmedi mi 14-15 senedir! Baksanıza, ne cesaretli çıkışlar yapageldi; Avrupayı titretti! ABD başkanına posta attı! Putini parmagında oynatır gibi yaptı! Faiz lobisini köşeye sıkıştırıp bozuk atıp durdu…. Hep öyleymiş gibi gözüküyor veya gösterilmeğe çalışılıyor. Kulaga hos ta gelmiyor değil. Ancak, kafa tutulan karşı taraflar ne diyor? Şunu diyor : «Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz…» Faizler o kadar büyük ki (dünya standardı olan yıllık faiz üzerinden degil) aylık olarak ifade edilebiliyor. Enflasyon son 14 yılın en yüksek seviyesinde geziniyor…. Rüşvet-yolsuzluk klasmanındaki yerimiz oldukça iyi…

    Yani, yeter ki koltuga biri otursun, velev ki pısırık biri olsun demiyor kimse. Bu bir ekip işi ve işin gerçeği ekip yorgun. Koltuklar kimbilir kaç defa yenilendi ama koltukta oturanlar aynı; yanlış işler yapa yapa kendilerini yıprattılar…. Türkiye daha iyi, doğru-dürüst yonetimlere layık!

    • Sn. C.B. ı cesur değil tam tersine korkak. Hem de en korkak olan o. Sahip olduğu iktidarı kaybetmekten korkuyor. O yüzden de OHAL i yine uzattı. Bütün basını medyayı ele geçirdi. Muhalefetin sesini duyuracak tek mecra bırakmadı. Bütün bunları cesur olduğundan mı yapıyor?

  6. akp daha önce Tugrul türkeş,Yalcın topcu,Süleyman soylu ve Numan kurtulmuş gibi siyasetcileri degişik vaadlerle partisine cekmişti.bu durumlar onlar için gayet normal.
    gelgelim başkaları yapınca cok kötü.
    hem daha üç gün önce secim HARP,DIR,SAVAŞTIR DİYE YAZAN KİMDİ.Hemde efendimize (s.a.v) iftira atarak.
    savaşta hile CAİZDİR Diyen kimdi.(yüce dinimizde asla böyle bir şey yoktur.)
    Müslüman müslümanın kardeşidir.bir cok konuda cekişmeli olsakda bu böyledir.secimler savaş degildir.
    herkes önce evinin önünü güzelce temizlemeli sonra komşusunu suclamalıdır.
    herşeyin vatanımız ve milletimiz için hayırlara vesile olması dilegiyle,

  7. Bu Meral Aksener bir sey biliyor saniyorduk. Ama iyice dagitti. Bir ideali, prensibi varmis gibi gozukuyordu. Megerse yalanmis. Sagdan, soldan gorusmedigi, anlasmadigi kesim kalmadi. Gecmisi olmasa, kurtlere bile yagcilik yapacak. Allah korusun, olur da bu kadin secilirse, secilmek icin saga sola verdigi tavizleri, sozleri nasil yerine getirir, toparlayamaz ki. En kotusu de Meral ile birlikte FETO`daki adamlarin hepsi turkiyeye geri doner. Bu sefer bu kinci grup, bu ikinci sansi affetmez. Turkiye`nin tum kurumlarini ele gecirirler. Eli kulaginda 3. dunya savasi ortamina girerken, guclu, taviz vermeyen, tek sesli lidere ihtiyacimiz var. O yuzden Erdogan dusmanliginizi, turkiye dusmanligina donusturmeyin. Allah hepimizi islah etsin.

  8. Fehmi Bey bu yazinizda hiciv mi yapiyorsunuz yoksa yoksa gercek dusuncenizi mi dile getiriyorsunuz gercekten belli degil. Net olmak neden bu kadar zor?

  9. Ulke freni patlamis bir kamyon gibi yokus asağı gidiyor.Tek adam sn cumhurbaskanimiz herseyi biliyor herseyi o yonlendiriyor. Yanlis yapsa neden yaptiniz diyen yok , etraftaki kafa sallayicilar hep tasdik ediyor.Oysa gercek hic oyle degil ulke dis etkenler icerideki yanlis politikalar nedeniyle gunden gune sıkışmaktadir.is alemi biliyorku ulke bu politiklarla 2019 kasımına kadar dayanamiyacak. Bir ihtimal bu secim ya tutarsa deyip bir kurtulus olursa umidiyle secime gidiyoruz.
    Iktidar boyle de muhalefet ondan da beter bu sıkıntılı donem de bile umut olamiyorsa vay memleketin haline .
    Cozum once adalet duygusunu aldiğı yaralardan kurtarip sonra insanları otekilestirmeden kucaklayici bir dille insanimizi kaynastirmak gerekiyor. Tabiki iktidarin safralarindan da kurtulup 3 – 5 muteahhit disinda bu ulkenin tum vatanperverlerine kucak acarak uretim ekonomisine donerek gercek buyumeyi halk bazinda gerceklestirimesi gerekiyor.
    Ulkeyi yonetenlerin Hz. Omer adalatiyle ulkenin her insanina sahip cikmasi gerekiyor.Yoksa ne kadar guclu olunursa olunsun birgun ilahi adaletin tecelli edecegini akıllardan cikarilmaması gerekiyor. Bu milletin % 25 30 ile iktidara getirdigini bir kalemde tarih sahnesinden silerek esamesinin okunmadigini saglamistir.

  10. Rahatsızlık deyip duruyorsunuz kim neden rahatsız olsun onu anlatır mısınız?buğday ambarı hayaline kapıldınız yine dimi:) halktan kopup kendi çıkarlarının peşine düşenlerin düştüğü duruma en büyük örneklersiniz. Bir gurup fikir ucubelerisiniz. Hadi siyasete girin siz ve sizinkiler.

