Suçu işleyenin üzerine gidelim, ama yanlış uygulamalarla canavarlar üretmeyelim

50
Eski-yeni bakanlar birarada

Başbakan Binali Yıldırım’ın yeni-eski bakanlara verdiği geniş katılımlı ve yemekli davette, Nimet Baş’ın cep telefonu elden ele dolaşmış…

Etraftakilere göstermek için kaydettiği bir fotoğraf davetlilerin yüzlerinin asılmasına sebep olmuş…

Tepkileri Nimet Baş’a değil; AK Parti’yi çeşitli zeminlerde temsil etmiş, TV programlarında göz doldurmuş eski bir milletvekilinin ‘FETÖ’cü’ damgası vurularak elleri kelepçeli gözaltına alınma fotoğrafına…

Yüzü asılanlar arasında Başbakan Binali Yıldırım da varmış…

Bakanlar “O Paralelci değildir” diye gözaltına alınan arkadaşlarına karakter tanıklığı yapmışlar.

İlk işittiğimde benim de “Herhalde o değildir, isim benzerliğidir” diye düşündüğüm İdris Şahin’in gözaltı durumu devam ediyor.

Listeleri kim yapıyor?

Bir dostum, bir süreden beri, genel tabloya bakarak, “Listelerin tanziminde parti, hükümet ve hatta Külliye devre dışı” deyip duruyor.

Ona göre, devreye giren ‘bir el’, sadece ‘Paralelci’ sıfatını hak edenleri tasfiye etmiyor, kendilerini AK Parti gibi bir iktidarın bürokrasisi içerisinde yer almaya hazırlamış bir nesli de devlet görevinden uzaklaştırıyor…

Vahim ve önemli bir iddia bu. Hayli zamandır Ankara dışında yaşadığım için doğruluk derecesini test etmem mümkün değil.

Gözaltındakiler… Görevden alınanlar… Malları müsadere edilenler… listelerine baktığımda, ‘kim kimdir?’ çıkartamıyorum.

Ama yine de fikir sahibi olabileceğim tekil örnekler var.

Yakından bir örnek

Hülya (gerçek adı değil) bir arkadaşımın kızı, ama benim kızım da sayılabilir; babası ve dayısıyla arkadaşlığımız MTTB yıllarından (1968 ve sonrası) bugüne kesintisiz sürdü çünkü.

Yakın arkadaş olduğu büyük kızımla yaşıt Hülya ve onunkine yakın bir tarihte (2008) dünya evine girdi. Kızımın nikâh şahitliğini yapmış Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Hülya’nın nikâh törenine ve düğün yemeğine katılması bekleniyordu; geçerli bir mazeret yüzünden katılamadı.

Baba ve dayı AK Parti saflarında siyaset yaptılar. İsimlerini versem ve ardından “Hülya’nın FETÖ ile hiçbir ilişkisi bulunmayan eşi de görevinden uzaklaştırılanlar listesinde” diye eklesem, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Olamaz” diyeceğine eminim.

Oluyor işte.

Son iki hafta içerisinde, kimi yazdığım yazılara destek olsun diye, kimi de seslerini aracılığımla duyurabileceklerini düşünerek bana gönderilen örnek olayların sayısı hayli fazla; bunların bazısına yazıların altındaki ‘yorum’ bölümünde yer verdim. Okuyorsunuzdur.

Yalnız ben olsam neyse; Hayrettin Karaman, Ahmet Taşgetiren ve Abdurrahman Dilipak gibi kalemler de, kendi yakınlarından veya öğrendikleri örnek olaylardan hareketle, ‘Paralel ile mücadele’nin daha hassas bir zeminde, mağduriyetlere sebebiyet verilmeden yapılmasını tavsiye eden yazılar yazdılar.

Tasfiye, nereye kadar…

En başlarda ‘Türkiye’nin gelmiş geçmiş en yaygın tasfiye operasyonu’ gözüyle bakılıyordu yaşananlara; şimdilerde ‘dünyanın en yaygın tasfiyesi’ denilmeyi hak edecek kadar genişledi.

Sadece gözaltına almak ve tutuklamakla kalınmıyor… Henüz yargı süreci başlamadığı ve dolayısıyla herhangi bir mahkumiyet kararı çıkmadığı halde, insanlar, yıllardır sürdürdükleri devlet görevlerinden de atılıyor; bir daha devlet memuru olamayacak biçimde hem de… Başta mallarına-mülklerine kayyım atanıyordu; şimdilerde her şeyleri müsadere ediliyor…

Gözaltında veya tutuklu durumda gazetecilerin basın kartları iptal ediliyor…

Tutuklu olan herkesin pasaportları iptal edildiği gibi, çoğu ne olup bittiğini bile anlamaktan uzak eşlerin pasaportları da iptal işlemine tâbi tutuluyor…

“15 Temmuz gecesi 240 kişiyi öldürdüler, Cumhurbaşkanını öldürmeye kalkıştılar, hükümeti devirmek istediler” ile başlayıp “Onlar planlarında başarılı olsalardı, bize neler neler yapacaklardı” diye devam eden bir anlayışla yapılıyor bütün bunlar; biliyorum…

O gece yaşananlar gerçekten dehşet vericiydi. Hem bir daha öyle bir oldu-bitti yaşamamamız için, hem de aldıkları canların hesabının sorulması için, ‘darbe’ planlayan, uygulamaya koyan, fâilleri arkalayan ve talimatlarla yönlendiren kişilerin yargı önüne çıkarılması ve ‘suçlu’ bulunanların en ağır cezalara çarptırılması gerekir.

Ancak öylesine hâin bir saldırıya karışmış, destek vermiş, onaylamış olanların sayısının yüz binlere vardığını nasıl düşünebiliriz?

Mantıklı geliyor mu böyle bir şey size?

Bir ülke içerisinde, bu kadar çok sayıda insan, bulaşık kumpasçı, gözü dönmüş kâtil, yanlışların savunucusu olabilir mi?

