Politikada yalan ve yalan etrafında dönen dünya düzeni…

40

Artık rutine döndü: ABD başkanı ne zaman bir konuşma yapsa ya da politika belirleyen bir mesaj yayınlasa, gazeteler ve televizyon haber kanalları, hemen bunun ardından, söyledikleri ve yazdıklarıyla somut gerçekler arasındaki uyumsuzluğu tespit edip duyuruyorlar.

Dün de öyle oldu: Donald Trump Diplomatik Kabul Salonu’nda, hükümetin kilitlemesiyle sonuçlanan ülkenin güney (Meksika) sınırını duvarla kapatma girişimini savunma amaçlı bir konuşma yaptı; CNN kanalı derhal o konuşmadaki tutarsızlıkları, gerçeklere ters iddiaları onun konuşmasının ardından izleyicileriyle paylaştı.

Bakmayın benim kibar bir dille durumu sizlere aktardığıma; Amerikan medyası çoktandır Trump için ‘yalancı’ sözcüğünü hiç çekinmeden kullanıyor.

Trump bu alanda yalnız değil

Yalan söyleyen bir devlet adamı. Bu yeni bir tür olmalı.

“Hayır” diyor Amerikalı siyaset bilimciler ve hem kendi siyasal tarihlerinden hem de başka ülkelerden Trump‘ın bugünlerde yaptıklarına benzer yöntemleri geçmişte uygulamış liderlerden örnekler sunuyorlar.

Brezilya’nın eski devlet başkanlarından Getúlio Dornelles Vargas sözgelimi, 1937’de, döneminin bitmesine bir yıl kala, şimdilerde Trump‘ın da ağzından düşmeyen türden bir ‘ulusal tehdit’ uydurarak anayasayı askıya alabilmiş.

Filipinler’de Ferdinand Marcos da 1973 yılında basit bahanelere ve yalana başvurarak arkasına kitleleri takmış ve sonrasında hep lider kalmayı başarmış. Devletin gücünü de kullanarak.

Başlığından ‘Her Şey Saçma’ diyen kitap..

Aslında ana fikri, kitlelerin belli bir hedefe doğru yönlendirilerek maddi çıkar amaçlı kandırılmasını gündeme taşımak olan bir kitap da günümüz Amerika’sında yaşanan siyasi krize ışık tutuyor.

Kitabın adı ‘Everything is Bullshit’ (Kibarca ‘Her Şey Saçma’ diye çevrilebilir). En çarpıcı örneği topluma zerkedilen ‘pırlanta aşkı’. Her evlenecek erkek günümüzde evlenmek istediği kadına diz çökerek cebinden bir pırlanta yüzük çıkarıyor ya, bu alışkanlığın bir geleneği bulunmadığını, De Beers‘in 1938’de bir reklam firmasıyla anlaşarak başlattığı bir kampanyanın sonucu yaygınlaştığını anlatıyor kitap.

Pırlanta nasıl statü sembolü oldu: Yalanla…

De Beers firması bir yandan pırlantayı bir geniş reklam kampanyası eşliğinde bir değer ölçüsü ve bir statü sembolü haline dönüştürürken, bir yandan da piyasada pahalı nadir bir mücevher olmasını sağlamak için üretimini kısıtlayıcı tedbirleri sektörde tekelleşerek almış…

Pırlanta konusunda yalanın adı o şirket: De Beers

Siyasette yalan ise, Adolf Hitler ve sonraları onu kullanan Amerikan siyasilerinin yöntemi.

Okuyalım:

“İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerikan ordusu ‘Büyük Yalan’ adlı bir film yaptı. Film Hitler’e ait bir sözle başlıyordu: ‘Büyük kitleler büyük yalanlara küçüklerinden daha fazla kulak verir ve kurban giderler.” Film Stalin’i Hitler’e, Komünistleri de Nazilere benzetiyordu. Büyük yalanın gücü basit aslında; güçlü açıklamalar insanlara daha gerçekmiş gibi geliyor. Komünistlerin yeni Naziler olduğu formülü Amerikan halkı için Soğuk Savaş’a meşruiyet kazandırmaya yetti.”

Yazar daha yakın zamandan da şu örneği veriyor:

“2003 yılında, ABD hükümeti, Saddam Hüseyin’in elinde kitle imha silahları olduğu gerekçesiyle Irak’ı işgal etti. Oysa öyle bir silahı yoktu Saddam’ın; buna rağmen politikacılar verilerin desteklemediği sonucun üzerine atlamakta tereddüt etmediler. Amerikan hükümetinin bir savaş başlatmak için böyle bir yola, yalana başvuracağına kim inanırdı ki?”

Politikacılar yalana neden başvururlar?