  11. daha önce, yanılmıyorsam kekeçin eleştirisi üzerine fehmi koru cevap yazmıştı da ben “bataklıktakine temiz olduğunuzu ispatlamaya çalışmanızı anlamıyorum” diye yorum yazmıştım.
    akp yandaşlarının chpli vekillerin iyi partiye katılımı üzerine birden bire, ahlak havarisi kesilmesi de aynı durum. Pisliğin üzerinde oturup ahlak havariliği yapıyorlar.
    “Allahın vasıflarını üzerinde taşıyan bir liderimiz var” sözünden rahatsız olmadılar. “Erdoğan ikinci peygamber” sözünden rahatsız olmadılar. Çocuklara tecavüz edildiğinde “Bir kereden birşey olmaz” sözünden rahatsız olmadılar. Ölmüş bir çocuk (çocuk büyük de değil, reşit değil. 18 yaşından küçük) yuhalatıldı. yuhalarken ahlak, din iman hiç akıllarına gelmedi. Devletin imkanları ile seçim çalışmalarından hiç rahatsız olmadılar. Fetöcüler sınav soruları çaldı, başkalarının haklarını gaspetti, ondan da rahatsız olmadılar. Bütün gazeteler tek elden yönetildi bu da bunların gururuna dokunmadı. “Kırmızı çizgimiz” dedikleri kudüste israil ile anlaşma yapıldı. Bunların ahlakında hiçbir etkisi olmadı. Mavi marmara yolcuları için “dönemin başbakanına mı sordunuz” dendi, bunlarda gene tık yok. Partilerin liderleri ayartıldı, bunlar gene rahatsız olmadılar. Akp hakkında olmadık lafları söyleyenler şu anda akpde danışmanlık yapıyor. bunlar yine rahatsız olmadılar. İnsanlar kumpasklarla içeri atıldı. hapiselerde öldüler, bunlar o mahkemelerin savcısı oldular. “paralar sıfırlandı” rahatsız olmadılar. Hayırsever rıza bir günde vatan haini rıza oldu. “Saat kaçtan sonra vatan haini oldu acaba” diye bile sormadılar. Erdoğan hakkında demediği laf kalmamış olan bahçeli ile ittifak oldu, bunlar yine rahatsız olmadılar. Bunlardaki sindirim sistemi herşeyi çüp makinası gibi öğütürken, CHP’li 15 milletvekilinin iyi partinin seçimlere katılabilmesi için yaptıkları davranışı hazmedemiyorlar Siz önce bir temizlenin, (epey su, sabun gidecek. en iyisi denizde falan yıkanın. yoksa para yetişmez) ondan sonra chplilerin davranışı ahlaklı mı değil mi onu konuşuruz. Bir partinin seçime katılma hakkının korunması için böyle bir davranışta bulunulması zorunluluğu bile aslında size yeterken, siz, chplilerin yaptıklarını eleştiriyorsunuz. Sizi “yavuz hırsız” tanımlaması falan kesmez. sizi tarif etmek için kelime dağarcığımı çok zorluyorum ama henüz birşey bulamadım.

  12. Herkes Gül Gül diyor.
    Ahanda şuraya yazıyorum.
    Gül aday olmaz.
    Onda aday olacak cesaret yok.
    Kazara aday olursa da benden oy yok.
    S. Demirtaşa bile oy veririm 2. turda, Gül e vermem.
    Ali Babacan diyenler var.
    Ona hiç oy vermem.
    Siyaset cesaret ister.
    Korkaklarla yola çıkılmaz.
    Gül olsun Babacan olsun kendi gölgesinden korkan insanlar.
    Türkiye adım adım tek adam rejimine sürüklenirken ağızlarını açıp tek laf edebildiler mi?
    Edemediler çünkü korkuyorlar.
    Bu arada İYİ partiye geçen 15 CHP li vekili kutluyorum.
    Demokrasinin namusunu korudukları için.
    Olayı kınayan AKP lileri anlamak ise gerçekten güç.
    S.Soylu’yu, N. Kurtulmuş’u, D.Bahçeli’yi, M.Destici’yi nasıl safdışı ettiler?
    Kimi partisini kapatıp gitti kimi de partisini tabela partisine çevirdi.
    Ne için yaptılar? Babalarının hayrına mı…?

  13. AKP nin son 4 seçimi kazanmasının ve süreklı “Kılıçdaroğluna saldırmasínın nedenlerını dünkü olaydan sonra daha iyi anlamış olduk.
    Kendileri iktıdardalar ve yaptıkları bütün kanunsuzlukların suçunu muhalefet ve Kílıçdaroğluna attíkları için.
    Buna hilelerıni ve okuduklarínı dahı anlamayaçak kadar çok bilmiş seçmenleri ekledik mi yanılma payi 0 olur.
    Bunu da 10.köyün yazarı vasıtası ile öğrenmiş oldum.
    Dún iyiki 9 köyden kovulmuş diyesim geldi.
    Bu arzu çok mu bencil oldu?😊

  14. fehmi bey dolmuş bir bardak gibisiniz bence haklısınız taşmak üzeresiniz eminim yazınızı kaleme alırken bir kaç kere neyse bunu yazmayayım şimdi ohal var deyip silmişsinizdir…bu ülke böyle oldu…ne yaparsın..hani şair demiştiya:bize bir hal oldu cumamız pazar oldu–bize ne olduysa hep azar azar oldu…güneşli günlere selametle

  15. Türkiye’nin bir değişime ihtiyacı olduğunu herkes biliyor. Demokrasinin de birinci şartı budur. Bir parti ilelebet iktidar kalamaz. Erken seçim değişim yolunu açmış görülüyor. Hayırlı olsun.