Şu anda peşlerine düşülen insanlar arasında, değişik sebeplerle arkasına takıldıkları kişilerin ‘FETÖ’ örgütüne dönüştüğünü ve yaptıklarını görünce, onlara lânetler yağdırmaya başlamış, ne olup bittiğini anladıkları ilk andan itibaren onlarla aralarına derhal mesafe koymuş pek çok kişi var.

Listeler geniş tutuldukça ve ‘Paralel ile mücadele’ adıyla yürütülen süreç AK Parti’yi TV ekranlarında en aklı başında biçimde savunan İdris Şahin’i, babası ve dayısı AK Parti câmiası nezdinde saygın ve övünç kaynağı isimler olan Hülya’nın eşini de içine alacak kadar ileri götürüldükçe, mücadele zayıflar, sonuç almak güçleşir.

Bir de İngiltere’den örnek

Buraya, ara sıcaklık olarak, geçen gün (31 Ağustos) İngiliz Guardian gazetesinde okuduğum bir yazıdan bölümler alıntılıyayım.

Yazarı Francis Beckett adlı bir gazeteci.

Francis’in babası 2. Dünya Savaşı sırasında 4 yılını cezaevinde geçirmiş… Sonra kendisini bir tür ev hapsinde tutmuşlar; Londra’nın 10 km dışına çıkamıyormuş…

Suçu? “Benim babam faşistti” diyor Francis

Naziler ve faşistlerle savaşan bir ülke, kendi sınırları içerisinde ‘5. Kol’ olarak gördüğü kişileri yakın takibe almış, suçunu belirlediklerini cezaevlerine, ev hapislerine çarptırmış… Francis’in babası cezaevi sonrası yerel bir hastanede yöneticilik görevi üstlenmiş, istihbarat örgütü, birkaç ay sonra sessizce işine son verdirmiş… O kadar sessizce ki, adam, kıtlık günlerinde çocuğuna rüşvetle muz aldığı için bu işin başına geldiğini sanmış…

Bu alıntıyı neden yapıyorum? Şundan: Francis Beckett “Babam daha faşist, daha anti-Semitik olarak çıktı cezaevinden” diyor. Annesi eşini uslanması için teşvik ederken, işini kaybeden adam yanlış siyasetin içinde daha fazla boğulmuş…

Canavarlaşmış onun durumundaki insanlar…

Alınan aşırı tedbirlerin o günlerin İngilteresi’nde toplum tarafından hoş görüldüğünü de kayda geçiriyor Francis Beckett; bir başka olumsuzluğa da dikkat çekerek: Bu işlemler, insanları takibe alan, onları gözaltında tutan, cezaevlerine kapatan devlet görevlilerinin karakterleri üzerinde olumsuz etki yapıyor…

Zekeriya Öz’ün ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davaları sürecindeki karakter değişimi hepimizin gözleri önünde gerçekleşmedi mi?

Genelkurmay Başkanı’nı bile demir parmaklıklar gerisine göndermek baştan çıkartıcı bir güç verir bunu yapana…

Demokrasi için ise her şey, demokratik davranalım

Şimdiki gibi dönemlerde benim burada dillendirdiğim türden uyarılar hoş karşılanmayabilir.

Ancak şimdi yapılanlar, süreci yürütenlerin açıklamalarına göre, ‘demokrasi’ adına yapılıyor; ‘demokrasiyi güçlendirmek’ adına…

Demokrasi, okuduğunuz bu yazı gibi uyarıların serbestçe yapılabildiği rejimin adıdır.

ΩΩΩΩ

NOT:

Henüz okumadıysanız, dün siteme eklediğim ‘Hasbihal’ yazıma (‘Bugün sizlerle hasbihal yapmaya karar verdim. Zira 3. ayımız dolmak üzere…’) bir göz atmanızı isterim. FK

50 YORUMLAR

  1. Bu kadar insanın ici kan ağlarken bu devlet büyüklerimiz evlerinde nasıl rahat uyuyabiliyorlar acaba .ortalıkta iftira mağduriyetlik haksızlık kol geziyor .sizin derdiniz evet hayır olmuş.kim duyacak bizim sesimizi kim sahip cıkacak bize.sizleri başımıza bize iftira atasınız diye mi sectik.madem oldu bir yanlışlık acığa aldınız .5 aydır nerdesiniz 5 aydır napıyorsunuz ben karnımdaki cocuğumla 5 aydır kan ağlıyorum hatta göz yaşlarım kurudu psikolojim bozuk tepkisiz bir varlık gibiyim .bizim aile hayatımızı bizim insanlığımızı bitirdiniz.insan insana ancak bu kadar zulmedebilir.

  2. Sayın Koru, biz mağdurların sesi olduğunuz için teşekkür ederim ve yazılarınızın devamını beklerim. Ben açığa dahi alınmamama rağmen meslekten ihraç edilen bir öğretmenim. Haberlerde okuduğum ve sayısı 16’yı bulan kriterlerden hiçbirisi yok bende. Yani ne sendika ne Bank Asya hesabı ne telefon programı ne maddi destek… Hala o listede adımın olduğuna inanamıyorum. Hangi mantık ile alındığımı, neyle suçlandığımı bile bilmeden yılların emekleri ile atandığım mesleğimden olmak beni perişan ediyor. Lütfen sesimiz olmaya devam edin. Bu mağduriyetler en kısa zamanda giderilsin.

  3. Bak Sn Koru bir de Amerika bilgi bbelge istiyor, Fetullah Gulenin darbeyi yaptığına tam inanamıyor ve Amerikaya hak verebiliyorsun, pekiyi Rıza Zerrabı orda tutuklamak için Amerikanın elinde yeterli belge var mı? Cep telefonu resimi, whats app yazışması, mal varlığı,vs.. deliller bunlar.
    İnsan biraz düşünür. Kim kimseyi aptal yerine koymaya kalkmasın.
    Türkiye kamuoyu bu yazıyı bekliyor.