Siyaset bilimciler yine ABD örneğinden hareketle soruya şu cevabı veriyor:

“Amerikan başkanları ulusal kriz dönemlerinde çok geniş yetkilere sahip oluyorlar. Ülkenin en son büyük krizi olan 11 Eylül 2001 terörist saldırıları sırasında, George W. Bush’un halk desteği yüzde 90’a kadar çıkmıştı. Bu Gallup araştırma şirketinin kaydettiği bir başkanın elde ettiği en yüksek destek oranıydı. Saldırılar sonrasında anayasal denge ve denetleme azaldı; Kongre de mahkemeler de başkanın kararlarını sorgulayamaz hale geldiler. Aylar boyu başkan sorgusuz sualsiz bir açık çek kullandı.”

Trump‘ın dışarıdan bakanlara ‘anlamsız’ gelen Meksika sınırına ‘duvar’ inşa etme sevdası ile muhalefetin buna izin vermeme çabasının altında işte şu gerçek yatıyor: Trump konuyu bir ‘ulusal dava’ haline getirmeye ve halka öyle sunmaya çalışırken, muhalefet ona bu zevki tattırmamak için çaba harcıyor.

Halkı artık kim ikna edebilirse…

Yalanlar da işte burada devreye giriyor.

Trump sürekli yalan söylüyor. Washington Post‘un onun yalanlarını tespit etmekle görevlendirdiği gazetecilerin tespitlerine göre, Trump‘ın geçen yılın ekim ayında ortaya attığı 1205 iddia sahteymiş. 110 kez “En büyük vergi indirimini kendisinin yaptığını”, yine 110 kez “Tarihin en sağlam ekonomik başarısını kendisinin sağladığını”, 94 kez sınır duvarının çoktan inşa edildiğini ileri sürmüş Trump; bu iddiaların hepsi yalanmış…

Donald Trump’ın yalan grafiği..

Böyle bir dünyada yaşıyoruz.

Takip edebildiğim kadarıyla, siyaset bilimciler, buna rağmen, Trump‘ın iki yıl sonra yapılacak seçimde yeniden seçilebileceği endişesini de taşıyorlar.

Yalan işe yarıyor çünkü.

ΩΩΩΩ

40 YORUMLAR

  1. Amerikada tam tersini bilirdik, yalan asla bağışlanmaz, hatta Clintonun alaşağı olmasının nedeni monica ile yaşadığı sadakatsizlikten ziyade yapmadığı konusunda kamuoyuna söylediği yalan olarak rivayet edilir. Bence Trumpun yalanları politik kategoride yer aldığı için meşru zemin bulmuştur kendine Amerikada. Trumpinkileri yalan kategorisine alırsak bizde her güne kaç yalan sığar acaba bunun hesabını yapabilecek babayiğit varmıdır. sadece ekonomi yalanları Trumpı beşe katlar. Bir yalan da benden olsun; Berat paşa tam ekonomi üstadıymış, ekonominin aksayan çarklarını düzeltti, hedefleri tutturdu, başta güven biraz zayıftı ama sonra tüm dünya istidat sahibi olduğunu gördü. Bir dedim ama beş oldu:))

  2. Turkiye’de halkın rahatsız olduğu ne varsa, bunun fetö tarafından gündeme getirildiği iddiasını hemen üstüne yapıştırmak ucuz ama geçerli bir taktik. Sarı yelekliler hareketi Türkiyeye sıçramasın diye, bu hareketin arkasında fetö nün bulunduğu bile iddia edilebildi.
    Kamuoyu yemeye mecbur, dök önüne. Yemeyen fetöcü.

    • Avrupada binlerce kırmızı pasaportlu fetö subayı ne işle meşgul zannediyorsun tarhan arkadaş? Almanyada barmenlik yapmıyorlar:) Nerde bi iç karışıklık turuncu devrim işi çıksın, hazır kıta hepsi ordan oraya sevkediliyor mübarekler! Sen hala anlamadın mı? Taşeron bunlar, ne iş olsa yapıyorlar…

      • H. Gayret oldukça abarttığını düşünüyorum. Güç odaklarına sahip olmadıkları kadar güç atfederek evhamlanmaya, gölgelerden gulyabaniler çıkarmaya gerek var mı bilemedim.

