Yeni bir medya geliyor ve eskisinin yerini almaya hazırlanıyor…

44

Dün akşam (saat 21.00’da) Nevşin Mengü‘nün televizyon programına katıldım.

Nevşin Mengü‘nün epeydir CNN-Türk‘te görünmediğini bilenleriniz şaşırmış olabilir. Şaşıranlar şaşırmasın. Deutsche Welle‘nin sağladığı internet platformunda her hafta salı akşamı bir saatlik konuklu program yapıyor Mengü.

Son konuğu bendim.

Yine artık CNN-Türk‘te program yapamayanlardan Şirin Payzın‘ın da t24 haber sitesinin sağladığı imkanla konuklu programları olduğunu da hatırlatırım.

İsteyen, canlı yayın sırasında izleme imkanı bulamadığı için izleme derdine düşen varsa, YouTube üzerinden benimle yapılan programa ulaşmak mümkün.

Nevşin Mengü‘nün önceki programlarına göz attım; canlı yayın sonrasında izleyenlerin sayısı 100 binlerin üzerinde. Karar gazetesinde ekonomi üzerine yazan İbrahim Kahveci‘yi tam 100 bin 656 kişi izlemiş.

İşin güzel tarafı şu: Yalnız önceden bana sormayı tasarladığı sorularla yetinmedi Nevşin Mengü, biz konuşurken kendisine gönderilen mesajlardaki soruları da yöneltti. Tam anlamıyla izleyicinin de içerisinde yer aldığı bayağı aktif akışlı bir program oldu.

Stüdyoda bulunan sorumluya, cevabını bildiğim halde, “Bu tür bir program sizin gibi profesyonel bir mekanda değil de evden de yapılabilir mi?” diye sordum, bugünün altyapı imkanlarıyla bile evden yayın yapılabiliyor.

Cep telefonunuz kamera oluyor ve ânında yayındasınız…

Geleneksel medya düzeni sarsıntıda

Vaktiyle merkez medyada yer alan televizyon programcılarından kendine güvenenler şimdi artık bu yola başvuruyorlar.

Ruşen Çakır NTV ve Habertürk deneyimleri sonrası ‘Medyascope’ adıyla bir televizyon kanalı oluşturdu, her gün saatler boyu canlı yayın yapıyor, yapılan programları anında internet sitesinde de izleyicilerin dikkatine sunuyor.

Ünsal Ünlü her gün sabah 11.00’da o günün gazetelerini gazeteci gözüyle değerlendiriyor.

Rıza Zarrab – Hakan Atilla davası New York’ta devam ederken Cüneyt Özdemir mahkemeden canlı yayınlarla takipçilerini dakika dakika gelişmelerden haberdar etmişti. Şimdi gündemde Nicolas Maduro var; bir baktım, Cüneyt Özdemir oradan kendi kanalının takipçilerine izlenim sunuyor. (Bu ülkeden yaptığı ‘Venezuela’da ne oluyor’ başlıklı ilk haberini şimdiye kadar tam 162 bin 570 kişi izlemiş).

Geçen seçimde adı-sanı pek bilinmeyen bir genç, aynı yöntemle yaptığı yayınlara siyasi parti liderlerini çıkarmayı da başarmıştı.

Bunlar benim bildiklerim. Kim bilir bilmediğim, bu yolu kullanan daha kaç gazeteci var.

OcakMedya sitemizin yazarlarından Kadir Durgun da yazılarını görüntülü olarak okuyucularıyla paylaşıyor, biliyorsunuz.

YouTube üzerinden açılan bir kanalla bütün dünya canlı yayınları ânında izleyebildiği gibi, platform, daha sonra da, kanala ayırdığı sayfasında eski-yeni programlara ulaşılması imkanını sağlıyor. E-posta adresinizi kaydettirdiğinizde o kanaldaki programlardan sürekli haberdar ediliyorsunuz.