  4. Cuma günü hutbede en az bin kişilik cemaatın huzurunda “etrafta Fetö’cülüğünden şüphendiğiniz birileri varsa onlara selam bile vermeyin. Bu tiplere selam vermek küfür alametidir” diye zırvalayan bir imam bilmem ne kadar birleştirici olabilir.. Üç evladı damadı görevinden alınan bir baba olarak ümmetin temsilcisi olarak gördüğümüz ve binbir güzel hizmetimi Allah’a yemin olsunki ailece alkışladığımız Sayın Cumhur başkanımızın kurunun yanında yaşın yanmaması ve kul hakkını Fetö metöcüler gözetmese bile gözetmesini beklerdik.. 1965’ten beri önbeş hükümeti kandırmış olan bir meczupa.. Şimdi 25 yaşındaki genç öğretmene devlet soruyor şu tarihten beri sizi uyarıyoruz neden Fetöden vazgeçmediniz? Peki elli senedir siz neredeydiniz? Şimdilerde işinden ettiğiniz onbirlerin işyerlerinin kurdelasını siz kesmediniz mi? El Haak kul hakkı nerde? Isimleri listelerle ifşa edilen çocuklarım başka işlere Fetö’cü damgası yedikleri için de alınmıyor. Adaletin bu mu dünya? Merhum Akif: “Gitme ey yolcu beraber oturup ağlaşalım .. Elemim bir yüreğin karı değil paylaşalım” diyor elemimizi paylaşacak kimse yok mu? Buarada 241 cana kıyan meclise bomba atan, Ümmetin bugünkü temsilcici olarak bildiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza saldıran Fitnenin yaygınlaşmasına sebep olan Fitneci Fetöcüleride Allah kahretsin..

  5. Hergun eriyen bedenim can çekişen bir ruhum kaldı geriye olesıye sevdıgım mesleğimden kopardılar .tecavuzculer tacızcıler hırsızlar bölücüler bile atılmazken Allah adalet sevgi dıyen benım gıbı onbınler koparıldık. oysa ayağımızda kara çarıkla karları yarıp gitmiştim okuluma ıslak tek pantolonumla .tek destegımızde babamızın emeklisi ve sarımızın sütü ve yoğurduydu. babam MEB’de hizmetiydı okul çıkısı yardım ederdım beraber süpürürdük sınıfları. ne guzeldı keşke derdim Birgül bende öğretmen olsam ama imkanlar azdı. 18 ay askerlik sonrası yıllar sonra 26 yasında girmiştim İstanbul unıversıtesıne lisans ve tezsiz yüksek lisans 34 yasındada atanmıştım kpss ile 2002 de aldığım puanla iki yıl beklemiştim 0,2 ile kacırmıstım önce atamayı ama en sonunda 2004 martta atanmıstım Mardin’e sonrası İstanbul. yıllarca desteklediğim (gezi kapatılma davaları vs ) devletim 12,5 yıl sonra güle güle dedi ben ise sadece Allahhhhhhh diyorum diyeceğim sonsuza kadar. El Adl ismi ne güzeldir Rabbimin her ismi gibi ne güzel.. ahiret yurdu en güzel yurttur. hesap günü görüşmek üzere not: ogrencilik hayatımın bir günü bile bu yapı içinde bulunmadım Allah huzurunda yemin ederim.

  6. Sayın Koru ne diyeyim ki bilemiyorum.Sadece şunu diyecem… Ya Rab çaresizliğimi sana havale ediyorum. Sen bu kadar mazlumun ahını, buna sebep olanların yanına bırakma.

  7. Ben Niğde’den suçunu dahi bilmeden bir gecede bir kaç listede adil öksüz gibi kansız birinin olduğu bir listede terörist ilan edilip öğrencilerinden okulundan ihraç edilmiş bir öğretmenim. Her vatandaş gibi 15 Temmuzu iliklerine kadar kaygı ve üzüntüyle karsılamış, sonrasını meydanda geçirmiş, bir hafta sonrasında ise savunması alınmak üzere tedbiren açığa alınmış bir öğretmenim. Devletim soracak soruşturacak 2014 de attığım bir imzayla üye olduğum sendika 2015 de istifam var. Tabiki benim de ifadem alınmalı dedim ve bekledim. Sendikadan terör örgütü üyeliğine yol çizilmiş haberim yoktu. Ki ben istifa edeli nerdeyse 2 yıl olmuş.Ben ihraç oldum bu somut delil sayıldı. Hakkımda kanun değil kanaat işledi. Biri bana cevap versin; miladını mitin bile bilemeyeceği terör yuvalarının yıllardır şehitlere sebeb olduğu bu ülkede yaşayan millet, madem bir gecede Fetö teröristleri listelerle bulunabildi ve bir gecede temizlenebildi neden şehitler verdi neden ağladı. Yıllardır silahlı olduklarını açıktan söyleyen bu düşmanı niye bağrımızda beklettik,niye mecliste vergilerimizle besledik. İlla darbe gecesini yapacak güce mi gelmeleri gerekiyor. 15 Temmuz ve benzeri geceleri mi yaşamayı hak ediyor bu millet. Beni tüm Niğde tanır beni ikna edin terörist olduğuma vatanıma ihanet ettiğime ben malumı mülkümü devlete teslim edip kendimi vuracağım.biri ikna etsin delil sunsun. Ohal esnasında pkk yine Ocak yıktı. Benimle beraber 4 bin de PKK lı öğretmen açığa alınmıştı. Bir KHK lık işleri vardı. Onlar görevine iade edildi benim Fetöye ait olduğu söylenen ama altında meb in yetkili imzalarını taşıyan devlet onaylı legal bir sendikaya olan eski üyeliğim beni bugün terörist damgalı işinden ihraç olmuş babasının adıyla listelerde ifşa edilmiş bir insan yaptı. Bu ifşayı da devletimin suçu tesbit edilmemiş zannedilmiş insanlara yapması beni bir kez daha yıktı. Peki soruyorum o halde bu sendika neden kapatılmadı. Birileri 17/25 miladını içinde tuttu ve bunu tuzak olarak 28 bin öğretmene mi uzattı. Devlet vatandaşına legal görünümlü bir tuzak mı kurdu. Yalvarırım bu böyle olmadın. Devlet ana tabiri var benim zihnimde ve kalbimde. Bu yıkılırsa ben biterim. Ben bir öğretmenim. Silah tutmayı değil kalem tutmayı bilirim. Terörist olacağıma ölmeyi tercih ederim. Ama nasıl olduğumu aklım almasına bugün terörist damgalı oldum. Rızkı veren Allah biliyorum. Bana sen işini iyi yapmadın öğretemedin deseler ağrıma gitmez beni bu leke ile meslekten men etmemeli benim kalbimde yatan devlet. O kadar canım yanıyor ki tarif edemiyorum alnı secdede adında adalet olan bir hükümet ve ceversince bana bu reva görüldü. Yine soruyorum bugünlerde sayın Başkanbakanım 14 bin pkklı öğretmenin yeri değişecek dedi. Kalbimden vuruldum bir kez daha. Ben kanaatle işimden edikirken onlar açıktan açığa pkk yı savunup cocuklari milleti zehirlenen ne adları benim gibi listelerle servis ediliyor ne de ihraç KHKlarına dahil ediliyor. Sadece yerleri değişiyor. Doğuda pkklı hemşireler doktorlar mehmetciğimi ölüme terk ederken ben buna göz yumamam. Madem temizlik bu kadar hızlı ve kolay beklenmesi bir hata olduğu gibi iyi terörist kötü terörist dolayısı ile farklı uygulama arayışını ben devletime yakıştıramam. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyler yaşadım su 3 ayda. Biri beni kabustan uyandırsın. Benim devletimden başka sığınacak adaletli limanım yok. Olmamalı. Ben terörist değilim.. Sevgi ve saygılarımla….