      • Bir çoğu dil öğrenmekle meşgul. Onemli bir kısmı nato vs gibi kurumlarda aktif olmaya çalışıyor. Para kaynakları kesilmiş bir grubun elemanlarının, ordan oraya olay çıkarma organizasyonlarinda yer alması makul değil. Dil bilmeyen, kimseyi ikna edemez. Tr de yetişen bir adamın avrupada harekat organize edebilmesi için en az 20 sene bulunduğu ulkeye intibak için didinmesi lazım. Aradaki kültür, davranış, mantalite farkı büyük. Turkiyeden gelmiş bir şaşkın ördeği kimse ipleyip peşine takılmaz. Bu işler çocuk oyuncağı değil. Palavra ve komplo teorisini bile beceremeyen ülkenin çocukları, avrupa halkını harekete geçiremez

  3. FETÖ kadar tehlikeli, başka bir olgu zuhur etmeye başladı: FETÖ zihniyeti bu.Kişinin kendi çıkarından başka kutsal tanımaması, bütün kutsallarını yitirmesi.
    Fitne-fesat çıkarmak, her tür provokasyona başvurmak, çıkarlarını zedeleyeceği düşünülen herkesi fişlemek, şişlemek, tekmelemek, kumpas kurmak, yalan söylemek, iftira atmak, çamur atmak, kaset, şantaj, montaj gibi yöntemlerle en aşağılık karakter suikastları gerçekleştirmek, önlerinde engel olarak gördükleri herkesi linç etmek…

  4. H gayret bey fikirleriniz Soğuk ve ekşimiş bir yemek gibi. Ezileceksiniz,küçüleceksiniz,utanacaksınız, sokağa çıkamayacaksınız. 😀 Şimdi konuş. Ha bir şey daha seni ciddiye alanlar yanlış yapar. 1970 yılların şiyasetçileri gibi propaganda yapıyorsun 😎 Ama nafile

  5. Yalancı basın
    En çok yalanı ki söyler derseniz, Sermaye’nim basını söyler deri. Trump’u yalanlayanlar Trump’tan daha yalancıdırlar. Kuşkum yok da Trump ne kadar yalan söylüyor onu bilemem. Yalana rağmen Trump sapasağlam oturuyor.
    İnsanlığın yalan söylemeyen siyasilere değil yalan söylemeyen yazarlara ihtiyacı vardır. Haberlerde kimse doğru yazmaz herkes yalanlardan birini tercih etmek zorundadır
    Güngören gelecek Belediye Başkanı umarım doğru haber yazabilen bir değinin çıkmasını sağlar.

  6. Hani halen daha ISLAM dinini kullanarak CHP yi dinsiz ilan edip milleti kandirmaya devam eden, BAŞÖRTÜLÜ BACILARININ sayesinde en tepe noktalara asansör hızı ile yükselenler! O bacilarini bebekleri ile birlikte ya MERIÇIN SULARINA YADA ZINDANLARA gömdurenler sanki bunlari yapacaklarina dair hep doğru söylemişlerde bizmi duymadık.

    Onu bunu bilmem ama ben bundan böğle hangi politikacı Din Imandan konuşursa onun olduğu ülkeden başka bir ülkeye onun şerrindende ALLAHA sığınınırım.
    Çünkü o tip insanlar değil insani şeytani bile kandirirla.

    Parti kurarken medyasini kullanmak için gidip emirniz nedir deyip de daha binadan çikmadan! “Yok etme işine önce bunlardan başlayacam” deyip, onlari yok etmek için imza atip daha sonrada DEMEKKI devletin ve milletin mallarini onlara peşkeş çekmelerini nedenide DAHA SONRA FAZLASI ILE GERI ALMAK IÇIN YATIRIM YAPMIŞLAR.
    Böylelikle bizlerde politikacilarin gerçek yüzlerini yaşayarak görmüs olduk.
    Bunu sadece biz değil
    T Cumhurriyetinde yaşayanlar ve Dünya bunlara yaşayarak şahit oldu.

    TC nin vahemetini anlatan aşağidaki link.İngilizce fakat haberi BBC Türkçeden çevirmişler, orda yayinlanmiş! Iştiyen Türkçesini ordan okuyabilir….!

    https://www.bbc.com/news/world-europe-46933236

    • Vermis oldugunuz linkteki insanlarin bireysel tercihleri ile Turkiye Cumhuriyetinin ne ilgisi var allah askina .Bugun ulkemizde isteyen basini orter isteyen acar bireysel ailevi baski disinda hicbir zorlama yoktur. Ancak gecmiste bunun tam tersi olmus ve insanlar baslarini devlet zoruyla actirilmistir. Konuyu tekrar gundeme getirenler sadece FITNE CIKARMAK ISTEYEN bozgunculardir. Hicbir ulke bizdeki kadar bu konuda ozgur degildir. Batiya bir goz atarsaniz insan haklari dendiginde mangalda kul birakmayanlar sira basortusune gelince ozgurlukleri nedense akillarina getirmiyorlar.
      Birakalim artik bez parcalariyla ugrasmayi.Yapacak cok isimiz var.