Program dönüşü eve doğru yol alırken radyodan İstanbul belediye başkanlığına aday AK Partili Binali Yıldırım‘ın sesi geldi. Benim dinleyebildiğim bölümde, torununun ısrarıyla gittiği ‘e-sports’ etkinliğinden aldığı izlenimleri anlatıyordu. 4 milyon kişi evlerinde veya bu amaçla açılmış yerlerde oynuyormuş oyunları; ilgilenen sayısı da 10 milyonu buluyormuş…

Geçenlerde burada bilgisini sunmuştum: İnternet sayesinde meşhur olmuş ve izleyici sayısı milyonlarla ifade edilen, aylık kazançları yüzbinlerce dolar olabilen genç insanlar var.

Dünyamız artık böyle bir dünya.

Her ay milyonlarca lira harcanarak yayın sürdüren televizyon kanallarında yapılan canlı yayınlar bir tarafta, cepten tek kuruş harcamak gerekmeden yapılan canlı yayınlar diğer tarafta.

Sizce günümüzde hangisi daha çok izleniyordur?

Yasaklar aşılabiliyor

Dünyanın değişik köşelerinde siyaset yapanlar bu yüzden huzursuzlar. Bıraksanız, Trump, sosyal medyayı bir tek kendisi kullanacak, başkalarına engelleyecek… Çin’i yönetenler sizin bizim sınırsız kullanabildiğimiz bazı imkanları kendi vatandaşlarına kısıtladı.

Bizde de Wikipedia’ya erişim yasağı hala sürüyor.

Oysa, konulan yasakları, getirilen engelleri aşmak hiç de zor değil; bir bilseler… Yasaklarla bir yere varılamıyor bugünün dünyasında, insanlar bir yolunu bulup istedikleri sitelere erişebiliyorlar çünkü.

Merkez medyada yerlerini kaybeden yazarlar isterlerse okurlarıyla daha özgür bir platformda buluşabiliyor. O zahmete katlanmayanlar bile, günde birkaç Twit atarak takipçilerine görüşlerini aktarabiliyor.

Nevşin Mengü, Şirin Payzın, Ruşen Çakır, Kadir Durgun, Ünsal Ünlü de izleyici bulma sıkıntısı çekmeyen televizyoncular. Gündemi de merkezdeki kanallardan daha çok onların yaptıkları yayınlar belirlemeye başladı.

İki ay sonra yapılacak seçimde belki de ilk kez ‘taşra’ sayılabilecek internet üzerinden yapılan yayınların izleyici sayısı, ‘merkez’ diye bilinen kanallardan daha fazla olabilecek.

Herkes hazırlığını buna göre yapsın.

ΩΩΩΩ

44 YORUMLAR

  1. Videoyu sonuna kadar, bazı kısımları tekrar izledim. Sorular zaman zaman aklımızdan geçen ve bizim de sormak istediğimiz sorular idi ve cevaplar; açık anlaşılır ve optimum yani hiçbir yöne aşırılığı olmayan, aklın ve hakkaniyetin ölçütlüğünde ve bence hiçbir gazeteci ya da köşe yazarının (en azından ben karşılaşmadım) olmadığı kadar cesaretli ve samimi idi. Samimi idi diyorum zira çoğu gazeteci kendine bir saf tuttuğundan söyledikleri bulunduğu safın gereği gibi algılanıyor, yani o yazarın rutin işi muhaliflik( T24 de var onlardan.) ya da sonuna kadar destekçilik(örneğin,ahaber), olumlu haber ya da yazı yazıyorsa onun işi zaten o. Sayın Fehmi Korunun yaptığı eleştiri tanımı, hani yanlışlığı tanımlayıp doğrusunada dikkat çekmek ya da yapılan işin doğruluğuna atıfta bulunup daha doğru nasıl olabilir bir ışık yakmak, benim gördüğüm de tam da bu.Bilgelik,erdem ve edeb. Bazı kişiler videonun altına yorum yazmış; Sayın korunun kullandığı dil gayet güzel türkçe, anlaşılır, telaffuzu da çok düzgün, vurguları da yerinde, ama anlayamamışlar, bence ya dinlemeden yorum yazdılar, ya mental kapasitelerinde bir sorun var. Fehmi Koru ayda en az bir kez ; ideali hafta da bir; gündemi değerlendirmeli, ve en az 1 saat olmalı.

