‘Ölü adam geçiyor’.. Bu defa canlı yakalanırsa.. Terörü önlemek mümkün..

23

Reina’da yılbaşı gecesi o kadar can alan câni acaba canlı olarak yakalanacak mı?

Hiç değilse bu defa öyle yakalanmalı…

ABD’de bazı eyaletlerde idam cezası halen geçerli. Ağır cezalık suçlar işleyenlere mahkemeler idam cezası verebiliyor. O cezayı alanlar, bazen yıllar sürebilen infaza kadar, etrafta yine kendileri gibi idamlıkların tek kişilik hücrelerde tutuldukları özel bir bölümde kalıyorlar…

Dünyadan tecrit edilerek…

Herhangi bir sebeple bir yerden başka bir yere gitmesi gerektiğinde idam mahkumunun, geçtiği her yerde, diğer mahkumlar, “Dead man walking” diye bağırıyorlar…

“Ölü adam geçiyor…” diye.

Yeni dönem terörist

Son zamanlarda Türkiye’yi hedef alan terör eylemlerinde kullanılan, ya da kendisini o amaca şartlandırmış olanlar, âdeta birer ‘dead man walking’ gibiler…

Canlıdırlar, ama süresi belli olmayan bir zaman dilimi sonrası öleceklerini biliyorlar…

Ne diye bağırıyordu Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u öldüren tetikçi kendisini teslim olmaya davet edenlere?

“Ben buraya ölmeye geldim” diye değil mi?

Reina’daki tetikçi de eylem üzerine sıkıştırılabilseydi, muhtemelen, kendisinin oracıkta öldürülmesi için her şeyi yapacaktı…

Yeni dönem ‘terörist’ öyle şartlandırılıyor besbelli.

Aynı tetikçi şimdi de saklandığı yerde ‘ölü adam yürüyor’ durumunda olduğunu biliyor; öyle de davranacaktır.

İşte bu sebeple, kıstırıldığında, güvenlik güçleri, onu canlı ele geçirmek için elden gelen her şeyi yapmalıdır.

Her şeyi, ama her şeyi…

Canlı ele geçirilemeyen terör eylemi fâilleri bir sonraki eylemin fitilini de çekmiş oluyorlar çünkü…

Güvenlik veya istihbarat birimlerinden alındığı belli olan bilgileri sütunlarında okuduğumuz yazarlara göre, Beşiktaş ve Kayseri’de meydana gelen terör eylemlerinde, olay mahallinde, kendini patlatan teröristleri yakından izleyen suç ortakları da bulunuyordu.

Ancak yakalanamadılar.

Bu bilginin doğru olma ihtimali yüksek…

Kendini feda etmeye ne kadar hazır olursa olsun, her insan, ölüme yaklaştığını hissettiği noktada tereddüt geçirir. Can herkes için kıymetlidir çünkü. Bazıları son kertede kendilerini feda etmekten de vazgeçebilir.

Etraftaki suç ortağı durumunda olanlar, böyle durumlarda, uzaktan müdahale etmek için bulunurlar…

Eylemcinin üzerine kuşandığı patlayıcı maddeleri uzaktan kumandayla patlatmak için…

İngilizlerin bulduğu yöntem

Aynı kalemler Reina saldırısı için de benzer bir senaryo çiziyor; her ne kadar tetikçi olay mahalline tek başına gelmiş olsa da, onu oraya gönderenlerin başkalarıyla kontrolünü yaptıklarını yazıyorlar…

Olabilir mi? Elbette olabilir.

BBC Panorama programında, geçen ay, İngiliz MI5 istihbarat biriminin, eylemleri uygulama ânından önce boşa çıkartma yöntemi olarak bir süredir farklı bir birimi devreye soktuğu konusu işlendi.

Programda ne gördük?

Hepsi psikoloji okumuş, bazısı kriminoloji üzerine yüksek lisanslı –hatta doktoralı– elemanlar almış ve onları teröristi önceden tanıma amaçlı kullanmaya başlamışlar.