      • Üniversitelerde baş aştirmak için uğraşanlarin başaramadığıni AKP BAŞARDI…..O zaman genç kizlar Aileleri ve devlet ile sırf dini inanci gereği ağlayarak mucadele ederdiler! Yani o gençler Islamin güzelliklerini derinden his ederlerdiler.
        Ya şimdikiler? Sosyal medyada göriyoruz…. Geçen gün Sinan Eskicioğlunun yazisina yorum yapan bir yorumcu şöyle yazmistı ” BAŞ ÖRTÜLÜ TESETÜRSÜZLER.
        O genç kiz gözünü AKP ihtidarinda açip islami nasil kullandiklarini ( millete Gavur diye düşmanlaştirdiklari
        Ülkelerde Mağazalar kapatanlari görünce…. kendi Ailelerinin dindarliğini sorguliyorlar….
        Daha sonra sizin gibilerde aileden kaynaklandiğini diyerek her ne kadar erdoğanin Avukatlığıni yapmadiğınızı
        yazsanizda bal gibide avukatliğıni yapiyorsunuz.
        Tıpki geçen gün zaten zanginidi diyerek milleti uyuttugunuzu zannediyorsunuz. Daha gecen yıl
        Erdoganın Kendisi bir TV de şöyle diyiyordu “ÇAMAŞIR MAKINEMIZ OLMADIĞI IÇIN Emine hanım çocuklarımizin BEZLERINI HEP ELLERI ILE YIKARDI….!!!!!!!!

        neyise size iyi avukatlik.

  7. Son günlerde fetö muhibbanı yine twitleri 2leyin talimatı almışa benziyor:) kah mağdurun hikayesi kılığında yana yakıla nasıl da eyi yetişmiş olduklarını sergiliyorlar kah yalan dünya kahpe felek formunda arzı endam ediyorlar. Olmadı genç beyin göçü ve kırmızı et ithalatına girişiyorlar, o da olmadı gasteciler bi bağımsız olaydı bunlar başımıza gelir miydi tadında hezeyanlar hezeyanlar… Bitek konuda ağızlarına biber sürülmüş olsa gerek: milletin tepesine tepesine f16lardan bombalar yağdırıp milletin polislerini 50şer 50şer öldüren tosuncuklarla ilgili tek laf etmiyorlar! Varsa yoksa; gak guk atalet… İçlerinden en uyanıkları da bu duruma kılıf olarak “ee, zaten ne farkları var ki?” diyerekten fetöye karşı mücadele eden hükümete bi salvo daha yapıyor. Kimisi de patatesten soğandan girip gaz faturasından çıkıyor… Nihayet akla kara birbirinden o kadar net bi şekilde ayrılıyor ki nerelerini neyle örteceklerini şaşırıp en son eteklerini kaldırıp yüzlerini kapatıyorlar:) allah kimseyi ibretlik etmesin! Fitne her dem baki! Allah devlete millete zeval vermesin…

  8. Yalancılar şeytanın şeklini merak ediyorsa aynaya bakabilirler.
    Yalan söyleyebilen her kötülüğü yapacak cesareti de bulur.
    Suçsuz insanları yok etmek için terör örgütü kurar yok etmek istedikleri adına cinayet işletir.
    Elinde ki bütün imkanları kullanır.
    İstihbarat örgütlerini kullanır.
    Halkını inandırmak için elindeki müthiş medya gücünü kullanır.
    Suçladığı kesimlere cevap hakkı dahi tanımaz.
    Yalanlar belli bir zaman sonra ortaya çıkar şüphesiz.
    Olanlar olur,ülkeler istila olur,suçlananlar engizisyon mahkemelerince en acımasızca cezalandırılır.
    Gerçekler ortaya çıkınca o meşhur bahane söylenir.
    Pardon,ne yapalım ülkenin bekası için yapmak zorundaydık.
    Yalanına güvenen için her haltı işlemek gayet kolaydır.
    Etrafımızda ve özellikle kendimizi YALANMETREYE (Yalan ölçer)tabi tutmalıyız.
    Kim ki yalan söylüyor ondan her musibeti beklemekte isabet edersiniz.
    Yalancıların olduğu bir yerden hicret etmek en akıllıca iştir.
    Bırakalım bütün yalancıları kendi başlarına ;kendilerine de bir süper yalancı lider seçerler hep birlikte yuvarlanıp giderler.
    Başta kendimizden başlayarak, yalan söyleyenlerden doğu ile bati arasındaki mesafe kadar uzak durmaya çalışmamız lazımdır.
    YALANCILARIN ŞERRİNDEN YARADANA SIĞINMALIYIZ.
    Yalancıların kazanamadığı ,doğruların kazandığı yer ne güzel bir yerdir.
    Doğruların kaybettiği ,yalancıların kazandığı ne kötü bir yerdir.
    HERKESİN YALANI VE YALANCILARDAN NEFRET ETTİĞİ YERLERDE YAŞAMASINI DİLERİM.