  2. Hani sizi gazlıyorlardı safınızdan ayrılmayın bu savaş uhud savaşı yerinizi terketmeyin deyü sizi efsunluyorlardı… hani. bütün şakirtler gezie eylemlerinden sonra 17-25 aralığın 3ay öncesinden başlanmıştı gerçi bu illere göre ve sizin “üstünüzdeki serrehberlere göre değişiyor tabi “Akşam 8-12 mesaisi adam başı 5 trol tvitir hesabı ha bide Facebook hesabları.. idarecileri yarın hesap sorarlardı 3 ay boyunca” bazı illerde tvit toplantıları hergün bazı yerlerde haftada 3 gün yapılırdı.”bazıları bunalmıştı bundan ama mecburen trol hesaplarından tvittir atarlardı… hey gidi günler diyormusun… çatlarcasına atını süreceksin diyordu lideriniz… o günlerde çatlarcasına tvitir ve Facebook tan mesaj yağdırıyordunuz dünya gündeminde 1 numara oluyordunuz…az kaldı şakirtler az kaldı diyordu aralığa az kaldı durmadan tvit,, atmayanlara da mobing uygularlardı… geçti o günler geçti nurdan sizinkilerin gündemi başka…sen 4 sene önceki taktiklerde kalmışsın sen yeterince gitmiyorsun herhalde istişare toplantılarına….bak sonra şefkat tokadı yersin benden söylemesi…

    • Okurun bu yorumda ne yazdığını, ne demek istediğini anlayamadım. Belki de Türkçem yeterli gelmedi buna. Oysa siz Fehmi bey, o kadar sade bir dille anlaşılır yazılar yazıyorsunuz ki, okuyucularınızın da sizi izledikten sonra yazım dilleri neden gelişmiyır, anlayamıyorum. Zaman için de bu da olur umarım

  3. 1960 IhtIlalini herhalde Rahmetli Alparslan Turkeş ve komutanlari yaptı.
    O ihtilalde Başbakan ve iki bakan “ASILDI” Celal Bayar ve bir kac DP lide yaşdan dolayı asilmadilar.
    E,Eyy şimdi Rahmetli Menderesin mirasina! sahip çikanlar Onu asanlarlarin oğullarini baş taci ederlerken, CHP 12 Eylül Askeri savicisinin oğlunu aday yapmiş diye kiyameti kopariyorlar.
    Bu ne pehriz, bu ne lahana turşusu.

    Bizim havuz ve benzer medaya neden acaba Trump gibi çok yalan söyleyenlerin
    Yalanlarini ABD medyasi gibi sık sık ekranlarda göstermiyorlar. Dün ne söylediklerini bugün yalanliyanlari korumak için her yer onlrin avukatlarindan geçilmiyor, (pardon troller olacakti)

    Lafa gelince Hak, Hukuk, diyerek mangalda kül birakmiyanlar, Milletin parasini ic eden Mucahit Öreni bastaci ederek onu koruyorlar. Merak ediyorum yoksa AKP Baba Örenide ahirete uğurlarken CENNET sertifikasi verdilermi.

    Onlar Muhsin Yazicioğlu ile birlikte şehit olan Turkiye gazetesi muhabiri Ismail beyin eşi o zaman kocasinin kameresini istemişti hic utanmadan ondan para talep etmişlerdiler! Uğur Dündar, parasini ödeyip kamereyi Gazetecinin eşi için almişti.

    Arif ozan onun şiirini AKP ye Malzeme edenlere en güzel cevabi CHP ile itifaka destek vererek vermiştir.

    O kadar sahteker ve korkaklarki bir kişi 4 / 5 lakapla yazip daha sonrada kendi yalanlarina kendileri inandiklari gibi kendilerinden olmayanlarada niye inanmadiniz diye hakaret ediyorlar.
    TROLLEREDE ancak bu yakişir.

    H Gayret sen bintanede isim kulkansan kim olduğunu belli ediyorsun.
    .

