Sarraf olayında kaş yapayım derken göz çıkarılıyor olmasın?

16

“Araba devrilince yol gösteren çok olur.”

Bu sözü hatırlar mısınız?

Rıza Sarraf (ABD’deki davada adı Reza Zarrab) duruşmaları başladığından beri bu sözü daha sık hatırlıyorum.

Akıl vermeye karşı olduğumdan değil, hayır hâşâ, tam tersine, akla en fazla ihtiyaç duyulan bir ortamdan geçtiğimizi iyi biliyorum.

Geçtiğimiz ortamda akla ihtiyaç var.

Sorun, verilen akıllarda

Konu tapeler yayınlandığı 17-25 Aralık döneminde ilk gündeme geldiğinde.. sonraları Rıza Sarraf’ın âniden Miami’de beliriverdiği 1,5 yıl önce de.. bugün akıl vermeye kalkan çoğunluğun neler yazıp hangi akılları ekranlara taşıdıklarını hatırlıyorum.

“Merak etmeyin, üstesinden geliriz” genel başlığı altına girecek akıllardı bunlar…

İşin özüne hiç girmeyip etrafından dolaşılıyor ve üstelik ‘vatan evlâdı’ hamasetiyle Sarraf’a sahip de çıkılıyordu.

Onun odağında bulunduğu olayda ismi geçen bakanların yanlış yaptığı sorgulanmak istenmiyordu.

Hep birden bakanlar aklandı. Hep birden ABD kınandı. Sarraf için ABD’ye 2 nota bile verildi.

Şimdi de yine hep birden ‘kumpas’ çığlıkları yükseliyor. Sarraf ‘casus’ oldu ve hakkında soruşturma açılıp mallarına el konuldu. ABD için ‘eşkıya devlet’ tespitleri eşliğinde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurma akılları veriliyor.

Bizde tarih hep tekerrür eder

Bugünleri geçmişteki yanlış akılların hazırladığına değinen yok.

Konu ilk gündeme geldiğinde sağlıklı bir değerlendirme eşliğinde doğru uygulamalar yapılabilse.. alınan tedbirler yarım bırakılmayıp yargının konuya eğilmesi sağlansa.. şimdilerde hakkında ‘casusluk’ iddiasıyla cezai soruşturma açılan Sarraf Türk mahkemelerinde o zaman yargılansa..

Emin olun, New York’ta dava açılmasının önü kesilirdi.

Yanlışlıklar ülkemizin ABD’de yargılanmasını getirdi.

Hiç değilse şimdi durup düşünsek ya…

Düşünmemizi istediğim konu şu: “Acaba geçmişte yanlış akıllar verenlerin şimdilerde verdikleri akıllar da yanlışsa? Bugün verdikleri akıllarla yola devam edildiğinde başımıza daha da büyük dertler açılırsa?”

Evet, haklısınız, benim de burada yaptığım bir yönüyle akıl vermek.

Konu Türkiye’nin bugünü ve geleceği olunca, ne yapayım, kendimi tutamıyorum.

Ancak ben “İllâ benim aklımla hareket edilsin” iddiasında değilim. Bütün istediğim, karar alma mekanizması içerisinde yer alanların, tabii öyle bir mekanizma varsa, kendilerini suret-i haktan görünenlerle sınırlandırmamaları, her görüşe kulak vermeleri…

Rasim Cinisli’nin anıları

Türk siyasi tarihinde yaşanan hemen her sıkıntının temelinde, merkezde yer alanların kendilerini yakın çevreleri dışındakilere kapatmaları yatıyor.

Başlarda birlikte oldukları, kendileri için düşünen ve başarılarını destekleyen kişilerden politik çizgilerini bütünüyle (yanlış olduğunda da) benimsememiş olanlarla yollarını ayırmaları…

Demokrat Parti.. Adalet Partisi.. Anavatan Partisi..

Geçmişin iktidarları hep aynı yoldan geçtiler.

AK Parti yönetim kademesi, “Biz farklıyız” diye düşünüyor, biliyorum. Ancak bir şeyi daha biliyorum: Geçmişte hata yapanlar da onlar gibi düşünüyor, kendilerinin öncekilerden ‘farklı’ olduklarına, yanlış yapmayacaklarına inanıyorlardı.

Bizde tarihin sürekli tekerrür etmesinin bir sebebi de budur.

Şu günlerde yeni çıkan bir hatıratı okuyorum; Rasim Cinisli’nin ‘Bir Devrin Hafızası’ adıyla yayınlanan anılarını…

Aslında ‘bir devrin’ değil, birden fazla devrin hikâyesi anlattığı…

Gençlik liderliği (MTTB Genel Başkanlığı, 1965-1966) sonrası henüz yaşı bile tutmamışken milletvekili seçilerek (1969) siyasi hayata girmiş, o gün bugündür hep merkez siyasete yakın bulunmuş bir isimdir Rasim Cinisli.