  16. Konuşulması gereken 2 ana konu ortaya çıktı. Bir tanesi akp yandaşlarının yıllardır kaçındıkları fakat bugün ısrarla konuşmak istedikleri konu, diğeri ise CHP’li 15 milletvekilinin iyi partiye katılımı. Zaten akpliler, yıllardır kaçındığı ahlak konusunda bugün ısrarla konuşmak istiyorlarsa bunun sebebi de 15 vekilin iyi partiye katılımı olduğu için ilk ele alınması gereken konunun burası olduğu açık.
    Öncelikle chp’li 15 milletvekilinin iyi partiye katılımı, “müdür”ün o kadar da beceriksiz olmadığını, yeri ve imkanını bulduğunda gayet iyi işler başarabildiğini gösterdi. “Bir aday bile belirleyemeyen beceriksizler” söyleminin sadece algı oluşturma çabası olduğu, gerçekte ise bir karşılığının olmadığı görüldü. Yani muhalefet (burda özellikle chp liderini ve chpyi de vurgulamak istiyorum) söylendiği gibi beceriksiz değil, tam tersine akp ve mhpnin o kadar engelleme çabasına rağmen, yargı, ve bütün devlet imkanlarını kullanmasına rağmen, havuz medyasına rağmen iyi partiyi kurup, seçimlere katılabilir duruma getirmiştir. Burda bir beceriksizlikten bahsedilecekse, bu kadar imkanla, iyi partinin etkinliklerine salon tutmasını bile engelleme çabasına rağmen iyi partinin kurulmasını ve seçime katılmasını engelleyemeyen akpnin beceriksizliğinden bahsedilebilir. Engelleme çabasının, ayrıca bu engelleme çabasında devlet imkanlarının kullanılmasının ahlaki olup olmaması ise ayrı bir tartışma konusu ki hazır akplilerin kendilerini ahlaklı pozisyonda (ilk kez) görmesi ve ahlak tartışmasına girme hevesine kapılması bizim için de iyi bir fırsat. Böylece akpnin gerçek ahlakını birbir ortaya dökebiliriz.
    CHPli vekillerin iyi partiye katılmasının bir başka yönü ise, sağcısı, solcusu, islamcısı, ateisti, deisti, zengini,fakiri, işsizi, memuru (pardon memuru yazmayım işinden atarlar ve düşüncesinden dolayı işyten atmayı da ahlaki davranış diye iddia ederler), işadamları (bu da riskli vergi memurlarını üzerlerine salarlar. hem de yaptıklarının ahlaki olduğunu iddia ederler. işadamları bölümünü de çıkaralım.), yani akpden nemalanmayan, ülkenin gidişinden memnun olmayan her düşünce ve her kesimden insan, bu davranış ile biraraya geldiler. Dün yazmıştım. Bir ülkücü: “Bu zamana kadar MHP haricinde hiçbir partiye oy vermemiş birisi olarak şimdi en CHPli benim” diye yazmış. Bir CHP’li de, ak parti açıklamasındaki “makul chpliler bu davranışı onaylamıyorlar” mealindeki ifadeye atıfla, “CHP’liyim ve yapılanı destekliyorum. Galiba makul değilim” yazmış. Ortaya çıkan bu birlik, siyasi farklılıkların, inanç ve düşünce farklılıklarının ortadan kalkması işte bu çok önemli.
    CHP’li vekillerin iyi partiye katılımının ortaya çıkardığı en en önemli kısmı ise, vatandaşlarda umut oluşturdu. İşte beni sevindiren en önemli bölüm bu. Umut.

  17. Denge
    Sermaye doları kullanarak kuvvetleri böler, eşit hale getirir ondan sonra kendi küçük gücü ile koskoca kitleleri yönetir. Türkiye’de önce tek partiyi oluşturdu. Halkı dinsizleştirerek dindarlarla dinsizleri eşit seviyeye getirdi. Sonra dindar olmayan ama dindar görünen DP ile dinsiz olmayan ama dinsiz görünen CHP ile denge kurmaya kalkıştı. Bu oyunu çok partili sistemi getiren 27 Mayısçılar bozdular. Bu oyunu oynamaya Sermaye devam ediyor. CHP grubunu AK Parti seviyesine çıkarması için önce 15 Temmuz’la Gülencileri o cepheye itti. İyi Parti’yi kurdurdu CHP ile ittifak yaptırdı. HDP’lileri hapse doldurtup onları da CHP çatısında topladı.
    Parti ittifaklarını ortaya koyarak barajı kaldırdı. AK Parti’nin oylarını yarıya kadar düşürmeyi planlıyor. Erdoğan cumhurbaşkanı olacak ama sonra Yüce Divan’a gönderilecekti. Ekmeleddin’i CHP’nin adayı olarak kabul etmesi kendi aklı değil, Sermaye’nin talimatıdır. Başkanlık Sistemi, erken seçim, hep Sermaye’nin planlarıdır. Seçimden sonra MHP ve AK Parti’nin arası açılacak ve böylece Erdoğan gidecek. Kim gelecek? Derviş gelecek. Akevler ne yapacak işte orası belirsiz.