  4. Nurdan sizin cemaat bukelemun gibi… sizin hocaydı dimi koministlikle mücadele derneği kurup milliyetçileri ayartan….sonra nurcu gözüküp yıllarca bediüzzamanın eserlerini kullanıp nurcu gözüken sonra diyaloğ deyip vatikana gidip papazın elini öpen…sonra eceviti cennetlik yapan… akp iktadara gelince dersane öğretmenlerine oy toplatan,, bütün istihbaratın başına geçip ergenokonculuk oynayan… deniz baykala kupmas kurup kemoyu getitiren… muhsin başkanın adını bile anma sizin şerefsiz asker mensuplarınca düşürtülen, mhp ye kaset şantajı yapan…iktidar elinizdeki gücü almaya kalkınca 10 senedir ortalığı fitne fesada sokan milletin güzel duygularını istismar eden… mit baskını mit tırları operasyonu yapan… marmara gemisine sahip çıkmayıp güneydeki komşunuzu öven,, bütün asketi ve polis sınavlarında kendi elemanlarınızı yerleştiren..iktidarı devirmek için kapı kapı chp ye oy toplayan,, olmadı bütün şakirt militanlarınız bağıra bağıra hdp ye oy veren… ergenokuncuları mağdur edip onları hapise tıkıp sonra onların çocuklarını ankaradaki solcu atatürkçü görünen kolejde okutmalar.. şu anda oranın müdürü askeri imam olarak içerde…siz nesiniz kardeşim düşün milletin yakasından 40 senedir milleti aldata aldata şu anda Amerikanın kucağında sizleri hipnoz altında tutup çil yavrusu gibi sen almanyada diğerleri bilmem nerede hicret ettiklerini sanan yandaş ve biatçının kralı sizlersiniz… kızım evladım Allah ve resulune biat et…bırak şu fetullahın peşini o beklenen zat değil…

    • Sayın başbuğum müsaadenizle bi ilavem olacak: son kısımdaki iyi dilekleriniz biraz nafile olmuş. Çünkü gelibolulu mustafa alinin de ziyafet sofralarında belirttiği gibi “yumurtlamak isteyen tavuğa; dur gıdaklama demek gibi” bir şey yani:) saygılarımla

  5. Sahi MHP li Rahmetli Altemur kıliç kimin oğlu idi?
    CHP dönemi Istiklal mahkemelerinin hakimi Kılıç Alinin oğlu değilmi idi…..!!!!
    Neyise Milliyetcilik konusunda yorumumu sonra yazamak kaydi ile onu şimdilik biaatçilara birakalim.
    RAHMETLI Muhsin Yazıcioğlunun yandaki koğuşta solcu bir mahkuma yapilan işkencye bagirarak mudahale ettiği için ” ” “40” gün hucre cezasi ile cezalandirldiğini hatirlataip, arz edenleri

    Ozan Arifin Vay efendim şiiri ile baş basa bırakalim.

    Vay Efendim Dış Güçler-Ozan Arif-Şiir – YouTube
    https://m.youtube.com/watch?v=rHt6kg57IE4

  6. Ozan Arif, ittifaka şiiri

    Manifesto falan filan,
    Geçin beyler bitti bu iş!
    Çevir çevir aynı yalan,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Aynı potlar, aynı gaflar,
    On beş yıldır aynı laflar,
    Tek inanan artık saflar!
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Satman dedik duymadınız,
    Sata sata koymadınız!..
    Yiye yiye doymadınız,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Yiyip içip saçtınız be,
    Üretmekten kaçtınız be,
    Kaç fabrika açtınız be?
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Hatta yerken basıldınız,
    Köşelere kısıldınız,
    Laf ebesi kesildiniz,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Bina, zina haddi aştı,
    Tokilerle doldu taştı,
    Yerler, gökler betonlaştı,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Tünel-münel, yol-mol hallet,
    Yaptığınız her şey illet!..
    Ceremeyi çeken millet,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Yol yaparak yol buldunuz(!)
    Yol yaptıkça mal buldunuz,

    Şeye sürün bol buldunuz!..
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Götürene hay maşallah,
    Götürmeyen eh inşallah!..
    Yeter artık hadi yallah…
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    İl il gezen büyük başlar,
    Konuşurken şurdan başlar!
    Üniverste kurmuş..muşlar…
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Üniverste tamam, var da,
    Mezun olan sokaklarda…
    İş-güç yoktur hepsi darda,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Tek adamlık nerden çıktı?
    Sıktı bre artık sıktı!
    Sizden olan sizden bıktı,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    O diyenler, git gez artık,
    Kıç kılıyım demez artık!..
    Hayvan terli yemez artık,
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Korku sardı dağları bak,
    Birbirine namert, alçak,
    Diyenlerin bu ittifak!..
    Geçin beyler bitti bu iş!..