    • En iyisi beklenen salih zat gibi hicret(!) edip pensilvanya dolayında 400dönümlük bir malikane alarak inzivaya çekilmek ey avam, aşağısı kurtarmaz:) amerikalarda zaten devamlı doğrular kazanıp başkan oluyor; hangisi kazansa tuzunuz kuru kalıyor… Orda habire birbirinize bitek doğruları söyler durursunuz artık:)))

    • Avam kardeş Demekki Türkiye çok güzel bir yer. Allah razı olsun bunu istemeyerek teyit etmişsin. Ne diyordu sizin lideriniz “ilayı kelimatullahtan saparsanız Allah elinizden alır başkalarına verir, bu davayı. Çer çöp gibi dağılır gidersiniz.” Bak burda doğru söylemiş. Milletin güzel duygularını istismar edip, imanı duygularını kendi emellerine alet edip, sizin gibileri de hicret etme duygusu verip gaza getirenler dağılıp gitmeye mahkumdurlar. Kendilerinden başka doğru insan olmadığını, sadece kendileri haklı olduğuna inandırılmış insanlardan başka birşey beklenmez. Mütavazi görünüp avamca davrandığını zannedip kibirli insanlardan başka birşeye dönüştüğünü göremezler…Kendilerinin başına geldiği durumların suçlusunu ondan bundan bulmaya çalışırlar, kendisinden bikmezler…kendileri sütten çıkmış ak kaşıktır. Hep başkaları yalan söyler çünkü kendi yalan makineleri ona göre programlanmıştır… İşin garibi uyanmak bile istemezler… Uyananları da ahiretleri gitti diye korkuturlar…

      • Eskiden sömürüden bahsedilse KÖMİNİST.
        Milli meseleleri savunanlar FAŞİST.
        Din özgürlüğünden bahsetseniz ŞERİATCİ .
        Diye suçlanırdınız.
        Bu gün yine yalancılığın kötü olduğunu savunmak sizi yeni bir suçlu tipi yapıyorsa ülkede değişen bir şey yoktur.
        Sadece devlet kimi hedefe koymuşsa sevmediğiniz her şeyi onun içine koyma kolaycılığına kapılırsınız.
        Yazılanların yanlışlığını iddia etmek çok doğal ama insanları bir yerlere sırtını dayadığını sanıp suçlamak ancak aciz ve firsatci ruhların işidir.
        Yarın başkaları şeytanlaştırıldığında da aynı görevi üstlenecek çok kişi çıkacaktır.
        Bu kimseye bir şey kazandırmamış çok şey kaybettirmiştir.
        Fikirleri en acımasızca eleştirebilirsiniz.
        Bir zamanlar Nazim hikmeti zindanlara sokanlar şimdi timsah göz yaşları ile şiirlerini okuyorlar.
        Böyle haysiyet cellatları iş gördükçe kimse özgürce fikirlerini söyleyemez.
        Herkes egemenlerin tetikçiliğine soyunur ve tek tip maskeyle meydanlarda arzı endam eder.
        O zaman o yerde sadece aynı yüzleri görürsünüz .

        Farklı tonları bulsakta yesek arayışları başlar.
        Sonunda bu bir bumeranga dönüşüverir.
        Bugün öyle kişiler öyle yaftalarla(sözcü yazarlari v.b.) suçlaniyor ki;Artık bundan böyle istenen herkes her şeyle suçlanabilir .
        Beğenmediğin kişi ve fikirleri mahkum etmek bu kadar kolay hiç olmamıştı.

  9. Türkeş rumuzlu muhterem bir parti seçimi kazanamazsa bu ülke için Beka sorunudur demek hakikati gizlemektir yani buna yalan denir sende öngörü de ne diyelim eğer bu söz doğru dersen o zaman her hangi bir parti eşittir devlet gibi oluyor öyleyse diğer partiler ne hepsi düşmanmı birde ülkedeki diğer yalanları saymışsın haklısın eksiği var dahaçok sayılabilir ama ben bir tane söyledim çünkü bana göre yalanın azı çoğu olmaz yalan sahibini yalancı yapar inanırım ‘’ Yalanla İman Birarada olmaz vesselam

  10. Fehmi Bey’in dünkü yazısı hakkındaki düşüncemi de bu gün söylemek istiyorum.

    Fehmi Bey,zaman zaman yazdığı yazılarda
    bazı gazetecilerin,bu arada kendisinin
    hükümet baskısı nedeniyle işsiz kaldığını
    ima eder,ya da açıktan söyler.Medyadaki
    olumsuz gelişmeleri hükümete bağlar.

    Dünkü yazısında dünya medyasından örnekler veriyor,kapanan gazetelerden,
    dergilerden,azalan okuyucu sayısından
    bahsediyordu.Ve bunların hükümetlerin
    baskısı yüzünden meydana geldiğini de
    söylemiyordu.Demek ki bütün dünyada
    özellikle basılı medyada,gazete ve dergilerde bir gerileme var.Dolayısı ile dünyada olanlar Türkiye’de de oluyor.