    • Sayın Karagül’le, yazınıza Denge ile başlamışsınız ama yatıp kalkıp sermayenin partisi AKP deyip sonrada desteğe devam etmeniz dengeli görünmüyor:))

    • Sayin karagülle madem bizler ne yaparsak yapalim sermaye istediği gibi ülkeyi yönetiyor Secimler neden yapiliyor. Hadi bizler bilmiyoruz oy kullaniyoruz siz biliyorsunuz niye oy kullanmaya devam ediyorsunuz oyunuzun kiymeti yoksa

  18. Harp hile değildir Sıdk Sultanından (ASM ) doğruluk dışında bir şey sudur etmemiştir. Eğer harp hile olsaydı Hz. Peygamber’in (ASM) en yakın ve en has talebelerinden olan Hz. Ali (RA), Amr ibnül As (RA) mızrakların ucuna mushaf sayfalarını iliştirdiğinde zekası ve içtihadı ile daha büyük bir hileye tevessül ederdi. Kaldı ki yalan, kizb ve aldatmak müslümanın şiarı değildir olsa olsa siyasal islam reisleri olan ümeyyenin şiarıdır ki ali beytin imamı Hz. Ali (KV) böyle bir yola tenezzül etmedi ve sıdk üzerinde onurlu mağlubiyeti yaşadı. Dünyanın geçici, adi ve muhataralı valilik, sultanlık makamları yerine aktabların, müçtehidlerin reisi olması Kaderi İlahi ile intihab edilmiştir.
    Siyaset namına söylenen ağır sözler aklı ve kalbi bozulmuş, sıdk ile kizb, adalet ile zulüm arasında ki farkı politikanın tarafgirlik ve çok yüzlü labirentleri içinde kaybetmiş olanlar için bir bağlayıcılık ifade etmeyecektir. Ancak kazanmak için her yol mübah değildir. Yıllar boyu Machiavelli’nin Prens’i üzerinden oportünistliği yüceltenleri, eleştiren bir mefkure eğer bugün
    samimiyetini sorgulamak zorunda kalmışsa arkamıza dönüp erdemlilik yolunda bir arpa boyu yol gidemediğimizi anlamanın zamanı çoktan gelmiştir. Siyaseten kazandığınız şöhret, kaybettiğiniz samimiyet yanında beş paraya değmeyecektir.

    • Bu mebus borsası değil darda kalan komşusuna yardımdır
      Önüne engel konulan ve aşamayacak durumda olana yardımdır aşması için
      Ha CHPninde çıkarı vardır
      AKP karşı kuvvetli bir blok oluşturmaya çalışıyor
      Bunlardan bana ne
      Okuyunca duramadım yazdım
      Yoksa ….bana ne
      Diyemiyorum

      • Hayirlisi olsun, bu tip olaylar eski turkiye’de her secimden once olurdu, o yuzden yuz kizartici bi manzara:( bikac mebus yeniden aday olamiicaksa hemen minik bi partiye transfer olur ve sonra da secim yardimini ulesirlerdi… Garip yani…

  19. Aklınıza sağlık çok harika hicvetmişsiniz.
    Ülke ne hale geldi,tek bir insana teslim olmanın
    bu boyutlara geleceği inanılır gibi değil.
    Hukuku tanımıyor,istediğine hakaret ediyor
    sevmediğini içeri attırıyor, mahkemeleri,yüksek
    yargıyı,parlementoyu, askeri,polisi YÖK ü hukuk dışı
    yöntemlerle kendine bağlıyor
    çevresinden alkış alıyor bu nasıl bir çevreyse.
    Hasan Kayım

  20. fehmi beye hak vermemek mümkün değil. o kadar uzun zamandır muhalefetin ayak oyunu bile yapmaya tenezzül etmiyor ki, yapınca o bile insanı mutlu ediyor olmalı. iyi partinin seçime girmeme şansı varmıy dı, zaten yok gibiydi. zaten girecekti. meral hanımın kubbeyi başlarına yıkarım tehtidinden korkmuş olmaları ihtimali büyüktü. bu tehtide ben de hak vermiştim zira seçime girmesine izin verilmemiş yeni kurulmuş bir partinin önünü kesmek siyasi bir intihar olurdu. halktan kimsenin buna hoşgörü göstereceğini sanmıyorum. peki, zaten seçime gireceği belli ise neden bu işe gerek duyuldu, hazine yardımı alacak mı bilmiyorum, bir de mağdur olamadım bari mağdur olacaktım gibi bir durum yaratayım meselesi olabilir. öyleyse ben bunu ahlaksız bulmuyorum zira böyle bir fırsatı kullanmak bile muhalefetin biraz kıpırdanmasıdır, bir çabadır bir gayeye yöneliktir, nitekim muhalif cenahın bir parça şevklenmesine yol açmıştır, ümit vesilesi olmuştur fena mı??? fehmi bey kesin sonucu bildiğimiz seçim seçim olur mu diye yazıp duruyor. kaderine razı bir muhalefet kimin işine yarar, kimsenin işine yaramaz. ne akp ye faydası olur ne akp seçmenine. ben herkes o satırları okumuyor olsa da her zaman akp nin hatalarında muhalefetin çok emeği var diyorum. hem akp nin hatalarını kabul ediyorum hem bu kadar pervasız yapabilmesinden muhalefeti suçluyorum. şahin bir muhalefetimiz olsa iktidar istediği gibi at koşturabilir mi??? koşturmamalı, koşturmasına izin verilmemeli. ama muhalefet doğru yanlış ayrımı yapmadan herşey yanlıştır noktasından hareket ettiği için kimse ne dediğine bakmaz muhalefeti takmaz oldu…belki bu döngüden bile çıkabilirler, umudu büyük tutmak lazım.
    çatı aday konusunda çekincelerimi yazıp çizmiştim, şimdilik tekrar etmiyorum. önce bi görelim diyorum…

    • Muhalefet ama kime? Kendi ulkene muhalif olursan sonucu boyle oluyor iste. Kurmali fare gibi doneleyip duruyorlar. Muhalefetteki anlayis soyle: halka faydasi olacak bir icraat mi yapiliyor, hemen karsi cik engel ol. Kara halka degil de zengin sinifina yariicak bi icraat mi soz konusu, o zaman da hic sesini cikartmiyor. Boyle muhalefet dusman basina…

  21. Iktidarin sesi Abdulkadir Selvi,bugunku yazisinda;
    “Uğruna darbeler yapılıp, muhtıralar verilen Cumhurbaşkanlığı seçiminin muhalefete bırakılmayacak kadar önemli bir iş olduğu görüldü.” demis.
    Muhalefetin,iktidarin belirledigi oyuna uymamasi iktidari perisan etmis anlasilan.Oyle ki niyeti bile bozmuslar gibi gorunuyor,bakalim neler gelecek?