    Arif derki; örtmeyin hiç,
    Sağa, sola sürtmeyin hiç,
    Kıçınızı yırtmayın hiç,
    Geçin beyler bitti bu iş

    • Anlıyorum ben seni. Uzun zamandır sana cevap yazmıyorlar ondan böyle oldun sen. Biraz gündemde ol diye yazıyorum… evine dön şakird… bırak Almanyaları… gel kucak açıyor Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı. Gel ne olursan ol yine gel

  7. İnşallah sonu da eskisi gibi olur:) eski medyadan ne gördüysek yenisi de aynı olacaktır. O yüzden yılanın başı daha küçükken ezilmelidir. Çünkü yıllarca bu medya yoluyla; halkımıza ve demokratik tercihlerine, her türlü değerlerine sürekli saldırılmış ve akla hayale gelmedik melanetler sergilenmiştir. Şimdi eski türkiyenin besleme medyasının sanal ortamlarda yeniden hortlatılmaya çalışılıyor olmasına bigane kalamayız. 15temmuzdan sonraki günlerde bbc türkçe servisi; darbeciler önce interneti kesmeliydi, yanlış yaptılar diye gecikmiş bir akıl veriyordu. Doğru da söylüyorlardı! O yüzden sanal alem her daim ‘sıkıdenetim’ altında tutulmalıdır…

  8. Medyanın etkisi
    Bir parti kurarsınız, bir kooperatif kurarsınız, bir işletme kurarsınız, bir cemaat oluşturmak istersiniz o zaman medyanızdan yararlanırsınız. O sayede ortak bulursunuz, taraftar bulursunuz. Eğer bunlar yoksa yayın yaparsınız. Görüşlerinizi oraya atarsınız. Sonunda ondan siz değil bahsettikleriniz yararlanır.
    Örnek olarak Ocak Medya ailenin katkıları ile yayına devam ediyor. Doğruları yazıyor ama bundan kim kazanıyor?
    Doğrular değil, o işte doğru yapan yanlışlar kazanıyor. CHP veya AK Parti fark etmez. Kazanan Ocak Medya mensupları hatta zihniyeti bile olmuyor.
    Taşeron yayın yapanlar kooperatifleşmeli ve bir iş yapmalı. O iş yapılırken kazanılanlarla yayına devam etmeli. Yayın tarafsız ve doğru olmalı. Tarafsız ve doğru olan işletmeler kazanmalı. Şimdi tarafsız ve doğru yayın değil, taraflı ve çıkarcı gruplar hizmet ediyor.

  9. Tunç Bey babasının yaptıkları ile arasına bir mesafe koyarsa konu kapanacaktır…Bizzat Nurettin Soyer tarafından işkence gördüğünü şiirinde söyleyen ülkücü Ozan Arif’in kan dondurucu satırları şöyle:

    Jileti vurdular ileri geri,

    Dilim dilim oldu yarıldı deri,

    Yarılan yerlere tuzu biberi

    Ekerek yaptılar benim sorgumu

    Tırnağım söküldü kerpeten ile

    C-5’ler konuşsa, gelse de dile

    Su diye yalvardım hep güle güle

    Bakarak yaptılar benim sorgumu

    Suçsuzum dedikçe vurdu sopayı

    Burnuma soktular tornavidayı

    Bükerek yaptılar benim sorgumu

    Bir bu Soyer idi sesinden tanıdım

    Değilim deli

    Tenasül uzvuma ceyranlı teli

    Takarak yaptılar benim sorgumu.