    Esasen teknolojinin getirdiği bu yenilik
    hayatımızın her yanına yansıyor.Bir çok
    yazışmalar,tebligatlar,duyurular internet ortamında yapılıyor.Bazı devlet
    kurumlarından alınması gereken belgeler
    internet üzerinden alınabiliyor.Bütün bunlar zamandan,malzemeden,hatta personelden tasarruf sağlıyor.

    Bu gidişle yakın bir zamanda kağıda basılı
    gazetelerin tamamen piyasadan çekilmesi
    bile söz konusu olabilir.Buna da hazırlıklı
    olmamız gerekiyor.

  11. Politikacıların yalancılığı konusunu ülkemiz açısından düşündüğümüzde benim gördüğüm şu:

    Erdoğan’ın bana göre en zayıf yanı
    muhataplarına inanması.Kendisi
    yalan söylemeyi bilmediği için muhataplarının da yalan söylemeyeceğini
    zannediyor.ABD ile Putin ile görüşüyor,
    onlardan bir söz alıyor,bu sözlerine kendisi gibi sadık kalacaklarını düşünüyor.Ne gezer.

    Öte yandan içi dışı bir olduğu için,iki yüzlülüğü bilmediği için,öfkesini de,sevgisini de hemen belli ediyor.Şirinlik
    gösterisinde bulunmuyor.Ananı al git diyebiliyor.Siyaseten söylenmemesi gereken bir sözü söyleyebiliyor,riyakarlık
    yapamadığı için.

    Muhalefet için aynı şeyi söyleyemeyiz.
    Yalan gırla gidiyor muhalefette.Peynir
    ekmek gibi adeta.Mesela seçim hileleri
    konusunda söyledikleri külliyen yalandır.
    Elektrikler gitti hile yapıldı!Yahu senin gözlerin görmezken,rakibinin gözleri karanlıkta görecek mi?Karanlıkta forum
    mu dolduracak,karanlıkta kendi partisi lehine fazladan oy mu kullanacak?Bir
    insan karanlıkta ne yapabilir?

    Muhalefetin diğer konularda söyledikleri de buna kıyaslanabilir

  12. Bir cemaat, aslâ aracı, amacın önüne geçiremez. Başka bir ifadeyle, “hedefe varmak için her yol mübahtır” ilkesizliğini aslâ ilke edinemez. Hedefe varmak için araçları amaçların önüne geçirenler, araçların ve bu araçları da, kendilerini de tepe tepe kullanan şer-şirret güçlerin kölelerine dönüşürler sonunda…

    Oysa biz zaferle değil, seferle emrolunduk…

    FETÖ, bu toplumu ayakta tutan, birbirine bağlayan bütün kutsallarımızı, kurucu kavramlarımızı yerle bir etti.

    FETÖ, cemaat, hizmet, yardımseverlik, kardeşlik, dürüstlük, adalet, asalet, izzet, şahsiyet gibi kurucu kilit kavramlarımızı, toplumda güveni, huzuru, kardeşliği tesis eden ve teminat altına alan temel ahlâk ilkelerimizi delik deşik etti.

    • Sayın başbuğum biz de onları bu yaptıklarına pişman edene kadar durmak yok yola devam diyoruz! Bozkurtlar mankurtları inlerine girecek inlerineee!

  13. Yalan agizdaki çerez olmuş bu yüzden kimse kimseye güvenmiyor. Devletler bu yüzden birbirlerinin arkasından seneryolar hazırlıyorlar.

  14. Münafıklığın alameti üçtür.
    1-konuştuğu zaman yalan söyler
    2-emanete hiyanet eder.
    3-söz verir tutmaz
    Bir toplumda bu durum yaygınlaşırsa ortada bet bereket insana hayvana çevreye saygı ve sevgi kalırmı.
    Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah o topluma yardım etmez.
    Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz nasil ölürseniz yarın huzuru mahşerde öyle dirilir hesabı öyle verirsiniz.

    • Cok guzel bir yorum yapmissiniz diger yorum cular gibi yazarin yazisida kendinize pay cikarma yoluna girmemissiniz en net bir sekilde durumumuzu acik etmissiniz anlayip da durumu degerlendirmesi yapanlara

  15. PEK YAKİNİN BİLİP YAŞIYORUZ.İthal etmediğimiz bir şey kalmadı,sırbistandan et bile almak zorunda bırakıldık,marketlere korkarak girer olduk,sokaklar genç işsizlerden geçilmiyor,3,5 aylık işkur harçlığını iş edinmiş yığınlarımız modern kölelelr gibi …ancak EKONOMİMİZ İYİ YALANIN DUYUYORUZ.Eyyyt ABD bak bu son çizgimiz vermeyi deyip sonra da İSTEDİKLERİN KUZU PAKETLEYİP VERİYORUM AMA ONURLU DIŞ POLİTİKA MASALLARI DİNLİYORUZ.Adalet,hak-hukuk güzellemesini ayet ve hadis süslemeleri ile dinleyip ; KAVAKLIGİLLERİN SARAY İSTİLASINI SİNDİRİME MAHKUM OLUYORUZ.derdimiz çok…YETTİ ARTIK..