  22. Bu gelişmenin olması da öngörülüyor olmalı. CHP de, HDP de tek başlarına bir anlam ifade etmediklerini kavramış ve matematik ilminden sonunda nasiplenmiş görünüyor. Bir sonraki adım cumhur ittifakının karşısında duran tüm partilerin tek adayda birleşmesi olacaktır. Dolayısı ile cephelerde değişen hiçbirşey yok. Oyları sağdan saysak, soldan toplasak sonuç aynı. Erdoğan karşıtlığından beslenen bu yeni cephenin farklı eğilimden alabileceği oy ne kadar. Bir blok olarak hareket edebilmeyi becerebilme marifetini de göstermeleri zor görünüyor. Şimdi saha kenarından seyredenler de sahaya girsinler de hünerlerini görelim. Yalnız şu ana kadar kimsenin sözüne kanmadılar. Belki sayın Koru ikna edebilir kendilerini. Fotoğraftaki son eksiği de tamamlayıp son taaruzu yapınca sayılarını, arkalarındaki halk desteğini, çaplarını ülkecek öğrenmiş olacağız. Beş benzemez bir olup aday çıkarmayı başarırsa bizlere de ancak tebrik etmek düşer.
    Yalnız sonuçları görüpte ağlayıp sızlanmak yok. Çamura yatmak, kedi demek, çaldılar demek, ucuz siyaset yok. Kaybeden siyasetten çekilecek başkası kurtarmaz. Haydi beklenen son hamleyi de yapın da herkes boyunun ölçüsünü alsın. Bizde bilelim, tanıyalım….

      • Bu kafayla devam, sorun yok. Nasıl olsa çamur salla, iftira at, yerinde durmaya devam et. Siyasetçi için kullandığım bir cümle. Çarpıtmaya lüzum yok. Ülke kimsenin babasına ait değil ama istediği sonucu alamayınca sürekli ülkeyi terketmekten bahseden klavye kahramanları dolu etrafta. Nasıl olsa sırtlarında yumurta küfesi yok. Aurıca sözünü tutmakta ne siyasetçisine nasip oluyor ne destekçisine.

        • Ulke hepimizin dedelerinden babalarimiza ve onlardan da bize kalmistir:) dileyen terkedebilir ama sadece turistik/ekonomik amaclarla! Vatan kolay bulunmuyor gercekten… Ha cekip gidenlerden fazla donup gelen ve yerlesen de cok ulkemize, yerlisi yabancisi.

  23. 15 Vekilin CHP’den İYİ Parti’ye geçmesi hadisesi , YSK’nın vereceği olumlu veya olumsuz kararı bekleyerek vuku bulsaydı daha şık olacaktı . Hatta karar OLUMSUZ olur ve bunun akabinde 15 vekil geçiş yapsaydı , 15 yıldır kullananların çok iyi bildiği ” Mağduriyet Edebiyatı” bile (Ki kabak kabak tadı verdiğinden belki muhalefet tarafından tercih edilmemiş olabilir) yapılabilirdi muhalefet tarafından. Bu tür manevraların ahlaki olmadığından dem vuran Ak Partili yetkililerin , kendi yaptıkları uygulamaları (Örneğin başkalarına hazırlık zamanı tanımamak için (100 bin imzayı YSK dan kimlik ibrası vererek sağlamak 2 ayda! ) baskın seçim kararı almak gibi) sorgulamaları , ne kadar ahlaki / etik olduğunu bir düşünmeleri gerekir.Düşünsenize herkesin FETÖ veya hükümetin tarafından fişlendiği bir ortamda kim gidip kimlik gösterip imza verecek ? Aklınız eriyor mu buna ? Elinde çuvaldızla gezenlerin kendilerine bir iğne batırıldığında feveran etmeleri çok yakışıksız.Oyunun kurallarını değiştirip , karşı taraf da buna karşı bir manevra yaptığında mızıkçılık yapmak ne kadar ahlaki ? Sn.Bahçelinin bu muhalefet manevrası sonrası yaptığı ” Siyasi Çürüme ” sadece muhalefeti saran değil , iktidarın sebep olduğu olumsuzluklar ve hukuksuzluklar sonucu her tarafa metastaz yapan amansız bir hastalıktır. Bu hastalığı sadece muhalefte yakıştıranlar ise tedavi olmaz bir safhaya gelen hastalıklarından bihaber, herşeyi güllük gülistanlık sanan, bu yanlış uygulamaları devam ederse (Ki öyle görünüyor) siyasi mefta olmaya aday olanlardır.Tüm Ulusumuza ve çocuklara armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik gününde çocuklarımız ve geleceğimizden endişe ediyor olmamalıydık. Herkesin bayramı kutlu olsun.Kalın sağlıcakla.

    • Musa bey başlangıçta bende sizin gibi geçmesin diye düşünmüştüm lakin mustafa elitaş sonraki seçimlere hazirlansinlar dedi. Selvinin bugunki yazisindada pazartesi girmemesi yonunde karar verilecekti vekil gecisiyle girmenin önünün açıldığını söylüyor. Alakasız benzetmeler ve garip tavırlar tarihin iyi parti icin secildiğini belli ediyor. Eğer yapmasalardi secime giremezlerdi yada baska partiden girerlerdi. Bunun önüne geçtiler. Akıllıca…

    • Mustafa Elitaş in bir gün önceki kusura bakmasınlar bir dahaki seçime hazirlansinlar açıklaması YSK nin vereceği art niyetli kararı sana göre yansıtmıyor galiba ki bekleyip öyle yapılsaydı demen çok iyi niyetli kaliyor.15 vekilin katılımı ile grubu olusturan iyi parti TBMM’de grubu bulunan diğer partilerle seçim için aynı haklara sahip olmasina ragmen seçime giremeyeceği yönünde oy kullanan 2 üye ye ne demek istersin merak ediyorum