  10. Yeni medya geliyor gelmesine de “fehmi beyi tenzih ederek”zihniyeti aynı olduktan sonra fazla prim yapamaz…. gerçi çok seslilikte fayda vardır,karşısındakine hakaret etmeden küçümeden fikirler ayan beyan ortaya çıksın özgürce konuşsun, fikirler çatişsın…..Aynı zamanda yeni bir siyaset geliyor büyük demokrasiye katkı sunmak için Hdp üç büyük şehirde aday çıkarmayacak.. birilerine göre ittifak yok…yersen…Ha birde babasının yaptığı hata çoçuğuna maledinmez ama ballandıra ballandıra babasını öven gözümüzün içine baka baka Merhum Türkeş i idamla yargılayan kişilerle birlikte hareket etmek.,,yeni nesil demoratik ülkücülük… tabi… yersen… Yeni nesil siyasete hazır olun.. tabi.. yersen..

  11. Yeni medya geliyor…
    Geliyor da gelişini kime neye borçluyuz?
    Medyanın %90 ı artık tek ağızdan konuşuyor yazıyor.
    Konuşup yazanların kimliğine bakıyorsun…
    Kerameti kendinden menkul akademisyenler, uzmanlar.
    Tek becerileri sahibinin sesi olmayı iyi becermek.
    Yıllarını bu işe adamış iyi kötü halkın takdirini beğenisini kazanmış gazeteci ve yazarlar erken emekli olmak zorunda kaldılar.
    Sebep….? Sahibinin sesi olmayı reddetmek.
    Aslında emekli de olmadılar…
    Fehmi Beyin dediği gibi alternatif platformlarda boy göstermeye çalışıyorlar.
    Yeni medyanın gelişini teknolojiden çok neye borçlu olduğumuz ortada.
    İçi su dolu balonu neresinden sıkıştırırsan sıkıştır…

  12. *******
    Hedef Antartika! helal olsun vallaha!…
    Bilimde önceliğe bak! ne diyeyim daha!
    Uğurlandı araştırma ekibi, hey gidi hey!
    Bilimde çok ileri gittik; işte isbatı, aha!

    “Fesüphanallah!” derken kendi kendime,
    Bir yandan da diyorum ki ne haddime!
    Antartika bize uzaya gitmek gibi bir şey!
    Bakın ne kadar da önem veriyoruz Bilime!

    Nicelik mi nitelik mi, karar veremeyen,
    Bilim Bilim ama, Teknoloji üretemeyen,
    “Yüzseksen üniversite”.., işte böyle bir şey!
    Ve hergün yenileri açılıyor mütemadiyen!

    İsraftır bu israf, içecek ayranın yokken!
    Milletin parasını carcur etmektir, yekten
    “Ben yaptım oldu” hissi.., işte böyle bir şey!
    Nasıl da içe siner, halkın yarı aç, yarı tokken..

    Yarı aç, yarı tok nesiller “öncelik” bekler,
    Bilim adına Bilim, bizim için “lüks” beyler!
    Uzaya gitmek, belki daha faydalı bir şey!
    Bizimkiler Bilim için Antartika’yı peyler!

    Alttan gelen nesiller “üretim” bekler,
    Lüks ve israftan ekonomimiz tekler!
    Mevcut devlet anlayışı.., işte böyle bir şey…
    Lükse karşı çıkmak için oy isteyecekler…

    Ne sözler verdiler, ve yine verecekler,
    Eskiler yedi ya; bunlar da yiyecekler…
    Bizimkilerde siyaset.., işte böyle bir şey…
    Yeni nesilerin nasibini gaspedecekler!

    Bir türlü gitmek bilmez, hala koltuğa talip,
    Titerek elleriyle sarılanlar böylesine tip!
    Vazgeçilmezlik zannı.., işte böyle bir şey…
    Sorsan dindardır da; nefsi amansız rakip!

    “Hep bana”cılar çok; işler ehlinden uzak,
    Kurulmuş bekliyor; zaman içinde tuzak!
    Aldanmak için aldatmak.., işte böyle bir şey!
    Körler – sağırlar misali, hep rağbette kıyak!

    Siyasi iktidar da o, siyasi muhalefet de o,
    Amin diyelim de sonumuzu hayretsin O!
    Gelecekten karamsarlık.., işte böyle bir şey…
    “Akıl-iman sentezi” beyim, anlayana bravo!
    *******

      • Başbuğum kusuruma kalmayın geciktim: hakan k. şair Zararsızdır ama sürekli milli ve manevi değerlerimiz üzerinden halkımızı ve cümle müminleri küçümsemekte ve aşağılamaktadır. Müsait bi zamanda kendisine ben de münasip bir cevap veririm ama ozan arifin dizeleri zaten arif olana yeter de artar bile! Arz ederim.