  16. Bizdeki en çok söylenen yalan ülkemizin ,adı sürekli değişen bir düşman tarafından( çoğunluklada içerideki uzantılarınca)yıkılacağı eğer iktidardaki yöneticilerimizi dinlemezsek BEKA sorunuyla karşılaşacağı şeklinde iktidardakilerin kendi hatalarını örtme sebebiyle uydurdukları yalandır mesela şimdi Devlet Bahçeli durmadan Seçimi kazanamazlar Ülkemizin Beka sorunuyla karşılaşacağını söylüyor yahu Rahmetli Bülent Ecevit ne hallerdeyken ülke yönetti bir şey olmadıda şimdi ne olduda her şey beka meselesi oluyor …yalanla korkutmak kötü bir davranış

    • Devlet bahçelinin söylediklerini beğenmeyebilirsin ama yalan diyemezsin ki. Söyledikleri bir öngörüdür. Katılabilirsin veya katılmayabilirsin. Sen kendini yalan makinesi zannediyorsun herhalde.. Türkiye de en çok yalan iftirayı atan mahkemeler de en çok tazminat ödeyen, tescilli yalanları ayan beyan ortada bir zat var. Onun hakkında da konuşursan belki fikirlerin değer görebilir…. Son 6-7 senedir ülkemizde yalan ve iftira kampanyalarına bak bakalım kim ortaya çıkıyor…. Adamlar her tarafı bombalamış, darbe yapmaya kalkıyorlar utanmadan mahkemelerde ben değildim, uçağı ben kullanmadım diyorlar… Hatırlarsın sen, bütün bakanlar muta nikahı yapmış ayda bir İran a gidiyor diyorlardı, uçaklara gemilere altınlar yüklenmiş ülkeden kaçacak diyorlardı. Herkes Fuat Avniciydi…Bu grup yalanlarıyla ve iftiralarıyla, algı çalışmalarıyla ülkeyi ne haline getirdiğini görmezmisin. Kendi hocaları yurt dışına çıktığında çok hasta kendileri diye inanıyorlardı, ülkeyi kaosa sürükleyip hepsi hicret ediyoruz diye inanıp yurt dışına kaçtılar. Bunlara bu yalanları kim yutturdu. Şu an ülkede bunların yüzünden bunların yalanlarınına inanan dava zanettikleri kişilerin peşinden gittikleri için binlerce kişi içerde ve daha da bunları savunup bunlara inanıyorlar. Enterasan bir şekilde PALU ailesine benziyorlar. Bütün rezilliği işlemiş damatlarını savunuyorlar..

      • Masallara o kadar kaptırmışız ki kendimizi, yalan söyleyemediği için işinden atılan işçiyi, yalan söyleyemediği için iş alamayan işvereni göremiyoruz. Çalmadığı için bulduğu işte barinamayan garibani göremeyen gözler elbette yalanın en büyüğüne de inanacaktir.

  17. “Yalan işe yarıyor çünkü.” Fehmi beyin yazisindaki son cümleyi, şu şekilde değiştirelim ” YALAN POLITIKACILARIN İŞİNE YARIYOR ÇÜNKU! Trump ne kadar yalan söylerse söylesin….yalan konusunda BIZIMKILERIN TIRNAĞI dahi olamaz….
    O işi en iyi beceren bizimkiler. 550 kambur millete az gelde onların yalanlari eşliğinde onu 600 e çıkardık.

    ABD de, Millet vekilleri ve senetörler, hafta içi mecliste çalışirlar hafta sonlaride herkes kendi eyaletindeki seçim bölgelerine gider ve seçmenleri ile bir araya gelerek bölge sorunlarini ve çözüm önerilerini tartişip en uygun olan çözümü beraber karar verirler.
    Ayda birde gene seçmenlerle sadece sohbet amaçlı bir araya gelir sohbet ederler.
    Öğle! Bizdeki gibi kıyak emeklilikleride yok ve geliş gidiş yol paralarını de ceplerinden harcarlar.
    Bizim bölgenın senetörünün ve millet vekilinin toplantilarina katılıyorum.
    Seçmenler ( bizler) onların amirleri gibiyiz.