  24. Koru’yu bugünkü yazısında çok zor anladım..ne oldu ona, acaba okuduğum Koru değil mi diye; yazının başlığına tekrar tekrar bakasım geldi. Doğrusu ne demek istiyor diye birkaç kez yeniden okuduğumu söylemeliyim. Meğer bu yazısında ustaca, ama çok ustaca bir hiciv ortaya koyuyordu..içi içine sığmıyorcasına…

    Öngörülerinin bir bir gerçekleşiyor olması, içini kıpır kıpır eden heyecanından, uçacakmış gibi bir his yaşıyordu sanki.
    Bir ara düşündüm: tansiyonu çıktı, kan beynine sıçradı da titrek ve iddialı bir dik duruş ile ”bi şeyim yok, ben çok iyiyim” dediğini anlar gibi oldum.

    Yazısının sonunda ”Ya, bir bakmışsınız, hiç beklenmeyen de olursa?..Ağzımdan yel alsın.” dediği de, ne manaya geliyor diye beni bir düşünce aldı.

    Hem öngörüleri bir bir hayat buluyor hem de, en son öngörüsünün gerçekleşmesine ramak kala (Gül’ün aday olması hali) ”ağzımdan yel alsın”diyor. Burasını hiç anlamadım..”yel” onun dileğini, olduğu yere tez vakitte ulaştırması için mi dedi bunu?. Yoksa bununla bir ”ters köşe” yapması ihtimal dahilinde mi?

    Türkiye’nin siyaseten tam orta yerinden ikiye bölünmüşlüğünün tescili olacak bu seçimlerde cepheler tahkim edilirken (SP ile beraber) Gül’ün; ”kardeşim Recep Tayyib Erdoğan başkan adayımızdır” çıkışı gibi bir ters köşe örneği.. Biraz (çok) fazla komplo kokuyor gibi ama olsun. Burası Türkiye.. Onca yaşananlara rağmen, Allah ülkemize zeval vermesin.

    • Gul un adayligi icin yanip tutusuyor.Butun yorum ve yazilarinin hedefi o.Hani bir soz vardir:Tilkinin kirk turkusu var,hepsi kumes ustune diye.Iste o hesap.

  25. bahçelerde güller sağdan ve soldan esen rüzgarlarla bir sağa bir sola savrulup gidiyor. Allah etmesin kökünden koparsa bu memlekette bir daha gül açmaz. İster istemez güldüren bir yazı

  26. birisi çıkıyor dinle alakası olmayan seçim olayını peygamber efendimizi referans vererek savaş haline çevirip günlerce erkene alınmayacak denen seçim erkene alınınca harp hiledir diyor.karşı tarafta buna bir hamle ile cevap verince vay efendim siyasi ahlaksızlıkmış falan filan.önce bir aynaya bakında ondan sonra konuşun.
    aslında iyi partiye milletvekillerini Chp nin değil.isminde ADALET yazan Akp nin vererek seçimlere katılmasını sağlamalı hodri meydan demeliydi.işte o zaman bu ülke de neler değişirdi.

    • Doğru analiz: yani, hem mantıki ve hem de haklı birader! AKP’nin ADALET konusunda hassasiyeti olsaydı durum çok daha avantajlarına olurdu. Sonucta bu kadar oy kaygıları da olmazdı. Kendilerini ne hale dusurduler! Simdi 50+1′ e talim ediyorlar…

      • 50+1 den daha yukariya cekelim diyen varsa buyursun ceksin:) turkiyede baraj %10dur. Cb secilme baraji 1. Turda kullanilan oy sayisinin yaridan 1 fazlasidir. 2. Tura kalirsak eger 1. Turda en cok oy alan iki aday tekrar yarisacak, hangisi digerinden 1 oy fazla alirsa o devlet baskani olacak. Mesela tayyip bey 2071 oy aldi diyelim, kilicdaroglu 2070 oy alsin. Devlet baskanimiz kim oluyor bu durumda?

        • Yazdiklarindan okudugunu anlamadigini yine gosterdin. Körkütük ezbere savunmalarin icin kimbilir kaç para alıyorsun ama, işinin ehli biri olduğun şüpheli. Zaten işinin ehli olmayanları işe ala ala AKP bu kadar acizleşti ve 50+1’e talim eder duruma geldi. Ben niye bu hale geldiĝini sorgularken sebeplerine deginiyorum, sen 50+1 argumaninla malûmu ilâm etmekten baska bir sey yapmiyorsun. Ah şu “ezbere müslümanlık”!

  27. İyi Parti’nin grup kurmuş olması tüm muhalifler gibi Fehmi Bey’i de sevindirmişe benziyor.Bence de iyi oldu
    bu hamle.Böylece başarısızlık için ellerinde bahane kalmamış oldu.Ağlaşmalarına gerek kalmadı.
    Gerçi mağluplar için bahane bitmez.Nitekim dün burada bir yorumcu,daha YSK seçime katılacak partilerin adını bile açıklamadan
    önce yazdığı yorumda 550 milyon oy pusulası bastırılmış diyebildi.Yahu
    bu acele niye?Pusulaya yazılacak partilerin isimleri bile belli değilken
    pusula mı bastırılır?İnsan biraz daha mantıklı hile iddialarında bulunabilir.
    Örneğin oy sayımı yapılırken çöplerden
    oy pusulası toplamak gibi!Tabi bunu yapabilmek için önceden bazı çöplere
    pusula yerleştirmek gerekir.Aksi takdirde
    hangi çöpte pusula olduğunu nereden bileceksin!?