İçerisinde siyasi bir aktör olarak yer aldığı 1969 sonrasında yaşadıklarını bir tarafa bırakayım, anılarından henüz yetişme döneminde tanığı olduğu Demokrat Parti’nin ‘hatalarına’ ayırdığı sayfalar (144-147) bile okunsa, iktidarları bekleyen tehlikeler konusunda gaflete düşülmez.

Kumpaslar nasıl boşa çıkartılamaz

AK Parti bugün içeride ve dışarıda köşeye sıkıştırılmasını amaçlayan kumpaslara muhatap, buna kuşku yok; ancak ‘kumpaslar’ ile öyle uluorta “Bana kumpas kuruldu” diye bağırarak ve etraftan sempati toplamaya çalışılarak başa çıkılmaz.

Kumpaslarla akılla başa çıkılır.

Aksi halde, ‘kumpaslar’ daha derinleşir ve muhatabına daha fazla zarar verir.

Evet, New York’ta devam etmekte olan Sarraf davası konusunun yanlış değerlendirildiğini, yanlış değerlendirmeler yüzünden, geçmişte olduğu gibi bugün de hatalar yapıldığını düşünüyorum.

“Araba devrilince..” diye başlayan sözün sahibi olan eskiler şunu da söylemişlerdi: “Akıl akıldan üstündür.”

ΩΩΩΩ

16 YORUMLAR

  1. kol kirilir yen icinde kalir demis atalarimiz.yazik ki ne yazik butun ust duzey cemaatcileri abd ve gizli gucler kullaniyor, zamani gelinde onlarda tuvalet kagidi gibi kullanilip atilacak, para turkiyenin parasi degil,devletin parasi degil, derdi bizim oldu,sayin koru umarim okuyorsunuzdur yorumlari.abd irak a girdiginde iraklilar kendileri devirdi saddami,ama bizde abd bizleri devirmesi lazim once,bizim vatanimir turkiye yok baska vatan,ya devrilelim ya dogrulalim,…neyse rabbim neyler neylerse guzel eyler..insaallah bizlerde gogru saflarda yeralirizda ahireti kaybetmeyiz slm ve dua ile kalin

    • Hakki bey,

      Keske dediginiz dogru olasaydi. Ambargo’nun kurallarina uyalsaydi, paranin %5’i Turkiye Cumhuriyeti devletine verilecekti. Bunu bizzat Iran devlet yetkilileri acikladi. %5 de ne ki dersen, milyarlarca dolarin konusuldu yerde, %5 buyuk para. Ambargo’yu normal yollarla isletmedigimiz icin devlete gidecek para, Riza Zarrab’in, bakanlarin, Halk Bankasi mudurununun, vs. cebine gitti. Kisacasi, sadece Amerika dolandirilmadi, Turkiye Cumhguriyeti devleti de dolandirildi.

    • Kol kırılır yen icinde kalır mis. Atasözünü istediğin kadar istediğin yere cek. O zaman adam karısını öldüresiye işkence etsin yen icinde kalir. Ilginc.

  2. Düşman,vurmak için ateş eder.Düşmana niye ateş ediyosun demek kadar saçma bir şey olamaz.Açık verme o zaman.Devletler arası çıkar ilişkileri ve dünya politikasında, güç konuşuyor kuru gürültü değil.Adam kendi ambargoyu delmiş olabilir kontrolündedir,hatta bizim ambargoyu delmemiz(olduysa) onların işine de gelmiş olabilir (iranın pyd pkk yı el altından kollaması,arap dünyasını karıştırıp sarı turpun silah satmasına sebep olması,sonra iranın aslında israilden eksik bi yanı olmayıp sürekli suriyede mezhepçilik yapıp kadın ve çocuk öldürmesi say say bitmez),bütün bunlara rağmen BM ambargo koyduydu niye deldiniz kardeşiiim diyip bunu da kendi çıkarına kullanır.Neymiş GÜÇ KONUŞUR muş dünya politikasında burdan alasıya veresiye atmak değil

  3. Valla fehmi bey inanin benimde aklim almiyor
    Bizim yøneticileri bosa nefes tuketip durursun bunlarin kafasina tasmi dusmus bilmem ya Millet ons ne demeli? Israel de basbakan yargilanmayinca Millet sokaklara døkuldu bizimkiler bir turkiyede komplo bellemisler chp o para transferini aciga cikti diye hain ilan edildi millete koroya katildi sorup arastiran yok