Alınan istihbarata bağlı olarak muhtemel olay mahallinde bulunanların yüzleri ve davranışlarını inceleyerek teröristi tespit etmeye çalışanlar yanında, kalabalıkları CCTV kameralarıyla merkezden izleyerek sonuca varanlar da yine aynı özelliklere sahip psikolog ajanlar…

Böyle bir birimi İstanbul ve Ankara’dan başlayarak terör suçu işlenebilecek her yerde devreye sokmayı düşünmeli güvenlik ve istihbarat birimleri…

Ön alınarak, muhtemel fâili canlı ele geçirilerek engellenmiş her eylem, bir sonraki eylemlerin boşa çıkartılmasına da yarayacaktır.

Reina’da 39 kişinin canını göz kırpmadan alan câni için de geçerli bu söylediğim…

Canlı yakalanması onu olay mahalline gönderen örgüt hakkında bilinmeyen pek çok şeyi bilinir kılacağı gibi.. eylemlerin planlanmasından sahneye konulmasına kadar geçen süreci de açıklığa kavuşturacaktır.

Belki.. belki.. daha önceki eylemlerde hâlâ meçhul yönler varsa.. onların aydınlanmasına da yarayacaktır canlı ele geçen teröristten alınacak bilgiler…

Eylemciler, teröre gönderilirken, hangi örgüt adına kanlı eylemini yapacaksa onun kullandığı şartlandırma söylemiyle motive edilerek.. orada ölmek üzere yollanırlar… Eylem mahallinde ölmeyen eylemci bu yüzden pek azdır.

Reina’dan sağ kurtulan terörist son zamanlarda ülkemizi hedef alan terör eylemleri arasında bu yönüyle bir istisna teşkil ediyor: Eylemci sağ kurtuldu…

Bu onun sağ kalma güdüsünün varlığına işaret ediyor.

Sağ kalmak isteyeni sağ bırakacak şekilde davranmak da güvenlik güçlerine düşüyor.

Ankara’da büyükelçinin öldürüldüğü mahalde eylemcinin sağ yakalandığını ve sonradan spekülasyon olarak önümüze dökülmüş bilgilerin tüm çıplaklığıyla onun ağzından öğrenildiğini düşünün…

Girişteki sorumu burada tekrarlıyorum: Reina’da yılbaşı gecesi o kadar can alan câni acaba canlı olarak yakalanacak mı?

Bir soru daha: Terör eylemini haber alır almaz, Washington, ilk tepkisiyle birlikte, “Olayın soruşturmasına yardımcı olmaya hazırız” da dedi.

Acaba ne demek istedi?

ΩΩΩΩ

23 YORUMLAR

  1. Burdaki yorumlari okuyunca, meyerse bizde onlara benzemisizde benim haberim yok.Bundan kimi kasd ediyorum?1957 Irakda benim 18 yasindaki babam ve ailesini 17 yasindaki anamin ailesini Turkmen olduklari icin katledilen binlerce turkmenlerin katilleri olan muslumanlardan bahsediyorum. Daha bir aylik olan anam ve babamin benim anamin karninda oldugunda haberleri dahi olmazke babami o canavrlarin ayaklarini iki arabaya baglatip parcaladiklarini ben torun sahibi olduktan sonra duydum.Anam hayadan umudu kesip kendisini olume terk ettigi anda benim varligimi ogrebiyor ve Turkiyeye gidiyor vatandas olup beni hur bir ulkede buyutmak istiyor cunk bende hep babami buluyor.Turkiyedede darbe oliyor ordanda avrupaya kaciyor son duragi Amerika oliyor.Biliyormusunuz Benim anama simdi sizde dusman diye tarif ettiginiz Amerkalilar bakip benim buyumeme yardimci oliyor.Bunlarda olsun Avrupalilarda olsun anam ve benim Musluman ve Tukmenligimiz sorgulanmiyor,dinimizi yasamamiz icin bizlere ayricada yardimci oliyorlar.Ben bu yazari hic tanimam.ve kendim telefonla tercumanlik yaparim (Turkce, Kurtce ve Azarice) ayricada kendime ait isyerimde varonun icin pek vaktim olmaz turk medyasini okumaya.Gecenlerde kutuphaneye bir arastirma yapmak icin geldigimde bir baci komputurde turkce okudugunu gordum hemen kendisi ile tanistim ve o bana ocakmedya ve Fehmi koru adresini verip ikumam tavsiye etti.Ben adresleri yazdigim kagidi kayib ettigim icin o gun haricinde bir daha burlari okiyamadim till o bacimiz la bugun karsilasmamiza kadar.Bundan sonra vakit buldukca bu wep gazetesi ve F Korunun articcllarini okumaya devam edecegim.Burdaki okuyucularadan bir istirhamim olacak lutfen once batili dediginiz insanlari taniyin ondan sonrada bizlerile bir mukayese edimelerini on gore kanatlarini buraya yazmalari.bir ornek ,turkiyede bir turust taxi ile bir yara gitse, lokantada yemek veya alisveris etse bir tuk kadarmi para harcar?Yoksa 3 veya 4 kat fazlasinmi harcar? Ben ikinci soruyu evet diyiyorum sizlerden birinci soriya evet diyen cikacakmi onu merak ediyorum.Sizlerin beyenmediginiz batida bu yok. herkese ayni tarife islenir.