    İyi Partinin grup kurmuş olmasının muhalefete bir oy getirisi olmayacak bence.Sadece Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi kolaylaşmış oldu,o kadar.Eğer onun aday gösterilmesi muhalefete başarı getirecek idiyse,zaten bir şekilde aday göstermenin yolu bulunacaktı.

    Aslında Fehmi Bey bu durumun farkında.
    Onun için muhalefet partilerine ısrarla
    liderlerinizi aday göstermeyi bırakın,
    A.Gül veya ona benzer bir çatı aday
    göstermeye bakın tavsiyesinde bulunuyor.
    Bence bu öneri yanlış da değil.Böyle yapmaları da mağlubiyetlerini önleyemeyecek o ayrı mesele.

    Öte yandan yeni sistemde milletvekili seçimlerinin önemi ikinci sıraya düştü.
    Çünkü ülkeyi meclis değil Cumhurbaşkanı yönetecek.

    İyi Parti’nin seçime katılacak olması
    barajı aşabilirse(çok zayıf ihtimal) 5-10
    milletvekili kazandırabilir belki muhalefete.Ama hunun bir önemi yok.Çünkü Ak Partinin tek başına çıkaracağı vekil sayısı bile meclisten
    yasa çıkarmaya yeter kanaatindeyim.

    Fehmi Bey milletvekili transferinde bir
    menfaat yok diyor.Evet hükümet kurmak için eksik tamamlanmıyor.Bu anlamda bir
    menfaat yok.Ama başka tür bir menfaat
    olup olmadığını bilmiyoruz.Sadece şunu
    biliyoruz:Grup kurduğu için İyi Parti
    önemli miktarda seçim yardımı alacak.
    Ak Parti de Büyük Birlik Partisine 20
    vekil verse,onlar da seçim yardımı alsa
    fena olmazdı yani!

  28. Sadece tek bir hamle iktidarı çılgına çevirmişe benziyor. Sizin deyiminizle “Solak olmayan bir boksörün sol yumruk aparması gibi”. Üzerlerinde ki ölü toprağını bir anda silkeleyerek umut bahşettiler ülkeye. Ama akıllıca davranıp diğer siyasi manevraları oynayarak rüzgarı tersine çevirmek lazım. Hadi bakalım yolları ve bahtları açık olsun.

  29. Öncelikle milli egemenlik ve çocuk bayramımız kutlu olsun.
    Eğer hakikaten İyi parti seçime sokulmayacak idiyse ben de sizinle birlikte Ysk yı ayıplarım. Çünkü İyi partinin kurulma biçimine, kurulma amacına ve yapmak istediklerine katılmıyorum, ama bu onların seçime girilmesine engel olunsun, yasal aşamalarda engellensin düşüncesinde olduğum anlamına gelmez. Ben sonuçta kötü de olsa yanlış da olsa her fikrin her kadronun, milletin önüne çıkıp onun elemesinden geçmesinden yanayım. Benim karşı olduğum şu; İyi partinin ittifak partileri hoşlanmasa da Ysk tarafından engelleneceğini düşünmüyorum. Nitekim 2 gün evvel Akşener kendi tvitinde Yargıtayın seçime girebilecek partiler listesine İyi partiyi de yazarak Ysk ya gönderdiğini ve seçime girmelerinin kesinleştiğini belirtti. Dün de Ysk bunu resmi olarak açıkladı. Ama bu yapılan transferin bence amacı kendilerine izin verilmiyormuş görüntüsü vererek mağdur edebiyatı yapabilmekti. Bana göre bunun yerine gerçekten izin verilmeyeceğini düşünüyorlardıysa resmi süreci bekleyip giremeyeceği açıklandıktan sonra mücadele etmeleri ve böyle bir davranışı o zaman göstermeleri daha doğru olurdu. Tamamen bir algı çalışmasıydı bana göre. Yandaş diye tabir edilen gazetelerde bile çoğu yazar eğer kanuna göre teşkilat şartları tam olmasa bile Ysk nın seçime girmesini ilan etmesinin demokrasi açısından daha doğru olduğunu yazıyordu. Ayrıca hadi böyle birşeye gerçekten ihtiyaç olduğunu düşünelim, o zaman da iki parti, başkanı birlikte bir basın toplantısı ile bunun gerekçelerini tafsilatlı olarak açıklayıp, milleti ikna etmeliydiler. Ama yangından mal kaçırır gibi aceleyle bir manevra ile, gurup başkanvekilleri hızlıca bir basın açıklaması yaptılar ve hiçbir soru almadan olayı bitirdiler. Ayrılmak zorunda bırakılan milletvekillerinin yüzlerinden memnuniyetsizlikleri açıkça görülüyordu ve hiçbirine konu ile ilgili konuşma açıklama fırsatı verilmedi. Manken olarak kürsü arkasına sıralanıp 10 dakika tutulup gönderildiler. Bence hem demokrasiye, hem resmi sürece hem de 15 milletvekiline büyük bir ayıp yapıldı. Hem de milli egemenlik bayramının arefesinde. Parlamenter sistemi getirmek isteyen, meclis geri plana atılıyor diye söylemleri olan iki partinin milletvekilliğine ve şahsen milletvekillerine böyle davranmaması gerekirdi. Keşke farklı davransalar, bir haksızlık yapıldıktan sonra sahici bir mücadele vermeyi göze alabilselerdi. Uğrunda mücadele edilmeden sahip olunan hiçbir şeyin değeri bilinmiyor ve kıymeti anlaşılmıyor çünkü. Keşke kanunla tanınan 100 bin imzayı toplayıp Akşeneri aday gösterseydi İyi parti. Verilen bir hakkın kullanılabildiğini hem millete hem dünyaya göstermiş olurdu. Siyasetçilerin biraz da halka yol göstermesi, haklı oldukları zaman nasıl meşru mücadele yapılacağına örnek olmaları iyi olurdu. Gerektiğinde yasaklı da olunsa, hapse de girilse haklı mücadelenin sonuç aldığını bu millet mevcut cumhurbaşkanında görmüştü. Kolay yola sapmasalardı kendileri hakkında daha iyi bir intiba verebilirlerdi halka.