        • “Değer”lere sahip çıkan, ey sen!
          Haksızlık etme, pişecek ensen!
          Unutma, bu işlerin öbür tarafı var!
          Göreceksin nasıl tutulurmuş zar!….

      • Hocam merhaba (hocam demek adet olmuş!) vallaha her gün çalısiyorum. Hakkiyla çalişmak ne okumak, ne de yazmak icin vakit birakiyor. Ama, sana verdiğim bir söz vardı. Söz o konuya birgun donecegim. Kalmak için gelmedim… Medyada Antartika’ya gözüm ilişince bir şeyler karalamak için çalışmaya biraz mola verdim….hepsi bu!

        • Yeterince de karalamışsın zaten, kaytarmayı bırak da işine dön! Antartika araştırmaları merkezimiz faaliyete geçince turlara katılırsınız; kutuplaşma var diye ağlaşanlar da utanmadan gelebilirler tabii:)

          • *******
            Karalamak ne haddime?!
            Gerceklere dokunurum!
            Nasibini alan alir….
            Haksizliga gocunurum!

            Dünya gider, yane yane
            Bak kirlendi masmavi gök
            Nasibini alan alir….
            Ver veriştir, içini dök!..

            Kaytarmak mı, ne kelime!?
            Seda ister gök kubbemiz
            Nasibini alan alır….
            Abbas yolcu, kalp tertemiz!
            *******

        • Hakan K. Bey den özür dilerim. biraz boş yapmışım hakkını helal et kardaş. H.Gayret hatırlattığın için saolasın. Allah sana güç kuvvet versin..

          • Özür olarak almadım Türkeş bey. Hakka hassasiyetiniz ve nezaketiniz için teşekkür ederim…

  13. Fehmi Bey’in bu günkü yazısından çıkaracağımız hisse şu bence:Yazacak gazete,çıkacak ekran bulamıyorum diye
    ağlaşmanın gereği yok.Topluma söylenecek sözü olanın insanlara ulaşmasının çok değişik ve kolay yolları var bugün.

    • Fazla iyimsersiniz, insanlara baksanıza Bekir Bey, Cumhurbaşkanımızın hakaret ettiğini duymuşlar ama ona hakaret edenleri duymamışlar! Yasaklı siteler dedikleri pkk ve fetö sitelerini takip edenlerin ağlaşacak konu bulamaması mümkün değil. Sağlıklı düşünmeleri mümkün olmadığı için olabilir.

  14. Fehmi bey! 3 yıldan sonra, sizi tekrar ekranlada görmek sevenleriniz için sevindirici ve mutlu bir haber.

    Millet sizi her gün 24 saat izlese bikmaz, çünkü siz kulaktan duyma yalan yalniş uydurma yorum yapmiyorsunuz.
    Zaten onlari yapanlarinda siź pan zehiri ve nightmaresiniz, oliyorsunuz.

    Ben ınternette Türkiyede yasaklı olan sitelerdeki canli yayınlari izliyorum, ve hoşuma gidenleri telefonuma görüntülü kayit yapiyorum, daha sonrada message gibi ordaki arkdaşlara falan gönderiyorum, böylelikle onlarinda neler olduğundan haberdar olmuş oliyorlar

        • En fazla Silivri’de müebbet yeriz; peki ya İlahi Adalet önünde nasıl hesap vereceksiniz. Kendi adıma konuşayım ben bu dünyayı hiç ciddiye almadım. sonuçta misafiriz. Mühim olan kul hakkıyla öbür tarafa gitmemek. Bazılarının Ahiretteki durumlarını düşünmek bile istemiyorum. Yol yakınken haksızlıkları da dile getir H. Gayret Bey…..