    • Değerli Türkmen kardeşim, Allah senin istikbalini açık etsin. Belli ki özünü kaybetmemişsin. Bu çok güzel bir durum.

      Yorumun hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum: Bir yabancı turistin Türkiye ye geldiğinde alışveriş yaparken yerli vatandaşlardan 3-4 kat fazla para ödediğini ama batıda böyle olmadığını yazmışsın. Ben Avrupa nın büyük ve yabancı turistlerce çok fazla ziyaret edilen bir çok ülkesine gittim. Bizim turistik mekanlarda yabancılara mal nasıl pahalı satılıyorsa Avrupa ülkelerinin turistik mekanlarında da aynı şekilde pahalı satılıyor. Özellikle de fransa ve italya da bu durum çok fazla. Maalesef turistlerce çok fazla tercih edilen çoğu yer bu durumda. Öte yandan bahsettiğin turistin kazıklanması durumunu Anadolu nun içlerinde ortalama Türk insanının yaşadığı yerlerde asla göremezsin. Hatta turistten para bile almayabilirler.

      Türk insanının neden bu kadar batı düşmanı olduğuna gelirsek: batılılarca kültürel etkileşime ve komşu durumuna geldiğimiz 1300 lü yıllardan bu yana sürekli kalleşlik ve sömürü görmüş durumdayız. Batılılar sizinle çıkarları çatışmadığında insani değerlerden vs bahsederler ancak çıkarları çatıştığı anda onların gözünde hiçbir kıymetiniz yoktur, hatta yaşam hakkınız bile yoktur. Türkiye ve Osmanlı tarihinin tüm sayfaları fırsat bulduklarında atalarımıza nasıl zulmettiklerinin örnekleriyle dolu. Yani özet olarak Türk insanının batı düşmanlığı güncel bir konu olmaktan ziyade tarihi bir sürecin getirdikleridir. Selam ediyorum. Allah a emanet olun.

  2. Buradak yorumlari okuyunca tarafsiz ve gerçekleri yazan bir basına Türkiyenin ne kadar ihtiyaci olduğu şahsım adina açıkca göriyorum.ABD sadece Türkiyeyi deği Türkiye ile birliktel bütün Avrupayıda uyardi yıl başında,”kalabalık mekanlara ve eğlence yerlerine,” terör saldirlari olacak diye.Pek bizdeki 700 insanın katıldığı bir eğlence yerinin kapisına on aylik bir polisin koriyamiyacağini ben 4 yaşındaki torun dahi bilir buna rağmen onu oraya göndernler nedenın hiç suçu yokmu.ABD yil başi gecesinde nasıl tedbirler aldi ona bir bakalım. Bir örnek, benim yaşadığım eyalatin büyük şehrinde açik bir meydanda yilbaşi kutlamaları yapıldı.Ben sadece alinan tedbirlerden birisini burada paylaşayım.O buyuk alanın etrafini çop kamiyonlari ile çevirdilerki kimse kamiyola katliam yapamasın.İkinciside burdaki Fehmi Koru gibi köşe yazarları Tütkiyedeki terörle mucadelede bilgili ve başarılı polisler ve diğer ekiplerin işden uzaklaştırlip vede bir kısmının hapisde oluşunudan kaynaklandığıni yaziyor bu bilgileride kendi istıhbaratlarından aliyorlar.Bir kerece devletler arasi terörle mucadelede birbirleri ile paylaşımlari her zaman var ve bu bilgileri gizli olarak paylaşırlar.Biz hep böyleyiz, birilerini Avrupayi Amerkayi suçliyarak kendimizi avutiyoruz, ve de vurdum duymamizliğimiza kalip bizim vatanımızda onların gözü var…..