    • Halk dediğiniz AKP taraftarları mı? Yoksa Muhalefet mi?
      Halk yapilandan fazlasi ile memnun.
      Şu an Kılıçdaroğlu ve CHP demokrasi sınavíndan tam puan aldı.

    • Anlasilan keşkeler fayda vermiyor Necip Bey. Iktidar yapinca makul, ama muhalefet yapinca mi demokrasi ayibi oluyor. Insaf edin demekten baska birsey diyemiyorum. Tabirimi mazur görün ama İyi partinin olayı şuna benziyor, kurt kuzuyu yatırmış yiyecek kuzu kurda “beni buyur ye ama sor niye?” meselesine dönmüştü. Şimdiye kadar gördüğüm en anlamli demokratik duruş dün chp nin mecliste yaptığıydı. Chp’yi sonuna kadar destekliyorum.

      • Tarık bey doğrusu keşkeyi biz demeyeceğiz zaten. Şunun şurasında 2 ay sonra belli olacak hersey. Benim uyarım sadece gerçekleri açıklayıp insanların görmesini ve kabullenme sini ummak. Yoksa önümüzdeki 5 sene bahane ve pişmanlık yazıları okuyacağız.

        • Demokrasilerde halk neye karar verirse ona keşke denmez kanaatimce. Ülkeyi bu kadar geren kutuplaştıran ve çıkmaz yollara sürükleyen takdir edersiniz ki 15 yıldır iktidarda olanlardır. Muhalefet sadece çıkış yolları aramaktadır. Gerçi 16 nisan referandumunda son 1 saat kala YSK’nın mühürsüz oylarla ilgili verdiği karar şeçimlere gölge düşürse de önümüzde ki sandıkta umarım bu tür hukuksuzluklar yaşanmaz ve herkes demokrasi gereği sandıktan çıkanlara uyar.

    • Necip bey cok zorlama bi yazi olmuş. akparti sozculerinin iyi parti 5 yil sonraki secimlere hazirlansin sözünü duymadınız galiba. Normalde ysk bu gün karar verecekti vekil geçişinden sonra dün acilen karar verdi. Abdulkadir selvinin bugunki yazisina bakabilirsiniz.

      Ayrica 550 milyon oy pusulasida üç aşagı beş yukari gercek. pusulalar seçmen nufusunun belli bir oranda kati olmak zorunda. Bunu ysk tedbir amacli yapiyor lakin amacinda kullanilip kullanilmamasi 1 partinin degil tüm partilerin sorumluluğunda.

    • Ysk hic oyle sey yapar miymis,ne ayip. Kanunen acikca gecersiz olan oylarin gecerli olduguna karar verip Referandumu iktidara kazandirdan bu YSK degil miydi,ne cok cabuk unutmussun.Ayrica iktidarin ayiplanacak o kadar katakullisi var ki,ayiplamak ise yarasaydi bugun iktidar hala ayiplanacak isler yapiyor olmazdi.

  30. Fehmi bey iyki varsınız.
    Size iyi ki varsınız dediğim zaman iktidarın trolleri tarafından zavallı ilan edilmıştım.
    Türkiye öyle bir ortama geldiki onların sevmedıği birisini takdir etmek bile suç oldu.
    Yazarımız “solak boksör” den bahsedeli daha iki gún olmadan her ne kadar o boks şimdilik atılmasa da sadece gõstermesi dahi bileği bükülemeyecek olarak bilinenlere deprem şoku yaşattı.
    Şimdi onlara sormak gerçek vatanperver kimimiş?
    Dünkü Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının yapmış olduğu o jest aslında Türkiye’nin içinde bulunduğu şu karanlık günlere gecenin yarısında gün doğmuş gibi milletin düştüğü karamsarlıkdan çıkartíp geleceğe umutla bakmasını sağladı.
    Ben Kılıçdaroğlunu gerçekten barışçı ve nezaketli bir politikacı olarak hep taktır etmişimdır.
    Türkiye’nin kavgaci değil barışçı,bölúcü değil birleştırıcı,kendini değil milleti düşünen Kílıçdaroglu, Meral Akşener, Temel bey, Selahattin Demirtaş ve Abdullah Gül gibi politikacilara ihtiyaci var 16 senedír kavgadan hakaretten bu millete gina getirdiler.
    Gerçekten dünkü o olay milletin yüzünü gúldúrdu.
    Allah doğruların yardımcısı olsun.
    Sayın Koruyu da geleceğe dair tahminlerinden dolayı tebrikler.

  31. Keske bir baskan adayi cikarmak yerine, ilkeler etrafinda birlesebilen renkli bir ekip cikarsalar. Olmaz ama ne bileyim; Ilker Basbug, Abdullah Gul, Ilber Ortayli, Meral Aksener, Yilmaz Buyukersen, Temel Karamollaoglu ve hatta Selahattin Demirtas belki de. Kimin baskan oldugunun o kadar da onemli olmadigi bir ekip. Demokrasi ve hukuka saygili bir anayasa sozu verecek boyle bir ekip kurulsa guzel olmaz mi? Anlasamaz miyiz? O kadar ortak paydamiz yok mu?

    • “Demokrasi ve hukuka saygili bir anayasa sozu” onerin bence cok mantikli.Baska bazi, demokrasi,hukuk ve denetimin seffaflastirilmasi ve artirilmasi gibi bir cerceve icinde muhalif adaylarca sozu verilebilecek ve halk tarafindan da kabul gorup oy ile odullendirilecek bir oneri.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here