  8. “KHK’ler ile mağdur olan yurttaşlar, dava açılamaz dense bile, daha sonra AİHM’e gidebilmek için süresi içinde yargı yerlerine başvurmalıdır.”
    Sezgin Tanrıkulu
    İleride Türkiye’yi çok büyük tazminatlar bekliyor. Yazık olacak Türkiye’ye. 10 yıl önce neydi şimdi ne oldu. Ekonomi çok kötü umarım bunca mağduriyetten sonra bir de ekonomi çökmez.

  9. Eveeettt… maalesef darbeyi tezgahlayan karanlık güçler, öyle yada böyle ülkemizi zayiflatmayi başaracaklar mı? Allahım sen fırsat verme…

  10. Sayın Koru ben burada yorum yapan herkese üstat Necip Fazıl’ın Reis bey filmini, özellikle Filmin o unutulmaz repliğini (Reis bey ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz) vicdan kulağı ile dinlemelerini tavsiye ederim. 15 Temmuz darbe girişimiminde kimler suclu ise hukukun ve adaletin verebileceği en büyük cezalar verilsin. Ancak şu dusturda unutulmamalı, suç kisişeldir ve hiç kimse bir başkasının işlediği suçdan dolayı sorumlu tutulamaz tutulmamalı. Suçlu olana merhamet edilmemeli ancak suçla alakası olmayan insanlarda sırf sendikasından bankasından dolayı bozuk para gibi harcanmamalı. Filmde de söylendiği üzere “Merhamet etmeyene merhamet edilmez”

  11. Arkadaşınıza, hülya hanıma ve selman beye çok geçmiş olsun dilerim. İnşallah tez zamanda ilgileri olmadığı ortaya çıkar ve aklanırlar. Yazılarınızı takip ediyor ve çok beğeniyorum.

  12. Hiç bahsettiğiniz gibi değil açığa alınan bayan ögretmen okul müdürüne bu iş burada bitmedi geri geleceğiz ve bunun hesabını size soracağız diye gidiyor.

  13. Bir gunde darbeci olduk ve haksiz bir sekilde isimizden atildik iki gündür acaba bizden bahseden bir vicdanli yazar var mi diye bakiniyorum tek tuk boyle yazar var biri de sizsiniz.yapilan suclamalar banka ve sendika madem yasakti kapatsaydilar bu kurumlari devletin icinde miyiz biz kendileri bu kadar sene yuzlerini gorememisler biz evimizde siyasetle isimiz yok nerden bilebilirdik bunlari akrabayi falan bırakıp yani devletin basindakiler 15 temmuzda ogreniyorsa bu insanlar ne bilsinler denmeli sendikadan cikali bir yil oldu ama ihrac edildim gorevimden bu sekilde anca insanlari kin ve dusmanliga sevkederler

  14. Günlerdir internet sitelerindeki köşe yazılarını okuyor. Hani bir ümit diye durumumu anlatıyorum . Sizin kosenizde de Abdurrahman Bey in ve Ahmet Taşgetiren in köşelerinde de bahsettim. Ben alevi birisiyim. Cemaat denilen yapıyla bir arkadaşımın ricasıyla girdiğim sendikanın dışında bir bağlantım yok. Gazete dergi aboneliğim olmadı. Himmet adı altında bir kuruş param nasip olmadı. 22 yıllık öğretmenliğim bir gece yarısı hiç bir savunma alınmadan ansızın bitirildi.
    Acindirmak için söylemiyorum ama nasıl magduriyetler oluştuğu bir kez daha ifade edilsin diye söylüyorum 12 ve 14 yaşlarında iki çocuğum var aynı vade anne babam eşim ve çocuklarımla birlikte yaşıyorum . Babam ben öğretmen olana kadar inşaat işçiliği yaptı. Ben de vefa hissiyle 1994 ten beri çalışmasını istemedim. Emeklilik ve gelirleri olmadiklarindan bu güne kadar hep birlikte hayatımızı devam ettirdik. Bir yıldan fazladır da yatalak . Eşime 3 ay öncesi lösemi teşhisi konuldu. 3 aydır İzmir de bir hastanede tedavi görüyor. Ben de refakatçi olarak yanında kalıyorum. Annem evde iki cocuk yatalak bir adamla aksam ediyor.
    Din diyanet konularinda inançli birisiyim. Ancak tüm bu yasadiklarimiz ve buna sebep olan insanların kendilerini dindar olarak nitelendirmeleri bende artık onların inandığı Allah onların böyle şeyler yapmalarına ses çıkarmıyorsa ben O Allah a inanmıyorum psikolojisi oluşturdu.
    Her şey oldu bitti. Tüm bu sıkıntılardan sonra bir tek şunu diyorum. Bunlara sebep olan kişiler 1000 yıl yaşasın . Ama varsa Allah öbür dünyada ahımı yerde koymasın.