    • belki bilmiyorsunuzdur yılbaşı gecesi türkiyede de kamyonlara izin verilmedi.
      Orlando katliamında da bir gazeteye yorum yazıp Amerikan hükümetini onların da fay hatlarını kırmaya yönelik bu saldırı da kapıya yeterli polis koymadığı için suçladınız mı merak ettim.
      Avrupa amerikayı suçlayanlara bende hayret ediyorum. tarih bilmemekle açıklanabilir. adamlar gittikleri her yere barış iyilik güzellik kardeşlik getirmişler arkalarında demokrasi ve düzen bırakmışlar. insanın bunu görmemesi için marsta falan yaşaması gerekir herhalde…

      • Amerkalilar kendi suçlarını başkalarina atarak kendilerini ve biat ettiklerini hiç bir zaman savunmazlar “babalarida olsa” gerçeği söylerler aslinda biatci millet değiller.Öyle yöneticiler kendi rahatlari için “Kamiyonlaraı” yasaklama kolayliğina kaçmak yerini halkini koruma tedbirleri alirlar. Yasakci değil özgürlukcüler bölücü değil birleştiriciler.330+ miliyo ve 72 milletin yaşadığı bir ülke ve silah taşımakda serbest.Ben burada görduğum bana göre yalnişlari rahtlikla her yere yazarim yazmayi beceremediğim zamanda telefon veya giderek özgürce düşuncelerimi ifade ederim. Bunu bu sitede göriyorsunuz! Turump hakkinda yazdiklarimi. Başkaları tarafından övülmeyi değil! eleştirilmeyi severim, eleştirılmek insanları hata yapmakdan koruyacağına inanan birisiyimı. Sağlicakla kalin.

    • “Hırsıza kilit dayanmaz” diye bir söz var, aynı bu sözdeki “hırsız” gibi “teröriste” de önlem dayanmaz. Hele arkasında güçlü bir destek varsa. Dünyanın en büyük istihbarat organizasyonuna sahip, sizinde bulunduğunuz abd de bile böyle terör saldırıları oldu. (Orlando,11eylül vs.) Çözüm, önceki yorumlarından birinde yerinde örnekleme yaparak didem hanımın söylediği gibi bataklığı kurutmak. Bütün ülkelerin , “bu benim desteklediğim terör örgütü” demeden katkı sunması beklenen bir konu terör. Terörü destekleyen ülkeleri ya burnunu süreterek ya da diplomasi ile yola getirmekten başka çözüm yok. Tabi bunun yanında devletin teknik önlemleri (korunmasını gereken yerleri kamyonla çevirmek dışında) alması, bizim de halk olarak terörün hedeflediği psikolojik duruma düşmememiz zorunlu.
      Fetöcü polis ve askerlerin hapiste olmasının, bir zaaf oluşturduğu konusunda, personel eksikliği dışında operasyonel bir sorunun olmadığı gözleniyor. Hatta terörle mücadelede ve yurtdışı operasyonlarında etkinliğin arttığı bile söylenebilir.
      Devletin en üst yönetimindekilerin açıklamalarından de öğreniyoruz ki,batı ülkeleri ve abd yetkilileri, pkk, fetö, dhkpc, pyd, daeş terör örgütlerini, resmi olarak terör örgütü olarak kabul etmemesine rağmen (pkkve daeş hariç), hepsine resmi veya gayri resmi, logistik, silah, muhimmat, para konusunda destek oluyorlar. Durum böyleyken ve 15 temmuz müttefiklerimizin gözü önünde yaşandığı halde, Türkiyede yaşayan insanların müttefiklerine şüpheyle yaklaşmasına,” kendimizi avutmak” olarak yaklaşmak en hafif ifadeyle, yanlıştır. “Hep suç bende değil, beni yakıp yıkan bir nazar vardır.” dediği gibi şairin…