    Trump, 335 miliyon nufusu olan Amerkada, her kesim ve herkes onun yalnişlarını, yalanlarını korkusuzca yazar cizerler, söyler..şımdiye kadar ne bir gazeteci nede sıradan vatandaşi Trump mahkemeye vermedi, zaten veremezde çünkü burdaki savicilar emirle değıl kanunla hareket ederler.
    Ya bizde? Sosyal medyada dahil başkanı eleştirmişler diye 10 binlerce insana tazminat davasi açarken kendisi herkese trolleri ile birlkte hakaret ediyor nedense ona sira gelince Savicilarin gözleri kör kulaklarıda sağır oliyor.

    Evvelsi gün Trump gene kuyruklu yalanlarina bir yenisini daha ekledi! Güya “Meksika sınirından kaçak girenlerın içerisinde Ortadoğudan gelen müslümanların secadeleri bulunmuş..!
    O yalana Aninda gazeteciler ve komediyenler tepki vererk Trumpi rezil ettiler.

    Tabii bizde Anayasa diye bir kavram olmadiği için, emirin başımin üstune demeyi red eden gazeticilerde ne yapsın okuyucularına bir şeyler anlata bilmek için…KIZIM SANA DİYİYORUM! GELINIM SEN İŞİT yazilar yazmak zorunda kaliyorlar.

    • Ben burda 600mebus çok oluyor derken sen chpli 15 maraba mebusun iyipartiye kiraya verilmesine helal olsun aldıkları para, önemli olan demokrasi kazansın diyordun nurdan abla! Şimdi bakıyorum muhasebeci kesilmişsin başımıza:)

      • H.Gayret , Rusya’da 150 milyon nüfus , 450 vekil var. ABD de ise 350 milyon nüfusa karşılık 523 senatör var. Sence 81 milyonluk Türkiyede 600 vekil olması nedendir ?
        Tümurun fillerini geçti durum.Her vekile verilen maaşlar dışında , 12 şer implant hakkı . Vekil olanın yaşı gelince Ayrıcalıklar . Vs. Bu millet ABD den de Rusyadan da zengin değil . Sonuçta el kaldır , el indir için bu kadar adam fazla. 300 vekil yeter de artar bile .

  18. Bir toplumun çoğunluğu yalancılardan oluşuyorsa liderleri en büyük yalancı olmak zorundadır.
    Ancak yalancıların şahı yalancı bir toplumu yönetebilir.
    Herkes kendi gibi olanı sever.
    Bir toplumda yalan azsa o toplumda yöneticiler yalancı olamaz ve yalan söyleyemezler.
    Yalancıların çoğunlukta olduğu yerlerde çöküş çoktan başlamıştır.
    Yalanın umursanmadığı yerler çöl olmaya mahkumdur.

    • Bravo. Sorun seçilenlerde değil seçenlerde. Toplum çok dindar görüntü veriyor ama ahlak, dürüstlük gibi insanlık değerleri yerlerde sürünüyor. Vatandaş dindar ama ahlaklı olmayı bir gereklilik olarak görmüyor. O kendini daha yüksek makamlara sorumlu hissediyor. Diğer insanlar ne olursa olsun.

      • Serbes fıkra, milli irdeye saygılı olmayı öğrenmek zorundasınız. Çok biliyorsanız parti kurun biz de oy verelim:) tabii cebrail parti kursa ona bile oy vermem diyordu sümüklü psikopat; bakıyorum chp, hdp/pkk fitneye kim daha müsaitse hepsine de oy veriyorsunuz… Elhak, küfür tek millettir!!!

        • Milli iradeye saygım sonsuz. Demokrasi bu demek. Başka türlüsünü kabul etmek mümkün değil. Dediğiniz gibi memnun olmayan partisini kurar yeni bir yol açar. Ancak partilerden seçimlerden ayrı toplumsal bir problem olduğu da açık. Burada demokrasiye ve milli iradeye saygı duymayan cemaat isimli yapılar darbe yapmaya kalkıyor, onu bastıran diğer cemaatler köşeleri kapmaya çalışıyor. Bu çıkar çatışması sırasında olan herkese ve ülkeye oluyor. Zarar büyük. Bunu da kimse görmek istemiyor. Yada görüyor ama çıkarlarına öyle geldiği için kulağının üstüne yatıyor. Halbuki modern bir toplum olmanın şartı ve yolları belli. Ama kimse hakkına ve eşitliğe razı değil gibi. Ne laik ne de muhafazakar ne milliyetçi cephede. Herkes kendisini üstün diğerlerini eksik veya düşman görüyor. Toplumsal uzlaşı konusunda ciddi problemlerimiz var. Bunun da temeli ahlak diye düşünüyorum.

        • Sevgili H. Gayret,
          Belagatın şehvetine kapılıp insanları tekfir etmek pek riskli bir hareket. “Küfrün hepsi tek millettir” başlığı altında topladığınız insanlar arasında olabilecek tek inanan ebedi saadetinizi tehlikeye atar.
          Üç günlük dünyanın minicik tartışmaları için değer mi bu riski almaya.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here