  15. Sayın Koru, Sıkıntıdan nefes almakta dahi zorlandığımız, Çocuklarımıza bir tebessümü çok gördüğümüz bu sıkıntılı günlerde yazılarınız bizi teselli ediyor, hakkı ve hukuku dile getirenlerin de varolduğu düşüncesiyle geleceğe az da olsa ümitle bakmamızı sağlıyorsunuz. Bugün bu sıkıntıları en fazla çeken kesim, Sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın bir zamana kadar “tabanı ibadet” dediği kesimdir.Hani bunlar zarar görmeyecekti. Eşim sendika üyesi diye benim bankada hesabım var diye ikimiz de meslekten ihrac edildik. Teröre darbeye bin lanet olsun. Bizim bildiğimiz tek şey okulda öğrencilerimize verdiğimiz güzel ahlaktır. Sigara içmeyi bile mesleğimize saygısızlık olarak görürken terör örgütüne üye oluverdik. Fehmi bey inanın balkonumuzda kılima motorunun üstünde yumurtalarının üstünde kuluçkaya oturmuş güvercinin yuvası bozulmasın diye evimizi taşımayı bile öteledik. Gel gör ki terör örgütü üyeliği yaftasıyla yuvamızı bozuyorlar. Lütfen yazmaya devam edin. Bugün sizin gibiler o kadar az ki.

  16. Bir kere 17-25 Aralık (2103) milat olsun demekle sorun çözülemez hale geliyor. Ortaya saçılan pek çok yolsuzluk iddialarına inanmak neden suç olsun ki ? Soruşturma miladı diye bir şey olmaz.

    Türkiye bu işin içinden çıkamaz. Zira düne kadar el üstünde tuttukları ve ‘Fethullah Gülen Hocaefendi’ diye hitap ettikleri bir kişiye şimdi en ağır hakaretleri yapan AK Parti’lilerin düştüğü durum insanda sağduyu bırakmaz. İçinde bulundukları halet-i ruhiye onları cadı avına zorluyor.

    Ak Parti diye bir şey kalmadı, Sn. Erdoğan’a eşitlendi (kendileri söylüyorlar). Muhalefet ise Türk siyasi tarihinin en rezil muhalefeti. Tek çare, sağ veya sol dinci olmayan yeni bir siyasi oluşumun ortaya çıkması ve raydan çıkan devlet trenini tekrar rayına oturtmasıdır.

  17. Merhaba Fehmi Bey,
    Yazınızda duygularımıza tercüman oldunuz. Ben Kastamonu’da görev yapan bir öğretmenim. 27 Temmuz’da açığa alındım. 35 gün sonra yani 01 Eylülde ihraç edildim. Açığa alırken hangi sebebepten açığa aldıklarını söylemediler. İhraç ederken de söylemediler. Biz kendi tahminlerimizle ve medyadaki haberlere göre ihraç sebebimiz bulmaya çalıştık. Kimi arkadaşımız sendika üyeliğinden kimi bank Asya hesabından vb. Şu anda silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edildik ve ihraç edildik. Ne savunmamız alındı ne de arayıp soran var. 16 yıllık öğretmenlik hayatım bitti. Rızık Allah’tan. Devletimize küsecek ya da kızacak değiliz. Sinemize çekip katlanacagız. İhraç edildigimiz değil hain bir yapıyla anılmak bizi kahrediyor. 35 gündür harap olduk. İkiz çocuklarım var 7 yaşında ellerinizden öper. İki de bir annesine ” Anne babama ne oldu, neden üzgün, artık bizi sevmiyor mu?” gibi sorular soruyolarmış. Çocuklarımın yüzüne bakıp gülmeyi onlara sarılmayı unuttum.
    Fehmi Bey, nolur sesimizi duyurun. Artık dayanma gücüm kalmadı. İyi günler.

  18. Sayin Koru, Türkiyenin bu duruma gelecegini Dogu Perinçek nerden biliyorduki hapishaneye götürülüken aynen söyle dedi,”biz burdan çikacagiz bizi buraya atanlar girecek.”Baska bir konusmasindada,”Önce cemaati sonrada ak partiyi bitireceyiz.”Demisti,aynen dedikleri çikiyor AKP kendi sonunu hazirliyor hemde gözü dönmüs bir sekilde.Benim de çok yakindan tanidigim bir arkadasin kocasinin tutuklandigini okudum.bu arkadasin abisi AKP nin üst düzey görevlisi bu aile Milli Salamet partisinden idler ben Türkiyede iken,o zaman AKP yoktu sonrada gazetelerde okudum onlarin AKP kadrolarinda olduklarini.Not:Bu aile cemaati ve liderini hiç sevmezlerdi hatta deyim caizise nefret ederler. Bu adeletin kestiyi parmak acirmi?acimazmi?Aslinda bunun cevabim herkes biliyor sadece gözleri kör görmezler kulaklari sagir i$itmezler ve kos kocaman bir ülke adim adim felakete dogru gittiyinden haberleri dahi yok.Sayin Koru size benim nacizane bir sorum olacak Allah korudu da olmadi eyer 15 Temmuz darbesi gerçekleseidi bundan dahami kötü olurdu? Sizden rica etsek bu konudada bir yazi yazarmisiniz.

  19. Hala yanlışta israr ediyor, hissi davranıyor, suyu bulandırmaya çalışıyorsunuz. İdris şahini dağdaki çoban bile biliyor, siz ise onu temize çıkarmak gayretindesiniz. Ne diyelim, El insaf, …..

  20. Yapılan ayıklamanın dünyanın en yaygın tasfiyesi olması normal. Çünkü örgütün devlete sızması da dünyanın en yaygın sızması.

    Tabii olay sızma ile kalmıyor. Her yere hakim oldukları zehabıyla devleti teslim almak amacıyla darbeye kalkışabiliyorlar. Dolayısı ile bu durum, tasfiyenin de bu oranda büyük çaplı olmasını gerektiriyor.

    Yıllardan beri sınav sorularını çalmış,adamlarını bütün devlet dairelerine yerleştirmiş bir örgütle karşı karşıyayız. Öyle ufak çaplı tasfiyelerle biter mi bu örgüt?