  3. “Hakkı vardır şad olanlar
    Herkesi şadan bilir
    Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
    Çektiğim alamı bir ben,bir de Allah”ım bilir.”
    FUZULİ

  4. Birileri arı kovanına çomak soktu, sonra dönüp düşman arıyorlar. Neden kimse kovana çomak sokanı aramıyor? Onlarca yıldır Ortadoğu, Afganistan kan gölü gibi idi ama ülkemiz dışında kalıyordu. Orada bomba patlatanlar şimdi ülkemizde ve batıda birbiri ardına saldırı düzenliyorlar, neden? Irak’ı ABD’nin işgal edeceği günleri hatırlayanlar, bir koyup üç alma amacında olanları da hatırlarla. Dünyada hiç bir adım karşılıksız kalmıyor ama bundan ders alınması gerekirken, yine aynı hayaller ortalıkta dolaşıyor, üstelik hiç bir eleştiriye izin vermek niyetinde değiller; ne gösteriyorlarsa öyle görülsün istiyorlar.

  5. E hemen suc batinin ve abd nin fehmi beyin bahsettigi ingiliz m15 lerin yapisi gibi bir kurum lazim biz terøris ler ulkede KOL gezerken bylock pesine dusup ulkede ne kadar tecrubeli polis asker varsa iceri attik unutmayalim 38000 bin sucu sabit sucluyu serbes goyirip makul suc istina edip kirk bin insan iceri koyduk iside avrupadan katilan terørislere kapi actik gecis guzergahi olduk e onlarda døndu bizi vurdu bu kafayla daha cok eyleme maruz kaliriz allah sonumuzu hayreylesin ølenlerin ailelerine sabir versin

  6. Ben mi yanılıyorum sayın koru mu bilemiyorum. benim düşünceme göre bu eylemci ilk istisna değil, ikinci istisna. birinci istisna atatürk havalanına saldırıda olmuştu. Hatırladığım kadarıyla bazı eylemciler o saldırıdan sonra kaçmışlardı. Daha sonra yakalandıklarını da hatırlamıyorum. Yanılıyor olabilirim. yanılıyorsam düzeltin lütfen.

  7. ABD ; 1. Eylem kendi güdümünde ise, “karartma” ve müdahil olup faili bir an önce bertaraf etmek için “paralel / yakında” bulunmak istiyor. 2. Kendi güdümünde değilse, Trumph öncesi bonus / sempati toplamak istiyor.

  8. obamadan bu denli acil taziyelere alışık değiliz. neredeyse eş zamanlı taziyelerini sundu sağolsun. rusya yerine bizimle işbirliği yaparsan senin için daha iyi olur mesajı acil kodlu bir mesaj olsa gerek…aksi halde eline silahını alan ortada gezer mi …..

  9. Topluluk kendisine güven örgütünü oluşturur. Bu, devlet aşamasından önce de vardır. Kan gütme bir tür güven örgütüdür. Herkes ölümden korktuğu için kurallara uygun davranır. Devletsiz de düzen devam eder. Devlet aşamasına gelindiğinde meşru silahlı güçler oluşturuldu. Yargı sistemi doğdu. Böylece kan gütme yerine kısas ve diyet kuralları oluşturuldu. Yirminci yüzyılda sermaye dünyaya hâkim oldu. Sosyalizm ve kapitalizm ile eşkıyalık bir dereceye kadara durduruldu. Yirmi birinci yüzyıla girildiği zamana sermaye hükümranlığını yitirdi. Devletler henüz kendilerini toparlayamadı. Terörün kaynağı budur.