          • Öbür tarafın mahkemelerini de size zaten garantidir:) o yüzden biz bütün hesabı burada görelim! Evet, bi ciddiyetsizlik durumunuz var ama bu ceza ehliyetiniz olmadığı anlamına gelmiyor…

  15. Nerde o eski tartışma programları…. Her şey özgürce dile getiriliyordu. 2015ten bu yana medya ve basın neredeyse tekele dönüştü. Zaten Türkiye’de TRT ve A haber kanalı yeterli! Oxford’da adı bile olmayan bir profesörü canlı yayına bağladılar. Bu iki kanalı izleyince insan kendini Cennette sanıyor! Her şey güllük gülistanlık gibi halka aktarılıyor. Halk artık uyandı. Yalan dolan haberler artık karın doyurmuyor ve yüksek vergili faturaları kiraları ödeyemiyor. Bir Ülkede objektif basın ve medya olmadığı sürece; o Ülke gelişmez.
    SAYGILAR SEVGİLER

  16. tam da gazeteler artık satmıyor-tirajlar düşüyor-vah vah demenin ne kadar gereksiz olduğuna işaret eden güzel bir yazı olmuş. taş tabletler gitti, çünkü kağıt geldi, kağıt gidiyor, çünkü ekran geldi, ekran gidecek, çünkü halogram geldi/ gelecek, halogram gidecek çünkü artık vesileye gerek kalmayacak. adı geçen siteleri el verdiğince takip ederim. fehmi koru sitesini, medyaskopu, utube haber sitelerini, köşe yazılarını vs hep ekrandan. canlı vakit bulamıyorum ama haberdar olduklarımı çoğunlukla ekran karşısına geçip izlemeden müsait oldukça genelde bir işle meşgulken bir yandan dinliyorum, zamanın bunca hızlandığı günümüzde vakti daha doğru kullanmak adına. işbu nedenle de çok uzun zamandır gazete almıyorum. iş bu nedenle de yasakçı bir zihniyet var ise yaşaması mümkün değil diyorum. her tür doğru-yanlış haberi, her tür çifte standardı, her tür nazik-kibar her tür hakaret ve alay ne varsa kişinin kendine yakıştırdığını istediğiniz gibi istediğiniz zamanda bulabileceğiniz her mecra açık. ben şahsen gereken yerlerde +18 yaş gibi, terör propagandası gibi vs yaptırım, sınırlama, kısıtlamalarla mücadele edilmesine tarafım lakin bunun kaybedilmiş bir savaş olduğunu da bilirim. bazı hazin sonuçları olduğunu da.
    eğitim şart diyelim bu durumda.
    yeni mecralar hayırlı olsun.

  17. Çok Güzel Haberler Bunlar , özellikle yazının son kısmı sevindirici . Tek tip basın düzeni çok sıkıcı bunu aşacak çabalar desteklenmeli “ düşünme engelli parkurlar kaldırılmalı ,herkes inandığını söylesin,yazsın bizde bakalım ,okuyalım,iyisini güzelini alalım

    • Su an zaten herkes her inandigini soyluyor. Inandigini soylemek soyle dursun, Cumhurbaskanina kadar hakarete varan yazilar yaziliyor. Elestiri demiyorum elestirilsin herkes elestirilsin de hakaret edemezsin. Sonra da basinda ozgurluk yok diyorlar, nasil bir ozgurluk tasavvur ediyorlar bilemiyorum.

      • Cumhur başkani, her önüne geleni hakaret ve tehdit edttiğini hergün okuyor ve dunliyoruzda, yalniz ona hakaret edenleri hiç duymadik. Yalniz 2014 ten sonra bazen ona gözün üstünde kaşin var diyenler oldoğu zamanlar vardıda onlarda, nefeslerini silivride aldilar.

      • A.Kerim bey; kimin televizyona çıkacağını iktidar karar veriyor, bu da özgürlüğün kısıtlandığının anlamına gelmiyor mu? Ülkede eleştirmen yok denecek kadar azaldı. Hakarete gelince zaten yargı gözü kulağı iktidarda; hakaret etmek kimin haddine…

      • İnsanların fikir üretme sahasını ne kadar kısıtlarsanız, yasaklarsanız size olan tepkiler de bir o kadar şiddetli olacaktır. Özgür bir ortamda eleştiriler de daha seviyeli, kararında olur. Hakareti hiçbir zaman sıfırlayamazsınız ama makul düzeye getirirsiniz. Bizim bu hususta muhasebe yapmamız çok gerekli.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here