    Daha çok az bir kısmının tasfiye edildiğini düşünüyor kamuoyu.

    Hem tasfiye efilmek için darbe girişimine bizzat katılmak şart mı?

    17/25 Aralıkı destekleyenler var, Mit tırlarının durdurulmasına arka çıkanlar var, darbeye fiilen katılmamakla beraber onları destekleyenler var, Türkiye’yi dışarıya jurnal edenleri destekleyenler var…

    Bu örgütün kötü niyeti çok önceden ortaya çıkmış olmasına rağmen örgüte ait, derneklere, sendikalara üyeliğini, desteğini sürdürenler var. Sayın Koru, Adil Öksüz konusunda sizin yazdığınız yazı ve alıntı yaptığınız yazarın yazdıklarının konuyu sulandırma amacı taşıdığına dair yazılar var bugün basında. Açıkça isminiz geçmiyor ama sizi ima ediyor.

    • Bu söylediklerinizin (17-25 Aralık, Mit tırları vs) hiçbiri suç değil! Hukuk devletinde kanunlarda yazılı olmayan bir suç olamaz. Herkes demokratik bir ülkede düşüncelerini serbestçe ifade edebilir. Sizin ülkenin aleyhine sandığınız şeyleri başkaları tam da ülkenin menfaati için savunuyor olabilir. Bir derneğe, sendikaya üye olmaktan, bir bankaya para yatırmaktan ötürü bir insanın suçlanabilmesi için ÖNCE bunların kanunen suç ilan edilmesi gerekir.

      Hukuk devleti boş bir laf değildir! İnsanlığın binlerce yıllık tecrübesiyle ortaya çıkmıştır. Hukuğun, insan haklarının ABCsini tekrar tekrar öğrenmek zorunda kalmak çok acı.

  21. Abim derki , son on yılda iş icabı defalarca yurt dışına çıktım. Amerika ya da gidelim tekliflerini kibarca hep reddettim. Kardeşim ben Reisin yolundan ayrılmam dedim. Kaderin cilvesine bak ki, iyi o zaman Reis bir şiir yüzünden haksız yere üç ay hapis yattı sen de yat dediler. iyi ama ben bunu kastetmemiştim ki !!!

  22. Darbe girişiminde bulunanların bir ruhi rahatsızlıkları olduğuna , yorum yapabilecek ,bilim ve ilim sahibi insanların ,bu işe el atmaları gerekir. Eğer bu düşüncem doğru; ise devletin bu işe önayak olması gerekir. Bu insanlar tedavi edilmeli. Yoksa ilerideki günler için canavar yetiştirdiğimizin farkında olmamızda fayda var. Devlet tutuklar, yargılar ,en ağır cezayı verir. Eğemendir. Ama arkadan gelecek “durum” ne olur, bilebilirmisiniz?

  23. Fehmi Bey, tebrik ederim, çok güzel. Siz, “zulm”ün “kendisi”ne değil, “derecesi”ne karşı olmaya devam edin. Göreceksiniz, her şey düzelecek (!) …

  24. Ülkeye tüm insanlar yardımcı olmalı..
    Bu ülke bir daha kumpasa gelecek zaman kaybecek durumda degil
    Kim ne biliyorsa yapabiliyorsa
    elini taşın altına koymalı
    Ne mazlumun ahı alınsın ne de
    bölücüler sureti haktan gorulsun

  25. SENİN GİBİ CESUR VE DEMOKRAT BİR YAZARI VE DÜŞÜNÜRÜ OLDUĞU İÇİN ÇOK ŞANSLI TÜRK MEDYASI GÜCÜN YANINDA YER ALMADAN HAKKI SÖYLEYEBİLEN YAZAR VE DÜŞÜNÜRLER DAHA ÇOK OLSA KEŞKE AMA OZAMAN KÖMÜRLE ELMAS AYNI OLURDU DEĞİLMİ AYNEN KATILIYORUM SUÇLULAR BULUNSUN VE EN AĞIR CEZAYA ÇARPTIRILSINLAR AMA BİR ZAMANLAR AMERİKADAKİ KOMİNİST AVINA DÖNÜŞMESİN İŞLER

  26. Veya o kanlı tarihte memlekette izin olmam da sebep olabilir. Çünkü bazı iller hazırlıksız yakalanmalari ve Ankara hesap sorar diye izindeki personelleri açığa almışlar. Memurnette sesini duyuramayan binlerce mağdurları dramlarina da bir göz atın. Sonuç olarak açıktaki tüm gorevliler inceleme gecirilmeden atılmış. Yazık hemde çok yazık

  27. Siz basmayın ama ben yazayım en azından editör okurken kulağında kalır. Zulme rıza zalimliktir düsturu ile kuruyu, yaşı aynı torbaya koyup toptan sefalete mahkum etmeye, suçun müşahhas olması nedeniyle suçlu bildiklerinizin anasını, babasını, eşini müsadere etmek hiçbir kanunda hak değildir ve zulümdür. Zulmün cezası muacceldir.
    Şeytan ve siyasetden Allah’a sığınan Bediüzzamanın eskiden müttebisi kabul edilen şimdiki merdud şahsın, sebep olduğu bütün felaketlerin sebebi din vasıtası ile siyaseti, dünyayı kazanma heves ve arzusundan başka birşey değildir. İslam’ın ebedi elmasları hükmünde olan ali hakikatlarını kullanarak dünyayı kazanma hırsında olan başka zevata bu malum zatın düştüğü acınası durum örnek olmalıdır. Dünya üstünde tepinip, zalimlik ve haksızlıkla bir yere varılan, vardıran bir menzil değildir.

  28. Sucumu bilmesemde, kendimce iki sonuca varıyorum, 2013 Haziran ayında onlara ait okuldan aldığım çocuğumun okul taksitlerinin yeni ile taşınmam ve ekonomik nedenlerle 2015/Aralık ayına kadar devam etmesi tabi bu arada 11 ay bu kredi kartının asgarisini dahi odeyemedigim ve okul taksitlerinin cekildigi açıkken atıldım.