    Ankara’da Rus büyükelçisi öldürüldü. Elçinin ‘suçu’, Türkiye ile Rusya arasındaki gerginliği gidermesiydi. Kim öldürdü? Türk polisi öldürdü. Sermaye diyor ki “ben her şeye hâkimim herkes ayağını denk alsın ben en yakın kimseye öldürtürüm”. “Benim istediğimin dışında bir şey yapmayın.”

    Ankara’ya yeni atanacak büyükelçi artık sermayenin hoşlanmayacağı işleri yapmayacak ve yaşayacak. Terör olaylarını soruşturan polisin durumu da budur. Ben sermayenin istemediği bir soruşturma sonuçlarını ortaya koyarsam, sermaye beni de öldürtür diyecek ve ciddi soruşturma yapmayacaktır.

    Katilin sağ yakalanmasına gerek yoktur. Arabanın plaka numarası var. Katilin çevresi var. Bunlar üzerinde yapılacak bir araştırma olayları tüm çıplaklığı ile ortaya koyar. Anacak terör dolar işbirliği bu olayların ortaya çıkarılmasını önlemektedir. FETO yaptı diyerek asıl faillerin adı bile zikir edilmemektedir.

    Bunun çözümü sadece Kur’an da vardır. İlk İslam devletinin kurulması buna en iyi örnektir. Halkı asker olarak örgütlenmedir. Biat sistemidir. Herkes kendi komutanını kendisi seçer. Devlet Başkanı başkomutandır. Emir komuta zinciri vardır. ilim vecdisin sahibi başkomutandır.

    Askeri yönetimler ile sivil yönetim tamamen farklıdır. Hukuk düzeninde askerler karışmazlar. Askeri düzene de siviller karışmazlar. Askeri düzende, herkes kendi seçtiği üstüne kayıtsız şartsız itaat eder.

    Bunların içinde Median Yahudileri gibi isyan eden çıkarsa da askerlerin tamamı kılıçtan geçirir. 15 Temmuzda Türk ordusuna karşı silah kullanan kim olursa olsun öldürülmelidir.

    Baştan beri söylediklerimiz vardır. Biat usulü ile güçlü ordu oluşturulmalıdır. Siviller bunlara karışmamalıdır. Hakemlik sistemi getirilerek adil yargılama sistemi getirilmelidir. Bunun için Cemil Çiçek Adalet Bakanı iken öneride bulundum.

    Hukuki savunma, soruşturma, bilirkişi ve hakemlere yüksek kurallarını kuralım dedim. Bu senin teklif ettiğin adil düzendir dedi. Bu partide olmaz dedi. Cari sistemle buraya kadar getirdiler.

    1) Şimdi de yapılacak budur. Adil yargı sistemi kurulmalıdır.
    2) Semt kooperatifleri kurularak herkese aş, iş eş ve meşgale bulunmalıdır.
    3) Nihayet adil düzene göre bir anayasa hazırlanmalıdır. Adil düzeni Kur’an düzeni, şeriat düzeni dışlamak demek bu olayları yaşatmak demektir. Kimse Tanrı’yı yenemez.

    • Sayın Karagülle, yazınızda dikkatimi çeken noktalar var. Doğru anlamama yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler.

      Örnek olarak aşağıda iki parağrafınızı seçtim. Birinci parağraftaki son cümle: . „herkese kendi seçtiği üstüne kayıtsız şartsız itaat eder.“ Bu cümleyi bugünün insanları için mi yazdınız?

      Ikinci parağraftaki son cümleniz: „15 Temmuzda Türk ordusuna karşı silah kullanan kim olursa olsun öldürülmelidir.“ Bu cümlenizi kelimelerin ifade ettiği şekilde mi anlamamız lazım?

      „Askeriye yönetimler sivil yönetim tamamen farklıdır. Hukuk düzende askerler karışmazlar. Askeri düzene de siviller karışmazlar. herkese kendi seçtiği üstüne kayıtsız şartsız itaat eder.”