  4. AKP çoğu konuda olduğu gibi Zarrab konusunda da keskin U dönüşleri yaşıyor.
    Evvelki gün, Zarrab hayırsever iş adamı idi
    Dün, Amerika da haksız yere tutuklu zavallı bir Türk idi.Hatta akıbeti için Amerika ya notalar bile verildi.
    Bugün, iftiracı hain ve ajandır. Malına el konulmuştur.
    Valla yandaş olmak ne kadar zor.
    AKP yönetimi döndükçe sen de döneceksin kıvırdıkça sen de kıvıracaksın.
    Adam olanda ne bel kalır ne beyin.
    Başın döner miden bulanır.
    Sayın Fehmi Koru nun işi ise çok kolay.
    Kimseye angaje olmazsın.Doğru bildiğine doğru yanlış bildiğine yanlış dersin.
    En sonunda da ben demiştim dersin. :))

  5. Sarraf ve Halkbank olayında Fetö-ABD işbirliğine değinmeyen her yazı noksan kalır.

    Fetö’nün 17/25 Aralık hukuk kumpasını ABD’de devam ettirdiği açıktır. Bunun adını koyarak net bir şekilde konuşmak gerekir.

    Eğer bu olayda bir rüşvet varsa bu Türkiye’yi ilgilendirir. ABD’ye ne? ABD vatandaşlarının ABD’de verdiği rüşvetler bizim mahkemeleri ilgilendirir mi?İlgilendirmez.Biz yargılamadığımız için ABD yargılıyor demek de anlamsızdır.Bizim yargılayıp yargılamamamız onları ilgilendirmez.

    Bunu da söyleyebilmek lazım.Bunu Aydınlık’ta Perincek,Sözcü’de S.Yalçın söyleyebiliyor.Konu hakkında yazı yazan herkes bunu söyleyebilmelidir.

    Öte yandan ABD kendisi İran’a ambargoyu kaldırmıştır.Halkbank’ı ambargoyu delmekle suçlaması abestir.Kaldı ki ABD birleşmiş milletler değildir.İri bir devlettir,o kadar. Onun bir ülkeye amborgo uygulaması diğer devletleri ilgilendirmez.

    • Bekir Bey,

      Hic akliniza gelmez mi, Dogu Perincek’in ve Sone Yalcin’in da savundugu bir seyde bir bit yenigi vardir diye???

      ABD Turkiye’de verilen rusveti yargilamiyor. Ozetle, benim banka sistemimi, benim parami, benden izinsiz niye kullandin diye yargiliyor.

      Tuyrkiye’deki 17 Aralik sorusturmasinda ise tersi yargilanmak istemisti: Evet ambargo deliniyor ama bunu sorgulamak bizim isimiz degil demisti polisler. Onlar, bu isler icin verilen rusvet icin fezleke hazirlamislardi.

    • Abd konu ile neden ilgileniyor teknik açıklaması cok basit. Ya da ben size şunu sorayim. Biz neden abd parası kullaniyoruz? Kullanmayalım gavur parasini. Yerli milli TL neyimize yetmiyor.
      Evet cevap burada. Sen abd parasını kullanırsan abd de ilgilenir. En özet haliye cevap bu

  6. RIza Sarrafın Fetocu Türk polisler tarafından Türk mahkemeleri için yakalanmadigi, Amerika hesabına çalışıldığı, Amerikadaki mahkemeye Feto-Cia işbirliği ile delil toplandığı ortadadır. Hal böyleyken Türkiyede yargilansaydi Amerikan mahkemelerine resmi delil imkanı sunulacaktı. Acaba bunu mu istiyordunuz?

  7. Sayın Koru ,

    Söylediklerinize itiraz yok. Ne yapılması gerektiği konusundaki düşüncelerinizi de öğrenmek isterim. Karşı cephe ABD başkanını yerinden etmeye uğraşıyor ve adım adım yol alıyor. Bunlarla uzlaşmak mümkün değil . Serdar Turgut takip ediyor davayı ve anlattıkları ile Hakan Atilla beraat edecek görünüyor. Halkbank a bir miktar ceza kesilecek Yani ABD haracını isteyecek istemesine de zalimin zülmü payidar olmaz demişler. Bu kadar mazluma eziyet edip de birisi isyan eder ve bir isyan başlatırsa, işte o zaman zalimin tahtı yer ile yeksan olur . Bu davaya bakan hukuk bürosu Uzan lar ile ilğili davaya bakanlar diye biliyorum. Orada gereğini yaptılar burada da yapacaklarına dair bir işaret bu .

  8. Bu gün(Türkiye saati ile dün) Ocakmedyada bir haber okudum ve şok oldum.
    Bizim “DIŞİŞLERİ” bakanımız Amerkan yargısını, Seneto ve Millet vekillerini, AB ülkelerini,Pakistanı bunların yanı sıra nerdeyse Dünyayı “TERÖRİST” ilan etmiş.
    Fetocu imişler…..
    Dünyayı bize güldüriyorlar.
    Bunların vatan millet değe bir dertleri yok.
    Tek bir dertleri var oda oy.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here