  29. Sayin Koru; sapla-saman o kadar birbirine karıştırıldı ki Tunceli Üniversitesi Rektörlüğünde görevli bir ateist doçente FETÖ damgasından atalabiliyor. Ben de 17 yıllık memuriyetinden atıldım. 44 gün açıkta kaldığım sürede ne suçlama yönetildi ne de savunmam alındı.

  30. son kararname ile gorevimden ihraç edildim. 15 yıllık memurum. sebebine gelince açığa alınma yazısında feto üyeliği yazıyor. üyelik dedikleri mayis 2015 ile şubat 2016 arası aktif eğitim sen e olan üyeligim. bunun haricinde herhangi bir birlikteliğin yok. herhangi bir savunma veya mahkemeye çıkarma olmadi. sorgulama olmadi. ve 2 eylül kararnamesi ile ihraç edildim. Allah şahidimdir devletime vatanıma ihaneti içerecek ne bir fiilim nede bir cümlem mevcuttur. Allah bu kalkışması yapanların belasını varsın. ancak zamanında ülkeyi onlara peşkeş çekenler kahraman ben ise hain oldum. ben 17 25 aralıktan öncede sonrada istedikleri hic birşey onlara vermedim.

    VATAN SAG OLSUN.

    (üyelikten çekiliş belgelerim mevcut ancak görevli memur sistemden ismimi düşmediği için temmuz 15 ten sonrada üyeligim devam ediyor gözüküyordu.) belgeleri vermeme rağmen bir şey değişmedi.çünkü vatan sever olmanın tarihi 17 25 aralık-2013 ve öncesi
    Rabbim kendi adalet anlayışları ile kendilerini yargılatsin inş.

  31. Fehmi bey. Hakikaten suçlu olanlar alınsın. Kimsenin buna bir itirazı olmaz, olamaz. Ama herkes kendi tanıdığını söylüyor siz de… Keza ben de. Böylece sayı kaça ulaşır? Bunca insan, bu sabah işsiz uyandı. Mesleksiz. Eşim de
    Kimler ne araştırması yaptı? Hiçbir araştırma yapıldığına inanmıyorum. Yapilsaydi eşimin zerre alakası olmadığı anlaşılırdı. Çünkü hayatı hep Ülkü Ocakları’nda geçti. Ama kime ne anlatacaksiniz? Karar verildi hayatlara bakilmadan hem de. Ne oldu şimdi bitti mi ülkenin terörle sorunu, rahatladı mi herkes?

  32. Sn koru bir binanın elektirik, su tesisatı, fayansların uyumsus renk ve çarpık döşenmesi bir tarafa 20 katlı bir proje için 5 katlı binaya göre temel atılmış ise 90 yıllık bu binada neyi nasıl düzelteceğiz?

  33. Bunca yapılan haksızlıkları görünce insan İmkanım olsada şu ülkeden uzaklaşabildiğim kadar uzaklaşassam demeden edemiyor insan, cumhurbaşkanı siyasiler kandırılabiliyor sıradan vatandaşın böyle bir HAKKI YOK! 17 aralıkdan sonra cemaatle ilişkisini kesenler (daha önceden ilişkisi olurda) görevlerinde yükseltimiycekmiş birsürü sçsaçmalık birileri ozamn ilişkisini kesip kendi deyimiyle cumhurun başı oluyor ama! insanlar nasıl bu kadar zalimleşiyor anlamak GÜÇ!

  34. Bence gözaltına alınan,tutuklanan ve işten atılanların sayısı 100 bin den çok çok fazla.Benim tahminim 300 bin civarında insan ya tutuklandı ya işinden atıldı, ya da açığa alındı.Buna özel sektörden etkilenenleri de eklerseniz sayı 500 bini geçer.Çünkü tanıdıklarımdan özel sektörde olup Fetö’cülükten dolayı işinden atılan kişiler de var.İşveren kendisinin de zarar göreceğini düşündüğünden tedbiren işten atmayı tercih ediyor.
    Bakalım bu cadı avının sonu nereye varacak?
    İşinden, gücünden, özgürlüğünden edilen insanlar sadece Fetö’ye mi lanet ediyor sanıyorsunuz?

  35. Yazilarinizi surekli takip ediyorum. Zor gunler gecirdigim ve benim gibi binlerce memurunda gecirdigi su gunlerde bir nebzede olsa sesimize kulak verdiginiz icin tesekkurler.. Ben bir ogretmenim.. Hic bir sekilde savunmasi alinmadan ihrac eden 28 binden sadece birisi. Bizler sadece islerimizden atilmadik. Internet sitelerinde carsaf carsaf listeler ile isimlerimiz yazildi ve altlarina en vicdansiz yorumlar yapildi… O nurumuz ayaklar altinda. Eger bize bu yasatilanlar tum sorunlari cozecekse sozum yok.. Ben utanilacak ve basimi one egecek hic bir sey yapmadigimi biliyorum. Icim aciyor. Cunku ben kendi ulkemde hic haketmedigim bir zulme maruz kaliyorum. 28 subatta da magdurdum, simdi de… Bu ulkenin kadrolu magdurlari pek degismiyor… Ama biliyorum… Rabbim bu karanligin ardindan bize cok guzel kapilar acacaktir. Sizede sesimiz oldugunuz icin tesekkurler..

  36. Allah razı olsun Fehmi bey, yaşananları çok güzel özetliyorsunuz. Yapılan adaletsizlikler hukuksuzluklar, milli görüş kökeninden gelen ve kuruluşundan beri Ak partiden başkasına oy vermeyen bizleri, her gece teheccüdde okuduğu duaları, hatimleri cumhurbaşkanımızın ruhaniyetine bağışlayan babamı bile isyan ettirir boyutta. Açığa almak için geçerli kabul edilen hiçbir kriter olmamasına rağmen benim kız kardeşim de açığa alındı ve eşi tutuklu. (ki onların da ne kadarı hukuka uygun kriter? tartışılır). 17-25 Aralık milat deniyor. Bugün muhalefet partilerinin mensupları da FETÖ cüler gibi o süreci yolsuzluk-hırsızlık olarak görüyor. Ama bugün MHP ve CHP nin referans olduğu kişiler FETÖ den aklanıyor. Etkisi uzun yıllar nesilden nesile aktarılacak o kadar dramatik ve travmatik şeyler yaşanıyor ki. Allah büyüktür. Onun da bir hesabı var elbette.