      “Bunların içinde Median Yahudileri gibi isyan eden çıkarsa da askerlerin tamamı kılıçtan geçirir. 15 Temmuzda Türk ordusuna karşı silah kullanan kim olursa olsun öldürülmelidir.“

  10. yazlık evi olanlar bilir. çok iyi yönetilen bir sitede otursanız ve siteniz çok etkin sivrisinekle mücadele etse bile yine de komşu siteler ve şehrinizin belediyesi de en az sizin kadar etkili mücadele etmezlerse başarılı olma şansınız olmaz…kalan popülasyon canınızı sıkmaya sizi ısırmaya yeter….

  11. Biliyoruz ki ABD nokta dinlemeler yapabiliyor.. Diğer ülke liderlerinin dinlemeleri ortaya çıktığında bunu biliyoruz. Uyduları aracılığıyla laser teknolojisini kullanarak bunu yaptığını söyleyenler var. Gece görüş dürbünleri küçük bir ışık kaynağının ışınlarını defalarca büyüterek görüş sağlıyor. Aynı şekilde her konuşma sesi ses dalgaları meydana getiriyor ve bunların konuşan kişiye bağlı olarak frekansları farklı. Yüksek Teknoloji bunun analizine imkan verebiliyor. Basından öğrendiğimize göre ABD kaynaklı istihbarat paylaşımı olmuş Ankara ve İstanbul da terör olabileceğine dair. Bireysel terörist eylemler olsa dahi o teröristin aid olduğu bir grup ve onun bir elebaşısı vardır. Tüm gücümüzle elebaşılarını elimine etmemiz lazım. Yapılması gereken terör eylemini yapacak olanı tespit değil elebaşının yerini alabileceklerinin tespit edilerek onların da ekarte edilmesidir.

  12. ”Reina’dan sağ kurtulan terörist son zamanlarda ülkemizi hedef alan terör eylemleri arasında bu yönüyle bir istisna teşkil ediyor: Eylemci sağ kurtuldu…”. Bu bana; Reina’nın sahibinin konuşmasının ardından, günlerdir sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı yerden eylemcinin sağ kurtulmasına bir koridor açıldığını anlatıyor. ”Bir soru daha: Terör eylemini haber alır almaz, Washington, ilk tepkisiyle birlikte, “Olayın soruşturmasına yardımcı olmaya hazırız” da dedi.
    Acaba ne demek istedi?” Karlov suikastından sonra Rusya’nın topraklarımızda soruşturmaya dahil olmasının ”siz bu işi beceremiyorsunuz” kabilinden, bu da; ”bu bir saklambaç, seni sobeledim” demek. Üst üste sürekli sobe edilen birinin ruh halini bilerek onu daha da kızdırmak ve üzerine gitmek gibi… Allah korusun.

  13. Olayın soruşturulması ve sorumluların bulunması uzman kadroların işi. Menfur saldırı sonrasında yapılan açıklamalar sağduyunun kaybolmadığını göstermesi açısından önemli.Lakin hiçte küçümsenmeyecek sosyal medya paylaşımları; toplumdaki güvensizliğin ve ayrışmanın derinleştiğini göstermektedir. Bu ayrışmayı ve kavgayı ortadan kaldıracak tedbirler almak zorundayız. Kendimizle birbirimizle barışık olmalıyız. Barış diline dönmeliyiz. İslamı öyle yaşamalıyızki bizi öldürmeye gelenler bizde dirilsinler. Bilelimki umut kaybolunca herşey biter. Rabbim güzel yarınlar versin… nice senelere

  14. Su son bir ayda gerceklesen suikastler ucak dusmesi canli bombalar hepsi buyuk ulkelerin birbirlerine mesaj atmasindan ibaret… Olaylarin cozulmesi icin Teroristin yakalanmasi sartmi, yoksa devletlerin ve hukumetlerin gecmis aciklamalari ve politikalarimidir olayin gelisini cozmek… politik hatalar yapildikca malesef olan masum insanlara oluyor…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here