  37. Dün itibari ile 15 yıl vatan ,millet ve dine hiz etmek için mücadele ettiğim öğretmenlik görevinden ihraç edildim. Savunmamız bile alınmadı.Yasal olan bir sendika üyeliğinden dolayı meslekten ihraç edildim. Eski meclis başkanlarımızdan birinin dediği gibi 15 temmuz gecesi kandırıldığımızı öğrendik. Şimdi bizi bir kısım medya çarşaf çarşaf ağızlarının suyu akarak çevrenizdeki fetöcüler diyerek listeleri yayınlıyorlar. Bukadar vicdansız olduklarını bilmiyorduk. Bu kadar masumun ahı çıkacak ama nasıl . Allah büyük… Bu masumlara cesaret ile dil olduğunuz için sizden Allah razı olsun…

  38. Sayın Koru. 100 binlerce kişinin kamu görevinden atılması konusuna değindiğiniz için ve her zaman vicdanlı tarafta durduğunuz için teşekkürler.

    Ancak sizden bunu yaparken, “bunun babası da Akpartideydi, dayısı da siyasetin icinde demekten” ziyade, burada asıl mağdur olanlara değinmenizi beklerdim. Çünkü bu meselede fail ile mağdurun iyi ayırt edilmediği kanaatindeyim. Bu devletin tepesinde ve siyasetin içindeki insanlar, bu yapının kirli yüzünü geçmişten itibaren bilmekte ve ellerinde de bunu tespit eden mekanizmalar bulunmakta idi.

    Bugün asıl mağdur olanlar ise, cemaatin kirli yüzünden haberdar olma imkanı olmayan, elinde bunu tespit etmek için devlet imkanlarının milyonda biri dahi bulunmayan ancak, dün itibarıyla meslekten ihraç edilen gariban Anadolu çocuklarıdır. Taşradaki sıradan bir devlet kurumunda gorev yapan memurlar, 30 bine yakın öğretmen, bu darbe girişiminin neresindedir? Hangi kirli pazarlıklara ortak olup, hangi suçu işlemişlerdir? Hiç bir soruşturma geçirmeden, savunma hakkı dahi alınmadan, sadece sendika üyeliği, Banka kredisi, bireysel emeklilik vs gibi legal işlemler sebebiyle gelecekleri ellerinden çalınan insanlarin vebali ses çıkarmayan herkesin üzerindedir.

  39. S.n Fehmi bey sizin yazılarınızı okuyor ve takip ediyorum ve taktir ediyrum yorumlarınızı bazılarına katılmasam da sizi takip edeceğim.

  40. Sayın Fehmi KORU Bey,
    Eşim ben öğretmendik. KAsım 2015 tarihinde üyesi olduğum Aktif eğitim Sendikasından istifa ettim. Buna rağmen meslekten ihraç edildim. 15 Temmuz gecesi bulunduğum ilçede Başbakanımız ve 5 temmuzdan sonra yayınlanan 2016 /4 sayılı başbakanlık genelgesi yayımlandı o zaman bir bağım yoktu. Nisan 2016 da Cumhurbaşkanımız yaptığı konuşmada İbadet-ticeret ve ihnet benzetmesi yaptı. Tanana son uyarım dedi. O zaman sendikadan ayrılalı 6 a olmuştu. MGK Mayıs 2016’da Törör örgütü ialn etti ozaman bu sendikanın üyesi değildim. 15 Temmuza kadar bu sendikaya bir soruşturma dahi açılmazken devletiimiz 23 Temmuzda kapattığı ve o anda üye olmadığım bir sendikadan dalayı atılmak acı veriyor. 15 Temmuz gecesiCumhurbaşkanımızın sokağa çıkın talimatına uyan ilk 40-50 kişiden biriyim. Ben cumhuriyet meydanına giderken insanlar bankada para çekiyor, arabalarına yakıt alıyorlardı. Keşke o gece ben de şehit olan 241 kişiden biri olsaydım da bunları yaşamasaydım. Ben ve eşim şu an FeTÖ’den nefret eden ediyoruz.. Ama nefret ettiğimiz bir örgütte üye olmaktan hem yargılanıyorum hem de meleğimden oldum.

  41. Fehmi Kardeş, müzmin muhalifliğiniz yazılarınızı zayıflatıyor. Savunmaya çalıştığınız “mağdur”ların durumlarını yakinen bilmediğiniz için yanılma payınız da artıyor. Hülya Hanım’ın veya Eşi’nin ne işler çevirdiğini nereden bilebileceğiz. Bize “masum” görünen nice arkadaş, akraba ve dost elle tutulur sebeplerden dolayı takibe uğradı. Gözlemlerimde öyle düşündüğünüz kadar mağdur olmadığını biliyorum.

    • Fehmi bey,
      Rüştü bey yazınca bir hususu sizlerle de paylaşmak istedim;
      Bir süredir Allah’a, hangi dönemde olursa olsun görevine zülüm katanlara ve zulmü alkışlayanlara rahmeti ile değil adaleti ile muamale et diye dua ediyorum.
      Gelmiş geçmiş, her milletten ve dinden mazlumlar için amin…

    • Demokrasi, herkesin serbestçe fikrini ifade ettiği, muhaliflere de tahammül edilebildiği sistemin adıdır. Muhalif gazeteleri kapatmak, basın mensuplarını, falanca sendikaya üye oldukları için işinden gücünden edildiği rejim değildir. Bu meyanda bırakın mağduriyeti.. Birçok Insan bugün açlığa ve sefalete sürüklenmiştir. FETÖ cü diye damgalanan insanlar, internet ortamında çarşaf çarşaf yayınlanan garabet listeleriyle başka bir işte bulamamaktadır. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bu kıyımın hesabını elbet Allah soracaktır. Tabi uğursuz darbeci Fetö’cülere de.. O uğursuz Amerikancılarında Allah hakkından geldin başka ne diyelim..

YORUM YAP